TBORU TİPLERİ VE SEÇİLMESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Öncelikle borular kullanılacak işletme basınçlarına ve zemin etkenlerine karşı dayanıklı olmalıdır.
Sürtünme kayıpları güç kaybına sebep olmaktadır, buda büyük çaplı boruları gerektirmektedir, yapım maliyeti artar. Boru fiyatlarının yanısıra yerleştirme maliyeti de gözönünde bulundurulmalıdır. Bağlantının tipi de bu maliyeti etkilemektedir. Örneğin vidalı bağlantı, eritici kaynaklı bağlantı olabilmektedir. Bunun yanında borunun kolay taşınması, gömülme derinliği ve hendek genişliği de maliyet aşısından önem taşımaktadır.
1) Plastik Borular
Plastik borular korozyona uğramazlar ve çoğu kimyasaldan etkilenmezler veya çok az etkilenirler. Standartlar ölçüsünde üretildiklerinden kalite kontrolü kolaydır. Düzgün yüzeyli olduklarından sürtünme kayıpları son derece azdır. Çeşitli basınçlara direnecek dayanıma sahiptirler, ancak sıcaklıkla basınç dayanımları düşer.
Polivinilklorid ( PVC ), ABS platik boru, polietilen ( PE ) ve yüksek yoğunlukta polietilen ( HDPE ) olarak çeşitlenir.
- PVC
PVC boru, yarı rijit plastik bir borudur. Mukavemeti oldukça fazla olmakla birlikte sıcağa karşı PE borularına göre daha dayanıklıdır. Sürtünme kayıpları PE borularınkinden daha azdır. Yerleştirmesi düşük maliyetlidir.
- PE
Fleksible bir malzemedir. Sıcaklık artışı ile genleşme eğilimlidir. Mukavemeti çok yüksek değildir. Genellikle düşük basınç sistemlerinde, kontrol vanalarında, yağmurlama tarafında veya soğuk koşullarda kullanılmaktadır.
- HDPE
Standart PE den daha güçlü bir malzemedir. Et kalınlığı incedir. PE ye göre daha rijittir.
- CTP
Korozyona dayanıklı olarak imal ediler bu borular oldukça uzun ve verimli hizmet ömrü sağlamaktadırlar ve bakım giderleri düşüktür. Son derece pürüssüz iç yüzeyi sayesinde düşük sürtünme kayıpları oluşmakta ve dolayısıyla daha düşük pompaj enerjisi gerektirmektedir.
Bu tip boruların döşenmesi de oldukça kolay olmakla beraber nakliye maliyetleri de azdır.
2) Asbestli Çimento Borular
Çeşitli basınç yüksekliklerinde kullanılabilinmektedir. Büyük çaplı borularda kullanımı yaygındır. Bağlantıların yerleştirilmesi metal borulara göre daha kolay olmakla birlikte akım karakteristikleri de daha iyidir.
OPTİMİZASYON
Stajımı yaptığım büroda boru çaplarının tayini için DSİ’ nin kullandığı BRL-GERSAR firmasınca hazırlanan Network isimli program kullanılmaktaydı. Bu program fleksibilite katsayısını ve hız limitlerini dikkate alarak 1400 adet düğüm noktasına kadar çözüm yapabilmektedir, daha detaylı ve ekonomik çözümler vermektedir.
Bu program boru hidroliğindeki Hazen-Williams formülünü esas almaktadır
a b
J = C . Q . D
J: piozometrik eğim
Q: kesit debisi
D: boru çapı
C, a, b değerleri boru cinsine bağlı katsayılar olup, pürüzlülük yüksekliğine göre tayin edilmektedir.
Projede kullanılan C,a ve b değerleri DSİ tarafından sırasıyla şöyle verilmiştir;
AÇB için 1.4, 1.96, 5.10
CTP için 0.9166, 1,852, 4,8708
Programa girdiler girilmeden önce her yedeğin sulama alanı belirlenerek, arazinin hakim sırtlarından yedek ve tersiyer hatları geçirilir.
Teorik parsel boyutları dikkate alınarak hidrant noktaları işaretlenir. Her yedek hattı için ayrı çözüm yapılır.
Farklı şekillerde girdi numaralandırılması mevcut olmakla birlikte stajımı yaptığım büroda numaralandırma şu şekilde yürütülmektedir. Yedeğin ana kanaldan ayrım noktaları 1000 ve 1000 in katları şeklinde numaralandırılır. Yedek üzerinde ise artma miktarı 1 alınmıştır. Yedekten ayrılan tersiyerler ise 100 ve 100 ün katları şeklinde numaralandırılmıştır. ( Bakınız Optimizasyon çıktılarına, Pafta 3 )
1/5000 ölçekli haritalar üzerine işlenen şebeke üzerinden düğüm noktaları arasındaki mesafeler ölçülerek yazılır.
Düğüm noktaları ve hidrantlardaki arazi kotları haritadan okunarak düğüm noktalarının yanına yazılır.
Şebeke çalışması tamamlandıktan sonra program için gerekli girdiler yapılır ve optimizasyon sonuçları alınır.
Program girdileri 2 grupta toplanabilir:
1) Şebeke ile ilgili genel bilgiler;
- Şebekenin adı
- şebekedeki boru adedi
- yük kaybı hesabında kullanılacak denklem türü ( William-Hazen )
- minimum işletme basıncı
- minimum ve maksimum hidrolik enerji hattı eğimleri
- iteratif işlemlerde hassasiyet miktarı
2) Şebekeyi oluşturan boru hatları ile ilgili bilgiler;
- boru hattı numarası
- başlangıç ve bitiş düğüm numaraları
- membadaki boru hattı numarası
- boru debisi
- boru hattı uzunluğu
- başlangıç ve bitiş zemin kotları
- gerekli ise ek işletme basınçları
Program çıktısında ise;
1) Boru ve şebeke girdi değerlerinin listesi
2) Dinamik proglamlama modeli ile çözülen şebekenin her boru hattının
- numarası
- başlangıç ve bitiş düğüm numarası
- boru debisi
- seçilen boru çapı veya çaplar
- pürüzlülük katsayısı
- yük kaybı
- yük kaybı hızı
- seçilen her çapın boyu
- boru maliyetleri listesi
3) Şebekenin tasarımında kullanılan boruların, çaplara göre boy ve maliyetlerinin listelendiği özet tablosu
GİRDİ VE ÇIKTI DOSYASI ÖRNEKLERİ VE YAZIM KURALLARI
Optimizasyon program girdi ve çıktı dosyalarını birbirinden ayırmak oldukça kolaydır. Girdi dosyalarında gayet sade bir görünüm olmasına karşın çıktı dosyalarında çeşitli harf ve karakterler vasıtasıyla başlık satırları ve tablo şekli mevcuttur. Daha kısa bir yoldan, veri dosyalarında hiçbir tanımlama yokken çıktı dosyalarında her kolonun adı yazılıdır.
1 667 0873 1645 1280 20000 2500 3 0
2 500 110 100000 77 0 100000 1000
satırlarıyla başlayan girdi dosyası karakteristik değer girdi dosyasıdır. ( Bakınız Girdi Dosyaları )
Üzerindeki sayılar şöyle tanımlanabilir
1 : Colebrook-White katsayılarının girileceğini gösterir
667 : ( Sulama Süresi / 24 = 0.667 )
0873 : 0.873, Net Alan = Hidrantların Sulama Alanları ( Brüt Alan ) x 0.873
1645 : 1.645 , Fleksibilite denkleminde kullanılan olasılık faktörü ( % 95 için )
1280 : 1.280 sulama modülü ( lt/sn/ha )
20000 : 20.000 teorik büyüklükte ( 8 ha ) bir tarla için gerekli hidrant debisi
2500 : 2.5 ( lt/sn/ha ) birim teorik parselin debisi = 20 (lt/sn) / 8 (ha)
3 : şebekede her kolun son üç hidrantı için fleksibilite hesaplanmaz
Diğer satırda
2 : Büyük alan- küçük alan katsayılarını tanımlar, bu yöntem kullanılmayacaksa bunun yanındaki verileri girmemek yanlış sonuç vermeyecektir.
00230000140000 196000000 510000000 0 0
23 : girilen değişik çap adedidir
14 : Hazen –Williams formülünde C katsayı değeri C = 1.4
196 : Hazen –Williams formülünde a katsayı değeri a = 1.96
510 : Hazen –Williams formülünde b katsayı değeri b = 5.10
150 1777.00 55 150
. . .
. . .
2000 144290.00 60 230
150 : çap değeri
1777. : 1 m döşenmiş boru maliyeti
55 : minimum hız = 0.55
150 : verilen çaptaki max hız = 1.50 m/sn
HY48-5açb $
Bu satır HY48-5 şebekesinin AÇB borular için çözümü olduğunu gösterir. Yani yukarıdaki katsayılar açb için katsayılardır.
050 50000 HY48-5açb
50 : piozometre toleransıdır
50000 : minimum çap değiştirme boyu = 5.0000 m
150 257
. .
. .
2000 3426
150 : boru çapı
257 : boru ek parçaları maliyeti
HY48-5
50005001HD1 HY48-5 1004243842838 800 0 0
50015002HD2 41004207242472 400 0 0
. . .
şeklinde olan sayfa şebeke girdi dosyasıdır
5000 : kesit başındaki numara
5001 : kesit sonundaki numara
HD1 : kesit sonundaki yapı
HY48-5: hattın adı
100 : ara mesafe ( 10.0 )
42438: kesit sonundaki tabii zemin kotu ( 424.38 )
42838: kesit sonunda istenen piyozometre kotu ( 428.38 )
800 : HD1 in suladığı alan ( ha )
0 : debi hesabında kullanılacak formül indisi ( Colebrook- White denklemi )
indis 1 olsaydı büyük alan küçük alan yöntemini tarif edecekti
0 : sıfır verilmişse bu kesitte istenen boru çapını program seçecek
Çıktı dosyaları
HY48-5.PR1 : şebeke girdi dosyasının kontrolü için şebeke bilgileri
HY48-5.CAP : her bir hidrantta hesaplanan işletme basınçları ( piozometre kotu - tabii zemin kotu ) ve statik basınçlar ( her hidrant için 5000 noktasındaki kot- tabii zemin kotu )
HY48-5.PR3 : her bir kesitteki debi hesabı dosyası
HY48-5.PR6 : Boru çapı ve piozometrik kot dosyası
SANAT YAPILARI
1) TÜNELLER
Sulama kanalı su kotuna nazaran yüksek kotta bir boyundan veya uzun bir yamaçtan dolaşma durumunda ise bunun yerine su bir tünel içine alınabilmektedir. Bunun kararı tamamen ekonomik olup olmamasına bağlıdır.
Tünelin zorunlu olduğu durumlarda 2 m iç çapındaki atnalı tüneller için 7-8 m’lik yarmalardan itibaren tünele girilmesi gerektiği söylenebilir.
2) SİFONLAR
Bir sulama kanalı tabii bir akarsu tarafından kesildiğinde kanal içindeki su dere yatağı altından bir boru yardımıyla karşı sahile götürülebilir. Seçilmesi yine ekonomi yönünden karşılaştırmak vasıtasıyla olur. Sifonlar daima yük kaybına neden olan yapılardır.
Sulama kanalı fazla temiz değil ise sifonlar sık sık temizlenmelidir. Bunun için sifon girişlerine ızgara, sifon boyunca temizleme bacaları ve en çukur yerinde de tahliye bacası konmalı ve sifondaki hız açık kanalın minimum 1.5 katı olmalıdır.
3) RAKORTMANLAR ( GEÇİŞ YAPILARI )
Kanallarda enine kesit değişince, değişikiki kesiti birbirine bağlayan geçiş yapıları yapılarak enerji kayıpları azaltılmaktadır. Bu yapılara rakortman adı verilmektedir.
4) OTOMATİK SİFON
Otomatik sifon normal su seviyesinin artması ile otomatik olarak çalışarak kanaldaki fazla suları atar ve normal su seviyesi sağlar.
Otomatik sifon tabii dere yatakları veya tahliyelerin bulunduğu kısma konmalıdır ki atılan su sulama arazisine zarar vermesin.
5) DÜŞÜ YAPILARI
Düşü yapıları suyu yüksek kotlardan, daha düşük bir kota enerjisini kırarak emniyetli olarak indiren yapılardır. Genellikle yedek kanallarda veya yedek drenaj kanallarında uygulanırlar. Bu kanallar tesviye eğrilerine dik olarak geçtiklerinden arazi eğimlerinin büyük olduğu yerlerde uygulanır. Dik düşü, eğik düzlemli düşü ( şüt ), borulu düşü, kaskat şeklinde tipleri vardır.
6) GALERİLER
Hafriyatın fazla olduğu kısımlarda kanal üst genişliğinin fazlalığı dolayısıyla arazi kaybına sebep olunacağı gibi, yüksek şevler yüzünden kanalın bakımı da zor olacaktır. Bu durum galeri inşaatı ile giderilir.
Bunun dışında meskun yerlerden geçerken de kanalın kapalı olarak inşaası gerekebilir. Bunun nedeni meskun yerlerdeki açık kanalın sakıncalarının ortadan kaldırmaktır. Galeri üstünün yol olarak da kullanılacağı gözönüne alınarak dikdörtgen kesitte galeri daha uygun düşmektedir. Bunun yanında atnalı şeklinde yapmak da mümkündür. Galeriler açıkta inşa edilip sonradan üstü kapatılan kapalı kesitlerdir.
7) AKEDÜKLER
Sulama kanallarının büyük akarsu yataklarını, derin vadiler içindeki kuru dereleri veya çukur yerleri kesmesi halinde kanal akedük denilen su köprüsüyle geçirilebilir. Pahalı yapılar olmasına karşın sifon çok yük kaybına sebep oluyorsa ve sulama kotundan kaybedilmemek isteniyorsa akedük tercih edilmelidir.
8) PRİZLER
Sulama kanalı, en yüksek noktalardan sulama sahasını katederken, altında kalan sahaların sulanması için yer yer su alınır. Su alınan bu yapılara priz adı verilmektedir. Prizler ana, yedek ve tersiyer kanalların hepsinin üstünde bulunur.
9) SAVAKLAR
Akım istikametine dik olarak tertip edilen ölçüm yapılarıdır. Küçük debileri ölçmek için ince kenarlı savaklar kullanılmaktadır.
Ana kanal su seviyesinde hava paylarına tecavüz eden bir artış olduğunda su seviyesini kontrol etmek, dolayısıyla kanalları korumak maksadı ile tahliye imkanı olan yerlerde kanal eksenine paralel olarak yan savak yerleştirilir.
10) ALT VE ÜST SEL GEÇİTLERİ
Sulama kanalının bir sel yatağıyla karşılaşması ve sifon ile geçirmenin uygun olmadığı durumlarda alt ve üst sel geçitleri kullanılabilmektedir.
Alt sel geçitlerinde sel suları bir büz veya box aracılığıyla kanal altından geçirilerek tabii sel yatağına verilmektedir. Küçük debilerde alt sel geçitleri için hazır beton borular, büyük debilerde ise tek veya çift gözlü box kullanılmaktadır.
Üst sel geçitlerinde ise sel suları kanal üzerindeki tabliyeden geçirilerek tabii yatağa verilmektedir. Üst sel geçitleri ayaklar üzerine oturan dikdörtgen kesitli bir kanaldır.
cellotin.com
Öncelikle borular kullanılacak işletme basınçlarına ve zemin etkenlerine karşı dayanıklı olmalıdır.
Sürtünme kayıpları güç kaybına sebep olmaktadır, buda büyük çaplı boruları gerektirmektedir, yapım maliyeti artar. Boru fiyatlarının yanısıra yerleştirme maliyeti de gözönünde bulundurulmalıdır. Bağlantının tipi de bu maliyeti etkilemektedir. Örneğin vidalı bağlantı, eritici kaynaklı bağlantı olabilmektedir. Bunun yanında borunun kolay taşınması, gömülme derinliği ve hendek genişliği de maliyet aşısından önem taşımaktadır.
1) Plastik Borular
Plastik borular korozyona uğramazlar ve çoğu kimyasaldan etkilenmezler veya çok az etkilenirler. Standartlar ölçüsünde üretildiklerinden kalite kontrolü kolaydır. Düzgün yüzeyli olduklarından sürtünme kayıpları son derece azdır. Çeşitli basınçlara direnecek dayanıma sahiptirler, ancak sıcaklıkla basınç dayanımları düşer.
Polivinilklorid ( PVC ), ABS platik boru, polietilen ( PE ) ve yüksek yoğunlukta polietilen ( HDPE ) olarak çeşitlenir.
- PVC
PVC boru, yarı rijit plastik bir borudur. Mukavemeti oldukça fazla olmakla birlikte sıcağa karşı PE borularına göre daha dayanıklıdır. Sürtünme kayıpları PE borularınkinden daha azdır. Yerleştirmesi düşük maliyetlidir.
- PE
Fleksible bir malzemedir. Sıcaklık artışı ile genleşme eğilimlidir. Mukavemeti çok yüksek değildir. Genellikle düşük basınç sistemlerinde, kontrol vanalarında, yağmurlama tarafında veya soğuk koşullarda kullanılmaktadır.
- HDPE
Standart PE den daha güçlü bir malzemedir. Et kalınlığı incedir. PE ye göre daha rijittir.
- CTP
Korozyona dayanıklı olarak imal ediler bu borular oldukça uzun ve verimli hizmet ömrü sağlamaktadırlar ve bakım giderleri düşüktür. Son derece pürüssüz iç yüzeyi sayesinde düşük sürtünme kayıpları oluşmakta ve dolayısıyla daha düşük pompaj enerjisi gerektirmektedir.
Bu tip boruların döşenmesi de oldukça kolay olmakla beraber nakliye maliyetleri de azdır.
2) Asbestli Çimento Borular
Çeşitli basınç yüksekliklerinde kullanılabilinmektedir. Büyük çaplı borularda kullanımı yaygındır. Bağlantıların yerleştirilmesi metal borulara göre daha kolay olmakla birlikte akım karakteristikleri de daha iyidir.
OPTİMİZASYON
Stajımı yaptığım büroda boru çaplarının tayini için DSİ’ nin kullandığı BRL-GERSAR firmasınca hazırlanan Network isimli program kullanılmaktaydı. Bu program fleksibilite katsayısını ve hız limitlerini dikkate alarak 1400 adet düğüm noktasına kadar çözüm yapabilmektedir, daha detaylı ve ekonomik çözümler vermektedir.
Bu program boru hidroliğindeki Hazen-Williams formülünü esas almaktadır
a b
J = C . Q . D
J: piozometrik eğim
Q: kesit debisi
D: boru çapı
C, a, b değerleri boru cinsine bağlı katsayılar olup, pürüzlülük yüksekliğine göre tayin edilmektedir.
Projede kullanılan C,a ve b değerleri DSİ tarafından sırasıyla şöyle verilmiştir;
AÇB için 1.4, 1.96, 5.10
CTP için 0.9166, 1,852, 4,8708
Programa girdiler girilmeden önce her yedeğin sulama alanı belirlenerek, arazinin hakim sırtlarından yedek ve tersiyer hatları geçirilir.
Teorik parsel boyutları dikkate alınarak hidrant noktaları işaretlenir. Her yedek hattı için ayrı çözüm yapılır.
Farklı şekillerde girdi numaralandırılması mevcut olmakla birlikte stajımı yaptığım büroda numaralandırma şu şekilde yürütülmektedir. Yedeğin ana kanaldan ayrım noktaları 1000 ve 1000 in katları şeklinde numaralandırılır. Yedek üzerinde ise artma miktarı 1 alınmıştır. Yedekten ayrılan tersiyerler ise 100 ve 100 ün katları şeklinde numaralandırılmıştır. ( Bakınız Optimizasyon çıktılarına, Pafta 3 )
1/5000 ölçekli haritalar üzerine işlenen şebeke üzerinden düğüm noktaları arasındaki mesafeler ölçülerek yazılır.
Düğüm noktaları ve hidrantlardaki arazi kotları haritadan okunarak düğüm noktalarının yanına yazılır.
Şebeke çalışması tamamlandıktan sonra program için gerekli girdiler yapılır ve optimizasyon sonuçları alınır.
Program girdileri 2 grupta toplanabilir:
1) Şebeke ile ilgili genel bilgiler;
- Şebekenin adı
- şebekedeki boru adedi
- yük kaybı hesabında kullanılacak denklem türü ( William-Hazen )
- minimum işletme basıncı
- minimum ve maksimum hidrolik enerji hattı eğimleri
- iteratif işlemlerde hassasiyet miktarı
2) Şebekeyi oluşturan boru hatları ile ilgili bilgiler;
- boru hattı numarası
- başlangıç ve bitiş düğüm numaraları
- membadaki boru hattı numarası
- boru debisi
- boru hattı uzunluğu
- başlangıç ve bitiş zemin kotları
- gerekli ise ek işletme basınçları
Program çıktısında ise;
1) Boru ve şebeke girdi değerlerinin listesi
2) Dinamik proglamlama modeli ile çözülen şebekenin her boru hattının
- numarası
- başlangıç ve bitiş düğüm numarası
- boru debisi
- seçilen boru çapı veya çaplar
- pürüzlülük katsayısı
- yük kaybı
- yük kaybı hızı
- seçilen her çapın boyu
- boru maliyetleri listesi
3) Şebekenin tasarımında kullanılan boruların, çaplara göre boy ve maliyetlerinin listelendiği özet tablosu
GİRDİ VE ÇIKTI DOSYASI ÖRNEKLERİ VE YAZIM KURALLARI
Optimizasyon program girdi ve çıktı dosyalarını birbirinden ayırmak oldukça kolaydır. Girdi dosyalarında gayet sade bir görünüm olmasına karşın çıktı dosyalarında çeşitli harf ve karakterler vasıtasıyla başlık satırları ve tablo şekli mevcuttur. Daha kısa bir yoldan, veri dosyalarında hiçbir tanımlama yokken çıktı dosyalarında her kolonun adı yazılıdır.
1 667 0873 1645 1280 20000 2500 3 0
2 500 110 100000 77 0 100000 1000
satırlarıyla başlayan girdi dosyası karakteristik değer girdi dosyasıdır. ( Bakınız Girdi Dosyaları )
Üzerindeki sayılar şöyle tanımlanabilir
1 : Colebrook-White katsayılarının girileceğini gösterir
667 : ( Sulama Süresi / 24 = 0.667 )
0873 : 0.873, Net Alan = Hidrantların Sulama Alanları ( Brüt Alan ) x 0.873
1645 : 1.645 , Fleksibilite denkleminde kullanılan olasılık faktörü ( % 95 için )
1280 : 1.280 sulama modülü ( lt/sn/ha )
20000 : 20.000 teorik büyüklükte ( 8 ha ) bir tarla için gerekli hidrant debisi
2500 : 2.5 ( lt/sn/ha ) birim teorik parselin debisi = 20 (lt/sn) / 8 (ha)
3 : şebekede her kolun son üç hidrantı için fleksibilite hesaplanmaz
Diğer satırda
2 : Büyük alan- küçük alan katsayılarını tanımlar, bu yöntem kullanılmayacaksa bunun yanındaki verileri girmemek yanlış sonuç vermeyecektir.
00230000140000 196000000 510000000 0 0
23 : girilen değişik çap adedidir
14 : Hazen –Williams formülünde C katsayı değeri C = 1.4
196 : Hazen –Williams formülünde a katsayı değeri a = 1.96
510 : Hazen –Williams formülünde b katsayı değeri b = 5.10
150 1777.00 55 150
. . .
. . .
2000 144290.00 60 230
150 : çap değeri
1777. : 1 m döşenmiş boru maliyeti
55 : minimum hız = 0.55
150 : verilen çaptaki max hız = 1.50 m/sn
HY48-5açb $
Bu satır HY48-5 şebekesinin AÇB borular için çözümü olduğunu gösterir. Yani yukarıdaki katsayılar açb için katsayılardır.
050 50000 HY48-5açb
50 : piozometre toleransıdır
50000 : minimum çap değiştirme boyu = 5.0000 m
150 257
. .
. .
2000 3426
150 : boru çapı
257 : boru ek parçaları maliyeti
HY48-5
50005001HD1 HY48-5 1004243842838 800 0 0
50015002HD2 41004207242472 400 0 0
. . .
şeklinde olan sayfa şebeke girdi dosyasıdır
5000 : kesit başındaki numara
5001 : kesit sonundaki numara
HD1 : kesit sonundaki yapı
HY48-5: hattın adı
100 : ara mesafe ( 10.0 )
42438: kesit sonundaki tabii zemin kotu ( 424.38 )
42838: kesit sonunda istenen piyozometre kotu ( 428.38 )
800 : HD1 in suladığı alan ( ha )
0 : debi hesabında kullanılacak formül indisi ( Colebrook- White denklemi )
indis 1 olsaydı büyük alan küçük alan yöntemini tarif edecekti
0 : sıfır verilmişse bu kesitte istenen boru çapını program seçecek
Çıktı dosyaları
HY48-5.PR1 : şebeke girdi dosyasının kontrolü için şebeke bilgileri
HY48-5.CAP : her bir hidrantta hesaplanan işletme basınçları ( piozometre kotu - tabii zemin kotu ) ve statik basınçlar ( her hidrant için 5000 noktasındaki kot- tabii zemin kotu )
HY48-5.PR3 : her bir kesitteki debi hesabı dosyası
HY48-5.PR6 : Boru çapı ve piozometrik kot dosyası
SANAT YAPILARI
1) TÜNELLER
Sulama kanalı su kotuna nazaran yüksek kotta bir boyundan veya uzun bir yamaçtan dolaşma durumunda ise bunun yerine su bir tünel içine alınabilmektedir. Bunun kararı tamamen ekonomik olup olmamasına bağlıdır.
Tünelin zorunlu olduğu durumlarda 2 m iç çapındaki atnalı tüneller için 7-8 m’lik yarmalardan itibaren tünele girilmesi gerektiği söylenebilir.
2) SİFONLAR
Bir sulama kanalı tabii bir akarsu tarafından kesildiğinde kanal içindeki su dere yatağı altından bir boru yardımıyla karşı sahile götürülebilir. Seçilmesi yine ekonomi yönünden karşılaştırmak vasıtasıyla olur. Sifonlar daima yük kaybına neden olan yapılardır.
Sulama kanalı fazla temiz değil ise sifonlar sık sık temizlenmelidir. Bunun için sifon girişlerine ızgara, sifon boyunca temizleme bacaları ve en çukur yerinde de tahliye bacası konmalı ve sifondaki hız açık kanalın minimum 1.5 katı olmalıdır.
3) RAKORTMANLAR ( GEÇİŞ YAPILARI )
Kanallarda enine kesit değişince, değişikiki kesiti birbirine bağlayan geçiş yapıları yapılarak enerji kayıpları azaltılmaktadır. Bu yapılara rakortman adı verilmektedir.
4) OTOMATİK SİFON
Otomatik sifon normal su seviyesinin artması ile otomatik olarak çalışarak kanaldaki fazla suları atar ve normal su seviyesi sağlar.
Otomatik sifon tabii dere yatakları veya tahliyelerin bulunduğu kısma konmalıdır ki atılan su sulama arazisine zarar vermesin.
5) DÜŞÜ YAPILARI
Düşü yapıları suyu yüksek kotlardan, daha düşük bir kota enerjisini kırarak emniyetli olarak indiren yapılardır. Genellikle yedek kanallarda veya yedek drenaj kanallarında uygulanırlar. Bu kanallar tesviye eğrilerine dik olarak geçtiklerinden arazi eğimlerinin büyük olduğu yerlerde uygulanır. Dik düşü, eğik düzlemli düşü ( şüt ), borulu düşü, kaskat şeklinde tipleri vardır.
6) GALERİLER
Hafriyatın fazla olduğu kısımlarda kanal üst genişliğinin fazlalığı dolayısıyla arazi kaybına sebep olunacağı gibi, yüksek şevler yüzünden kanalın bakımı da zor olacaktır. Bu durum galeri inşaatı ile giderilir.
Bunun dışında meskun yerlerden geçerken de kanalın kapalı olarak inşaası gerekebilir. Bunun nedeni meskun yerlerdeki açık kanalın sakıncalarının ortadan kaldırmaktır. Galeri üstünün yol olarak da kullanılacağı gözönüne alınarak dikdörtgen kesitte galeri daha uygun düşmektedir. Bunun yanında atnalı şeklinde yapmak da mümkündür. Galeriler açıkta inşa edilip sonradan üstü kapatılan kapalı kesitlerdir.
7) AKEDÜKLER
Sulama kanallarının büyük akarsu yataklarını, derin vadiler içindeki kuru dereleri veya çukur yerleri kesmesi halinde kanal akedük denilen su köprüsüyle geçirilebilir. Pahalı yapılar olmasına karşın sifon çok yük kaybına sebep oluyorsa ve sulama kotundan kaybedilmemek isteniyorsa akedük tercih edilmelidir.
8) PRİZLER
Sulama kanalı, en yüksek noktalardan sulama sahasını katederken, altında kalan sahaların sulanması için yer yer su alınır. Su alınan bu yapılara priz adı verilmektedir. Prizler ana, yedek ve tersiyer kanalların hepsinin üstünde bulunur.
9) SAVAKLAR
Akım istikametine dik olarak tertip edilen ölçüm yapılarıdır. Küçük debileri ölçmek için ince kenarlı savaklar kullanılmaktadır.
Ana kanal su seviyesinde hava paylarına tecavüz eden bir artış olduğunda su seviyesini kontrol etmek, dolayısıyla kanalları korumak maksadı ile tahliye imkanı olan yerlerde kanal eksenine paralel olarak yan savak yerleştirilir.
10) ALT VE ÜST SEL GEÇİTLERİ
Sulama kanalının bir sel yatağıyla karşılaşması ve sifon ile geçirmenin uygun olmadığı durumlarda alt ve üst sel geçitleri kullanılabilmektedir.
Alt sel geçitlerinde sel suları bir büz veya box aracılığıyla kanal altından geçirilerek tabii sel yatağına verilmektedir. Küçük debilerde alt sel geçitleri için hazır beton borular, büyük debilerde ise tek veya çift gözlü box kullanılmaktadır.
Üst sel geçitlerinde ise sel suları kanal üzerindeki tabliyeden geçirilerek tabii yatağa verilmektedir. Üst sel geçitleri ayaklar üzerine oturan dikdörtgen kesitli bir kanaldır.
cellotin.com

