ŞİŞMANLIK OBEZİTE
Şişmanlık vücutta yağ miktarının artması diye tanımlanmaktadır. Vücutta yağ miktarının artmasına bağlı olarak vücut ağırlığı da boy uzunluğuna göre arzu edilenden fazla olmaktadır. Şişmanlık, genelde fazla yeme ve fiziksel aktivite azlığı (hareketsiz yaşam) sonucu görülmektedir. Şişmanlığın insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Ülkemizde önemli bir beslenme sorunu da şişmanlıktır.
Beslenmeye bağlı oluşan şişmanlıklar kalp-damar hastalığı, tansiyon yüksekliği, diabet (şeker hastalığı), meme ve prostat kanseri gibi hastalıklara neden olması, ölüm riskini arttırması açısından önem taşımaktadır. Şişmanlığın tedavisinden önce önlenmesi önemlidir. Şişmanlığın önlenmesinde en önemli koşul ise küçük yaşlardan itibaren bireylerin yeterli ve dengeli beslenme ve egzersiz yapma alışkanlığını kazanması ve vücut ağırlığını istenilen düzeyde korumasıdır.
Şişmanlık oluşumunda önemli etmenler
Genetik (kalıtım): Beden ağırlığının düzenlenmesinde rol alan hormonal etmenler kalıtımsaldır.
Hormonal etmenler: Tiroid, hipofiz, böbreküstü, pankreas ve cinsiyet hormonlarının yapımında ve fonksiyonlarındaki bozukluklar sonucunda; kişinin iştahı artabilir, bazal metabolizma hızı yavaşlayabilir ve enerji dengesi bozularak şişmanlık oluşabilir.
Demografik etmenler:
Yaş: Erkeklerde ve kadınlarda, en azından 50-60 yaşlarına kadar artan yaşa bağlı olarak şişmanlık prevalansında artış görörülür. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bazal metabolizma hızı yavaşlar, fiziksel aktivite azalır. Harcama azaltıldığında enerji alımı azaltılamaz ise enerji dengesi bozulur ve vücut ağırlığı artar.
Cinsiyet: Kadınlarda şişmanlık prevalansı erkeklere göre daha yüksektir (özellikle 50 yaş sonrası). Kadınlarda vücutta yağlanma daha erken yaşlarda başlar.
Sosyokültürel etmenler:
Eğitim ve gelir düzeyi: Endüstrileşmiş ülkelerde prevalans, düşük eğitim düzeyli ve/veya düşük gelirli ülkelerdekine göre daha yüksektir.
Medeni durum: Evlilik sonrası dönemde genellikle şişmanlık sorununda artış görülür.
Biyolojik etmenler: Gebelik
Davranışsal etmenler:
Diyet: Şişmanlık enerji alımının uzun süre harcanandan çok olması sonucudur. Enerji alımının fazlalığı aşırı yeme, daha çok yağlı ve şekerli besinleri tercih etme şeklindeki yeme davranışından kaynaklanabilir. Yemekten aşırı zevk alan bireyler enerji alımlarını kontrol etmekte güçlük çekerler. Aşırı yeme davranışı yağlanmanın bir sonucudur. Çalışma koşulları nedeniyle ya da kişinin zayıflamak amacıyla öğün atlaması şişmanlığa neden olabilir. Hızlı yemek yeme, yemek yerken televizyon seyretme, kitap okuma gibi durumlarda da kişi doyduğunu hissedemez ve aşırı yemek yer. Fast-food tipi beslenme, özellikle karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketilmesi aşırı enerji alımına dolayısı ile şişmanlığa neden olmaktadır.
Sigara: Sigara içiminin bırakılması vücut ağırlığının artmasına neden olabilmektedir. Ancak sigara kullanımı ile şişmanlık arasındaki ilişki toplumlar arasında geniş bir değişkenlik göstermektedir. Ayrıca sigaranın sağlık üzerine olumsuz etkileri unutulmamalı, ağırlığın denetimi beslenmenin ve fiziksel aktivite düzeyinin düzenlenmesi ile sağlanmalıdır.
Alkol: Çoğu toplumdaki etkisi açıklık kazanmamış olmakla birlikte, orta dereceli alkol tüketiminin yüksek BKI ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Fiziksel aktivite: Şişmanlamada en önemli etmen enerji harcamasının düşüklüğüdür. Teknolojik gelişmeler beden gücünün yerine makineyi getirmiştir.bu değişim sonucu fiziksel aktivite için enerji harcaması düşerken, enerji yoğunluğu yüksek besinlerin tüketimi artmaktadır.
Ruhsal-psikolojik etmenler: Bazı kişiler heyecan, sıkıntı ve endişelerini gidermek için, farkında olmadan sürekli birşeyler yerler. Bu atıştırma tarzı ile birey sürekli besin tükettiği için şişmanlamaktadır.
Şişmanlığın neden olduğu sağlık sorunları
• Hastalıklara bağlı ölümler
• Şeker hastalığı
• Osteoporoz
• Akciğer yetmezliği
• Kalp damar hastalıkları
• Kalp yetmezliği
• Safra kesesi taşları
• Karaciğer bozuklukları
• Uyku apnesi
• Kısırlık
• Yaralar
• Deri hastalıkları
• Bağışıklık sistemi bozuklukları
• Bazı kanserlerin görülme olasılığında artma (şişman erkelerde; kolon, rektum,
Prostat; şişman kadınlarda: safra kesesi, over, meme kanseri)
• Psikolojik ve sosyal sorunlar
Ağırlığın denetimi: Günlük enerji alımının dengelenmesi ve fiziksel aktivitenin arttırılması ile vücut ağırlığını denetim altına almak olasıdır. Beslenmede taze sebze ve meyvelerin, tahılların (özellikle tam tahıl ürünleri), yağsız süt, balık, yağsız etler ile tavuk ve kuru baklagillerin seçimi ve tüketimi sağlıklı bir seçimdir. Yağ ve şeker içeriği düşük olan besinleri seçin. Besinleri uygun porsiyonlarda tüketin, aşırıya kaçmayın. Gün boyu aktif olun. Haftanın her günü yetişkin bireylerin en az 30 dakika süre ile orta düzeyde aktivite yapmaları önerilmektedir. Ağırlık kaybı sonrası ağırlığın korunması amacıyla günlük 30 dakikalık orta düzeyde aktivite yapmaları gerekmektedir.
Yağ miktarı azaltılmış besinin her zaman düşük enerji içerdiği zannedilmemelidir. Bazen düşük yağlı besinler fazla miktarda şeker içermeleri nedeniyle fazla enerji içerirler.
Bireylerin beslenme örüntüleri de önemlidir. Ara öğünler, ev dışında beslenme günlük enerji alımını arttırmaktadır. Ara öğünlerde taze sebze ve meyvelerin, tam tahıl içeren besinlerin veya az yağlı süt veya yogurt tüketimi akılcı seçimlerdir. Dışarıda yenilen öğünlerde porsiyon miktarının azaltılması yarar sağlar. Kızartma yerine ızgara balık, tavuk veya yağsız etler seçilmelidir.
Tüm yaşlarda aktif olmak vücudun kas miktarını arttırır ve kemiklerin dayanıklılığını arttırır. Düzenli fiziksel aktivite ağırlık denetimi, ağırlık kaybının sağlanmasında yarar sağlar.
Eğer kilolu iseniz ağırlık kaybetmeniz sağlık durumunuzu geliştirir, vücut işlevlerinde gelişme sağlar ve yaşam kalitesini artırır. Haftada yarım ile bir kilo ağırlık kaybını hedefleyin. Aşırı ve hızlı ağırlık kaybından kaçının.
Çocukların sağlıklı ağırlıklarında olmaları sağlanmalıdır
Çocukların büyüme ve gelişmeleri için yeterli ve dengeli besin tüketmeleri gerekir. Aşırı enerji alımı ve fiziksel aktivite azlığı şişmanlığa yol açar. Çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması gerekir. Tahıl, sebze ve meyve, yağı azaltılmış süt ve süt yerine geçenler, yağsız et, tavuk, balık ve fındık, fıstık tüketimi çocuklarda desteklenmeli, tüketimi sağlanmalıdır. Şeker ve yağ içeriği yüksek olan besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Çocukların televizyon seyretmeleri veya bilgisayar ve video oyunları için harcadıkları zaman sınırlandırılmalı, daha fazla aktivite yapmaya yönlendirilmelidirler.
Çocukların sağlıklı yeme alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olunmalıdır. Çocuklar büyüme içerisinde olduklarından ağırlık kaybetmeleri önerilmez, ağırlık kazanmaları önlenmeye çalışılır.
Yeme davranışı bozuklukları
Sürekli olarak aşırı, sık besin tüketme veya yemek yememe, besin alımının aşırı sınırlandırılması, yediklerini kusarak çıkarma gibi yeme davranışı bozukluklarında sağlık riskleri oluşur, hemen hekime başvurulması gerekir.
Öneriler
• Boyunuza uygun ağırlığı hedefleyin. Sağlıklı ağırlığa sahip iseniz, kilo almaktan kaçının. Kilolu veya şişman iseniz önce daha fazla ağırlık artışını önleyin daha sonra sağlığınızı korumak için ağırlık kaybetmeyi hedefleyin.
• Az yağ eklenmiş sebze, meyve, süt-yogurt ve tam tahılları tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanın.
• Porsiyon büyüklüğünde sağlıklı beslenme için önerilen miktarlara uyun.
• Hareket edin. Düzenli fiziksel aktivite yapın. Aldığınız enerji ile tükettiğiniz enerji miktarını dengeleyin.
• Sağlıklı yeme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivite ile çocuklara örnek olun.
• Günde en az üç öğün düzenli yemek yiyin, öğün atlamamaya, gece özellikle enerjisi yüksek hamur işleri, tatlılar, yağlı çerezler yememeye çalışan.
• Bol su ve şekersiz bitkisel çaylardan için.
• Vücut ağırlığınızı korumada davranışlarınızın önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Şişmanlık vücutta yağ miktarının artması diye tanımlanmaktadır. Vücutta yağ miktarının artmasına bağlı olarak vücut ağırlığı da boy uzunluğuna göre arzu edilenden fazla olmaktadır. Şişmanlık, genelde fazla yeme ve fiziksel aktivite azlığı (hareketsiz yaşam) sonucu görülmektedir. Şişmanlığın insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Ülkemizde önemli bir beslenme sorunu da şişmanlıktır.
Beslenmeye bağlı oluşan şişmanlıklar kalp-damar hastalığı, tansiyon yüksekliği, diabet (şeker hastalığı), meme ve prostat kanseri gibi hastalıklara neden olması, ölüm riskini arttırması açısından önem taşımaktadır. Şişmanlığın tedavisinden önce önlenmesi önemlidir. Şişmanlığın önlenmesinde en önemli koşul ise küçük yaşlardan itibaren bireylerin yeterli ve dengeli beslenme ve egzersiz yapma alışkanlığını kazanması ve vücut ağırlığını istenilen düzeyde korumasıdır.
Şişmanlık oluşumunda önemli etmenler
Genetik (kalıtım): Beden ağırlığının düzenlenmesinde rol alan hormonal etmenler kalıtımsaldır.
Hormonal etmenler: Tiroid, hipofiz, böbreküstü, pankreas ve cinsiyet hormonlarının yapımında ve fonksiyonlarındaki bozukluklar sonucunda; kişinin iştahı artabilir, bazal metabolizma hızı yavaşlayabilir ve enerji dengesi bozularak şişmanlık oluşabilir.
Demografik etmenler:
Yaş: Erkeklerde ve kadınlarda, en azından 50-60 yaşlarına kadar artan yaşa bağlı olarak şişmanlık prevalansında artış görörülür. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bazal metabolizma hızı yavaşlar, fiziksel aktivite azalır. Harcama azaltıldığında enerji alımı azaltılamaz ise enerji dengesi bozulur ve vücut ağırlığı artar.
Cinsiyet: Kadınlarda şişmanlık prevalansı erkeklere göre daha yüksektir (özellikle 50 yaş sonrası). Kadınlarda vücutta yağlanma daha erken yaşlarda başlar.
Sosyokültürel etmenler:
Eğitim ve gelir düzeyi: Endüstrileşmiş ülkelerde prevalans, düşük eğitim düzeyli ve/veya düşük gelirli ülkelerdekine göre daha yüksektir.
Medeni durum: Evlilik sonrası dönemde genellikle şişmanlık sorununda artış görülür.
Biyolojik etmenler: Gebelik
Davranışsal etmenler:
Diyet: Şişmanlık enerji alımının uzun süre harcanandan çok olması sonucudur. Enerji alımının fazlalığı aşırı yeme, daha çok yağlı ve şekerli besinleri tercih etme şeklindeki yeme davranışından kaynaklanabilir. Yemekten aşırı zevk alan bireyler enerji alımlarını kontrol etmekte güçlük çekerler. Aşırı yeme davranışı yağlanmanın bir sonucudur. Çalışma koşulları nedeniyle ya da kişinin zayıflamak amacıyla öğün atlaması şişmanlığa neden olabilir. Hızlı yemek yeme, yemek yerken televizyon seyretme, kitap okuma gibi durumlarda da kişi doyduğunu hissedemez ve aşırı yemek yer. Fast-food tipi beslenme, özellikle karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketilmesi aşırı enerji alımına dolayısı ile şişmanlığa neden olmaktadır.
Sigara: Sigara içiminin bırakılması vücut ağırlığının artmasına neden olabilmektedir. Ancak sigara kullanımı ile şişmanlık arasındaki ilişki toplumlar arasında geniş bir değişkenlik göstermektedir. Ayrıca sigaranın sağlık üzerine olumsuz etkileri unutulmamalı, ağırlığın denetimi beslenmenin ve fiziksel aktivite düzeyinin düzenlenmesi ile sağlanmalıdır.
Alkol: Çoğu toplumdaki etkisi açıklık kazanmamış olmakla birlikte, orta dereceli alkol tüketiminin yüksek BKI ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Fiziksel aktivite: Şişmanlamada en önemli etmen enerji harcamasının düşüklüğüdür. Teknolojik gelişmeler beden gücünün yerine makineyi getirmiştir.bu değişim sonucu fiziksel aktivite için enerji harcaması düşerken, enerji yoğunluğu yüksek besinlerin tüketimi artmaktadır.
Ruhsal-psikolojik etmenler: Bazı kişiler heyecan, sıkıntı ve endişelerini gidermek için, farkında olmadan sürekli birşeyler yerler. Bu atıştırma tarzı ile birey sürekli besin tükettiği için şişmanlamaktadır.
Şişmanlığın neden olduğu sağlık sorunları
• Hastalıklara bağlı ölümler
• Şeker hastalığı
• Osteoporoz
• Akciğer yetmezliği
• Kalp damar hastalıkları
• Kalp yetmezliği
• Safra kesesi taşları
• Karaciğer bozuklukları
• Uyku apnesi
• Kısırlık
• Yaralar
• Deri hastalıkları
• Bağışıklık sistemi bozuklukları
• Bazı kanserlerin görülme olasılığında artma (şişman erkelerde; kolon, rektum,
Prostat; şişman kadınlarda: safra kesesi, over, meme kanseri)
• Psikolojik ve sosyal sorunlar
Ağırlığın denetimi: Günlük enerji alımının dengelenmesi ve fiziksel aktivitenin arttırılması ile vücut ağırlığını denetim altına almak olasıdır. Beslenmede taze sebze ve meyvelerin, tahılların (özellikle tam tahıl ürünleri), yağsız süt, balık, yağsız etler ile tavuk ve kuru baklagillerin seçimi ve tüketimi sağlıklı bir seçimdir. Yağ ve şeker içeriği düşük olan besinleri seçin. Besinleri uygun porsiyonlarda tüketin, aşırıya kaçmayın. Gün boyu aktif olun. Haftanın her günü yetişkin bireylerin en az 30 dakika süre ile orta düzeyde aktivite yapmaları önerilmektedir. Ağırlık kaybı sonrası ağırlığın korunması amacıyla günlük 30 dakikalık orta düzeyde aktivite yapmaları gerekmektedir.
Yağ miktarı azaltılmış besinin her zaman düşük enerji içerdiği zannedilmemelidir. Bazen düşük yağlı besinler fazla miktarda şeker içermeleri nedeniyle fazla enerji içerirler.
Bireylerin beslenme örüntüleri de önemlidir. Ara öğünler, ev dışında beslenme günlük enerji alımını arttırmaktadır. Ara öğünlerde taze sebze ve meyvelerin, tam tahıl içeren besinlerin veya az yağlı süt veya yogurt tüketimi akılcı seçimlerdir. Dışarıda yenilen öğünlerde porsiyon miktarının azaltılması yarar sağlar. Kızartma yerine ızgara balık, tavuk veya yağsız etler seçilmelidir.
Tüm yaşlarda aktif olmak vücudun kas miktarını arttırır ve kemiklerin dayanıklılığını arttırır. Düzenli fiziksel aktivite ağırlık denetimi, ağırlık kaybının sağlanmasında yarar sağlar.
Eğer kilolu iseniz ağırlık kaybetmeniz sağlık durumunuzu geliştirir, vücut işlevlerinde gelişme sağlar ve yaşam kalitesini artırır. Haftada yarım ile bir kilo ağırlık kaybını hedefleyin. Aşırı ve hızlı ağırlık kaybından kaçının.
Çocukların sağlıklı ağırlıklarında olmaları sağlanmalıdır
Çocukların büyüme ve gelişmeleri için yeterli ve dengeli besin tüketmeleri gerekir. Aşırı enerji alımı ve fiziksel aktivite azlığı şişmanlığa yol açar. Çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması gerekir. Tahıl, sebze ve meyve, yağı azaltılmış süt ve süt yerine geçenler, yağsız et, tavuk, balık ve fındık, fıstık tüketimi çocuklarda desteklenmeli, tüketimi sağlanmalıdır. Şeker ve yağ içeriği yüksek olan besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Çocukların televizyon seyretmeleri veya bilgisayar ve video oyunları için harcadıkları zaman sınırlandırılmalı, daha fazla aktivite yapmaya yönlendirilmelidirler.
Çocukların sağlıklı yeme alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olunmalıdır. Çocuklar büyüme içerisinde olduklarından ağırlık kaybetmeleri önerilmez, ağırlık kazanmaları önlenmeye çalışılır.
Yeme davranışı bozuklukları
Sürekli olarak aşırı, sık besin tüketme veya yemek yememe, besin alımının aşırı sınırlandırılması, yediklerini kusarak çıkarma gibi yeme davranışı bozukluklarında sağlık riskleri oluşur, hemen hekime başvurulması gerekir.
Öneriler
• Boyunuza uygun ağırlığı hedefleyin. Sağlıklı ağırlığa sahip iseniz, kilo almaktan kaçının. Kilolu veya şişman iseniz önce daha fazla ağırlık artışını önleyin daha sonra sağlığınızı korumak için ağırlık kaybetmeyi hedefleyin.
• Az yağ eklenmiş sebze, meyve, süt-yogurt ve tam tahılları tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanın.
• Porsiyon büyüklüğünde sağlıklı beslenme için önerilen miktarlara uyun.
• Hareket edin. Düzenli fiziksel aktivite yapın. Aldığınız enerji ile tükettiğiniz enerji miktarını dengeleyin.
• Sağlıklı yeme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivite ile çocuklara örnek olun.
• Günde en az üç öğün düzenli yemek yiyin, öğün atlamamaya, gece özellikle enerjisi yüksek hamur işleri, tatlılar, yağlı çerezler yememeye çalışan.
• Bol su ve şekersiz bitkisel çaylardan için.
• Vücut ağırlığınızı korumada davranışlarınızın önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

