Pastörize ve Uzun Ömürlü Süt
Pastörize sütler, kaynama derecesinin altında belli bir sıcaklıkta sütün doğal niteliklerinde değişiklikler oluşturmadan, hastalık yapıcı etmenlerden tamamen, diğer etmenlerden de çoğunlukla arınmış bir içme sütü çeşididir. Genellikle Türkiye’ de 12-16 saniye süre ile 72-800 lik ısı uygulaması ile gerçekleştirilir.
Unutmayınız !
Pastörize sütler içilene kadar mutlaka buz dolabında saklanmalıdır.
Soğukta muhafaza edilmek kaydıyla dayanma süreleri iki-üç gündür.
Uzun ömürlü sütler (UHT süt), özel bir teknolojik işlemle 135-1500 C’ da 2-4 saniye tutularak içinde sütün bozulmasına neden olan ve hastalık yapan etmenlerin tümü imha olmuş bir süt çeşididir. Teknolojisi gereği soğuk zincire gerek kalmadan 4 aya kadar dayanan bu sütler kesinlikle katkı maddesi içermez.
Unutmayınız !
Uzun ömürlü sütler açıldıktan sonra tüketilene kadar mutlaka buzdolabında muhafaza edilmelidir.
Unutmayınız!
İşlenmiş sütleri kaynatmaya gerek yoktur. İşlenmiş süt ısı işlemi görerek tüketiciye ulaştığından ve kaynatma besin değerinde kayıplara neden olacağından tekrar kaynatmaya gerek yoktur.
Unutmayınız!
• Süt kesinlikle çiğ olarak tüketilmemelidir. Çünkü süt ne kadar iyi koşullarda elde edilirse edilsin içinde değişen miktarlarda mikroorganizmalar bulunur.
• Sütün kaynatılması, içindeki mikropların tamamını öldürmediği gibi, içerdiği vitaminlerde de önemli kayıplara yol açar.
• Özellikle hastalıklı hayvanların sütlerinin çiğ olarak içilmesi veya pastörize edilmemiş sütlerden yapılan peynir gibi yiyeceklerin yenmesi Bruselloz adı verilen hastalığı insana bulaştırır. Bu nedenle kesinlikle pastörize veya uzun ömürlü süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir.
• Yoğurdun yeşilimtırak suyu kesinlikle atılmamalıdır. Bu su vitamin B2 (riboflavin) açısından çok zengindir.
• Hazır satın alınan yoğurtların kapları boşaldıktan sonra atılmalı, tekrar mayalama veya saklama için kullanılmamalıdır. Özellikle boşalan deterjan kaplarında süt, yoğurt, pekmez, turşu gibi besinler kesinlikle saklanmamalıdır.
• Torba yoğurdunun eldesi sırasında işlemin gün ışığında yapılması ve süzüntünün atılması vitamin B2 kaybının daha da fazlalaşmasına neden olur. Bu nedenle süzme işlemi karanlık bir yerde yapılmalı ve elde edilen süzüntü çorba,bisküvi, pasta yapımında kullanılmalıdır.
• Sütlü tatlıları pişirirken şekerin önceden eklenmesi protein değerinin azalmasına neden olur. Şeker, tatlının indirilmesine yakın eklenmelidir.
• Tarhana; yoğurt, un veya yarmanın karıştırılıp mayalandırılması ve kurutulması ile elde edilen çok değerli bir besindir. Kurutma işlemi güneşte yapılırsa vitamin B2, B6 ve folik asit değerlerinde büyük ölçüde kayıp olur. Bu nedenle gölgede üzeri ince bir bezle örtülerek veya fırınlarda kurutulabilir. Sık sık alt üst edilerek kurutma işlemi yapılabilir.
Pastörize sütler, kaynama derecesinin altında belli bir sıcaklıkta sütün doğal niteliklerinde değişiklikler oluşturmadan, hastalık yapıcı etmenlerden tamamen, diğer etmenlerden de çoğunlukla arınmış bir içme sütü çeşididir. Genellikle Türkiye’ de 12-16 saniye süre ile 72-800 lik ısı uygulaması ile gerçekleştirilir.
Unutmayınız !
Pastörize sütler içilene kadar mutlaka buz dolabında saklanmalıdır.
Soğukta muhafaza edilmek kaydıyla dayanma süreleri iki-üç gündür.
Uzun ömürlü sütler (UHT süt), özel bir teknolojik işlemle 135-1500 C’ da 2-4 saniye tutularak içinde sütün bozulmasına neden olan ve hastalık yapan etmenlerin tümü imha olmuş bir süt çeşididir. Teknolojisi gereği soğuk zincire gerek kalmadan 4 aya kadar dayanan bu sütler kesinlikle katkı maddesi içermez.
Unutmayınız !
Uzun ömürlü sütler açıldıktan sonra tüketilene kadar mutlaka buzdolabında muhafaza edilmelidir.
Unutmayınız!
İşlenmiş sütleri kaynatmaya gerek yoktur. İşlenmiş süt ısı işlemi görerek tüketiciye ulaştığından ve kaynatma besin değerinde kayıplara neden olacağından tekrar kaynatmaya gerek yoktur.
Unutmayınız!
• Süt kesinlikle çiğ olarak tüketilmemelidir. Çünkü süt ne kadar iyi koşullarda elde edilirse edilsin içinde değişen miktarlarda mikroorganizmalar bulunur.
• Sütün kaynatılması, içindeki mikropların tamamını öldürmediği gibi, içerdiği vitaminlerde de önemli kayıplara yol açar.
• Özellikle hastalıklı hayvanların sütlerinin çiğ olarak içilmesi veya pastörize edilmemiş sütlerden yapılan peynir gibi yiyeceklerin yenmesi Bruselloz adı verilen hastalığı insana bulaştırır. Bu nedenle kesinlikle pastörize veya uzun ömürlü süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir.
• Yoğurdun yeşilimtırak suyu kesinlikle atılmamalıdır. Bu su vitamin B2 (riboflavin) açısından çok zengindir.
• Hazır satın alınan yoğurtların kapları boşaldıktan sonra atılmalı, tekrar mayalama veya saklama için kullanılmamalıdır. Özellikle boşalan deterjan kaplarında süt, yoğurt, pekmez, turşu gibi besinler kesinlikle saklanmamalıdır.
• Torba yoğurdunun eldesi sırasında işlemin gün ışığında yapılması ve süzüntünün atılması vitamin B2 kaybının daha da fazlalaşmasına neden olur. Bu nedenle süzme işlemi karanlık bir yerde yapılmalı ve elde edilen süzüntü çorba,bisküvi, pasta yapımında kullanılmalıdır.
• Sütlü tatlıları pişirirken şekerin önceden eklenmesi protein değerinin azalmasına neden olur. Şeker, tatlının indirilmesine yakın eklenmelidir.
• Tarhana; yoğurt, un veya yarmanın karıştırılıp mayalandırılması ve kurutulması ile elde edilen çok değerli bir besindir. Kurutma işlemi güneşte yapılırsa vitamin B2, B6 ve folik asit değerlerinde büyük ölçüde kayıp olur. Bu nedenle gölgede üzeri ince bir bezle örtülerek veya fırınlarda kurutulabilir. Sık sık alt üst edilerek kurutma işlemi yapılabilir.

