fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Cilt derinin yapılanması Tabakaları kas yapısı damar sist. kıllar

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Cilt derinin yapılanması Tabakaları kas yapısı damar sist. kıllar

    Derinin yapılanması dıştan içe doğru üç tabaka şeklindedir.
    1.Dış Tabaka (Epidermis)
    2.Orta tabaka(Korium)
    3.Alt Tabaka(Subkutis)
    1.Dış Tabaka(Epidermis)
    Bu tabaka 0.6-0.9 mm kalınlığındadır,değişik yapılarda birbirlerine bağlı aşağıdan yukarıya doğru katmanlardan oluşmaktadır.
    a)Bazal hücre tabakası
    b)Dikenli Hücre Tabakası
    c)Çekirdekli Tabaka
    d)Şeffaf Tabaka
    e)Boynuz Tabaka
    En alt tabakası olan bazal hücre tabakası bir sıra silindirlik hücreden yapılmıştır.Bu hücrelerin büyük bir kısmı(%95) keratin sentezi yapar.Bunların arasında renk cisim de vardır.Pigmentler bazal hücre tabakası bulunmalarına rağmen yukarı katlara doğru uzanan dallı budaklı hücrelerdir UV ışınlarına karşı çok hassaslardır.Pigmentlerin yığılması önemli sorun teşkil eder çil ve benlerin oluşması nedeni bilinmeyen bu yığılmalardır.
    Epidermisin diğer katları bu bazal kat doğurur.Buradaki hücrelerin bölünerek çoğalması yoğunlukta istirahat hakinde ve uyurken olur.Kasların çalışması sırasında bu faaliyet en azdır.
    Bazal katın üzerinde deri yüzeyine paralel olarak yerleşen dikenli hücreler tabakası bulunur.Birbirlerine ile temas halinde bulunan bu hücreler arasında ki boşluklarda lenf bulunur.
    Dikenli hücreler katı üzerinde 2-3 sıra iğ şeklinde hücrelerden yapılmış çekirdekli tabaka bulunur.Bu katmanlarda hücrelerden arasında köprüler bulunmaz ve çekirdek incelmiş ince pililer halinde buruşmuş durumdadır.
    Dikenli hücreler katı üzerinde çekirdek çok fazla atrofiye olmuş ve yassılaşmış hücrelerden oluşan şeffaf tabaka vardır.Bu tabaka hücreler mutad boya metotları ile çekirdeksiz görülmektedir.
    Şeffaf tabakanın katı üzerinde çekirdekleri çok daha fazla atrofiye olmuş ve yassılaşmış hücrelerden oluşan boynuz maddesi olan keratine benzeyen boynuz yağı vardır.Bu kattadaki hücre sayısı kişinin yaşına ve derinin muhtelif bölgelerine göre değişir.Alttaki hücreler birbirlerine bağlı oldukları halde üsttekilere bağlar gevşemiştir ve dökülmüştür.
    2.Orta Tabaka(Korium/Kutis)
    Epidermis altındaki bu tabaka deri yüzeyine paralel olan bağ dokusundan meydana gelmiştir.Bağ dokunun ana çatısı ağ şeklinde gayet sık dokunmuş kollajen lifleriyle bu lifler arasında şeritler halinde görülen elastiki liflerden oluşmuştur.Bu söyleyen lifler vücudun pek çok kompleks işlevi yerine getirebilmesi için gereken güçlü yapıyı ve desteği sağlayan en zengin yapılanmalıdır.Cilde sağlamlık esneklik kazandıran bu kamdandır.Kan damarları kaslar sinirler ve salgı organlarının bulunduğu bu katman kıl ve saça da hayat vermektedir.
    Bu iki ana bileşenin yapısını yakından tanımakta fayda vardır.Kollajen kan damarı ten don ve kıkırdakları ana yapı taşıdır.Derinin sert yapısı tamamen kollajenin yapılmasında kaynaklanmaktadır katlanmış çapraz ya da paralel yığınlar alinde olan ir yapılanmadır kollajenin yapısındaki çapraz bağlamalar hiçbir zaman sona ermez bu süreklilik derinin sürekli yenilmesinden sorumludur büyüme gelişme sırasında his edilir derece de değişikliğe uğrar zamanla da bağ dokunun yaşlanması gerçekleşir.Geçen yıllar içinde kollajenin yapılamasındaki bağlanmalar sürekli devam ettiğinde derinin sertleşmesi artar elastikiyet giderek kaybolur kan damarları ve diğer dokuları oluşumu devam eder ve elastikiyet iyice zayıflar.
    Kollajen ayrıca yara iyileşmesinde önem kazanır.Kollajenin bu olayları düzelmesinde gerçek rolü anlaşılamamıştır.Bu arada insan vücudunun %30 dan fazlasına hakim olan bu yapılanmanın diğer sert dokular kemik ve dişlerin de ana yapı malzemesi olduğunu hatırlatmalıdır.Karaciğer gibi yumuşak dokular az miktarda kollajen içerir.Kollajenin yapılanması çok sık tekrarlanma 3 ağrı protein zincirinin(glisin,prolin,hidroksiprolin) hidrojen bağları ile birbirlerine urgan gibi bağlanarak(üçlü heliks şeklinde) sarılması ile oluşur.
    Elastiğ bağ dokuda kollajen ile birlikte oluşur ve çoğunlukla kollajen ile birlikte yer alır.Elastiğ ile kollajen arasındaki benzerliklere dikkat çekilmiştir her iki yapılanmada bir birine benzemeyen proteinlerden oluşmuştur ve yapısal elementlerden karbon azot hidrojen ve oksijendir.ancak bu benzerlikler kadar farklar da aynı derece önemlidir.elastiğ çoğunlukla bağlarda ve kan damarlarda duvarlarda bulunan sarı bir kollajenden farklı olarak fibrilleri uzunluğunun birkaç katına uzatabilecek lastik gibi esnetebilir.
    3. Alt Tabaka(Subkutis)
    Koriunum alt tabakalarında bağ dokusu lifleri deri yüzeyine dikey inerek geniş delikli ağlar yapalar ve bu delikli hücrelerden içine yağ tabakaları toplanarak deri altı yağ dokusunu yaparlar.Yoğun yağ içerikli olan bu tabaka oldukça gevşek olan bir tabakadır.İç organlar tüm dış etkilerden koruyan tampon özelliğindedir.Kalınlığı kişiye ve bölgeye göre değişim göstermekte ve derinin dış görünüşünü oluşturmaktadır.
    Önemli bir ayrıntı şudur:Epidermis ve Korium tabakarınlarının kalınlıkları yaşa göre değişirler, ancak Subkutis’in kalınlığı yalnız beslenme şartlarında göre değişir.
    Cildin Kas Yapısı
    Cilt keseleri düz ve birbirlerine paralel kaslardan meydana gelmiştir.Bu kaslar alt tabakalardan başlar,yağ bezlerinin altından geçer ve koriyomun en üst katmanlarında sonlanırlar.Cilt kaslarının cilt fonksiyonlarındaki rolü çok büyüktür.Bu kaslar korku, heyecan ve irkileme halinde büzüldüklerinde kılları dikleştirerek cildi bildiğimiz diken diken hale getirirler.Ter ve yağ keselerinin açılıp kapanması da bu kaslar vasıtasıyla olur.Saç kökü öldüğü zaman bile şekillileri muhafaza etmektedirler.
    Cildin damar sistemi
    Bağ dokusu içinde bulunan kısmen büyük arterlerden çıkan daha küçük arterler supkutis-kutis sınırında bir ağ yaparalar.bu derin damar ağından dallanmalar yaparak daha kuvvetlı oluşan arter ağışamdan şeklinde epidermis tabakaya doğru ilerler ve sonlanır.Bu derin damar sisteminin görevi cilde gereken madde alış verişini yapmaktır;cilt hücrelerini beslemek,artık hücreleri uzaklaştırmak,lenf sıvısının dağıtımını yapmak şeklinde genelleştirilebilir.
    Cildin sinir sistemi
    Bağ dokusundan epidermisin en üst katlarına kadar ulaşan sinir uçları vücudumuzun dış etkilere karşı duyu işini görmektedir.Cilt en zengin şekilde sinirlenerek ilgili merkezlere iletimi sağlar.
    Cildin ek organları
    Epidermis orjinli olan ter keselerine,yağ keselerine , kıl ve tırnaklara cildin ek organları diyebiliriz.
    Ter Keseleri
    Koriumun Derin katlarından çıkan ve deri yüzeyine açılan boru şeklindeki keselerdir.Cildin her tarafından eşit olmayan yoğunlukta yayılmış durumundadır.Terleme vücudun her tarafında farklı miktarlarda olmaktadır.Terin bileşimi içindeki bazı organik maddeler hava ile temasta koku yapmaktadır,bu nedenle kozmetikte ‘’koku keseleri’’ de denmektedir.Ayrıca korkma,heycanlanma gibi durumlarda terleme,terk keslerinin sinir sistemiyle yakın ilişkide olduğunu göstermektedir.İki tür ter kesesi vardır:
    1)Erkin(ecrine)ter keseleri: tüm vücutta sayısı iki milyonu bulan,epidermisin derinlerindeki yumaklardan çıkan ve çok kıvrıntılı kanallar şeklinde ilerleyerek salgıyı direkt olarak epidermis dışına çıkaran ‘’dökücü kanallar’’dır.Tırnak yanaklar,küçük dudaklar ,dudak kırmızısı hariç her bölgede raslanmaktadır.Burada ki salgı sadece asidik reaksiyondur,hücre elementleri bulunmamaktadır.Bu nedenle de bileşim koku salgılamaz,bazı maddelerin hava ile temasında koku oluşmaktadır.Sağlık acısından terlemeyi önlemeden,hava ile temas anında oluşan bakterilerle mücadele eden kozmetik ürünler önerilmektedir.Özellikle son yıllarda kansorojen etkileri nedeni ile yasaklanmış olan içeriklere karşı özenle dikkat edilmelidir.
    2)Apokvin (apocrin)terk keseleri:Genelde subkutisten çıkan bu keselerin dökücü kanalları,epidermisi dışında değil yağ bezlerinin dökülme yerlerinin üstünde,kıl foli küllerine açılır.Bu tür bezlerin salgısında ise hücresel elementler bulunmakta ve dolasıylada koku maddeleri içerekmetedir.Koltuk altı,genital bölge,meme başları ve kısmende karında bulunmaktadır.Cinsel hayatta rol oynarlar,kadınlarda erkeklerden daha fazladır.
    Yağ keseleri
    Bu keseler özellikle yağ hücrelerini salgılarlar.Kanal vasıtasıyla kıllı bölgelere,yoğunluklada saç yatağına bağlıdırlar ve salgılarını epidermise yakın olan bu foli küllere boşaltırlar.Yağ keselerinin salgısı olan yağlarla supkutis tabakasında bulunan yağın bir ilgisi yoktur.Hücreler yağ keselerinde salgılanan yağı emerek şişerler ve kanama yaklaşınca patlayıp foli küllere akarlar.Saç foliküllerine akan yağ üs kısımlarda ter ile birleşir ve birlikte epidermin dışına çıkarlar.
    Tırnaklar
    Epidermisten gelişen 0.5-0.75 mm kalınlığında dört köşeli boynuz teşekkülerdir.’’tırnak yatağı’’adı verilen deri yastığı üzerinde bulunur ve bu yastık yarım ay şeklinde kendini gösterir.
    Tırnak yapısı,en çok görülen hayvansal porotein olan keratin yapısındadır.
    Kıllar
    Keratin yapısındaki diğer proteinlerdir.Keratinin yapısının elastin ve kollojenden farkı çok sayıda kükürt köprüsüyle sağlamlaştırılmış olmasıdır.kutisin derin katlarında ve bazende sub kutiste bulunan kıl soğanı adı verilen şişkince kısımlardan çıkar,aradaki katmanlardan ve yağ bezelerinin de altından geçerek koriumun üst kısımlarında sonlanırlar.Kıl kesesi dıştan içe dogru bir çok katmandan oluşur.
    Kıllar,insan vücudunda yaşa göre farklılık göstermektedir.Çocukların vücutları ince tüylerle(lanugo)kaplı iken yetişkinlerin vücutlarını kaplayan tüyler dışında çeşitlilik gösteren kıllar vardır;saç,sakal, koltuk altı kılları,cinsel organları örten kıllar,kaşlar,kirpikler,burundaki kıllar,dış kulaktaki kıllar.İlerleyen yaşlarda bu kılların yoğunlukları azalabilmekte ve çoğalabilmektedir.
    Kıl örtüsünün oluşumunda cinsel hormonların çok önemli rolü vardır.Buna göre de 3’e ayrılır;
    A)cinsel hormonlarla alakası olmayan,her iki cinste de ortak olan kıllar;lanugo kılları,kaşlar,kirpikler ve diğer organlardaki kıllar.
    B)Çocukluk cağında başlayan,her iki cinste de iç salgı bezleri kontrolünde oluşan aynı durumda bulunan kıllar;koltuk altı kılları,genital bölge kıllaları ve saçlar.
    c)Erkeğin cinsel hormonları etkisinde olan kıllar;sakal,genital bölgenin üst kısımlarında bulunan kıllar,kulak,burun,gögüs,omuz,sırt ve kolların dış kısımları ile bacaklardaki kıllar.
    Vücuttaki kılları şekillerine göre de üç gruba ayırmak mümkündür.
    a)Uzun kıllar :Saç,sakal,koltuk altı ve cinsel organları örten kıllar
    b)Kısa ve sert kıllar:kaşlar,kirpikler,kulak ve burun kılları
    c)Yumuşak kıllar:vücudu kaplayan diğer kıllar.

    kaynak: Multiple Skleroz, ms tedavisi, ms hastalığı, ms nedenleri, ms nedir, ms türleri, ms şifalı bitkilerle tedavisi, kanser, prostat, migren, doğal tedavi, karaciğer kanseri, kellik, kısırlık, kanser türleri, bitkisel tedavi lokman hekim
Working...
X