fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Cildin derinin görevleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Cildin derinin görevleri

    CİLDİN GÖREVLERİ
    Vücudumuz tamamen kaplayan cildimizin anatomisini genel anlamda inceledikten sonra dış etkenlere karşı koruma dışında bir ordan olarak üstlendiği görevlerini incelemek vücut doğasını koruma yolundaki doğal beslenme hedef düşüncemizi destekleyecek zorunlu gerçeklere daha fazla ışık tutacaktır.
    KORUMA GÖREVİ:
    Derimiz metabolizmamız ile dış ortama karşı her iki yönlü olarak koruma görevini üstlenmiş durumdadır.İçten ve dıştan gelen pek çok zararlıo etkene karşı savunma mekanizması geliştirmesi gerektiğinden sağlamlığı ve elastikiyeti önem kazanmaktadır.
    Vücudumuzun iç döngüsünde yaşamsal faaliyetlerimiz devam edebilmesi için gereken optimum ısı ortamı derimiz ve kılların işbirliği ile sağlamaktadır.Ayrıca bu iç ortamda oluşan çeşitli zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılması işlevine derimiz yardımcı olmaktadır.
    Vücumuzun doğal yaşamını sürdürürken dış ortamda kendisini bekleyen tehlikelere karşı yapmakta olduğu savunma işlevleri işe şunlardır.
    a)Biyolojik eykenlere karşı koruma:Derinin yaşamında da diğer yaşayan her canlı da olduğu gibi biyolojik bir denge söz konusudur.Deri yüzeyi pek çok bakteri ve mikroorganizmalar ile yüklüdür.Yaşayan bu canlıların hastalık oluşturmamalarında derinin özel yapısı etkindir.Derinin sürekli olarak dökülerek kendini yenilemesi bu mikroorganizmaların sürekli yenilenmesini sağlar.Bu anlamda derinin yapılanmasında önemli olan iki savunma mekanizması daha söz konusudur.Derinin dış yüzeyini ince bir film tabakası gibi kapladığını düşüneceğimiz ‘’koruyucu manto’’yapılanması vardır.Asit ve lipit salgılanmadan oluşan bu manto mikroorganizmaların ve mantarların üreme şartlarını ortadan kaldırır.Cildin asit değeri olarak nitelendirilen değer (PH)4.2-5.6 arasındadır,ortalama 4.5PH değeri şeklinde bilinir ve bu mantoyu tanımlar.
    b)Fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı koruma:ışınlara karşı korunma,ortamın ısı değişikiliğine göre iç ortam ısının ayarlanması,geçici travmalara karşı savunma,kaza sonucu karşılaşabileceğimiz derumlar,derinin sağlam yapılanması ve elastikiyeti ile ilgilidir.Deri,su ve nemi normal yapısı ile geçirmemektedir.
    Cildin beslenmesi(Absorbsiyonu):
    Cildin içten ve dıştan beslenmesi cildin sürekli sağlıklı yaşamı için kaçınılmaz zorunluluğumuzdur.Beslenme şartlarının yüksek kalitede olması gereken sağlamlık için alt yapıyı verirken dış etkenlere karşı nemlilik kazandırma dıştan beslenme ile mümkün olacaktır.Yakın tarihe kadar cildin normal yapısının suyu ve nemi geçirmeye imkan verdiğini düşünülmekteydi ancak araştırmalar göstermiştir ki cildin suyu çift taraflı geçirgenliği söz konusudur.Ancak yağlar ve yağda çözünen maddelerin emilimi kısmen daha alt tabakalara kadar mümkündür.Emilebilir özellikteki maddeler kıl foliküllerinden gerçek bu katmanı aşalar.
    CİLDİN DEPO GÖREVİ:
    Derinin alt yapısındaki yağlanmadan bahsetmiştik.Ayrıca önemli bir su deposu ve kan deposu olduğu da yapılanmadan görülmektedir.Deri, bu maddesel depolama ile bir anlamda savunma mekanızmasına destek bvermektedir.
    Solunum görevi:
    Derinin gazları geçirebilmesi bünyenin ve dış ortamın(ısı,nemlilik,gaz yoğunluğu)bağlı olarak etkinlik kazanmaktadır.Deri,oksijeni geçirebilmesi ve karbondioksit değişimi ile gereksimini karşılayabilmektedir.
    Duyu Organı
    Cildin sinir sistemi bölümünde,sinirlenmenin çok zengin olduğunu ve ilgili merkezlere iletimi sağlayarak hassasiyetin ne denli güçlü olduğunu dile getirmiştik.Bu hassasiyet vücudun her yerinde farklı dağılım göstermekdir ve vücudun kabul edilemiyeceği durumlarda rahatsızlık verici tepkimeler baş gösterir, kızarmalar, kaşıntılar,..bu durum alerjik durumdan ayırmak gerekir.Bu tür tahrişlerde görüntüler hemen ve belli bir bölgede kendini gösterir.Alerjik durumlarda bu görüntüler aslı aynı anda ve belli bir bölgede oluşmaz
  • Fidanligi.com

  • #2
    CiLT SAĞLIĞIMIZI MAKSİMUN KORUYALIM

    CiLT SAĞLIĞIMIZI MAKSİMUN KORUYALIM
    Cildimizin yapısı yaşamımızın aynasıdır.’’güzellik sağlıktan geçer’’sloganı bilinçli insanın yaşam tarzı haline gelmiştir.Derinin yapılanmasında çok net gördük ki alt tabakalardan yukarı doğru hücre ve lif yapısının özel dizilişi derinin kalitesi, sağlamlığı ve elastikiyetini belirlemektedir. Antik çağlardan beri gündemini koruyan “güzellik” kavramı ve istenci gelişen medeniyetle insanların bilinçle yaklaşımını sağlamıştır.Bu süreç içinde pek çok akın yaşanmış ve günümüz teknolojisinde doğanın mucizevi gücünü doğallığa en yakın formatlarıyla kullanma yönünde önemle yol alınmıştır.Bir besin tamamlayıcı olarak kullanımını metabolizmamızın sağlığını korumada yardımcı oluşunu ayrıntılarıyla incelemiştik yaşayan organizma cildimizin sürekli ve çabuk yenilenmesi düzenli ve zengin beslenmesini gerekmektedir,Cildin gereksinim duyduğu bu yapısal elementleri zengin ve hazır şekilde bulması bu doğal yaşama destek verebilmektedir.Epitel hücreler arasında yer alan boşlukları sürek olarak açık tutması ve uygulandığı bölgedeki kan akımını hızlandırarak ölü hücrelerin ortamdan uzaklaştırması ve yeni, genç hücrelerin oluşumunu sağlamaktadır.Bitkinin yapısında bulunan aminoasitler yeni hücre yapımını hızlandıran faktörlerdir. Deney hayvanlarında normal beslenmenin %60 oranında kısıtlandığı durumlarda bir hafta içinde kollajen çapraz bağlarında bozulma, 4 ay içinde kollajen sentezin de azalma tespit edilmiştir.
    Cildin dıştan beslenmesinin de emilimi mümkün kozmetik mazemeleri ile sağlanabileceğini anlattık peki bu noktada cildin doğal sağlıklı yaşamına tamamen doğal dıştan uygulanacak preparatların (krem,serom,kapsül)vereceği desteği düşünmemek mümkünmüdür.
    Cildimizin normal şartlarda suyu ve nemi geçirgenliğinin düşük olduğun,yağlar ve yağda çözünen maddeleri daha alt katmanlara geçirebildiğini tekrar hatırlayalım kozmetik dünyası cildin dışardan beslenmesi ve nemlenmesi üzerine prepatlar üretimini hayvansal ve bitkisel yağlara yönelik yoğunlaşmıştır.Bileşiminde bulunan lignin polisakkaritler, cildin çok daha katmanlarına kadar ulaşabilmekte ve bileşimindeki etken maddelerin taşınmasını sağlamaktadır derin tabakalara kadar gerçekleşen bu işler hücrelerin sağlıklı oluşumunu ve yumuşamasını sağlayarak cildin sağlamlığının ve elastikiyetinin oluşumunda destek vermektedir
    Cilt problemleri ile mücadele gücü araştırmacılara göre bitki jelinin etkin bileşimini yanı sıra PH değeri ile ilintilidir.Cildin 4.2-5.6 arasındaki PH değerini koruma yönünde önemle destek vermektedir.Ayrıca yakın tarihteki çalışmalar göstermiştir ki,cilde çok kısa sürede yüksek oranda penetre olmakta, jelinde bulunan spesifik kimyasallar ciltle etkileşerek iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

    Comment

    Working...
    X