CİLDİN GÖREVLERİ
Vücudumuz tamamen kaplayan cildimizin anatomisini genel anlamda inceledikten sonra dış etkenlere karşı koruma dışında bir ordan olarak üstlendiği görevlerini incelemek vücut doğasını koruma yolundaki doğal beslenme hedef düşüncemizi destekleyecek zorunlu gerçeklere daha fazla ışık tutacaktır.
KORUMA GÖREVİ:
Derimiz metabolizmamız ile dış ortama karşı her iki yönlü olarak koruma görevini üstlenmiş durumdadır.İçten ve dıştan gelen pek çok zararlıo etkene karşı savunma mekanizması geliştirmesi gerektiğinden sağlamlığı ve elastikiyeti önem kazanmaktadır.
Vücudumuzun iç döngüsünde yaşamsal faaliyetlerimiz devam edebilmesi için gereken optimum ısı ortamı derimiz ve kılların işbirliği ile sağlamaktadır.Ayrıca bu iç ortamda oluşan çeşitli zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılması işlevine derimiz yardımcı olmaktadır.
Vücumuzun doğal yaşamını sürdürürken dış ortamda kendisini bekleyen tehlikelere karşı yapmakta olduğu savunma işlevleri işe şunlardır.
a)Biyolojik eykenlere karşı koruma:Derinin yaşamında da diğer yaşayan her canlı da olduğu gibi biyolojik bir denge söz konusudur.Deri yüzeyi pek çok bakteri ve mikroorganizmalar ile yüklüdür.Yaşayan bu canlıların hastalık oluşturmamalarında derinin özel yapısı etkindir.Derinin sürekli olarak dökülerek kendini yenilemesi bu mikroorganizmaların sürekli yenilenmesini sağlar.Bu anlamda derinin yapılanmasında önemli olan iki savunma mekanizması daha söz konusudur.Derinin dış yüzeyini ince bir film tabakası gibi kapladığını düşüneceğimiz ‘’koruyucu manto’’yapılanması vardır.Asit ve lipit salgılanmadan oluşan bu manto mikroorganizmaların ve mantarların üreme şartlarını ortadan kaldırır.Cildin asit değeri olarak nitelendirilen değer (PH)4.2-5.6 arasındadır,ortalama 4.5PH değeri şeklinde bilinir ve bu mantoyu tanımlar.
b)Fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı koruma:ışınlara karşı korunma,ortamın ısı değişikiliğine göre iç ortam ısının ayarlanması,geçici travmalara karşı savunma,kaza sonucu karşılaşabileceğimiz derumlar,derinin sağlam yapılanması ve elastikiyeti ile ilgilidir.Deri,su ve nemi normal yapısı ile geçirmemektedir.
Cildin beslenmesi(Absorbsiyonu):
Cildin içten ve dıştan beslenmesi cildin sürekli sağlıklı yaşamı için kaçınılmaz zorunluluğumuzdur.Beslenme şartlarının yüksek kalitede olması gereken sağlamlık için alt yapıyı verirken dış etkenlere karşı nemlilik kazandırma dıştan beslenme ile mümkün olacaktır.Yakın tarihe kadar cildin normal yapısının suyu ve nemi geçirmeye imkan verdiğini düşünülmekteydi ancak araştırmalar göstermiştir ki cildin suyu çift taraflı geçirgenliği söz konusudur.Ancak yağlar ve yağda çözünen maddelerin emilimi kısmen daha alt tabakalara kadar mümkündür.Emilebilir özellikteki maddeler kıl foliküllerinden gerçek bu katmanı aşalar.
CİLDİN DEPO GÖREVİ:
Derinin alt yapısındaki yağlanmadan bahsetmiştik.Ayrıca önemli bir su deposu ve kan deposu olduğu da yapılanmadan görülmektedir.Deri, bu maddesel depolama ile bir anlamda savunma mekanızmasına destek bvermektedir.
Solunum görevi:
Derinin gazları geçirebilmesi bünyenin ve dış ortamın(ısı,nemlilik,gaz yoğunluğu)bağlı olarak etkinlik kazanmaktadır.Deri,oksijeni geçirebilmesi ve karbondioksit değişimi ile gereksimini karşılayabilmektedir.
Duyu Organı
Cildin sinir sistemi bölümünde,sinirlenmenin çok zengin olduğunu ve ilgili merkezlere iletimi sağlayarak hassasiyetin ne denli güçlü olduğunu dile getirmiştik.Bu hassasiyet vücudun her yerinde farklı dağılım göstermekdir ve vücudun kabul edilemiyeceği durumlarda rahatsızlık verici tepkimeler baş gösterir, kızarmalar, kaşıntılar,..bu durum alerjik durumdan ayırmak gerekir.Bu tür tahrişlerde görüntüler hemen ve belli bir bölgede kendini gösterir.Alerjik durumlarda bu görüntüler aslı aynı anda ve belli bir bölgede oluşmaz
Vücudumuz tamamen kaplayan cildimizin anatomisini genel anlamda inceledikten sonra dış etkenlere karşı koruma dışında bir ordan olarak üstlendiği görevlerini incelemek vücut doğasını koruma yolundaki doğal beslenme hedef düşüncemizi destekleyecek zorunlu gerçeklere daha fazla ışık tutacaktır.
KORUMA GÖREVİ:
Derimiz metabolizmamız ile dış ortama karşı her iki yönlü olarak koruma görevini üstlenmiş durumdadır.İçten ve dıştan gelen pek çok zararlıo etkene karşı savunma mekanizması geliştirmesi gerektiğinden sağlamlığı ve elastikiyeti önem kazanmaktadır.
Vücudumuzun iç döngüsünde yaşamsal faaliyetlerimiz devam edebilmesi için gereken optimum ısı ortamı derimiz ve kılların işbirliği ile sağlamaktadır.Ayrıca bu iç ortamda oluşan çeşitli zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılması işlevine derimiz yardımcı olmaktadır.
Vücumuzun doğal yaşamını sürdürürken dış ortamda kendisini bekleyen tehlikelere karşı yapmakta olduğu savunma işlevleri işe şunlardır.
a)Biyolojik eykenlere karşı koruma:Derinin yaşamında da diğer yaşayan her canlı da olduğu gibi biyolojik bir denge söz konusudur.Deri yüzeyi pek çok bakteri ve mikroorganizmalar ile yüklüdür.Yaşayan bu canlıların hastalık oluşturmamalarında derinin özel yapısı etkindir.Derinin sürekli olarak dökülerek kendini yenilemesi bu mikroorganizmaların sürekli yenilenmesini sağlar.Bu anlamda derinin yapılanmasında önemli olan iki savunma mekanizması daha söz konusudur.Derinin dış yüzeyini ince bir film tabakası gibi kapladığını düşüneceğimiz ‘’koruyucu manto’’yapılanması vardır.Asit ve lipit salgılanmadan oluşan bu manto mikroorganizmaların ve mantarların üreme şartlarını ortadan kaldırır.Cildin asit değeri olarak nitelendirilen değer (PH)4.2-5.6 arasındadır,ortalama 4.5PH değeri şeklinde bilinir ve bu mantoyu tanımlar.
b)Fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı koruma:ışınlara karşı korunma,ortamın ısı değişikiliğine göre iç ortam ısının ayarlanması,geçici travmalara karşı savunma,kaza sonucu karşılaşabileceğimiz derumlar,derinin sağlam yapılanması ve elastikiyeti ile ilgilidir.Deri,su ve nemi normal yapısı ile geçirmemektedir.
Cildin beslenmesi(Absorbsiyonu):
Cildin içten ve dıştan beslenmesi cildin sürekli sağlıklı yaşamı için kaçınılmaz zorunluluğumuzdur.Beslenme şartlarının yüksek kalitede olması gereken sağlamlık için alt yapıyı verirken dış etkenlere karşı nemlilik kazandırma dıştan beslenme ile mümkün olacaktır.Yakın tarihe kadar cildin normal yapısının suyu ve nemi geçirmeye imkan verdiğini düşünülmekteydi ancak araştırmalar göstermiştir ki cildin suyu çift taraflı geçirgenliği söz konusudur.Ancak yağlar ve yağda çözünen maddelerin emilimi kısmen daha alt tabakalara kadar mümkündür.Emilebilir özellikteki maddeler kıl foliküllerinden gerçek bu katmanı aşalar.
CİLDİN DEPO GÖREVİ:
Derinin alt yapısındaki yağlanmadan bahsetmiştik.Ayrıca önemli bir su deposu ve kan deposu olduğu da yapılanmadan görülmektedir.Deri, bu maddesel depolama ile bir anlamda savunma mekanızmasına destek bvermektedir.
Solunum görevi:
Derinin gazları geçirebilmesi bünyenin ve dış ortamın(ısı,nemlilik,gaz yoğunluğu)bağlı olarak etkinlik kazanmaktadır.Deri,oksijeni geçirebilmesi ve karbondioksit değişimi ile gereksimini karşılayabilmektedir.
Duyu Organı
Cildin sinir sistemi bölümünde,sinirlenmenin çok zengin olduğunu ve ilgili merkezlere iletimi sağlayarak hassasiyetin ne denli güçlü olduğunu dile getirmiştik.Bu hassasiyet vücudun her yerinde farklı dağılım göstermekdir ve vücudun kabul edilemiyeceği durumlarda rahatsızlık verici tepkimeler baş gösterir, kızarmalar, kaşıntılar,..bu durum alerjik durumdan ayırmak gerekir.Bu tür tahrişlerde görüntüler hemen ve belli bir bölgede kendini gösterir.Alerjik durumlarda bu görüntüler aslı aynı anda ve belli bir bölgede oluşmaz


Comment