ENDOKRİN METABOLİZMA HASTALIKLARI
İnsan vücudunun çeşitli fonksiyonları belli başlı iki kontrol sistemi ile düzenlenir. Bunlar sinir sistemi ve hormonal sistemdir. Genel olarak hormonal sistem,organizmanın belli başlı metabolizma fonksiyonlarını kontrol eder.Hormonal kimyasal bir madde olup organizma sıvıları içinde bir hücre veya bir hücre topluluğu tarafından salgılanır,organizmanın diğer hücreleri üzerinde fizyolojik bir kontrol uygular. Kimyasal yapı bakımından hormonlar,iki ana gruba ayrılırlar. Bunlardan birincisi proteinler ,protein türevleri veya aminoasitler ,ikincisi ise steroid yapıdaki hormonlardır.
Metabolizma ise ,hücrelerin yaşamasını sağlayan kimyasal olayları incelemektedir. Hücrelerdeki kimyasal reaksiyonların büyük bir oranı besinlerdeki enerjiyi hücrenin değişik fizyolojik sistemleri için kullanılabilir bir hale getirmek amacına yönelmiştir. Küçük moleküllerin daha büyük moleküllere dönüştüğü metabolik olaylara “anabolizma”,büyük moleküllerin daha küçük moleküllere dönüştüğü olaylara ise “katabolizma” denir. Hücrelerin sadece hayatiyetlerini sürdürebildikleri minimum metabolik düzeye ise “bazal metabolizma” denir.
Endokrin ve metabolizma hastalıkları,çok geniş bir yelpazede yer almaktadır. Ancak,toplumda en sık rastlanan hastalıklar ve bu hastalıkların genel tanımları şöyle özetlenebilir;
HASTALIK
TANIMLAMA
AKROMEGALİ
Kafa ve yüzde,ellerde,ayaklarda ve göğüs kafesinde anormal büyüme ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Hipofiz bezinin ön bölümünde büyüme hormonunun çok fazla salgılanması sonucu oluşur. İleri aşamalarda Diyabetes Mellitus gelişme riski bulunmaktadır.
ALBİNİZM
Dermatoloji konu başlığı
ASETONEMİ
Kanda aseton düzeyinin yüksek olması halidir. İleri aşamalarda depresyon tablosu ile ortaya çıkar.
ASETONÜRİ
Üroloji konu başlığı
ASİDEMİ
Kanda hidrojen iyon konsantrasyonunun artması durumudur.PH değerinde düşme ile kendisini gösterir.
ASİDOZ
Vücut sıvılarında alkali maddelerin yoğunluğunun düşme,asit nitelikli maddelerin yoğunluğunda artma olması durumu. Vücut fonksiyonlarında bozulma ile kendisini gösterir. Bu bozulma özellikle Sinir Sisteminde önem taşımaktadır.
BASEDOW GRAVES HASTALIĞI
Tiroid bezinin bağışıklık sistemi ile ilgili iltihaplı hastalığıdır. Gözlerde aşırı derecede büyüme dışa doğru çıkma en önemli bulgudur.
CUSHING HASTALIĞI
Kortizon hormon salımının artması ile oluşan bir hormon hastalığıdır. Gövde de şişmanlama,ay dede yüzü ,akne,karın bölgesinde çizgi oluşumları,yüksek tansiyon ,psikiyatrik bozukluklar ile birlikte seyredebilirler.
DİABETES INSIPIDUS
Yalancı şeker olarak da bilinir. Çok fazla idrara çıkma,çok fazla su içme ile karakterlidir. İdrar dansitesi çok düşüktür.
DİABETES MELLİTUS
Normalde pankreas beta hücrelerinden salgılanan insülinin yokluğu,yetersizliği ya da etkisizliği sonucu gelişir.çok idrara çıkma,çok su içme ve çok yemek yeme ile kendini belli eder. Çocuklarda görülen ve kalıtsal olan tipi ile erişkin yaşta karşılaşan tipi arasında çok büyük farklılıklar bulunmaktadır.
FEOKROMASITOMA
Böbreküstü bezinin bir tümör hastalığıdır. Krizler halinde gelen hipertansiyon atakları vardır. Nöbetler esnasında baş ağrısı,heyecan,çarpıntı,terleme,ateş basması mevcuttur.
GUATR
Tiroid bezinin normalden daha büyük olması ile karakterli bir hastalıktır. Büyüme ,bezin fonksiyonlarında artma ya da azalma yapabilir. Genellikle iyod yetersizliğine bağlı olarak gelişir.
HAND SCHÜLLER CHRISITIAN
Lipid hücrelerinden kaynaklanan ve özellikle kafatasında kemik yıkılımı ile kendisini gösteren kolesterol ester kümelenmeleri ile karakterli hastalık
HASHIMATO TİROİDİTİ
Lenfosit hücrelerinin Tiroid bezini istilasıyla kendisini gösteren hastalıktır.
HİPERTİROİDİ
Tiroid hormonunun fazlalığına bağlı bir hastalık tablosudur. Çarpıntı,sinirlilik,sıcağa tahammülsüzlük,kilo kaybı,titreme,kas güçsüzlüğü,ishal olabilir. Basedow Graves tipi hipertiroidi de bağışıklık sistemi etkilenmektedir.
HİPOTİROİDİ
Tiroid hormonun yetersiz salgılanması sonucu gelişir. Halsizlik,hafıza kusurları,soğuğa tahammülsüzlük,kilo artışı,kabızlık,saç dökülmesi ve ses kalınlaşması belli başlı bulgulardır.
KRETENİZM
Hipertiroidinin doğumsal olanıdır. Bu hastalarda bebeklik çağında başlayan orantısız büyüme bulguları vardır.
MARIE HASTALIĞI
Akromegali.
YALANCI ŞEKER
Diyabetes Insipidus.
Endokrin Metabolizma Hastalıları
1- Hormonal hastalıklar içinde Diyabet en yaygın sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalık iki farklı form olarak gözlemlenebilmektedir.
“Tip 1 Diyabet”olarak adlandırılan çocukluk çağında başlayan ve genetik geçiş özelliği bulunan tipte,pankreastan insülin salımı hiç bulunmamaktadır. Bu tip şeker hastalığın temelinde genetik faktörler yatmasına bağlı olarak çok başarılı sonuçlar elde etmek şansı bulunmamaktadır. Bu tür hastalarda kullanımı ile ileri dönemlerde ortaya çıkma riski bulunan böbrek,göz ya da diğer organ tutulumlarını engellemek hedefenmelidir.
“Tip 2 Diyabet” olarak bilinen diğer tip şeker hastalığında ise pankreastan insülin salımı bulunmakla birlikte organizmanın ihtiyacını karşılamaktan uzak kalmaktadır. Daha çok hatalı beslenme sonucu ortaya çıkan bu tip şeker hastalığı,ileri yaşlarda oluşmakta,aşırı şeker,karbonhidrat,alkol tüketiminde bulunan kişilerde sıklıkla görülmektedir. Bu tip hastalarda kullanımı ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Acı tadından dolayı şeker,meyve özleri ya da bal ile karıştırılarak kullanılan istenen sonuca ulaşmayı engellemekte,bilakis hastanın serum glükoz seviyelerinde yükselmeler olabilmektedir.
2- Tiroid bezinin bir hastalığı olan “guatr”da iki farklı görünüm ile karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi “diffüz guatr” olarak adlandırılan Tiroid bezinin tamamında oluşan büyüme tablosudur. İkinci tip olan “nodüler guatr” ise,Tiroid bezi içinde farklı büyüklüklerde bir ya da birden çok kitlenin bulunduğu durumlardır. Her iki tip guatrda da başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Ancak nodüler guatr durumunda başarıya ulaşmak için diffüz guatra göre daha uzun süre kullanım gerekmektedir.
3- Diğer hormonal hastalıklarda ise sebebe yönelik uygulamalarda bulunulması önerilmektedir.
Materyal Ve Metot
Yetişkin,erkek ICR farelerinde (20-30 g , her grupta 8 adet) diyabet oluşturmak için , intraperitoneal olarak 200 mg/kg streptozotosin uygulanmıştır. Toz halindeki streptozotosin %0,9 salin ile karıştırılmıştır. Kontrol grubundaki hayvanlara bu enjeksiyon yapılmamıştır. Beş gün sonra,kontrol grubu dışındaki her gruptan iki fare randomize yöntemle seçilmiş ve diyabet yönünden incelenmiştir. Hayvanların diyabetik olduklarının tespiti için kan şekeri değeri belirlenmiş ve not edilmiştir. Eter anestezisi altında,tüm farelerin birer tarafları tıraşlanmıştır. Her hayvanda bozuk para büyüklüğünde bir alan işaretlenmiş ve bu alanda subkütanöz olarak 0,2 cc %2 jelatin(%0,4 NaCI , %1 Etanol) uygulanmış,küçük birer bleb oluşturulmuştur. Bu enjeksiyonun hemen ardından 2,20 ve 100 mg/kg renklendirilmiş gibberellik asit A enjeksiyonu yapılmıştır. Gibberellin enjeksiyonu işaretlenmiş alanın dışına uygulanmıştır. Diyabetik ve nondiyabetik birer grup hayvana jelatin yerine salin enjeksiyonu yapıldı,bu hayvanlara da gibberellin uygulamasında bulunundu.
İkinci enjesiyondan 3 saat sonra hayvanlar öldürüldü. İşaretli bölgeden insizyonlar yapılarak subdermal doku çıkarıldı ve boyandı. İşaretli bölgelerdeki polimorfonükleer lökosit infiltrasyonunun tespiti için subdermal doku Wright boyası ile boyandı. Her numuneden randomize seçilmiş üç kesit ışık mikroskobunda incelendi. Polimorfonükleer lökosit hücre sayımları için ortalama ve standart hatalar hesaplandı.
İnsan vücudunun çeşitli fonksiyonları belli başlı iki kontrol sistemi ile düzenlenir. Bunlar sinir sistemi ve hormonal sistemdir. Genel olarak hormonal sistem,organizmanın belli başlı metabolizma fonksiyonlarını kontrol eder.Hormonal kimyasal bir madde olup organizma sıvıları içinde bir hücre veya bir hücre topluluğu tarafından salgılanır,organizmanın diğer hücreleri üzerinde fizyolojik bir kontrol uygular. Kimyasal yapı bakımından hormonlar,iki ana gruba ayrılırlar. Bunlardan birincisi proteinler ,protein türevleri veya aminoasitler ,ikincisi ise steroid yapıdaki hormonlardır.
Metabolizma ise ,hücrelerin yaşamasını sağlayan kimyasal olayları incelemektedir. Hücrelerdeki kimyasal reaksiyonların büyük bir oranı besinlerdeki enerjiyi hücrenin değişik fizyolojik sistemleri için kullanılabilir bir hale getirmek amacına yönelmiştir. Küçük moleküllerin daha büyük moleküllere dönüştüğü metabolik olaylara “anabolizma”,büyük moleküllerin daha küçük moleküllere dönüştüğü olaylara ise “katabolizma” denir. Hücrelerin sadece hayatiyetlerini sürdürebildikleri minimum metabolik düzeye ise “bazal metabolizma” denir.
Endokrin ve metabolizma hastalıkları,çok geniş bir yelpazede yer almaktadır. Ancak,toplumda en sık rastlanan hastalıklar ve bu hastalıkların genel tanımları şöyle özetlenebilir;
HASTALIK
TANIMLAMA
AKROMEGALİ
Kafa ve yüzde,ellerde,ayaklarda ve göğüs kafesinde anormal büyüme ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Hipofiz bezinin ön bölümünde büyüme hormonunun çok fazla salgılanması sonucu oluşur. İleri aşamalarda Diyabetes Mellitus gelişme riski bulunmaktadır.
ALBİNİZM
Dermatoloji konu başlığı
ASETONEMİ
Kanda aseton düzeyinin yüksek olması halidir. İleri aşamalarda depresyon tablosu ile ortaya çıkar.
ASETONÜRİ
Üroloji konu başlığı
ASİDEMİ
Kanda hidrojen iyon konsantrasyonunun artması durumudur.PH değerinde düşme ile kendisini gösterir.
ASİDOZ
Vücut sıvılarında alkali maddelerin yoğunluğunun düşme,asit nitelikli maddelerin yoğunluğunda artma olması durumu. Vücut fonksiyonlarında bozulma ile kendisini gösterir. Bu bozulma özellikle Sinir Sisteminde önem taşımaktadır.
BASEDOW GRAVES HASTALIĞI
Tiroid bezinin bağışıklık sistemi ile ilgili iltihaplı hastalığıdır. Gözlerde aşırı derecede büyüme dışa doğru çıkma en önemli bulgudur.
CUSHING HASTALIĞI
Kortizon hormon salımının artması ile oluşan bir hormon hastalığıdır. Gövde de şişmanlama,ay dede yüzü ,akne,karın bölgesinde çizgi oluşumları,yüksek tansiyon ,psikiyatrik bozukluklar ile birlikte seyredebilirler.
DİABETES INSIPIDUS
Yalancı şeker olarak da bilinir. Çok fazla idrara çıkma,çok fazla su içme ile karakterlidir. İdrar dansitesi çok düşüktür.
DİABETES MELLİTUS
Normalde pankreas beta hücrelerinden salgılanan insülinin yokluğu,yetersizliği ya da etkisizliği sonucu gelişir.çok idrara çıkma,çok su içme ve çok yemek yeme ile kendini belli eder. Çocuklarda görülen ve kalıtsal olan tipi ile erişkin yaşta karşılaşan tipi arasında çok büyük farklılıklar bulunmaktadır.
FEOKROMASITOMA
Böbreküstü bezinin bir tümör hastalığıdır. Krizler halinde gelen hipertansiyon atakları vardır. Nöbetler esnasında baş ağrısı,heyecan,çarpıntı,terleme,ateş basması mevcuttur.
GUATR
Tiroid bezinin normalden daha büyük olması ile karakterli bir hastalıktır. Büyüme ,bezin fonksiyonlarında artma ya da azalma yapabilir. Genellikle iyod yetersizliğine bağlı olarak gelişir.
HAND SCHÜLLER CHRISITIAN
Lipid hücrelerinden kaynaklanan ve özellikle kafatasında kemik yıkılımı ile kendisini gösteren kolesterol ester kümelenmeleri ile karakterli hastalık
HASHIMATO TİROİDİTİ
Lenfosit hücrelerinin Tiroid bezini istilasıyla kendisini gösteren hastalıktır.
HİPERTİROİDİ
Tiroid hormonunun fazlalığına bağlı bir hastalık tablosudur. Çarpıntı,sinirlilik,sıcağa tahammülsüzlük,kilo kaybı,titreme,kas güçsüzlüğü,ishal olabilir. Basedow Graves tipi hipertiroidi de bağışıklık sistemi etkilenmektedir.
HİPOTİROİDİ
Tiroid hormonun yetersiz salgılanması sonucu gelişir. Halsizlik,hafıza kusurları,soğuğa tahammülsüzlük,kilo artışı,kabızlık,saç dökülmesi ve ses kalınlaşması belli başlı bulgulardır.
KRETENİZM
Hipertiroidinin doğumsal olanıdır. Bu hastalarda bebeklik çağında başlayan orantısız büyüme bulguları vardır.
MARIE HASTALIĞI
Akromegali.
YALANCI ŞEKER
Diyabetes Insipidus.
Endokrin Metabolizma Hastalıları
1- Hormonal hastalıklar içinde Diyabet en yaygın sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalık iki farklı form olarak gözlemlenebilmektedir.
“Tip 1 Diyabet”olarak adlandırılan çocukluk çağında başlayan ve genetik geçiş özelliği bulunan tipte,pankreastan insülin salımı hiç bulunmamaktadır. Bu tip şeker hastalığın temelinde genetik faktörler yatmasına bağlı olarak çok başarılı sonuçlar elde etmek şansı bulunmamaktadır. Bu tür hastalarda kullanımı ile ileri dönemlerde ortaya çıkma riski bulunan böbrek,göz ya da diğer organ tutulumlarını engellemek hedefenmelidir.
“Tip 2 Diyabet” olarak bilinen diğer tip şeker hastalığında ise pankreastan insülin salımı bulunmakla birlikte organizmanın ihtiyacını karşılamaktan uzak kalmaktadır. Daha çok hatalı beslenme sonucu ortaya çıkan bu tip şeker hastalığı,ileri yaşlarda oluşmakta,aşırı şeker,karbonhidrat,alkol tüketiminde bulunan kişilerde sıklıkla görülmektedir. Bu tip hastalarda kullanımı ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Acı tadından dolayı şeker,meyve özleri ya da bal ile karıştırılarak kullanılan istenen sonuca ulaşmayı engellemekte,bilakis hastanın serum glükoz seviyelerinde yükselmeler olabilmektedir.
2- Tiroid bezinin bir hastalığı olan “guatr”da iki farklı görünüm ile karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi “diffüz guatr” olarak adlandırılan Tiroid bezinin tamamında oluşan büyüme tablosudur. İkinci tip olan “nodüler guatr” ise,Tiroid bezi içinde farklı büyüklüklerde bir ya da birden çok kitlenin bulunduğu durumlardır. Her iki tip guatrda da başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Ancak nodüler guatr durumunda başarıya ulaşmak için diffüz guatra göre daha uzun süre kullanım gerekmektedir.
3- Diğer hormonal hastalıklarda ise sebebe yönelik uygulamalarda bulunulması önerilmektedir.
Materyal Ve Metot
Yetişkin,erkek ICR farelerinde (20-30 g , her grupta 8 adet) diyabet oluşturmak için , intraperitoneal olarak 200 mg/kg streptozotosin uygulanmıştır. Toz halindeki streptozotosin %0,9 salin ile karıştırılmıştır. Kontrol grubundaki hayvanlara bu enjeksiyon yapılmamıştır. Beş gün sonra,kontrol grubu dışındaki her gruptan iki fare randomize yöntemle seçilmiş ve diyabet yönünden incelenmiştir. Hayvanların diyabetik olduklarının tespiti için kan şekeri değeri belirlenmiş ve not edilmiştir. Eter anestezisi altında,tüm farelerin birer tarafları tıraşlanmıştır. Her hayvanda bozuk para büyüklüğünde bir alan işaretlenmiş ve bu alanda subkütanöz olarak 0,2 cc %2 jelatin(%0,4 NaCI , %1 Etanol) uygulanmış,küçük birer bleb oluşturulmuştur. Bu enjeksiyonun hemen ardından 2,20 ve 100 mg/kg renklendirilmiş gibberellik asit A enjeksiyonu yapılmıştır. Gibberellin enjeksiyonu işaretlenmiş alanın dışına uygulanmıştır. Diyabetik ve nondiyabetik birer grup hayvana jelatin yerine salin enjeksiyonu yapıldı,bu hayvanlara da gibberellin uygulamasında bulunundu.
İkinci enjesiyondan 3 saat sonra hayvanlar öldürüldü. İşaretli bölgeden insizyonlar yapılarak subdermal doku çıkarıldı ve boyandı. İşaretli bölgelerdeki polimorfonükleer lökosit infiltrasyonunun tespiti için subdermal doku Wright boyası ile boyandı. Her numuneden randomize seçilmiş üç kesit ışık mikroskobunda incelendi. Polimorfonükleer lökosit hücre sayımları için ortalama ve standart hatalar hesaplandı.

