Mühim bir arkadaþýmýzýn hastalýðý münasebetiyle bahcesel müdavimleri için, hastalýklarýn insana verilmesinin hikmetlerini aþaðýda toparlamaya çalýþtým.
Ýnþaallah, bana ve sizlere faidesi olur.
Ey sabýrsýz hasta! Sabret
belki þükret. Senin bu hastalýðýn
ömür dakikalarýný birer saat ibadet hükmüne getirebilir. Hastalýklar
musibetler vasýtasýyla musibetzede aczini
zaafýný hisseder
Hâlýk-ý Rahîmine sýðýnýr
yalvarýr. Hâlis
riyâsýz
mânevî bir ibadete eriþenlerden olur. Evet
hastalýkla geçen bir ömür
Allah'tan þikayet etmemek þartýyla
mü'min için ibadet sayýldýðýna sahih rivayet vardýr. Senin bir dakika ömrünü bin dakika hükmüne getirip
sana uzun ömrü kazandýran hastalýktan þikayetçi olan deðil
teþekkür et.
Þu dâr-ý dünya, meydan-ý imtihandýr ve dâr-ý hizmettir; lezzet ve ücret ve mükâfat yeri deðildir. Madem dâr-ý hizmettir ve mahall-i ubudiyettir; hastalýklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek þartýyla o hizmete ve o ubudiyete çok muvafýk oluyor ve kuvvet veriyor. Ve herbir saati, birgün ibadet hükmüne getirdiðinden þekva deðil, þükretmek gerektir.
Evet ibadet iki kýsýmdýr: Bir kýsmý müsbet, diðeri menfî. Müsbet kýsmý malûmdur.
Menfî kýsmý ise,
hastalýklar ve musibetlerle musibetzede za’fýný ve aczini hissedip Rabb-ý Rahîmine ilticakârane teveccüh edip, onu düþünüp, ona yalvarýp hâlis bir ubudiyet yapar. Bu ubudiyete riya giremez, hâlistir. Eðer sabretse, musibetin mükâfatýný düþünse, þükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kýsacýk ömrü uzun bir ömür olur. Hattâ bir kýsmý var ki, bir dakikasý bir gün ibadet hükmüne geçer. Hattâ bir âhiret kardeþim, Muhacir Hâfýz Ahmed isminde bir zâtýn müdhiþ bir hastalýðýna ziyade merak ettim. Kalbime ihtar edildi: “Onu tebrik et. Herbir dakikasý birgün ibadet hükmüne geçiyor.” Zâten o zât sabýr içinde þükrediyordu.
2.Lem’a
Ey âhiretini düþünen hasta! Hastalýk, sabun gibi, günahlarýn kirlerini yýkar, temizler. Hastalýklar keffâretü'z-zünub olduðu hadis-i sahihle sabittir. Hem hadiste vardýr ki, "Ermiþ aðacý silkmekle nasýl meyveleri düþer; imanlý bir hastanýn titremesi de öyle günahlarý silker." (Buharî, Merdâ: 1, 2, 13, 16)
Ýnþaallah, bana ve sizlere faidesi olur.
Ey sabýrsýz hasta! Sabret
belki þükret. Senin bu hastalýðýn
ömür dakikalarýný birer saat ibadet hükmüne getirebilir. Hastalýklar
musibetler vasýtasýyla musibetzede aczini
zaafýný hisseder
Hâlýk-ý Rahîmine sýðýnýr
yalvarýr. Hâlis
riyâsýz
mânevî bir ibadete eriþenlerden olur. Evet
hastalýkla geçen bir ömür
Allah'tan þikayet etmemek þartýyla
mü'min için ibadet sayýldýðýna sahih rivayet vardýr. Senin bir dakika ömrünü bin dakika hükmüne getirip
sana uzun ömrü kazandýran hastalýktan þikayetçi olan deðil
teþekkür et.Þu dâr-ý dünya, meydan-ý imtihandýr ve dâr-ý hizmettir; lezzet ve ücret ve mükâfat yeri deðildir. Madem dâr-ý hizmettir ve mahall-i ubudiyettir; hastalýklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek þartýyla o hizmete ve o ubudiyete çok muvafýk oluyor ve kuvvet veriyor. Ve herbir saati, birgün ibadet hükmüne getirdiðinden þekva deðil, þükretmek gerektir.
Evet ibadet iki kýsýmdýr: Bir kýsmý müsbet, diðeri menfî. Müsbet kýsmý malûmdur.
Menfî kýsmý ise,
hastalýklar ve musibetlerle musibetzede za’fýný ve aczini hissedip Rabb-ý Rahîmine ilticakârane teveccüh edip, onu düþünüp, ona yalvarýp hâlis bir ubudiyet yapar. Bu ubudiyete riya giremez, hâlistir. Eðer sabretse, musibetin mükâfatýný düþünse, þükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kýsacýk ömrü uzun bir ömür olur. Hattâ bir kýsmý var ki, bir dakikasý bir gün ibadet hükmüne geçer. Hattâ bir âhiret kardeþim, Muhacir Hâfýz Ahmed isminde bir zâtýn müdhiþ bir hastalýðýna ziyade merak ettim. Kalbime ihtar edildi: “Onu tebrik et. Herbir dakikasý birgün ibadet hükmüne geçiyor.” Zâten o zât sabýr içinde þükrediyordu.
2.Lem’a
Ey âhiretini düþünen hasta! Hastalýk, sabun gibi, günahlarýn kirlerini yýkar, temizler. Hastalýklar keffâretü'z-zünub olduðu hadis-i sahihle sabittir. Hem hadiste vardýr ki, "Ermiþ aðacý silkmekle nasýl meyveleri düþer; imanlý bir hastanýn titremesi de öyle günahlarý silker." (Buharî, Merdâ: 1, 2, 13, 16)

