fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yarasa gübresi içerik ve form

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • prefix_1_title_rich Yarasa gübresi içerik ve form

    Sayın Durmuş Bey,
    Böyle bir sistemden size kolayca ulaşıp sorularımızı cevapladığınız için teşekkür ederiz.

    Bilindiği gibi Türkiyede büyük bir yarasa gübresi potansiyeli olmasına rağmen bakanlığın çeşitli sebepler bahane edilerek üretim ve satışına izin verilmemekte ve gübre üretim ve izin yönetmeliğinde yer almamaktadır. Haliyle birçok mağara sahibi insanlarda bu mağaraları ellerinde tutarak belki izin çıkar diye umutla beklemektedirler.

    Acaba bu gübreyi başka organik gübrelerle karıştırılsa satış izni alınabilir mi? örneğin tavuk gübresiyle karıştırılsa hangi oranda karıştırılmalı ki izin alınabilsin. yada başka nasıl bir formül bulunabilir? Cevabınız için teşekkür ederim.

  • #2
    Cevap: Yarasa gübresi içerik ve form

    Vermiş olduğunuz bilgi için teşekkür ederim. Sizinle görüşmek istiyorum. Mesai saatleri içerisinde arayacağım. Saygılarımla...

    Comment


    • #3
      Cevap: Yarasa gübresi içerik ve form

      Güzel bir soru ve güzel bir cevap. İşte Bahcesel. Herkese teşekkürler.

      Comment


      • #4
        Cevap: Yarasa gübresi içerik ve form

        Üste bir arkadaşımız yazmışkine bakanlık kanatlı rasyonunu yarasa gübresinden ayıramaz diye. Sadece gülerim bu yazıya! Sadece bir tahlile bakar hıfsısıha ya yollarsın sana ne kadar yarasa boku ne kadarı tavuk boku şakkadanak çıkarıverir. Bu kadar basit bir olay pesss yanii pesss.
        Ayrıca yarasa gübresindeki sorun sizin dediğinizden çok mikrobiyol semptomların çoğunluğu ve içindeki ağır metal yoğunluğunun doğaya olan etkisidir. Bu hayvanlar kanla beslendiği için bu metallar inorganik yapıda olanlarının zararlı etkisidir. Daha önce selami beye bu konuyu anlattım, bu konuda ruhsat almanın yolu 161 santigratta sıcağa tabi tutularak yapılan işlemle üretimdirki buda bakterilerin ( yararlı) ölmesine ve aşırı yanma kayıplarına ulaşmasına sebep olmaktadır. Ayrıca yaş yarasa gübresinde bakteri faaliyeti 1.10üzeri 15 in üzerinde seyrettiğinden ( zararlı) hastalık ve zararlılara davetiye çıkarmaktadır. Bu sebebden bakanlık çekinmektedir.
        Önemli olan hayatımızı ikame ettirmemiz için toprağı korumaktır. Para için her şey mübahtır mantığı değil.

        Comment


        • #5
          Cevap: Yarasa gübresi içerik ve form

          yarasa gübresi üretimi için ruhsatı hangi kurum veriyor.

          Comment


          • #6
            Cevap: Yarasa gübresi içerik ve form

            merhabalar
            yarasa gübresi üretim izni ve ürüne ait tescil belgesi 04.06.2010 tarihinde yayınlanan yeni organik gübre yönetmeliğine göre Tügem tarafından verilmektedir.
            Bunlar ile ilgili belgeleri adı geçen yönetmelik incelendiğinde üretim izni, lisans ve tescil belgesi için gerekli evraklar oluşturularak başvurulmaktadır.

            Comment


            • #7
              Cevap: Yarasa gübresi içerik ve form

              Merhaba arkadaşlar arkadaşımızın birisi yarasanın kan emerek beslendiğini falan yazmış güzel kardeşim bilmediğin şeyi ortaya atma insanları yanlış yönlendirme ülkemizde kan emerek beslenen YARASA TÜRÜ YOKTUR!!!

              Çoğumuz belki hayatımızda hiç yarasa görmemişizdir. Çünkü yarasalar insanlardan uzaklarda, genellikle mağara kovuklarında yaşar ve geceleri zifiri karanlıkta ortaya çıkarlar. Yarasalar tabiatın harikulade yaratıklarından biridir. İnanılmaz özelliklere ve örnek bir toplumsal dayanışmaya sahiptirler.
              Dünyada dokuz yüz değişik yarasa çeşidi olduğu biliniyor. Kan ile beslenmeleri insanların gözünde onları vampir ile özdeşleştirmiş, hep korkulan bir hayvan olmuşlardır. Halbuki yarasaların çoğu kan ile beslenmez. Zararlı böcekleri yiyerek insanlığa faydaları dokunur. Sadece bir yarasa bir saat içinde üç yüz böcek yiyebilir. Muz, avakado gibi ticari değeri yüksek ağaçların çoğalmaları için polenlerinin taşınmasında en önemli rolü yarasalar oynar.
              Şimdi gelelim yarasaların şaşırtıcı özelliklerine. Bir kere yarasa uçabilen tek memeli hayvandır. Dünyada nüfus sayısı olarak da ikinci sıradadırlar. Dünyanın en küçük memelisi de bir yarasa türüdür. İlk olarak Tayland'da keşfedilen bu minik yarasa 2-3 gram ağırlığında ve bir yaban arısı büyüklüğündedir.
              Yarasalar yönlerini bulmak ve beslenmek için çok yüksek titreşimli ses dalgaları yayarlar. Bu ses dalgalarının frekansları 20 binin üzerinde, yani ultrasonik oldukları için insanlar bunları duyamaz. Bu ultrasonik sesler yerdeki avdan yansıyarak yarasaya geri gelir. İşitme sistemi il ebu geri gelen sesi algılayan yarasa avının bulunduğu yeri kesinlikle saptar. Hatta devamlı gönderdiği ses dalgaları sayesinde onun hareketini de izleyebilir. Yarasaların bazılarının bir çeşit sonar olan bu sistemi o kadar gelişmiştir ki, dişilerini arayan erkek kurbağaların seslerinden büyüklüklerini ve iyi bir av olup olmadıklarını anında saptayabilirler.
              Yarasalar gece ava çıkmak için, ay varsa onun kayboluşunu, yani tam karanlığı beklerler. Sıcak kanlı memeli hayvanların kanları ile beslenen yarasalar genellikle atları sığırlara tercih ederler. Salgısında bulunan pıhtılaşmayı önleyici bir madde 20-30 dakika kanın sürekli akmasını sağlar ve beslenme gerçekleşir. Bir kez kanını emdikleri hayvanla karşılaşırlarsa diğerlerini bırakıp yine ona saldırırlar.
              Vampir yarasalar arka arkaya iki gece kan içmedikleri takdirde ölürler. Her gece vücut ağırlığının en az yarısı kadar kan içmek zorundadırlar. Doğumdan sonra anne, emzirmenin yanında yavruya takviye olarak, kusarak kan da verir. Bu yetersiz kalırsa bir başkası yardımcı olur. Hatta yetişkin yarasaların, ölmek üzere olan bir başkasına ağızdan kan verip onu kurtardıkları görülmüştür. Toplumsal dayanışmanın bu kadar güçlü olduğu az canlı topluluğu vardır.Yarasalar niçin kan emer?

              Çoğumuz belki hayatımızda hiç yarasa görmemişizdir. Çünkü yarasalar insanlardan uzaklarda, genellikle mağara kovuklarında yaşar ve geceleri zifiri karanlıkta ortaya çıkarlar. Yarasalar tabiatın harikulade yaratıklarından biridir. İnanılmaz özelliklere ve örnek bir toplumsal dayanışmaya sahiptirler.
              Dünyada dokuz yüz değişik yarasa çeşidi olduğu biliniyor. Kan ile beslenmeleri insanların gözünde onları vampir ile özdeşleştirmiş, hep korkulan bir hayvan olmuşlardır. Halbuki yarasaların çoğu kan ile beslenmez. Zararlı böcekleri yiyerek insanlığa faydaları dokunur. Sadece bir yarasa bir saat içinde üç yüz böcek yiyebilir. Muz, avakado gibi ticari değeri yüksek ağaçların çoğalmaları için polenlerinin taşınmasında en önemli rolü yarasalar oynar.
              Şimdi gelelim yarasaların şaşırtıcı özelliklerine. Bir kere yarasa uçabilen tek memeli hayvandır. Dünyada nüfus sayısı olarak da ikinci sıradadırlar. Dünyanın en küçük memelisi de bir yarasa türüdür. İlk olarak Tayland'da keşfedilen bu minik yarasa 2-3 gram ağırlığında ve bir yaban arısı büyüklüğündedir.
              Yarasalar yönlerini bulmak ve beslenmek için çok yüksek titreşimli ses dalgaları yayarlar. Bu ses dalgalarının frekansları 20 binin üzerinde, yani ultrasonik oldukları için insanlar bunları duyamaz. Bu ultrasonik sesler yerdeki avdan yansıyarak yarasaya geri gelir. İşitme sistemi il ebu geri gelen sesi algılayan yarasa avının bulunduğu yeri kesinlikle saptar. Hatta devamlı gönderdiği ses dalgaları sayesinde onun hareketini de izleyebilir. Yarasaların bazılarının bir çeşit sonar olan bu sistemi o kadar gelişmiştir ki, dişilerini arayan erkek kurbağaların seslerinden büyüklüklerini ve iyi bir av olup olmadıklarını anında saptayabilirler.
              Yarasalar gece ava çıkmak için, ay varsa onun kayboluşunu, yani tam karanlığı beklerler. Sıcak kanlı memeli hayvanların kanları ile beslenen yarasalar genellikle atları sığırlara tercih ederler. Salgısında bulunan pıhtılaşmayı önleyici bir madde 20-30 dakika kanın sürekli akmasını sağlar ve beslenme gerçekleşir. Bir kez kanını emdikleri hayvanla karşılaşırlarsa diğerlerini bırakıp yine ona saldırırlar.
              Vampir yarasalar arka arkaya iki gece kan içmedikleri takdirde ölürler. Her gece vücut ağırlığının en az yarısı kadar kan içmek zorundadırlar. Doğumdan sonra anne, emzirmenin yanında yavruya takviye olarak, kusarak kan da verir. Bu yetersiz kalırsa bir başkası yardımcı olur. Hatta yetişkin yarasaların, ölmek üzere olan bir başkasına ağızdan kan verip onu kurtardıkları görülmüştür. Toplumsal dayanışmanın bu kadar güçlü olduğu az canlı topluluğu vardır.

              Comment

              Working...
              X