Meyve türlerinin iklim istekleri
Yumuşak çekirdekli meyveler
Elma: Soğuk ılıman iklimin en önemli meyve türü olan elma, kış soğuklarına son derece dayanıklıdır. Gövde ve ana dalları -35°C hatta -40°C'ye, bir yaşlı dalları ise -20°C'ye kadar dayanabilir. Çiçek tomurcukları da kapalı durumda iken düşük sıcaklıklara dayanıklıdır. Ancak, erken ilkbaharda gelişmenin başlaması ile çiçek tomurcuklarının soğuğa karşı dayanımı hızla azalır. Tomurcuklar, açılmadan hemen önceki devrede -3.9°C, açılmış halde -2.3°C ve küçük meyveler -1.7°C'ye yarım saat süre ile dayanabilmektedirler. Olgun meyveler ise -2°C ve -3.5°C'de zarar görmektedir.
Elma +9°C'de çiçek açmaya başlar. Periyodik olarak çiçek
açtığından ilkbahar donlarından fazla zarar görmez. Yaz döneminde yüksek sıcaklıklardan hoşlanmaz. Gelişme dönemi süresince en uygun ortalama sıcaklık 13°-18°C'dir. Soğuklama isteği +7°C'nin altında 2300-2700 saattir.
Armut: Elmaya göre soğuklara dayanımı daha düşüktür. Gövde ve yaşlı dallar -25°C ve -30°C'ye kadar dayanabilir. Buna karşılık açılmış çiçekler -2.2°C, küçük meyveler ise -l.l°C'ye yarım saat süre ile dayanabilmektedirler. Ankara armudu gibi partenokarpiye eğilimli olan çeşitlerde ilkbahar geç don zararına rağmen tatminkar bir ürün alınabilmektedir. Armut gelişme döneminde elmaya göre daha yüksek bir sıcaklık toplamı ve daha düşük nisbi nem ister. Soğuklama isteği 1000-2300 saattir.
Ayva: Ayva için en uygun iklim ılıman deniz iklimidir. Ancak ülkemizin iç kısımlarında da önemli ölçüde ayva yetiştiriciliği yapılmaktadır. Kış soğuklarına dayanım armuta yakındır. Çiçekler yeni sürgünlerin ucunda oluştuklarından ilkbahar geç donlarmdan zararlanma olasılıkları daha düşüktür. Sürekli ve etkili rüzgar alan yöreler ayva yetiştiriciliği için elverişli değildir.
Sert çekirdekli meyveler
Kayısı: Kışları nisbeten soğuk, yazları sıcak ve kurak yerlerde yetişir. Meyvelerin yüksek kaliteli olmaları için yaz aylarında hava oransal neminin düşük olması istenir. Aksi halde meyveler Sderotinia spp.'nin neden olduğu çil hastalığına yakalanır. Kış soğuklarına şeftaliden fazla dayanır. Gövdesi -20°C ve -25°C'lere dayanabilir. İlkbahar geç donlarından çok sık zarar görür. Yapılan araştırmalarda tomurcuk kabarması döneminde -15°C, pembe tomurcuk döneminde -10°C ve tam çiçeklenme döneminde ise -5.6°C sıcaklıkların %90 oranında zarara neden olduğu belirlenmiştir. Küçük meyveler -0.6°C'de zarar görürler. Şiddetli sağanaklar çiçeklenme döneminde
döllenmeyi aksatır; seller ise, kökboğazım doldurarak kayısının zamk hastalığına yakalanmasına neden olur. Kayısılar genel olarak + 7°C'nin altında 900-1200 saatlik bir soğuklama isteğine sahiptirler.
Şeftali: Bir ılıman iklim meyvesi olmasına karşın, değişik iklim
koşullarına uyum sağlayabilir. Kışın -18°C ve -20°C'lerde yıllık
sürgünler ve bunlar üzerindeki gözler zarar görürken, -25°C'de
gövdenin bile donduğu görülmektedir. Kayısıya benzer şekilde erken
çiçek açtığı için ilkbahar geç donlarından sık sık zarar görür.
Çiçeklenme öncesinde tomurcuklar -6.7°C ve -5°C'ye dayandıkları
halde, çiçekler -3.1°C'de donmaktadır. Çeşitler arasında kış dinlenme
isteği açısından önemli farklılıklar vardır. Soğuklama istekleri 250-
1150 saat arasında değişir. ,
Erik: Subtropik ile soğuk ılıman iklim kuşağı arasındaki alanlarda yetiştirilebilen, yani farklı iklim koşullarına adaptasyon yeteneği yüksek bir meyve türüdür. Erik çiçekleri, kayısı ve şeftaliden geç açtıklarından bu iki türe göre ilkbahar geç donlarından nisbeten daha az etkilenirler. Ancak Japon grubu erikleri (Prunus simonii ve Prunus triflora) Prunus domestica grubundan 10-15 gün daha önce çiçeklenirler. Bu nedenle, söz konusu türlere ait çeşitlerin yetiştiriciliğinde ilkbahar geç donları açısından dikkatli olmak gerekir.
Eriklerde gövde -20°C ile -25°C'ye dayanabilmektedir. Tam çiçeklenme sırasında sıcaklığın -5°C'ye düşmesi halinde %90 zarar meydana gelmektedir. Kış soğuklama gereksinmeleri genellikle 600-1000 saat arasında olmasına karşın, "Santa rosa" ve "Formosa" gibi Japon grubu çeşitlerin Akdeniz sahil kuşağında başarı ile yetiştirildikleri bilinmektedir.
Erikler, yıllık yağışı 750 mm'yi bulan ekolojilerde sulanmadan yetiştirilebilirler.
Vişne: Daha çok kışları soğuk, yazları sıcak geçen ekolojilere iyi adapte olmuştur. Kış soğuklarına karşı oldukça dayanıklıdır. Kirazdan daha geç çiçeklendiklerinden ilkbahar geç donlarından zarar görme olasılıkları düşüktür. Soğuklama istekleri 1000-1200 saat olmasına karşın, "Mont Morency" çeşidinin soğuklama isteği 2650 saattir. Yıllık yağışı 400 mm dolayında olan yörelerde bile sulanmadan yetiştirilebilir.
Kiraz: Vişneye göre kışları daha az soğuk, yazları ise daha az sıcak ve nemli yörelere daha iyi adapte olmuşlardır. Kiraz yetiştiriciliği özellikle kışın sıcaklığın sık sık -20°C'nin altına düştüğü alanlarda başarılı olmamaktadır. Kayısı ve bademden daha geç çiçek açmasına karşın, ilkbahar geç donlarından sık sık zarar görmektedir. Tam çiçeklenme döneminde sıcaklık -3.9°C'ye düştüğünde %90 oranında zarar oluşmaktadır. Kış dinlenme isteği 1000-1700 saat arasındadır.
Sert kabuklu meyveler
Fındık: Ülkemizde fındık iklimi denildiğinde kışları ılık, yazları orta derecede sıcak ve nemli Karadeniz iklimi akla gelmektedir. Karadeniz sahil kuşağında kış süresince sıcaklık -5°C'nin altına nadiren düşmektedir. Fındık ağacının gövdesi dinlenme durumunda iken -25°C ve -30°C'ye dayanabilirse de, çiçeklenme dönemi bütün kış süresince devam ettiğinden, ürün açısından, kış ve ilkbahar donlarının büyük önemi vardır. Dişi çiçekler -8°C, erkek çiçekler ise -2°C ve -2.5°C'den sonra zararlanmaya başlamaktadır. Yine ilkbaharda fındıklarda vegetatif gelişmenin başlamasından sonra, sıcaklığın 0°C'nin altına düşmesi zarara neden olmaktadır.
Bu meyve türünün soğuklama ihtiyacı 1200 saat dolayındadır. Yazın sıcaklığın +32°C'nin üzerine çıktığı durumlarda verim ve kalitenin düştüğü gözlenmektedir. Ülkemizin fındık ekolojisinde yıllık yağış miktarı 1000-1200mm (Ordu, Giresun, Trabzon) dolayında olduğu için fındık bahçelerinde sulama yapılmamaktadır. Ancak yeterli bir ürün için özellikle Haziran-Temmuz dönemindeki yağışların önemi büyüktür.
Antep fıstığı: Ülkemizin Güneydoğu Anadolu bölgesi koşullarına son derece iyi adapte olmuştur ve kışları nisbeten soğuk, yazları ise uzun, sıcak ve kurak iklimleri tercih etmektedir. İklim isteği yönünden Antep fıstığının en ilginç yanı, yüksek sayılabilecek bir soğuklama isteğine karşın, yaz döneminde meyvesini olgunlaştırabilmek için yine oldukça yüksek bir sıcaklık toplamına gereksinme göstermesidir. Antep fıstığı yetiştiriciliğinin yoğun olduğu Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt illerimizde Mayıs-Eylül döneminde aylık ortalama sıcaklık 25°C'nin üzerindedir. Antep fıstığı -20°C'ye ulaşan düşük kış sıcaklıklarına dayanabilmektedir. Nisan ayında sıcaklığın 0°C'nin altına düşmesi, henüz açılmamış çiçeklerde hafif ölçüde zarara neden olmaktadır. Bu meyve türü, yaz gelişme döneminde düşük hava nemi istediği halde, çiçeklenme döneminde hemen hiç yağış almayan Güneydoğu Anadolu bölgesinde sulama yapılmadan yetiştirilmektedir. Bu durumu, kullanılan anaca göre ağacın köklerinin 5m derinliğe ulaşması ile açıklamak mümkündür.
Badem: Sıcak ılıman iklim bitkisidir. Özellikle meyvelerin olgunlaşması için yüksek yaz sıcaklıkları ister. Kurağa dayanıklı ve soğuklama isteğinin düşük oluşu nedeniyle, farklı ekolojik şartlara adaptasyon yeteneği oldukça yüksektir.
Kış soğuklarına dayanımı, hemen hemen şeftali ile aym düzeydedir. Kışın sıcaklığın -18°C'ye düştüğü dönemlerde, tomurcukların zararlandığı bildirilmektedir. Badem için düşük sıcaklıklar arasında en önemlisi ilkbahar geç donlarıdır. Çiçekler, çiçeklenme döneminin başlangıcında -3°C ve -4°C'ye kadar dayanabildikleri halde, taç yaprakların dökülmeye başladığı dönemde -1.5°C ve -2.0°C'de, küçük meyve döneminde ise -1.0°C ve hatta -0.5°C'de zararlanmalar söz konusudur. Badem, ılıman iklim meyve türleri arasında en erken çiçek açan tür olması nedeniyle, özellikle ülkemizin iç ve yüksek kesimlerinde ilkbahar geç donlarından sık sık zarar görmektedir.
Soğuklama isteği oldukça düşüktür. Badem çeşitlerinin + 5°C'nin
altındaki soğuklama isteklerinin 90-427 saat arasında değiştiği belirtilmektedir. Kurak koşullara iyi adapte olmasına rağmen, yıllık yağış toplamı 300 mm'nin altındaki alanlarda verim düşük olmaktadır.
Ceviz: Farklı iklim koşullarına adaptasyon yeteneği yüksek olmakla birlikte, ılıman iklim kuşağının, kara iklimine sahip olan kesimlerinde yaygm olarak yetiştirilmektedir. Ceviz ağaçları -25°C'ye kadar olan kış soğuklarına dayanabilmektedir. Ancak dişi çiçekleri ilk sürgünlerin ucunda oluştuğu için ilkbahar geç donlarına karşı oldukça duyarlıdır. Bazı yörelerde sonbahar erken don zararı da sözkonusudur. Çeşitlere göre değişen soğuklama gereksinmesi 800-1800 saat arasındadır.
Kestane: Ülkemizin Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerinin sahil kesimlerindeki orman alanlarında değişik orman ağaçları ile birlikte kendiliğinden yetişmektedir. Bu yüzden, fazla sıcak ve kuraklıktan hoşlanmaz. Doğal yayılış alanı içinde kış soğuklarından genellikle etkilenmemektedir. Dinlenme halinde -30°C hatta -36°C'ye kadar dayanıklı olduğu bildirilmektedir. Ancak ilkbahar geç ve sonbahar erken donlarına karşı duyarlıdır.
Kestane, yıllık yağış toplamı 600-1600 mm arasında bulunan alanlarda yetiştirilen ve düşük ışık yoğunluğundan hoşlanan bir gölge ağacıdır.
Subtropik meyveler
Turunçgiller: Turunçgiller genel olarak 15° - 40° güney ve kuzey enlemleri arasındaki alanlarda yetiştirilirler. Ancak bazı ekstrem durumlarda Kırım'da olduğu gibi 45° kuzey enlemine kadar çıkabilmektedir. Ülkemizin Rize yöresi de turunçgillerin normal yetiştiricilik sınırlarının dışında kalmaktadır.
Turunçgillerde minimum gelişme sıcaklığı 12.8°C'dir. Ancak limonların 7-8°C'de, üç yapraklının ise 15°C'de gelişmeye başladıkları bilinmektedir. Optimum sıcaklık isteği 26-28°C olan turunçgillerin yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim etmeni düşük sıcaklıklardır.
Sıcaklık isteği yönünden en ilginç tür limondur. Bu meyve türü, gelişme döneminde diğer turunçgillere göre nisbeten daha serin hava istediği halde, düşük sıcaklıklara daha duyarlıdır. Buna karşılık altıntop yaz döneminde 52°C'ye kadar dayanabilmektedir. Yüksek sıcaklıklara dayanım açısından altıntopu, laym, mandarin ve portakal izlemektedir. Sıcaklık toplamı yönünden limon en düşük, altıntop ise en yüksek isteğe sahiptirler.
Bazı turunçgil türlerinin düşük sıcaklıklara dayanım durumları aşağıda verilmiştir.
Ağaç kavunu .................. (Citrus medica)....................... -1°C
Laym................................ {Citrus aurantifolia) ............ -3°C
Limon............................... (Citrus limon)........................ -3.5°C
Altıntop............................. (Citrus paradisi) .................. -4°C
Şadok ............................ (Citrus grandis)..................... -4°C
Portakal.......................... (Citrus sinensis) .................. -5°C
Turunç.............................. (Citrus aurantium) ............. -5,-6°C
Satsuma mandarini . . . (Citrus unshiu)....................... -8°C
Üç yapraklı ................... (Poncirus trifoliata) ...... -15°C
Turunçgiller hava oransal neminin %60-70 dolayında olmasını tercih ederler. Daha düşük hava oransal nemi, kabuğun kalınlaşmasına, meyve şeklinin bozulmasına ve renginin matlaşmasına, kalitenin düşmesine ve Haziran dökümlerinin artmasına neden olur. Ancak daha yüksek nem de özellikle mantari hastalıklar açısından zararlıdır.
Diğer subtropik meyveler
İncir: Kışları ılık, yazları sıcak ve kurak geçen ekolojilerde daha iyi sonuç verir. Kışm sıcaklığın -9°C'den aşağı düştüğü yerlerde ekonomik anlamda incir yetiştiriciliği yapılamaz. Çünkü, bu sıcaklıkta genç sürgünler zarar görmektedir. Sıcaklığın -13°C ve -14°C'ye düştüğü durumlarda ise toprak üstü organları tümüyle donmaktadır.
Temmuz-Eylül dönemi kurutmalık incirlerde hasat ve kurutma mevsimi olduğundan bu devrede kurak ve sıcak bir hava arzu edilir. Yıllık yağışı 550 mm'den düşük olan yerlerde sulama gereklidir.
Zeytin: Zeytin yetiştiriciliği için en uygun ekoloji 30°-45° enlemleri arasında kalan kuşaktır. -7°C'ye kadar dayanıklı olduğu halde kış sıcaklıklarının -4 ve -5°C'nin altına sık sık düştüğü alanlarda zeytin yetiştiriciliği rizikoludur. Zeytinin, çeşitlere göre büyük ölçüde değişmekle beraber önemli sayılabilecek düzeyde bir soğuklama isteğine sahip olması, bu meyve türünün, tropik iklim kuşağında yetiştiriciliğini sınırlamaktadır. İyi su tutan topraklarda yıllık yağışın 200 mm, hatta altında olduğu yörelerde bile zeytinden ürün alınırsa da yıllık yağışın 400 mm'den düşük olduğu yörelerde zeytin yabanileri yetişememektedir.
Nar: İklim koşullarına adaptasyon yeteneği oldukça yüksek bir meyve türüdür. Yıllık dallar ve üzerlerindeki gözler -10°C'ye, iki ve daha yaşlı dallar -15°C'ye kadar dayanmaktadır. Geç çiçek açtığından ilkbahar geç donlarından genellikle etkilenmez. Özellikle ilkbahar döneminde yoğun olmak üzere yıllık 500 mm yağış yeterli olmaktadır.
Muz: Aslında bir tropik iklim meyvesi olan muz, ülkemizde Alanya-Anamur arasında oluşmuş bazı mikroklimalarda yetiştirilebilmektedir. Ülkemizde yetiştirilen meyve türleri arasında düşük sıcaklıklara en duyarlı olanı muzdur. Muz bitkisi sıcaklık 0°C'ye düştüğünde zarar görmeye başlar. Sıcaklığın -1.5 ve -2.0°C'ye 10-15 dakika süre ile düşmesi muzun toprak üstü aksamının donmasına yol açmaktadır. Kış minimum sıcaklığının 12°C'nin altına düşmemesi gerekir. Sıcaklık toplamı isteği çok yüksektir. Düzenli ve yüksek bir yağış rejimi ister. Aylık toplam yağışın 100 mm dolayında olduğu yörelerde sulanmadan yetiştirilebilir.
Çay: Aslında bir yarı tropik bahçe bitkisi olan çay, ülkemizin en kuzey noktasına son derece yakın olan Rize ili ve çevresinde (41°40' enleminde) ekonomik anlamda yetiştiriciliği için elverişli iklim koşullarını bulmuştur. Çay yetiştiriciliği için en uygun iklim koşullarım; sürekli olarak 10°C'nin üzerinde aylık ortalama sıcaklık, yıl içinde düzenli bir dağılım gösteren toplam 2000-2500 mm yağış olarak özetlemek mümkündür. Bu koşullarda çay bitkisinden yıl boyunca ürün alınabilmektedir. Oysa ülkemizin çay tarımı yapılan Doğu Karadeniz bölgesinin doğu yöresinde çay için vegetasyon süresi 5-6 aydır. Bunun yamsıra bazı yıllarda hava sıcaklığı çay bitkisi için kritik değer olan 5°C'nin altına düşmektedir. Çay bitkisi aym zamanda diğer bahçe bitkilerine göre daha düşük ışık yoğunluğu istemesi nedeniyle "Gölge bitkisi" olarak da nitelendirilmekte ve 30°C'nin üzerindeki yüksek sıcaklıklardan pek hoşlanmamaktadır.
Yumuşak çekirdekli meyveler
Elma: Soğuk ılıman iklimin en önemli meyve türü olan elma, kış soğuklarına son derece dayanıklıdır. Gövde ve ana dalları -35°C hatta -40°C'ye, bir yaşlı dalları ise -20°C'ye kadar dayanabilir. Çiçek tomurcukları da kapalı durumda iken düşük sıcaklıklara dayanıklıdır. Ancak, erken ilkbaharda gelişmenin başlaması ile çiçek tomurcuklarının soğuğa karşı dayanımı hızla azalır. Tomurcuklar, açılmadan hemen önceki devrede -3.9°C, açılmış halde -2.3°C ve küçük meyveler -1.7°C'ye yarım saat süre ile dayanabilmektedirler. Olgun meyveler ise -2°C ve -3.5°C'de zarar görmektedir.
Elma +9°C'de çiçek açmaya başlar. Periyodik olarak çiçek
açtığından ilkbahar donlarından fazla zarar görmez. Yaz döneminde yüksek sıcaklıklardan hoşlanmaz. Gelişme dönemi süresince en uygun ortalama sıcaklık 13°-18°C'dir. Soğuklama isteği +7°C'nin altında 2300-2700 saattir.
Armut: Elmaya göre soğuklara dayanımı daha düşüktür. Gövde ve yaşlı dallar -25°C ve -30°C'ye kadar dayanabilir. Buna karşılık açılmış çiçekler -2.2°C, küçük meyveler ise -l.l°C'ye yarım saat süre ile dayanabilmektedirler. Ankara armudu gibi partenokarpiye eğilimli olan çeşitlerde ilkbahar geç don zararına rağmen tatminkar bir ürün alınabilmektedir. Armut gelişme döneminde elmaya göre daha yüksek bir sıcaklık toplamı ve daha düşük nisbi nem ister. Soğuklama isteği 1000-2300 saattir.
Ayva: Ayva için en uygun iklim ılıman deniz iklimidir. Ancak ülkemizin iç kısımlarında da önemli ölçüde ayva yetiştiriciliği yapılmaktadır. Kış soğuklarına dayanım armuta yakındır. Çiçekler yeni sürgünlerin ucunda oluştuklarından ilkbahar geç donlarmdan zararlanma olasılıkları daha düşüktür. Sürekli ve etkili rüzgar alan yöreler ayva yetiştiriciliği için elverişli değildir.
Sert çekirdekli meyveler
Kayısı: Kışları nisbeten soğuk, yazları sıcak ve kurak yerlerde yetişir. Meyvelerin yüksek kaliteli olmaları için yaz aylarında hava oransal neminin düşük olması istenir. Aksi halde meyveler Sderotinia spp.'nin neden olduğu çil hastalığına yakalanır. Kış soğuklarına şeftaliden fazla dayanır. Gövdesi -20°C ve -25°C'lere dayanabilir. İlkbahar geç donlarından çok sık zarar görür. Yapılan araştırmalarda tomurcuk kabarması döneminde -15°C, pembe tomurcuk döneminde -10°C ve tam çiçeklenme döneminde ise -5.6°C sıcaklıkların %90 oranında zarara neden olduğu belirlenmiştir. Küçük meyveler -0.6°C'de zarar görürler. Şiddetli sağanaklar çiçeklenme döneminde
döllenmeyi aksatır; seller ise, kökboğazım doldurarak kayısının zamk hastalığına yakalanmasına neden olur. Kayısılar genel olarak + 7°C'nin altında 900-1200 saatlik bir soğuklama isteğine sahiptirler.
Şeftali: Bir ılıman iklim meyvesi olmasına karşın, değişik iklim
koşullarına uyum sağlayabilir. Kışın -18°C ve -20°C'lerde yıllık
sürgünler ve bunlar üzerindeki gözler zarar görürken, -25°C'de
gövdenin bile donduğu görülmektedir. Kayısıya benzer şekilde erken
çiçek açtığı için ilkbahar geç donlarından sık sık zarar görür.
Çiçeklenme öncesinde tomurcuklar -6.7°C ve -5°C'ye dayandıkları
halde, çiçekler -3.1°C'de donmaktadır. Çeşitler arasında kış dinlenme
isteği açısından önemli farklılıklar vardır. Soğuklama istekleri 250-
1150 saat arasında değişir. ,
Erik: Subtropik ile soğuk ılıman iklim kuşağı arasındaki alanlarda yetiştirilebilen, yani farklı iklim koşullarına adaptasyon yeteneği yüksek bir meyve türüdür. Erik çiçekleri, kayısı ve şeftaliden geç açtıklarından bu iki türe göre ilkbahar geç donlarından nisbeten daha az etkilenirler. Ancak Japon grubu erikleri (Prunus simonii ve Prunus triflora) Prunus domestica grubundan 10-15 gün daha önce çiçeklenirler. Bu nedenle, söz konusu türlere ait çeşitlerin yetiştiriciliğinde ilkbahar geç donları açısından dikkatli olmak gerekir.
Eriklerde gövde -20°C ile -25°C'ye dayanabilmektedir. Tam çiçeklenme sırasında sıcaklığın -5°C'ye düşmesi halinde %90 zarar meydana gelmektedir. Kış soğuklama gereksinmeleri genellikle 600-1000 saat arasında olmasına karşın, "Santa rosa" ve "Formosa" gibi Japon grubu çeşitlerin Akdeniz sahil kuşağında başarı ile yetiştirildikleri bilinmektedir.
Erikler, yıllık yağışı 750 mm'yi bulan ekolojilerde sulanmadan yetiştirilebilirler.
Vişne: Daha çok kışları soğuk, yazları sıcak geçen ekolojilere iyi adapte olmuştur. Kış soğuklarına karşı oldukça dayanıklıdır. Kirazdan daha geç çiçeklendiklerinden ilkbahar geç donlarından zarar görme olasılıkları düşüktür. Soğuklama istekleri 1000-1200 saat olmasına karşın, "Mont Morency" çeşidinin soğuklama isteği 2650 saattir. Yıllık yağışı 400 mm dolayında olan yörelerde bile sulanmadan yetiştirilebilir.
Kiraz: Vişneye göre kışları daha az soğuk, yazları ise daha az sıcak ve nemli yörelere daha iyi adapte olmuşlardır. Kiraz yetiştiriciliği özellikle kışın sıcaklığın sık sık -20°C'nin altına düştüğü alanlarda başarılı olmamaktadır. Kayısı ve bademden daha geç çiçek açmasına karşın, ilkbahar geç donlarından sık sık zarar görmektedir. Tam çiçeklenme döneminde sıcaklık -3.9°C'ye düştüğünde %90 oranında zarar oluşmaktadır. Kış dinlenme isteği 1000-1700 saat arasındadır.
Sert kabuklu meyveler
Fındık: Ülkemizde fındık iklimi denildiğinde kışları ılık, yazları orta derecede sıcak ve nemli Karadeniz iklimi akla gelmektedir. Karadeniz sahil kuşağında kış süresince sıcaklık -5°C'nin altına nadiren düşmektedir. Fındık ağacının gövdesi dinlenme durumunda iken -25°C ve -30°C'ye dayanabilirse de, çiçeklenme dönemi bütün kış süresince devam ettiğinden, ürün açısından, kış ve ilkbahar donlarının büyük önemi vardır. Dişi çiçekler -8°C, erkek çiçekler ise -2°C ve -2.5°C'den sonra zararlanmaya başlamaktadır. Yine ilkbaharda fındıklarda vegetatif gelişmenin başlamasından sonra, sıcaklığın 0°C'nin altına düşmesi zarara neden olmaktadır.
Bu meyve türünün soğuklama ihtiyacı 1200 saat dolayındadır. Yazın sıcaklığın +32°C'nin üzerine çıktığı durumlarda verim ve kalitenin düştüğü gözlenmektedir. Ülkemizin fındık ekolojisinde yıllık yağış miktarı 1000-1200mm (Ordu, Giresun, Trabzon) dolayında olduğu için fındık bahçelerinde sulama yapılmamaktadır. Ancak yeterli bir ürün için özellikle Haziran-Temmuz dönemindeki yağışların önemi büyüktür.
Antep fıstığı: Ülkemizin Güneydoğu Anadolu bölgesi koşullarına son derece iyi adapte olmuştur ve kışları nisbeten soğuk, yazları ise uzun, sıcak ve kurak iklimleri tercih etmektedir. İklim isteği yönünden Antep fıstığının en ilginç yanı, yüksek sayılabilecek bir soğuklama isteğine karşın, yaz döneminde meyvesini olgunlaştırabilmek için yine oldukça yüksek bir sıcaklık toplamına gereksinme göstermesidir. Antep fıstığı yetiştiriciliğinin yoğun olduğu Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt illerimizde Mayıs-Eylül döneminde aylık ortalama sıcaklık 25°C'nin üzerindedir. Antep fıstığı -20°C'ye ulaşan düşük kış sıcaklıklarına dayanabilmektedir. Nisan ayında sıcaklığın 0°C'nin altına düşmesi, henüz açılmamış çiçeklerde hafif ölçüde zarara neden olmaktadır. Bu meyve türü, yaz gelişme döneminde düşük hava nemi istediği halde, çiçeklenme döneminde hemen hiç yağış almayan Güneydoğu Anadolu bölgesinde sulama yapılmadan yetiştirilmektedir. Bu durumu, kullanılan anaca göre ağacın köklerinin 5m derinliğe ulaşması ile açıklamak mümkündür.
Badem: Sıcak ılıman iklim bitkisidir. Özellikle meyvelerin olgunlaşması için yüksek yaz sıcaklıkları ister. Kurağa dayanıklı ve soğuklama isteğinin düşük oluşu nedeniyle, farklı ekolojik şartlara adaptasyon yeteneği oldukça yüksektir.
Kış soğuklarına dayanımı, hemen hemen şeftali ile aym düzeydedir. Kışın sıcaklığın -18°C'ye düştüğü dönemlerde, tomurcukların zararlandığı bildirilmektedir. Badem için düşük sıcaklıklar arasında en önemlisi ilkbahar geç donlarıdır. Çiçekler, çiçeklenme döneminin başlangıcında -3°C ve -4°C'ye kadar dayanabildikleri halde, taç yaprakların dökülmeye başladığı dönemde -1.5°C ve -2.0°C'de, küçük meyve döneminde ise -1.0°C ve hatta -0.5°C'de zararlanmalar söz konusudur. Badem, ılıman iklim meyve türleri arasında en erken çiçek açan tür olması nedeniyle, özellikle ülkemizin iç ve yüksek kesimlerinde ilkbahar geç donlarından sık sık zarar görmektedir.
Soğuklama isteği oldukça düşüktür. Badem çeşitlerinin + 5°C'nin
altındaki soğuklama isteklerinin 90-427 saat arasında değiştiği belirtilmektedir. Kurak koşullara iyi adapte olmasına rağmen, yıllık yağış toplamı 300 mm'nin altındaki alanlarda verim düşük olmaktadır.
Ceviz: Farklı iklim koşullarına adaptasyon yeteneği yüksek olmakla birlikte, ılıman iklim kuşağının, kara iklimine sahip olan kesimlerinde yaygm olarak yetiştirilmektedir. Ceviz ağaçları -25°C'ye kadar olan kış soğuklarına dayanabilmektedir. Ancak dişi çiçekleri ilk sürgünlerin ucunda oluştuğu için ilkbahar geç donlarına karşı oldukça duyarlıdır. Bazı yörelerde sonbahar erken don zararı da sözkonusudur. Çeşitlere göre değişen soğuklama gereksinmesi 800-1800 saat arasındadır.
Kestane: Ülkemizin Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerinin sahil kesimlerindeki orman alanlarında değişik orman ağaçları ile birlikte kendiliğinden yetişmektedir. Bu yüzden, fazla sıcak ve kuraklıktan hoşlanmaz. Doğal yayılış alanı içinde kış soğuklarından genellikle etkilenmemektedir. Dinlenme halinde -30°C hatta -36°C'ye kadar dayanıklı olduğu bildirilmektedir. Ancak ilkbahar geç ve sonbahar erken donlarına karşı duyarlıdır.
Kestane, yıllık yağış toplamı 600-1600 mm arasında bulunan alanlarda yetiştirilen ve düşük ışık yoğunluğundan hoşlanan bir gölge ağacıdır.
Subtropik meyveler
Turunçgiller: Turunçgiller genel olarak 15° - 40° güney ve kuzey enlemleri arasındaki alanlarda yetiştirilirler. Ancak bazı ekstrem durumlarda Kırım'da olduğu gibi 45° kuzey enlemine kadar çıkabilmektedir. Ülkemizin Rize yöresi de turunçgillerin normal yetiştiricilik sınırlarının dışında kalmaktadır.
Turunçgillerde minimum gelişme sıcaklığı 12.8°C'dir. Ancak limonların 7-8°C'de, üç yapraklının ise 15°C'de gelişmeye başladıkları bilinmektedir. Optimum sıcaklık isteği 26-28°C olan turunçgillerin yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim etmeni düşük sıcaklıklardır.
Sıcaklık isteği yönünden en ilginç tür limondur. Bu meyve türü, gelişme döneminde diğer turunçgillere göre nisbeten daha serin hava istediği halde, düşük sıcaklıklara daha duyarlıdır. Buna karşılık altıntop yaz döneminde 52°C'ye kadar dayanabilmektedir. Yüksek sıcaklıklara dayanım açısından altıntopu, laym, mandarin ve portakal izlemektedir. Sıcaklık toplamı yönünden limon en düşük, altıntop ise en yüksek isteğe sahiptirler.
Bazı turunçgil türlerinin düşük sıcaklıklara dayanım durumları aşağıda verilmiştir.
Ağaç kavunu .................. (Citrus medica)....................... -1°C
Laym................................ {Citrus aurantifolia) ............ -3°C
Limon............................... (Citrus limon)........................ -3.5°C
Altıntop............................. (Citrus paradisi) .................. -4°C
Şadok ............................ (Citrus grandis)..................... -4°C
Portakal.......................... (Citrus sinensis) .................. -5°C
Turunç.............................. (Citrus aurantium) ............. -5,-6°C
Satsuma mandarini . . . (Citrus unshiu)....................... -8°C
Üç yapraklı ................... (Poncirus trifoliata) ...... -15°C
Turunçgiller hava oransal neminin %60-70 dolayında olmasını tercih ederler. Daha düşük hava oransal nemi, kabuğun kalınlaşmasına, meyve şeklinin bozulmasına ve renginin matlaşmasına, kalitenin düşmesine ve Haziran dökümlerinin artmasına neden olur. Ancak daha yüksek nem de özellikle mantari hastalıklar açısından zararlıdır.
Diğer subtropik meyveler
İncir: Kışları ılık, yazları sıcak ve kurak geçen ekolojilerde daha iyi sonuç verir. Kışm sıcaklığın -9°C'den aşağı düştüğü yerlerde ekonomik anlamda incir yetiştiriciliği yapılamaz. Çünkü, bu sıcaklıkta genç sürgünler zarar görmektedir. Sıcaklığın -13°C ve -14°C'ye düştüğü durumlarda ise toprak üstü organları tümüyle donmaktadır.
Temmuz-Eylül dönemi kurutmalık incirlerde hasat ve kurutma mevsimi olduğundan bu devrede kurak ve sıcak bir hava arzu edilir. Yıllık yağışı 550 mm'den düşük olan yerlerde sulama gereklidir.
Zeytin: Zeytin yetiştiriciliği için en uygun ekoloji 30°-45° enlemleri arasında kalan kuşaktır. -7°C'ye kadar dayanıklı olduğu halde kış sıcaklıklarının -4 ve -5°C'nin altına sık sık düştüğü alanlarda zeytin yetiştiriciliği rizikoludur. Zeytinin, çeşitlere göre büyük ölçüde değişmekle beraber önemli sayılabilecek düzeyde bir soğuklama isteğine sahip olması, bu meyve türünün, tropik iklim kuşağında yetiştiriciliğini sınırlamaktadır. İyi su tutan topraklarda yıllık yağışın 200 mm, hatta altında olduğu yörelerde bile zeytinden ürün alınırsa da yıllık yağışın 400 mm'den düşük olduğu yörelerde zeytin yabanileri yetişememektedir.
Nar: İklim koşullarına adaptasyon yeteneği oldukça yüksek bir meyve türüdür. Yıllık dallar ve üzerlerindeki gözler -10°C'ye, iki ve daha yaşlı dallar -15°C'ye kadar dayanmaktadır. Geç çiçek açtığından ilkbahar geç donlarından genellikle etkilenmez. Özellikle ilkbahar döneminde yoğun olmak üzere yıllık 500 mm yağış yeterli olmaktadır.
Muz: Aslında bir tropik iklim meyvesi olan muz, ülkemizde Alanya-Anamur arasında oluşmuş bazı mikroklimalarda yetiştirilebilmektedir. Ülkemizde yetiştirilen meyve türleri arasında düşük sıcaklıklara en duyarlı olanı muzdur. Muz bitkisi sıcaklık 0°C'ye düştüğünde zarar görmeye başlar. Sıcaklığın -1.5 ve -2.0°C'ye 10-15 dakika süre ile düşmesi muzun toprak üstü aksamının donmasına yol açmaktadır. Kış minimum sıcaklığının 12°C'nin altına düşmemesi gerekir. Sıcaklık toplamı isteği çok yüksektir. Düzenli ve yüksek bir yağış rejimi ister. Aylık toplam yağışın 100 mm dolayında olduğu yörelerde sulanmadan yetiştirilebilir.
Çay: Aslında bir yarı tropik bahçe bitkisi olan çay, ülkemizin en kuzey noktasına son derece yakın olan Rize ili ve çevresinde (41°40' enleminde) ekonomik anlamda yetiştiriciliği için elverişli iklim koşullarını bulmuştur. Çay yetiştiriciliği için en uygun iklim koşullarım; sürekli olarak 10°C'nin üzerinde aylık ortalama sıcaklık, yıl içinde düzenli bir dağılım gösteren toplam 2000-2500 mm yağış olarak özetlemek mümkündür. Bu koşullarda çay bitkisinden yıl boyunca ürün alınabilmektedir. Oysa ülkemizin çay tarımı yapılan Doğu Karadeniz bölgesinin doğu yöresinde çay için vegetasyon süresi 5-6 aydır. Bunun yamsıra bazı yıllarda hava sıcaklığı çay bitkisi için kritik değer olan 5°C'nin altına düşmektedir. Çay bitkisi aym zamanda diğer bahçe bitkilerine göre daha düşük ışık yoğunluğu istemesi nedeniyle "Gölge bitkisi" olarak da nitelendirilmekte ve 30°C'nin üzerindeki yüksek sıcaklıklardan pek hoşlanmamaktadır.


























Kaynakwh webhatti.com: 




Comment