fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tohum muhafazası

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Tohum muhafazası

    Tohumlarda canlılık olayları en düşük düzeye indirilmiş olmasına
    rağmen, hasattan hemen sonra canlılık oranlarını kaybetmeye
    başlarlar. Türün özelliğine bağlı olarak tohumlar canlılığını belli bir
    sürenin sonunda kaybederler. Çizelge 6.4'de bazı türlere ait
    tohumların muhafaza süreleri verilmiştir.
    Tohumlar 3 şekilde depolanabilir:

    1. Tohumun haşatından gelecek ekim dönemine kadar 6-8 ay süre


    ile depolanması: Sebze tohumlarının ve çöğür anaç üretiminde kullanılacak meyve türlerinin tohumlarının çoğu bu şekilde depolanır.

    2. Tohumların orta süreli ve çoğunlukla 12-14 ay süreyle
    depolanması: Üretim fazlası tohumların bulunması durumunda
    geçerlidir.

    3. Tohumların uzun süreli depolanması: Tohumlar 5-20 yıl süre ile
    depolanırlar. Gen stoklarının, ıslahçı tohumlarının ve tohum test
    laboratuvarlarmda yasal olarak ayrılmış tohumların muhafazasında bu
    tip depolama söz konusudur.

    Tohumların hasattan sonraki muhafaza ömürleri:

    a) Bitki tür ve çeşidinin özelliklerine,

    b) Hasat öncesi ve sonrası muhafaza koşullarına bağlı olarak
    değişiklik gösterir. ,

    a) Bitki tür ve çeşidinin özellikleri: Bahçe bitkilerinin tohumları
    muhafaza ömürleri yönünden iki grupta toplanır.

    1. Ortodoks tohumlar (Depo ömrü uzun olanlar): Bu tip

    tohumlarda tohumdaki nem kapsamı ve depolama sıcaklığı azaldıkça tohumun depolama ömrü artar. Bununla birlikte bu tip tohumların depo ömürleri de 1-5 yıl arasında değişir. Bahçe bitkilerinin çoğunun tohumları bu gruba girer.

    2. Rekalsitrant tohumlar (Depo ömrü kısa olan tohumlar): Bu

    gruba giren tohumlar, kurutulmaları sırasında zarar görürler ve canlılıklarım kısa sürede kaybederler. Bu türler arasında kahve ve kakao tohumları sayılabilir.

    b) Hasat öncesi ve sonrası depo koşulları: Tohumluk bitkilerin
    yetiştirilmesi sırasındaki elverişsiz iklim koşulları (yüksek veya düşük
    sıcaklıklar, şiddetli yağışlar) tohumun yeterince olgunlaşmasını
    engellediği gibi hasat sonrasında canlılığının azalmasına neden olur.
    Bunun yanında bitkinin kötü beslenmesi, hastalık ve zararlılar da
    canlılığı azaltıcı etkide bulunurlar.

    Hasat sırasındaki mekanik zararlanmalar (ezilme, zedelenme, kırılmalar) da tohumun depolama sırasındaki koşullardan (nem, sıcaklık) ve depo zararlılarından çabuk etkilenmelerine neden olur.

    Hasat sonrasında tohumun bünyesinde bulunan nem kapsamı da tohumun canlılığının azalmasında etkilidir. Sebze tohumlarının depoya konulmadan önce nem düzeylerinin, küçük tohumlularda % 3-6'ya, iri tohumlularda % 8-10'a düşürülmesi gerekir. Tohumdaki nemin % 5'den % 14'e yükselmesi sırasında, tohum bünyesindeki nemin her % 1 oranındaki artışı, tohumun depo ömrünü yarıya indirmektedir. Zaten tohumun bünyesindeki nemin % 15'in üzerine çıkmasıyla tohumda çimlenme görülür ve tohum kabuğu üzerindeki mikroorganizmaların canlılık kazanması ile .tohum canlılığım hızla kaybeder.

    Tohumun canlılığı hasat öncesi koşullar iyi bir şekilde ayarlansa bile depolama sırasındaki koşulların ayarlanamaması durumunda da hızla kaybolur.

    Depo faktörlerinden tohumun canlılığım etkileyen sıcaklık ve depo oransal nemi önemlidir.

    Depolama sırasındaki yüksek sıcaklıklar, tohumun bozulmasını hızlandırır. 0-50°C arasındaki depolama sıcaklıklarında sıcaklığın her 5°C azaltılması ile tohum ömründe iki kat artış sağlanabilmektedir. Bu nedenle, 0-5°C'ler arasındaki sıcaklıklar tohum depolaması için uygundur. Bununla birlikte kısa süreli depolamalarda depo sıcaklığının 10°C'de tutulması uygun ve daha ekonomiktir.

    Tohumların depo ömürleri üzerinde tohumun bünyesinde ve depo ortamındaki nemin de önemi büyüktür. Depo neminin % 50-60 arasında olması istenir. Gerek tohum gerekse depo neminin artışıyla birlikte, yığınlar halindeki tohumlarda kızışma, tohum neminin artışına bağlı olarak depo hastalık ve zararlılarının faaliyeti artar ve sonuçta tohum çimlenerek canlılığını kaybeder. Çizelge 6.5'de bazı sebze tohumlarının farklı depolama koşullarında depolama sırasındaki çimlenme oranlarının görmek mümkündür. Buna göre düşük sıcaklıklarda ve düşük hava neminde bazı türlerde 2-2.5 sene muhafaza yapılabilirken, yüksek sıcaklık ve hava neminde canlılık

    Uygulamada, bahçe bitkileri içinde sebze tohumlarının muhafazası daha çok önem kazanmaktadır. Tohumlar depolara paketlenmiş olarak konulmakta, gerekli olduğunda bunlar 5-10-25-50-100 g'lık paket veya kutulara konularak pazarlanmaktadır. Son yıllarda küçük partiler halinde tüketilen sebze tohumları, bünyelerindeki nem düşürülerek, hava geçirmeyen kaplar içine konulmakta, böylece tohumlan kapağı açılmadığı sürece 1-2 yıldan daha fazla saklamak mümkün olabilmektedir
    KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
    Prof.Dr.Atila GÜNAY
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Tohum muhafazası

    ya tohumların depolanmasının enzimlerle olan ilişkisini yazarmısını lütfen !!

    Comment


    • #3
      Cevap: Tohum muhafazası

      cvp verin lütfennn

      Comment


      • #4
        Cevap: Tohum muhafazası

        Tohum ve tane karakterinde olan besinlerin hemen hemen tamamında bulunan enzim inhibitörlerinin esas işlevi, tohumu dış etkenlerden gelebilecek zararlardan korumak. Bu tip besinleri vücudumuza aldığımızda ise, vücudumuz tarafından üretilen bazı enzimleri nötralize edecek olan enzim inhibitörlerini de almış oluyoruz, bu da pankreas üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor.
        Enzim inhibitörleri içeren başlıca besinleri ise şöyle sıralayabiliriz:
        Tahıllar (fındık ve fıstık gibi), bezelye, nohut, fasulye, mercimek, patates (özellikle sürgün kısımlarında), buğday, yumurta (özellikle yumurta akı) ve soya.
        Bu maddelerden kurtulmanın iki yolu var. İlki, bu tip besinleri pişirmek. Ancak pişirme sonucunda bazı yararlı enzimleri de yok edebileceğimiz için, ikinci bir yol olan filizlendirme yöntemi daha çok tercih ediliyor. Filiz gelişimi başladığında, tohumun korunması için gerekli olan enzim inhibitörlerine ihtiyacı da sona eriyor ve bunlar kendiliğinden yıkıma uğruyor.
        Tohumların Filizlenmek için iki Önemli ihtiyacı Vardır: Su ve Enerji

        Olgun tohumlardaki embriyoların suyu bulunmaz. Metabolizmanın tekrar aktif hale gelmesi içinse yani büyüme işleminin başlayabilmesi için hücrelerde sulu bir ortama ihtiyaç vardır. Bu nedenle bir tohumun filizlenmesi için öncelikle suya ihtiyacı vardır.

        Tohum yağmur veya sulama gibi yöntemlerle ıslandığında mutlaka oksijene de ihtiyaç vardır. Çünkü içindeki besinlerden oksijenli solunumla enerji ve ısı üretimine başlar. Uygun sıcaklık ise, enzimlerin maksimum hızlarda çalışmasını sağlar. Tohumun ıslanması ile önce tohum örtüsü şişer ve embriyo hücrelerinde bulunan enzimler faaliyete geçerek “giberellin” isimli yeni bir hormon salgılamaya başlarlar. Bu hormon, uyku durumunda kalmayı sağlayan absisik asitin etkisini ortadan kaldırır. Bu asitin etkisinin ortadan kalkması ile de sindirim enzimleri (alfa-amilaz) faaliyete geçer. Bu enzimler, besin deposu içindeki nişastanın parçalanarak şekere dönüşmesini sağlar. Ortaya çıkan şekerler embriyo hücreleri tarafından solunumda kullanılır ve böylece hücrelerin bölünmesi için gerekli enerji sağlanmış olur.

        Tohumlar Büyümeye Başlıyor

        Gereken koşullar sağlanıp da çimlenme başladığında tohum topraktan suyu çeker, embriyo hücreleri bölünmeye başlar ve daha sonra tohum kabuğu açılır. Filizlenme süresince bitkinin tohumdan çıkan ilk bölümü kökçüklerdir. Bitkilerdeki kök sisteminin ilk aşaması olan bu kökçükler sürekli sürgün verir ve toprakta aşağı doğru büyürler. Kökler büyüdükçe toprağı zorlamaya başlar ve yüksek derecede bir sürtünmeyle karşılaşırlar. Ancak hiçbir zarar görmezler.

        Kökçüklerin gelişmesini, sap ve yaprakları üretecek olan tomurcukların gelişimi izler. Tohum toprak üstüne, ışığa doğru yönelir ve sürekli güçlenir. Toprağın üstüne çıkan filizin ilk gerçek yaprakları açıldığındaysa bitki, fotosentez yoluyla kendi besinini üretmeye başlar.

        Buraya kadar anlatılanlar, aslında çok iyi bilinen, hatta sık sık gözlemlenen konulardır. Tohumların toprağı yararak içinden çıkmaları herkes için çok alışılmış bir görüntüdür. Ama tohumun büyümesi sırasında gerçekte bir mucize gerçekleşmektedir. Ağırlığı ancak “gram”larla ifade edilebilecek olan bir filiz, üzerindeki kilolarca ağırlıktaki toprağı delerek yukarı çıkarken hiç zorlanmaz. Tohumdan çıkan filizlerin tek amacı toprağın üstüne çıkıp ışığa ulaşmaktır. Çimlenmeye başlayan bitkiler incecik gövdeleriyle sanki boş bir alanda hareket ediyormuş ve üzerlerinde onca ağırlık yokmuşçasına, oldukça rahat bir şekilde, yavaş yavaş gün ışığına doğru yol alırlar. Ancak filizler bazen büyümek için uygun bir ortam bulamaz. Güneş ışığından yararlanamayacağı gölgelik bir ortamda büyümeye devam ettiğinde ise, fotosentez yapması zorlaşacaktır.

        Comment


        • #5
          Cevap: Tohum muhafazası

          çok saol

          Comment

          Working...
          X