Aşı tipleri
Aşılar, anaç üzerine takılan parçaların niteliğine göre iki sınıfa ayrılırlar.
a) Göz aşıları
Anaca takılan parça tek bir gözden ibarettir.
b) Kalem aşıları
Anaca takılan parça, üzerinde 1-3 göz bulunan 7-15 cm uzunlukta kalem adı verilen 1 veya 2 yaşlı dal parçasıdır. Bağcılıkta o yılın sürgünlerinden hazırlanan kalemler de aşıda (yeşil aşı) kullanılabilmektedir. Ancak onarım amacıyla yapılan kemer ve köprü aşılarında kalemin boyu 50-80 cm uzunluğunda olabilmektedir.
Ayrıca aşılar yapılış zamanlarına, yani gelişme dönemi içinde sürüp sürmediklerine göre de "Sürgün" ve "Durgun" aşılar olarak ayrılırlar.
a. Meyve ağaçlarında ve asmalarda erken ilkbaharda yapılan
kalem ve göz aşıları ile Haziran ayında yapılan göz aşıları, aynı
dönem içinde hemen sürerler. Bunlara "sürgün aşılar" denir.
b. Yine asmalarda ve meyve ağaçlarında Ağustos veya Eylül ayında
yapılan göz aşıları kaynaşır, tutar, ancak yapıldığı dönem içinde
genellikle sürmezler. Böyle aşılara ise "durgun aşılar" denilmektedir.
Aşıda kullanılacak kalem veya gözü hazırlamak amacıyla, genellikle bir yaşlı sürgünlerden kesilen dal parçalarına "aşı kalemleri" denilir. Aşı kalemleri erken ilkbaharda uygulanacak kalem ve göz aşıları (sürgün) için, yaprak dökümünden kış sonuna kadar süren dönem (dinlenme dönemi) içinde alınabilirler. Ancak erken alındıklarında muhafaza süresi uzamaktadır. Kış soğuklarının bir yaşlı sürgünler üzerindeki gözlere zarar verme olasılığı bulunmayan yörelerde aşı kalemlerinin bitkide uyanma başlamadan, yani aşı uygulamasından birkaç hafta önce alınması daha uygun olmaktadır.
Aşı kalemleri, uygun sıcaklık ve nem koşulları altında gözleri dinlenme halinde tutularak saklanmalıdır. Su kaybının önlenmesi şartıyla 2-3 haftalık bir süre için, 4-10°C'de (buzdolabı sıcaklığı), ya da 1-4°C sıcaklıktaki soğuk depolarda polietilen torbalar içinde aşı zamanına kadar saklanmaları mümkündür.
Ağustos ve Eylül'de yapılacak durgun göz aşıları için kullanılacak aşı kalemleri ise, o yılın sürgünlerinden gözler iyice olgunlaştıktan sonra, aşının yapılacağı dönemde alınmaktadırlar. Sürgünler üzerindeki bütün gözlerin aşıda kullanılmaları mümkün değildir. Aşıda kullanılacak kalem ve gözler, genellikle sürgünlerin orta kısımlarından alınırlar. Çünkü, sürgünlerin uç kısımlarının yeteri kadar odunlaşmamış, buna karşılık dip kısımlarının gereğinden fazla odunlaşmış olmalarının yanısıra, her iki kısımdaki gözler de iyi gelişmemiştir.
a. Göz aşıları
Göz aşıları, küçük bir kabuk parçası (bazen küçük bir odun dokusu ile birlikte) ve bunun üzerinde bulunan bir tek gözle yapılan aşılardır. Bu aşıların uygulanması, kabuğun odundan kolaylıkla ayrılabilmesine, yani bitkinin "kabuk vermesi"ne bağlıdır. Aşılama zamanı, bitkinin ve kambiyum dokusunun aktif gelişme halinde olduğu ilkbaharda, yani büyüme ile başlar ve sonbaharda büyümenin durmasına kadar devam eder. Ancak belirtilen bu dönem içinde, susuzluk, yaprakların herhangi bir nedenle dökülmesi veya zararlanması ya da düşük sıcaklıklar gibi bazı faktörler nedeniyle kabuğun kalkması zorlaşabümektedir.
Meyvelerin çoğaltılmalarında (özellikle meyve fidanı üretimi) daha yaygın olarak kullanılan göz aşılarının, kalem aşılarına göre bazı üstünlükleri bulunmaktadır.
1. Göz aşıları kurşun kalem kalınlığındaki (5-6 mm) anaçlara dahi
uygulanabildiğinden anacın kalınlaşması için uzun yıllar
beklenmemektedir. Aşıya erken başlanması nedeniyle, göz aşılarıyla
aşılanan ağaçlar daha erken meyveye yatmaktadırlar.
2. Her anaca yalnız bir tek göz takıldığı için, daha az kalem (göz)
kullanılmaktadır. Bu durum, yeni ıslah çeşitleri ile az sayıda göz
sağlanabilen çeşitlerin çoğaltılmasında çok önemlidir.
3. Aşı uygulanırken anaçta çok az yara açıldığından, aşının tutması
daha kolay olmaktadır. Genelde göz aşılarında tutma oram % 80-95
arasındadır.
4. Aşının tutup tutmadığı 15-20 gün sonra belli olduğundan,
tutmayan aşılar aynı yıl içinde yenilenebilmektedir.
5. Göz aşılarının öğrenilmesi ve yapılması daha kolay olup, usta bir
aşıcı ile bağlayıcı günde 800-1200 aşı yapabilmektedirler.
6. Durgun göz aşıları, fidanlıklarda diğer işlerin azaldığı bir
dönemde yapılmaktadır.
7. Aşıdan sonra macun kullanmaya gerek yoktur.
Meyvecilikte ve bağcılıkta kullanılan göz aşıları, erken ilkbaharda,
Haziran ayında, Ağustos ve Eylül aylarında olmak üzere üç dönemde yapılmaktadır.
Erken ilkbahar göz aşıları, anaçta aktif büyüme başlar başlamaz, kış dinlenme döneminde alman aşı kalemlerindeki gözler kullanılarak yapılır. Bu aşılar, yapıldığı dönem içinde sürerler.
Haziran göz aşıları o yılın sürgünlerinden hazırlanan aşı kalemlerindeki gözleri kullanarak, yaz başında yapılmaktadır. Özellikle şeftali, nektarin, kayısı gibi sert çekirdekli meyve türlerinin aşılanmasında kullanılmaktadır. Bunlar da sürgün aşılardır.
Geç yaz göz aşıları, Ağustos-Eylül aylarında, o yılın sürgünlerinden hazırlanan aşı kalemlerindeki gözlerin kullanılması ile yapılan durgun aşılardır. Erken sonbahar göz aşıları olarak da bilinen bu aşılar, aşı mevsiminin daha uzun sürmesi, yaz sonundaki yüksek sıcaklıkların daha iyi kaynaşma sağlaması, aşı kalemlerinde saklama sorununun olmaması ve fidanlıklarda o dönemde daha az iş olması nedenleriyle meyve fidanı üretiminde ve asma anaçlarının bağda aşılanmasında diğer dönemlerde yapılan aşılara tercih edilmektedir. Bu aşılar yapıldıkları yıl tutarlar, ancak kışı dinlenme halinde geçirerek ertesi yıl ilkbaharda sürerler.
Yapılış şekillerine göre göz aşılarının çok çeşitleri vardır. Ancak özellikle meyve fidanı üretiminde en çok kullanılan "T" göz aşısıdır. Asma anaçlarında kabuğun kalkması zor olduğundan, bunların bağdaki yerlerinde aşılanmalarında "Yongah göz aşısı" tercih edilmektedir.
"T" göz aşısı:
Bu aşı, genellikle meyve fidanlıklarında 0.6-2.5 cm çapında ince ve kolay kabuk veren anaçlara uygulanır. Aşıda gözler, anaçların toprak yüzeyinden 5-25 cm yüksekliğine, kabuğun düzgün bir yerine, aynı yönde takılmaktadır.
Anaçta yapılacak kesimlerde, aşıcılar çoğunlukla önce yukarıdan aşağıya kesimin, sonra buna dik olan yatay kesiminin yapılmasını tercih etmektedirler. Bunun için anaç üzerinde önce 2.5 cm uzunlukta dikey bir kesim yapılır. Sonra, dikey kesimin üst ucunda, gövde çevresinin 1/3'ü kadar kısmında kabuk yatay olarak kesilir (?ekil 6.3.) ?ki kabuk dilimini kaldırmak amacıyla bıçak hafifçe çevrilmelidir. Burada, yatay ve dikey kesimlerin gerektiğinden uzun olmamasına dikkat edilmelidir.
Gözün hazırlanması için, aşı kaleminde gözün 1.0 cm kadar aşağısından eğimli bir şekilde kesime başlamr. Gözün altından geçip, 2.5 cm kadar üstünde kesim bitirilir. Gözün 2 cm üzerinden yatay kesim yapılarak göz kalemden çıkarılır. Gözün hazırlanmasında "odunlu" ve "odunsuz" olmak üzere iki teknik uygulanır. Bazı aşıcılar, gözü çıkarırken, uygulanan eğimli kesimi, odun dokusuna geçecek şekilde biraz derin yaparlar. Bazı aşıcılar ise odunu çıkarılmış gözleri tercih etmektedirler. Ancak, gözün odunsuz hazırlanması durumunda, gözün altında bulunan ve göze su ile besin maddelerini sağlayan iletken dokulardan ibaret küçük bir odun kısmı mutlaka bulunmalıdır.
Aşının son aşaması, hazırlanan gözün anaçta açılan "T" ye yerleştirilmesidir. Gözün üst yatay kesim yüzeyi, anaçtaki yatay kesim yüzeyi ile çakışmcaya kadar göz aşağıya itilir. Bu işlemin ardından, gözün kabuk kısmı anacın kabuk kanatlarıyla kapatılmalı, ancak göz açıkta kalmalıdır.
Göz aşısında macunlamaya gerek yoktur, ancak aşıda kaynama oluncaya kadar aşı yeri sıkıca sarılmalıdır. Bu amaçla lastik veya plastik aşı şeritleri tercih edilmektedir. ?eritler esnek yapıda olduklarından, bitkinin büyümesiyle, aşı bölgesinde ortaya çıkacak boğulmanın önüne geçilmekte, ayrıca aşmm kaynama süresi içinde dış

şartlar nedeniyle çürüyerek kopabilmektedirler. Aşıda başka materyal kullanıldığında (rafya veya pamuk vs.) aşılamadan 10-14 gün sonra aşı bağları aşıların arka kısmından boğulmanın önlenmesi için kesilmelidir. Aşıyı izleyen 2-3 hafta içinde aşı yerinde kaynaşma tamamlanmaktadır. Ancak, aşı tutmamışsa ve anaç kabuk vermeye devam ediyorsa aşı tekrarlanabilir.
"Yama" göz aşısı:
Özellikle ceviz ve pikan cevizi gibi kalın, girintili çıkıntılı kabuğa sahip olan meyve türlerinde yaygın olarak kullanılır. Bu türlere ait fidan üretiminde, vegetasyon süresinin uzun olması nedeniyle, daha çok Ağustos ayında yapılan durgun aşı tercih edilir. Bu amaçla, yama göz aşısı, o yılın sürgünlerinin topraktan 8-10 cm yüksek kısmına yapılır. Cevizlerde aşıdan sonra aşı kesitinden sızan siyah renkli kanama suyu, burada birikerek aşının tutmasına engel olduğundan, aşıdan önce anaçta aşı yapılacak kısmın altında odun tabakasına kadar inen V şeklinde bir çentik açılarak kanama suyu dışarı akıtılır.
Yama göz aşısının aşamaları ve yapılış tekniği ?ekil 6.4'de görülmektedir. Aşılamadan sonraki işlemler T göz aşısında olduğu gibidir.
"Yongah" göz aşısı;
Bu göz aşısı, kabuğun kalkmasına gerek duyulmayan bir aşı tekniği olduğu için bağcılığa özgü bir aşı olarak bilinir ve Amerikan asma anaçlarının bağdaki yerlerinde aşılanmasında yaygın şekilde kullanılır. Diğer göz aşılarında olduğu gibi her üç aşı döneminde başarı ile yapılabilirse de, sıcaklığın daha elverişli olduğu Ağustos ayındaki durgun aşı tercih edilmektedir. Bağcılıkta bu aşının en önemli avantajı, 6 mm kalınlığındaki gövdelere bile kolaylıkla yapılabilmesidir. Anaçların bağda aşılanmaları amacıyla yapılan yongah göz aşısı, gövdenin topraktan 8-10 cm yükseklikteki kısmına yapılır. Bu amaçla yapılan yongah göz aşısının aşamaları ve yapılış tekniği ?ekil 6.5'de görülmektedir. Ancak bağcılıkta bu tekniğe göre
Aşılar, anaç üzerine takılan parçaların niteliğine göre iki sınıfa ayrılırlar.
a) Göz aşıları
Anaca takılan parça tek bir gözden ibarettir.
b) Kalem aşıları
Anaca takılan parça, üzerinde 1-3 göz bulunan 7-15 cm uzunlukta kalem adı verilen 1 veya 2 yaşlı dal parçasıdır. Bağcılıkta o yılın sürgünlerinden hazırlanan kalemler de aşıda (yeşil aşı) kullanılabilmektedir. Ancak onarım amacıyla yapılan kemer ve köprü aşılarında kalemin boyu 50-80 cm uzunluğunda olabilmektedir.
Ayrıca aşılar yapılış zamanlarına, yani gelişme dönemi içinde sürüp sürmediklerine göre de "Sürgün" ve "Durgun" aşılar olarak ayrılırlar.
a. Meyve ağaçlarında ve asmalarda erken ilkbaharda yapılan
kalem ve göz aşıları ile Haziran ayında yapılan göz aşıları, aynı
dönem içinde hemen sürerler. Bunlara "sürgün aşılar" denir.
b. Yine asmalarda ve meyve ağaçlarında Ağustos veya Eylül ayında
yapılan göz aşıları kaynaşır, tutar, ancak yapıldığı dönem içinde
genellikle sürmezler. Böyle aşılara ise "durgun aşılar" denilmektedir.
Aşıda kullanılacak kalem veya gözü hazırlamak amacıyla, genellikle bir yaşlı sürgünlerden kesilen dal parçalarına "aşı kalemleri" denilir. Aşı kalemleri erken ilkbaharda uygulanacak kalem ve göz aşıları (sürgün) için, yaprak dökümünden kış sonuna kadar süren dönem (dinlenme dönemi) içinde alınabilirler. Ancak erken alındıklarında muhafaza süresi uzamaktadır. Kış soğuklarının bir yaşlı sürgünler üzerindeki gözlere zarar verme olasılığı bulunmayan yörelerde aşı kalemlerinin bitkide uyanma başlamadan, yani aşı uygulamasından birkaç hafta önce alınması daha uygun olmaktadır.
Aşı kalemleri, uygun sıcaklık ve nem koşulları altında gözleri dinlenme halinde tutularak saklanmalıdır. Su kaybının önlenmesi şartıyla 2-3 haftalık bir süre için, 4-10°C'de (buzdolabı sıcaklığı), ya da 1-4°C sıcaklıktaki soğuk depolarda polietilen torbalar içinde aşı zamanına kadar saklanmaları mümkündür.
Ağustos ve Eylül'de yapılacak durgun göz aşıları için kullanılacak aşı kalemleri ise, o yılın sürgünlerinden gözler iyice olgunlaştıktan sonra, aşının yapılacağı dönemde alınmaktadırlar. Sürgünler üzerindeki bütün gözlerin aşıda kullanılmaları mümkün değildir. Aşıda kullanılacak kalem ve gözler, genellikle sürgünlerin orta kısımlarından alınırlar. Çünkü, sürgünlerin uç kısımlarının yeteri kadar odunlaşmamış, buna karşılık dip kısımlarının gereğinden fazla odunlaşmış olmalarının yanısıra, her iki kısımdaki gözler de iyi gelişmemiştir.
a. Göz aşıları
Göz aşıları, küçük bir kabuk parçası (bazen küçük bir odun dokusu ile birlikte) ve bunun üzerinde bulunan bir tek gözle yapılan aşılardır. Bu aşıların uygulanması, kabuğun odundan kolaylıkla ayrılabilmesine, yani bitkinin "kabuk vermesi"ne bağlıdır. Aşılama zamanı, bitkinin ve kambiyum dokusunun aktif gelişme halinde olduğu ilkbaharda, yani büyüme ile başlar ve sonbaharda büyümenin durmasına kadar devam eder. Ancak belirtilen bu dönem içinde, susuzluk, yaprakların herhangi bir nedenle dökülmesi veya zararlanması ya da düşük sıcaklıklar gibi bazı faktörler nedeniyle kabuğun kalkması zorlaşabümektedir.
Meyvelerin çoğaltılmalarında (özellikle meyve fidanı üretimi) daha yaygın olarak kullanılan göz aşılarının, kalem aşılarına göre bazı üstünlükleri bulunmaktadır.
1. Göz aşıları kurşun kalem kalınlığındaki (5-6 mm) anaçlara dahi
uygulanabildiğinden anacın kalınlaşması için uzun yıllar
beklenmemektedir. Aşıya erken başlanması nedeniyle, göz aşılarıyla
aşılanan ağaçlar daha erken meyveye yatmaktadırlar.
2. Her anaca yalnız bir tek göz takıldığı için, daha az kalem (göz)
kullanılmaktadır. Bu durum, yeni ıslah çeşitleri ile az sayıda göz
sağlanabilen çeşitlerin çoğaltılmasında çok önemlidir.
3. Aşı uygulanırken anaçta çok az yara açıldığından, aşının tutması
daha kolay olmaktadır. Genelde göz aşılarında tutma oram % 80-95
arasındadır.
4. Aşının tutup tutmadığı 15-20 gün sonra belli olduğundan,
tutmayan aşılar aynı yıl içinde yenilenebilmektedir.
5. Göz aşılarının öğrenilmesi ve yapılması daha kolay olup, usta bir
aşıcı ile bağlayıcı günde 800-1200 aşı yapabilmektedirler.
6. Durgun göz aşıları, fidanlıklarda diğer işlerin azaldığı bir
dönemde yapılmaktadır.
7. Aşıdan sonra macun kullanmaya gerek yoktur.
Meyvecilikte ve bağcılıkta kullanılan göz aşıları, erken ilkbaharda,
Haziran ayında, Ağustos ve Eylül aylarında olmak üzere üç dönemde yapılmaktadır.
Erken ilkbahar göz aşıları, anaçta aktif büyüme başlar başlamaz, kış dinlenme döneminde alman aşı kalemlerindeki gözler kullanılarak yapılır. Bu aşılar, yapıldığı dönem içinde sürerler.
Haziran göz aşıları o yılın sürgünlerinden hazırlanan aşı kalemlerindeki gözleri kullanarak, yaz başında yapılmaktadır. Özellikle şeftali, nektarin, kayısı gibi sert çekirdekli meyve türlerinin aşılanmasında kullanılmaktadır. Bunlar da sürgün aşılardır.
Geç yaz göz aşıları, Ağustos-Eylül aylarında, o yılın sürgünlerinden hazırlanan aşı kalemlerindeki gözlerin kullanılması ile yapılan durgun aşılardır. Erken sonbahar göz aşıları olarak da bilinen bu aşılar, aşı mevsiminin daha uzun sürmesi, yaz sonundaki yüksek sıcaklıkların daha iyi kaynaşma sağlaması, aşı kalemlerinde saklama sorununun olmaması ve fidanlıklarda o dönemde daha az iş olması nedenleriyle meyve fidanı üretiminde ve asma anaçlarının bağda aşılanmasında diğer dönemlerde yapılan aşılara tercih edilmektedir. Bu aşılar yapıldıkları yıl tutarlar, ancak kışı dinlenme halinde geçirerek ertesi yıl ilkbaharda sürerler.
Yapılış şekillerine göre göz aşılarının çok çeşitleri vardır. Ancak özellikle meyve fidanı üretiminde en çok kullanılan "T" göz aşısıdır. Asma anaçlarında kabuğun kalkması zor olduğundan, bunların bağdaki yerlerinde aşılanmalarında "Yongah göz aşısı" tercih edilmektedir.
"T" göz aşısı:
Bu aşı, genellikle meyve fidanlıklarında 0.6-2.5 cm çapında ince ve kolay kabuk veren anaçlara uygulanır. Aşıda gözler, anaçların toprak yüzeyinden 5-25 cm yüksekliğine, kabuğun düzgün bir yerine, aynı yönde takılmaktadır.
Anaçta yapılacak kesimlerde, aşıcılar çoğunlukla önce yukarıdan aşağıya kesimin, sonra buna dik olan yatay kesiminin yapılmasını tercih etmektedirler. Bunun için anaç üzerinde önce 2.5 cm uzunlukta dikey bir kesim yapılır. Sonra, dikey kesimin üst ucunda, gövde çevresinin 1/3'ü kadar kısmında kabuk yatay olarak kesilir (?ekil 6.3.) ?ki kabuk dilimini kaldırmak amacıyla bıçak hafifçe çevrilmelidir. Burada, yatay ve dikey kesimlerin gerektiğinden uzun olmamasına dikkat edilmelidir.
Gözün hazırlanması için, aşı kaleminde gözün 1.0 cm kadar aşağısından eğimli bir şekilde kesime başlamr. Gözün altından geçip, 2.5 cm kadar üstünde kesim bitirilir. Gözün 2 cm üzerinden yatay kesim yapılarak göz kalemden çıkarılır. Gözün hazırlanmasında "odunlu" ve "odunsuz" olmak üzere iki teknik uygulanır. Bazı aşıcılar, gözü çıkarırken, uygulanan eğimli kesimi, odun dokusuna geçecek şekilde biraz derin yaparlar. Bazı aşıcılar ise odunu çıkarılmış gözleri tercih etmektedirler. Ancak, gözün odunsuz hazırlanması durumunda, gözün altında bulunan ve göze su ile besin maddelerini sağlayan iletken dokulardan ibaret küçük bir odun kısmı mutlaka bulunmalıdır.
Aşının son aşaması, hazırlanan gözün anaçta açılan "T" ye yerleştirilmesidir. Gözün üst yatay kesim yüzeyi, anaçtaki yatay kesim yüzeyi ile çakışmcaya kadar göz aşağıya itilir. Bu işlemin ardından, gözün kabuk kısmı anacın kabuk kanatlarıyla kapatılmalı, ancak göz açıkta kalmalıdır.
Göz aşısında macunlamaya gerek yoktur, ancak aşıda kaynama oluncaya kadar aşı yeri sıkıca sarılmalıdır. Bu amaçla lastik veya plastik aşı şeritleri tercih edilmektedir. ?eritler esnek yapıda olduklarından, bitkinin büyümesiyle, aşı bölgesinde ortaya çıkacak boğulmanın önüne geçilmekte, ayrıca aşmm kaynama süresi içinde dış

şartlar nedeniyle çürüyerek kopabilmektedirler. Aşıda başka materyal kullanıldığında (rafya veya pamuk vs.) aşılamadan 10-14 gün sonra aşı bağları aşıların arka kısmından boğulmanın önlenmesi için kesilmelidir. Aşıyı izleyen 2-3 hafta içinde aşı yerinde kaynaşma tamamlanmaktadır. Ancak, aşı tutmamışsa ve anaç kabuk vermeye devam ediyorsa aşı tekrarlanabilir.
"Yama" göz aşısı:
Özellikle ceviz ve pikan cevizi gibi kalın, girintili çıkıntılı kabuğa sahip olan meyve türlerinde yaygın olarak kullanılır. Bu türlere ait fidan üretiminde, vegetasyon süresinin uzun olması nedeniyle, daha çok Ağustos ayında yapılan durgun aşı tercih edilir. Bu amaçla, yama göz aşısı, o yılın sürgünlerinin topraktan 8-10 cm yüksek kısmına yapılır. Cevizlerde aşıdan sonra aşı kesitinden sızan siyah renkli kanama suyu, burada birikerek aşının tutmasına engel olduğundan, aşıdan önce anaçta aşı yapılacak kısmın altında odun tabakasına kadar inen V şeklinde bir çentik açılarak kanama suyu dışarı akıtılır.
Yama göz aşısının aşamaları ve yapılış tekniği ?ekil 6.4'de görülmektedir. Aşılamadan sonraki işlemler T göz aşısında olduğu gibidir.
"Yongah" göz aşısı;
Bu göz aşısı, kabuğun kalkmasına gerek duyulmayan bir aşı tekniği olduğu için bağcılığa özgü bir aşı olarak bilinir ve Amerikan asma anaçlarının bağdaki yerlerinde aşılanmasında yaygın şekilde kullanılır. Diğer göz aşılarında olduğu gibi her üç aşı döneminde başarı ile yapılabilirse de, sıcaklığın daha elverişli olduğu Ağustos ayındaki durgun aşı tercih edilmektedir. Bağcılıkta bu aşının en önemli avantajı, 6 mm kalınlığındaki gövdelere bile kolaylıkla yapılabilmesidir. Anaçların bağda aşılanmaları amacıyla yapılan yongah göz aşısı, gövdenin topraktan 8-10 cm yükseklikteki kısmına yapılır. Bu amaçla yapılan yongah göz aşısının aşamaları ve yapılış tekniği ?ekil 6.5'de görülmektedir. Ancak bağcılıkta bu tekniğe göre






Comment