Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Çeliklerde köklenmeyi etkileyen faktörler

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Çeliklerde köklenmeyi etkileyen faktörler

    Çeliklerde köklenmeyi etkileyen faktörler

    Çeliklerde köklenmeyi etkileyen faktörler aşağıda açıklanmıştır.

    Bitki faktörleri

    Türler ve hatta aynı tür içindeki çeşitler arasında, çeliklerin köklenme yetenekleri bakımından büyük farklar vardır. Köklenme özelliklerine göre bitkiler, çelikleri kolay ve zor köklenenler olarak iki grup altında incelenmektedir. Çeliklerin köklenme yeteneklerinin belirlenmesinde bitkinin kalıtsal yapısı ile yaprak ve tomurcuklarda sentezlenerek kök oluşum bölgelerine taşman maddeler arasındaki etkileşme rol oynamaktadır. Bu taşınabilir maddeler arasında oksinler, karbonhidratlar, azotlu bileşikler, vitaminler ve bazı bilinmeyen maddeler bulunmaktadır. Oksin düzeyi ile çeliklerde köklenmenin yakından ilgili olduğu tesbit edilmiş olup ileride değinileceği gibi günümüzde dışsal oksin uygulamaları ile çeliklerin köklenmelerinde artış elde edilmektedir. Ancak bazı zor köklenen bitkilerde oksin uygulamaları yalnız başına köklenme üzerinde etkili olamamaktadır. Bazı tür veya çeşitlere ait (ceviz, Antep fıstığı) çelikler ise hangi koşullarda olursa olsunlar ekonomik olarak köklendirilememektedir. Çeliklerin köklenmesi üzerine etki yapan bitki faktörleri aşağıda incelenmiştir:

    a) Ana bitkinin beslenme durumu: Ana bitkinin beslenme durumu ile bu bitkiden alman çeliklerin köklenmeleri arasında ilişki bulunmaktadır. Genellikle yüksek karbonhidrat düzeyi, kuvvetli kök oluşumu ile sonuçlanmaktadır. Bitkinin azot düzeyi de meydana gelecek kök sayısını etkilemektedir. Azot düzeyinin düşük olması, meydana gelecek kök sayısını artırmasına rağmen, aşırı noksanlıklar köklenmeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle çelikler odunlaşmanın tamamlandığı sürgünlerden hazırlanmalıdır. Gelişmenin hızla devam ettiği odunlaşmamış sürgünlerde karbonhidrat düzeyi düşük, buna karşın azot düzeyi fazladır.
    Oksin ve karbonhidrat birikiminin etkisi, yaralanma, bilezik alma ve boğma yapılarak köklenmenin artırılması ile açıklanmaktadır. Ayrıca yara yüzeyinde kallus oluşumu, su alımı ile uygulanan dışsal hormon alımım da artırmaktadır.

    b) Ana bitkinin yaşı: Çelikle kolaylıkla çoğaltılabilen bitkilerde ana bitkinin yaşı pek önemli değilken, köklenmesi zor olan bitkilerde bitki yaşı önemli bir faktördür. Bu tür bitkilerde çeliğin köklenme yeteneği ile bitkinin gençlik dönemi arasında genellikle olumlu bir ilişki bulunmaktadır. Örneğin, elma, armut ve kirazlarda, bitkinin olgunluk döneminde alman çeliklerde köklenme çok zor olurken, gençlik döneminde aynı bitkilerin çelikleri daha kolay köklenmektedir. Bu durum kök çelikleri için de söz konusudur. Çeliklerde bu gençlik etkisinin nedenleri pek bilinmemektedir. Ancak yapılan çalışmalar, kök taslaklarının oluşturulmasında genç ve olgun sürgünler arasındaki farkın, anatomik yapı farklılığından çok biyokimyasal nedenlerden kaynaklandığını göstermektedir. Gençlik döneminde çeliklerde köklenme daha kolay olduğundan şiddetli budamalarla bitki gençleştirilmekte, genç sürgünler çelik kaynağı olarak kullanılmaktadır.

    Çelik hazırlanacak dal veya sürgünün özellikleri

    a) Çeliklerin dal veya sürgün üzerindeki yeri: Çeliklerin köklenmeleri üzerine dal veya sürgünün ana bitki üzerinde bulunduğu yer de etkili olmaktadır.

    Meyve dal çelikleri genellikle 60-90 cm uzunluğundaki dalların, 4-8 parçaya ayrılması ile hazırlanır. Böylece her parça bir çelik olarak değerlendirilir. Sürgünün dipten uca doğru çeşitli kısımları arasında kimyasal yapı bakımından önemli farklar bulunmaktadır. Sürgünün farklı kısımlarından hazırlanan bu çeliklerin, köklenmeleri arasında da fark olması doğaldır. Sürgünlerde dipten uca doğru karbonhidrat düzeylerinin azalıp, tersine azot kapsamlarının artması nedeniyle dip kısımlarından hazırlanan çeliklerde köklenme oranının yüksek olduğu belirlenmiştir. Odun çeliklerinde, karbonhidratlarla birlikte tomurcuk ve yapraklardan taşman köklenmeyi uyarıcı maddelerin, sürgünün dip kısmında daha fazla kök taslağı oluşturduğu belirtilmektedir. Ancak farklı bir odun tipine sahip olan kirazlarda yapılan çalışmalar, sürgünün üst kısımlarından alman çeliklerde daha yüksek köklenme olduğunu göstermiştir.

    Yaprağını döken meyve türlerinin henüz odunlaşmamış sürgünlerindeki fizyolojik durum tamamen farklıdır. Bunlar yeşil çelik olarak kullanıldığında, karbonhidratlann depolanması veya önceden kök taslaklarının oluşumu gibi durumlar söz konusu değildir. Sürgünlerin uç kısımlarının daha yüksek oranda köklenmeleri, tepe kısımlarda bulunan köklenmeyi uyarıcı hormonların etkisine bağlanmaktadır.

    b) Meyve ve odun dalları: Çelikler vegetatif sürgünlerden veya
    üzerinde çiçek tomurcuğu bulunan sürgünlerden hazırlanmaktadır.
    Kolay köklenen bitki türlerinde sürgün tipi sorun olmazken, zor
    köklenen türlerde vegetatif sürgünler daha kolay köklenmektedirler.
    Daim üzerinde bulunan çiçek tomurcukları koparılsa bile köklenme
    yeteneği değişmemektedir. Bu durumun sürgünlerdeki oksin ve yedek
    besin maddelerinin düzeyleri ile ilgili olduğu belirtilmektedir.

    c) Çelik tipi: Bazı bitki türlerinde odun çelikleri (örneğin ayvada)
    dipçikli veya ökçeli olarak hazırlandığında, adi çeliklerden daha kolay
    köklenmektedir. Ancak ökçeli veya dipçikli çelik hazırlamak için
    materyal bulunması daha zor olduğundan, elde edilecek çelik sayısı
    azalmaktadır.

    KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
    Prof.Dr.Atila GÜNAY

  • #2
    Çeliklerde kök oluşumunun genetik ve fizyolojik özellikleri nelerdir?

    Comment

    Working...
    X