Doku kültürü ile çoğaltma
Oldukça yeni bir çoğaltma yöntemidir. Bu konudaki çalışmaların geçmişi kırk yılı bulmakla birlikte, pratikte çoğaltma yöntemi olarak kullanılmaya başlaması son 20 yıl içinde gerçekleşmiştir. Doku kültürü ile çoğaltmada, adından da anlaşılacağı gibi, materyal olarak küçük bitki dokuları kullanılır. Bu dokular dezenfekte edildikten sonra, steril koşullarda hazırlanmış besin ortamlarına dikilir. İklim odalarına alınan kültürler, yapay ışık altında ve belirli sıcaklık rejimlerinde geliştirilir ve köklendirilirler. Cam deney tüpleri, petri kapları ve kavanozlar içinde gelişen köklü, yapraklı ve gövdeli genç bitkiler daha sonra yine steril ortamla (toprak, torf vb.) doldurulmuş saksılara şaşırtılır ve serada, nemli ortamda yavaş yavaş dış koşullara alıştırılırlar.
Doku kültürü ile vegetatif çoğaltmada meristematik dokular,
sürgün uçları, küçük gövde parçacıkları, yaprak parçaları veya değişik dokularda yine besin ortamlarında elde edilen kalkış dokuları kullanılabilir.
Doku kültürü ile çoğaltma, bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde birçok yarar sağlar. Bu yararlan şöyle sıralamak mümkündür:
a. Zor köklenen bitkilerin çoğaltılması
Daha önce de belirtildiği gibi çok yıllık bahçe bitkilerini, heterozigot yapıları ve açılma göstermeleri nedeniyle tohumla çoğaltmak sorun yaratır. Bunlardan bir bölümü çok zor köklenir ve klasik vegetatif yöntemlerle başarılı olarak çoğaltılamazlar. Bunlara örnek olarak birçok meyve türü ve vegetatif elma anaçları ile bazı asma anaçları verilebilir. Oysa doku kültürü yönteminde yapay besin ortamı ve kültür odalarında optimum koşullar altında böyle türlerin çoğaltılması mümkün ve kolay hale gelmektedir.
b. Çoğaltma katsayısının yüksekliği
Klasik vegetatif çoğaltma yöntemlerinde, çoğaltma katsayısı oldukça sınırlıdır. Genç bir bitkiden bir yılda türlere göre değişmekle birlikte 15-20 ile birkaç yüz arasında yeni birey elde edilebilir. Oysa doku kültürü ile çoğaltmada birer aylık dönemlerde her bir bitkicikten 15-20 bitki elde edilebilir. Böylece bir tek bitkiden bir yılda milyonlarca yeni bitki üretilebilir. Bu durum yeni geliştirilen ve yetiştirmeye alınması öngörülen tür veya çeşitlerin üreticiye aktarılması sürecini önemli derecede kısaltır.
c. Bitki karantinasında kolaylık
Birçok toprak zararlısı ve hastalığının dünya üzerindeki yayılışı konukçu bitkilerin taşınması sırasında, köklerin üzerindeki etmenler yoluyla olmuştur. Asmanın en önemli zararlısı olan filoksera bunun en tipik örneğidir. Doku kültürü yoluyla çoğaltılan bitkiler, tüpler içinde nakledildiğinde, üzerinde toprak bulunmadığı için, toprak kökenli hastalık ve zararlıların taşınması rizikosunu ortadan kaldırır.
Bu durum uluslararası materyal değişiminde olduğu kadar, ülke içinde bölgelerarası fidan taşınmasında da büyük yararlar sağlar.
d. Virüssüz bitki eldesi
Bitkilerin büyüme ucu dokularında bulunan meristematik hücreler virüs taşımamaktadır. Bu nedenle, ana bitkiler virüsle bulaşık olsa bile, bitkilerin büyüme ucu meristematik dokuları ayrılıp bu dokular kültür ortamında bitkiye dönüştürüldüğünde, elde edilen yeni bitkiler virüsten aridir (Şekil 6.16). Bu yönteme "meristem kültürü" adı verilmektedir. Son yıllarda asma, çilek, enginar, sarmısak, karnabahar, kuşkonmaz, ravent ve patates gibi birçok bahçe bitkisinin fide ve fidan üretiminin ilk aşamasında damızlık materyal olarak meristem kültüründen elde edilmiş sağlıklı bitkiler kullanılmaktadır

Doku kültürlerinde kullanılan besin ortamları makro ve mikro besin elementleri, vitaminler, aminoasitler, enzimler, büyümeyi düzenleyiciler şekerler ve katılaştırıcı olarak ağar içermektedir.
Doku kültürü ile çoğaltmada dört aşama izlenmektedir.
1. Hazırlık aşaması: Materyalin alınması ve besin ortamı içine
dikilmesini kapsar. Sürgün ucu kültüründe, gelişmenin en hızlı ve
organların en genç olduğu dönemde sürgünler alınmaktadır.
Çoğaltmada etkili olan tepe tomurcuğudur. Petri kapları veya tüpler
içinde bulunan ortama dikilecek olan materyalin dezenfekte edilmesi
ve kesimde çok keskin bıçak kullanılarak, materyalin zedelenmesi
önlenmelidir. Dikimde esas, kesilen yüzeyin besin ortamıyla temasını
sağlamaktır. Dikim yapıldıktan sonra, bitkiler sabit sıcaklık ve ışık
koşullarına sahip iklim odalarında büyüme, gelişme ve çoğalmaya
bırakılırlar.
2. Sürgün aşaması: Materyalin dikiminden sonra, çoğaltımda
kullanılan bitki tür ve çeşidinin çoğalabilme özelliğine bağlı olarak
çok sayıda yeni sürgün meydana gelmektedir. Bu sürgünler ayrılarak
her biri teker teker ayrı ortamlara ya da daha geniş bir kap içinde alt
kültürlere alınırlar. Köklendirme için yeterli sayıda sürgün elde
edilinceye kadar alt kültüre devam edilmelidir.
3. Köklendirme: Besin ortamının büyümeyi düzenleyici madde
içeriği değiştirilerek, sürgünler köklendirme ortamına şaşırtılırlar.
Örneğin, çoğaltma safhasında hücre bölünmesini artıran sitokininler
besin ortamında yüksek dozda iken, oksin dozu düşüktür. Oysa
kökiendirme ortamlarında kök oluşumunu uyarıcı oksinler daha fazla
bulunmaktadır.
4. Toprağa şaşırtma: Tamamen yapay ortam ve koşullarda yetişen
bitkilerin, oldukça duyarlı olmaları nedeniyle, dış koşullara
adaptasyonları güç olmaktadır. Köklendirme ortamından çıkarılan
köklü bitkicikler özellikle nem kaybına karşı çok duyarlıdırlar. Bu
nedenle ortamın nemi çok iyi kontrol edilmelidir.
Doku kültürü ile çoğaltma, bahçe bitkileri yetiştiriciliği açısından yukarıdaki yararları sağlarken, ıslah çalışmalarında da bir takım kolaylıklar yaratmaktadır. Örneğin embriyo kültürleri ile türler arası
melezlemelerde başarı sağlanabilmekte, anter kültürleri ile haploid bitkiler elde edilebilmekte, kallus ve hücre kültürüyle mutasyon ıslahı çalışmaları kolaylaşmakta, protoplast kültürü ile cinsler arası melezlemeler, somatik melezlemeler gerçekleştirüebilmekte ve yeni türler geliştirilmekte, gen transferleri söz konusu olabilmektedir
KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr.Atila GÜNAY
Oldukça yeni bir çoğaltma yöntemidir. Bu konudaki çalışmaların geçmişi kırk yılı bulmakla birlikte, pratikte çoğaltma yöntemi olarak kullanılmaya başlaması son 20 yıl içinde gerçekleşmiştir. Doku kültürü ile çoğaltmada, adından da anlaşılacağı gibi, materyal olarak küçük bitki dokuları kullanılır. Bu dokular dezenfekte edildikten sonra, steril koşullarda hazırlanmış besin ortamlarına dikilir. İklim odalarına alınan kültürler, yapay ışık altında ve belirli sıcaklık rejimlerinde geliştirilir ve köklendirilirler. Cam deney tüpleri, petri kapları ve kavanozlar içinde gelişen köklü, yapraklı ve gövdeli genç bitkiler daha sonra yine steril ortamla (toprak, torf vb.) doldurulmuş saksılara şaşırtılır ve serada, nemli ortamda yavaş yavaş dış koşullara alıştırılırlar.
Doku kültürü ile vegetatif çoğaltmada meristematik dokular,
sürgün uçları, küçük gövde parçacıkları, yaprak parçaları veya değişik dokularda yine besin ortamlarında elde edilen kalkış dokuları kullanılabilir.
Doku kültürü ile çoğaltma, bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde birçok yarar sağlar. Bu yararlan şöyle sıralamak mümkündür:
a. Zor köklenen bitkilerin çoğaltılması
Daha önce de belirtildiği gibi çok yıllık bahçe bitkilerini, heterozigot yapıları ve açılma göstermeleri nedeniyle tohumla çoğaltmak sorun yaratır. Bunlardan bir bölümü çok zor köklenir ve klasik vegetatif yöntemlerle başarılı olarak çoğaltılamazlar. Bunlara örnek olarak birçok meyve türü ve vegetatif elma anaçları ile bazı asma anaçları verilebilir. Oysa doku kültürü yönteminde yapay besin ortamı ve kültür odalarında optimum koşullar altında böyle türlerin çoğaltılması mümkün ve kolay hale gelmektedir.
b. Çoğaltma katsayısının yüksekliği
Klasik vegetatif çoğaltma yöntemlerinde, çoğaltma katsayısı oldukça sınırlıdır. Genç bir bitkiden bir yılda türlere göre değişmekle birlikte 15-20 ile birkaç yüz arasında yeni birey elde edilebilir. Oysa doku kültürü ile çoğaltmada birer aylık dönemlerde her bir bitkicikten 15-20 bitki elde edilebilir. Böylece bir tek bitkiden bir yılda milyonlarca yeni bitki üretilebilir. Bu durum yeni geliştirilen ve yetiştirmeye alınması öngörülen tür veya çeşitlerin üreticiye aktarılması sürecini önemli derecede kısaltır.
c. Bitki karantinasında kolaylık
Birçok toprak zararlısı ve hastalığının dünya üzerindeki yayılışı konukçu bitkilerin taşınması sırasında, köklerin üzerindeki etmenler yoluyla olmuştur. Asmanın en önemli zararlısı olan filoksera bunun en tipik örneğidir. Doku kültürü yoluyla çoğaltılan bitkiler, tüpler içinde nakledildiğinde, üzerinde toprak bulunmadığı için, toprak kökenli hastalık ve zararlıların taşınması rizikosunu ortadan kaldırır.
Bu durum uluslararası materyal değişiminde olduğu kadar, ülke içinde bölgelerarası fidan taşınmasında da büyük yararlar sağlar.
d. Virüssüz bitki eldesi
Bitkilerin büyüme ucu dokularında bulunan meristematik hücreler virüs taşımamaktadır. Bu nedenle, ana bitkiler virüsle bulaşık olsa bile, bitkilerin büyüme ucu meristematik dokuları ayrılıp bu dokular kültür ortamında bitkiye dönüştürüldüğünde, elde edilen yeni bitkiler virüsten aridir (Şekil 6.16). Bu yönteme "meristem kültürü" adı verilmektedir. Son yıllarda asma, çilek, enginar, sarmısak, karnabahar, kuşkonmaz, ravent ve patates gibi birçok bahçe bitkisinin fide ve fidan üretiminin ilk aşamasında damızlık materyal olarak meristem kültüründen elde edilmiş sağlıklı bitkiler kullanılmaktadır

Doku kültürlerinde kullanılan besin ortamları makro ve mikro besin elementleri, vitaminler, aminoasitler, enzimler, büyümeyi düzenleyiciler şekerler ve katılaştırıcı olarak ağar içermektedir.
Doku kültürü ile çoğaltmada dört aşama izlenmektedir.
1. Hazırlık aşaması: Materyalin alınması ve besin ortamı içine
dikilmesini kapsar. Sürgün ucu kültüründe, gelişmenin en hızlı ve
organların en genç olduğu dönemde sürgünler alınmaktadır.
Çoğaltmada etkili olan tepe tomurcuğudur. Petri kapları veya tüpler
içinde bulunan ortama dikilecek olan materyalin dezenfekte edilmesi
ve kesimde çok keskin bıçak kullanılarak, materyalin zedelenmesi
önlenmelidir. Dikimde esas, kesilen yüzeyin besin ortamıyla temasını
sağlamaktır. Dikim yapıldıktan sonra, bitkiler sabit sıcaklık ve ışık
koşullarına sahip iklim odalarında büyüme, gelişme ve çoğalmaya
bırakılırlar.
2. Sürgün aşaması: Materyalin dikiminden sonra, çoğaltımda
kullanılan bitki tür ve çeşidinin çoğalabilme özelliğine bağlı olarak
çok sayıda yeni sürgün meydana gelmektedir. Bu sürgünler ayrılarak
her biri teker teker ayrı ortamlara ya da daha geniş bir kap içinde alt
kültürlere alınırlar. Köklendirme için yeterli sayıda sürgün elde
edilinceye kadar alt kültüre devam edilmelidir.
3. Köklendirme: Besin ortamının büyümeyi düzenleyici madde
içeriği değiştirilerek, sürgünler köklendirme ortamına şaşırtılırlar.
Örneğin, çoğaltma safhasında hücre bölünmesini artıran sitokininler
besin ortamında yüksek dozda iken, oksin dozu düşüktür. Oysa
kökiendirme ortamlarında kök oluşumunu uyarıcı oksinler daha fazla
bulunmaktadır.
4. Toprağa şaşırtma: Tamamen yapay ortam ve koşullarda yetişen
bitkilerin, oldukça duyarlı olmaları nedeniyle, dış koşullara
adaptasyonları güç olmaktadır. Köklendirme ortamından çıkarılan
köklü bitkicikler özellikle nem kaybına karşı çok duyarlıdırlar. Bu
nedenle ortamın nemi çok iyi kontrol edilmelidir.
Doku kültürü ile çoğaltma, bahçe bitkileri yetiştiriciliği açısından yukarıdaki yararları sağlarken, ıslah çalışmalarında da bir takım kolaylıklar yaratmaktadır. Örneğin embriyo kültürleri ile türler arası
melezlemelerde başarı sağlanabilmekte, anter kültürleri ile haploid bitkiler elde edilebilmekte, kallus ve hücre kültürüyle mutasyon ıslahı çalışmaları kolaylaşmakta, protoplast kültürü ile cinsler arası melezlemeler, somatik melezlemeler gerçekleştirüebilmekte ve yeni türler geliştirilmekte, gen transferleri söz konusu olabilmektedir
KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr.Atila GÜNAY

Comment