Tür ve çeşit seçimi
Bir yerde daha önce yetiştirilmiş tür ve çeşitler, o yörede hangi tür ve çeşitlerin yetiştiriciliğine karar verilmesine yardımcı olmaktadır. Bu konu ayrıca, toprak kökenli hastalıklar ve toprak yorgunluğu bakımından da dikkate alınmalıdır. Örneğin Verîicillium türlerinin toprakta yerleşmesine izin veren domates ve fasulye gibi sebze türlerinin yetiştirildiği alanlarda, toprak fumige edilmedikçe, bu hastalığa karşı çok duyarlı olan badem yetiştirilmemelidir. Daha önce meyve bahçesi bulunan bir yerde, yeni bir meyve bahçesi kurulurken toprak yorgunluğu sorununu çözmek için, tür veya en azından anaç değişimi yapılmalıdır. Şeftali bu konuda en güzel örnektir. Örneğin Şeftali/Nemaguard kombinasyonu ile kurulmuş bir şeftali bahçesi söküldükten sonra, yerine başka bir tür düşünülmediğinde, Şeftali/Şeftali kombinasyonu ile yemden bahçe kurulabilmektedir.
Tür ve çeşit seçimini, yukarıda açıklanan konuların yanısıra, ekonomik faktörler de etkilemektedir. Yetiştiriciler en fazla geliri sağlayacak tür ve çeşitleri seçmelidirler.
Meyve bahçesi tesisinde birden fazla tür seçimi olumsuz iklim olayları, hastalık ve zararlıların etkilerinin azaltılabilmesi açısmdanda önerilebilir. Örneğin, ilkbahar geç donları bir tür için zararlı olursa, diğer türler bundan zarar görmeyip meyve verebilmektedir. Zararlı ve hastalıklar açılarından da aynı durum söz konusudur. Çeşit seçiminde yetiştiricilik amacı da önemlidir. Örneğin işleme sanayii için şeftali yetiştirmek amaçlanabilir.
Öncelikle ekonomik açıdan pazar üstünlüklerine sahip çeşitler tercih edilmelidir. Örneğin erken olgunlaşan çeşitler, erkencilik sağlayan alanlarda yetiştirildiğinde, pazarlama bakımından çok önemli avantajlar sağlamaktadırlar.
Yetiştirici farklı çeşit seçmekle iş yükünü de düzenli şekilde dağıtabilir. Bu amaçla erkenci, orta erkenci, orta mevsim, orta geç ve çok geçci çeşitler seçilerek bahçe kurulabilir. Böylece bir çeşit kompozisyonu ile 8-10 gün olan hasat dönemi 7-8 haftaya uzatılabilir.
Ancak hasat dönemi kısa olan bölgelerde daha az çeşit seçilmelidir. 7.1.3. Anaç seçimi
Meyve türlerinin çoğunluğu, tohumlarmdaki açılım nedeniyle vegetatif olarak aşı ile çoğaltılırlar. Birkaç meyve türü hariç, çoğunun çelikle çoğaltılmaları da güçtür. Aşı uygulamaları anaç kullanmayı gerektirmektedir. Meyve türleri için farklı anaçlar kullanılabilmektedir (Çizelge 7.1). Genellikle toprak yapısı, taban suyu ve toprak kökenli hastalıklara göre anaç seçimi yapılmaktadır. Örneğin Japon erik çeşitleri, şeftali çöğürü, Myrobalon çöğürleri ve Marianna 2624 anaçları üzerinde yetişebilmektedir. Şeftali anaçları ise nemli topraklara oldukça duyarlıdırlar. Bu nedenle, böyle topraklarda Japon erikleri için diğer iki anaç tercih edilmektedir.
Şeftaliye anaç olarak kayısı, badem ve erik de kullanılabilmektedir. Ancak bunlar üzerinde şeftali iyi gelişememektedir. Bu yüzden ticari bahçelerde hemen tamamıyla şeftali anaçları kullanılmaktadır. Diğer yandan kayısı, şeftali, Myrobalon eriği ve Marianna 2624 anaçları üzerinde iyi bir gelişme göstermektedir.
Anaç kullanarak ağaçların büyüme ve gelişmesini de kontrol etmek mümkündür. Bu konuda armut iyi bir örnektir. Armut çeşitlerinin (bazı çeşitler hariç) ayva üzerine aşılanması durumunda çoğunlukla aşı uyuşmazlığı görülmektedir. Armut yetiştiriciliğinde, anaç olarak ayva kullandığımızda, oldukça küçük boylu (bodur) ağaçlar elde edilmekte ve böylece bodur bahçeler oluşturulmaktadır. Elma yetiştiriciliğinde de bodurluğu sağlayan birçok anaç bilinmektedir (Çizelge 7.1).


Meyve türlerinin çoğunluğu kendine verimlidir. Ancak bahçe kurulurken tür veya çeşitlerin tozlanma isteği durumu bilinmelidir. Kendine kısır tür veya çeşitlerin tozlanma isteğine uygun bir tozlayıcı oranı belirlenmelidir. Bu konuya "Bahçe Bitkilerinin Biyolojisi" bölümünde ayrıntılı olarak değinilmiştir.
Dikim sistemleri ve dikim sıklığı
Meyve türlerinin sulama, gübreleme ve toprak işleme istekleri birbirinden çok farklı olduğundan, türlere bahçe içinde ayrı ayrı parseller ayrılmalıdır. Bunun yanında, karışık parsellerde hastalık ve zararlılarla mücadele ve derim de güçleşmektedir. Dikim aralıklarının belirlenmesinde seçilen anacın gelişme kuvveti ve ağaçların dikim şekilleri çok önemlidir. Bu amaçla, kuvvetli veya zayıf anaçlar kullanılabilir. Ancak dikim aralıklarının belirlenmesinde anacın gelişme kuvveti yanında çeşitin alacağı son büyüklük de dikkate alınmalıdır. Toprak yapısı ve sulama koşullarının uygun olmadığı yerlerde, vegetatif anaçların daha iyi kültürel koşullar istemeleri nedeniyle, çöğür anaçlar tercih edilmelidir. Çöğür anaçlar
kullanıldığında dikim aralıkları daha geniş tutulmalıdır. Bodur anaçlarda ise dikim aralıkları daha dardır. Yine zayıf gelişen bodur çeşitlerde de standart çeşitlere göre dikim aralıkları daha dar tutulur.
Dikim aralıklarının belirlenmesinde, anaç ve çeşidin büyüme özellikleri yanında sulama olanağı, hava ve toprak nemi, ara tarımı yapılıp yapılamayacağı ve mekanizasyon da etkili olan faktörlerdir. Örneğin, genellikle verimli topraklarda aralıklar geniş tutulurken, az verimli topraklarda ağaçların daha zayıf gelişmesi nedeniyle daha dar aralıklar verilmektedir.
Yine, hava neminin fazla olduğu yerlerde, ağaçlar arasında daha iyi havalanmayı sağlamak açısından, tersi koşullara göre daha geniş aralıklar verilmelidir. Toprak nemi de benzer yönde etkilidir. Toprakta yeterli suyun bulunmadığı ve sulama olanağının sınırlı olduğu yerlerde, kökler daha geniş alanlara yayıldığı için, daha geniş aralıklarla dikim yapılır. Hem toprak ve hem de hava nemi yüksek ise, hava nemi esas alınarak dikim yapılmalıdır. Büyümeyi kontrol eden farklı anaçlar sayesinde bugün farklı meyve türlerinde yoğun bahçelerin kurulması mümkün olmaktadır.
Dikimden önce dikim planı yapılmalıdır. Bunun yararları şöyle sıralanabilir:
1. Çeşitlerin yerleri ve her çeşit için gerekli fidan sayısı belirlenir.
2. Sulamanın planlanmasına ve ekipman kullanımına yardımcı olur.
3. Sıra sonlarında ekipmanların dönüş yerleri belirlenir.
Dikim sistemleri
Çok değişik dikim sistemleri kullanılmaktadır. Dikim sisteminin seçiminde aşağıdaki faktörler dikkate alınmalıdır:
1. Tozlayıcıya gerek olup olmaması,
2. Ağaçların alacakları son büyüklük dikkate alınarak, gerektiğinde
uygulanacak söküm planı,
3. Sulama suyunun akış yönü,
4. Yağmurlama veya damla sulama hatlarının yerleştirilmesi, *
5. Haşatın elle veya mekanik olarak yapılması.
Dikim sistemleri belirlendikten sonra sıraların yönü, arazinin durumuna göre belirlenmelidir. Güneş ışınlarından daha iyi yararlanmak için, sıraların kuzey-güney yönünde oluşturulması gerekir. Arazide soğuk havamn birikebileceği çukur yerler varsa, oralarda soğuğa tolerans gösteren, soğuklama isteği uzun olan tür ve çeşitler yada geç çiçek açan çeşitler seçilmelidir.
Genel dikim sistemleri kare, dikdörtgen, satranç, üçgen, kontur, tekli ve çoklu duvar sistemleridir.
Kare dikim
Ağaçlar arasındaki mesafeler eşittir (Şekil 7.1). Uygulanması kolay ancak birim alana daha az ağaç dikiiebilen bir sistemdir. Bu sistemde aralıkların her iki yönünde de kolayca çalışılabilir. Bahçenin karık veya salma ile sulanacağı durumda yer hemen hemen düz olmalıdır. Ağaçlar çok gelişerek birbirlerini gölgelemeye başlarlarsa, ağaçların gelişmesi ve kültürel uygulamalar için yeterli aralığı sağlamak amacıyla, her iki yönde de birer atlayarak sıralar çıkarılabilir. Ancak tozlayıcı sıralar çıkarılmamalıdır. Kare sisteminde birim alan için gerekli olan fidan sayısı şöyle hesaplanır.

Dikdörtgen dikim
Dikdörtgenin köşelerine yapılan dikimdir. Kare dikime göre, devamlı ve dolgu sıraları oluşturulması daha kolaydır. Yine kare dikime göre, her sıraya daha fazla ağaç dikilmesi nedeniyle, maksimum verim yüzeyi daha erken oluşturulmaktadır. Ancak dolgu ağaçlarının gölgeleme etkisi ile daha az verim ve daha düşük kalitede meyve elde edilmesi nedeniyle, fazla ağaçlar birbirini gölgelemeden çıkarılmalıdır (Şekil 7.1).
Bîr dekar alan için gerekli fidan sayısı= ?ÖOÖ / axb
a: Dikdörtgenin kısa kenarı (sıra özeri aralığı -m ,
b: I genin uzun kenarı (sıra arası aralığı -m-}
Satranç dikim
Bu sistemde dört ağaç karenin köşelerine, bir ağaç da merkezine dikilir. Erken dönemde daha fazla ürün ve gelir elde etmek için uygulanmaktadır (Şekil 7.1). Bahçe sıklaşmadan karenin merkezine dikilen ağaçlar çıkarılmalıdır. Kültürel uygulamalar kare ve dikdörtgen sistemlere göre daha güçtür. Ancak birim alana kare dikimin yaklaşık iki katı fidan dikilebilmektedir.
Üçgen dikim '
Ağaçların eşkenar üçgenin köşelerine dikildiği bir sistemdir. Kare şekline göre aynı alana %15 daha fazla ağaç dikilebilmektedir. Kültürel uygulamalar bu sistemde üç yönde de mümkündür. Hasat, toprak işleme ve mücadele için köşegen yollara da izin verilir. Tozlayıcı gerekirse, her üçüncü köşegen sırada 3. ağaç tozlayıcı olarak belirlenir. Eğer ağaçlar çok sık olursa, burada söküm olayı güçtür. Herhangi bir yönden ağaçların sökülmesi, ağaçların hepsinin aynı uzaklıkta olmaları gereğine uygun düşmemektedir.Bu nedenle, bu sistem ancak erken verime yatan çeşitler ile bodur anaç ve çeşit kombinasyonları ile gelişmeleri kontrol edilebilen ağaçlar için uygundur (Şekil 7.1).
Bir yerde daha önce yetiştirilmiş tür ve çeşitler, o yörede hangi tür ve çeşitlerin yetiştiriciliğine karar verilmesine yardımcı olmaktadır. Bu konu ayrıca, toprak kökenli hastalıklar ve toprak yorgunluğu bakımından da dikkate alınmalıdır. Örneğin Verîicillium türlerinin toprakta yerleşmesine izin veren domates ve fasulye gibi sebze türlerinin yetiştirildiği alanlarda, toprak fumige edilmedikçe, bu hastalığa karşı çok duyarlı olan badem yetiştirilmemelidir. Daha önce meyve bahçesi bulunan bir yerde, yeni bir meyve bahçesi kurulurken toprak yorgunluğu sorununu çözmek için, tür veya en azından anaç değişimi yapılmalıdır. Şeftali bu konuda en güzel örnektir. Örneğin Şeftali/Nemaguard kombinasyonu ile kurulmuş bir şeftali bahçesi söküldükten sonra, yerine başka bir tür düşünülmediğinde, Şeftali/Şeftali kombinasyonu ile yemden bahçe kurulabilmektedir.
Tür ve çeşit seçimini, yukarıda açıklanan konuların yanısıra, ekonomik faktörler de etkilemektedir. Yetiştiriciler en fazla geliri sağlayacak tür ve çeşitleri seçmelidirler.
Meyve bahçesi tesisinde birden fazla tür seçimi olumsuz iklim olayları, hastalık ve zararlıların etkilerinin azaltılabilmesi açısmdanda önerilebilir. Örneğin, ilkbahar geç donları bir tür için zararlı olursa, diğer türler bundan zarar görmeyip meyve verebilmektedir. Zararlı ve hastalıklar açılarından da aynı durum söz konusudur. Çeşit seçiminde yetiştiricilik amacı da önemlidir. Örneğin işleme sanayii için şeftali yetiştirmek amaçlanabilir.
Öncelikle ekonomik açıdan pazar üstünlüklerine sahip çeşitler tercih edilmelidir. Örneğin erken olgunlaşan çeşitler, erkencilik sağlayan alanlarda yetiştirildiğinde, pazarlama bakımından çok önemli avantajlar sağlamaktadırlar.
Yetiştirici farklı çeşit seçmekle iş yükünü de düzenli şekilde dağıtabilir. Bu amaçla erkenci, orta erkenci, orta mevsim, orta geç ve çok geçci çeşitler seçilerek bahçe kurulabilir. Böylece bir çeşit kompozisyonu ile 8-10 gün olan hasat dönemi 7-8 haftaya uzatılabilir.
Ancak hasat dönemi kısa olan bölgelerde daha az çeşit seçilmelidir. 7.1.3. Anaç seçimi
Meyve türlerinin çoğunluğu, tohumlarmdaki açılım nedeniyle vegetatif olarak aşı ile çoğaltılırlar. Birkaç meyve türü hariç, çoğunun çelikle çoğaltılmaları da güçtür. Aşı uygulamaları anaç kullanmayı gerektirmektedir. Meyve türleri için farklı anaçlar kullanılabilmektedir (Çizelge 7.1). Genellikle toprak yapısı, taban suyu ve toprak kökenli hastalıklara göre anaç seçimi yapılmaktadır. Örneğin Japon erik çeşitleri, şeftali çöğürü, Myrobalon çöğürleri ve Marianna 2624 anaçları üzerinde yetişebilmektedir. Şeftali anaçları ise nemli topraklara oldukça duyarlıdırlar. Bu nedenle, böyle topraklarda Japon erikleri için diğer iki anaç tercih edilmektedir.
Şeftaliye anaç olarak kayısı, badem ve erik de kullanılabilmektedir. Ancak bunlar üzerinde şeftali iyi gelişememektedir. Bu yüzden ticari bahçelerde hemen tamamıyla şeftali anaçları kullanılmaktadır. Diğer yandan kayısı, şeftali, Myrobalon eriği ve Marianna 2624 anaçları üzerinde iyi bir gelişme göstermektedir.
Anaç kullanarak ağaçların büyüme ve gelişmesini de kontrol etmek mümkündür. Bu konuda armut iyi bir örnektir. Armut çeşitlerinin (bazı çeşitler hariç) ayva üzerine aşılanması durumunda çoğunlukla aşı uyuşmazlığı görülmektedir. Armut yetiştiriciliğinde, anaç olarak ayva kullandığımızda, oldukça küçük boylu (bodur) ağaçlar elde edilmekte ve böylece bodur bahçeler oluşturulmaktadır. Elma yetiştiriciliğinde de bodurluğu sağlayan birçok anaç bilinmektedir (Çizelge 7.1).


Meyve türlerinin çoğunluğu kendine verimlidir. Ancak bahçe kurulurken tür veya çeşitlerin tozlanma isteği durumu bilinmelidir. Kendine kısır tür veya çeşitlerin tozlanma isteğine uygun bir tozlayıcı oranı belirlenmelidir. Bu konuya "Bahçe Bitkilerinin Biyolojisi" bölümünde ayrıntılı olarak değinilmiştir.
Dikim sistemleri ve dikim sıklığı
Meyve türlerinin sulama, gübreleme ve toprak işleme istekleri birbirinden çok farklı olduğundan, türlere bahçe içinde ayrı ayrı parseller ayrılmalıdır. Bunun yanında, karışık parsellerde hastalık ve zararlılarla mücadele ve derim de güçleşmektedir. Dikim aralıklarının belirlenmesinde seçilen anacın gelişme kuvveti ve ağaçların dikim şekilleri çok önemlidir. Bu amaçla, kuvvetli veya zayıf anaçlar kullanılabilir. Ancak dikim aralıklarının belirlenmesinde anacın gelişme kuvveti yanında çeşitin alacağı son büyüklük de dikkate alınmalıdır. Toprak yapısı ve sulama koşullarının uygun olmadığı yerlerde, vegetatif anaçların daha iyi kültürel koşullar istemeleri nedeniyle, çöğür anaçlar tercih edilmelidir. Çöğür anaçlar
kullanıldığında dikim aralıkları daha geniş tutulmalıdır. Bodur anaçlarda ise dikim aralıkları daha dardır. Yine zayıf gelişen bodur çeşitlerde de standart çeşitlere göre dikim aralıkları daha dar tutulur.
Dikim aralıklarının belirlenmesinde, anaç ve çeşidin büyüme özellikleri yanında sulama olanağı, hava ve toprak nemi, ara tarımı yapılıp yapılamayacağı ve mekanizasyon da etkili olan faktörlerdir. Örneğin, genellikle verimli topraklarda aralıklar geniş tutulurken, az verimli topraklarda ağaçların daha zayıf gelişmesi nedeniyle daha dar aralıklar verilmektedir.
Yine, hava neminin fazla olduğu yerlerde, ağaçlar arasında daha iyi havalanmayı sağlamak açısından, tersi koşullara göre daha geniş aralıklar verilmelidir. Toprak nemi de benzer yönde etkilidir. Toprakta yeterli suyun bulunmadığı ve sulama olanağının sınırlı olduğu yerlerde, kökler daha geniş alanlara yayıldığı için, daha geniş aralıklarla dikim yapılır. Hem toprak ve hem de hava nemi yüksek ise, hava nemi esas alınarak dikim yapılmalıdır. Büyümeyi kontrol eden farklı anaçlar sayesinde bugün farklı meyve türlerinde yoğun bahçelerin kurulması mümkün olmaktadır.
Dikimden önce dikim planı yapılmalıdır. Bunun yararları şöyle sıralanabilir:
1. Çeşitlerin yerleri ve her çeşit için gerekli fidan sayısı belirlenir.
2. Sulamanın planlanmasına ve ekipman kullanımına yardımcı olur.
3. Sıra sonlarında ekipmanların dönüş yerleri belirlenir.
Dikim sistemleri
Çok değişik dikim sistemleri kullanılmaktadır. Dikim sisteminin seçiminde aşağıdaki faktörler dikkate alınmalıdır:
1. Tozlayıcıya gerek olup olmaması,
2. Ağaçların alacakları son büyüklük dikkate alınarak, gerektiğinde
uygulanacak söküm planı,
3. Sulama suyunun akış yönü,
4. Yağmurlama veya damla sulama hatlarının yerleştirilmesi, *
5. Haşatın elle veya mekanik olarak yapılması.
Dikim sistemleri belirlendikten sonra sıraların yönü, arazinin durumuna göre belirlenmelidir. Güneş ışınlarından daha iyi yararlanmak için, sıraların kuzey-güney yönünde oluşturulması gerekir. Arazide soğuk havamn birikebileceği çukur yerler varsa, oralarda soğuğa tolerans gösteren, soğuklama isteği uzun olan tür ve çeşitler yada geç çiçek açan çeşitler seçilmelidir.
Genel dikim sistemleri kare, dikdörtgen, satranç, üçgen, kontur, tekli ve çoklu duvar sistemleridir.
Kare dikim
Ağaçlar arasındaki mesafeler eşittir (Şekil 7.1). Uygulanması kolay ancak birim alana daha az ağaç dikiiebilen bir sistemdir. Bu sistemde aralıkların her iki yönünde de kolayca çalışılabilir. Bahçenin karık veya salma ile sulanacağı durumda yer hemen hemen düz olmalıdır. Ağaçlar çok gelişerek birbirlerini gölgelemeye başlarlarsa, ağaçların gelişmesi ve kültürel uygulamalar için yeterli aralığı sağlamak amacıyla, her iki yönde de birer atlayarak sıralar çıkarılabilir. Ancak tozlayıcı sıralar çıkarılmamalıdır. Kare sisteminde birim alan için gerekli olan fidan sayısı şöyle hesaplanır.

Dikdörtgen dikim
Dikdörtgenin köşelerine yapılan dikimdir. Kare dikime göre, devamlı ve dolgu sıraları oluşturulması daha kolaydır. Yine kare dikime göre, her sıraya daha fazla ağaç dikilmesi nedeniyle, maksimum verim yüzeyi daha erken oluşturulmaktadır. Ancak dolgu ağaçlarının gölgeleme etkisi ile daha az verim ve daha düşük kalitede meyve elde edilmesi nedeniyle, fazla ağaçlar birbirini gölgelemeden çıkarılmalıdır (Şekil 7.1).
Bîr dekar alan için gerekli fidan sayısı= ?ÖOÖ / axb
a: Dikdörtgenin kısa kenarı (sıra özeri aralığı -m ,
b: I genin uzun kenarı (sıra arası aralığı -m-}
Satranç dikim
Bu sistemde dört ağaç karenin köşelerine, bir ağaç da merkezine dikilir. Erken dönemde daha fazla ürün ve gelir elde etmek için uygulanmaktadır (Şekil 7.1). Bahçe sıklaşmadan karenin merkezine dikilen ağaçlar çıkarılmalıdır. Kültürel uygulamalar kare ve dikdörtgen sistemlere göre daha güçtür. Ancak birim alana kare dikimin yaklaşık iki katı fidan dikilebilmektedir.
Üçgen dikim '
Ağaçların eşkenar üçgenin köşelerine dikildiği bir sistemdir. Kare şekline göre aynı alana %15 daha fazla ağaç dikilebilmektedir. Kültürel uygulamalar bu sistemde üç yönde de mümkündür. Hasat, toprak işleme ve mücadele için köşegen yollara da izin verilir. Tozlayıcı gerekirse, her üçüncü köşegen sırada 3. ağaç tozlayıcı olarak belirlenir. Eğer ağaçlar çok sık olursa, burada söküm olayı güçtür. Herhangi bir yönden ağaçların sökülmesi, ağaçların hepsinin aynı uzaklıkta olmaları gereğine uygun düşmemektedir.Bu nedenle, bu sistem ancak erken verime yatan çeşitler ile bodur anaç ve çeşit kombinasyonları ile gelişmeleri kontrol edilebilen ağaçlar için uygundur (Şekil 7.1).



Comment