fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Bağ tesisi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Bağ tesisi

    Bağ tesisi

    Asma çok yıllık bir bahçe bitkisi olup ekonomik verim ömrü, bakım şartlarına göre değişmekle birlikte, yaklaşık 35-45 yıl arasındadır. Bu derece uzun bir ürün ömrüne sahip olan bir bağın tesisinde, yer seçiminden fidan dikimine kadar birçok konuda dikkatli davranmak ve bağı tekniğine uygun olarak tesis etmek gerekmektedir. İyi bir planlama sonucu kurulan bağların verimliliği yüksek ve ekonomik ömrü uzun olmaktadır. Aksi taktirde tesis aşamasında yapılan hataların daha sonra düzeltilmesi mümkün olmamakta, kısa ömürlü ve verimsiz bağ alanları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bağ tesis ederken başarılı bir yetiştiricilik üzerine etkili olan tüm faktörlerin ele alınması gerekmektedir. Bu faktörler;

    1. Yer seçimi

    2. Anaç ve çeşit seçimi

    3. Kültür durumu
    4. Ekonomik koşullar

    5. Arazi hazırlığı

    6. Dikim sistemleri ve dikim sıklığı

    7. Fidan tipinin belirlenmesi

    8. Arazinin işaretlenmesi ve dikim çukurlarının açılması

    9. Dikim zamanı
    10. Fidan dikimi

    Yer seçimi

    Bağ yerinin seçiminde esas olarak üç faktörün iyi değerlendirilmesi gerekir. Bunlar iklim, toprak ve yöneydir.

    İklim

    Asmaların sağlıklı gelişebilmesi, kaliteli ve bol ürün verebilmesi ve ürününü zamanında olgunlaştırabilmesi birçok iklim faktörünün etkisi altında bulunmaktadır. Bu nedenle bağ tesis edilmesi düşünülen bölgenin çok yıllık iklim kayıtlarının incelenerek, bunların asmanın isteklerine uygun olup olmadığının araştırılması, sınırlayıcı uç değerlerin dikkate alınması gerekmektedir. Asma üzerine etkili olan iklim faktörleri; sıcaklık, güneşlenme, yağış ve hava nemi, don ve rüzgâr değerleri ile bunların yıl içindeki değişimleridir.

    Asma sıcak-ılıman iklim bitkisidir. Günlük sıcaklık ortalaması + 10°C'nin üzerine çıktığında omcalar sürmeye başlamakta ve vegetasyon dönemi olarak adlandırılan, gözlerin sürmesinden yaprak dökümüne kadar ki dönem içinde ortalama +18°C sıcaklık istemektedir. Bağcılık yapılması düşünülen bir bölgede yıllık ortalama sıcaklık +9°C'den aşağı düşmemelidir. Her üzüm çeşidi üzümlerini olgunlaştırabilmek için belli bir sıcaklık toplamına ihtiyaç duymaktadır. Bu değer, üzüm çeşitlerine göre değişmekle birlikte hiçbir zaman 900 gün-derecenin altına düşmemelidir. Yine vegetasyon süresi için 160 gün sınır bir değer olup, vegetasyon süresinin daha kısa olduğu yerlerde üzümlerin olgunlaşamadığı, kalite üzerine doğrudan
    etkisi bulunan tat, aroma ve renk maddelerinin istenilen düzeyde oluşamadığı görülmektedir.

    İkinci iklim faktörü güneşlenme olup asmanın gelişmesi, fotosentez ve tanedeki renk oluşumu üzerine etkili olmaktadır. Çabuk ısınan ve bol güneş alan yerlerde üzüm kalitesi iyi olmaktadır. Genel olarak asma bir vegetasyon periyodunda 1300 saatlik güneşlenmeye ihtiyaç duymakta, daha az güneş alan bölgelerde üzümün olgunluğu ve kalitesi istenen düzeyde gerçekleşememektedir.

    Yer seçiminde etkili olan en önemli iklim faktörlerinden birini de yağışlar ve yıl içindeki dağılımları oluşturmaktadır. Yıllık yağış ortalaması 500-600 mm olan bölgelerde sulama yapılmaksızın bağcılık yapılabilmektedir. Ancak toplam yağış miktarı kadar bunun yıl içindeki dağılımı da bağcılık açısından son derece önemlidir. Kış ve erken ilkbahardaki yağışlar asma için çok yararlı olmasına karşın, çiçeklenme döneminde yağan sürekli yağışlar, tozlanma ve meyve bağlamaya engel olarak fazla miktarda ürün kaybına neden olmaktadır. Bunun yanında olgunluk dönemindeki yağışlar olgunlaşmayı geciktirmekte ve mantari hastalıklara neden olmaktadırlar. Kurutmalık üzüm yetiştiriciliği yapılan yerlerde üzüm kurutma periyodunun yağışsız geçmesi gerekir. Doğu Karadeniz Bölgesinde ekonomik anlamda bağcılık yapılamamasının en önemli nedeni yıllık yağış toplamının 1000 mm'den fazla olmasıdır.

    Ülkemizde bağcılığı sınırlayan ekolojik faktörlerden en önemlisi ilkbahar geç donları ile sonbahar erken donlarıdır. Asmanın yeşil aksamı -l°C'nin altındaki sıcaklıklardan zarar gördüğünden, sürme ve çiçeklenme döneminde sık sık tekrarlanan ilkbahar geç donları bağcılığı kısıtlayan bir faktördür. Yine sonbaharda erken gelen donlar da omca üzerinde ürünün zarar görmesine neden olduğu gibi, sürgünlerin iyi pişkinleşmelerine'engel olmakta, sürgünlerin ve genç omcalarm soğuktan zararlanarak kurumalarına neden olmaktadır. Bunun dışında kışı çok sert geçen ve sıcaklığın sık sık -20°C ve altına düştüğü yerlerde de omcalar soğuktan zarar görmekte, bu nedenle böyle alanlarda bağcılık yapmak riskli olmaktadır.
    Bağcılığı etkileyen bir diğer faktör de esiş şiddet ve yönleri ile rüzgârlardır. 1-4 m/sn hızla esen rüzgârlar özellikle çiçeklenme döneminde tozlanmaya olumlu etkilerde bulunmaktadırlar. Bağcılık açısından en olumsuz rüzgârlar; ilkbaharda kuzey ve kuzey-doğudan esen, sıcaklığı düşüren ve genç sürgünlerde kırılmalara neden olan rüzgârlarla, sofralık üzüm yetiştiriciliği yapılan bölgelerde tanelerin yaralanmasına, ürün ve kalite kaybına neden olan hasada yakın esen şiddetli rüzgârlardır.

    Toprak

    Toprak, asmamn köklerini içinde barındıran ve ihtiyaç duyduğu su ve bitki besin maddelerini karşıladığı bir ortam olarak, asmanın büyüme, gelişme ve kalite kriterleri üzerinde büyük bir öneme sahiptir. Genel olarak asma belirli bir su tutma kapasitesine sahip, derin, iyi havalanan, tuzluluk, kireçlilik ve taban suyu yüksekliği (50-60 cm'den az) gibi ağır problemleri olmayan her türlü toprakta yetiştirilebilmektedir.

    Yer ve Yöney

    Asmamn sürmesi, dallarının pişkinleşmesi, üzümlerin zamanında olgunlaşması, kalite ve verim üzerine bağın kurulduğu arazinin yeri ve yönü büyük önem taşımaktadır. Bağların kurulduğu yüksek yaylalar, yamaçlar, sırtlar, ovalar ya da vadiler bağın yerini belirlemektedir. Yer ve yöney seçimi büyük ölçüde iklim faktörleri dikkate alınarak yapılmalıdır. Kışlan soğuk geçen bölgelerde güneş ışınlarının daha dik geldiği ve daha sıcak olan güney ve güneybatı yönleri, ilkbahar geç donlarının sık görüldüğü bölgelerde de erken sürmeyi önlemesi nedeniyle kuzey yönleri tercih edilmelidir.

    Anaç ve çeşit seçimi

    Bağ tesisinde en önemli unsurlardan birisi de uygun anaç ve çeşit seçimidir. Tesisin uzun ömürlü ve ekonomik bir yatırım olabilmesi,
    başlangıçta iklim ve toprak şartlarına en uygun anaç ve çeşit seçimine bağlıdır.

    Filoksera zararlısı nedeniyle, kültür çeşitlerinin {Vitis vinifera L.) Amerikan asma anaçları üzerine aşılanmasının zorunlu olması nedeniyle değişik toprak tiplerine adapte olabilen, kurağa, kirece, tuzluluğa ve nematodlara dayanım bakımından birbirinden farklı özelliklere sahip birçok asma anacı bugün bağcılıkta yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Modern bağcılığın temelini oluşturan anaçların, bağ kurulacak yerin iklim ve toprak koşullarına, ayrıca üzerine aşılanacak çeşit ile uyuşma yeteneği dikkate alınarak seçilmeleri büyük önem taşımaktadır. Bağcılıkta yaygın olarak kullanılan anaçların bazı önemli özellikleri Çizelge 7.2'de verilmiştir.

    Çeşit seçiminde ise bölgeye iyi uymuş, pazar değeri yüksek çeşitler üzerinde durulmalıdır. Genel olarak sıcak yörelerde erkenci, ilkbahar geç donlarının etkili olduğu yörelerde de geç uyanan çeşitler tercih edilmelidir. Sıcak bölgelerdeki verimli taban topraklarda kurutmalık çeşitler; şarap kalitesi üzerine olumlu etkileri bulunan gece gündüz sıcaklık farkının fazla olduğu karasal iklime sahip bölgelerde de şaraplık üzüm çeşitlerinin yetiştiriciliğine öncelik verilmesi gerekmektedir.

    Çeşit seçiminde üzerinde durulması gereken konulardan biri de yetiştiriciliğin hangi amaca yönelik olarak yapılacağı, yani çeşidin nasıl değerlendirileceğidir (sofralık, kurutmalık, şaraplık-şıralık). Bu seçim iklim özellikleri ile pazarlama olanaklarına göre yapılmalıdır. Çizelge 7.3'de bağ bölgelerimiz için standart olarak seçilen üzüm çeşitleri verilmiştir.

    Asmanın çiçek yapısı ile ilgili özellikleri de çeşit seçiminde önemli bir kriterdir. Çavuş, Karagevrek, Tahannebi, Hönüsü gibi ekonomik öneme sahip olan bazı sofralık üzüm çeşitleri fonksiyonel dişi çiçek yapısına sahiptirler. Bu tip çiçek yapısına sahip çeşitlerin çiçek tozları çimlenme yeteneğinden yoksun oldukları için, bu çeşitlerle bağ kurarken tozlayıcı (babalık) çeşitlere de bağda yer vermek gerekmektedir. Böyle bir bağda iyi bir tozlanma sağlanabilmesi için


    dikim planının sekiz omcaya bir babalık çeşit düşecek şekilde ya da iki sıra ana çeşide bir sıra tozlayıcı çeşit dikilecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Tozlayıcı çeşit olarak çimlenme yeteneği yüksek, bol çiçek tozu veren, çiçek açma tarihi ana çeşitle aym olan ve ekonomik değere sahip çeşitler seçilmelidir.

    Çeşit seçiminde son olarak çeşit ile anacın iyi bir affinite oluşturması da çok önemli olmaktadır. Uygun affinite sağlanamayan kombinasyonlarda yavaş ve zayıf gelişme, çiçek silkme, kalitesiz ve küçük tane oluşumu, verim düşüklüğü ve hatta ileriki yaşlarda aşı atma ve kurumalar görülebilmektedir.

    Kültür durumu



    Üzerinde bağ kurulması düşünülen arazinin bağcılık için uygun olup olmadığına karar vermek için arazide daha önce kültüre alınan bitki tür ve çeşitlerinin de bilinmesi gerekmektedir. Bağcılık için en uygun araziler, üzerinde daha önce hiç bağcılık yapılmamış araziler ve üzerinde eskiden bağ olup da uzun yıllar boş bırakılmış ya da başka kültür bitkilerinin yetiştirildiği arazilerdir. Sökülen bir bağın üzerine hiç ara vermeden yeni bir bağ tesis etmek son derece sakıncalıdır. Çünkü asmamn kökleriyle kaldırdığı besin maddelerinin toprakta giderek azalması nedeniyle, asmaya karşı bir yorgunluk meydana gelmektedir. Toprak yorgunluğu denilen bu olayda asmamn sürme gücü azalmakta kökleri iyi gelişememekte ve sonuçta asmada bir durgunluk belirerek kurumaktadır. Bağcılıkta toprak yorgunluğunu gidermek için söküm sonrası arazi 4-5 yıl boş bırakılarak dinlendirilebildiği gibi, en iyisi özellikle toprağı azot ve organik madde yönünden zenginleştirecek baklagiller ile ekim nöbeti uygulanmalıdır.
    Ekonomik koşullar

    Bağcılığın başarısı üzerine etkili olan diğer faktörlerin yanında yetiştiricinin ekonomik durumu da dikkate alınması gereken diğer önemli bir faktördür. Fidanların sağlanması, destek sisteminin oluşturulması, gerekli alet ve ekipmanların satın alınmasına yönelik tesis masrafları ile toprak işleme, budama, mücadele, gübreleme masrafları ve işçi ücretleri gibi işletme masraflarının iyi bir şekilde analiz edilerek bağ tesis planı yapılması gerekmektedir.

    Arazinin hazırlanması

    Bağ kurulacak yerin seçiminden sonra sıra toprağın hazırlanmasına gelmektedir. Arazide tesise engel olabilecek nitelikte büyük taş ve kayalar varsa bunların temizlenmesi, engebeli yerlerde tesviye, eğimi fazla olan arazilerde sekiler yapılmalıdır. Taban suyu yüksek ağır bünyeli topraklarda da drenaja önem verilmesi gerekmektedir. Sulama yapılacak arazilerde sulama tesisi ve faydalanılacak kaynaklar ile ilgili etüdler yapılmalı ve altyapı hazırlıklarına başlanmalıdır.

    Tesis sırasında dikilen fidanların iyi gelişebilmesi öncelikle köklerin derine gitmesi ve toprak içinde iyi bir şekilde yayılmalarına bağlı olmaktadır. Tmlı-kumlu topraklar iyi bir kök gelişimi için ideal topraklardır. Sert yapı gösteren topraklarda ise kökler derine gidememekte ve sınırlı bir kök gelişimi sağlanabilmektedir. Bu nedenle dikimden önce krizma yapılması başka bir deyimle toprağın en az 50 cm derinlikten işlenmesi gerekmektedir. Krizma ya krizma pulluklarıyla ya da belle yapılmaktadır. Krizma pulluklarıyla toprağı derin işlemek hem ekonomik hem de zamandan kazanç sağlamakla birlikte, sert ve alt kısmı kayalık yerlerde ancak bel kullanarak insan gücüyle yapılabilmektedir. İnsan gücüyle yapılan krizma basit, gerçek ve şerit olmak üzere üç şekilde yapılmaktadır.
    Basit Krizma

    Basit krizma alt kısmı sert olan yüzlek topraklarda yapılır. Böylece köklerin yayılacağı derinliğe, süzek, iyi havalanan ve besin maddelerince homojen bir yapı kazandırılmış olmaktadır.

    Gerçek Krizma

    Gerçek krizma homojen topraklarda yapılır. Bu krizmada toprağın alt ve üst tabaklarının karışması bir sakınca yaratmamaktadır.

    ?erit Krizma

    ?erit krizmada asmaların dikileceği sıra üzerleri 50 cm'den az olmamak üzere derin olarak işlenir. Basit ve hendek krizma şekillerine göre yapılması daha kolaydır. Köklerin alt üst edilen bu zemin içindeki gelişmeleri hiç krizma yapılmayan alanlara dikilen fidanlara göre iyi, ancak diğer krizma şekillerine göre daha az olmaktadır.

    Krizma zamanı sonbahar mevsimidir ve krizma ile dikim arasında en az 6-8 haftalık bir zaman olması gerekmektedir.

    Krizma yapılmış topraklar, gevşek bünyeli olduklarından havalanmaları ve su geçirgenlikleri köklerin iyi bir şekilde gelişmelerine olanak sağlayacak niteliktedir. Özellikle kurak iklime sahip ve sulanmayan bağ bölgelerinde krizma yapılmış alanlara dikilen omcalar, köklerin çok derinlere gitmesi nedeniyle yazın kurak dönemlerde toprak neminden daha iyi faydalanarak bol ve kaliteli ürün verebilmektedirler.

    Ayrıca toprağın derin işlenmesi ile, pulluk tabam ve benzeri sert tabakaların kırılması ve ileride büyük sorun oluşturabilecek yabancı otların da araziden temizlenmesi sağlanmış olmaktadır. Böylece arazi hazırlığı toprak yüzeyinin düzeltilmesi ile tamamlanmış olmaktadır.

    Dikim sistemleri ve dikim sıklığı

    Bu sistemler için gerek duyulan fidan sayıları da aynı formüllerle hesaplanır.

    Dikim sistemi olarak bağlarda önceki bölümde meyve bahçesi tesisinde açıklanan kare, dikdörtgen, üçgen ya da kontur dikim sistemlerinden biri uygulanabilmektedir.

    Yeni bir tesisde omcalara verilecek sıra üzeri ve arası aralıklar seçilen çeşidin ve anacın gelişme durumuna, iklime ve toprak faktörlerine, toprağın işlenme şekline, uygulanacak terbiye sistemlerine ve kültürel işlemlerin yapılması sırasında mekanizasyondan yararlanma durumuna göre değişmektedir. Taban arazilerde yetiştirilen kuvvetli çeşit ve, anaçlar için 3x3 m aralık verilirken, zayıf toprak ve zayıf gelişen çeşitlerde 1.5x2.5 m aralık mesafe yeterli olmaktadır. Genel olarak bağlarda 1.5x2.5 m, 1.5x3 m, 2x3 m, 3x3 m dikim aralıkları uygulanırsa da ülkemizde en uygun olarak kullanılan aralıklar 1.5x3 m ve 2x3 m'dir.

    Sıralar, arazinin en uzun kenarına paralel olacak şekilde yapılırken, meyilli arazilerde toprak erozyonunu önlemek ve toprak işlemeyi kolaylaştırmak amacıyla tesviye eğrilerine paralel olarak oluşturulmalıdır. Ancak güneş ışığından daha iyi yararlanmak için sıraların kuzey-güney yönünde oluşturulması Arazinin işaretlenmesi ve dikim çukurlarının açılması

    Dikim öncesi işaretleme, bağda omcalann dikileceği yerleri düzgün olarak belirlemek ve sıraları düzgün bir şekilde oluşturmak amacıyla yapılmaktadır. İşaretleme ip, şerit metre, işaret kazığı kullanılarak yapılabileceği gibi, özellikle büyük arazilerde traktörün üç askı sistemine takılan işaretleme aletleri yada prizma, nivo gibi seçilmiş aletlerle yapılabilmektedir. İşaretlemede öncelikle boyuna ve enine ana hatlar oluşturulmaktadır. Daha sonra bunların aralan dikim aralıklarına göre yerleştirilen işaret kazıklar ile doldurulmaktadır.Sıraların düzgün oluşturulması, işaretleme sırasındaki özene bağlıdır. Her bir omcamn yerini tam olarak belirleyebilmek için meyve bahçesi tesisinde de kullanılan dikim tahtası (?ekil 7.2) ile çalışılmalıdır.

    İşaretleme işlemi tamamlandıktan sonra, 40-50 cm derinlik, 30-35 cm genişlikte dikim çukurlarının açılması gerekmektedir. Çukur açma işlemi bel, el burguları ya da günde yaklaşık 600 çukur açabilen traktörün kuyruk milinden hareket alan burgularla yapılabilmektedir. Çukurların, ağır bünyeli topraklarda iyi bir ufalanma sağlamak için sonbaharda, kurak bölgelerde ise toprağın kurumaması için dikimden hemen önce ilkbaharda açılması gerekmektedir.

    Fidan tipinin belirlenmesi

    Bağ tesis ederken hangi tip fidanların kullanılacağım belirleyen faktör, arazinin filoksera ile bulaşık olup olmamasıdır. Filoksera ile bulaşık alanlarda bağ tesisi iki şekilde yapılabilmektedir. Birinci yöntem, aşısız Amerikan asma anaçlarının bağdaki yerlerine dikildikten sonra yerli çeşitlerle aşılanmasıdır. Bu tip bağ tesisi, aşılama maliyetinin yüksek olması, bağdan daha geç ürün alınması gibi sakıncaları nedeniyle gün geçtikçe yerini aşılı asma fidanlarıyla bağ tesisine bırakmaktadır. Bu ikinci yöntemde bağ tesisi masada aşı yapıldıktan sonra ya fidanlıklarda ya da seralarda köklendirilen aşılı fidanların bağa dikilmesi şeklinde yapılmaktadır. Tüplü fidanlarla bağ tesisi, bağdan bir yıla yakın erken ürün alınması ve bağı eksiksiz tamamlama gibi avantajları nedeniyle tercih edilmektedir. Filoksera zararlısı ile bulaşık alanlarda kesinlikle Amerikan asma anaçları üzerine aşılama yoluyla, bağ tesis edilmesi gerekmektedir.

    Ülkemizin filoksera ile bulaşık olmayan veya kumlu toprak yapısı nedeniyle filokseramn zarar yapamadığı bazı yörelerimizde ise aşılamaya gerek duyulmaksızm doğrudan yerli çeşitlerden alman çeliklerin köklendirilmeleri ile bağ kurulabilmektedir.

    Hangi tip fidanla bağ tesis edileceği belirlendikten ve fidanlar temin edildikten sonra bunların dikime hazırlanması amacıyla dikim
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Bağ tesisi


    Dikim zamanı ve dikim

    Asma fidanları iklim şartlarına göre sonbahar ya da ilkbaharda dikilebilmektedirler. Kışları soğuk geçen bölgelerde ilkbahar dikimi, sıcak ve ılıman olan bölgelerde ve hafif bünyeli topraklarda ise sonbahar dikimi yapmak daha uygun olmaktadır. İlkbahar dikimi toprak ısınıp tava gelince, sonbahar dikimi ise yaprak dökümünden hemen sonra yapılmalıdır.

    Dikimden hemen önce köklerin iyi gelişmesini sağlamak amacıyla ince elenmiş yanmış ahır gübresi ile üst toprak karışımı çukurun dip kısmına serilir. Daha sonra dikim budaması yapılmış olan asma fidanı dikim tahtası kullanmak suretiyle çukura yerleştirilir (Şekil 7.5).

    Dikim yapılırken aşısız fidanın sürgün kısmının, aşılı fidanın ise aşı noktasının toprak yüzeyinden 5-8 cm yukarıda kalacak şekilde çukura yerleştirilmesi gerekmektedir. Çünkü fidanlar toprak seviyesinde ya da daha derine dikildiklerinde aşı yerinden ve kalemden oluşan boğaz kökleri dip köklerin gelişmesini engellemekte ve aşılı fidanlarda aşı silkmesine neden olmaktadır. Bu şekilde çukura yerleştirilen fidanın köklerinin toprakla temas etmesini sağlamak amacıyla bir miktar toprak atılarak sıkıştırılmalıdır. Köklerin toprakla iyi temas etmemesi durumunda yeni oluşan kökler beslenememekte ve kurumaktadırlar. Kökler toprakla bastırılarak kapatıldıktan sonra, daha önce yapılan toprak analiz sonuçlarına ve asmanın ihtiyacına göre uygun miktarda ve özellikle potasyum ve fosfor içeren taban gübresi verilmelidir. Çukur toprakla bir miktar daha doldurulduktan sonra fazla olmamak kaydıyla yeniden sıkıştırılır. Ancak toprak çok fazla sıkıştırıldığmda verilen can suyunun köklere ulaşması engellenebilir. Bu aşamada fidanın dip köklerinin gelişmesini sağlamak ve toprağın köklerle temasını engelleyen boşlukların ortadan kaldırılması amacıyla çukurlara can suyu verilir. Can suyu çukurlar tamamen su ile doluncaya kadar verilmelidir.

    Can suyu toprak tarafından emildikten sonra, fidanın yanına herek


    Dikim tamamlandıktan sonra, kümbetler zaman zaman kontrol edilerek bozulanlar düzeltilmeli, yağmurdan sonra oluşacak kaymak tabakası, ilkbaharda sürgünlerin çıkmasını engellememesi için hafifçe kırılmalıdır. Kümbet, gözler sürüp yaz sürgünleri açığa çıktığında kırılmalıdır. Kümbet, gözler sürüp yaz sürgünleri açığa çıktığında açılmalı ve sürgünler dikim sırasında yanma dikilen hereğe bağlanmalıdır. Bu şekilde körpe sürgünlerin rüzgardan kırılmaları önlenmiş olur.

    Yaz gelişme dönemi boyunca bağa dikilen fidanların kuvvetli bir şekilde gelişmelerini sağlamak amacıyla, sulama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak işleme, gibi yıllık bakım işlerine devam edilir
    KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
    Prof.Dr.Atila GÜNAY

    Comment

    Working...
    X