Hasat ve hasadın yapılışı
Pazarlama zinciri hasat ile başlar. Hasat sonrası ürün kaybı, hasat sırasında dikkatli ve bilinçli olmak sureti ile büyük ölçüde azaltılabilir. Bitki veya toprak üzerinde belirli bir olgunluk aşamasına erişen veya gelişmesini tamamlayan ürünlerin ana besin kaynağından ayrılması ya da topraktan sökülmesi işlemine hasat denir. Ürünün gelişme ve olgunlaşmasında iki aşama önemlidir;
Ağaç olumu; ürünün hasat edilmeye hazır ve uygun olma durumudur. Bu anda üründe fiziksel gelişme durmuş ya da durmak üzeredir. Fakat biyokimyasal olaylar bakımından yoğun bir dönem başlamıştır. Ürün, ana bitkiden ayrıldıktan sonra en yüksek yeme kalitesine ulaşmak için gereken olgunlaşma olaylarının tamamlanmasını sağlayacak durumdadır.
Yeme olumu; ürünün tüketime veya teknolojik değerlendirmeye uygun olma durumudur. Yeme olumundaki meyveler dış görünüş ve tad bakımından tüketici tarafından en çok beğenilen durumdadır. Hasat ve yeme olumu arasındaki süre tür, çeşit ve ortam koşullarına göre değişir. Muhafaza bazı ürünlerde ağaç olumu ve yeme olumu arasındaki sürede uygulanırken; bazı türlerde yeme olumu süresince ürün muhafaza edilmektedir.
Bahçe bitkileri türlere göre; olgun olmayan dönemde, ağaç olumunda ve tam olgun dönemde olmak üzere 3 farklı olgunlukta hasat edilirler. Ürünlerin olgunluk düzeylerinin belirlenmesi amacı ile geliştirilmiş pekçok yöntem bulunmaktadır. Amaca ve türe uygun optimum olgunluk düzeyinin belirlenmesinde kullanılan yöntemler ve buna ilişkin örnekler Çizelge 9.1'de gösterilmiştir.
Çizelge 9.1'de belirtilen yöntemlerden bazıları olgunluk belirlemede daha fazla kullanılmaktadır ve bunlara ilişkin bilgiler aşağıda kısaca verilmiştir.

1. Kabuk zemin (alt) rengi
Meyvelerde alt renk olgunlaşma döneminde, tür ve çeşitlere göre farklı hız ve miktarlarda yeşilden sarıya döner. Bu gelişme, oldukça doğrusal ve olgunlukla bağlantılı olduğundan alt renk değişimi olgunluk belirlemede oldukça fazla kullanılan bir ölçüttür. Yöntemin uygulanışında her çeşitten değişik olgunluk aşamaları ve hasat olumuna eşdeğer olan renk kartları hazırlanır. Örnek meyvelerin güneş görmeyen tarafındaki alt renk, hazırlanmış renk kartları ile karşılaştırılır. Ancak bu kriterin kullanılmasında bazı sorunlar vardır. Bu, olgunluk zamanında alt rengin tür ve çeşitlere göre değişim göstermesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, iklim ve bakım koşulları da rengi önemli ölçüde etkilemektedir. Örneğin, sıcak ve kurak bölgelerde meyveler normalden daha sarı renkte hasat edilir. Yağışlı bölgelerde, bol su ve azot verilen bahçelerde ise daha yeşilimsi renkte hasat olgunluğuna gelirler. Bazı elma çeşitlerinde meyve rengi sıvama kırmızı olduğundan bunlarda zemin rengi, olgunluk kriteri olarak kullanılmaz. Turunçgil meyveleri ve üzümlerde de alt renk olgunluk hakkında kesin bilgi vermez. Bununla beraber alt renk, yumuşak çekirdekli meyvelerde, şeftali, kayısı ve bazı erik çeşitlerinde başarı ile kullanılmaktadır.
2. Kabuk üst rengi
Bu renk, kabukta antosiyandan ileri gelen kırmızı renktir. Bazı bahçe bitkilerinde üst renk hiç oluşmazken bazılarında çevre koşullarına göre bir miktar üst renk oluşumu görülmektedir. Bazı türlerde ise tüm meyve yüzeyinde üst renk oluşumu gerçekleşir. Bazı üzüm, erik, kiraz çeşitleri; vişne, çilek gibi türler son grupta yer almaktadır ve bunlarda yoğunluğu iklim koşullarından etkilenmekle birlikte üst renk oluşumu kalıtsaldır. Bu türlerde üst renk hasat kriteri olarak kullanılır ve uygun hasat zamanı kırmızı rengin genişliğine göre saptanır. Ancak ekolojik etkiler yine de gözden uzak tutulmamalıdır.
3. Meyve eti sertliği
Ürünün hasat zamanındaki meyve eti sertliği, hasat sonrası dayanma gücünü belirleyen önemli bir faktördür. Ayrıca meyve eti sertliğinin değişimi olgunluk düzeyi ile yakından ilişkilidir. Meyve gelişiminin son döneminde hücrelerin ve hücreler arası boşlukların gelişmesi, pektin ve hemiselülozlarm parçalanarak çeper direncinin azalması nedeni ile meyve eti sertliği giderek azalmaktadır. Bu azalma özellikle olgunlaşma başladıktan sonra kararlı ve belirgin ise meyve eti sertliği iyi bir olgunluk kriteri olarak kullanılabilir. Hasat için ölçüt alınacak sertlik değeri çevre koşullan ve beslenme ile değişiklik gösterir. Örneğin; sıcak ve kurak koşullarda, bol güneşli geçen yıllarda bu değer yükselirken, serin ve nemli koşullarda düşer. Genel olarak meyve iriliğini artıran anaç, toprak nemi, aşırı azot gibi faktörler meyve eti sertliğini azaltmaktadır. Meyve eti sertliği, yumuşak çekirdeklilerde, şeftali, kayısı ve bazı eriklerde hasat kriteri olarak başarı ile kullanılmaktadır.
4. Nişasta miktarı
Nişasta taşıyan meyvelerde nişastanın kaybı az çok olgunlukla ilişkilidir. Bunun kaybolma durumu %0.1-1.0'lik iyodin çözeltisi ile saptanır. Gözle saptanan belirli bir nişasta kaybı durumu hasat olumuna eşdeğerdir. Ancak nişasta kaybı iklime bağlı olduğundan, bazı ülkelerde yeterince güvenilir bulunmamıştır. Nitekim nişastanın 10°C'nin altındaki sıcaklıklarda kayıp hızı olgunluğun ilerleme hızından daha fazladır. Yöntemin uygulanışında belirli aralıklarla ağaçtan alman meyve örneklerinin enine kesim yüzeyi çözeltiye batırılmakta, nişasta içeren bölge koyu mavi renge boyanmakta ve boyalı alan miktarına bakılarak olgunluk zamanını karar verilmektedir. Boyalı alanın %60-65 civarında olduğu dönemde meyvenin hasat için optimum olgunlukta olduğuna karar verilir.
5. Meyve suyu miktan
Meyve örneğinden el presi yardımı ile çıkarılan suyun yüzde miktarı bazı ürünlerde olgunlukla ilişkilidir. Örneğin, turunçgil meyveleri ve özellikle limonda bu kriter yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu meyvelerde olgunluk ilerledikçe meyve suyu yüzde miktarı da artmaktadır. Ancak bu ölçüt daha çok kaliteyi belirlemek üzere kullanılır ve standartlarda değerler bildirilmiştir.
6. Suda erir toplam kuru madde miktarı (SETKM)
Ürünlerin bünyesinde bulunan bu maddelerin büyük bir kısmını
şekerler oluşturur. Miktarları olgunlukla artar. Bu artış özellikle
turunçgiller, üzüm ve sert çekirdekli meyve türlerinde belirgindir.
Ancak bu maddelerin miktarı iklim, toprak, hava koşulları, beslenme,
verim, anaç vb. gibi birçok faktörden etkilenmektedir. Bu nedenler
yöntemin kullanışlılığını zayıflatmaktadır. Ancak kiraz, erik, şeftali,
kayısı, vişne ve üzümlerde önemli bir olgunluk kriteridir.
Turunçgillerde ise asit miktarı ile birlikte kullanılır. Yöntem,
örneklerden alman birkaç damla meyve suyunun, refraktometre adı
verilen alette SETKM miktarının doğrudan % olarak ölçülmesi
şeklinde uygulanmaktadır.
7. Titre edilebilir asit miktarı
Olgunlaşan meyvelerde genel olarak asit miktarı yüzde değeri azalır, buna bağlı olarak da ekşi tad kaybolur. Ancak hasat dönemi içindeki miktarı hem suda erir maddeler miktarını etkileyen koşullara, hem de asit kaybı hızına bağlıdır. Bu nedenle yanlız başına kullanışlı değildir.
8. Olgunluk oranı (SETKM/Asit)
Bu oran, meyve suyunda bulunan toplam suda erir madde miktarının asit miktarına oranıdır. Bu oran tadı belirler. Hasat öncesi faktörlerin karşılıklı etkileri, olgunlaşmada ters yönde değişen şeker ve asitlerin oranlanması ile giderilir, olgunluğun etkisi açığa çıkarılır. Bununla beraber oranın değeri bölgelere göre az çok değişir.
9. ?rilik ve şekil
Her ne kadar gelişme ilerledikçe irilik artsa da birçok meyvede irilik, olgunlaşmadan çok çevre faktörlerinin etkisi altındadır. Ancak olgunlukta yine de gözönüne alınırlar. ?rilik özellikle limonlarda önemli bir hasat kriteridir. Bu meyve belirli bir iriliğe ulaşınca kesilir, daha fazla büyümesine izin verilmez. Çünkü iri meyvelerde hem kalite düşer, hem de depoda dayanım azalır. Birçok meyve, olgunlaşma ile şeklini değiştirmektedir. Örneğin şeftalide yanaklar şişer, elma ve armutta meyve yuvarlaklaşır, elmada sap çukuru derinleşir, kavunlarda enine genişleme olur. Bu gelişmeler olgunluk süresince izlenebilir, ancak çok güvenilir olgunluk kriterleri olamaz. Sadece muzlardaki şekil değişimi hasat zamanının belirlenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
10. Meyvenin bitkiden ayrılma durumu
Birçok meyve, olgunlaşma döneminde bitki ile sap arasında bir ayrım tabakası oluşturarak bağlantıyı zayıflatır. Böylece olgunluk ilerledikçe meyvenin kopması kolaylaşır. Bu durum hasatta pratik bir olgunluk ölçüsü olarak kullanılabilmektedir. Ancak meyvenin kopma kolaylığı hasat öncesi iklim koşullan ile yakından ilişkilidir. Örneğin, soğuk havalan izleyen sıcak koşullarda dökümler artmaktadır. Ayrıca hasat önü dökümleri önleyici hormonların kullanılması bu ölçütün kullanılmasını engellemektedir. Ancak, örneğin kantalop tipi kavunlarda sapın meyveden ayrılması en kullanışlı ölçüttür. Benzer durum şeftali, kayısı, domates gibi türlerde de geçerlidir.
11. Tam çiçeklenmeden itibaren geçen gün sayısı
Bu süre meyvelerin gelişme süresini kapsamaktadır. Özellikle elma ve armutlarda kullanışlı bir yöntemdir. Meyvelerin tam çiçeklenmesinden hasatlarına kadar geçen süre oldukça sabittir. Yıllara ve bölgelere göre belirli sınırlar içinde değişir. Bu nedenle her bölge için ayrı ayrı saptanmalıdır. Uzun yıllara ait ortalama değer belirlendikten sonra kullanılabilir.
12. Solunum ve içsel etilen üretim hızı
Birçok meyvede olgunlaşma, solunum klimakteriğinin yükselişi ile aynı zamana denk gelmektedir. Solunum metabolizmanın göstergesi olduğundan, optimum hasat olumu klimakterik minimum veya bundan birkaç gün öncesine rastlar. Bunun dışında klimakterik gösteren türlerde etilen üretimi de solunum hızı gibi benzer şekilde olgunluk kriteri olarak kullanılabilmektedir. Bu yöntemlerin pratik açıdan uygulanması zordur ve özel aletlere ihtiyaç göstermektedir.
Hasat zamanının belirlenmesinde üzerinde durulması gereken en önemli faktör yukarıda belirtilen yöntemler ile optimum hasat olgunluğunun belirlenebilmesi olmakla birlikte, haşata karar vermeden önce ekonomik ve pratik faktörlerin de dikkate alınması gerekir.
Hasat kararı verildikten sonra ürünün türe özgü tekniklerle uygun ve dikkatli bir şekilde hasat edilmesi gerekir. Hasat, elle veya mekanik yolla olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilir.
Sadece insanoğlu göz, beyin ve el kombinasyonu ile minimum zararlanma ve kayıpla ürünleri hasat edebildiğinden günümüzde dahi taze tüketime yönelik olarak üretilen ürünlerin haşatı büyük ölçüde elle yapılmaktadır. Ancak elle haşatın etkinliği; kimyasal, genetik, kültürel, mekanik ve mekanik olmayan vasıtaların kullanımı ile artırılabilmektedir. Bunların dışında haşata yardımcı olacak, bıçak, kesici, sepet vb. gibi aletler de kullanılmaktadır. Mekanik hasat ise üründe fazla miktarda mekanik zararlanmaya yol açacağmdan daha çok hasattan sonra derhal işlenecek ürünler için kullanılmaktadır. Bahçe bitkilerinin mekanik olarak hasat edilmesi için çok farklı sistemler geliştirilmiştir ve bunlar genellikle maliyeti yüksek olan ekipmanları içermektedir. Mekanik haşatın avantajı daha az işgücüne ihtiyaç duyulması ve haşatın kısa sürede gerçekleştirilmesidir. Ancak mekanik hasatta sadece ürün değil aynı zamanda her türlü bitki kısmı da koparılmaktadır. Asıl ürünün, istenmeyen bitki kısımlarından ayrılması gerekir ve bu işlem en erken aşamada yapılmalıdır. Bu gibi sakıncaları ortadan kaldırmak amacı ile son yıllarda mekanik haşata uygun çeşit ıslahı konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Mekanik hasat ile kısa sürede çok fazla ürün hasat edileceğinden, hasat sonrası olanakların bu ürün hacmini işleyebilecek düzeyde olması gerekir
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr Atila GÜNAY
Pazarlama zinciri hasat ile başlar. Hasat sonrası ürün kaybı, hasat sırasında dikkatli ve bilinçli olmak sureti ile büyük ölçüde azaltılabilir. Bitki veya toprak üzerinde belirli bir olgunluk aşamasına erişen veya gelişmesini tamamlayan ürünlerin ana besin kaynağından ayrılması ya da topraktan sökülmesi işlemine hasat denir. Ürünün gelişme ve olgunlaşmasında iki aşama önemlidir;
Ağaç olumu; ürünün hasat edilmeye hazır ve uygun olma durumudur. Bu anda üründe fiziksel gelişme durmuş ya da durmak üzeredir. Fakat biyokimyasal olaylar bakımından yoğun bir dönem başlamıştır. Ürün, ana bitkiden ayrıldıktan sonra en yüksek yeme kalitesine ulaşmak için gereken olgunlaşma olaylarının tamamlanmasını sağlayacak durumdadır.
Yeme olumu; ürünün tüketime veya teknolojik değerlendirmeye uygun olma durumudur. Yeme olumundaki meyveler dış görünüş ve tad bakımından tüketici tarafından en çok beğenilen durumdadır. Hasat ve yeme olumu arasındaki süre tür, çeşit ve ortam koşullarına göre değişir. Muhafaza bazı ürünlerde ağaç olumu ve yeme olumu arasındaki sürede uygulanırken; bazı türlerde yeme olumu süresince ürün muhafaza edilmektedir.
Bahçe bitkileri türlere göre; olgun olmayan dönemde, ağaç olumunda ve tam olgun dönemde olmak üzere 3 farklı olgunlukta hasat edilirler. Ürünlerin olgunluk düzeylerinin belirlenmesi amacı ile geliştirilmiş pekçok yöntem bulunmaktadır. Amaca ve türe uygun optimum olgunluk düzeyinin belirlenmesinde kullanılan yöntemler ve buna ilişkin örnekler Çizelge 9.1'de gösterilmiştir.
Çizelge 9.1'de belirtilen yöntemlerden bazıları olgunluk belirlemede daha fazla kullanılmaktadır ve bunlara ilişkin bilgiler aşağıda kısaca verilmiştir.

1. Kabuk zemin (alt) rengi
Meyvelerde alt renk olgunlaşma döneminde, tür ve çeşitlere göre farklı hız ve miktarlarda yeşilden sarıya döner. Bu gelişme, oldukça doğrusal ve olgunlukla bağlantılı olduğundan alt renk değişimi olgunluk belirlemede oldukça fazla kullanılan bir ölçüttür. Yöntemin uygulanışında her çeşitten değişik olgunluk aşamaları ve hasat olumuna eşdeğer olan renk kartları hazırlanır. Örnek meyvelerin güneş görmeyen tarafındaki alt renk, hazırlanmış renk kartları ile karşılaştırılır. Ancak bu kriterin kullanılmasında bazı sorunlar vardır. Bu, olgunluk zamanında alt rengin tür ve çeşitlere göre değişim göstermesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, iklim ve bakım koşulları da rengi önemli ölçüde etkilemektedir. Örneğin, sıcak ve kurak bölgelerde meyveler normalden daha sarı renkte hasat edilir. Yağışlı bölgelerde, bol su ve azot verilen bahçelerde ise daha yeşilimsi renkte hasat olgunluğuna gelirler. Bazı elma çeşitlerinde meyve rengi sıvama kırmızı olduğundan bunlarda zemin rengi, olgunluk kriteri olarak kullanılmaz. Turunçgil meyveleri ve üzümlerde de alt renk olgunluk hakkında kesin bilgi vermez. Bununla beraber alt renk, yumuşak çekirdekli meyvelerde, şeftali, kayısı ve bazı erik çeşitlerinde başarı ile kullanılmaktadır.
2. Kabuk üst rengi
Bu renk, kabukta antosiyandan ileri gelen kırmızı renktir. Bazı bahçe bitkilerinde üst renk hiç oluşmazken bazılarında çevre koşullarına göre bir miktar üst renk oluşumu görülmektedir. Bazı türlerde ise tüm meyve yüzeyinde üst renk oluşumu gerçekleşir. Bazı üzüm, erik, kiraz çeşitleri; vişne, çilek gibi türler son grupta yer almaktadır ve bunlarda yoğunluğu iklim koşullarından etkilenmekle birlikte üst renk oluşumu kalıtsaldır. Bu türlerde üst renk hasat kriteri olarak kullanılır ve uygun hasat zamanı kırmızı rengin genişliğine göre saptanır. Ancak ekolojik etkiler yine de gözden uzak tutulmamalıdır.
3. Meyve eti sertliği
Ürünün hasat zamanındaki meyve eti sertliği, hasat sonrası dayanma gücünü belirleyen önemli bir faktördür. Ayrıca meyve eti sertliğinin değişimi olgunluk düzeyi ile yakından ilişkilidir. Meyve gelişiminin son döneminde hücrelerin ve hücreler arası boşlukların gelişmesi, pektin ve hemiselülozlarm parçalanarak çeper direncinin azalması nedeni ile meyve eti sertliği giderek azalmaktadır. Bu azalma özellikle olgunlaşma başladıktan sonra kararlı ve belirgin ise meyve eti sertliği iyi bir olgunluk kriteri olarak kullanılabilir. Hasat için ölçüt alınacak sertlik değeri çevre koşullan ve beslenme ile değişiklik gösterir. Örneğin; sıcak ve kurak koşullarda, bol güneşli geçen yıllarda bu değer yükselirken, serin ve nemli koşullarda düşer. Genel olarak meyve iriliğini artıran anaç, toprak nemi, aşırı azot gibi faktörler meyve eti sertliğini azaltmaktadır. Meyve eti sertliği, yumuşak çekirdeklilerde, şeftali, kayısı ve bazı eriklerde hasat kriteri olarak başarı ile kullanılmaktadır.
4. Nişasta miktarı
Nişasta taşıyan meyvelerde nişastanın kaybı az çok olgunlukla ilişkilidir. Bunun kaybolma durumu %0.1-1.0'lik iyodin çözeltisi ile saptanır. Gözle saptanan belirli bir nişasta kaybı durumu hasat olumuna eşdeğerdir. Ancak nişasta kaybı iklime bağlı olduğundan, bazı ülkelerde yeterince güvenilir bulunmamıştır. Nitekim nişastanın 10°C'nin altındaki sıcaklıklarda kayıp hızı olgunluğun ilerleme hızından daha fazladır. Yöntemin uygulanışında belirli aralıklarla ağaçtan alman meyve örneklerinin enine kesim yüzeyi çözeltiye batırılmakta, nişasta içeren bölge koyu mavi renge boyanmakta ve boyalı alan miktarına bakılarak olgunluk zamanını karar verilmektedir. Boyalı alanın %60-65 civarında olduğu dönemde meyvenin hasat için optimum olgunlukta olduğuna karar verilir.
5. Meyve suyu miktan
Meyve örneğinden el presi yardımı ile çıkarılan suyun yüzde miktarı bazı ürünlerde olgunlukla ilişkilidir. Örneğin, turunçgil meyveleri ve özellikle limonda bu kriter yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu meyvelerde olgunluk ilerledikçe meyve suyu yüzde miktarı da artmaktadır. Ancak bu ölçüt daha çok kaliteyi belirlemek üzere kullanılır ve standartlarda değerler bildirilmiştir.
6. Suda erir toplam kuru madde miktarı (SETKM)
Ürünlerin bünyesinde bulunan bu maddelerin büyük bir kısmını
şekerler oluşturur. Miktarları olgunlukla artar. Bu artış özellikle
turunçgiller, üzüm ve sert çekirdekli meyve türlerinde belirgindir.
Ancak bu maddelerin miktarı iklim, toprak, hava koşulları, beslenme,
verim, anaç vb. gibi birçok faktörden etkilenmektedir. Bu nedenler
yöntemin kullanışlılığını zayıflatmaktadır. Ancak kiraz, erik, şeftali,
kayısı, vişne ve üzümlerde önemli bir olgunluk kriteridir.
Turunçgillerde ise asit miktarı ile birlikte kullanılır. Yöntem,
örneklerden alman birkaç damla meyve suyunun, refraktometre adı
verilen alette SETKM miktarının doğrudan % olarak ölçülmesi
şeklinde uygulanmaktadır.
7. Titre edilebilir asit miktarı
Olgunlaşan meyvelerde genel olarak asit miktarı yüzde değeri azalır, buna bağlı olarak da ekşi tad kaybolur. Ancak hasat dönemi içindeki miktarı hem suda erir maddeler miktarını etkileyen koşullara, hem de asit kaybı hızına bağlıdır. Bu nedenle yanlız başına kullanışlı değildir.
8. Olgunluk oranı (SETKM/Asit)
Bu oran, meyve suyunda bulunan toplam suda erir madde miktarının asit miktarına oranıdır. Bu oran tadı belirler. Hasat öncesi faktörlerin karşılıklı etkileri, olgunlaşmada ters yönde değişen şeker ve asitlerin oranlanması ile giderilir, olgunluğun etkisi açığa çıkarılır. Bununla beraber oranın değeri bölgelere göre az çok değişir.
9. ?rilik ve şekil
Her ne kadar gelişme ilerledikçe irilik artsa da birçok meyvede irilik, olgunlaşmadan çok çevre faktörlerinin etkisi altındadır. Ancak olgunlukta yine de gözönüne alınırlar. ?rilik özellikle limonlarda önemli bir hasat kriteridir. Bu meyve belirli bir iriliğe ulaşınca kesilir, daha fazla büyümesine izin verilmez. Çünkü iri meyvelerde hem kalite düşer, hem de depoda dayanım azalır. Birçok meyve, olgunlaşma ile şeklini değiştirmektedir. Örneğin şeftalide yanaklar şişer, elma ve armutta meyve yuvarlaklaşır, elmada sap çukuru derinleşir, kavunlarda enine genişleme olur. Bu gelişmeler olgunluk süresince izlenebilir, ancak çok güvenilir olgunluk kriterleri olamaz. Sadece muzlardaki şekil değişimi hasat zamanının belirlenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
10. Meyvenin bitkiden ayrılma durumu
Birçok meyve, olgunlaşma döneminde bitki ile sap arasında bir ayrım tabakası oluşturarak bağlantıyı zayıflatır. Böylece olgunluk ilerledikçe meyvenin kopması kolaylaşır. Bu durum hasatta pratik bir olgunluk ölçüsü olarak kullanılabilmektedir. Ancak meyvenin kopma kolaylığı hasat öncesi iklim koşullan ile yakından ilişkilidir. Örneğin, soğuk havalan izleyen sıcak koşullarda dökümler artmaktadır. Ayrıca hasat önü dökümleri önleyici hormonların kullanılması bu ölçütün kullanılmasını engellemektedir. Ancak, örneğin kantalop tipi kavunlarda sapın meyveden ayrılması en kullanışlı ölçüttür. Benzer durum şeftali, kayısı, domates gibi türlerde de geçerlidir.
11. Tam çiçeklenmeden itibaren geçen gün sayısı
Bu süre meyvelerin gelişme süresini kapsamaktadır. Özellikle elma ve armutlarda kullanışlı bir yöntemdir. Meyvelerin tam çiçeklenmesinden hasatlarına kadar geçen süre oldukça sabittir. Yıllara ve bölgelere göre belirli sınırlar içinde değişir. Bu nedenle her bölge için ayrı ayrı saptanmalıdır. Uzun yıllara ait ortalama değer belirlendikten sonra kullanılabilir.
12. Solunum ve içsel etilen üretim hızı
Birçok meyvede olgunlaşma, solunum klimakteriğinin yükselişi ile aynı zamana denk gelmektedir. Solunum metabolizmanın göstergesi olduğundan, optimum hasat olumu klimakterik minimum veya bundan birkaç gün öncesine rastlar. Bunun dışında klimakterik gösteren türlerde etilen üretimi de solunum hızı gibi benzer şekilde olgunluk kriteri olarak kullanılabilmektedir. Bu yöntemlerin pratik açıdan uygulanması zordur ve özel aletlere ihtiyaç göstermektedir.
Hasat zamanının belirlenmesinde üzerinde durulması gereken en önemli faktör yukarıda belirtilen yöntemler ile optimum hasat olgunluğunun belirlenebilmesi olmakla birlikte, haşata karar vermeden önce ekonomik ve pratik faktörlerin de dikkate alınması gerekir.
Hasat kararı verildikten sonra ürünün türe özgü tekniklerle uygun ve dikkatli bir şekilde hasat edilmesi gerekir. Hasat, elle veya mekanik yolla olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilir.
Sadece insanoğlu göz, beyin ve el kombinasyonu ile minimum zararlanma ve kayıpla ürünleri hasat edebildiğinden günümüzde dahi taze tüketime yönelik olarak üretilen ürünlerin haşatı büyük ölçüde elle yapılmaktadır. Ancak elle haşatın etkinliği; kimyasal, genetik, kültürel, mekanik ve mekanik olmayan vasıtaların kullanımı ile artırılabilmektedir. Bunların dışında haşata yardımcı olacak, bıçak, kesici, sepet vb. gibi aletler de kullanılmaktadır. Mekanik hasat ise üründe fazla miktarda mekanik zararlanmaya yol açacağmdan daha çok hasattan sonra derhal işlenecek ürünler için kullanılmaktadır. Bahçe bitkilerinin mekanik olarak hasat edilmesi için çok farklı sistemler geliştirilmiştir ve bunlar genellikle maliyeti yüksek olan ekipmanları içermektedir. Mekanik haşatın avantajı daha az işgücüne ihtiyaç duyulması ve haşatın kısa sürede gerçekleştirilmesidir. Ancak mekanik hasatta sadece ürün değil aynı zamanda her türlü bitki kısmı da koparılmaktadır. Asıl ürünün, istenmeyen bitki kısımlarından ayrılması gerekir ve bu işlem en erken aşamada yapılmalıdır. Bu gibi sakıncaları ortadan kaldırmak amacı ile son yıllarda mekanik haşata uygun çeşit ıslahı konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Mekanik hasat ile kısa sürede çok fazla ürün hasat edileceğinden, hasat sonrası olanakların bu ürün hacmini işleyebilecek düzeyde olması gerekir
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr Atila GÜNAY

