Diyabetik gıda nedir?
Gıda alımının vücudumuzun insulin ihtiyacını etkilemesi ve insulinin kan şekerini düşürme etkisi nedeniyle diyet diyabet tedavisinde en temel unsurdur.Bu amaçla hazırlanmış özel formülasyonlu gıda ürünleri diyabetik gıdalar olarak adlandırılır. Diyet ürünler muadil ürüne göre kalorisi azaltılmış üründür,
Ancak ;Diyabetik gıda şeker yerine sakkarin, aspartam, asesulfam-K gibi enerji içermeyen tatlandırıcılar veya dekstroz, maltoz, mısır şurubu, fruktoz gibi enerji içeren tatlandırıcılar kullanılarak üretilen besinlerdir. Diyabetik ürünlerin özelliği içindeki şeker veya tatlandırıcıdan kaynaklanmaktadır. Birçok üründe olduğu gibi diyabetik ürünler karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral içermektedir. Diyabetik ürünler özellikle şeker hastalarının tüketimi için üretilmişlerdir ve bir uzman kontrolünde hastaların günlük diyetlerine adapte edilerek kullanılmalıdır. Şeker oranı azaltılmış diyabetik ürünler, yüksek yağ ve kalori içerebileceklerinden zayıflama diyetleri için tercih edilmemelidir. Hayatın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını uygulamanın, hareketli bir yaşam biçimi sürdürmenin, sağlıklı ve kaliteli bir yaşamın olmazsa olmazlarından biri olduğu asla unutulmamalıdır
Fonksiyonel gıda nedir?
“Fonksiyonel gıda” terimi besinlerin yanı sıra sağlığa bir fayda sağlayan gıdaları tanımlar.Diğer bir tanımla; vücudun temel besin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde insan fizyolojisi ve metabolik fonksiyonları üzerinde ilave faydalar sağlayan, böylelikle hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmada etkinlik gösteren gıdalar veya gıda bileşenleridir. Besleyici etkilerinin yanı sıra bir ya da daha fazla etkili bileşene bağlı olarak sağlığı koruyucu, düzeltici ve/veya hastalık riskini azaltıcı etkiye sahip olup, bu etkileri bilimsel ve klinik olarak ispatlanmış gıdalar fonksiyonel gıda olarak 5179 sayılı kanunumuzda yer bulmuştur.
Fonksiyonel gıdaların diyette yeterince yer alması başta kanser, kalp hastalıkları ve tip 2 Diyabet olmak üzere kronik hastalıkların riskini azaltması yönünden çok önemlidir.
Fonksiyonel gıdaların ortak özellikleri, içerdikleri besin bileşenlerinin sağlık üzerinde olumlu etki göstermesi, doğal olmaları, diyetin bir parçası olarak kontrolsüz tüketimde güvenli olmalarıdır. Bu konu gıda biliminde hızla gelişen bir alandır , bu gibi gıdalar genellikle sağlık beyanları ile birlikte pazara sunulur.Örnek olarak” tahıllar çok önemli lif kaynağıdır” beyanı gibi.Çalışmalara göre diyette lif miktarının artması bazı kanser türlerinin riskini azaltabilmektedir.Canlı bakteri kültürlerini içeren fermente gıdalar probiyotik yararları ile düşünülen fonksiyonel gıdalar olarak ele alınır.
Diyabet nedir?
Diyabet vücudun insulin üretememesi ( tip 1 ,insulin bağımlılığı olan) veya üretilen insulinin gıdanın enerjiye dönüşümünü uygun bir şekilde başlatamaması (tip 2, insuline bağımlı olmayan ) sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
Kan Şekeri nedir?
Karbonhidratların en küçük parçası olan glikoz, kan şekerini oluşturur.Vücuttaki bütün hücreler glikozu kullanır.Diğer monosakkaritlerin( fruktoz ve galaktoz) vücutta kullanılabilmeleri için karaciğerde glikoza çevrilmeleri gerekmektedir.Açlık durumunda sağlıklı bir bireyin kan glikoz yoğunluğu 70-100 mg/dl’dir.Kan şekeri düzeyi, yemek yendikten sonraki ilk saat içinde 120-140 mg/dl’ye yükselir.Karbonhidrat emilimi tamamlandıktan iki saat sonra normal seviyesine döner.Kompleks karbonhidratlar basit karbonhidratlara oranla kan şekerini daha yavaş yükseltirler.Kan şekerinin düzenlenmesinde esas organ karaciğerdir.Yemek sonrasında kan şekeri yükseldiğinde insülin salınımı artar, bağırsaklardan emilen glikozun çoğunluğu karaciğerde glikojene çevrilir ve depolanır. (Kaynak: Sağlık Bakanlığı- Beslenme Bilgi Serisi B 12)
İnsülin nedir?
İnsülin protein yapısında bir hormondur.Pankreastaki beta hücrelerinde yapılır. Kandaki glikoz düzeyi yükseldiği zaman pankreas otomatik olarak uyarılır ve insülin salgılar.İnsülin kandaki glikozu bağlayarak hücre zarındaki insülin reseptörlerinin yardımıyla glikozu içine alır. (Kaynak: Sağlık Bakanlığı- Beslenme Bilgi Serisi B 12)
Glisemik indeks nedir?
Karbonhidratlı bir besinin yendikten belli bir süre sonra sonunda kan şekerini yükseltebilirliğini ifade eder. Besinlerin glisemik indeksi kan şekerinin yavaş veya hızlı yükselmesini etkilemektedir. Glisemik indeks 50 gram Karbonhidrat içeren test yiyeceğinin 2 saat içerisinde oluşturduğu kan glikozu artış alanının, aynı miktarda karbonhidrat içeren referans yiyeceklerin oluşturduğu kan artış alanına kıyaslanmasıdır.
Kısaca yenildikten 2 saat sonra besinlerin gösterdikleri glikoz yanıtlarının standart olarak alınan ekmeğin gösterdiği yanıta göre % değeridir. Glisemik indeksi yüksek besin alımıyla obezite, diyabet ve bunlarla ilintili diğer kronik hastalıkların görülme sıklığı arasında paralellikler saptandığından ,sağlıklı beslenmede yer alan karbonhidratlı yemeklerin glisemik indekslerinin düşük olması önerilir. ( Kaynak: Sağlık Bakanlığı- Beslenme Bilgi Serisi B 12)
Ülkemizde diyabetli hasta sayısı?
Ülkemizde yapılan istatistiksel çalışmalar sonucu 5 milyon diyabet hastası olduğu görülmüştür.Bu rakama her yıl 180.000 kişi eklenmektedir.Diyabetli hastaların yıllık tedavi harcamaları 1.1 milyar dolardır.(Kaynak:Türkiye Diyabet Vakfı)
Diyabette Gıda seçimi ve diyet planlama nasıl olmalıdır?
Sağlığımızı koruyabilmek ve geliştirebilmek , kalp krizi gibi kronik hastalıklar ,bazı kanser türleri, diabet, felç ve osteoporoz riskini azaltmak için diyet rehberleri dikkate alınmalıdır.Bu hastalıklar ölüme ve sakatlıklara yol açmaktadır.İyi bir diyet ile obezite,yüksek tansiyon,yüksek kolesterol gibi kronik hastalıklarla ilgili temel riskler azaltılabilmektedir.
Diyabetin kontrolünde temel yapı taşlarından biri arzu edilen metabolik kontrolü sağlamak , diyabetin ileri döneminde ortaya çıkabilecek kronik komplikasyonları önlemek ve tedavi etmek,yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazandırmak,yaşam süresini ve kalitesini yükseltmek amacıyla yürütülecek beslenme tedavisidir.
Günümüzde diyet uzmanları artık tüm diyabetli hastalara tek bir yemek planı tavsiye etmemektedir.Bunun yerine kişinin yaşam stili ve kişiye özel sağlık gerekleri göz önüne alınarak daha esnek yemek planları tavsiye etmektedirler.Diyabet hastalarının yeme düzenlerini oluşturabilmeleri için uzman bir diyetisyenden danışmanlık almaları en iyi yöntemdir.
Diyabetli bireylerin beslenme tedavileri yaşına,boyuna, vücut ağırlığına ,fiziksel aktivite durumuna , sosyoekonomik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına göre diyetisyen tarafından hazırlanır.
Diyabetli bireyler yeterli ve dengeli beslenebilmeleri için enerji ve tüm besin ögelerinden önerilen miktarlarda almalıdır.
Sizin gıda seçiminiz, yaşam tarzınız, çevre koşullarınız ve aile tarihçeniz sizin sağlığınızı etkileyen temel faktörlerdir.
Herkes için özellikle diyabet hastaları için genel olarak aşağıdaki tavsiyelere uyulması önerilir. Eğer kronik diyabet hastalığı riskiniz yüksekse bunlar sizin için daha da önemli olmalıdır.
Formda kalmak için;
-İdeal kilo
-Hergün fiziksel aktivite
-Sağlıklı bir temel inşa edebilmek için;
-Gıda seçimlerinde rehber gıda piramidini göz önüne almak
-Günlük olarak çeşitli tahıl ürünlerinin tüketimi
-Günlük olarak çeşitli sebze ve meyve tüketimi.
-Yiyeceklerin uygun muhafaza edilmesi
Mantıklı seçim;
-Düşük Doymuş yağ , kolesterol ve ölçülü düzeyde toplam yağ içeren diet
-Şeker alımını dengeleyecek içecek ve gıdaların seçimi
-Daha az tuz kullanarak gıda hazırlamak , seçmek
-Alkollu içecek alımını dengelemek
Tatlandırıcı nedir?
Diyabet hastalarının veya obezite diyetinde şeker miktarının kısıtlanması gerekliliği nedeniyle şeker yerine kullanılan, şeker tadı veren maddelerdir. Bunlara tatlandırıcı denir ve 2 grupta toplanır:
Enerji içeren tatlandırıcılar : Bunların enerji değeri vardır. Fazla miktarda alındıklarında kan şekerini yükseltirler .Bunlardan meyve şekeri (fruktoz) balda ve meyvede bulunur. Kek, pasta yapımında kullanılan tatlandırıcılar fruktozdur. Sorbitol de tatlandırıcı olarak kullanılır. Sorbitol ısıya dayanıklıdır,pişirilmekle tadı kaybolmaz veya acılaşmaz, ayrıca, kıvam arttırıcı özellikleri olduğundan reçel, marmelat gibi tatlıların ve cikletlerin yapımı için uygundur. Ancak fazla alındığında (günde 50-60 g’ın üzeri) ishal yapabilmektedir.Mannitol ve ksilitol’de bu gruptadır.
Enerji içermeyen tatlandırıcılar : Sakarin, Sıklamat, Aspartam ,asesülfam-K bu gruptadır. Sakarin, çay şekerinden 300 kat daha tatlıdır. Ağızda metalik bir tad bırakmaktadır. Yemeklerle birlikte pişirildiğinde bu acı tad artar. Sakarin günlük kullanımdaki dozları ile (örneğin 15-20 tablet) emniyetle kullanılabilir. Aspartam bir aminoasittir. Şekerden 180 kat daha tatlıdır. Günlük dozlarda (15-20 tablet) zararlı yan etkisi yoktur. Diyet kola ve cikletlerin tatlandırılmasında kullanılmaktadır. Ağızda metalik tad bırakmaz. Fenilketonüri denen doğumsal hastalığın varlığında kullanılmamalıdır.
Besin değeri olan ve enerji içeren tüm tatlandırıcılarla birlikte öğün planlanırken, karbonhidrat içerikleri ve enerji değerleri göz önünde bulundurulmalı, kan glikoz düzeyine etkileri olduğu unutulmamalıdır.
Toplumumuzda yaygın olarak tüketilen tatlandırıcıların gereksiz kullanımlarını önlemek ve kullanılabilecek miktarlarının belirlenmesi için kullanılmadan önce mutlaka bir diyetisyene danışılmalıdır.
Buna göre, Türkiye' de bulunan ve sıklıkla kullanılan tatlandırıcılardan bir kaçının günlük olarak maksimum kullanım miktarları (kabul edilebilir günlük alımları) ise şöyledir:
Tatlandırıcı Türü Maksimum Doz (mg / kg / gün)
Sakarin 2,5
Aspartam 40
Asesulfam-K 15
Siklamat 11
Gıda alımının vücudumuzun insulin ihtiyacını etkilemesi ve insulinin kan şekerini düşürme etkisi nedeniyle diyet diyabet tedavisinde en temel unsurdur.Bu amaçla hazırlanmış özel formülasyonlu gıda ürünleri diyabetik gıdalar olarak adlandırılır. Diyet ürünler muadil ürüne göre kalorisi azaltılmış üründür,
Ancak ;Diyabetik gıda şeker yerine sakkarin, aspartam, asesulfam-K gibi enerji içermeyen tatlandırıcılar veya dekstroz, maltoz, mısır şurubu, fruktoz gibi enerji içeren tatlandırıcılar kullanılarak üretilen besinlerdir. Diyabetik ürünlerin özelliği içindeki şeker veya tatlandırıcıdan kaynaklanmaktadır. Birçok üründe olduğu gibi diyabetik ürünler karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral içermektedir. Diyabetik ürünler özellikle şeker hastalarının tüketimi için üretilmişlerdir ve bir uzman kontrolünde hastaların günlük diyetlerine adapte edilerek kullanılmalıdır. Şeker oranı azaltılmış diyabetik ürünler, yüksek yağ ve kalori içerebileceklerinden zayıflama diyetleri için tercih edilmemelidir. Hayatın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını uygulamanın, hareketli bir yaşam biçimi sürdürmenin, sağlıklı ve kaliteli bir yaşamın olmazsa olmazlarından biri olduğu asla unutulmamalıdır
Fonksiyonel gıda nedir?
“Fonksiyonel gıda” terimi besinlerin yanı sıra sağlığa bir fayda sağlayan gıdaları tanımlar.Diğer bir tanımla; vücudun temel besin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde insan fizyolojisi ve metabolik fonksiyonları üzerinde ilave faydalar sağlayan, böylelikle hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmada etkinlik gösteren gıdalar veya gıda bileşenleridir. Besleyici etkilerinin yanı sıra bir ya da daha fazla etkili bileşene bağlı olarak sağlığı koruyucu, düzeltici ve/veya hastalık riskini azaltıcı etkiye sahip olup, bu etkileri bilimsel ve klinik olarak ispatlanmış gıdalar fonksiyonel gıda olarak 5179 sayılı kanunumuzda yer bulmuştur.
Fonksiyonel gıdaların diyette yeterince yer alması başta kanser, kalp hastalıkları ve tip 2 Diyabet olmak üzere kronik hastalıkların riskini azaltması yönünden çok önemlidir.
Fonksiyonel gıdaların ortak özellikleri, içerdikleri besin bileşenlerinin sağlık üzerinde olumlu etki göstermesi, doğal olmaları, diyetin bir parçası olarak kontrolsüz tüketimde güvenli olmalarıdır. Bu konu gıda biliminde hızla gelişen bir alandır , bu gibi gıdalar genellikle sağlık beyanları ile birlikte pazara sunulur.Örnek olarak” tahıllar çok önemli lif kaynağıdır” beyanı gibi.Çalışmalara göre diyette lif miktarının artması bazı kanser türlerinin riskini azaltabilmektedir.Canlı bakteri kültürlerini içeren fermente gıdalar probiyotik yararları ile düşünülen fonksiyonel gıdalar olarak ele alınır.
Diyabet nedir?
Diyabet vücudun insulin üretememesi ( tip 1 ,insulin bağımlılığı olan) veya üretilen insulinin gıdanın enerjiye dönüşümünü uygun bir şekilde başlatamaması (tip 2, insuline bağımlı olmayan ) sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
Kan Şekeri nedir?
Karbonhidratların en küçük parçası olan glikoz, kan şekerini oluşturur.Vücuttaki bütün hücreler glikozu kullanır.Diğer monosakkaritlerin( fruktoz ve galaktoz) vücutta kullanılabilmeleri için karaciğerde glikoza çevrilmeleri gerekmektedir.Açlık durumunda sağlıklı bir bireyin kan glikoz yoğunluğu 70-100 mg/dl’dir.Kan şekeri düzeyi, yemek yendikten sonraki ilk saat içinde 120-140 mg/dl’ye yükselir.Karbonhidrat emilimi tamamlandıktan iki saat sonra normal seviyesine döner.Kompleks karbonhidratlar basit karbonhidratlara oranla kan şekerini daha yavaş yükseltirler.Kan şekerinin düzenlenmesinde esas organ karaciğerdir.Yemek sonrasında kan şekeri yükseldiğinde insülin salınımı artar, bağırsaklardan emilen glikozun çoğunluğu karaciğerde glikojene çevrilir ve depolanır. (Kaynak: Sağlık Bakanlığı- Beslenme Bilgi Serisi B 12)
İnsülin nedir?
İnsülin protein yapısında bir hormondur.Pankreastaki beta hücrelerinde yapılır. Kandaki glikoz düzeyi yükseldiği zaman pankreas otomatik olarak uyarılır ve insülin salgılar.İnsülin kandaki glikozu bağlayarak hücre zarındaki insülin reseptörlerinin yardımıyla glikozu içine alır. (Kaynak: Sağlık Bakanlığı- Beslenme Bilgi Serisi B 12)
Glisemik indeks nedir?
Karbonhidratlı bir besinin yendikten belli bir süre sonra sonunda kan şekerini yükseltebilirliğini ifade eder. Besinlerin glisemik indeksi kan şekerinin yavaş veya hızlı yükselmesini etkilemektedir. Glisemik indeks 50 gram Karbonhidrat içeren test yiyeceğinin 2 saat içerisinde oluşturduğu kan glikozu artış alanının, aynı miktarda karbonhidrat içeren referans yiyeceklerin oluşturduğu kan artış alanına kıyaslanmasıdır.
Kısaca yenildikten 2 saat sonra besinlerin gösterdikleri glikoz yanıtlarının standart olarak alınan ekmeğin gösterdiği yanıta göre % değeridir. Glisemik indeksi yüksek besin alımıyla obezite, diyabet ve bunlarla ilintili diğer kronik hastalıkların görülme sıklığı arasında paralellikler saptandığından ,sağlıklı beslenmede yer alan karbonhidratlı yemeklerin glisemik indekslerinin düşük olması önerilir. ( Kaynak: Sağlık Bakanlığı- Beslenme Bilgi Serisi B 12)
Ülkemizde diyabetli hasta sayısı?
Ülkemizde yapılan istatistiksel çalışmalar sonucu 5 milyon diyabet hastası olduğu görülmüştür.Bu rakama her yıl 180.000 kişi eklenmektedir.Diyabetli hastaların yıllık tedavi harcamaları 1.1 milyar dolardır.(Kaynak:Türkiye Diyabet Vakfı)
Diyabette Gıda seçimi ve diyet planlama nasıl olmalıdır?
Sağlığımızı koruyabilmek ve geliştirebilmek , kalp krizi gibi kronik hastalıklar ,bazı kanser türleri, diabet, felç ve osteoporoz riskini azaltmak için diyet rehberleri dikkate alınmalıdır.Bu hastalıklar ölüme ve sakatlıklara yol açmaktadır.İyi bir diyet ile obezite,yüksek tansiyon,yüksek kolesterol gibi kronik hastalıklarla ilgili temel riskler azaltılabilmektedir.
Diyabetin kontrolünde temel yapı taşlarından biri arzu edilen metabolik kontrolü sağlamak , diyabetin ileri döneminde ortaya çıkabilecek kronik komplikasyonları önlemek ve tedavi etmek,yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazandırmak,yaşam süresini ve kalitesini yükseltmek amacıyla yürütülecek beslenme tedavisidir.
Günümüzde diyet uzmanları artık tüm diyabetli hastalara tek bir yemek planı tavsiye etmemektedir.Bunun yerine kişinin yaşam stili ve kişiye özel sağlık gerekleri göz önüne alınarak daha esnek yemek planları tavsiye etmektedirler.Diyabet hastalarının yeme düzenlerini oluşturabilmeleri için uzman bir diyetisyenden danışmanlık almaları en iyi yöntemdir.
Diyabetli bireylerin beslenme tedavileri yaşına,boyuna, vücut ağırlığına ,fiziksel aktivite durumuna , sosyoekonomik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına göre diyetisyen tarafından hazırlanır.
Diyabetli bireyler yeterli ve dengeli beslenebilmeleri için enerji ve tüm besin ögelerinden önerilen miktarlarda almalıdır.
Sizin gıda seçiminiz, yaşam tarzınız, çevre koşullarınız ve aile tarihçeniz sizin sağlığınızı etkileyen temel faktörlerdir.
Herkes için özellikle diyabet hastaları için genel olarak aşağıdaki tavsiyelere uyulması önerilir. Eğer kronik diyabet hastalığı riskiniz yüksekse bunlar sizin için daha da önemli olmalıdır.
Formda kalmak için;
-İdeal kilo
-Hergün fiziksel aktivite
-Sağlıklı bir temel inşa edebilmek için;
-Gıda seçimlerinde rehber gıda piramidini göz önüne almak
-Günlük olarak çeşitli tahıl ürünlerinin tüketimi
-Günlük olarak çeşitli sebze ve meyve tüketimi.
-Yiyeceklerin uygun muhafaza edilmesi
Mantıklı seçim;
-Düşük Doymuş yağ , kolesterol ve ölçülü düzeyde toplam yağ içeren diet
-Şeker alımını dengeleyecek içecek ve gıdaların seçimi
-Daha az tuz kullanarak gıda hazırlamak , seçmek
-Alkollu içecek alımını dengelemek
Tatlandırıcı nedir?
Diyabet hastalarının veya obezite diyetinde şeker miktarının kısıtlanması gerekliliği nedeniyle şeker yerine kullanılan, şeker tadı veren maddelerdir. Bunlara tatlandırıcı denir ve 2 grupta toplanır:
Enerji içeren tatlandırıcılar : Bunların enerji değeri vardır. Fazla miktarda alındıklarında kan şekerini yükseltirler .Bunlardan meyve şekeri (fruktoz) balda ve meyvede bulunur. Kek, pasta yapımında kullanılan tatlandırıcılar fruktozdur. Sorbitol de tatlandırıcı olarak kullanılır. Sorbitol ısıya dayanıklıdır,pişirilmekle tadı kaybolmaz veya acılaşmaz, ayrıca, kıvam arttırıcı özellikleri olduğundan reçel, marmelat gibi tatlıların ve cikletlerin yapımı için uygundur. Ancak fazla alındığında (günde 50-60 g’ın üzeri) ishal yapabilmektedir.Mannitol ve ksilitol’de bu gruptadır.
Enerji içermeyen tatlandırıcılar : Sakarin, Sıklamat, Aspartam ,asesülfam-K bu gruptadır. Sakarin, çay şekerinden 300 kat daha tatlıdır. Ağızda metalik bir tad bırakmaktadır. Yemeklerle birlikte pişirildiğinde bu acı tad artar. Sakarin günlük kullanımdaki dozları ile (örneğin 15-20 tablet) emniyetle kullanılabilir. Aspartam bir aminoasittir. Şekerden 180 kat daha tatlıdır. Günlük dozlarda (15-20 tablet) zararlı yan etkisi yoktur. Diyet kola ve cikletlerin tatlandırılmasında kullanılmaktadır. Ağızda metalik tad bırakmaz. Fenilketonüri denen doğumsal hastalığın varlığında kullanılmamalıdır.
Besin değeri olan ve enerji içeren tüm tatlandırıcılarla birlikte öğün planlanırken, karbonhidrat içerikleri ve enerji değerleri göz önünde bulundurulmalı, kan glikoz düzeyine etkileri olduğu unutulmamalıdır.
Toplumumuzda yaygın olarak tüketilen tatlandırıcıların gereksiz kullanımlarını önlemek ve kullanılabilecek miktarlarının belirlenmesi için kullanılmadan önce mutlaka bir diyetisyene danışılmalıdır.
Buna göre, Türkiye' de bulunan ve sıklıkla kullanılan tatlandırıcılardan bir kaçının günlük olarak maksimum kullanım miktarları (kabul edilebilir günlük alımları) ise şöyledir:
Tatlandırıcı Türü Maksimum Doz (mg / kg / gün)
Sakarin 2,5
Aspartam 40
Asesulfam-K 15
Siklamat 11


Comment