"Koruma ve Kontrol Genel Müdürlük Makamının 22.12.2009 tarih ve 3221 sayılı Olur?ları ile Gıda Ve Yemlerde Pestisit Kalıntı Analizine Yönelik Metot Validasyonu Ve Kalite Kontrol Prosedürlerini içeren DC SANCO /2007/3131 sayılı belgesi El Kitabı Olarak yayınlanmıştır.
GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ
SANCO/2007/3131 sayılı Belge
31/Ekim/2007
SANCO/10232/2006 sayılı Belgeyi yürürlükten kaldırmaktadır.
İçindekiler
Giriş 4
Akreditasyon 4
Numune alma, numunelerin nakliyesi, işlenmesi ve depolanması 4
Numune alma 4
Laboratuar numunelerinin nakliyesi 4
Analiz öncesinde numune hazırlama ve işleme 5
Pestisit standartları, kalibrasyon solüsyonları vb 6
Standartların kimliği, saflığı ve depolanması 6
Stok standartlarının hazırlanması ve depolanması 6
Çalışma standartlarının hazırlanması, kullanımı ve depolanması 6
Standartların test edilmesi ve yerine yenilerinin konulması 7
Ekstraksiyon ve konsantrasyon 7
Ekstraksiyon koşulları ve etkinliği 7
Ekstraksiyon konsantrasyonu ve hacim kazandırma amaçlı dilüsyon 7
Kontaminasyon ve girişim (enterferans) 8
Kontaminasyon 8
Girişim (enterferans) 8
Analitik kalibrasyon, temsili analitler, matriks etkileri ve kromatografik entegrasyon 9
Genel şartlar 9
Kalibrasyon 9
Temsili analitler 10
Matriks etkileri ve matriks uyumlu kalibrasyon 10
Standart ekleme 11
Pestisit karışımlarının kalibrasyona etkileri 12
İzomer vb karışımları halindeki pestisitlerin kalibrasyonu 12
Türev veya bozunum ürünlerinin kullanılması yoluyla kalibrasyon 122
Kromatografik entegrasyon 13
Analiz metot validasyonu ve performans kriterleri 13
Metot validasyonu 13
Analitik metot performansının ? metot validasyonunun kabul edilebilirliği 14
Yağ veya kuru ağırlık içeriğinin tayinine yönelik metotlar 14
Rutin geri kazanım tayini 14
Rutin geri kazanımlar için analiz performansının kabul edilebilirliği 15
Yeterlik testi ve referans materyallerinin analizi 15
Sonuçların teyit edilmesi 16
Teyit etme ilkeleri 16
Kromatografik ayırma 16
Kütle spektrometri (MS) ile doğrulama 17
Bağımsız bir laboratuarda doğrulama 19
Sonuçların raporlanması 19
Sonuçların ifade edilmesi 19
Sonuçların hesaplanması 19
Verilerin yuvarlanması 20
Sonuçların belirsizlik verileriyle birlikte tanımlanması 21
Sonuçların yorumlanması 22
Tavsiye edilen ek kaynak 23
Ek 1. 23
Örnek matrikslerin seçilmesi 23
İlave I. 26
Sözlük 26
GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK
METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ
Giriş
1. Bu belgede yer alan rehber, Avrupa Birliği?nde pestisit kalıntılarının izlenmesine yöneliktir. Belgede, maksimum kalıntı limitlerine (MRL) uygunluğu kontrol etmede, icra işlemlerinde veya tüketicinin pestisitlere maruziyetini değerlendirmede kullanılan verilerin geçerliliğini destekleyecek metod validasyonu ve analitik kalite kontrol (AQC) şartları tanımlanmaktadır.
Belgenin başlıca amaçları şunlardır:
(i) AB?de uyumlu, uygun maliyetli bir kalite güvence sistemi temin etmek
(ii) analitik sonuçların kalite ve karşılaştırılabilirliğini temin etmek
(iii) kabul edilebilir düzeyde doğruluğu temin etmek
(iv) yanlış pozitif ve yanlış negatif durumların raporlanmamasını temin etmek
(v) ISO/IEC 17025 (akreditasyon standardı) ile uygunluğu desteklemek
2. Bu belge ISO/IEC 17025?te yer alan şartların tamamlayıcısı ve ayrılmaz parçasıdır.
3. Bu belge SANCO/10232/2006 sayılı Belgeyi yürürlükten kaldırmaktadır.
4. Metinde kullanılan terimlerin açıklamaları için sözlüğe (Ek 1) bakılmalıdır.
Akreditasyon
5. 882/2004 sayılı Yönetmeliğin 12. Maddesi uyarınca pestisit kalıntılarının resmi kontrolü için yetki verilen laboratuarlar ISO/IEC 17025 akreditasyonuna sahip olmalı veya 2076/2005 sayılı Yönetmeliğin 18. Maddesindeki derogasyondan faydalanıyor olmalıdır. 18. Maddeden faydalanan laboratuarların kalite kontrol sistemleri bu belgede tanımlanan ve akreditasyona yönelik rehberlik sunmayı amaçlayan şartlara dayandırılmalıdır.
Numune alma, numunelerin nakliyesi, işlenmesi ve depolanması
Numune alma
6. Laboratuar numuneleri 2002/63/EC sayılı Direktif veya yerini alan mevzuata uygun şekilde alınmalıdır. Bir partiden rasgele birincil numune almanın pratik açıdan mümkün olmaması halinde numune alma yöntemi kayda alınmalıdır.
Laboratuar numunelerinin nakliyesi
7. Numuneler laboratuara temiz konteynırlarda ve sağlam bir ambalaj içinde nakledilmelidir. Pek çok numune için, mümkünse havalandırmalı politen torbalar kabul edilebilir fakat fumigant kalıntılarına yönelik analize tabi tutulacak numunelerde düşük geçirgenlikli torbalar (örneğin, naylon filmler) kullanılmalıdır. Perakende satış için önceden paketlenmiş numuneler nakliye öncesinde paketlerinden çıkartılmamalıdır.
İleri derecede kırılgan veya dayanıksız ürünlerin (örneğin, olgun frambuaz) bozulmalarını önlemek amacıyla önce dondurulup daha sonra, çözülmelerinin önlenmesi amacıyla ?kuru buz? veya benzer ortam içinde taşınmaları gerekebilir. Numune alma esnasında dondurulan numuneler çözülmeden nakledilmelidir. Soğutma nedeniyle hasar görebilecek numuneler (örneğin, muz) hem yüksek hem de düşük sıcaklıktan korunmalıdır.
8. Çok taze ürünlerin numunelerinin laboratuara hızla, mümkünse bir gün içinde nakledilmesi esastır. Laboratuara teslim edilen numunelerin durumu numune kabul prosedürlerine uygun olmalıdır.
9. Numuneler, dikkatsizlikten kaynaklanan kayıpları veya etiketlerin karıştırılmasını önleyecek şekilde açıkça ve silinmeyecek biçimde tanımlanmalıdır. Fumigant kalıntılarına yönelik analize tabi tutulacak numune içeren torbaların etiketlenmesi esnasında, özellikle elektron yakalama dedektörü kullanılacak ise, organik solvent içeren keçeli kalemlerin kullanılmasından kaçınılmalıdır.
Analiz öncesinde numune hazırlama ve işleme
10. Teslim alınır alınmaz laboratuar tarafından her laboratuar numunesine kendine özgü bir referans kodu verilmelidir.
11. Numune hazırlama, numune işleme ve analiz porsiyonları elde etmek üzere alt-numune alma işlemleri gözle görülür bir bozulma ortaya çıkmadan önce gerçekleştirilmelidir. Analiz sonuçlarının tüketici alımının değerlendirilmesi için kullanılacağı durumlarda bu özel önem arz etmektedir. Konservelenmiş, kurutulmuş veya benzeri işlemlerden geçirilmiş numuneler belirtilen raf ömrü dahilinde analiz edilmelidir.
12. Numune hazırlama süreci analiz edilecek ürün ve parçasının/parçalarının tanımına uygun olmalıdır, bakınız 396/2005 sayılı Yönetmeliğe Ek.
13. Numune işleme ve depolama prosedürlerinin analiz numunesinde mevcut bulunan kalıntılar üzerinde hiçbir önemli etkiye sahip olmayacağı gösterilmelidir (bakınız 2002/63/EC sayılı Direktif). Ortam sıcaklığında ufalama işleminin (kesme ve homojenizasyon) belirli pestisit kalıntılarının bozunması üzerinde ciddi etkileri bulunduğunun gösterilmesi halinde numunelerin düşük sıcaklıkta homojenize edilmesi tavsiye edilmektedir (örneğin, donmuş halde ve/veya ?kuru buz? varlığında). Aksi halde bu pestisitler için rapor edilen sonuçlar için daha yüksek bir ölçüm belirsizliği uygulamak gerekecektir. Ufalama işleminin kalıntıları (örneğin, ditiyokarbamatlar veya fumigantlar) etkilediğinin bilindiği ve elverişli alternatif prosedürlerin mevcut olmadığı hallerde test kısmı numunenin tüm birimlerinden, veya büyük birimlerden çıkartılmış segmentlerden oluşmalıdır. Tüm diğer analizler için bütün laboratuar numunesinin (çoğunlukla 1-2 kg) ufalanması gerekmektedir. Numune depolamasını en aza indirmek amacıyla tüm analizler mümkün olan en kısa süre içinde gerçekleştirilmelidir. Dayanıksız veya uçucu pestisitlerin kalıntı analizleri numunenin teslim alındığı gün başlatılmalı ve analit kaybı ihtimalinin bulunduğu durumda işlemler aynı gün içinde tamamlanmalıdır. Her halükarda numune ufalama işleminde numunenin, alt-numune değişkenliğinin kabul edilebilir düzeyde olmasını sağlayacak şekilde homojen olması sağlanmalıdır. Bu başarılamadığı takdirde daha büyük test porsiyonlarının kullanılması düşünülmelidir.
14. Tek bir analiz porsiyonunun analiz numunesini temsil edememe olasılığının bulunması halinde gerçek değerin daha iyi tahmin edilebilmesi için paralel porsiyonlar analiz edilmelidir.
Pestisit standartları, kalibrasyon solüsyonları, vb.
Standartların kimliği, saflığı ve depolanması
15. ?Saf? analit standartlarının ve iç standartların saflığı biliniyor olmalı, her biri kendine özgü biçimde tanımlanmalı ve kabul tarihi kaydedilmelidir. Düşük sıcaklıkta, tercihen bir dondurucuda ışıksız ve nemsiz ortamda, yani bozunma hızını en aza indirecek koşullarda depolanmalı veya sertifikada belirtilen koşullarda saklanmalıdır. Genellikle daha az sıkı depolama koşullarına göre belirlenen tedarikçinin son kullanma tarihi bu koşullar altında her bir standarda göre en fazla 10 yıl boyunca depolamaya imkan tanıyacak bir tarihle değiştirilebilir. Saflığı kabul edilebilir şekilde kalmaya devam ettiği kanıtlandığı takdirde saf standart muhafaza edilebilir. Saflık, ayrılan sürenin sonunda kontrol edilmelidir; kabul edilebilir durumda kaldığı kanıtlandığı takdirde ?saf? standart muhafaza edilir ve yeni bir son kullanma tarihi tahsis edilir. İdeal durumda, eğer analitler laboratuar için yeni iseler, taze edinilmiş ?saf? standartların kimlikleri kontrol edilmelidir.
Stok standartlarının hazırlanması ve depolanması
16. Analitlerin ve iç standartların ?saf? standartlarının stok standartlarını (çözeltiler, dispersiyonlar veya gazlı dilüsyonlar) hazırlarken ?saf? standardın kimlik ve kütlesi (veya ileri derecede uçucu bileşikler için hacmi) ve çözücünün (veya diğer seyrelticilerin) kimlik ve miktarı kaydedilmelidir. Çözücü(ler), analite (çözünürlük, reaksiyona neden olmama) ve analiz metoduna uygun olmalıdır. Kullanılmadan önce ?saf? standardın oda sıcaklığıyla dengelenmesi esnasında nem olmamalıdır ve ?saf? standardın saflığının temini için konsantrasyonlar düzeltilmelidir.
17. ?Saf? standart 10 mg?dan daha az tartılacak ise 5 ondalık haneli bir teraziyle tartılmalıdır. Ortam sıcaklığı, cam aletlerin kalibre edildikleri sıcaklıkta olmalıdır; aksi halde, standardın hazırlanması kütle ölçümüne dayandırılmalıdır. Uçucu sıvı analitler doğrudan çözücünün içine ağırlık veya hacim (eğer yoğunluk biliniyorsa) bazında dağıtılmalıdır. Gazlı (fumigant) analitler çözücünün içine kabarcıklar halinde yollanabilir veya gazlı dilüsyonlar hazırlanabilir (örneğin, gaz sızdırmayan bir şırınga yardımıyla, reaktif maddelerle temas önlenerek).
18. Stok standartları silinmeyecek şekilde etiketlenmeli, son kullanma tarihleri verilmeli ve herhangi bir çözücü kaybına veya su girişine izin vermeyecek kaplarda düşük sıcaklıkta karanlıkta depolanmalıdır. Eldeki mevcut veriler tolüen ve aseton içindeki pestisitlerin büyük çoğunluğunun stok standartlarının sıkıca kapatılmış cam kaplarda derin dondurucuda depolandıkları takdirde en az beş yıl boyunca stabil kaldıklarını göstermektedir.
19. Bir stok standardının ilk kez hazırlanırken ve taze hazırlanması gereken ileri derecede uçucu fumigant süspansiyonlarında (örneğin, ditiyokarbamatlar) veya çözeltilerinde (veya gazlı dilüsyonlar), çözeltinin doğruluğu aynı anda bağımsız olarak hazırlanan ikinci bir çözeltininkiyle karşılaştırılmalıdır.
Çalışma standartlarının hazırlanması, kullanımı ve depolanması
20. Çalışma standartları hazırlanırken, kullanılan tüm çözelti ve çözücülerin kimlik ve miktarların kaydı tutulmalıdır. Çözücü(ler), analite ve analiz metoduna uygun olmalıdır. Standartlar silinmeyecek şekilde etiketlenmeli, son kullanma tarihleri verilmeli ve herhangi bir çözücü kaybına veya su girişine izin vermeyecek kaplarda düşük sıcaklıkta karanlıkta depolanmalıdır. Septum kapakları (kontaminasyon kaynağı olmanın yanı sıra) buharlaşmanın neden olduğu kayıplara özellikle yatkındır ve delme işleminden sonra eğer çözeltiler muhafaza edilecek ise mümkün olduğunca kısa süre içinde değiştirilmeleri gerekir. Oda sıcaklığıyla dengelenmesinin ardından çözeltiler yeniden karıştırılmalı ve özellikle de düşük sıcaklıklarda çözünürlüğün sınırlı olduğu hallerde hiçbir analitin çözülmeden kalmadığından emin olmak üzere kontrol edilmelidir.
21. Metot geliştirme veya validasyonu esnasında veya laboratuara yeni gelen analitler için tespit edilen cevabın (response) safsızlık veya bozunma ürününden değil, analitten kaynaklandığı gösterilmelidir. Kullanılan teknikler ekstraksiyon, temizleme veya ayırma esnasında analitin bozunmasına yol açıyor ve numunelerde sıklıkla bulunan fakat kalıntı tanımlarında yer almayan bir ürün ortaya çıkartıyor ise bu sorunu engelleyen teknikler kullanılarak pozitif sonuçlar teyit edilmelidir.
Standartların test edilmesi ve yerine yenilerinin konulması
22. Herhangi bir standardın son kullanma tarihine erişmesi veya yerine yenisinin konulması halinde saflığı kontrol edilmelidir. Mevcut stok veya çalışma çözeltileri, tek tek standartlardan veya standartların karışımından oluşan uygun dilüsyonlardan elde edilen detektör cevapları karşılaştırılarak yeni hazırlanan çözeltiler karşısında test edilebilir. Eski bir ?saf? standardın saflığı yeni bir stok standardı hazırlanarak, eski ve yeni stok standartlarından taze hazırlanan dilüsyonlardan elde edilen detektör cevapları karşılaştırılarak kontrol edilebilir. Eski ve yeni standartlar arasındaki açıklanamayan belirgin konsantrasyon farklılıkları araştırmaya tabi tutulmalıdır.
23. İki çözeltinin her birinden alınan en az beş tekrarlı ölçümün ortalamaları normalde ±%5?ten fazla farklılık göstermemelidir. Eski (mevcut) çözeltiden alınan ortalama %100 kabul edilmektedir. Bununla birlikte, sorunlu analitlerde ±%5?lik farkı ayırt etmek için ihtiyaç duyulan çoklu tayinlerin sayısı kabul edilemeyecek kadar büyük ise kabul edilebilir aralık ±%10?a çıkartılabilir. Bir iç standardın kullanılması ±%5?lik farkın elde edilmesi için gerekli çoklu enjeksiyonların sayısını azaltabilir. Eski standardın cevabı yenisine göre ±%5?ten (ya da sorunlu analitlerde ±%10?dan) fazla farklılık gösterdiği takdirde depolama süresi veya koşulları sonuçlara göre gerekli şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Ekstraksiyon ve konsantrasyon
Ekstraksiyon koşulları ve etkinliği
24. Gereksiz veya uygunsuz olduğu bilinen haller (örneğin, fumigant veya yüzey kalıntılarının tayini) haricinde ekstraksiyon etkinliğinin en üst seviyeye ulaştırılması için ekstraksiyon esnasında test porsiyonları iyice ufalanmalıdır. Sıcaklık, pH vb parametreler ekstraksiyon etkinliğini, analit stabilitesini veya çözücü hacmini etkiliyor ise bu parametreler kontrol edilmelidir. Düşük nem içeren ürünlerin (tahıllar, kuru meyveler) ekstraksiyon etkinliğinin artırılması için ekstraksiyon gerçekleştirilmeden önce numunelere su eklenmesi tavsiye edilmektedir.
Ekstrakiyon konsantrasyonu ve hacim kazandırma amaçlı dilüsyon
25. Özütlerin kurutma amaçlı buharlaştırılması esnasında büyük özen gösterilmelidir; zira eser miktardaki pek çok analit bu yolla kaybedilebilir. Yüksek kaynama noktasına sahip küçük hacimli bir çözücü ?koruyucu? olarak kullanılabilir ve buharlaşma sıcaklığı mümkün olduğunca düşük olmalıdır. Özütlerin köpürtülmesi veya kuvvetli şekilde kaynatılması veya damlacıkların saçılması önlenmelidir. Küçük ölçekli buharlaştırma işlemleri için hava buharının kullanılmasındansa kuru nitrojen akışı veya vakum santrifüj buharlaştırma tekniğinin kullanılması genel olarak tercih edilmektedir, çünkü havanın oksitlenmeye yol açma veya su ve diğer kontaminantları taşıma olasılığı daha yüksektir.
26. Özütlerin sabit bir hacme seyreltildiği hallerde en az 1 ml kapasiteli doğru kalibre edilmiş kaplar kullanılmalı ve daha fazla buharlaşma önlenmelidir. Öte yandan, özellikle küçük hacimler için bir iç standart kullanılabilir.
27. Özütlerdeki analit stabilitesi metot validasyonu esnasında incelenebilir. Özütlerin buzdolabında veya bir derin dondurucuda depolanması bozunmayı en aza indirecektir fakat otomatik örnekleyicinin (autosampler) daha yüksek sıcaklıklarında ortaya çıkabilecek potansiyel kayıplar göz ardı edilmemelidir.
Kontaminasyon ve girişim (enterferans)
Kontaminasyon
28. Numuneler laboratuara taşınmaları ve laboratuarda depolanmaları esnasında birbirlerinden ve diğer potansiyel kontaminasyon kaynaklarından ayrı tutulmalıdır. Bu durum, yüzey kalıntıları veya tozlu kalıntılar ya da uçucu analitler için özellikle önemlidir. Bu tür kalıntılar taşıdığı bilinen veya düşünülen numuneler polietilen veya naylon torbalarda iki kez mühürlenmeli ve ayrı taşınıp işlemden geçirilmelidir.
29. Laboratuar içinde veya yakınında yapılan pest (haşere) kontrolleri kalıntı olarak aranmayacak pestisitlerle sınırlı tutulmalıdır.
30. Ölçülü balon, pipet ve şırınga gibi volümetrik ekipmanlar özellikle de yeniden kullanılmaları için titizlikle temizlenmelidir. Çapraz kontaminasyonun önlenmesi için standartların ve numune özütlerinin mümkün olduğu ölçüde ayrı cam kap vb?ye konmaları gerekmektedir. Yüzeyi aşırı çizilmiş veya aşınmış camların kullanılmasından kaçınılmalıdır. Fumigant kalıntıların analizinde kullanılan çözücüler analit içermediklerinden emin olmak üzere kontrolden geçirilmelidir.
31. Bir iç standardın kullanıldığı hallerde özüt veya analiz çözeltilerinin iç standartla istenmeyen kontaminasyonu veya tersi önlenmelidir.
32. Analitin doğal yollardan numunelerin içinde ortaya çıktığı veya numunelerden üretildiği (örneğin, tüm mallarda inorganik bromür; toprakta sülfür; veya Brassicaceae?den üretilen karbon disülfür) hallerde düşük düzeydeki pestisit kalıntıları doğal düzeylerden ayırt edilemez. Sonuçların yorumlanması esnasında doğal yollardan ortaya çıkan bu analitler dikkate alınmalıdır. Kauçuk maddelerin belirli türlerinde ditiyokarbamatlar, etilentiyoüre veya difenilamin ortaya çıkabilir ve bu tür kontaminasyon kaynakları önlenmelidir.
Girişim (enterferans)
33. Ekipmanlar, kaplar, çözücüler (su dahil), reaktifler, filtreleme aletleri vb olası girişim kaynakları olarak kontrol edilmelidir. Kauçuk ve plastik nesneler (örneğin, septum koruyucu eldivenler, yıkama şişeleri), cilalar ve yağlayıcılar en sık rastlanan kaynaklardır. Vial septum PTFE-kaplamalı olmalıdır. Özütler özellikle de delme işleminden sonra vialler dik tutularak septum temasları engellenmelidir. Eğer tekrar analiz ihtiyacı varsa vial septum delme işleminden sonra hızla değiştirilmesi gerekebilir. Reaktif körlerin analizinde kullanılan ekipman veya malzemelerle girişim kaynakları tanımlanmalıdır.
34. Numunelerin doğal bileşenleriyle girişim de sıkça karşılaşılan bir durumdur. Girişim, kullanılan tayin sistemine özgü olabilir, ortaya çıkış ve yoğunluk açısından çeşitlilik gösterebilir ve niteliği itibariyle çözümü zor olabilir. Eğer girişim, analitin cevabıyla örtüşen bir biçim taşıyor ise farklı bir temizleme veya tayin sistemine ihtiyaç duyulabilir. Tayin sisteminin cevabını baskılayan veya artıran girişim biçimlerine 45. paragrafta değinilmektedir. Eğer girişimi ortadan kaldırmak veya matriks uyumlu kalibrasyonla telafi edilmesi pratik açıdan mümkün değil ise analizin toplam doğruluğu (yanlılığı) ve kesinliği yine de 59 ve 64. paragraflarda belirtilen kriterlerle uyumlu olmalıdır.
Analitik kalibrasyon, temsili analitler, matriks etkileri ve kromatografik entegrasyon
Genel şartlar
35. Doğru kalibrasyon, analitin doğru tanımlanmasına bağlıdır (bakınız 69-81. paragraflar). Tayin sisteminin mutlak (dış standardizasyon) veya göreli (iç standardizasyon) cevabı itibariyle belirgin bir sapmadan ari olmadığı takdirde bloklama kalibrasyon yöntemi kullanılmalıdır. Paralel tayinlerin (örneğin, 96 kuyucuklu plakalı ELISA) yapıldığı partilerde kalibrasyon standartları pozisyona bağlı cevaplardaki farklılıkları tayin etmek üzere dağıtılmalıdır. Kalıntıların miktarını belirlemede kullanılan cevaplar detektörün dinamik aralığı dahilinde olmalıdır.
36. Tayin için parti büyüklüklerinde, bloklama kalibrasyon standartlarının ≥ 2 x LCL seviyesinde tek injeksiyonunun dedektör yanıtı %20 den büyük, 1-2 x LCL seviyesinde (LCL?in LOQ ye yakın olduğu durumda) ise %30 dan büyük olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Eğer sapmalar bu değerleri aşıyorsa ve örnekler açık bir şekilde analiti içermiyorsa tespitin tekrarı, raporlama düzeyine takabül eden kalibrasyon seviyesi cevabının parti boyunca ölçülebilirliğinin sağlanması koşuluyla gerekli değildir.
37. Yüksek düzeyde kalıntı içeren özütler, kalibre edilmiş aralığa getirilmek üzere seyreltilmelidir. Kalibrasyon çözeltilerinin matriks uyumlu olması gereken hallerde (44. paragraf), matriks özütün konsantrasyonunu da ayarlamak gerekebilir.
GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ
SANCO/2007/3131 sayılı Belge
31/Ekim/2007
SANCO/10232/2006 sayılı Belgeyi yürürlükten kaldırmaktadır.
İçindekiler
Giriş 4
Akreditasyon 4
Numune alma, numunelerin nakliyesi, işlenmesi ve depolanması 4
Numune alma 4
Laboratuar numunelerinin nakliyesi 4
Analiz öncesinde numune hazırlama ve işleme 5
Pestisit standartları, kalibrasyon solüsyonları vb 6
Standartların kimliği, saflığı ve depolanması 6
Stok standartlarının hazırlanması ve depolanması 6
Çalışma standartlarının hazırlanması, kullanımı ve depolanması 6
Standartların test edilmesi ve yerine yenilerinin konulması 7
Ekstraksiyon ve konsantrasyon 7
Ekstraksiyon koşulları ve etkinliği 7
Ekstraksiyon konsantrasyonu ve hacim kazandırma amaçlı dilüsyon 7
Kontaminasyon ve girişim (enterferans) 8
Kontaminasyon 8
Girişim (enterferans) 8
Analitik kalibrasyon, temsili analitler, matriks etkileri ve kromatografik entegrasyon 9
Genel şartlar 9
Kalibrasyon 9
Temsili analitler 10
Matriks etkileri ve matriks uyumlu kalibrasyon 10
Standart ekleme 11
Pestisit karışımlarının kalibrasyona etkileri 12
İzomer vb karışımları halindeki pestisitlerin kalibrasyonu 12
Türev veya bozunum ürünlerinin kullanılması yoluyla kalibrasyon 122
Kromatografik entegrasyon 13
Analiz metot validasyonu ve performans kriterleri 13
Metot validasyonu 13
Analitik metot performansının ? metot validasyonunun kabul edilebilirliği 14
Yağ veya kuru ağırlık içeriğinin tayinine yönelik metotlar 14
Rutin geri kazanım tayini 14
Rutin geri kazanımlar için analiz performansının kabul edilebilirliği 15
Yeterlik testi ve referans materyallerinin analizi 15
Sonuçların teyit edilmesi 16
Teyit etme ilkeleri 16
Kromatografik ayırma 16
Kütle spektrometri (MS) ile doğrulama 17
Bağımsız bir laboratuarda doğrulama 19
Sonuçların raporlanması 19
Sonuçların ifade edilmesi 19
Sonuçların hesaplanması 19
Verilerin yuvarlanması 20
Sonuçların belirsizlik verileriyle birlikte tanımlanması 21
Sonuçların yorumlanması 22
Tavsiye edilen ek kaynak 23
Ek 1. 23
Örnek matrikslerin seçilmesi 23
İlave I. 26
Sözlük 26
GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK
METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ
Giriş
1. Bu belgede yer alan rehber, Avrupa Birliği?nde pestisit kalıntılarının izlenmesine yöneliktir. Belgede, maksimum kalıntı limitlerine (MRL) uygunluğu kontrol etmede, icra işlemlerinde veya tüketicinin pestisitlere maruziyetini değerlendirmede kullanılan verilerin geçerliliğini destekleyecek metod validasyonu ve analitik kalite kontrol (AQC) şartları tanımlanmaktadır.
Belgenin başlıca amaçları şunlardır:
(i) AB?de uyumlu, uygun maliyetli bir kalite güvence sistemi temin etmek
(ii) analitik sonuçların kalite ve karşılaştırılabilirliğini temin etmek
(iii) kabul edilebilir düzeyde doğruluğu temin etmek
(iv) yanlış pozitif ve yanlış negatif durumların raporlanmamasını temin etmek
(v) ISO/IEC 17025 (akreditasyon standardı) ile uygunluğu desteklemek
2. Bu belge ISO/IEC 17025?te yer alan şartların tamamlayıcısı ve ayrılmaz parçasıdır.
3. Bu belge SANCO/10232/2006 sayılı Belgeyi yürürlükten kaldırmaktadır.
4. Metinde kullanılan terimlerin açıklamaları için sözlüğe (Ek 1) bakılmalıdır.
Akreditasyon
5. 882/2004 sayılı Yönetmeliğin 12. Maddesi uyarınca pestisit kalıntılarının resmi kontrolü için yetki verilen laboratuarlar ISO/IEC 17025 akreditasyonuna sahip olmalı veya 2076/2005 sayılı Yönetmeliğin 18. Maddesindeki derogasyondan faydalanıyor olmalıdır. 18. Maddeden faydalanan laboratuarların kalite kontrol sistemleri bu belgede tanımlanan ve akreditasyona yönelik rehberlik sunmayı amaçlayan şartlara dayandırılmalıdır.
Numune alma, numunelerin nakliyesi, işlenmesi ve depolanması
Numune alma
6. Laboratuar numuneleri 2002/63/EC sayılı Direktif veya yerini alan mevzuata uygun şekilde alınmalıdır. Bir partiden rasgele birincil numune almanın pratik açıdan mümkün olmaması halinde numune alma yöntemi kayda alınmalıdır.
Laboratuar numunelerinin nakliyesi
7. Numuneler laboratuara temiz konteynırlarda ve sağlam bir ambalaj içinde nakledilmelidir. Pek çok numune için, mümkünse havalandırmalı politen torbalar kabul edilebilir fakat fumigant kalıntılarına yönelik analize tabi tutulacak numunelerde düşük geçirgenlikli torbalar (örneğin, naylon filmler) kullanılmalıdır. Perakende satış için önceden paketlenmiş numuneler nakliye öncesinde paketlerinden çıkartılmamalıdır.
İleri derecede kırılgan veya dayanıksız ürünlerin (örneğin, olgun frambuaz) bozulmalarını önlemek amacıyla önce dondurulup daha sonra, çözülmelerinin önlenmesi amacıyla ?kuru buz? veya benzer ortam içinde taşınmaları gerekebilir. Numune alma esnasında dondurulan numuneler çözülmeden nakledilmelidir. Soğutma nedeniyle hasar görebilecek numuneler (örneğin, muz) hem yüksek hem de düşük sıcaklıktan korunmalıdır.
8. Çok taze ürünlerin numunelerinin laboratuara hızla, mümkünse bir gün içinde nakledilmesi esastır. Laboratuara teslim edilen numunelerin durumu numune kabul prosedürlerine uygun olmalıdır.
9. Numuneler, dikkatsizlikten kaynaklanan kayıpları veya etiketlerin karıştırılmasını önleyecek şekilde açıkça ve silinmeyecek biçimde tanımlanmalıdır. Fumigant kalıntılarına yönelik analize tabi tutulacak numune içeren torbaların etiketlenmesi esnasında, özellikle elektron yakalama dedektörü kullanılacak ise, organik solvent içeren keçeli kalemlerin kullanılmasından kaçınılmalıdır.
Analiz öncesinde numune hazırlama ve işleme
10. Teslim alınır alınmaz laboratuar tarafından her laboratuar numunesine kendine özgü bir referans kodu verilmelidir.
11. Numune hazırlama, numune işleme ve analiz porsiyonları elde etmek üzere alt-numune alma işlemleri gözle görülür bir bozulma ortaya çıkmadan önce gerçekleştirilmelidir. Analiz sonuçlarının tüketici alımının değerlendirilmesi için kullanılacağı durumlarda bu özel önem arz etmektedir. Konservelenmiş, kurutulmuş veya benzeri işlemlerden geçirilmiş numuneler belirtilen raf ömrü dahilinde analiz edilmelidir.
12. Numune hazırlama süreci analiz edilecek ürün ve parçasının/parçalarının tanımına uygun olmalıdır, bakınız 396/2005 sayılı Yönetmeliğe Ek.
13. Numune işleme ve depolama prosedürlerinin analiz numunesinde mevcut bulunan kalıntılar üzerinde hiçbir önemli etkiye sahip olmayacağı gösterilmelidir (bakınız 2002/63/EC sayılı Direktif). Ortam sıcaklığında ufalama işleminin (kesme ve homojenizasyon) belirli pestisit kalıntılarının bozunması üzerinde ciddi etkileri bulunduğunun gösterilmesi halinde numunelerin düşük sıcaklıkta homojenize edilmesi tavsiye edilmektedir (örneğin, donmuş halde ve/veya ?kuru buz? varlığında). Aksi halde bu pestisitler için rapor edilen sonuçlar için daha yüksek bir ölçüm belirsizliği uygulamak gerekecektir. Ufalama işleminin kalıntıları (örneğin, ditiyokarbamatlar veya fumigantlar) etkilediğinin bilindiği ve elverişli alternatif prosedürlerin mevcut olmadığı hallerde test kısmı numunenin tüm birimlerinden, veya büyük birimlerden çıkartılmış segmentlerden oluşmalıdır. Tüm diğer analizler için bütün laboratuar numunesinin (çoğunlukla 1-2 kg) ufalanması gerekmektedir. Numune depolamasını en aza indirmek amacıyla tüm analizler mümkün olan en kısa süre içinde gerçekleştirilmelidir. Dayanıksız veya uçucu pestisitlerin kalıntı analizleri numunenin teslim alındığı gün başlatılmalı ve analit kaybı ihtimalinin bulunduğu durumda işlemler aynı gün içinde tamamlanmalıdır. Her halükarda numune ufalama işleminde numunenin, alt-numune değişkenliğinin kabul edilebilir düzeyde olmasını sağlayacak şekilde homojen olması sağlanmalıdır. Bu başarılamadığı takdirde daha büyük test porsiyonlarının kullanılması düşünülmelidir.
14. Tek bir analiz porsiyonunun analiz numunesini temsil edememe olasılığının bulunması halinde gerçek değerin daha iyi tahmin edilebilmesi için paralel porsiyonlar analiz edilmelidir.
Pestisit standartları, kalibrasyon solüsyonları, vb.
Standartların kimliği, saflığı ve depolanması
15. ?Saf? analit standartlarının ve iç standartların saflığı biliniyor olmalı, her biri kendine özgü biçimde tanımlanmalı ve kabul tarihi kaydedilmelidir. Düşük sıcaklıkta, tercihen bir dondurucuda ışıksız ve nemsiz ortamda, yani bozunma hızını en aza indirecek koşullarda depolanmalı veya sertifikada belirtilen koşullarda saklanmalıdır. Genellikle daha az sıkı depolama koşullarına göre belirlenen tedarikçinin son kullanma tarihi bu koşullar altında her bir standarda göre en fazla 10 yıl boyunca depolamaya imkan tanıyacak bir tarihle değiştirilebilir. Saflığı kabul edilebilir şekilde kalmaya devam ettiği kanıtlandığı takdirde saf standart muhafaza edilebilir. Saflık, ayrılan sürenin sonunda kontrol edilmelidir; kabul edilebilir durumda kaldığı kanıtlandığı takdirde ?saf? standart muhafaza edilir ve yeni bir son kullanma tarihi tahsis edilir. İdeal durumda, eğer analitler laboratuar için yeni iseler, taze edinilmiş ?saf? standartların kimlikleri kontrol edilmelidir.
Stok standartlarının hazırlanması ve depolanması
16. Analitlerin ve iç standartların ?saf? standartlarının stok standartlarını (çözeltiler, dispersiyonlar veya gazlı dilüsyonlar) hazırlarken ?saf? standardın kimlik ve kütlesi (veya ileri derecede uçucu bileşikler için hacmi) ve çözücünün (veya diğer seyrelticilerin) kimlik ve miktarı kaydedilmelidir. Çözücü(ler), analite (çözünürlük, reaksiyona neden olmama) ve analiz metoduna uygun olmalıdır. Kullanılmadan önce ?saf? standardın oda sıcaklığıyla dengelenmesi esnasında nem olmamalıdır ve ?saf? standardın saflığının temini için konsantrasyonlar düzeltilmelidir.
17. ?Saf? standart 10 mg?dan daha az tartılacak ise 5 ondalık haneli bir teraziyle tartılmalıdır. Ortam sıcaklığı, cam aletlerin kalibre edildikleri sıcaklıkta olmalıdır; aksi halde, standardın hazırlanması kütle ölçümüne dayandırılmalıdır. Uçucu sıvı analitler doğrudan çözücünün içine ağırlık veya hacim (eğer yoğunluk biliniyorsa) bazında dağıtılmalıdır. Gazlı (fumigant) analitler çözücünün içine kabarcıklar halinde yollanabilir veya gazlı dilüsyonlar hazırlanabilir (örneğin, gaz sızdırmayan bir şırınga yardımıyla, reaktif maddelerle temas önlenerek).
18. Stok standartları silinmeyecek şekilde etiketlenmeli, son kullanma tarihleri verilmeli ve herhangi bir çözücü kaybına veya su girişine izin vermeyecek kaplarda düşük sıcaklıkta karanlıkta depolanmalıdır. Eldeki mevcut veriler tolüen ve aseton içindeki pestisitlerin büyük çoğunluğunun stok standartlarının sıkıca kapatılmış cam kaplarda derin dondurucuda depolandıkları takdirde en az beş yıl boyunca stabil kaldıklarını göstermektedir.
19. Bir stok standardının ilk kez hazırlanırken ve taze hazırlanması gereken ileri derecede uçucu fumigant süspansiyonlarında (örneğin, ditiyokarbamatlar) veya çözeltilerinde (veya gazlı dilüsyonlar), çözeltinin doğruluğu aynı anda bağımsız olarak hazırlanan ikinci bir çözeltininkiyle karşılaştırılmalıdır.
Çalışma standartlarının hazırlanması, kullanımı ve depolanması
20. Çalışma standartları hazırlanırken, kullanılan tüm çözelti ve çözücülerin kimlik ve miktarların kaydı tutulmalıdır. Çözücü(ler), analite ve analiz metoduna uygun olmalıdır. Standartlar silinmeyecek şekilde etiketlenmeli, son kullanma tarihleri verilmeli ve herhangi bir çözücü kaybına veya su girişine izin vermeyecek kaplarda düşük sıcaklıkta karanlıkta depolanmalıdır. Septum kapakları (kontaminasyon kaynağı olmanın yanı sıra) buharlaşmanın neden olduğu kayıplara özellikle yatkındır ve delme işleminden sonra eğer çözeltiler muhafaza edilecek ise mümkün olduğunca kısa süre içinde değiştirilmeleri gerekir. Oda sıcaklığıyla dengelenmesinin ardından çözeltiler yeniden karıştırılmalı ve özellikle de düşük sıcaklıklarda çözünürlüğün sınırlı olduğu hallerde hiçbir analitin çözülmeden kalmadığından emin olmak üzere kontrol edilmelidir.
21. Metot geliştirme veya validasyonu esnasında veya laboratuara yeni gelen analitler için tespit edilen cevabın (response) safsızlık veya bozunma ürününden değil, analitten kaynaklandığı gösterilmelidir. Kullanılan teknikler ekstraksiyon, temizleme veya ayırma esnasında analitin bozunmasına yol açıyor ve numunelerde sıklıkla bulunan fakat kalıntı tanımlarında yer almayan bir ürün ortaya çıkartıyor ise bu sorunu engelleyen teknikler kullanılarak pozitif sonuçlar teyit edilmelidir.
Standartların test edilmesi ve yerine yenilerinin konulması
22. Herhangi bir standardın son kullanma tarihine erişmesi veya yerine yenisinin konulması halinde saflığı kontrol edilmelidir. Mevcut stok veya çalışma çözeltileri, tek tek standartlardan veya standartların karışımından oluşan uygun dilüsyonlardan elde edilen detektör cevapları karşılaştırılarak yeni hazırlanan çözeltiler karşısında test edilebilir. Eski bir ?saf? standardın saflığı yeni bir stok standardı hazırlanarak, eski ve yeni stok standartlarından taze hazırlanan dilüsyonlardan elde edilen detektör cevapları karşılaştırılarak kontrol edilebilir. Eski ve yeni standartlar arasındaki açıklanamayan belirgin konsantrasyon farklılıkları araştırmaya tabi tutulmalıdır.
23. İki çözeltinin her birinden alınan en az beş tekrarlı ölçümün ortalamaları normalde ±%5?ten fazla farklılık göstermemelidir. Eski (mevcut) çözeltiden alınan ortalama %100 kabul edilmektedir. Bununla birlikte, sorunlu analitlerde ±%5?lik farkı ayırt etmek için ihtiyaç duyulan çoklu tayinlerin sayısı kabul edilemeyecek kadar büyük ise kabul edilebilir aralık ±%10?a çıkartılabilir. Bir iç standardın kullanılması ±%5?lik farkın elde edilmesi için gerekli çoklu enjeksiyonların sayısını azaltabilir. Eski standardın cevabı yenisine göre ±%5?ten (ya da sorunlu analitlerde ±%10?dan) fazla farklılık gösterdiği takdirde depolama süresi veya koşulları sonuçlara göre gerekli şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Ekstraksiyon ve konsantrasyon
Ekstraksiyon koşulları ve etkinliği
24. Gereksiz veya uygunsuz olduğu bilinen haller (örneğin, fumigant veya yüzey kalıntılarının tayini) haricinde ekstraksiyon etkinliğinin en üst seviyeye ulaştırılması için ekstraksiyon esnasında test porsiyonları iyice ufalanmalıdır. Sıcaklık, pH vb parametreler ekstraksiyon etkinliğini, analit stabilitesini veya çözücü hacmini etkiliyor ise bu parametreler kontrol edilmelidir. Düşük nem içeren ürünlerin (tahıllar, kuru meyveler) ekstraksiyon etkinliğinin artırılması için ekstraksiyon gerçekleştirilmeden önce numunelere su eklenmesi tavsiye edilmektedir.
Ekstrakiyon konsantrasyonu ve hacim kazandırma amaçlı dilüsyon
25. Özütlerin kurutma amaçlı buharlaştırılması esnasında büyük özen gösterilmelidir; zira eser miktardaki pek çok analit bu yolla kaybedilebilir. Yüksek kaynama noktasına sahip küçük hacimli bir çözücü ?koruyucu? olarak kullanılabilir ve buharlaşma sıcaklığı mümkün olduğunca düşük olmalıdır. Özütlerin köpürtülmesi veya kuvvetli şekilde kaynatılması veya damlacıkların saçılması önlenmelidir. Küçük ölçekli buharlaştırma işlemleri için hava buharının kullanılmasındansa kuru nitrojen akışı veya vakum santrifüj buharlaştırma tekniğinin kullanılması genel olarak tercih edilmektedir, çünkü havanın oksitlenmeye yol açma veya su ve diğer kontaminantları taşıma olasılığı daha yüksektir.
26. Özütlerin sabit bir hacme seyreltildiği hallerde en az 1 ml kapasiteli doğru kalibre edilmiş kaplar kullanılmalı ve daha fazla buharlaşma önlenmelidir. Öte yandan, özellikle küçük hacimler için bir iç standart kullanılabilir.
27. Özütlerdeki analit stabilitesi metot validasyonu esnasında incelenebilir. Özütlerin buzdolabında veya bir derin dondurucuda depolanması bozunmayı en aza indirecektir fakat otomatik örnekleyicinin (autosampler) daha yüksek sıcaklıklarında ortaya çıkabilecek potansiyel kayıplar göz ardı edilmemelidir.
Kontaminasyon ve girişim (enterferans)
Kontaminasyon
28. Numuneler laboratuara taşınmaları ve laboratuarda depolanmaları esnasında birbirlerinden ve diğer potansiyel kontaminasyon kaynaklarından ayrı tutulmalıdır. Bu durum, yüzey kalıntıları veya tozlu kalıntılar ya da uçucu analitler için özellikle önemlidir. Bu tür kalıntılar taşıdığı bilinen veya düşünülen numuneler polietilen veya naylon torbalarda iki kez mühürlenmeli ve ayrı taşınıp işlemden geçirilmelidir.
29. Laboratuar içinde veya yakınında yapılan pest (haşere) kontrolleri kalıntı olarak aranmayacak pestisitlerle sınırlı tutulmalıdır.
30. Ölçülü balon, pipet ve şırınga gibi volümetrik ekipmanlar özellikle de yeniden kullanılmaları için titizlikle temizlenmelidir. Çapraz kontaminasyonun önlenmesi için standartların ve numune özütlerinin mümkün olduğu ölçüde ayrı cam kap vb?ye konmaları gerekmektedir. Yüzeyi aşırı çizilmiş veya aşınmış camların kullanılmasından kaçınılmalıdır. Fumigant kalıntıların analizinde kullanılan çözücüler analit içermediklerinden emin olmak üzere kontrolden geçirilmelidir.
31. Bir iç standardın kullanıldığı hallerde özüt veya analiz çözeltilerinin iç standartla istenmeyen kontaminasyonu veya tersi önlenmelidir.
32. Analitin doğal yollardan numunelerin içinde ortaya çıktığı veya numunelerden üretildiği (örneğin, tüm mallarda inorganik bromür; toprakta sülfür; veya Brassicaceae?den üretilen karbon disülfür) hallerde düşük düzeydeki pestisit kalıntıları doğal düzeylerden ayırt edilemez. Sonuçların yorumlanması esnasında doğal yollardan ortaya çıkan bu analitler dikkate alınmalıdır. Kauçuk maddelerin belirli türlerinde ditiyokarbamatlar, etilentiyoüre veya difenilamin ortaya çıkabilir ve bu tür kontaminasyon kaynakları önlenmelidir.
Girişim (enterferans)
33. Ekipmanlar, kaplar, çözücüler (su dahil), reaktifler, filtreleme aletleri vb olası girişim kaynakları olarak kontrol edilmelidir. Kauçuk ve plastik nesneler (örneğin, septum koruyucu eldivenler, yıkama şişeleri), cilalar ve yağlayıcılar en sık rastlanan kaynaklardır. Vial septum PTFE-kaplamalı olmalıdır. Özütler özellikle de delme işleminden sonra vialler dik tutularak septum temasları engellenmelidir. Eğer tekrar analiz ihtiyacı varsa vial septum delme işleminden sonra hızla değiştirilmesi gerekebilir. Reaktif körlerin analizinde kullanılan ekipman veya malzemelerle girişim kaynakları tanımlanmalıdır.
34. Numunelerin doğal bileşenleriyle girişim de sıkça karşılaşılan bir durumdur. Girişim, kullanılan tayin sistemine özgü olabilir, ortaya çıkış ve yoğunluk açısından çeşitlilik gösterebilir ve niteliği itibariyle çözümü zor olabilir. Eğer girişim, analitin cevabıyla örtüşen bir biçim taşıyor ise farklı bir temizleme veya tayin sistemine ihtiyaç duyulabilir. Tayin sisteminin cevabını baskılayan veya artıran girişim biçimlerine 45. paragrafta değinilmektedir. Eğer girişimi ortadan kaldırmak veya matriks uyumlu kalibrasyonla telafi edilmesi pratik açıdan mümkün değil ise analizin toplam doğruluğu (yanlılığı) ve kesinliği yine de 59 ve 64. paragraflarda belirtilen kriterlerle uyumlu olmalıdır.
Analitik kalibrasyon, temsili analitler, matriks etkileri ve kromatografik entegrasyon
Genel şartlar
35. Doğru kalibrasyon, analitin doğru tanımlanmasına bağlıdır (bakınız 69-81. paragraflar). Tayin sisteminin mutlak (dış standardizasyon) veya göreli (iç standardizasyon) cevabı itibariyle belirgin bir sapmadan ari olmadığı takdirde bloklama kalibrasyon yöntemi kullanılmalıdır. Paralel tayinlerin (örneğin, 96 kuyucuklu plakalı ELISA) yapıldığı partilerde kalibrasyon standartları pozisyona bağlı cevaplardaki farklılıkları tayin etmek üzere dağıtılmalıdır. Kalıntıların miktarını belirlemede kullanılan cevaplar detektörün dinamik aralığı dahilinde olmalıdır.
36. Tayin için parti büyüklüklerinde, bloklama kalibrasyon standartlarının ≥ 2 x LCL seviyesinde tek injeksiyonunun dedektör yanıtı %20 den büyük, 1-2 x LCL seviyesinde (LCL?in LOQ ye yakın olduğu durumda) ise %30 dan büyük olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Eğer sapmalar bu değerleri aşıyorsa ve örnekler açık bir şekilde analiti içermiyorsa tespitin tekrarı, raporlama düzeyine takabül eden kalibrasyon seviyesi cevabının parti boyunca ölçülebilirliğinin sağlanması koşuluyla gerekli değildir.
37. Yüksek düzeyde kalıntı içeren özütler, kalibre edilmiş aralığa getirilmek üzere seyreltilmelidir. Kalibrasyon çözeltilerinin matriks uyumlu olması gereken hallerde (44. paragraf), matriks özütün konsantrasyonunu da ayarlamak gerekebilir.


Comment