fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ

    "Koruma ve Kontrol Genel Müdürlük Makamının 22.12.2009 tarih ve 3221 sayılı Olur?ları ile Gıda Ve Yemlerde Pestisit Kalıntı Analizine Yönelik Metot Validasyonu Ve Kalite Kontrol Prosedürlerini içeren DC SANCO /2007/3131 sayılı belgesi El Kitabı Olarak yayınlanmıştır.


    GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ

    SANCO/2007/3131 sayılı Belge

    31/Ekim/2007
    SANCO/10232/2006 sayılı Belgeyi yürürlükten kaldırmaktadır.

    İçindekiler
    Giriş 4
    Akreditasyon 4
    Numune alma, numunelerin nakliyesi, işlenmesi ve depolanması 4
    Numune alma 4
    Laboratuar numunelerinin nakliyesi 4
    Analiz öncesinde numune hazırlama ve işleme 5
    Pestisit standartları, kalibrasyon solüsyonları vb 6
    Standartların kimliği, saflığı ve depolanması 6
    Stok standartlarının hazırlanması ve depolanması 6
    Çalışma standartlarının hazırlanması, kullanımı ve depolanması 6
    Standartların test edilmesi ve yerine yenilerinin konulması 7
    Ekstraksiyon ve konsantrasyon 7
    Ekstraksiyon koşulları ve etkinliği 7
    Ekstraksiyon konsantrasyonu ve hacim kazandırma amaçlı dilüsyon 7
    Kontaminasyon ve girişim (enterferans) 8
    Kontaminasyon 8
    Girişim (enterferans) 8
    Analitik kalibrasyon, temsili analitler, matriks etkileri ve kromatografik entegrasyon 9
    Genel şartlar 9
    Kalibrasyon 9
    Temsili analitler 10
    Matriks etkileri ve matriks uyumlu kalibrasyon 10
    Standart ekleme 11
    Pestisit karışımlarının kalibrasyona etkileri 12
    İzomer vb karışımları halindeki pestisitlerin kalibrasyonu 12
    Türev veya bozunum ürünlerinin kullanılması yoluyla kalibrasyon 122
    Kromatografik entegrasyon 13
    Analiz metot validasyonu ve performans kriterleri 13
    Metot validasyonu 13
    Analitik metot performansının ? metot validasyonunun kabul edilebilirliği 14
    Yağ veya kuru ağırlık içeriğinin tayinine yönelik metotlar 14
    Rutin geri kazanım tayini 14
    Rutin geri kazanımlar için analiz performansının kabul edilebilirliği 15
    Yeterlik testi ve referans materyallerinin analizi 15
    Sonuçların teyit edilmesi 16
    Teyit etme ilkeleri 16
    Kromatografik ayırma 16
    Kütle spektrometri (MS) ile doğrulama 17
    Bağımsız bir laboratuarda doğrulama 19
    Sonuçların raporlanması 19
    Sonuçların ifade edilmesi 19
    Sonuçların hesaplanması 19
    Verilerin yuvarlanması 20
    Sonuçların belirsizlik verileriyle birlikte tanımlanması 21
    Sonuçların yorumlanması 22
    Tavsiye edilen ek kaynak 23
    Ek 1. 23
    Örnek matrikslerin seçilmesi 23
    İlave I. 26
    Sözlük 26



    GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK
    METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ


    Giriş
    1. Bu belgede yer alan rehber, Avrupa Birliği?nde pestisit kalıntılarının izlenmesine yöneliktir. Belgede, maksimum kalıntı limitlerine (MRL) uygunluğu kontrol etmede, icra işlemlerinde veya tüketicinin pestisitlere maruziyetini değerlendirmede kullanılan verilerin geçerliliğini destekleyecek metod validasyonu ve analitik kalite kontrol (AQC) şartları tanımlanmaktadır.

    Belgenin başlıca amaçları şunlardır:
    (i) AB?de uyumlu, uygun maliyetli bir kalite güvence sistemi temin etmek
    (ii) analitik sonuçların kalite ve karşılaştırılabilirliğini temin etmek
    (iii) kabul edilebilir düzeyde doğruluğu temin etmek
    (iv) yanlış pozitif ve yanlış negatif durumların raporlanmamasını temin etmek
    (v) ISO/IEC 17025 (akreditasyon standardı) ile uygunluğu desteklemek

    2. Bu belge ISO/IEC 17025?te yer alan şartların tamamlayıcısı ve ayrılmaz parçasıdır.
    3. Bu belge SANCO/10232/2006 sayılı Belgeyi yürürlükten kaldırmaktadır.
    4. Metinde kullanılan terimlerin açıklamaları için sözlüğe (Ek 1) bakılmalıdır.
    Akreditasyon
    5. 882/2004 sayılı Yönetmeliğin 12. Maddesi uyarınca pestisit kalıntılarının resmi kontrolü için yetki verilen laboratuarlar ISO/IEC 17025 akreditasyonuna sahip olmalı veya 2076/2005 sayılı Yönetmeliğin 18. Maddesindeki derogasyondan faydalanıyor olmalıdır. 18. Maddeden faydalanan laboratuarların kalite kontrol sistemleri bu belgede tanımlanan ve akreditasyona yönelik rehberlik sunmayı amaçlayan şartlara dayandırılmalıdır.
    Numune alma, numunelerin nakliyesi, işlenmesi ve depolanması
    Numune alma
    6. Laboratuar numuneleri 2002/63/EC sayılı Direktif veya yerini alan mevzuata uygun şekilde alınmalıdır. Bir partiden rasgele birincil numune almanın pratik açıdan mümkün olmaması halinde numune alma yöntemi kayda alınmalıdır.
    Laboratuar numunelerinin nakliyesi
    7. Numuneler laboratuara temiz konteynırlarda ve sağlam bir ambalaj içinde nakledilmelidir. Pek çok numune için, mümkünse havalandırmalı politen torbalar kabul edilebilir fakat fumigant kalıntılarına yönelik analize tabi tutulacak numunelerde düşük geçirgenlikli torbalar (örneğin, naylon filmler) kullanılmalıdır. Perakende satış için önceden paketlenmiş numuneler nakliye öncesinde paketlerinden çıkartılmamalıdır.
    İleri derecede kırılgan veya dayanıksız ürünlerin (örneğin, olgun frambuaz) bozulmalarını önlemek amacıyla önce dondurulup daha sonra, çözülmelerinin önlenmesi amacıyla ?kuru buz? veya benzer ortam içinde taşınmaları gerekebilir. Numune alma esnasında dondurulan numuneler çözülmeden nakledilmelidir. Soğutma nedeniyle hasar görebilecek numuneler (örneğin, muz) hem yüksek hem de düşük sıcaklıktan korunmalıdır.
    8. Çok taze ürünlerin numunelerinin laboratuara hızla, mümkünse bir gün içinde nakledilmesi esastır. Laboratuara teslim edilen numunelerin durumu numune kabul prosedürlerine uygun olmalıdır.
    9. Numuneler, dikkatsizlikten kaynaklanan kayıpları veya etiketlerin karıştırılmasını önleyecek şekilde açıkça ve silinmeyecek biçimde tanımlanmalıdır. Fumigant kalıntılarına yönelik analize tabi tutulacak numune içeren torbaların etiketlenmesi esnasında, özellikle elektron yakalama dedektörü kullanılacak ise, organik solvent içeren keçeli kalemlerin kullanılmasından kaçınılmalıdır.
    Analiz öncesinde numune hazırlama ve işleme
    10. Teslim alınır alınmaz laboratuar tarafından her laboratuar numunesine kendine özgü bir referans kodu verilmelidir.
    11. Numune hazırlama, numune işleme ve analiz porsiyonları elde etmek üzere alt-numune alma işlemleri gözle görülür bir bozulma ortaya çıkmadan önce gerçekleştirilmelidir. Analiz sonuçlarının tüketici alımının değerlendirilmesi için kullanılacağı durumlarda bu özel önem arz etmektedir. Konservelenmiş, kurutulmuş veya benzeri işlemlerden geçirilmiş numuneler belirtilen raf ömrü dahilinde analiz edilmelidir.
    12. Numune hazırlama süreci analiz edilecek ürün ve parçasının/parçalarının tanımına uygun olmalıdır, bakınız 396/2005 sayılı Yönetmeliğe Ek.
    13. Numune işleme ve depolama prosedürlerinin analiz numunesinde mevcut bulunan kalıntılar üzerinde hiçbir önemli etkiye sahip olmayacağı gösterilmelidir (bakınız 2002/63/EC sayılı Direktif). Ortam sıcaklığında ufalama işleminin (kesme ve homojenizasyon) belirli pestisit kalıntılarının bozunması üzerinde ciddi etkileri bulunduğunun gösterilmesi halinde numunelerin düşük sıcaklıkta homojenize edilmesi tavsiye edilmektedir (örneğin, donmuş halde ve/veya ?kuru buz? varlığında). Aksi halde bu pestisitler için rapor edilen sonuçlar için daha yüksek bir ölçüm belirsizliği uygulamak gerekecektir. Ufalama işleminin kalıntıları (örneğin, ditiyokarbamatlar veya fumigantlar) etkilediğinin bilindiği ve elverişli alternatif prosedürlerin mevcut olmadığı hallerde test kısmı numunenin tüm birimlerinden, veya büyük birimlerden çıkartılmış segmentlerden oluşmalıdır. Tüm diğer analizler için bütün laboratuar numunesinin (çoğunlukla 1-2 kg) ufalanması gerekmektedir. Numune depolamasını en aza indirmek amacıyla tüm analizler mümkün olan en kısa süre içinde gerçekleştirilmelidir. Dayanıksız veya uçucu pestisitlerin kalıntı analizleri numunenin teslim alındığı gün başlatılmalı ve analit kaybı ihtimalinin bulunduğu durumda işlemler aynı gün içinde tamamlanmalıdır. Her halükarda numune ufalama işleminde numunenin, alt-numune değişkenliğinin kabul edilebilir düzeyde olmasını sağlayacak şekilde homojen olması sağlanmalıdır. Bu başarılamadığı takdirde daha büyük test porsiyonlarının kullanılması düşünülmelidir.
    14. Tek bir analiz porsiyonunun analiz numunesini temsil edememe olasılığının bulunması halinde gerçek değerin daha iyi tahmin edilebilmesi için paralel porsiyonlar analiz edilmelidir.
    Pestisit standartları, kalibrasyon solüsyonları, vb.
    Standartların kimliği, saflığı ve depolanması
    15. ?Saf? analit standartlarının ve iç standartların saflığı biliniyor olmalı, her biri kendine özgü biçimde tanımlanmalı ve kabul tarihi kaydedilmelidir. Düşük sıcaklıkta, tercihen bir dondurucuda ışıksız ve nemsiz ortamda, yani bozunma hızını en aza indirecek koşullarda depolanmalı veya sertifikada belirtilen koşullarda saklanmalıdır. Genellikle daha az sıkı depolama koşullarına göre belirlenen tedarikçinin son kullanma tarihi bu koşullar altında her bir standarda göre en fazla 10 yıl boyunca depolamaya imkan tanıyacak bir tarihle değiştirilebilir. Saflığı kabul edilebilir şekilde kalmaya devam ettiği kanıtlandığı takdirde saf standart muhafaza edilebilir. Saflık, ayrılan sürenin sonunda kontrol edilmelidir; kabul edilebilir durumda kaldığı kanıtlandığı takdirde ?saf? standart muhafaza edilir ve yeni bir son kullanma tarihi tahsis edilir. İdeal durumda, eğer analitler laboratuar için yeni iseler, taze edinilmiş ?saf? standartların kimlikleri kontrol edilmelidir.
    Stok standartlarının hazırlanması ve depolanması
    16. Analitlerin ve iç standartların ?saf? standartlarının stok standartlarını (çözeltiler, dispersiyonlar veya gazlı dilüsyonlar) hazırlarken ?saf? standardın kimlik ve kütlesi (veya ileri derecede uçucu bileşikler için hacmi) ve çözücünün (veya diğer seyrelticilerin) kimlik ve miktarı kaydedilmelidir. Çözücü(ler), analite (çözünürlük, reaksiyona neden olmama) ve analiz metoduna uygun olmalıdır. Kullanılmadan önce ?saf? standardın oda sıcaklığıyla dengelenmesi esnasında nem olmamalıdır ve ?saf? standardın saflığının temini için konsantrasyonlar düzeltilmelidir.
    17. ?Saf? standart 10 mg?dan daha az tartılacak ise 5 ondalık haneli bir teraziyle tartılmalıdır. Ortam sıcaklığı, cam aletlerin kalibre edildikleri sıcaklıkta olmalıdır; aksi halde, standardın hazırlanması kütle ölçümüne dayandırılmalıdır. Uçucu sıvı analitler doğrudan çözücünün içine ağırlık veya hacim (eğer yoğunluk biliniyorsa) bazında dağıtılmalıdır. Gazlı (fumigant) analitler çözücünün içine kabarcıklar halinde yollanabilir veya gazlı dilüsyonlar hazırlanabilir (örneğin, gaz sızdırmayan bir şırınga yardımıyla, reaktif maddelerle temas önlenerek).
    18. Stok standartları silinmeyecek şekilde etiketlenmeli, son kullanma tarihleri verilmeli ve herhangi bir çözücü kaybına veya su girişine izin vermeyecek kaplarda düşük sıcaklıkta karanlıkta depolanmalıdır. Eldeki mevcut veriler tolüen ve aseton içindeki pestisitlerin büyük çoğunluğunun stok standartlarının sıkıca kapatılmış cam kaplarda derin dondurucuda depolandıkları takdirde en az beş yıl boyunca stabil kaldıklarını göstermektedir.
    19. Bir stok standardının ilk kez hazırlanırken ve taze hazırlanması gereken ileri derecede uçucu fumigant süspansiyonlarında (örneğin, ditiyokarbamatlar) veya çözeltilerinde (veya gazlı dilüsyonlar), çözeltinin doğruluğu aynı anda bağımsız olarak hazırlanan ikinci bir çözeltininkiyle karşılaştırılmalıdır.
    Çalışma standartlarının hazırlanması, kullanımı ve depolanması
    20. Çalışma standartları hazırlanırken, kullanılan tüm çözelti ve çözücülerin kimlik ve miktarların kaydı tutulmalıdır. Çözücü(ler), analite ve analiz metoduna uygun olmalıdır. Standartlar silinmeyecek şekilde etiketlenmeli, son kullanma tarihleri verilmeli ve herhangi bir çözücü kaybına veya su girişine izin vermeyecek kaplarda düşük sıcaklıkta karanlıkta depolanmalıdır. Septum kapakları (kontaminasyon kaynağı olmanın yanı sıra) buharlaşmanın neden olduğu kayıplara özellikle yatkındır ve delme işleminden sonra eğer çözeltiler muhafaza edilecek ise mümkün olduğunca kısa süre içinde değiştirilmeleri gerekir. Oda sıcaklığıyla dengelenmesinin ardından çözeltiler yeniden karıştırılmalı ve özellikle de düşük sıcaklıklarda çözünürlüğün sınırlı olduğu hallerde hiçbir analitin çözülmeden kalmadığından emin olmak üzere kontrol edilmelidir.
    21. Metot geliştirme veya validasyonu esnasında veya laboratuara yeni gelen analitler için tespit edilen cevabın (response) safsızlık veya bozunma ürününden değil, analitten kaynaklandığı gösterilmelidir. Kullanılan teknikler ekstraksiyon, temizleme veya ayırma esnasında analitin bozunmasına yol açıyor ve numunelerde sıklıkla bulunan fakat kalıntı tanımlarında yer almayan bir ürün ortaya çıkartıyor ise bu sorunu engelleyen teknikler kullanılarak pozitif sonuçlar teyit edilmelidir.
    Standartların test edilmesi ve yerine yenilerinin konulması
    22. Herhangi bir standardın son kullanma tarihine erişmesi veya yerine yenisinin konulması halinde saflığı kontrol edilmelidir. Mevcut stok veya çalışma çözeltileri, tek tek standartlardan veya standartların karışımından oluşan uygun dilüsyonlardan elde edilen detektör cevapları karşılaştırılarak yeni hazırlanan çözeltiler karşısında test edilebilir. Eski bir ?saf? standardın saflığı yeni bir stok standardı hazırlanarak, eski ve yeni stok standartlarından taze hazırlanan dilüsyonlardan elde edilen detektör cevapları karşılaştırılarak kontrol edilebilir. Eski ve yeni standartlar arasındaki açıklanamayan belirgin konsantrasyon farklılıkları araştırmaya tabi tutulmalıdır.
    23. İki çözeltinin her birinden alınan en az beş tekrarlı ölçümün ortalamaları normalde ±%5?ten fazla farklılık göstermemelidir. Eski (mevcut) çözeltiden alınan ortalama %100 kabul edilmektedir. Bununla birlikte, sorunlu analitlerde ±%5?lik farkı ayırt etmek için ihtiyaç duyulan çoklu tayinlerin sayısı kabul edilemeyecek kadar büyük ise kabul edilebilir aralık ±%10?a çıkartılabilir. Bir iç standardın kullanılması ±%5?lik farkın elde edilmesi için gerekli çoklu enjeksiyonların sayısını azaltabilir. Eski standardın cevabı yenisine göre ±%5?ten (ya da sorunlu analitlerde ±%10?dan) fazla farklılık gösterdiği takdirde depolama süresi veya koşulları sonuçlara göre gerekli şekilde yeniden düzenlenmelidir.
    Ekstraksiyon ve konsantrasyon
    Ekstraksiyon koşulları ve etkinliği
    24. Gereksiz veya uygunsuz olduğu bilinen haller (örneğin, fumigant veya yüzey kalıntılarının tayini) haricinde ekstraksiyon etkinliğinin en üst seviyeye ulaştırılması için ekstraksiyon esnasında test porsiyonları iyice ufalanmalıdır. Sıcaklık, pH vb parametreler ekstraksiyon etkinliğini, analit stabilitesini veya çözücü hacmini etkiliyor ise bu parametreler kontrol edilmelidir. Düşük nem içeren ürünlerin (tahıllar, kuru meyveler) ekstraksiyon etkinliğinin artırılması için ekstraksiyon gerçekleştirilmeden önce numunelere su eklenmesi tavsiye edilmektedir.
    Ekstrakiyon konsantrasyonu ve hacim kazandırma amaçlı dilüsyon
    25. Özütlerin kurutma amaçlı buharlaştırılması esnasında büyük özen gösterilmelidir; zira eser miktardaki pek çok analit bu yolla kaybedilebilir. Yüksek kaynama noktasına sahip küçük hacimli bir çözücü ?koruyucu? olarak kullanılabilir ve buharlaşma sıcaklığı mümkün olduğunca düşük olmalıdır. Özütlerin köpürtülmesi veya kuvvetli şekilde kaynatılması veya damlacıkların saçılması önlenmelidir. Küçük ölçekli buharlaştırma işlemleri için hava buharının kullanılmasındansa kuru nitrojen akışı veya vakum santrifüj buharlaştırma tekniğinin kullanılması genel olarak tercih edilmektedir, çünkü havanın oksitlenmeye yol açma veya su ve diğer kontaminantları taşıma olasılığı daha yüksektir.
    26. Özütlerin sabit bir hacme seyreltildiği hallerde en az 1 ml kapasiteli doğru kalibre edilmiş kaplar kullanılmalı ve daha fazla buharlaşma önlenmelidir. Öte yandan, özellikle küçük hacimler için bir iç standart kullanılabilir.
    27. Özütlerdeki analit stabilitesi metot validasyonu esnasında incelenebilir. Özütlerin buzdolabında veya bir derin dondurucuda depolanması bozunmayı en aza indirecektir fakat otomatik örnekleyicinin (autosampler) daha yüksek sıcaklıklarında ortaya çıkabilecek potansiyel kayıplar göz ardı edilmemelidir.
    Kontaminasyon ve girişim (enterferans)
    Kontaminasyon
    28. Numuneler laboratuara taşınmaları ve laboratuarda depolanmaları esnasında birbirlerinden ve diğer potansiyel kontaminasyon kaynaklarından ayrı tutulmalıdır. Bu durum, yüzey kalıntıları veya tozlu kalıntılar ya da uçucu analitler için özellikle önemlidir. Bu tür kalıntılar taşıdığı bilinen veya düşünülen numuneler polietilen veya naylon torbalarda iki kez mühürlenmeli ve ayrı taşınıp işlemden geçirilmelidir.
    29. Laboratuar içinde veya yakınında yapılan pest (haşere) kontrolleri kalıntı olarak aranmayacak pestisitlerle sınırlı tutulmalıdır.
    30. Ölçülü balon, pipet ve şırınga gibi volümetrik ekipmanlar özellikle de yeniden kullanılmaları için titizlikle temizlenmelidir. Çapraz kontaminasyonun önlenmesi için standartların ve numune özütlerinin mümkün olduğu ölçüde ayrı cam kap vb?ye konmaları gerekmektedir. Yüzeyi aşırı çizilmiş veya aşınmış camların kullanılmasından kaçınılmalıdır. Fumigant kalıntıların analizinde kullanılan çözücüler analit içermediklerinden emin olmak üzere kontrolden geçirilmelidir.
    31. Bir iç standardın kullanıldığı hallerde özüt veya analiz çözeltilerinin iç standartla istenmeyen kontaminasyonu veya tersi önlenmelidir.
    32. Analitin doğal yollardan numunelerin içinde ortaya çıktığı veya numunelerden üretildiği (örneğin, tüm mallarda inorganik bromür; toprakta sülfür; veya Brassicaceae?den üretilen karbon disülfür) hallerde düşük düzeydeki pestisit kalıntıları doğal düzeylerden ayırt edilemez. Sonuçların yorumlanması esnasında doğal yollardan ortaya çıkan bu analitler dikkate alınmalıdır. Kauçuk maddelerin belirli türlerinde ditiyokarbamatlar, etilentiyoüre veya difenilamin ortaya çıkabilir ve bu tür kontaminasyon kaynakları önlenmelidir.

    Girişim (enterferans)
    33. Ekipmanlar, kaplar, çözücüler (su dahil), reaktifler, filtreleme aletleri vb olası girişim kaynakları olarak kontrol edilmelidir. Kauçuk ve plastik nesneler (örneğin, septum koruyucu eldivenler, yıkama şişeleri), cilalar ve yağlayıcılar en sık rastlanan kaynaklardır. Vial septum PTFE-kaplamalı olmalıdır. Özütler özellikle de delme işleminden sonra vialler dik tutularak septum temasları engellenmelidir. Eğer tekrar analiz ihtiyacı varsa vial septum delme işleminden sonra hızla değiştirilmesi gerekebilir. Reaktif körlerin analizinde kullanılan ekipman veya malzemelerle girişim kaynakları tanımlanmalıdır.
    34. Numunelerin doğal bileşenleriyle girişim de sıkça karşılaşılan bir durumdur. Girişim, kullanılan tayin sistemine özgü olabilir, ortaya çıkış ve yoğunluk açısından çeşitlilik gösterebilir ve niteliği itibariyle çözümü zor olabilir. Eğer girişim, analitin cevabıyla örtüşen bir biçim taşıyor ise farklı bir temizleme veya tayin sistemine ihtiyaç duyulabilir. Tayin sisteminin cevabını baskılayan veya artıran girişim biçimlerine 45. paragrafta değinilmektedir. Eğer girişimi ortadan kaldırmak veya matriks uyumlu kalibrasyonla telafi edilmesi pratik açıdan mümkün değil ise analizin toplam doğruluğu (yanlılığı) ve kesinliği yine de 59 ve 64. paragraflarda belirtilen kriterlerle uyumlu olmalıdır.
    Analitik kalibrasyon, temsili analitler, matriks etkileri ve kromatografik entegrasyon
    Genel şartlar
    35. Doğru kalibrasyon, analitin doğru tanımlanmasına bağlıdır (bakınız 69-81. paragraflar). Tayin sisteminin mutlak (dış standardizasyon) veya göreli (iç standardizasyon) cevabı itibariyle belirgin bir sapmadan ari olmadığı takdirde bloklama kalibrasyon yöntemi kullanılmalıdır. Paralel tayinlerin (örneğin, 96 kuyucuklu plakalı ELISA) yapıldığı partilerde kalibrasyon standartları pozisyona bağlı cevaplardaki farklılıkları tayin etmek üzere dağıtılmalıdır. Kalıntıların miktarını belirlemede kullanılan cevaplar detektörün dinamik aralığı dahilinde olmalıdır.
    36. Tayin için parti büyüklüklerinde, bloklama kalibrasyon standartlarının ≥ 2 x LCL seviyesinde tek injeksiyonunun dedektör yanıtı %20 den büyük, 1-2 x LCL seviyesinde (LCL?in LOQ ye yakın olduğu durumda) ise %30 dan büyük olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Eğer sapmalar bu değerleri aşıyorsa ve örnekler açık bir şekilde analiti içermiyorsa tespitin tekrarı, raporlama düzeyine takabül eden kalibrasyon seviyesi cevabının parti boyunca ölçülebilirliğinin sağlanması koşuluyla gerekli değildir.
    37. Yüksek düzeyde kalıntı içeren özütler, kalibre edilmiş aralığa getirilmek üzere seyreltilmelidir. Kalibrasyon çözeltilerinin matriks uyumlu olması gereken hallerde (44. paragraf), matriks özütün konsantrasyonunu da ayarlamak gerekebilir.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ

    Kalibrasyon
    38. En düşük kalibre düzeyin (LCL) altında kalan kalıntılar eğer raporlama düzeyine (RL) tekabül ediyorlar ise kalibre edilmemiş kabul edilmeli ve dolayısıyla da belirli bir cevap mevcut olsa da olmasa da <RL olacak şekilde rapor edilmelidir. Orijinal RL’nin ve ona tekabül eden LCL’nin altındaki ölçülebilir kalıntıların raporlanması isteniyor ise tayin işlemi daha düşük LCL ile tekrar edilmelidir. Eğer hedef LCL tarafından üretilen gürültü oranına verilen sinyal yetersiz ise (6:1’den düşük), LCL olarak daha yüksek bir düzey kabul edilmelidir. Ek bir kalibrasyon noktası, örneğin hedef LCL’nin iki katı, hedef LCL’nin ölçülebilir olmaması riskinin bulunduğu hallerde LCL’nin yedeğini temin edecektir. Analitik metotların validasyonu önerilen RL’de geri kazanım tayinini de kapsamalıdır.
    39. İki standart düzeyi arasındaki (interpolation) hesaplama için kalibrasyon, söz konusu iki standart düzey arasındaki farkın dört katından daha fazla olmadığı durumlarda kabul edilir ki her bir kalibrasyon standardı düzeyinde tekrarlı tayinlerden elde edilen ortalama yanıt faktörleri en düşük yanıt faktörünün % 120’sinden daha büyük olmayan yanıtların kabul edilebilir doğrusallıkta olduğunu gösterir.MRL’ye yaklaşan veya MRL’yi aşan durumlarda % 110 olarak kullanılır.
    40. Üç veya daha fazla sayıda düzeyin kullanıldığı hallerde en düşük ile en yüksek kalibre düzeyler arasında uygun bir kalibrasyon fonksiyonu hesaplanabilir ve kullanılabilir. Kalibrasyon eğrisinin (doğrusal olabilir veya olmayabilir) genel olarak orijinden geçmesi zorlanmamalıdır. Kalibrasyon fonksiyonunun uygunluğu çizime dökülmeli ve korelasyon katsayılarına bakılmaksızın, görsel olarak ve/veya hataların hesaplanması yoluyla incelenmeli ve böylece tayin edilen kalıntıların bulunduğu bölgede uygunluğun yeterli olup olmadığı araştırılmalıdır. Eğer tek noktaya göre hata ilgili bölgede kalibrasyon eğrisinde ±%20’den fazla (MRL’ye yaklaşılan veya MRL’nin aşıldığı hallerde ±%10’den fazla) sapma gösteriyor ise alternatif bir kalibrasyon fonksiyonu kullanılmalıdır. Genellikle, lineer regresyon yerine ağırlıklı lineer regresyonun kullanılması tavsiye edilmektedir.
    41. Eğer detektör cevabı zamanla birlikte değişkenlik gösteriyor ise tek düzeyli kalibrasyon çoklu-düzeyli kalibrasyondan daha doğru sonuçlar verebilir. Tek düzeyli kalibrasyon kullanılırken eğer MRL aşılıyor ise numune cevabı kalibrasyon standart cevabının ±%20’si olmalıdır. Eğer MRL aşılmıyor ise, daha ileri dış değerleme (extrapolation) kabul edilebilir cevap doğrusallığına ilişkin bir kanıtla desteklenmiyor ise, numune cevabı kalibrasyon cevabının ±%50’si olmalıdır. LCL’ye tekabül eden bir düzeyde geri kazanım tayini için analit eklendiği zaman, LCL’de tek kalibrasyon noktası kullanılarak <%100 geri kazanım değerleri hesaplanabilir. Bu özel hesaplamanın tek amacı LCL’de elde edilen analiz performansını göstermektir ve <LCL kalıntıların bu şekilde tayin edilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir.
    Temsili analitler
    42. Mümkün olan hallerde her bir tayin sistemi her analiz partisi için hedeflenen tüm analitlerle kalibre edilmelidir. Bunun aşırı fazla sayıda kalibrasyonu gerekli kıldığı hallerde tayin sistemi asgari sayıda temsili analitle kalibre edilmelidir. Temsili analitlere güvenilmesinin yanlış sonuç riskinin, özellikle de yanlış negatiflerin artışıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, tüm diğer analitler için de kabul edilebilir bir taramanın gerçekleştirildiğine ilişkin yeterli kanıt sunmak üzere temsili analitlerin çok büyük dikkatle seçilmeleri gerekmektedir. Seçme işlemi numunede kalıntı bulma olasılığına ve analitlerin fiziksel-kimyasal özelliklerine, yani en az ve en fazla çeşitlilik gösteren cevapları verme olasılığı bulunan analitlere uygun şekilde gerçekleştirilmelidir. Her bir partide kalibre edilecek temsili analitlerin sayısı, tayin sisteminin analiz kapsamında yer alan analitlerin toplam sayısının en az %25’nin 15 fazlası olmalıdır.
    Örneğin, analizin kapsamında 100 analit bulunuyor ise tayin sitemi en az 40 temsili analitle kalibre edilmelidir. Tayin sistemindeki analizin kapsamı 15’ten küçük ise tüm analizler kalibre edilmelidir. Temsili analitler, en kötü performansı göstermesi beklenenleri de içermelidir (60. paragraf). Temsili analitler ile diğer tüm analitlerin minimum kalibrasyon sıklığı Tablo 1’de yer almaktadır.

    Tablo 1. Minimum kalibrasyon sıklığı
    Temsili analitler Diğer tüm analitler
    Minimum kalibrasyon frekansı

    Analiz edilen her bir partide


    Raporlama limitine tekabül eden en az bir kalibrasyon noktası En fazla üç ayda bir gerçekleştirilen bir yuvarlama (rolling) program kapsamında

    Raporlama limitine tekabül eden en az bir kalibrasyon noktası
    Ayrıca bakınız 43. paragraf

    * Minimum şartlar (i) inceleme veya programın başında ve sonunda ve (ii) yöntemde potansiyel önem taşıyan değişiklikler gerçekleştirildiğinde
    43. Bir numunede temsili analit olmayan bir analit tespit edildiğinde sonuç kalibrasyona dek geçici olarak kabul edilmelidir (bakınız 36-41. paragraflar). Tarama sonucunun MRL’nin aşılmış olabileceğini göstermesi halinde veya kurallara aykırı (violative) başka kalıntıların mevcudiyeti halinde numune tekrar analiz edilmeli ve buna tespit edilen analitin kabul edilebilir geri kazanımı eşlik etmelidir (bakınız 65. paragraf).
    Matriks etkileri ve matriks uyumlu kalibrasyon
    44. Metot validasyonunda ortaya çıkabilecek potansiyel matriks etkileri değerlendirilmelidir. Bunların ortaya çıkışları ve yoğunlukları pek çok çeşitlilik göstermekle birlikte bazı teknikler bu tür durumlara özel olarak yatkındır. Eğer kullanılan teknikler bu tür etkilerden doğal olarak ari değil ise, alternatif bir yaklaşımın denk veya daha ileri düzeyde doğruluk sağladığı gösterilene kadar kalibrasyon rutin olarak matriks uyumlu hale getirilmelidir. Kalibrasyon amacıyla tercihen numuneyle aynı tür kör matriks özütü (veya headspace ve SPME analizinin kalibrasyonunda numunesi) kullanılabilir. GC-analizlerinde matriks etkisini en aza indirmek için kullanılan alternatif bir pratik yaklaşım ise, denk matriks etkisi yaratmak için hem numune özütlerine hem de kalibrasyon çözeltilerine (saf çözücü veya matriks halde) “analit koruyucu” eklenmesidir.(örneğin, sorbitol, γ-gulonolakton, δ-glukonolakton, 3-etoksi-1,2-propandiol (etilgliserol)) Her bir matriks etkisinin ortadan kaldırılması için en etkili yol standart ekleme ile kalibrasyondur (bakınız 47 ve 48. paragraflar).
    45. Potansiyel bir sorun, farklı numunelerin, farklı özüt türlerinin, farklı ürünlerin ve farklı matriks “konsantrasyonlarının” çeşitli büyüklüklerde matriks etkisi gösterebilmeleridir. Ufak bir hatalı kalibrasyon riskinin kabul edilebilir olduğu hallerde kapsamlı bir dizi numune türünü kalibre etmek için temsili bir matriks (bakınız, sözlük) kullanılabilir.
    46. GC analizinde gerekli olduğu takdirde analiz edilecek belirli bir partide ilk kalibrasyon tayin dizisine başlamadan hemen önce cihaza temizleme işlemi yapılmamış bir ekstrakt enjekte edilerek ve cihaz çalıştırılarak GC sisteminin deaktivasyonu sağlanmalıdır
    Standart ekleme
    47. Matriks uyumlu kalibrasyon standartlarının kullanımına alternatif bir yöntem olarak standart ekleme yöntemi kullanılabilir. Özellikle, MRL aşımının söz konusu olduğu durumlarda ve/veya matriks uyumlu standart çözeltilerinin hazırlanması için uygun kör örneklerin mevcut olmadığı hallerde teyit analizlerinin miktarının hesaplanması için standart ekleme yönteminin kullanılması önerilmektedir. Standart ekleme, test numunesinin iki (veya daha fazla) test porsiyonuna bölündüğü bir prosedürdür. Bir porsiyon analiz edilir ve diğer test porsiyonlarına hemen ekstraksiyon öncesinde bilinen bir miktar standart analit eklenir. Eklenen standart analitin miktarı, numunede bulunduğu tahmin edilen analit miktarının bir ila beş katı arasında olmak zorundadır. Bu prosedür, belirli bir numunedeki bir analitin içeriğini tayin etmek üzere tasarlanmıştır ve analit prosedürünün geri kazanımını dikkate alır ve aynı zamanda herhangi bir matriks etkisini telafi eder. Standart eklenmemiş numune özütünün içinde mevcut olan analit miktarı basit orantılama ile hesaplanır. Bu teknik, numunedeki olası analit konsantrasyonu hakkında belirli bir bilgiye sahip olunduğunu varsayar ve böylece eklenen analit miktarının numunede hali hazırda mevcut bulunan analit miktarına yakın olması sağlanır. Eğer analit konsantrasyonu hiçbir şekilde bilinmiyor ise o zaman, normal standart kalibrasyona benzeyen bir kalibrasyon eğrisi oluşturmak üzere her birinde artan miktarda analit bulunan bir dizi çoklu numuneye standart eklenmesi gerekir. Bu teknik otomatik olarak hem geri kazanım hem de kalibrasyona uygundur. Standart ekleme elbette girişim yapan bileşiklerden kaynaklanan örtüşen/çözümlenmemiş piklerin yol açtığı kromatografik girişimleri ortadan kaldırmayacaktır. Standart ekleme yaklaşımında numunedeki bilinmeyen analit konsantrasyonu dış değerleme (extrapolasyon) yöntemiyle türetilir ve bu nedenle doğru sonuçların elde edilebilmesi için uygun bir konsantrasyon aralığındaki doğrusal yanıt büyük önem taşımaktadır.
    48. Nihai tayinden hemen önce numune özütü bölüntüsüne bilinen bir miktar analitin eklenmesi de bir başka standart ekleme biçimidir fakat bu durumda ayarlama yalnızca kalibrasyon için yapılmaktadır. Cihaz tabanlı bir metodun kullanıldığı hallerde (örneğin, GC-MS, LC-MS/MS vb), spike edilmiş numune özütüne genellikle “şırınga” veya “enjeksiyon” standardı denir çünkü enjeksiyon hacim değişkenliğini telafi eder.
    Pestisit karışımlarının kalibrasyona etkileri
    49. Metot validasyonunda (54-56. paragraflar), saf çözücü vb’de üretilen karışım (mix) analit solüsyonlarının kullanıldığı kalibrasyonlar, ayrı analitlerden elde edilen detektör cevaplarıyla benzerlikleri açısından kontrol edilmelidir. Cevapların belirgin farklılıklar gösterdiği durumlarda veya şüphe duyulan hallerde kalıntılar tek etken maddeye ait matrix uyumlu kalibrasyon standartları kullanılarak veya daha da iyisi standart ekleme yöntemiyle miktar hesaplanmalıdır.
    İzomer vb karışımları halindeki pestisitlerin kalibrasyonu
    50. Kalibrasyon standardının analit izomerlerinin vb bir karışımı olduğu hallerde, detektör cevabının her bir bileşen için molar bazda genellikle benzer olduğu varsayılabilir. Bununla birlikte, enzim assay’leri, immüno-assays ve biyolojik bazlı diğer assay’ler, standartın bileşen oranı ölçülen kalıntınınkilerden belirgin şekilde farklılık gösterdiği durumlarda kalibrasyon hataları verebilir. Bu tür kalıntıların kantifikasyonu için alternatif bir tayin sistemi kullanılmalıdır. “Selektif” bir detektörün izomerlere verdiği yanıtın farklılık gösterdiği durumlarda (örneğin, HCH izomerlerinin elektron yakalama faaliyeti) ayrı kalibrasyon standartları kullanılmalıdır. Eğer bu amaca yönelik ayrı standartlar mevcut değilse kalıntıların miktar tayini için alternatif bir tayin sistemi kullanılmalıdır.
    Türev veya bozunma ürünlerinin kullanılması yoluyla kalibrasyon
    51. Pestisitin bir bozunma ürünü veya türevi olduğunun tespit edildiği durumlarda kalibrasyon çözeltileri, mevcut ise, söz konusu bozunma ürününün veya türevin “saf” standardından hazırlanmalıdır. Prosedür standartları ancak pratik seçeneği oluşturuyorlar ise kullanılmalıdır.
    Kromatografik integrasyon
    52. Kromotogramlar analizi yapan kişi tarafından incelenmeli ve baseline kontrol edilerek ayarlanmalıdır. Girişim veya kuyruklanmanın (interfering and tailing peaks) mevcut olduğu hallerde baseline konumlandırılması için tutarlı bir yaklaşım benimsenmelidir. Hangisinin daha doğru ve tekrarlanabilir sonuç verdiğine bağlı olarak pik yüksekliği veya pik alanı verileri kullanılabilir.
    53. Biyosensör tayininin kullanılmadığı hallerde, karışım izomer (veya benzeri) standartlarıyla kalibrasyonda hangisinin daha doğru sonuç verdiğine bağlı olarak toplam pik alanları, toplam pik yükseklikleri veya tek bir bileşenin ölçümü kullanabilir.
    Analiz metot validasyonu ve performans kriterleri
    Metot validasyonu
    54. Belirli bir metodun amacına uygun olduğunu gösteren kanıt elde etmek üzere laboratuar içinde metot validasyonu uygulanmalıdır. Metot validasyonu akreditasyon kurumlarının koyduğu bir şarttır ve rutin analizler sırasında metot performans doğrulama işlemleriyle desteklenmeli ve genişletilmelidir (analitik kalite kontrol ve devamlı metot validasyonu). Belirli bir metot dahilinde uygulanan tüm prosedürler (aşamalar) mümkünse doğrulanmalıdır. Eğer belirli bir metot akredite edilecek ise herhangi bir validasyon verisi üretilmeden önce uygun bir akreditasyon kurumuna danışılması önerilmektedir. Farklı akreditasyon kurumları metot validasyonu için farklı kriterler talep edebilir.
    55. Hem çoklu hem de selektif kalıntı metotları için temsili matriksler kullanılabilir. Amaçlanan metodun kapsamına bağlı olarak, Ek I’de tanımlanan her bir ürün kategorisinden asgari bir matriks ile doğrulanmalıdır. Metot, daha geniş bir matriks çeşitliliği için rutin olarak uygulandığında rutin analizler esnasında tamamlayıcı, devamlı kalite kontrol QC- ve validasyon verileri (kalibrasyon ve geri kazanım) elde edilmelidir.
    56. Metot, hassasiyet, ortalama geri kazanım (gerçeklik veya yanlılık ölçümü olarak), kesinlik ve nicelik tayin limiti (LOQ) için test edilmelidir. Bu, etkin bir şekilde, metodun doğruluğunun kontrolü için standart ekleme geri kazanım deneylerinin gerçekleştirilmesi anlamına gelmektedir. Hem raporlama limitinde (metodun hassasiyetinin kontrol edilmesi için) hem de en az bir başka daha yüksek düzeyde, (örneğin MRL’de) en az 5 tekrar (kesinliği kontrol etmek için) gerekmektedir. LOQ, metot performans kabul edilebilirlik kriterlerini (RSD ≤ %20 olmak üzere %70-120 aralığında ortalama geri kazanımlar) karşılayan en düşük doğrulanmış spike düzeyi olarak tanımlanmaktadır. Analiz metodunun performans kriterlerine uygun olduğunu gösteren başka yaklaşımlar da kullanılabilir; ancak, bunların aynı bilgi düzey ve kalitesini sağlamaları gerekmektedir. Kalıntı tanımında iki veya daha fazla sayıda analitin yer aldığı durumlarda, metot, mümkünse kalıntı tanımında yer alan tüm analitler için doğrulanmalıdır.
    57. Eğer analiz metodu geri kazanım tayinine olanak tanımıyor ise (örneğin, sıvı numunelerin doğrudan analizi, SPME veya headspace analizi), kesinlik, kalibrasyon standartlarının tekrarlı analizi yoluyla tayin edilir. Her zaman öyle olması zorunlu olmasa da standart hata genellikle sıfır varsayılır. SPME’de ve headspace analizinde kalibrasyonun gerçekliği ve kesinliği analitin özellikle de numune matriksine göre dengelenme düzeyine bağlı olabilir. Eğer bu metotlar dengeye bağlı ise bu durum metot geliştirme esnasında gösterilmelidir.

    Analitik metot performansının – metot validasyonunun kabul edilebilirliği
    58. Validasyonda analiz metodunun her bir (spiking) standart ekleme düzeyinde ve her temsili ürün için, kullanılan metotla aranan tüm bileşikler için RSD ≤ %20 olmak üzere %70-120 aralığında ortalama geri kazanım değerlerini sağlayabildiği gösterilmelidir. Bazı gerekçeli durumlarda, genellikle çoklu kalıntı metotlarında, bu aralığın dışında kalan geri kazanımlar kabul edilebilir. Metodun buna olanak sağlamadığı durumlarda ve eğer başka tatmin edici alternatif bulunmuyor ise bağlayıcı tedbirler alınmadan önce göreli olarak daha zayıf bir ortalama geri kazanım kabul edilmelidir. Geri kazanımın düşük fakat tutarlı olduğu (yani iyi düzeyde kesinlik sağladığı) ve bunun da başarılı şekilde gerekçelendirilebildiği (örneğin, pestisitlerin farklı dağılması nedeniyle) istisnai bazı durumlarda %70’ten düşük ortalama geri kazanım kabul edilebilir. Bununla birlikte, mümkünse daha doğru bir metot kullanılmalıdır. Numunenin heterojenliğinden kaynaklanan herhangi bir etki dışında, laboratuvar içi tekrar üretilebilirlik RSDR ≤ %20 olmalıdır.
    Yağ veya kuru madde içeriğinin tayinine yönelik metotlar
    59. Sonuçların kuru ağırlık veya yağ içeriği bazında ifade edildiği hallerde, madde veya yağ içerinin tayini için kullanılan metot tutarlı olmalıdır. Validasyon ideal olarak, geniş kabul gören bir metotla gerçekleştirilmelidir.
    Rutin geri kazanım tayini

    Comment


    • #3
      Cevap: GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ

      76. Kromatografik piklerle ortaya çıkan spektrumun temsili olabilmesini temin etmek için arka plan (background) spektrumlarının dikkatli şekilde çıkarılması gerekebilir. Arka plan (background) düzeltmesinin uygulandığı hallerde bu işlem tüm partiye yeknesak biçimde uygulanmalı ve bu durum açık şekilde gösterilmelidir. Pik-ortalamalı bir tam-tarama (full scan) spektrumunda (yani, m/z 50’den “moleküler iyon”un 50 kütle birim fazlasına kadar) analitle ilgisi olmayan iyonların EI spektrumlarındaki ana pik (base peak) yoğunluğunun %25’ini veya tüm diğer iyonizasyon metotlarında %10’unu aşmadığı durumlarda spektrum, yeterli nitel kanıtı olarak kabul edilebilir. İlgisiz iyonların bu sınırları aştığı ve kromatografik olarak üst üste çakıştığı hallerde ek kanıtlar aranmalıdır. Eğer analit spektrumu çok basit ise, EI ile, yanıltıcı iyonların yokluğu niteliğini desteklemek için kullanılabilir. Birincil iyonlar için yoğunluk oranları Tablo 3’te gösterilen tolerans limitleri dahilinde olmalıdır. Bir iyon kromatogramının belirgin kromatografik girişim gösterdiği hallerde, söz konusu kromatogram yoğunluk oranı tayininde kullanılmamalıdır. Nicelik belirlemede normal olarak, en iyi sinyal-gürültü oranını gösteren ve hiçbir belirgin kromatografik girişim kanıtı göstermeyen iyonlar kullanılmalıdır.
      77. Spektrumların belirlenmesi işlemi ile birlikte uygulanan EI-MS veya MS/MS pek çok durumda nitel ve niceliğe ilişkin iyi kanıtlar sunabilir. Niteliğin mutlak şekilde doğrulanması için fazla basit kaçabilecek olan diğer işlemlerle (örneğin, CI, API) elde edilen kütle spektrumları gibi diğer hallerde daha fazla kanıta ihtiyaç duyulabilir. İyonun/iyonların izotop oranı, veya analitin izomerlerinin kromotografik profili ileri derecede karakteristik özellikler taşıyor ise yeterli kanıt sunabilir. Aksi halde aşağıdakiler kullanılarak kanıt aranmalıdır:
      (i) farklı bir kromotografik ayırma sistemi;
      (ii) farklı bir iyonizasyon tekniği;
      (iii) MS/MS
      (iv) orta/yüksek çözünürlüklü MS; veya
      (v) LC-MS’de (in-source) fragmantasyonun indüklenmesi.
      78. Sınırlı bir kütle aralığının taranması veya SIM yoluyla daha fazla hassasiyet elde edilmesinin önem taşıdığı hallerde genel asgari şart, tercihen moleküler iyon içeren m/z >200 iki iyondan veya m/z >100 üç iyondan elde edilen veriler için geçerlidir. Bu asgari şartların yerine getirilemediği birkaç analit için, m/z <100 de destekleyici kanıt sunabilir. Bununla birlikte, [M+NH4]+ gibi, LC-MS’de oluşan katyonize olmuş moleküller veya eklentiler gibi aynı kısımlardan çıkan iyonların pek az faydası bulunmaktadır. Daha fazla karakteristik özellik taşıyan izotop iyonlarından, örneğin CI veya Br içeren iyonlardan elde edilen yoğunluk oranları özel fayda sağlayabilir. Seçilen tanı iyonları ana (parent) molekülün sadece aynı yerinden çıkmamalıdır.
      79. Tam tarama ve SIM için tayin edilen iyonların, en yoğun (bol) iyon veya transisyonun yoğunluğunun yüzdesi olarak ifade edilen göreli yoğunlukları, karşılaştırılabilir konsantrasyonlarda ve aynı koşullar altında yapılan ölçümlerde kalibrasyon standardınınkilerle uyumlu olmalıdır. Matriks uyumlu kalibrasyon çözeltilerinin kullanılması gerekebilir. Aşağıdaki Tablo 3, maksimum toleransları göstermektedir.
      Tablo 3. Kullanılan bir dizi spektrometri tekniğinde bağıl iyon yoğunlukları için tavsiye edilen maksimum izin verilen toleranslar3

      Göreli yoğunluk (ana pik yüzdesi) EI-GC-MS (göreli) CI-GC-MS, GC-MSn, LC-MS, LC-MSn (göreli)
      > % 50 ± % 10 ± % 20
      > % 20 ila % 50 ± % 15 ± % 25
      > % 10 ila % 20 ± % 20 ± % 30
      ≤ %10 ± % 50 ± % 50

      Daha büyük toleransların daha yüksek yanlış pozitif sonuç yüzdesine yol açma ihtimali bulunmaktadır. Benzer şekilde, eğer toleranslar düşürülür ise, yanlış negatiflerin ortaya çıkma olasılığı artmaktadır. Tanısal iyonların ve/veya öncü/ürün iyon çiftlerinin göreli yoğunlukları, spektrumların karşılaştırılması veya basit kütle izlerinin sinyallerinin entegre edilmesi yoluyla tanımlanmalıdır.
      Tam tarama (full scan) spektrumları kütle spektrometride (single MS) kaydedildiğinde ana pik (base peak) bağıl yoğunluğu ≥%10 olan asgari dört iyon bulunmalıdır. Referans spektrumda ≥10% bağıl yoğunluklu bir moleküler varsa bu dahil edilmelidir. En az dört iyon, bağıl iyon yoğunlukları için izin verilen maksimum toleranslar dahilinde olmalıdır (Tablo 3). Bilgisayar yardımlı kütüphane araştırması yapılabilir. Bu durumda test numunelerindeki kütle spektrumu verilerinin kalibrasyon çözeltisindekilerle karşılaştırması kritik uyum faktörünü aşmalıdır. Bu faktör her analit için metot validasyonu esnasında tayin edilmelidir. Numune matriksi ve detektör performansının yol açtığı spektrum değişkenliği kontrol edilmelidir.
      Bağımsız bir laboratuarda doğrulama
      Mümkün olan hallerde sonuçların bağımsız bir uzman laboratuvarda doğrulanması niceliğe ilişkin güçlü destekleyici kanıtlar sunar. Eğer farklı tayin teknikleri kullanılırsa kanıt aynı zamanda niteliği de destekleyecektir.
      Sonuçların raporlanması
      Sonuçların ifade edilmesi
      80. Sonuçlar normalde MRL ile tanımlanan kimyasal isimler biçiminde ve mg/kg olarak ifade edilmelidir. Raporlama Limiti’nin altında kalan kalıntılar <RL mg/kg olarak raporlanmalıdır.

      Sonuçların hesaplanması
      81. Genelde, ortalama geri kazanım %70-120 aralığında yer alıyor ise, kalıntı verilerinin geri kazanım ile düzeltilmeleri gerekmez. Eğer kalıntı verileri geri kazanım ile düzeltilir ise bunun belirtilmesi gerekir.
      82. Doğrulanan verilerin tek bir test porsiyonundan elde edildiği (yani, kalıntının MRL’yi aşmadığı) durumlarda, raporlanan sonuç, en doğru olduğu düşünülen tayin tekniğiyle elde edilmiş olan sonuç olmalıdır. Sonuçların eşit derecede doğru iki veya daha fazla sayıda teknikle elde edilmesi halinde ortalama değer raporlanmalıdır.
      83. İki veya daha fazla sayıda test porsiyonunun analiz edildiği hallerde, her bir porsiyondan elde edilen en doğru sonuçların aritmetik ortalaması raporlanmalıdır. Numunelerin iyice parçalandığı ve/veya karıştırıldığı durumlarda, test porsiyonları arasındaki sonuçların RSD’si, LOQ’nin anlamlı derecede üstünde kalan kalıntılar için %30’u aşmamalıdır. LOQ’ye yakın olması halinde yüksek varyasyon mevcut olabilir ve belirli bir limitin aşılıp aşılmadığına karar vermek ek dikkat gerektirir. Buna karşılık, 91/414/EEC sayılı Direktifin Ek VI’sında verilen tekrarlanabilirlik veya tekrar üretilebilirlik limitleri alt numune alma hatalarını içermese de (söz konusu hatalar ditiyokarbamat veya fumigant analizleri yapılırken özel önem arz etmektedir) bu limitler uygulanabilir.

      Verilerin yuvarlanması
      84. Sonuçların raporlanmasında tekbiçimliliğin korunması önemlidir. Genel olarak, ≥0.001 ve <0.01 büyüklüğündeki sonuçlar bir anlamlı rakama yuvarlanmalıdır; ≥0.01 ile <10 mg/kg arasındaki sonuçlar iki anlamlı rakama yuvarlanmalıdır; ≥10 mg/kg büyüklüğündeki sonuçlar üç anlamlı rakama veya tek bir sayıya yuvarlanabilir. Raporlama limitleri <10 mg/kg’de bir, ≥10 mg/kg’de ise iki anlamlı rakama yuvarlanmalıdır. Bu şartlar, verilerle ilgili belirsizliği yansıtmayabilir. İstatistiksel analiz için ek anlamlı rakamlar kaydedilebilir. Bazı durumlarda yuvarlama işlemi, izleme işleminin müşterisi/paydaşı tarafından belirlenebilir veya onunla birlikte kararlaştırılabilir. Verilerin yuvarlanması ile ilgili örnek aşağıdaki tabloda verilmektedir.
      Aralık ≥0.001 ve <0.01 Anlamlı Rakam Bir Anlamlı Rakama Yuvarlanmalıdır

      Örnek
      Sonuç Raporlama
      0,0083 0,008
      0,0037 0,004

      ≥0.01 ile <10 mg/kg arasındaki sonuçlar iki anlamlı rakama yuvarlanmalıdır
      Sonuç Rapor
      0,01 0,010
      0,025 0,025
      0,983 0,98
      0,987 0,99
      1,753 1,8
      1,735 1,7

      ≥10 mg/kg’de ise üç anlamlı rakama yuvarlanmalıdır.
      Sonuç Rapor
      10,753 10,8
      10,734 10,7
      157,435 157




      Sonuçların belirsizlik verileriyle birlikte tanımlanması
      85. ISO/IEC 17025’ye göre, laboratuarların analiz sonuçlarıyla ilişkili belirsizliği tayin etmeleri ve kullanıma sunmaları şartı bulunmaktadır. Bu amaç doğrultusunda laboratuarlar, belirsizliklerin tahmininde kullanılmak üzere metot validasyonu/doğrulama işlemlerinden, laboratuarlar arası araştırmalardan (örneğin, yeterlik testleri) ve laboratuar içi kalite kontrol testlerinden türetilmiş yeterli veriye sahip olmalıdır.
      Ölçüm belirsizliği, analiz verilerine güvenin niceliksel bir göstergesidir ve raporlanan sonucun veya deney sonucunun etrafında yer alan ve gerçek değerin tanımlı bir olasılık (güven aralığı) içinde olması beklenen aralığı belirtir. Belirsizlik aralıkları, her türlü hata kaynağını dikkate almalıdır.
      86. Gerçek değerle ilgili yanlış algılamanın önlenmesi için belirsizlik verilerinin dikkatle uygulanması gerekir. Tipik belirsizlik tahminleri önceki verilere dayandırılır ve mevcut numunenin analiziyle ilişkili belirsizliği yansıtmayabilir. Tipik belirsizlik, bir ISO (Anonim 1995, ‘Ölçümde belirsizliğin ifade edilmesi hakkında rehber’ ISBN 92-67-10188-9) veya Eurachem (EURACHEM/CITAC Rehberi, Analitik Ölçümde Belirsizlik Miktarının Belirlenmesi, 2nci baskı, (Quantifying Uncertainty in Analytical Measurement - Guide) yaklaşımı kullanılarak tahmin edilebilir. Kullanılan değerler laboratuar içi validasyon verilerinden, referans materyallerin analizinden, ortak metot geliştirme verilerinden türetilebilir veya muhakeme yoluyla tahmin edilebilir. Tekrar üretilebilirlik RSD’si (veya, eğer tekrar üretilebilirlik verileri mevcut değilse tekrarlanabilirlik RSD’si) baz alınabilir fakat ek belirsizlik kaynaklarının (örneğin, [numune hazırlama, numune işleme ve alt-numune alma esnasında kullanılan prosedürlerdeki farklılıklara bağlı olarak] analitik test porsiyonunun alındığı numunenin heterojenliği, ekstraksiyon verimliliği, standart konsantrasyonlardaki farklılıklar) katkıları da dikkate alınmalıdır. Bu RSD değerleri geri kazanım verilerinden veya referans materyallerin analizinden türetilebilir. Belirsizlik verileri öncelikle onları ortaya çıkarmakta kullanılan analit ve matriksle ilişkilidir ve diğer analit ve matrikslerle ilgili sonuçlar çıkarırken dikkatli olmak gerekir. Daha düşük düzeylerde, özellikle LOQ’ya yaklaşıldıkça belirsizlik artma eğilimi gösterir. Bu nedenle, eğer geniş bir kalıntı verileri aralığı için tipik bir belirsizlik öngörülecek ise bir dizi konsantrasyon için belirsizlik verisinin üretilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
      Laboratuarların ölçüm belirsizliğini tahmin etmeleri ve tahminlerini kendi laboratuar içi verilerine dayanarak doğrulamaları için bir diğer pratik alternatif yöntem, yeterlik testleri esnasında performans değerlendirmesi yapmaktır. Yeterlik testi sonuçları, söz konusu laboratuarın ölçüm belirsizliğine laboratuar içi sistematik hatanın etkisi hakkında önemli ipuçları sunabilir ve aynı zamanda raporlanan ölçüm belirsizliği değerini dolaylı olarak doğrulayabilir.
      87. Belirli bir numunenin eşzamanlı geri kazanım tayiniyle kombine edilmiş çoklu analizi, tekli laboratuar sonucunun doğruluğunu artırabilir ve ölçüm belirsizliği için hassas bir rakamın kullanılmasını sağlayabilir. Bu durumda yine de laboratuarlar arası sistematik hatanın etkisi dikkate alınmalıdır. Bu belirsizlik verileri, alt-numunelerin ve analizin tekrarlanabilirliğini kapsayacaktır. Bu uygulama genel olarak, analiz sonuçlarının özel önem arz ettiği (örneğin, MRL’ye uygunluk konusunda şüphenin ve bunun da ekonomik sonuçlarının bulunduğu) durumlarda kullanılacaktır.
      88. LCL’ye dayalı raporlama limitlerinin kullanılması, raporlama limitlerinden düşük (‹ RL) bulunan kalıntı düzeyleriyle ilgili belirsizlikleri dikkate alma ihtiyacını ortadan kaldırır.
      Sonuçların yorumlanması
      89. Belirli bir numunenin MRL’yi geçen veya yasaklı (violative) kalıntılar içerip içermediğinin belirlenmesi genellikle, sadece düzeyin MRL’ye görece yakın olduğu düzeyler için sorun oluşturmaktadır. Karar verilirken, tipik belirsizliğe ilişkin herhangi bir değerlendirmeyle birlikte eşzamanlı AQC verileri ve çoklu test porsiyonlarından elde edilen sonuçlar dikkate alınmalıdır. Numune alma işlemi öncesinde, esnasında veya sonrasında kalıntı kaybının veya çapraz kontaminasyonun oluşmuş olması olasılığı da dikkate alınmalıdır.
      90. ?imdiye dek AB yeterlik testlerinden elde edilen sonuçlar dikkate alındığında, %50’lik varsayılan genişletilmiş belirsizlik rakamı (%95’lik güven düzeyine tekabül etmektedir) genel olarak Avrupa laboratuarları arasındaki laboratuarlar arası çeşitliliği kapsamaktadır ve bağlayıcı kararlarında (MRL-aşımları) düzenleyici makamlar tarafından kullanılması tavsiye edilmektedir. Bu, Pestisit Kalıntıları Kodeks Komitesi’nin tavsiyesiyle de uyumludur (CCPR 2005, ALINORM 05/28/24). %50’lik varsayılan genişletilmiş belirsizliğin kullanımına izin verilmesi için gerekli bir ön şart, laboratuarın kendi hesapladığı genişletilmiş belirsizliğinin %50’den düşük olduğunu ispat etmesidir. MRL aşımının aynı zamanda akut referans dozun aşımına da neden olduğu hallerde ihtiyati bir tedbir olarak daha düşük güven düzeyli bir genişletilmiş belirsizlik uygulanabilir.
      91. Eğer laboratuvarlar, münferit durumlarda kabul edilemeyecek kadar yüksek laboratuvarlar arası tekrarlanabilirlik –veya tekrar üretilebilirlik- RSD’leri (örneğin, çok düşük konsantrasyon düzeylerinde) veya yeterlik testlerinde başarısız z-skorları elde ederlerse, durum bazında daha yüksek bir belirsizlik rakamının kullanılması düşünülmelidir. Tekli-kalıntı metotlarıyla elde edilen sonuçlar için (özellikle, eğer stabil izotopik olarak işaretlenmiş iç standartlar kullanılıyor ise), daha iyi laboratuarlar arası tekrarüretilebilirlik RSD’lerince (<%25) desteklendikleri takdirde daha düşük genişletilmiş belirsizliklerin kullanılması haklı görülebilir.
      92. Pestisit analiz sonuçlarının geri kazanım için düzeltilmemesi yaygın bir uygulamadır, fakat bu sonuçlar eğer ortalama geri kazanım %100’den anlamlı ölçüde farklılık gösteriyor ise düzeltilebilir (genellikle, yüksek kesinlikle %70-120 aralığının dışında ise). Bu tür durumlarda geri kazanım düzeltimi ile ilişkili belirsizlik de dikkate alınmalıdır.
      93. Talep edildiği takdirde sonuç, genişletilmiş belirsizlikle (U) birlikte şu şekilde rapor edilmelidir: Sonuç = x ± U (birim) (burada x ölçülen değeri temsil etmektedir). Düzenleme makamlarınca resmi gıda kontrollerinin yapılması durumunda, belirsizlik aralığının (x – U) alt limiti numune içinde doğrulanmış en yüksek analit konsantrasyonu varsayılmalı ve bu yolla MRL’ye uygunluk kontrol edilmelidir. Bu durumda eğer x-U>MRL ise MRL aşılmıştır. Örneğin, MRL = 1 ve x = 2.2 ise x-U = 2.2 – 1.1 (=2.2’nin %50’si) ise x-U > MRL’dir.
      Tavsiye edilen ek kaynak
      Pestisit Kalıntıları Kodeks Komitesi’nin otuzyedinci oturum raporu, Lahey, Hollanda, 18-23 Nisan 2005, ALINORM 05/28/24, Ek X.

      Comment


      • #4
        Cevap: GIDA VE YEMLERDE PESTİSİT KALINTI ANALİZİNE YÖNELİK METOT VALİDASYONU VE KALİTE KONTROL PROSEDÜRLERİ

        Ek 1.
        Örnek matrikslerin seçilmesi 7

        Sebzeler, meyveler ve tahıllar
        Mal Kategorileri Bu Kategoriye Dâhil Edilen Mallar Tipik Örnek Mallar
        Yüksek su içeriği Yumuşak çekirdekli meyve Elma, armut
        Sert Çekirdekli meyve Kayısı, vişne, şeftali
        Yumrulu sebzeler Yumru soğan
        Meyveli sebzeler / kabaklar
        Domates, biber, salatalık, kavun

        Brassica sebzeleri (lahanagiller) Karnabahar, Brüksel lahanası, lahana, brokoli

        Yapraklı sebzeler ve taze otlar Marul, ıspanak
        Koçanlı ve saplı sebzeler Pırasa, kereviz, kuşkonmaz
        Yem bitkileri Buğday ve arpa yemi, alfalfa(yonca
        Taze baklagiller

        Kabuklu taze bezelye, bezelye, ayşekadın fasülye, bakla, çalı
        Kök ve yumrulu sebzelerin yaprakları Şeker pancarı ve hayvan pancarı başı


        Taze yeşil çay
        Mantarlar
        Şeker kamışı


        Yüksek yağ içeriği Ağaç fındıkları yemişleri Ceviz, fındık, kestane
        Yağlı tohumlar
        Yağlı tohum kolzası, ayçiçeği, pamuk, soya fasulyesi, yer fıstığı
        Yağ
        Zeytin
        Avokado
        Şerbetçiotu,
        Kakao çekirdeği
        Kahve çekirdeği
        Baharatlar
        Yüksek protein veya yüksek nişasta içeriği Kuru baklagiller/Baklagiller Bakla, kuru bakla, kuru fasulye (sarı, beyaz/lacivert, kahverengi, alacalı)
        Tahıllar Buğday, çavdar, arpa ve yulaf; darı (mısır), pirinç
        Kök ve yumrulu sebzelerin kökleri
        Şeker pancarı ve hayvan pancarı kökleri, havuç
        Nişastalı kök mahsuller Patates, tatlı patates
        Ekmek Kepekli, beyaz ekmek, kraker
        Şekerleme ürünleri Kek, bisküvi, kahvaltılık gevrekler
        Makarna Spagetti, vb.
        Yüksek asit içeriği Turunçgiller Limon, mandarin, mandalina,
        portakal
        Etli ve zarlı kabuksuz meyveler Çilek, yaban mersini, ahududu
        Frenk üzümleri
        Siyah Frenk üzümü, kırmızı Frenk üzümü, beyaz Frenk üzümü

        Üzümler
        Kivi
        Ananas
        Ravent
        “Bulunması zor veya özgün mallar”
        * Şerbetçiotu
        Fermente edilmiş kakao, kahve ve Çay
        Baharatlar
        * “Bulunması zor malların” sadece sıkça analiz edildikleri takdirde tam olarak validasyonu yapılmalıdır. Eğer bu mallar ara sıra analiz ediliyorsa validasyon, yalnızca eklenen (spiked) kör özüt kullanılarak elde edilen bildirim düzeylerinin kontrol edilmesine indirgenebilir.

        Hayvansal kökenli ürünler
        Mal Kategorileri Bu Kategoriye Dâhil Edilen Mallar Tipik Örnek Mallar
        Et Kırmızı et

        Beyaz et
        Balık

        Sakatat*)
        Etten elde edilen yağlar Sığır, domuz, kuzu, av hayvanları, at
        Tavuk, ördek, hindi
        Morina balığı, mezgit, somon, alabalık
        Karaciğer, böbrek
        Süt ve süt ürünleri Süt
        Peynir
        Yoğurt
        Krema
        Tereyağı İnek, keçi ve manda sütü
        İnek ve keçi peyniri
        Yumurtalar Yumurtalar Tavuk, ördek, bıldırcın, kaz yumurtaları
        Bal Bal
        (*) Sakatatların (karaciğer, böbrek) gerekliyse ayrı ayrı validasyonu yapılmalıdır.



























        İlave I.
        Sözlük
        AB Avrupa Birliği
        Analit Konsantrasyonu (veya kütlesi) belirlenecek kimyasal türler. Bu rehberin amaçları açısından analit, bir pestisit ya da metabolit, bir pestisitin yıkım ürünü veya türevidir.
        Analitik Metot Vasıtasıyla Analitin Geri Kazanımı Ekstraksiyonun hemen öncesinde (genellikle bir kör numuneye) eklenmesinin ardından nihai belirleme noktasında kalan analit oranı. Genellikle yüzde olarak ifade edilir. Rutin geri kazanım, her bir numune partisinin analiziyle gerçekleştirilen belirleme(ler)e atıfta bulunur.
        Analiz numunesi Zaman zaman “test porsiyonu” ya da “test numunesi” olarak da geçmektedir.
        Laboratuar numunesinden hazırlanan ve “test porsiyonlarının” ya da “analiz porsiyonlarının” alındığı numune (ISO 78/2, 1982). Ayrıca 2002/63/EC sayılı Direktife bakınız.
        Analiz porsiyonu Zaman zaman “test porsiyonu” olarak da geçmektedir. Analiz numunesinden alınan ve üzerinde analizin/testin yapıldığı (genellikle homojenize edilmiş) materyal miktarı (ISO 78/2, 1982). Ayrıca 2002/63/EC sayılı Direktife bakınız.
        API Atmosferik Basınç İyonizasyonu (LC-MS için). Elektrospray iyonizasyon (ESI) ve atmosferik basınç kimyasal iyonizasyonunu (APCI) kapsayan jenerik terim.
        AQC Analitik Kalite Kontrol. Rutin uygulamanın performansını ortaya koymayı amaçlayan ölçüm ve kayıt şartları. Veriler metot validasyonu sırasında üretilen verileri tamamlar. AQC verileri metotların yeni analitler, matriksler ve düzeyleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin validasyonunda kullanılabilir. AQC, iç kalite kontrolü (IQC) ve performans doğrulama terimleriyle eş anlamlıdır. Eşzamanlı AQC verileri, seçilen numuneyi içeren partinin analizi sırasında üretilen verilerdir.
        Belgelendirilmiş Referans Materyal (CRM) Referans materyale bakınız.



        Birim (Numune) Tek bir meyve, sebze, hayvan, tahıl tanesi, konserve kutusu, vs. Örneğin bir elma, biftek, bir buğday tanesi, bir kutu domates çorbası gibi.
        Bloklama Kalibrasyonu Bir tayin partisinin, numunelerin analizinden hemen önce ve sonra tayin sisteminin kalibre edilmesini sağlayacak şekilde organize edilmesi. Kalibrant 1, kalibrant 2, numune 1, …, numune n, kalibrant 1, kalibrant 2 gibi.
        CI Kimyasal İyonizasyon (GC-MS için).
        Çalışma Standardı Stok standardından üretilen, örneğin geri kazanım tayini için ekleme yapılması ya da kalibrasyon standartlarının hazırlanması amacıyla kullanılan dilüsyonları ifade etmek üzere kullanılan genel terim.
        Doğrulama (Konfirmasyon) Belirli bir numune için elde edilen sonucun geçerli olduğunu göstermek üzere yeterli sayıda kanıt üretme süreci. Analitlerin miktar tayininin yapılabilmesi için doğru biçimde tanımlanması gerekir. Kalıntıların kimliği ve miktarı doğrulanmalıdır. Kalıntılıların tamamen yokluğunun doğrulanması imkansızdır. LCL düzeyinde bir “raporlama limiti”nin kabul edilmesi, çok düşük kalıntıların varlığının ya da yokluğunun doğrulanmasının yüksek maliyetinden kaçınılmasını sağlar.Pozitif bir sonucun doğrulanmasının doğası ve içeriği elde edilen sonucun önemine ve benzer kalıntıların hangi sıklıkla bulunduğuna bağlıdır.
        Kolorimetri, ELISA, TLC veya ECD’ye dayanan assaylerin özgüllükten yoksun olmaları nedeniyle doğrulanmaları gerekebilir. Kütle spektrometre teknikleri çoğunlukla en pratik ve en az belirsiz doğrulama yaklaşımlarıdır.
        Doğrulama için kullanılan AQC prosedürlerinde dikkatli olunmalıdır.
        Doğruluk Test sonucuyla gerçek ya da kabul edilen referans değeri arasındaki uygunluğun yakınlığı. Doğruluk bir dizi test sonucuna uygulandığında, (kesinlik olarak tahmin edilmiş) rasgele hata ve ortak bir sistematik hatanın (gerçeklik veya yanlılık) bir kombinasyonunu kapsar (ISO 5725-1).
        Düzey Bu belgede konsantrasyon (örneğin mg/kg, μg/ml) veya miktar (örneğin ng, pg) için kullanılmıştır.
        ECD Elektron yakalama detektörü
        EI Elektron iyonizasyonu
        ELISA Enzim bağlantılı immüno-sorbent analizi

        FPD Alev fotometri detektörü (kükürt ya da fosforun belirlenmesine özgü olabilir)
        GC Gaz kromotografi (gaz-sıvı kromotografi)
        GC enjektörleri ve kolonlarının Deaktivasyonu








        Deaktivasyon etkileri uzun süre devam eden matriks etkilerine bezer ve genellikle gaz kromatografide gözlenir. Tipik olarak temizlenmemiş bir miktar numune ekstraktı yeni bir kolondan ya da liner sabitlendikten sonra veya bir tespit partisinin başında enjekte edilebilir. Amaç GC sistemini “deaktive” etmek ve analitin detektöre geçişini azamileştirmektir. Bazı durumlarda aynı amaçla büyük miktarda analit enjekte edilebilir. Bu gibi durumlarda solvent veya kör ekstraktı enjeksiyonlarının numuneler analiz edilmeden önce gerçekleştirilmesi, analitin aktarılmasını sağlamak açısından son derece önemlidir. Deaktivasyon etkileri nadiren kalıcıdır ve matriks etkilerini ortadan kaldırmayabilirler.
        Gerçeklik Genellikle gerçeklik ölçüsü sistematik hata olarak ifade edilir. Bir seri test sonucundan elde edilen ortalama değerle (yani ortalama geri kazanımla) kabul edilen referans veya gerçek değer arasındaki uygunluğun yakınlık düzeyidir (ISO 5725-1).
        Girişim Analit haricindeki bir bileşik (veya bileşikler) tarafından üretilen, analit için ölçülen tepkiye katkıda bulunan ya da analit tepkisinin kesinliğini veya doğruluğunu azaltacak şekilde onunla entegre olan pozitif veya negatif tepki. Girişim, kabaca “kimyasal gürültü” (elektronik gürültü, “alev gürültüsü” ve benzerinden ayrı) olarak da anılmaktadır. Matriks etkileri girişimin hemen göze çarpmayan bir biçimidir. Girişimin bazı biçimleri detektörün daha seçici olmasıyla en aza indirilebilir. Girişim ortadan kaldırılamaz veya telafi edilemezse, doğruluk (yanlılık) veya kesinlik üzerinde herhangi bir etkisi bulunmuyorsa kabul edilebilir.
        İç Kalite Kontrolü (IQC) AQC’ya bakınız
        İç Standart Analizin belirli bir aşamasında analit kimliğinin ve/veya miktarının belirlenmesini kolaylaştırmak üzere bilinen bir miktarda eklenen kimyasal. Analit konsantrasyonu, analitin verdiği tepkinin iç standardın verdiği tepkiye göre ölçülmesiyle belirlenir. İç standart analitinkine benzer fiziko-kimyasal niteliklere sahip olmalıdır. Mevcut olduğu takdirde, izotopik olarak nitelendirilen analitler ideal iç standartlardır. Diğer bütün iç standartlar için göreli tepkiler her bir analiz partisi için kalibre edilmelidir. Standart eklenmesi, ideal iç standardizasyonun özel bir biçimi olarak kabul edilebilir.
        İhlal Eden Kalıntı MRL’yi aşan veya başka bir nedenle kanunlara uygun olmayan kalıntı.
        Kalibrasyon Numune ekstraktında bulunan hedef analitten alınan gözlenen sinyalle (tayin sisteminin ürettiği yanıt) standart çözelti olarak hazırlanan analitlerin bilinen miktarları arasındaki ilişkinin belirlenmesi. Bu belgede kalibrasyon, ağırlık ve hacim ölçümü cihazlarının kalibrasyonuna, kütle spektrometrelerin kütle kalibrasyonuna, vb. atıfta bulunmamaktadır.
        Kalibrasyon standardı Tayin sisteminin kalibrasyonunda kullanılan analitin (ve eğer kullanıldıysa iç standardın) çözeltisi (veya dilüe edilmiş başka bir biçimi).Çalışma standardından hazırlanabilir ve matriks uyumlu olabilir.
        Katı Faz Dilüsyonu Bir pestisitin hassas bir şekilde bölümlenmiş nişasta tozu gibi bir katı içerisinde yayılarak dilüsyonu. Genellikle kompleks ditiyokarbamat gibi çözülmeyen analitler için kullanılır.
        Kontaminasyon Numune alma veya analizin herhangi bir aşamasında analitin numuneye, ekstrakta, iç standart çözeltisine, vb. herhangi bir yolla yanlışlıkla karışması.
        Kör (i) Aranan analit(ler)i belirlenebilir düzeyde içermediği bilinen malzeme (numune, porsiyon ya da numune ekstraktı). Matriks körü olarak da bilinmektedir.
        (ii) Hiçbir numune yoksa yalnızca solvent ve reaktifler kullanılarak yapılan tam bir analiz (analizi gerçekçi kılmak üzere numune yerine su kullanılabilir). Reaktif körü veya prosedürel kör olarak da bilinmektedir.
        Laboratuar Numunesi Laboratuvara yollanan ve laboratuvar tarafından alınan numune
        Laboratuvar içi Yeniden Üretilebilirlik Yeniden üretilebilirliğe bakınız
        LC Sıvı kromatografi (aslında yüksek performans sıvı kromatografi, HPLC)
        LCL Kalibre edilmiş en alt düzey. Analiz partisinin tamamında tayin sisteminin başarılı bir biçimde kalibre edildiği en düşük analit konsantrasyonu (veya kütlesi). Ayrıca bakınız “raporlama limiti”.
        LC-MS Kü Kütle spektromektrik tespit sistemiyle birleştirilmiş sıvı kro kromatografik ayırma.
        LOD Tayin sınırı (LOQ’ye bakınız)
        LOQ Miktar tayin sınırı (Tayin sınırı, LOD, olarak da bilinir). Kabul edilebilir bir doğruluk ve kesinlikle miktar belirlenebilen asgari analit konsantrasyonu veya kütlesidir. Analiz metodunun tamamına uygulanmalıdır. Çeşitli biçimlerde tanımlanmaktadır, ama tespit sınırından daha büyük bir değer olmak zorundadır. Çoğu metot ve tayin sisteminde LOQ’nun sabit bir değeri bulunmaz. LOQ’nun “tespit sınırı” ile karıştırılması olasılığı daha az olduğundan LOD’ye tercih edilir. Ancak mevzuatta miktar tayin sınırında konulan MRL’ler, “LOQ MRL’leri” değil, “LOD MRL’leri”olarak atıfta bulunulmaktadır.
        QC
        Matriks Etkisi Numunenin bir ya da daha fazla tayin edilmemiş komponentinin analit konsantrasyonu veya kütlesinin ölçümü üzerindeki etkisi. Bazı tayin sistemlerinin (örneğin GC, LC-MS, ELISA) belirli analitlere tepkisi numuneden (matriksten) gelen ko-ekstraktif varlığınca etkilenebilir. Headspace analizlerinde ve SPME’de parçalara ayırma sıklıkla numunelerde bulunan komponentler tarafından etkilenir. Bu matriks etkileri çeşitli fiziksel ve kimyasal süreçlerden kaynaklanır ve ortadan kaldırılmaları güç veya imkansız olabilir. Bu etkiler, analitin basit solvent çözeltilerinin ürettiklerine kıyasla artmış veya azalmış detektör tepkileri olarak gözlenebilir. Bu tür etkilerin varlığı veya yokluğu, basit solvent çözeltilerindeki analitin ürettiği tepkiyle numune veya numune ekstraktı mevcutken aynı miktarda analitin ürettiği tepki karşılaştırılarak ortaya konulabilir. Her ne kadar bazı teknik ve sistemlerin (HPLC-UV, izotop dilüsyonu gibi) içsel olarak etkilenme olasılığı daha az olsa da, matriks etkileri değişken ve oluşumu öngörülemez olma eğilimi gösterir. Potansiyel olarak etkilere eğilim gösteren teknik veya ekipmanların kullanılması gerektiğinde matriks uyumlu kalibrasyonla daha güvenilir bir kalibrasyon elde edilebilir. Matriks uyumlu kalibrasyon matriks etkilerini telafi edebilir, ama bu etkilerin altında yatan nedeni ortadan kaldırmaz. Etkilerin altında yatan neden ortadan kaldırılamadığından etkinin yoğunluğu bir matriks veya numuneden diğerine ve ayrıca matriksin “konsantrasyonuna” göre farklılık gösterebilir. Matriks etkileri numuneye bağlı olduğunda, izotop dilüsyonu kullanılabilir veya standart eklenebilir.
        Matriks Körü Bakınız kör
        Matriks Uyumlu Kalibrasyon Matriks etkilerini ve eğer mevcutsa kabul edilebilir girişimi telafi etmesi amaçlanan kalibrasyon. Matriks körü (bakınız kör) numune analizi gibi hazırlanmalıdır. Uygulamada pestisit, analiz edilen matrikse benzer bir matriksin kör ekstraktına (veya headspace analizi için kör numunesine) eklenir. Kullanılan kör matriksin etkileri telafi ettiği gösterilmişse, bu matriks numunelerinkinden farklı olabilir. Fakat MRL’ye yaklaşan veya aşan kalıntıların tayin edilmesi için aynı matriks (veya standart ekleme) kullanılmalıdır.
        Metot Numunenin alınmasından sonuçların hesaplanmasına değin yapılan bir seri analiz prosedürü.
        Metot Geliştirme Sağlamlık da dâhil, bir metodun niteliklerinin tasarlanması ve ön değerlendirmesinin yapılması süreci.
        Metot Validasyonu Kapsamı, özgüllüğü, doğruluğu (sistematik hata), duyarlılığı, tekrar edilebilirliği ve tekrar üretilebilirliği açısından bir metodun beklenen performansının belirlenmesi süreci.
        Tekrar üretilebilirlik dışındaki bütün nitelikler hakkında bazı bilgiler numunelerin analizinden önce elde edilmelidir; tekrar üretilebilirlik ve kapsamın boyutları hakkında veriler ise, numunelerin analizi sırasında AQC’dan elde edilebilir. Mümkünse doğruluk (sistematik hata) değerlendirmesi belgelendirilmiş referans materyallerinin analizini, yeterlilik testlerine katılmayı veya başka laboratuarlar arası karşılaştırmaları içermelidir.
        MRL Maksimum kalıntı düzeyi. Pestisitler/ürün kombinasyonları için MRL’leri listeleyen Direktiflerde yıldız işareti MRL*’nin LOQ’ya eşit veya yakın bir düzeyde belirlendiğini belirtmektedir.
        MS Kütle spektrometri
        MS/MS Tandem kütle spektrometri; burada MSn’yi de içerecek şekilde alınmıştır. Seçilmiş bir kütle yük oranına (m/z) sahip iyonların birincil iyonizasyon sürecinden izole edilip, genellikle çarpışma yoluyla parçalandığı ve ürün iyonların ayrıştırıldığı (MS/MS veya MS2) bir MS prosedürü. İyon tuzağı kütle spektrometrelerinde prosedür bir seri ürün iyon (MSn) üzerinde tekrar tekrar gerçekleştirilebilirse de bu düşük düzey kalıntılarla genellikle pratik bir yol değildir.
        NPD Nitrojen-fosfor detektörü
        Numune Numune pek çok anlama gelen genel bir terimdir, ancak bu rehberde laboratuar numunesi, test numunesi, test porsiyonu veya ekstraktın bir parçasını ifade etmektedir.
        Numune Hazırlama Laboratuar numunesini test numunesine çevirme işlemi için gerekli olabilecek iki aşamadan ilki. Gerek varsa analiz edilmeyecek kısımların ortadan kaldırılması.
        Numune İşleme Laboratuar numunesini test numunesine çevirme işlemi için gerekli olabilecek iki aşamadan ikincisi. Gerek varsa homojenizasyon, parçalama, karıştırma, vb. süreçler.
        Ölçüm Belirsizliği Bildirilen sonuç civarında, gerçek değerin belirli bir olasılık (güven düzeyi, genellikle %95) dâhilinde bulunmasının beklendiği bir aralık. Belirsizlik verileri gerçeklik (sistematik hata) ve tekrar üretilebilirliği kapsamalıdır.
        Özgüllük (Gerekiyorsa ekstraksiyon, temizleme, türevlendirme veya ayrıştırmanın seçiciliği ile desteklenmiş olan) detektörün etkin bir biçimde analiti belirleyen sinyal üretme becerisi. EI ile birlikte yapılan GC-MS yüksek özgüllüğe sahip seçici olmayan bir tayin sistemidir. Yüksek çözünürlüklü kütle MS ve MSn’nin her ikisi de yüksek düzeyde seçici ve özgül olabilir.
        Parçalama Katı bir numuneyi küçük parçalara ayırma süreci.
        Parti (analiz) Parti, ekstraksiyon, temizleme veya benzer süreçler için analizi gerçekleştiren kişinin (veya ekibin) genellikle bir gün içersinde ele aldığı ve en az bir geri kazanım tayinini içeren numune dizisidir. Tayin sistemi açısından parti, önemli bir zaman aralığı olmadan gerçekleştirilen ve ilgili bütün kalibrasyon tayinlerini içeren numune dizisidir (“analiz dizisi”, “kromatografi dizisi”, vb. olarak da geçmektedir). 96 kuyucuklu plaka gibi formatlarda, plaka veya grup bir parti oluşturabilir. Bir tayin partisi birden fazla ekstraksiyon partisini içerebilir. Bu belge “parti” teriminin, imalat ya da tarımsal üretim partileriyle ilgili olan IUPAC ya da Kodeks’teki anlamına atıfta bulunmamaktadır.
        Performans Doğrulama Bakınız analitik kalite kontrol (AQC)
        Prosedürel Kör Bakınız kör
        Prosedürel Standart Analitik metodun bir parçası olarak bir öncüden elde edilen analit türevi, bozunma ürünü, vb. için kalibrasyon standardı. Prosedürel standartlar çoğunlukla türev, bozunma ürünü, vb. “saf” bir standart olarak mevcut olmadığında kullanılır. Terim, kütle spektrometrede fragmanlar gibi detektörde oluşan geçici (transituar) türler için kullanılmaz. Ancak HPLC’de tayinden önce ortaya çıkan kolon sonrası tepkimelerin ürünleri için kullanılabilir.
        Raporlama Limiti veya Raporlama Düzeyi Kalıntıların mutlak rakamlar olarak rapor edilecekleri en alt düzey. Uygulamadaki LOQ’yi yansıtabilir veya maliyetleri sınırlandırmak üzere bu düzeyin üzerinde olabilir. İlgili LCL’den daha düşük olmamak zorundadır. Numunelerin araştırmalar için 12 aylık dönemler içerisinde analiz edildiği AB’nin izleme amaçları açısından aynı raporlama limitine yıl boyunca ulaşılabiliyor olmalıdır.
        Reaktif Kör Bakınız kör
        Referans Materyal Kavramsal olarak homojen varsayılan analit içeriğine göre nitelenen materyal. Belgelendirilmiş referans materyaller (CRM’ler) bir dizi laboratuarda analit konsantrasyonu ve analit dağılımının homojenliğine göre normal olarak nitelenir. Laboratuar içinde üretilen referans materyallerin özelliği laboratuarca belirlenir ve ölçüm doğruluğu (sistematik hata) bilinmeyebilir.
        Referans Spektrum Analitten türetilmiş ve analite özgü olabilen emilim (UV, IR gibi), flurosans, onizasyon ürünleri (MS), vb. spektrumu. Referans kütle spektrumu tercihen “saf” standarttan (veya “saf” standardın bir çözeltisinden), numunelerin analizinde kullanılan cihazlardan benzer iyonizasyon koşulları kullanılarak elde edilmelidir.
        RSD Rölatif Standard Sapma (varyasyon katsayısı)
        S/N Sinyal-gürültü oranı
        Saf Standart Katı/sıvı analitin (veya iç standardın) saflığı bilinen, görece saf bir numunesi. Bazı teknik pestisitler hariç, genellikle >%90 saflık.
        SD Standart sapma
        Seçicilik Ekstraksiyon, temizleme, türevlendirme, ayırma sistemi ve (özellikle) detektörün analitle diğer bileşikleri birbirinden ayırma yeteneği. GC-ECD, herhangi bir özgüllük sunmayan seçici bir tayin sistemidir.
        SFE Süper kritik akışkan ekstraksiyonu
        SIM Seçilmiş iyon izleme (MS)
        Sistematik Hata “Doğruluk” olarak da geçmektedir. Ölçülen ortalama değerle gerçek değer arasındaki fark, yani toplam sistematik hata.
        SPME Katı faz mikro ekstraksiyon
        Standart
        “Saf” standart, stok standardı, çalışma standardı veya kalibrasyon standardı anlamlarına gelebilecek genel terim.
        Standart Ekleme/ Katma(Spike) Geri kazanım tayini veya standart ekleme amacıyla bir analitin eklenmesi veya katılması.
        Stok Standardı Çalışma standartları veya kalibrasyon standartlarının hazırlanması için parça parça kullanılan, “saf” standart veya çalışma standardının en yoğun çözeltisi (veya katı dilüsyonu, vb.)
        Tayin/Tespit Sistemi Analit konsantrasyonu veya kütlesinin tespit ve tayin edilmesi için kullanılan herhangi bir sistem. GC-FPD, LC MS/MS, kolon sonrası türevlendirmeli LC, ELISA, biyoassayli TLC gibi.
        Tekrar Edilebilirlik Tek bir laboratuarda kısa bir süre içerisinde aynı numune(ler) üzerinde aynı metot kullanılarak, kullanılan materyal ve ekipmanlarda ve/veya analizi yapan kişilerde herhangi bir değişiklik olmaksızın elde edilen, (genellikle geri kazanımla veya referans materyallerin analiziyle elde edilmiş) bir analitin ölçüm kesinliği (standart sapması).
        Yukarıdaki koşullar altında elde edilen iki tekil test sonucunun özdeş materyal üzerinde tekrar edilmesiyle elde edilen sonuçlar arasındaki mutlak farkın belirlenmiş bir olasılık (örneğin %95) dâhilinde bulunmasının beklenmesi olarak da tanımlanabilir.
        Temsil Edilen Analit Kavramsal olarak aranan, ancak eşzamanlı kalite kontrol verisinin üretilmediği analitler. Temsili analitlerden elde edilen kalite kontrol verilerinin, bu analitler için analitik performansın kabul edilebilir olup olmadığını gösterdiği varsayılır. Göreli dedektör yanıtı, kalibrasyonun anlamlı olmasını sağlayacak düzeyde tutarlı olmalıdır. Doğruluğun (geri kazanımın sistematik hatası) en kötü temsili analit(ler)inkinden daha kötü olmadığı varsayılır.
        Temsil Edilen Matriks Temsili matriks için üretilen analitik kalite kontrol verilerinin (veya matriks uyumlu kalibrasyonun) kendisi için de doğru kabul edilebileceği, temsili matrikse yeterince benzer numune materyali veya mal ürün ekstraktı. Potansiyel olarak kabul edilemez kalıntıların varlığı belirlendiğinde, metot performans verileri temsil edilen matriksten üretilmelidir.
        Temsili Analit Analizde itibari olarak aranan diğer analitlere kıyasla muhtemel analitik performansın değerlendirilmesinde kullanılan analit. Temsili bir analit için kabul edilebilir olan verilerin, temsil edilen analit için tatmin edici performansı ortaya koyduğu varsayılır. Temsili analitler, en kötü performansın beklendiği analitleri de içermek zorundadır.
        Temsili Matriks Genel anlamda benzer ürünlerin analizinde metot performansının veya matriks uyumlu kalibrasyonun göstergelerinden birisi olarak kullanılan numune materyali veya bir ürün ekstraktı. Benzerlik genellikle su, asit, şeker, lipid ve ikincil bitkisel metabolit içeriği, vb. fiziksel niteliklere ya da matriks etkilerine göre belirlenir.
        Tespit Sınırı Kabul edilebilir bir kesinlikle miktar belirlenemese de, kabul edilebilir bir katiyetle belirlenen asgari analit konsantrasyonu veya kütlesi. Çeşitli tanımlar kullanılmaktadır, ama çoğunlukla kolaylık olması açısından tespit sisteminin gürültü düzeyinden 3 kat büyük bir tepki veren analit miktarı olarak kabul edilmektedir. Kör değerlerin standart sapmasına dayanan tanımların kromatografik analizde uygulanması zor olabilir. Pek çok metot ve tayin sisteminde tespit sınırının sabit bir değeri bulunmaz. Terim genellikle tespit sisteminin tepkisiyle sınırlıdır, ama ilkesel olarak analiz metodunun tamamına uygulanmalıdır.
        Test Numunesi “Analitik numune” olarak da geçmektedir. Kemikler, yapıştırıcı kum gibi analiz edilmeyecek parçaların uzaklaştırılmasından sonra elde edilen laboratuar numunesi. Test porsiyonları alınmadan önce parçalanması ve karıştırılması söz konusu olabilir veya olmayabilir. 2002/63/EC sayılı Direktife bakınız.
        Test Porsiyonu “Analitik porsiyon” olarak da geçmektedir. Test numunesinin, yani analiz edilecek porsiyonun temsili bir alt numunesi.
        TLC İnce tabaka kromatografisi
        Validasyon Metot validasyonuna bakınız.
        Yanıt Analitle karşılaşan detektörün mutlak veya göreli sinyal çıktısı
        Yanlış negatif Hatalı bir biçimde analit konsantrasyonunun belirlenmiş bir değeri aşmadığını gösteren sonuç
        Yanlış pozitif Hatalı bir biçimde analit konsantrasyonunun belirlenmiş bir değeri aştığını gösteren sonuç
        Yeniden Üretilebilirlik Bir dizi laboratuarda aynı metot kullanılarak, analizi yapan kişilerin farklı olduğu veya materyal ve ekipmanlar da farklılıkların ortaya çıktığı bir süre boyunca elde edilen bir analitin ölçüm kesinliği (standart sapması).
        Laboratuar içi tekrar üretilebilirlik, tek bir laboratuarda bu koşullar altında sağlanan yeniden üretilebilirliktir. Yukarıdaki koşullar altında elde edilen iki tekil test sonucunun özdeş materyal üzerinde tekrar edilmesiyle elde edilen sonuçlar arasındaki mutlak farkın belirlenmiş t bir olasılık (örneğin %95) dâhilinde bulunmasının beklenmesi olarak da tanımlanabilir.



        Gerekir/Zorundadır Bu belgede ZORUNDADIR veya GEREKİR ifadeleri mutlak bir şartı ifade etmektedir (eylemin yapılması mecburidir).
        YAPILMAMASI ZORUNLUDUR/GEREKLİDİR ise mutlak hayır anlamına gelmektedir.
        -meli/-malı Bu belgede bu ekler, ancak belirli koşullar altında (geçerli nedenlere bağlı olarak) göz ardı edilebilecek tavsiyeleri ifade etmektedir ve tavsiyenin göz ardı edilmesinin tüm sonuçları kavranmak ve başka bir eylem biçimi seçilmeden önce dikkatlice değerlendirilmek zorundadır.

        -memeli/-mamalı YAPILMAMALI/EDİLMEMELİ gibi ifadeler, bazı koşullar altında eylem kabul edilebilir olsa da, eylemin tavsiye edilmediği anlamına gelmektedir; tavsiyenin göz ardı edilmesinin bütün sonuçları kavranmak ve dikkatlice değerlendirilmek zorundadır.
        -abilir/-ebilir Bu belgede bu ekler bir seçenek olarak görülebilir, bir seçenek olma ihtimali vardır anlamına gelmektedir (eylem isteğe bağlıdır).

        Comment

        Working...
        X