BAŞRILI BUZAĞI YETİŞTİRME METODLARINA İLİŞKİN TAVSİYELER
BUZAĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE NELERE GEREKSİNİM VARDIR?
İster buzağıları belli bir süre bakıp satan çiftçiler, isterse süt veya besi ırkı buzağıları üretim için besleyen çiftçiler olalım, hepimiz doğumdan sonra buzağı yetiştiriciliğinin ne kadar masraflı, riskli ve işçilik gerektiren bir iş olduğunu biliyoruz. Hepimiz, buzağıları pelet yem yemeye veya otlamaya başlayıncaya kadar sütle beslememiz gerektiğini biliriz ancak çok az sayıda yetiştirici bu dönemde buzağıların iç organlarında ne gibi gelişmeler hedeflenmesi gerektiğini düşünür. Gerçekten neler olup bittiğini bilirsek, sadece oluşacak değişiklikleri bilmenin yanı sıra, daha iyi gelişmiş buzağılar elde etmemize yol açacak, aynı zamanda da yetiştirme maliyetlerini azaltacak olan manajman uygulamalarına daha gerçekçi olarak yönelebiliriz.
Yeni doğmuş buzağılarda rumen çok küçüktür. Buzağının içtiği süt ilk üç mideyi “bypass” olarak geçtikten sonra dördüncü mideye yani abomasuma gelir. Burada buzağı bazı maddeler salgılayarak sütün pıhtı veya katılaşmış hale gelmesini sağlar. Bu haldeki süt daha sonra yavaşça bağırsaklara geçiş yaparak sindirilir ve absorbe edilir.
İlk üç mide (rumen, reticulum, omasum) gelişinceye kadar, buzağının sindirebileceği tek besin kaynağı süttür. İlk üç midenin görevi maliyeti daha düşük olan konsantre yemleri ve otları ayırarak parçalamak ve içindeki besin maddelerini, bağırsaklarda sütün absorbe edildiği şekilde kolayca absorbe edilecek forma getirmektir.
Yetiştirilen buzağılarda bir kg canlı ağırlık artışı sağlayabilmek için kullanılan buzağı maması veya toplam sütün maliyeti 4 $ civarındadır. Bu maliyet göz önünde bulundurulduğunda ne kadar uzun süre süt kullanırsak maliyetinde o denli pahalıya mal olacağı kolayca anlaşılabilir. Bilinmesi gereken diğer bir nokta sütle beslemeyi sürdürmenin rumen süt dışındaki besin maddelerini sindirebilecek kadar geliştiği zaman gereksiz olduğudur. Bu durumda rumenin yavaş gelişmesi maliyeti arttırdığı gibi, hızlı gelişmesinin maliyeti azaltma avantajının yanı sıra buzağının kuru yemleri sindirebilecek duruma gelerek daha güçlü yetişmesini sağlayacaktır. Yani buzağı yetiştiriciliğinde temel nokta rujmen gelişmesinin sağlanmasıdır.
GELENEKSEL YETİŞTİRİCİLİK:
Geleneksel besleme metotlarının, buzağı yetiştiriciliğine katkısı yoktur. Geleneksel metotlara göre sanki alışkanlıkların taklidi gibi buzağılar otlardan altlık yapılmış padoklarda yetiştirilir ve günde iki defa sütle beslenir. Süt pahalı olduğu içinde hayvan yeterince beslenemez ve buzağılar aç kalır. Sütün eksikliğini telafi etmek ve açlık hissini tatmin etmek için buzağılar ne olursa onu yiyecektir. Bu buzağının önüne aynı anda yeşil ot, kuru ot ve pelet yem kullanılacak olursa, buzağı daima pelet yem yerine yeşil ve kuru otları tercih eder.
Buzağının rumeni yüksek selülozu maddeleri sindirecek kadar gelişmediği için hayvan vücudunun ihtiyacı olan ekstra besin maddelerini alamaz. Normalin üzerinde tükettiği bu otlar, rumenin normal kapasitesinin çok üzerinde büyümesine de yol açar. Sonuçta şişman boysuz buzağılar yetişir. Bu tür genç buzağıların rumeninde 30–40 kg’lık tam sindirilememiş ve dışarı atılması çok zor olan bol selülozlu maddelerin yarattığı olumsuzlukları düşünün. Buzağıların rumeninde büyük fiziksel hasarlara yol açar ve buzağının bu hasarı kapatması için 6-8 ay geçmesi gerekir, buda 6-8 aylık gelişme geriliği demektir.
Benzer problemleri doğum mevsiminde buzağıları yanlış besleyerek satan çiftlik işletmelerinde de görmek mümkündür. Bu işletmelerde çiftçiler buzağıların yüksek miktarda kolostrum verir ve 8–12 hafta boyunca serbest sütle besleme yolu izlenir. Gelişme oranı hızlıdır ancak mide sütle şişirildiği için, rumenin gelişmesi yavaştır. Çünkü hayvan acıktığı zaman konsantre yem yemeden sadece içebildiği kadar sütle beslenmektedir. Memeden kesme zamanı geldiğinde bu 80–120 kg’a ulaşmış buzağıların yaşam payını karşılayabilmek için yüksek protein ve enerji gereksinimleri vardır, ancak rumen gelişmeleri uygun durumda değildir. Bu durumda memeden kesilen hayvanların göstereceği yaygın reaksiyon uzun bir süre kendini gösterecek olan gelişme geriliği veya daha kötüsü memeden kesme stresiyle karşılaşma (pnemoni) ve büyük oranda ağırlık kaybını görülmesi şeklindedir.
Kolostrum, çok değerli bir besin kaynağıdır ve bütün buzağılara verilmesi gerekir. Göz önünde tutulması gereken nokta buzağının memeden kesilmeden önce rumen gelişme periyodunun ayarlanmasıdır. Memeden kesilme döneminde hayvanın vücut ağırlığı ne kadar fazlaysa tüketeceği konsantre yemin ihtiyaca göre çok iyi hesaplanması gerekir.
RUMEN GELİŞMESİ:
Buzağı yetiştiriciliğinde rumen gelişmesinin sağlanması anahtar rol oynadığından yola çıkarak, rumen gelişmesini sağlanması için de iki kritik Faktör bulunduğunu söyleye biliriz.Birinci buzağının mümkün olduğunca erken şekilde rumeni kullanmaya ve geliştirmeye başlamasının sağlanması, ikincisi de buzağının rumen de sindirebileceği besin maddelerinin kolayca hazmı olabilir nitelik taşımasıdır.
KURU YİYECEKLERİN ERKEN TÜKETİLMESİ:
Buzağıları sütle beslediğimiz zaman, içtiği sütleri sindirirken yattığını ve uykuya daldığını gözlemişizdir. Süt verme sıklığına ve miktarına bağlı olarak buzağı tokluk hissine sahip olacak ve bu nedenle herhangi bir kuru yem yeme ihtiyacı duymayacaktır.
Kuru yiyeceklerin mümkün olduğunca erken tüketilmesini sağlamak için en uygun yol buzağıya günde ir defa süt verilmesidir. Biz buzağı yetiştiriciliğine 1970 yılında başladık ve son 8 yıl içinde 8.000’in üzerinde buzağı besledik. Buzağılara başlangıçta bizde ilk bir hafta boyunca günde iki defa süt verip sonra günde bir defaya düşürüyorduk. Sonraki tecrübelerimiz sonucunda 1. günden itibaren günde 1 defa süt verilmesini doğru olduğunu gördük. Sonuçta daha az ishal vakaları ve daha salıklı buzağılar yetiştirmeye başladı. Sütün kuru madde oranı yükselterek hazırlayacağımız düşük hacimli bir yemle buzağının günlük ihtiyacını olan bütün besin maddelerini karşılamak mümkün olmaktadır.
Normal büyüklükte bir buzağı için 2 litre süt içine 200 gr. buzağı maması ile başlanarak iki hafta sonra içeriği kuvvetlendirilerek yine iki litre su içine 500 gr. Buzağı maması günde bir defa verilmek suretiyle beslemeye başlanmalıdır. Süt kullanması uygun olan işletmeler besleme işine günde bir defa 2 litre sütle başlayıp, yine 2 litre süt veya kolostrum içinde sulandırılacak buzağı maması yavaş yavaş artırmak suretiyle 300 grama ulaşacak şekilde ayarlanabilir. Bu mükemmel bir tek öğün beslenme yöntemidir.
Burada dikkat edilecek noktalar, buzağı maması kıvamının çok hızlı arttırılmasıdır. Aşırı besleme, yetersiz beslemeden daha sakıncalı durumlar doğurur. Ayrıca daha küçük buzağılar varsa daha az diyet hesaplanmalıdır.
Bu tür buzağılar için 1,5 litre süt içine buzağı maması miktarını da %20 azaltmak suretiyle diyet oluşturulur.
Başlangıçta, günde bir defa besleme metodu ile hayvana verilen ve 5 litre toplam süte tekabül eden yöntemle 3-4 haftaya ulaşmış buzağılarda canlılık ve kondisyon açısından,geleneksel yolarla beslenmiş buzağılar karşılaştırıldığında bir eksiklik göre bilirsiniz.Ancak 10-12 haftalık yaşa ulaştıklarında diğer buzağıları kolayca geride bırakacak bir kondisyona ve rumen gelişimine sahip olarak bu noktadan sonra muazzam bir potansiyel gelişme kapasitesini muhafaza edecektir.
KURU YEM KALİTESİ:
Daha önce bahsedildiği gibi, buzağının kuru yeme bir an önce alışmasını sağlamaya çalışmak için uygun olmayan yemler tükettirmek doğru değildir.
Bütün taze ve kuru ot çeşitleri dahil olmak üzere rumen gelişmesini tamamlamamış hiçbir buzağı 8-10 haftalık yaşta bu tür yiyecekleri sindirme yeteneğinde değildir. Ancak teklif edildiğinde her zaman kendi yemek ister.
Buzağılara verilmesi gereken şey, erken sütten kesme amacında kullanılmak üzere özel olarak hazırlanmış düşük selülozlu ve %20 protein içerikli palet yemlerdir (standart % 16-18 protein peletleri bu amaçta bir işe yaramaz ve kullanılması uygun değildir). Buzağıların bu pelet yemleri yemelerini sağlamak için mutlaka otlamalarına ve kuru ot yemelerine engel olunmalıdır. Arpa, buğday, yulaf ve saman serbest olarak önünde bulundurula bilir, ayrıca her zaman temiz su bulundurulmalıdır. Pelet yemler taze olarak muhafaza edilmeli ve her zaman bulunabilmelidir.
Genç buzağıların yemliklerine en fazla bir gün içinde tükete bilecekleri kadar pelet yem konulmalıdır. Eskimiş pelet yemler genç buzağıların önünden her gün mutlaka toplanmalı ve bu yemler sütten daha önceleri kesilmiş daha gelişmemiş buzağılara verilmelidir. Her zaman yemlikte buzağının bir defada tükete bileceği maksimum seviyede yem bulunmalıdır. Özellikle buzağılara düşük miktarda süt verildiği durumlarda açlık hissi yoğunluk kazanacağı için buzağıların fazla miktarda pelet tüketimi söz konusu olabilir.
SU:
Su her zaman en temiz şekilde ve dolu olarak buzağının önünde bulunmalıdır. Buzağı pelet yem veya saman yedikten sonra mutlaka su içmek ister.Su temiz değilse veya tadı bozuksa hayvan temiz su içene kadar kuru yem de yemez. Buzağı kuru yem yemezse rumen gelişme programının aksaması söz konusu olur ve bir zaman kaybı ortaya çıkar. Hayvan kuru yem yiyemediği zaman sadece pahalıya mal olan süt besin maddeleriyle ağırlık artışı gösterir.
Tecrübelerimize dayanarak en uygun suluk şeklinin 6-8 başlık 2 buzağı bölmesine bile tek suluğun hitap edebildiğini de göz önünde bulundurarak,ayrıca temizlenmesi çok kolay olan otomatik self kontrollü sulukların en uygun olduğunu söyleyebiliriz.
BUZAĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE NELERE GEREKSİNİM VARDIR?
İster buzağıları belli bir süre bakıp satan çiftçiler, isterse süt veya besi ırkı buzağıları üretim için besleyen çiftçiler olalım, hepimiz doğumdan sonra buzağı yetiştiriciliğinin ne kadar masraflı, riskli ve işçilik gerektiren bir iş olduğunu biliyoruz. Hepimiz, buzağıları pelet yem yemeye veya otlamaya başlayıncaya kadar sütle beslememiz gerektiğini biliriz ancak çok az sayıda yetiştirici bu dönemde buzağıların iç organlarında ne gibi gelişmeler hedeflenmesi gerektiğini düşünür. Gerçekten neler olup bittiğini bilirsek, sadece oluşacak değişiklikleri bilmenin yanı sıra, daha iyi gelişmiş buzağılar elde etmemize yol açacak, aynı zamanda da yetiştirme maliyetlerini azaltacak olan manajman uygulamalarına daha gerçekçi olarak yönelebiliriz.
Yeni doğmuş buzağılarda rumen çok küçüktür. Buzağının içtiği süt ilk üç mideyi “bypass” olarak geçtikten sonra dördüncü mideye yani abomasuma gelir. Burada buzağı bazı maddeler salgılayarak sütün pıhtı veya katılaşmış hale gelmesini sağlar. Bu haldeki süt daha sonra yavaşça bağırsaklara geçiş yaparak sindirilir ve absorbe edilir.
İlk üç mide (rumen, reticulum, omasum) gelişinceye kadar, buzağının sindirebileceği tek besin kaynağı süttür. İlk üç midenin görevi maliyeti daha düşük olan konsantre yemleri ve otları ayırarak parçalamak ve içindeki besin maddelerini, bağırsaklarda sütün absorbe edildiği şekilde kolayca absorbe edilecek forma getirmektir.
Yetiştirilen buzağılarda bir kg canlı ağırlık artışı sağlayabilmek için kullanılan buzağı maması veya toplam sütün maliyeti 4 $ civarındadır. Bu maliyet göz önünde bulundurulduğunda ne kadar uzun süre süt kullanırsak maliyetinde o denli pahalıya mal olacağı kolayca anlaşılabilir. Bilinmesi gereken diğer bir nokta sütle beslemeyi sürdürmenin rumen süt dışındaki besin maddelerini sindirebilecek kadar geliştiği zaman gereksiz olduğudur. Bu durumda rumenin yavaş gelişmesi maliyeti arttırdığı gibi, hızlı gelişmesinin maliyeti azaltma avantajının yanı sıra buzağının kuru yemleri sindirebilecek duruma gelerek daha güçlü yetişmesini sağlayacaktır. Yani buzağı yetiştiriciliğinde temel nokta rujmen gelişmesinin sağlanmasıdır.
GELENEKSEL YETİŞTİRİCİLİK:
Geleneksel besleme metotlarının, buzağı yetiştiriciliğine katkısı yoktur. Geleneksel metotlara göre sanki alışkanlıkların taklidi gibi buzağılar otlardan altlık yapılmış padoklarda yetiştirilir ve günde iki defa sütle beslenir. Süt pahalı olduğu içinde hayvan yeterince beslenemez ve buzağılar aç kalır. Sütün eksikliğini telafi etmek ve açlık hissini tatmin etmek için buzağılar ne olursa onu yiyecektir. Bu buzağının önüne aynı anda yeşil ot, kuru ot ve pelet yem kullanılacak olursa, buzağı daima pelet yem yerine yeşil ve kuru otları tercih eder.
Buzağının rumeni yüksek selülozu maddeleri sindirecek kadar gelişmediği için hayvan vücudunun ihtiyacı olan ekstra besin maddelerini alamaz. Normalin üzerinde tükettiği bu otlar, rumenin normal kapasitesinin çok üzerinde büyümesine de yol açar. Sonuçta şişman boysuz buzağılar yetişir. Bu tür genç buzağıların rumeninde 30–40 kg’lık tam sindirilememiş ve dışarı atılması çok zor olan bol selülozlu maddelerin yarattığı olumsuzlukları düşünün. Buzağıların rumeninde büyük fiziksel hasarlara yol açar ve buzağının bu hasarı kapatması için 6-8 ay geçmesi gerekir, buda 6-8 aylık gelişme geriliği demektir.
Benzer problemleri doğum mevsiminde buzağıları yanlış besleyerek satan çiftlik işletmelerinde de görmek mümkündür. Bu işletmelerde çiftçiler buzağıların yüksek miktarda kolostrum verir ve 8–12 hafta boyunca serbest sütle besleme yolu izlenir. Gelişme oranı hızlıdır ancak mide sütle şişirildiği için, rumenin gelişmesi yavaştır. Çünkü hayvan acıktığı zaman konsantre yem yemeden sadece içebildiği kadar sütle beslenmektedir. Memeden kesme zamanı geldiğinde bu 80–120 kg’a ulaşmış buzağıların yaşam payını karşılayabilmek için yüksek protein ve enerji gereksinimleri vardır, ancak rumen gelişmeleri uygun durumda değildir. Bu durumda memeden kesilen hayvanların göstereceği yaygın reaksiyon uzun bir süre kendini gösterecek olan gelişme geriliği veya daha kötüsü memeden kesme stresiyle karşılaşma (pnemoni) ve büyük oranda ağırlık kaybını görülmesi şeklindedir.
Kolostrum, çok değerli bir besin kaynağıdır ve bütün buzağılara verilmesi gerekir. Göz önünde tutulması gereken nokta buzağının memeden kesilmeden önce rumen gelişme periyodunun ayarlanmasıdır. Memeden kesilme döneminde hayvanın vücut ağırlığı ne kadar fazlaysa tüketeceği konsantre yemin ihtiyaca göre çok iyi hesaplanması gerekir.
RUMEN GELİŞMESİ:
Buzağı yetiştiriciliğinde rumen gelişmesinin sağlanması anahtar rol oynadığından yola çıkarak, rumen gelişmesini sağlanması için de iki kritik Faktör bulunduğunu söyleye biliriz.Birinci buzağının mümkün olduğunca erken şekilde rumeni kullanmaya ve geliştirmeye başlamasının sağlanması, ikincisi de buzağının rumen de sindirebileceği besin maddelerinin kolayca hazmı olabilir nitelik taşımasıdır.
KURU YİYECEKLERİN ERKEN TÜKETİLMESİ:
Buzağıları sütle beslediğimiz zaman, içtiği sütleri sindirirken yattığını ve uykuya daldığını gözlemişizdir. Süt verme sıklığına ve miktarına bağlı olarak buzağı tokluk hissine sahip olacak ve bu nedenle herhangi bir kuru yem yeme ihtiyacı duymayacaktır.
Kuru yiyeceklerin mümkün olduğunca erken tüketilmesini sağlamak için en uygun yol buzağıya günde ir defa süt verilmesidir. Biz buzağı yetiştiriciliğine 1970 yılında başladık ve son 8 yıl içinde 8.000’in üzerinde buzağı besledik. Buzağılara başlangıçta bizde ilk bir hafta boyunca günde iki defa süt verip sonra günde bir defaya düşürüyorduk. Sonraki tecrübelerimiz sonucunda 1. günden itibaren günde 1 defa süt verilmesini doğru olduğunu gördük. Sonuçta daha az ishal vakaları ve daha salıklı buzağılar yetiştirmeye başladı. Sütün kuru madde oranı yükselterek hazırlayacağımız düşük hacimli bir yemle buzağının günlük ihtiyacını olan bütün besin maddelerini karşılamak mümkün olmaktadır.
Normal büyüklükte bir buzağı için 2 litre süt içine 200 gr. buzağı maması ile başlanarak iki hafta sonra içeriği kuvvetlendirilerek yine iki litre su içine 500 gr. Buzağı maması günde bir defa verilmek suretiyle beslemeye başlanmalıdır. Süt kullanması uygun olan işletmeler besleme işine günde bir defa 2 litre sütle başlayıp, yine 2 litre süt veya kolostrum içinde sulandırılacak buzağı maması yavaş yavaş artırmak suretiyle 300 grama ulaşacak şekilde ayarlanabilir. Bu mükemmel bir tek öğün beslenme yöntemidir.
Burada dikkat edilecek noktalar, buzağı maması kıvamının çok hızlı arttırılmasıdır. Aşırı besleme, yetersiz beslemeden daha sakıncalı durumlar doğurur. Ayrıca daha küçük buzağılar varsa daha az diyet hesaplanmalıdır.
Bu tür buzağılar için 1,5 litre süt içine buzağı maması miktarını da %20 azaltmak suretiyle diyet oluşturulur.
Başlangıçta, günde bir defa besleme metodu ile hayvana verilen ve 5 litre toplam süte tekabül eden yöntemle 3-4 haftaya ulaşmış buzağılarda canlılık ve kondisyon açısından,geleneksel yolarla beslenmiş buzağılar karşılaştırıldığında bir eksiklik göre bilirsiniz.Ancak 10-12 haftalık yaşa ulaştıklarında diğer buzağıları kolayca geride bırakacak bir kondisyona ve rumen gelişimine sahip olarak bu noktadan sonra muazzam bir potansiyel gelişme kapasitesini muhafaza edecektir.
KURU YEM KALİTESİ:
Daha önce bahsedildiği gibi, buzağının kuru yeme bir an önce alışmasını sağlamaya çalışmak için uygun olmayan yemler tükettirmek doğru değildir.
Bütün taze ve kuru ot çeşitleri dahil olmak üzere rumen gelişmesini tamamlamamış hiçbir buzağı 8-10 haftalık yaşta bu tür yiyecekleri sindirme yeteneğinde değildir. Ancak teklif edildiğinde her zaman kendi yemek ister.
Buzağılara verilmesi gereken şey, erken sütten kesme amacında kullanılmak üzere özel olarak hazırlanmış düşük selülozlu ve %20 protein içerikli palet yemlerdir (standart % 16-18 protein peletleri bu amaçta bir işe yaramaz ve kullanılması uygun değildir). Buzağıların bu pelet yemleri yemelerini sağlamak için mutlaka otlamalarına ve kuru ot yemelerine engel olunmalıdır. Arpa, buğday, yulaf ve saman serbest olarak önünde bulundurula bilir, ayrıca her zaman temiz su bulundurulmalıdır. Pelet yemler taze olarak muhafaza edilmeli ve her zaman bulunabilmelidir.
Genç buzağıların yemliklerine en fazla bir gün içinde tükete bilecekleri kadar pelet yem konulmalıdır. Eskimiş pelet yemler genç buzağıların önünden her gün mutlaka toplanmalı ve bu yemler sütten daha önceleri kesilmiş daha gelişmemiş buzağılara verilmelidir. Her zaman yemlikte buzağının bir defada tükete bileceği maksimum seviyede yem bulunmalıdır. Özellikle buzağılara düşük miktarda süt verildiği durumlarda açlık hissi yoğunluk kazanacağı için buzağıların fazla miktarda pelet tüketimi söz konusu olabilir.
SU:
Su her zaman en temiz şekilde ve dolu olarak buzağının önünde bulunmalıdır. Buzağı pelet yem veya saman yedikten sonra mutlaka su içmek ister.Su temiz değilse veya tadı bozuksa hayvan temiz su içene kadar kuru yem de yemez. Buzağı kuru yem yemezse rumen gelişme programının aksaması söz konusu olur ve bir zaman kaybı ortaya çıkar. Hayvan kuru yem yiyemediği zaman sadece pahalıya mal olan süt besin maddeleriyle ağırlık artışı gösterir.
Tecrübelerimize dayanarak en uygun suluk şeklinin 6-8 başlık 2 buzağı bölmesine bile tek suluğun hitap edebildiğini de göz önünde bulundurarak,ayrıca temizlenmesi çok kolay olan otomatik self kontrollü sulukların en uygun olduğunu söyleyebiliriz.


Comment