fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tam Rasyon (Tam Yem) Hazırlaması

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Tam Rasyon (Tam Yem) Hazırlaması

    TAM YEMİN YAPILIŞI
    Tam rasyonun yapılışı üç aşamayı kapsar;
    1-Rasyonun yapımında kullanılan yem maddelerinin, besleme gruplarına göre ayırarak hesaplanması.
    2-Teknik bir şekilde bazı özel karıştırıcı ve parçalayıcılar vasıtasıyla yem maddelerinin harmanlanması.
    3) Karışımın bu aletlerle yemliklere dökülmesidir.

    Tam yemin yapılışında dikkat edilmesi gereken kriterler

    * Yem Tüketimi
    Hazırlanacak tam yemde en önemli kriter rasyonun günlük tüketime uygun bir şekilde yapılmasıdır. Aksi takdirde yapılan karışımın ertesi güne kalması rasyonun tazeliğinin kaybolmasına sebep olur. Bu itibarla yem maddelerinin besin içeriğini kaybetmemesi için uzun süre (maksimum 60 gün) depolanmayıp mümkün olduğu kadar kısa sürede tüketime sunulması gerekir.

    * Yemlerin Analizi
    Rasyon yapılmadan önce kullanılacak yemlerin analizi mutlaka yapılmalı ve bu analizler ayda bir yinelenmelidir. Bu bağlamda yapılacak analizler sırasıyla kuru madde, ham protein, sindirilebilir ham protein, Asit Deterjan Fiber (ADF), Nötral Deterjan Fiber (NDF), mineral, vitamin ve anyon-katyon dengesi olmalıdır.

    * Nem Oranı
    Tam yem yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de nem oranının tespit edilmesidir. Tam rasyonda nem oranının tespit edilmesi gerek süt ineklerinde gerekse diğer geviş getiren hayvanlarda kuru madde tüketiminin de kontrol altına alınmasını sağlayacaktır (6). Hazırlanacak tam yemin nem seviyesi en fazla % 50 olmalıdır. Diğer bir ifade ile söz konusu bu tip uygulamada ideal nem oranı % 35-40 arasıdır. Bu nemlilik seviyesinde hayvan en üst düzeyde kuru madde alımını gerçekleştirebilir. Rasyonu daha lezzetli hale getirmek ve tozlanmayı azaltmak için melas, yağ, sıvı besinler ve/veya su katılabilir. Ancak bu katkı maddeleri tam rasyona ilave edilirken burada nem oranı % 50 düzeyini geçmemelidir. Aksi takdirde yemin bozulması ve saklanmasında zorluklarla karşılaşılabilir. Eğer tam yem hazırlanırken nem oranının yüksekliği konusunda bir risk varsa diğer bir ifade ile rasyonun nem içeriği yüksekse bu uygulamada kuru madde oranını artırmak için en az % 15-20 düzeyinde saman katılabilir.

    * Parçacık Büyüklüğü
    Tam rasyonda yer alan kuru otların parçacık büyüklüğü tam yemin kalitesini etkileyen kriterlerden birisidir. Bu uygulamada yani tam yem yapılırken kuru otun parçaçık büyüklüğünün genelde 5 cm olması istenmektedir. Çünkü, daha küçük parçacık büyüklüklerinde abomasum deplasmanı riski ortaya çıkabildigi gibi, daha büyük parçacık büyüklüklerinin de yem tüketimini ve yemin değerlendirilmesini olumsuz yönde etkiliyecektir .

    *Rasyonda Nötral deterjan fiber (NDF) ve Asit deterjan fiber (ADF) Oranları
    Tam yem yapılırken rasyondaki NDF ve ADF oranlarına da dikkat etmek gerekmektedir. NDF kaba yemin hücre duvarının ya da yapı materyalinin kapasitesini belirleyen kimyasal bir fraksiyondur. Nitekim NDF kapasitesinin artmasıyla hayvan tarafından kaba yem tüketimi azalır ve kaba yem kalitesi düşer. Rasyondaki normal NDF yüzdesindeki artış, sütverimini yaklaşık olarak % 1-2 ( 0,45 kg ) oranında düşürür. NDF yüzdesinin azalması ise ( yüksek kaliteli kaba yem verilmesi durumunda ) süt veriminin % 1-2 oranında artışına neden olabilir. ADF ise nispeten sindirilemeyen kaba yemin temsilcisidir. ADF, NDF' ye göre kaba yemlerdeki enerji kapasitesinin (sindirilebilir lif ) en iyi göstergesidir. Rasyondaki normal ADF yüzdesinin artışı inek başına verimin yaklaşık 0,3 kg düşmesine, söz konusu bu fraksiyonun azalması ise süt veriminin artmasına sebep olmaktadır. Bu kriterlerden yola çıkarak hazırlanacak tam yemde, kuru madde bazında %27-30 NDF ve %19-21 ADF içermesi önerilmektedir .

    * Rasyonda Anyon-Katyon Dengesi
    Tam yemde anyon-katyon dengesini ayarlamak da önem taşımaktadır. Aksi takdirde kanda bulunan H+ iyonları değişecek ve pH dalgalı bir seyir izleyecektir. Bunun sonucunda asidosis ve süt humması gibi bazı metabolik hastalıklar, iştahta azalma, süt veriminde düşme, toprak, kaya, odun, vs. maddeleri yeme, tüylerin kaba bir hal alması gibi semptomlar baş gösterecektir. Bunun yanında gebeliğin son günlerinde aşırı tuz tüketimi memede ve vücut altında ödeme sebep olacaktır. Bu gibi problemleri ortadan kaldırmak için hazırlanacak rasyonda Na, K, S, Cl miktarı belirlenmeli ve hayvanların ihtiyacına göre bu iyonlar temin edilmelidir. Na katyon, Cl ise anyon olup tuzun yapısında sırasıyla % 40 ve % 60 oranlarında bulunmaktadır.

    Süt ineği rasyonunda % 0.18 Na, % 0.25 Cl bulunmalı, bu aşamada gerek Na ve gerekse Cl ihtiyacının karşılanması için rasyon kuru maddesine %0.5 düzeyinde tuz ilave edilmesi yeterli olacaktır. Ayrıca rasyondaki katyon-anyon dengesi (-10) ile (-15) mEq/100 gr olacak şekilde ayarlama yapılmalıdır (9,10,11).
    Bunu belirlemek için de
    *Rasyon Anyon-Katyon Dengesi
    *RAKD=(Na+K)-(Cl+S) formulünden yararlanabilir.
    Rasyondaki yapısal olmayan karbonhidratlar (NSC), rumendeki mikrobiyal protein sentezi için gerekli olan enerjiyi sa.lamaktadırlar. Temin edilen mikrobiyal protein rumenden duedenuma geçer ve organizmada kullanılmak üzere emilmeye başlar. Rasyon ile alınan yağ ve protein mikrobiyal protein sentezi için gerekli enerjiyi karşılayamamaktadır. Bunun yanında yüksek NSC' li rasyon ile besleme yapıldığında rumende parçalanabilir protein (RDP) miktarı azalır ve dolayısıyle protein sentezi de istenilen seviyede olamaz.

    Ayrıca arta kalan NSC miktarı ise ruminal fermentasyonu laktik asit fermentasyonuna çevirir. Bu da süt yağının düşmesine ve metabolik asidosis oluşmasına sebep olur. Bunun için rasyonda % 35-40 NSC, % 60-65 RDP bulundurulmalıdır. NSC nin RDP ye oranı 3/5 olmalıdır (8). Tam Yemle beslenen ineklerin laktasyon dönemleri ve bu dönemde besin madde ihtiyaçları Laktasyon dönemlerine göre farklı rasyon hazırlamak büyük önem taşımaktadır. İlk kez doğum yapanların tam rasyona adapte olabilmeleri için ayrı bir grup olarak ele alınması gereklidir ( 12).
    Laktasyon grupları
    Laktasyon başlangıcı ( 0-21 gün )
    Laktasyonun pik dönemi ( 21-120 gün )
    Orta laktasyon dönemi ( 120-220 gün )
    İleri laktasyon dönemi (>220 gün ) olarak ifade edilebilir. Ayrıca kuru dönem için ayrı bir program hazırlanması gerekmektedir.
    Laktasyon gruplarında da belirtildiği gibi hazırlanacak tam rasyonun bu dönemlerde gereken besin madde ihtiyaçları tam olarak karşılayacak şekilde düzenlenmelidir. Bu aşamada hayvan faktörü, çevre ısısı, Tam rasyonda yer alacak ham maddelerin nitelikleri, kuru madde düzeyleri, kaba yemlerin parçacık büyüklüğü ve depolanma durumlarının mutlaka göz önüne alınması gerekir. Tam rasyon ile beslenen süt ineklerinde laktasyonun ilk dönemine göre hazırlanmış rasyon örneği ve besin madde içerikleri. Tablo 1' de verilmiştir. Süt ineklerinde Laktasyon Dönemlerine Göre bazı Besin Madde İhtiyaçları tablo 2' de verilmiştir. Kuru dönemde Tam Yemle beslenen ineklerin besin madde ihtiyaçları Erken kuru dönem, kuru dönemin başlamasından doğuma iki hafta varken, geç kuru dönem ise doğuma iki hafta varken başlar ve doğumdan iki gün sonrasına kadar geçen süreyi kapsar.

    Tam rasyonla beslenen kuru dönemdeki ineklerin besin madde ihtiyaçları tablo 3' de verilmiştir. Tam Yemin özellikleri ve hayvanlar üzerinde etkileri Tam rasyon ile beslenen ineklerde rasyona saman katmak kısa süreli besilerde yararlı olmamasına rağmen uzun süre beslemelerde gerekli olabilir. Bu bağlamda tam rasyon hazırlanırken iyi kaliteli kaba yemlerden yararlanmak hem verim açısından hem de yemlerin hayvanlar tarafından daha iyi değerlendirilmesi açısından yarar sağlamaktadır. Diğer bir ifade ile samanın rumen pH' sını düşürmesinden dolayı Tam rasyonun hazırlamasında samanın daha az miktarlarda kullanılmasının gerekti.i düşünülebilir (14). Tam yemlerin hazırlanmasında kaba ve konsantre yemler birlikte kullanıldığından rumendeki fermentasyonları da eş zamanlı olur. Bu itibarla gerek kaba yemin gerekse konsantre yemin fazla miktarlarda verildiğinde ortaya çıkabilecek bir takım metabolizma bozuklarının önlenmesi de bir ölçüde gerçekleşmiş olacaktır.
    Sütçü ineklerde yapılan bir araştırmada, tam rasyonla beslenen hayvanlarda, süt verimi ile ruminasyon sırasındaki çi.neme verileri incelenmiştir. Sözü edilen her iki parametrenin rasyonu oluşturan yemlerin parçacık büyüklü.ünden önemli derecede etkilendi.i ifade edilmiştir. Nitekim gerek yonca silajının gerekse yonca kuru otunun 5 mm' den küçük parçacıklara ayrıldıktan sonra rasyona katılması durumunda rumende mikroorganizma aktivitesi ile süt yağının olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan yonca silajının 5 mm' den büyük parçalara ayrıldıktan sonra rasyonlara konulması durumunda rumenin hızlı ve verimli çalıştığı gözlenmiştir (14). Kaba yemlerin küçük parçalara ayrılması hem geviş getirme için sarf edilen zamanı hem de rumen pH'sının azalmasına neden olur (15). Sudweek ve Ark (16), yaptıkları bir çalışmada, NDF ve KM' yi kullanarak selülozu yüksek olan kaba yemlerin parça büyüklüğüne göre ortalama geviş getirme süresini tahmin etmeye çalışmışlardır. Buna gore rasyondaki parça uzunluğu küçük olduğunda, ruminasyon için daha az zaman aldığı, salivasyonun azaldığı ve rumene tampon yapılmasının gerekli olduğu vurgulanmıştır.

    Düşük parça büyüklüğünün rumendeki asetat-propiyona oranının düşmesine, rumen pH' sının azalması na ve süt yağının düşmesine sebep olduğu, ruminal pH 6' nın altına düştüğünde ise, selülolitik organizmaların baskılandığı, propiyanat üreten bakterilerin arttığı ve asetat-propiyonat oranının azaldığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan parça büyüklüğünün azaltılması kuru madde alımını arttırdığı, sindirim ile rumendeki sıvı olmayan parçaların geçiş zamanını azalttığı belirlenmiştir .

    Tam Yemin Avantajları
    Tam yemin bırçok avantajları vardır. Bunlardan bir kısmı ise aşağıda özetlenmiştir (5, 7) .
    1. İneklerin besin maddelerini ( özellikle kaba yem, mineral ve konsantreler) arzu edilen oranlarda verilmesini sağlar.
    2. İneğin toplam kuru madde alımını arttırır. Bu, kaba yem haricinde, büyük miktarlarda konsantre yem alımından kaynaklanan sindirim bozukluklarını düzeltir.
    3. Hayvanlar tarafından besin maddelerinin eşit ve dengeli olarak alınmasını sağlar.
    4. Üre gibi NPN kaynaklarının rasyonlarda daha güvenli bir şekilde kullanılmasına olanak sağlar.
    5. Rasyon eşit bir karışım yaratır ve kötü kokuların gizlenmesine yardımcı olur.
    6. İşçilik giderlerini azaltır.
    7. Tam rasyon ile beslemek; kaba yemin ineklerde arzu edilen oranlarda tüketimini sağlar.
    8. Tam rasyonla beslenen hayvanlar, buzağılamadan sonra da yüksek kuru madde alımını devam ettirirler ve dolayısıyla bunlarda sindirim problemleri, metabolizma bozuklukları minimuma inmiş olur.
    9. Besin içeriklerini daha kolay kontrol etme imkanını sağlar.
    10. İneklere dengeli rasyon sağlayarak, besinlerin rumen mikroorganizmalarına sürekli sunulması, rumen pH' sının sabit kalması, mikroşoranın korunması, besin ve enerji yararlılığının artması ve dolayısıyla metabolik hastalıkların azalmasını sağlar. Bu itibarla sürünün sağlığı daha düzenli bir hale gelir.
    11. Protein ve enerjinin en iyi şekilde dengelenmesi tam rasyon ile daha kolay olur.
    12. Çok çeşitli yem maddelerinden yararlanılmasına olanak sağlar. Bir başka ifade ile düşük kaliteli lezzetsiz yemlerin tam yem içine konularak bunun diğer yemlerle karıştırıp hayvanlar tarafından tüketilmesi sağlanmış olur.
    13. Tam yem düzenlendiğinde yem seleksiyonunda azalma, rasyon formulasyonunda düzelme, rasyon kompozisyonunda stabilite, lezzetsiz gıdaların maskelenmesi, kayıt tutmanın artması nedeniyle süt veriminin % 6-8 oranında artabileceği ifade edilmektedir.
    14. Tam rasyon yemin lezzetini bir ölçüde maskeleyebildiğinden dolayı düşük maliyetli ve lezzetsiz yem maddelerinin kullanılmasına olanak sağlar.
    15. Yemler hem parçalanarak karmalara girdiği hem de birbirleri ile çok iyi karıştıkları için hayvanların yemleri saçarak ve seçerek yemeleri önlenir. Bu itibarla yem kaybı %3-5 azalır.
    16. Eğer rasyonun hazırlanışında herhangi bir hata yapılmaz ise aşırı tane yem tüketimi önlenmiş olur. Bu sayede asidosiz, ketosiz, abomazum deplasmanı ve iştahsızlık problemlerinin de azaltılması sağlanabilir.
    17. Sağım odasında yoğun yem ile yemleme olmadığı için yem ekipmanlarının fazla miktarlarda kullanılmasına gerek duyulmaz.
    18. İnekler süt verimlerine göre gruplandırıldıkları için hem elde edilen sütler bir örneklilik gösterir hem de yaklaşık olarak eşit düzeyde süt veren inekler benzer sağım zamanına sahip olacakları için süt sağım süresi de kısalmış olur.
    19. Sistemde inekler önlerindeki yemleri çok sayıdaki küçük öğünler şeklinde tüketirler. Böylece üre gibi rumende hızla hidrolize olabilen besin maddelerinden daha fazla yararlanılabilir.
    20. Komple rasyonun kullanıldığı yüksek süt verimli ineklerde kızgınlığın kontrolü ve üremeye yönelik bakım ve yönetim işleri kolaylaşır.

    Tam Yemin Dezavantajları
    1-Uzun parça otları karıştırmak zordur.
    2-Tartma, karıştırma ve da.ıtma aletleri pahalıdır.
    3-İşletmelerde daha önce mevcut olan eski sistemlerin modifikasyonu maddi açıdan sıkıntıya neden olacaktır.
    4-Rasyonun hatalı olması birçok ineği etkileyecektir. Bunun için sık sık besin analizi yapılması gerekmektedir. Tam yemin hazırlanmasında kullanılan mikserin yapısı şekil 1' de verilmiştir. Tam rasyon yapımında homojen bir dağılımın sağlanması ve uygun partikül büyüklüğünün gerçekleştirilmesi için iyi bir sıkıştırma ve yeterli bir basıncın uygulanması gerekir.

    Tam Yemle Yapılan Çalışmalar
    Yapılan bir çalışmada (1),Soya lesitini ve soapstock karışımını farklı oranlarda kullanarak hazırlanmış tam rasyonlarla beslenen ineklerde süt verimleri ve kompozisyonu incelenmiştir. Çalışma sonuçlara gore soya lesitini ve soapstock karışımı 1:1 oranında kullanılan rasyonda süt veriminin en yüksek seviyede olduğunu, buna karşın süt yağı ve proteinin düşük olduğu görülmüştür (Tablo 4). Yapılan başka bir çalışmada (3), sıcaklık ile işlem gören arpa ile herhangi bir işleme tabi tutulmamış arpa iki ayrı şekilde tam rasyon hazırlanmış ve ineklere günde ikişer ve yedişer kez bu rasyondan verilmiştir.

    Günde iki öğün yem verilen ineklerde süt verimi yüksek, buna karşın süt yağı ve proteininin düştüğü gözlenmiştir. Günde yedi öğün yem verilenlerde süt veriminin yüksek, süt yağı ve proteininin düşük bunun yanında süt laktoz seviyelerinin ise ham arpa ile beslenenler ile hemen hemen aynı olduğu görülmüştür. Sonuç olarak öğün sayısının arttırılması ve arpanın sıcaklık ile işlem görmesi süt verimini arttırabileceği ifade edilmiştir (Tablo 5).

    Sıvı maya kültürünün besin maddelerinin alımı, rumen fonksiyonları, süt verimi ve kompozisyonu üzerine etkisini inceleyen bir başka çalışmada (18), laktasyon ortasındaki inekler değerlendirilmeye alınmıştır. Çalışmada üç ayrı Tam yem hazırlanmıştır. 1. gruba hiç maya kültürü katılmamış, 2. gruba % 20, 3. gruba ise % 40 maya kültürü ilave edilmiştir.

    Rasyondaki maya kültürü oranı arttıkça hayvanın kuru madde alımı azalmıştır. Bununla birlikte süt verimi önemsenecek derecede değişmemiş, süt proteini artmış, süt yağı azalmıştır. Rumen pH sı düşmüştür Tam rasyona melas katılmasının etkilerinin incelendiği bir çalışmada (19) bir gruba kuru madde bazında %1,5 oranında melas katılırken diğer gruba melas ilave edilmemiştir. Çalışmada laktasyondaki inekler arasında verim farkları incelenmiştir. Araştırma sonunda melas katılmış tam rasyon ile beslenen ineklerde süt verimi ve kuru madde alımının düştüğü, buna karşılık süt yağı ve proteinin arttığı izlenmiştir . Holstein inekler üzerinde yapılan bir başka çalışmada (4), işlenmiş sorgum ile işlenmemiş sorgum taneleri kullanılarak hazırlanmış tam yemin, süt verimi, süt yağı, sindirilebilirlik üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada işlenmiş sorgum taneleriyle hazırlanan rasyonlarda, süt proteinin arttığı (% 3,2), canlı ağırlık kazancının arttığı (0,3 kg/gün), İşlenmemiş sorgum ile hazırlanmış tam yemde ise kuru madde tüketimi ile (25,4kg/gün), süt veriminin arttığı (41,6kg/gün) gözlenmiştir .

    Rasyon ve kaba yemlerin parçacık büyüklüğüyle ilgili yapılan bir çalışmada (14), değişik kaynaklardan elde edilen 32 mısır silajı, 33 kuru ot ve 26 tam yem örneği analiz edilmiştir. Kaba, orta, ve çok ince mısır silajının sırasıyla % 40,%78,%94' ünün 20 mm' nin altında olduğu görülmüş olup aynı şekilde kuru otun % 80,% 94,% 99,7' sinin 20 mm' den düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Buna karşın Tam yem parçacıklarının ise diğerlerine göre daha bir örnek olduğu gözlenmiş ve % 87,% 95,% 99' unun 20 mm' den daha kısa olduğu tespit edilmiştir,

    Süt ineklerinde yapılan bir başka çalışmada (2), tam rasyonla, bireysel olarak % 65 konsantre % 35 kaba yemle beslemenin süt verimi ve canlı ağırlığa etkisi karşılaştırılmalı olarak irdelenmiştir. Tüm laktasyon dönemi boyunca tam rasyonla beslenen ineklerde süt verimi ortalama 32,7 kg/gün olurken, ayrı beslenen gruptaki süt verimi de 32,7 kg/gün şeklinde gerçekleşmiştir. Tam rasyonla beslenen grupta canlı a.ırlık 552 kg iken ayrı yemle beslenen grupta aynı parametre 560 kg olarak tespit edilmiştir. Bu itibarla uygun bir biçimde yapılan tam rasyonun süt ineklerinde rahatlıkla kullanılabilceği tespit edilmiştir
    SONUÇ
    Tam yemin dezavantajının olmasının yanı sıra avantajlarının oldukça fazla olması bunun yapımı ve yaygınlaştırılmasını teşvik etmektedir. Ancak ülkemizde oldukça yeni bir uygulama olması ve yapımı esnasında birçok etkenlerin dikkate alınması tam yemin önümüzdeki yıllarda ele alınabileceğini göstermektedir. Tam yemin yapılmasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus tam yemin kapsamına giren yem maddelerinin seçiminde titiz davranılması, uygun partikül büyüklüğünün ve karışımda homojen bir dağılımın gerçekleştirilmesi, ve son olarak da nem oranının dikkate alınmasıdır. Sözü edilen bu faktörler optimum bir şekilde yerine getirildiğinde kaliteli bir tam yem hazırlanabileceği gibi muhtemelen oluşabilecek olumsuzlukların önüne de geçilmiş olunacaktır.
    Prof.Dr. M.Kemal KÜÇÜKERSAN / Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi
    Chousein NOUREDINOGLOU
Working...
X