Tavuk Yetiştiricil-Hayvansal kaynaklı protein ihtiyacının karşılanmasında tavukçuluğun yeri ve önemi
İnsanların sağlıklı yaşamalarının yolu, sağlıklı beslenmeden geçmektedir. Beslenme fiziksel olarak doyumun yanısıra, yaşam için gerekli olan besin maddelerinin dengeli tüketilmesini kapsar. Bu çerçevede dünya genelinde nicel açlıktan söz edilmese de hayvansal protein yönünden açlık sorunu vardır.Hayvansal protein ihtiyacının karşılanmasında, hayvansal üretim dalları içinde tavukçuluk önemli bir yer tutmaktadır. Bu olgu, tavuk yetiştiriciliğinin ve tavukçuluk ürünlerinin özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
Tavuk, yemi çok kısa sürede ete ve yumurtaya dönüştürebilmektedir. Tavukçulukta bir kg canlı ağırlığa 1.8 kg yem ile ulaşılırken, sığır eti üretiminde 8 kg yem domuz üretiminde ise 4 kg yeme gereksinim vardır.Tavukçulukta canlı ağırlık artışı yönündeki ıslah çalışmalarının yoğun olarak devam etmesi ve çevre koşullarının iyileştirilmesine koşut olarak,türler arasında yemden yararlanma bakımından görülen bu farklılığın tavukçuluk lehine giderek artacağı açıktır. Yirminci yüzyılın başlangıcında vitaminlerin ve amino asitlerin öneminin anlaşılması ile yumurta; biyolojik değerliliği tam, insan sağlığı için, besin maddelerince en zengin ve koruyucu nitelikte gıda maddesi olarak tanımlanmıştır. Fakat yumurtanın sadece koruyucu olmadığı, aynı zamanda insan sağlığı üzerine olumlu etkileri de olduğu bilinmektedir. Ayrıca, yumurta, tabiat tarafından orijinal ambalajı içerisinde sunulan ve bayat- laması dışında hiç bir hile karıştırılamayan tek gıda maddesi özelliğini taşımakta-dır. Dışarıdan hiçbir ek besin maddesi katılmaksızın, sadece sıcaklık ve nem düzenlemesiyle, 21 günde bünyesinden eksiksiz bir canlı oluşturması yumurtanın besin değerini açıklamaya yeterlidir.
Resim 1.2. İki Önemli Ürün: Yumurta ve Et.
Normal büyüklükte bir yumurta, yaklaşık 6.6 gram protein (% 12.9) içerir. Yumurta proteini insanların gıda maddeleri ile alması gereken amino asitlerin tamamını içerir. Buna karşılık kalori düzeyi çok düşüktür (80-85 kcal.). Yumurta sarısı demir,kalsiyum,bakır,çinko ve A, D ve B vitaminleri bakımından da zengindir.15-35 yaşlar arasında ergin bir insanın günlük protein ihtiyacı, erkeklerde 72, kadınlarda 53 gram olup bu miktarın yarısının hayvansal kaynaklı gıdalardan alınması gerekmektedir ve bir yumurta ile yetişkin insanın günlük protein ihtiyacının 1/4’ü karşılanabilmektedir.
Tablo 6. Yaşa bağlı olarak günlük enerji ve protein gereksinimi
Yaşlar Metabolik enerji (kcal) Protein
Erkek Kadın Erkek Kadın
3-4 1560 1500 39 37
5-6 1740 1680 43 42
12-14 2640 2150 66 53
15-35 2900 2150 72 53
35-64 2750 2150 69 54
Kaynak: Shrimpton, 1987.
Tavuk etine gelince, diğer etlere kıyasla bazı üstün özelliklere sahiptir. Örneğin koyun ve sığır etine göre proteini yüksek, yağı az ve kalorisi düşüktür. Demby ve ark. (1986) göğüs eti ve but etinin protein düzeylerini sırası ile % 23.3 ve 18.4, yağ oranlarını ise % 5.6 ve 11.4 olarak bildirmişlerdir. Kanatlı etleri kırmızı etlere göre daha fazla doymamış yağ asidi içerirler ve bu yağ asitlerinden başlıcaları oleik, linoleik ve palmitik asittir. Bu yağ asitleri toplam yağların % 79’unu, doymamış yağ asitlerinin ise % 70’ini oluşturur. Kalori düzeyi göğüs etinde 114 ve but etinde 125 kcal’dir. Karbonhidrat düzeyi, diğer bütün etlerde olduğu gibi çok düşüktür. İnositol, glikoz ve früktoz tavuk etinde bulunan başlıca karbonhidratlardır. Piliç eti B vitaminleri, özellikle niasin bakımından çok zengin bir kaynaktır. Tavuğun ana ürünleri olan tavuk eti ve yumurtanın yanı sıra, kesim hane artıkları da rendering tesislerinde değerlendirilerek et unu, tüy unu, tavuk unu gibi ürünler olarak yem fabrikalarında kullanılmaktadır. Son zamanlarda uzakdoğu ülkelerine ihraç edilen tavuk ayakları da gittikçe artan ekonomik bir potansiyel oluşturmaktadır.
Bu özellikleri nedeni ile dünya üzerinde 50’den fazla ülkede kanatlı eti üretimi ekonomik öneme sahiptir (Roenigk, 1999). Tablo 7’de dünya tavuk, domuz ve sığır eti tüketimleri verilmiştir. Dünya üzerinde en çok tüketilen et domuz etidir ve bunda, fiyat faktörü rol oynamaktadır. 1988-90 yılları arasındaki toplam tüketilen etler içinde domuz eti birinci (% 63.6), sığır eti ikinci (% 47.8) ve tavuk eti tüketimi ise üçüncü sırada (% 31.1) yer almaktadır. 1998-2000 yılları arasında tavuk etinin % 29 tüketim oranı ile ikinci sırayı alması beklenirken, sığır eti tüketiminde % 7.3 oranında gerileme olacağı tahmin edilmektedir.
Tablo 7. Dünya et tüketimi
Et 1988-90(milyon ton) Oran 1998-2000*(milyon ton) Oran Artış (1998-90/1998-2000)
Tavuk 31.1 21.8 55.0 29.0 77
Domuz 63.6 44.6 85.0 44.7 34
Sığır 47.8 33.6 50.0 26.3 5
Toplam 142.5 100.0 190.0 100.0 33
Kaynak: Roenigk, 1999. *tahmin.
Ülkemizde protein üretimi ve tüketimi konusunda uzun vadeli hedefler üretilememektedir. Protein açığının ülkesel düzeyde kapatılması bir devlet politikası olarak benimsenmekle birlikte, protein tüketimimizin düzeyi konusunda net istatistikler bulunmamaktadır. Ülkemizde kırmızı et tüketimi yılda 11.3 kg, kanatlı eti tüketimi 9.4 kg ve toplam et tüketimi 21.7 kg olarak hesaplanmaktadır. Bu değer Tablo 6’da bildirilen toplam protein gereksiniminin çok gerisindedir. Ülkemiz koşullarında, hayvansal proteini en ekonomik biçimde üreten hayvan türü tavuk olduğuna göre, bu açığın kapatılması ancak tavuk ürünleri tüketimini arttırılması ile mümkün olabilecektir.
Prof.Dr., A.Ü.Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü - ANKARA
Doç.Dr., E.Ü.Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü - ANKARA
Doç.Dr., A.Ü.Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü - ANKARA
Arş.Gör., A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü – ANKARA
Volkanderinbay.net
İnsanların sağlıklı yaşamalarının yolu, sağlıklı beslenmeden geçmektedir. Beslenme fiziksel olarak doyumun yanısıra, yaşam için gerekli olan besin maddelerinin dengeli tüketilmesini kapsar. Bu çerçevede dünya genelinde nicel açlıktan söz edilmese de hayvansal protein yönünden açlık sorunu vardır.Hayvansal protein ihtiyacının karşılanmasında, hayvansal üretim dalları içinde tavukçuluk önemli bir yer tutmaktadır. Bu olgu, tavuk yetiştiriciliğinin ve tavukçuluk ürünlerinin özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
Tavuk, yemi çok kısa sürede ete ve yumurtaya dönüştürebilmektedir. Tavukçulukta bir kg canlı ağırlığa 1.8 kg yem ile ulaşılırken, sığır eti üretiminde 8 kg yem domuz üretiminde ise 4 kg yeme gereksinim vardır.Tavukçulukta canlı ağırlık artışı yönündeki ıslah çalışmalarının yoğun olarak devam etmesi ve çevre koşullarının iyileştirilmesine koşut olarak,türler arasında yemden yararlanma bakımından görülen bu farklılığın tavukçuluk lehine giderek artacağı açıktır. Yirminci yüzyılın başlangıcında vitaminlerin ve amino asitlerin öneminin anlaşılması ile yumurta; biyolojik değerliliği tam, insan sağlığı için, besin maddelerince en zengin ve koruyucu nitelikte gıda maddesi olarak tanımlanmıştır. Fakat yumurtanın sadece koruyucu olmadığı, aynı zamanda insan sağlığı üzerine olumlu etkileri de olduğu bilinmektedir. Ayrıca, yumurta, tabiat tarafından orijinal ambalajı içerisinde sunulan ve bayat- laması dışında hiç bir hile karıştırılamayan tek gıda maddesi özelliğini taşımakta-dır. Dışarıdan hiçbir ek besin maddesi katılmaksızın, sadece sıcaklık ve nem düzenlemesiyle, 21 günde bünyesinden eksiksiz bir canlı oluşturması yumurtanın besin değerini açıklamaya yeterlidir.
Resim 1.2. İki Önemli Ürün: Yumurta ve Et.
Normal büyüklükte bir yumurta, yaklaşık 6.6 gram protein (% 12.9) içerir. Yumurta proteini insanların gıda maddeleri ile alması gereken amino asitlerin tamamını içerir. Buna karşılık kalori düzeyi çok düşüktür (80-85 kcal.). Yumurta sarısı demir,kalsiyum,bakır,çinko ve A, D ve B vitaminleri bakımından da zengindir.15-35 yaşlar arasında ergin bir insanın günlük protein ihtiyacı, erkeklerde 72, kadınlarda 53 gram olup bu miktarın yarısının hayvansal kaynaklı gıdalardan alınması gerekmektedir ve bir yumurta ile yetişkin insanın günlük protein ihtiyacının 1/4’ü karşılanabilmektedir.
Tablo 6. Yaşa bağlı olarak günlük enerji ve protein gereksinimi
Yaşlar Metabolik enerji (kcal) Protein
Erkek Kadın Erkek Kadın
3-4 1560 1500 39 37
5-6 1740 1680 43 42
12-14 2640 2150 66 53
15-35 2900 2150 72 53
35-64 2750 2150 69 54
Kaynak: Shrimpton, 1987.
Tavuk etine gelince, diğer etlere kıyasla bazı üstün özelliklere sahiptir. Örneğin koyun ve sığır etine göre proteini yüksek, yağı az ve kalorisi düşüktür. Demby ve ark. (1986) göğüs eti ve but etinin protein düzeylerini sırası ile % 23.3 ve 18.4, yağ oranlarını ise % 5.6 ve 11.4 olarak bildirmişlerdir. Kanatlı etleri kırmızı etlere göre daha fazla doymamış yağ asidi içerirler ve bu yağ asitlerinden başlıcaları oleik, linoleik ve palmitik asittir. Bu yağ asitleri toplam yağların % 79’unu, doymamış yağ asitlerinin ise % 70’ini oluşturur. Kalori düzeyi göğüs etinde 114 ve but etinde 125 kcal’dir. Karbonhidrat düzeyi, diğer bütün etlerde olduğu gibi çok düşüktür. İnositol, glikoz ve früktoz tavuk etinde bulunan başlıca karbonhidratlardır. Piliç eti B vitaminleri, özellikle niasin bakımından çok zengin bir kaynaktır. Tavuğun ana ürünleri olan tavuk eti ve yumurtanın yanı sıra, kesim hane artıkları da rendering tesislerinde değerlendirilerek et unu, tüy unu, tavuk unu gibi ürünler olarak yem fabrikalarında kullanılmaktadır. Son zamanlarda uzakdoğu ülkelerine ihraç edilen tavuk ayakları da gittikçe artan ekonomik bir potansiyel oluşturmaktadır.
Bu özellikleri nedeni ile dünya üzerinde 50’den fazla ülkede kanatlı eti üretimi ekonomik öneme sahiptir (Roenigk, 1999). Tablo 7’de dünya tavuk, domuz ve sığır eti tüketimleri verilmiştir. Dünya üzerinde en çok tüketilen et domuz etidir ve bunda, fiyat faktörü rol oynamaktadır. 1988-90 yılları arasındaki toplam tüketilen etler içinde domuz eti birinci (% 63.6), sığır eti ikinci (% 47.8) ve tavuk eti tüketimi ise üçüncü sırada (% 31.1) yer almaktadır. 1998-2000 yılları arasında tavuk etinin % 29 tüketim oranı ile ikinci sırayı alması beklenirken, sığır eti tüketiminde % 7.3 oranında gerileme olacağı tahmin edilmektedir.
Tablo 7. Dünya et tüketimi
Et 1988-90(milyon ton) Oran 1998-2000*(milyon ton) Oran Artış (1998-90/1998-2000)
Tavuk 31.1 21.8 55.0 29.0 77
Domuz 63.6 44.6 85.0 44.7 34
Sığır 47.8 33.6 50.0 26.3 5
Toplam 142.5 100.0 190.0 100.0 33
Kaynak: Roenigk, 1999. *tahmin.
Ülkemizde protein üretimi ve tüketimi konusunda uzun vadeli hedefler üretilememektedir. Protein açığının ülkesel düzeyde kapatılması bir devlet politikası olarak benimsenmekle birlikte, protein tüketimimizin düzeyi konusunda net istatistikler bulunmamaktadır. Ülkemizde kırmızı et tüketimi yılda 11.3 kg, kanatlı eti tüketimi 9.4 kg ve toplam et tüketimi 21.7 kg olarak hesaplanmaktadır. Bu değer Tablo 6’da bildirilen toplam protein gereksiniminin çok gerisindedir. Ülkemiz koşullarında, hayvansal proteini en ekonomik biçimde üreten hayvan türü tavuk olduğuna göre, bu açığın kapatılması ancak tavuk ürünleri tüketimini arttırılması ile mümkün olabilecektir.
Prof.Dr., A.Ü.Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü - ANKARA
Doç.Dr., E.Ü.Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü - ANKARA
Doç.Dr., A.Ü.Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü - ANKARA
Arş.Gör., A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü – ANKARA
Volkanderinbay.net

