Ana sayfadaki bir haberden dolayı yorumumu buraya aktarmayı uygun gördüm.Site yöneticileri,istedikleri şekilde yayınlamaya ve yerini değiştirmeye hakları vardır.Bu okuduğum haber, boz sığırlarla ilgili;Çocukluğumda bizim de kapımızda dört adet boz sığırımız mevcut idi.Rahmetli ebem(Anadoluda Babanın annesine ebe denir).Ezandan evvel, horoz'un ötmesiyle kalkar,bu hayvanların sütünü sağardı.Daha sonra, mahallenin çobanı sokak kapısının üzerine elindeki değnekle sert şekilde 3-4 kez vururdu.Bu Ben geldim sığırı sal anlamına gelirdi.Rahmetli ebem ahır'ın kapısını açarak bu sığırları salardı.Çoban bu sığırları ev,ev dolaşarak toplardı.Akşama kadar yaydıktan sonra tekrar eve teslim ederdi.Bununla ilgiliçok çeşitli kültürler ve atasözleride vardır.Bunlardan çok bilineni geveze ve çok gezen kadınlar için hala söylenir."Sığırda geldi ya bi çit lafım kaldı". Bunun hiyasesine şöyledir.Vaktiyle Çok geveze bir yeni evli gelin,Sabah ezandan sonra çobana sığırı teslim etmiş ve komşularıyla sohbete dalmış.Vakit akşam olmuş ve gelin hala lafda.Derken Çoban sığırla gelmiş ve Gelin komşusuna dönüp"Sığırda geldi ama bir çift lafım kaldı" demiş.Malesef kültür ırklarının gelmesiyle bu boz sığırlar yok oldu.Bu sığırlar,hastalıklara dayanıklı,beslenme yönünden seçici olmayan,her şeyi yiyen, soğuk ve sıcağa aldırmayan bir ırk idi.Ancak süt ve et verimi düşük idi.Biraz bakımla,bu verim artırılabilirdi,ama oda kısıtlıydı.Dört sığırdan aldığımız günlük süt miktarı 10 kg anca bulurdu.Boyu kısa olduğundan et verimide son derece düşük idi.Ancak eti lezzetliydi.Bu Boz sığırların koruma altına alınarak,bilim adamlarının çalışmalrında kullanılmasına sevindim.Ayrıca benim çocukluk anılarımı tazeletdiği içinde teşekkürler.Umarım bu sitede benim akranım olan kardeşleriminde anılarını tazelemeye benimde katkım olmuştur.Esen kalınız.
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
Sığır
Collapse
X

