ARI ZEHİRİ
Arı zehiri işçi arılarda zehir bezlerinde üretilip zehir torbasında depolanır. Petek gözlerinden yeni çıkan arıların zehir üretme yetenekleri çok az olup 12 günlük olduklarında en yüksek kapasiteye ulaşırlar ve 20 günlük olduklarında zehir üretme yeteneklerini kaybederler. Arı zehiri kimyasal olarak oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Farmakolojik açıdan önemli aktif maddeler içerir. Bunlardan en önemlisi kimyasal yapının yaklaşık %50’sini oluşturan polipeptit yapıdaki melittindir.
Arı Zehirinin Bileşimi
Enzimler
Phospholipase A2, Hyaluronidase, Acid Phosphomonoesterase, a glucosidase, hysophospholipase
Protein ve Peptitler
Melittin, Pamine, Mast Cell Degranulating Peptide (MCD), Secapin, Procamine, Adolapin, Protease inhibitor, Tertiapinc, Küçük moleküllü peptides (<5 amino acids)
Aminler ve Diğerleri
Histamine, Dopamine, Noradrenaline, Amino asitler, Şekerler, Aromatik maddeler, Fosfolipidler
Arı Zehirinin Önemli Etkileri
Arı zehirinin farmokolojik etkileri, bağışıklık sistemini uyarması ve birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle son yıllarda üretimi ve tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır. Arı zehiri saf olarak iğne şeklinde, krem, tablet ve merhem şeklinde ilaç sanayiinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı koruyucu, tansiyon düşürücü etkileri ve bağışıklık sistemini aktive edici etkilere sahiptir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda arı zehiri multiple sclerosis (MS) aids, kanser ve tedavisi mümkün olmayan bir çok hastalıkta başarı ile kullanılmaktadır. Arı zehirinin bu özellikleri ve yaygın olarak kullanımı nedeni ile APİTERAPİ başta ABD ve birçok Avrupa ülkesinde alternatif tıp olarak kabul edilmiş ve Apiterapi hastaneleri kurulmaya başlanmıştır.
Arı zehirinin etkili olduğu diğer bazı hastalık ve rahatsızlıklar;
Arthritis, Epilepsy, Myositis, Iritis, Bursitis, Migren, Rhinosinusitis,bazı kanser türleri, damar tıkanıkları, kolestrol, Intercostal myalgia, Astım, Keratoconjunctivitis
GEZGİNCİ ARICILIK VE BAL ARILARININ ZİRAİ MÜCADELE İLAÇ UYGULAMALARINDAN KORUNMASI
GEZGİNCİ ARICILIK
Bir koloniden daha fazla arı ürünü alabilmek ve bitkilerde tozlaşmayı sağlamak amacıyla kovanların bir yerden başka bir yere taşınmasına “gezginci” (seyyar) arıcılık denir.
Ülkemizde Gezginci Arıcılık Hareket Yolları
Arıcılık yapılan bölgede kısa süren az sayıda ballı bitki varsa gezginci arıcılık yapıp kovanları bir yerden bir yere taşımak gerekecektir. Böylece ovada ve dağlık bölgede; sahilde ya da iç bölgelerde belli mevsimlerde nektar veren çeşitli bitkilerden yararlanmak ve daha çok ürün almak mümkün olacaktır
Kovanların taşınması ilkbahar sonu ve yaz aylarında sahilden, ovalardan yüksek yaylalara; sonbaharda ise ılıman olan sahil bölgelerine doğru olur.
Gezginci Arıcılık Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar
Önceden gidilecek yerin bitki örtüsü, nektar ve polen zenginliği araştırılmalıdır. Konaklama yeri; rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalıdır. Tepelerin güney-doğu yamaçları seçilmeli, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmelidir. Arılıklar arasındaki mesafe 1 km.den az olmamalıdır.
Çıkacak olan son yönetmelikte gezginci arıcılık ile ilgili olarak şu hükümler yer almaktadır:
Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri, bölgenin bitki florasını, ekolojik yapısını, yerleşim birimlerini ve mevcut arılıkların yoğunluğunu dikkate alarak gezginci arıcıların konaklayacakları yerleri belirler. Arı gen kaynaklarının muhafazası amacıyla izole bölgeleri Bakanlık belirler.
a) Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri bulundukları il ve ilçenin konaklama yerlerini kapasiteleriyle birlikte belirleyerek harita üzerinde gösterirler. Arı kışlatma bölgesinde flora kapasitesine bakılmaz. Kapasite belirlenmesi; her il ve ilçenin Teknik elemanları veya ilde arıcılığı bilen kişi ve kuruluşlardan, arıcı birliğinden oluşacak en az üç kişilik bir ekiple arı konaklama yeri olabilecek kamyon girişine müsait yerlerin bitki florası, ekolojik yapısı, varsa mevcut arı yoğunluğu da dikkate alınarak kaç koloninin yerleşebileceğinin gösterilmesidir.
b) Gezginci arıcı belirtilen bu yerlerden istediği bir yeri gidip görür. O yerin tasarruf hakkına sahip özel veya tüzel kişiyle anlaşmalarını bir belgeye bağlarlar ve muhtara onaylatarak Tarım Müdürlüğüne getirir. Yerleşme müsaadesi alır ve ondan sonra arılarını getirerek buraya yerleşir. Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri bu yerleşim yerinin kapasitesi dolmuşsa oraya başka arıcı yerleştirmezler. Şayet dolmamışsa bir başka arıcı yerleştirebilirler.
c) Yerleşme müsaadesi isteyen her arıcı Arıcı Kimlik Belgesini ve Arı Sağlık belgesini Tarım Teşkilatına ibraz etmek zorundadırlar. Bu belgeleri olmayan arıcıya yer gösterilmez, yer gösterilmeden konaklayan arıcı varsa jandarma marifetiyle oradan kaldırılır.
d) Gezginci arıcılardan resmi kurum ve kuruluşlarca hiçbir ad altında ücret alınamaz. Ücret aldığı tespit edilenler hakkında yasal işlem yapılır.
e) İller İdaresi Kanununa dayanılarak hiçbir ilde gezginci arıcılık yasaklanamaz. Arıcılık Yönetmeliği hükümleri uygulanır.(Olağanüstü hal uygulamaları hariç).
f) Gezginci arıcıların yerleştirilmelerinde Tarım İl müdürlüğü yetkilidir. Yerleştirme kararlarında keyfilik olamaz. Yerleşim yerinin flora durumu, yol durumu, yerleşim yerine yakınlığı vb. durumlar dikkate alınarak kararlar verilmelidir.
g) Yerleşim işlemleri tamamlanmış arıcıların ve yanında çalışan kişilerin isimleri Tarım İl Müdürlüğü tarafından o mahallin karakol komutanlıklarına liste halinde bildirilir. Gerekli güvenlik önlemleri komutanlıkça alınır.
Arı Nakilleri Sırasında Dikkat Edilecek Hususlar
Yükleme, nakil ve indirme sırasında kovanlar sarsılmamalıdır. Kovanlar tam dolu olarak taşınmamalı, yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Nakiller gece yapılmalı, çok uzun yollarda gündüz arılar ara konaklama yerinde açılarak dinlendirilmelidir.
Çıkacak olan son yönetmelikte arı nakli, arı nakil ve sağlık belgesi ile ilgili olarak şu hükümler yer almaktadır:
Arı paraziti Varroa ile Yavru Çürüklüğü hastalığı ülkemizin her tarafına bulaşmış, bu parazit ve hastalığın bulaşık olmadığı arılık kalmamıştır. Her yıl uygun zamanda, uygun dozda ve ruhsatlı ilaçla mücadele yapılması zorunludur.
a- Arılıktaki koloniler incelendiğinde şayet arıların üzerinde çok sayıda varroa görülüyor, kanatsız yavru da varsa bu durumdaki arıcıya arı nakli izni verilmez, kolonilerine 3 gün arayla en az 3 sefer ilaçlamasının yaptırılması sağlanır ve 15 gün sonra yapılacak kontrolde varroa yoğunluğu düşürülmüşse ancak o zaman nakline müsaade verilir.
b- Amerikan Yavru Çürüklüğü arılıkta görülmüşse, yavru çürüklüğü olan koloniler imha edilmeli, bulaşık çerçeveler yakılmalı veya gömülmeli, bu işlemler yapıldıktan sonra nakline izin verilmelidir.
c- Arı Sağlık Raporlarını öncelikli olarak Veteriner Hekimler vermelidir. Veteriner Hekim bulunmayan yerlerde konu uzmanı Ziraat Mühendisi veya Ziraat Teknisyeni de Arı Sağlık Belgesi verebilmelidir. Bu konuda yetki Tarım İl Müdürünündür.
d- Türkiye'ye gelmesi muhtemel hastalıklardan Trache akarı (Acarapis woodi), Torba hastalığı (Sac brood), Acut paraliz (ergin arı felci), Trielaplas cleree (dış parazit) görüldükleri yerlerde mücadele yapılarak, kovanların nakline izin verilmeyecek ve mutlaka Bakanlığa bilgi verilecektir.
e- Sabit ve gezginci arıcılık yapılan bölgelerde uygulanacak ıslah çalışmaları için gerekli tedbirleri alarak izole bölgeleri muhafazaya Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri yetkili olup, konu hakkında Bakanlığa bilgi vermeye ve izin almaya zorunludurlar.
f- Arı yüklü kamyonlar gündüz saatlerinde trafik polislerince veya jandarma tarafından acil bir durum olmadıkça durdurulmamalıdır. Herhangi bir ihbar veya şikayet varsa plakası, ismi alınarak yoluna devam etmeli, gereken işlem bilahare yapılmalıdır.
g- Arı hastalıkları konusunda kaynak temin edildiği ölçüde mücadele, toplu devlet mücadelesi şeklinde yapılmalıdır.
ZİRAİ MÜCADELE İLAÇ UYGULAMALARINDAN KORUNMA
Hızla artmakta olan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel ve hayvansal üretimin artırılması temel bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkisel üretimin artırılmasında pek çok teknik kullanılmakta olup, bu tekniklerin tam anlamıyla verime yansıması ancak tarımı yapılan bitkilerin hastalık ve zararlılarına karşı etkili bir mücadele ile mümkündür. Kültür bitkilerinde zarar yapan çeşitli hastalık, böcek ve yabancı otlara karşı zirai mücadele yapılmakta ve genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar hem bal üreten hem de bitkilerin tozlaşmasında önemli bir rolü olan bal arılarına zarar vermekte, onların ölümlerine neden olmaktadır.
Tarım İlaçlarının Bal Arılarına Etkileri
Tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan etkileri kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, uygulanan dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozları, çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olmaktadır.
Toz halinde kullanılan zirai ilaçlar, sıvı halde atılan ilaçlara oranla arılar için daha zararlı olmaktadır. Çünkü toz ilaçlar, daha kolay yayılır ve polenle birlikte kovana taşınabilmektedir.
Arıların Zirai Mücadele İlaçlarından Korunması
Arılar, arı ürünlerinin üretimi yanında, bitkilerde tozlaşmayı sağlayarak meyve ve tohum oluşumuna da yardım ederler. Bu nedenle bal arılarının korunmasında arıcılarla birlikte bitki üreticilerine de görevler düşmektedir. Bu durumda ilaç uygulayıcısı ile arıcı arasında işbirliği sağlanmalıdır.
Arıcılarca Alınabilecek Önlemler
1- Daha az risk taşıyan bir arılık yeri seçilmelidir.
2- Kolay taşınabilen, havalandırması iyi, gezginci arıcılık için uygun kovanlar kullanılmalıdır.
3- Kısa süre etkili ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, kovan içerisine su emdirilmiş sünger bırakmak, yeterli havalandırma sağlamak ve kovanların üzerine ıslak çuval, bez vs. örtmek suretiyle arılar 1-2 gün kapalı tutulabilir.
4- Uzun süre kalıcı etkili ve arılar için çok tehlikeli ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, koloniler ilaçlama sahasından en az 7-8 km uzaklıkta emin bir yere taşınmalıdır.
5- Arılıkta suluk bulundurularak arıların başka kaynaklardan su almaları en aza indirilmelidir.
Bitki Üreticilerince Alınabilecek Önlemler
1- Bir zorunluluk yoksa ilaçlamalar yıl içerisinde arıların aktif çalışma dönemlerinde yapılmamalıdır.
2- Arılar için daha az tehlikeli olan ilaçlar seçilmelidir.
3- Toz ilaçlar yerine sıvı ilaçlar kullanılmalıdır.
4- İlaçlamalar arıların kovanda oldukları akşam saatlerinde yapılmalıdır.
5- Kullanılan ilaç ve ilaçlı atıklar çevredeki sulara bulaştırılmamalıdır.
6- Üretici, ne zaman ilaçlama yapacağını ve hangi ilaçları kullanacağını çevresindeki arıcılara önceden bildirmelidir.
Devletçe Alınabilecek Önlemler
1- Arılar için daha az zararlı ilaçların üretim ve kullanımına öncelik verilmeli, bitki üreticileri bu yönde teşvik edilmelidir.
2- Arıcılar ve bitki üreticileri, mücadele ilaçlarının arılar üzerindeki etkileri konusunda yayım elemanlarınca eğitime tabi tutulmalıdır.
3- Arıların, meyve ve tohum üretiminin kalite ve kantitesi üzerindeki olumlu etkileri, üreticilere açıklanmalıdır.
4- Konuyla ilgili kanun, tüzük ve yönetmelikler hazırlanmalı ve arıcı-bitki üreticisi işbirliği sağlanmalıdır.
ÜLKE ARICILI?ININ SORUNLARI
Arıcılığın sorunları yıllardır devam ede gelen sorunlar olup bunları şu şekilde özetleyebiliriz:
• PAZARLAMA SORUNU : Ülke arıcılığının en önemli sorunu pazarlama sorunudur. Üreticiler ürettikleri bal ve diğer arı ürünlerini değeri fiyattan pazarlayamamaktadırlar. Koloni başına üretimin az olması nedeniyle üretim maliyetleri çok yükselmiş olmasına rağmen özellikle bal fiyatları yerinde saymaktadır. Tüccar üretici kadar hatta daha fazla kazanmaktadır. Bunu önleyebilmek ve diğer sorunları daha kolay çözebilmek için arıcıların bir an önce birlikler şeklinde örgütlenmelidirler.
• GEZGİNCİ ARICILIK VE KONAKLAMA SORUNU : Ülkemizde gezginci arıcılık yapmak artık başlı başına sorun olmaya başlamıştır. Her il kendisine ait yasaklar ve kurallar koymakta, konaklama sırasında mevcut yönetmeliğe rağmen değişik kurum ve kişilerce yüksek miktarlarda ücretler alınmaktadır. Bakanlığımızın son genelge ve yönetmeliğine rağmen para almaktadırlar.
Arıdan başkasının değerlendiremediği nektar kaynaklarımızın heba olmaması, arıcılarımızın harcanmaması için Türkiye genelinde uygulanacak ve gezginci arıcıların konaklama sorunlarını çözecek tedbirler belirlenerek son arıcılık yönetmeliğinde uygulamaya konulmuştur. Bu yönetmelik çok yakında yürürlüğe girecektir.
• DAMIZLIK SORUNU : Arıcılıkta 1 ana arı 1 koloni demektir. Koloninin performansı tamamen ana arının performansına bağlıdır. Ana arı ne kadar genç ve vasıflı ise verim o kadar fazla olmaktadır. Ülkemizde ana arı üretimi son derece yetersiz olup ihtiyacın ancak %8-10’u karşılanabilmektedir. Mutlaka damızlık vasıfta ana arı üretimi teşvik edilerek arıcılarımızın genç ve kaliteli ana arı ile çalışmaları sağlanmalıdır. Bununla ilgili olarak da Bakanlığımız tarafından “Ana Arı Yetiştiriciliği Uygulama Esasları Talimatnamesi” yayınlanarak ana arı yetiştiriciliğini denetim altına alarak özel ve tüzel kuruluşlarca nitelikli ana arı üretimi yapılmasının sağlanması amaçlanmıştır.
• HASTALIK, PARAZİT VE ZARARLILARLA MÜCADELE : Türkiye genelinde hastalık ve parazit bulaşmamış bölgemiz kalmamıştır. Arıcılarımız hala bilinçsiz ve zamansız ilaçlamalar yapılmaktadır. Bu konuda daha etkili eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Arıcılarımızın bir çoğu rasgele ve ruhsatsız ilaçlar kullanmaktadırlar. Bunlar da balın pazarlanmasında ciddi sıkıntılara sebep olmaktadır. Arıcılarımızın mutlaka zamanında, uygun dozda ve ruhsatlı ilaçlar kullanarak ilaçlama yapmalıdırlar.
• E?İTİM SORUNLARI : Ülkemizde arıcılık halen babadan görme usullerle yapılmaktadır. Bakanlık kuruluşlarınca verilen kurslar genelde belge almaya yönelik olmakta ve yetersiz kalmaktadır. Öncelikle bakanlık düzeyinde arıcılığı bilen teknik elemanlar yetiştirilmeli bunlar illerde modern eğitim metotlarıyla teknik arıcılık eğitimleri yapmalıdırlar.
Arı zehiri işçi arılarda zehir bezlerinde üretilip zehir torbasında depolanır. Petek gözlerinden yeni çıkan arıların zehir üretme yetenekleri çok az olup 12 günlük olduklarında en yüksek kapasiteye ulaşırlar ve 20 günlük olduklarında zehir üretme yeteneklerini kaybederler. Arı zehiri kimyasal olarak oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Farmakolojik açıdan önemli aktif maddeler içerir. Bunlardan en önemlisi kimyasal yapının yaklaşık %50’sini oluşturan polipeptit yapıdaki melittindir.
Arı Zehirinin Bileşimi
Enzimler
Phospholipase A2, Hyaluronidase, Acid Phosphomonoesterase, a glucosidase, hysophospholipase
Protein ve Peptitler
Melittin, Pamine, Mast Cell Degranulating Peptide (MCD), Secapin, Procamine, Adolapin, Protease inhibitor, Tertiapinc, Küçük moleküllü peptides (<5 amino acids)
Aminler ve Diğerleri
Histamine, Dopamine, Noradrenaline, Amino asitler, Şekerler, Aromatik maddeler, Fosfolipidler
Arı Zehirinin Önemli Etkileri
Arı zehirinin farmokolojik etkileri, bağışıklık sistemini uyarması ve birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle son yıllarda üretimi ve tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır. Arı zehiri saf olarak iğne şeklinde, krem, tablet ve merhem şeklinde ilaç sanayiinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı koruyucu, tansiyon düşürücü etkileri ve bağışıklık sistemini aktive edici etkilere sahiptir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda arı zehiri multiple sclerosis (MS) aids, kanser ve tedavisi mümkün olmayan bir çok hastalıkta başarı ile kullanılmaktadır. Arı zehirinin bu özellikleri ve yaygın olarak kullanımı nedeni ile APİTERAPİ başta ABD ve birçok Avrupa ülkesinde alternatif tıp olarak kabul edilmiş ve Apiterapi hastaneleri kurulmaya başlanmıştır.
Arı zehirinin etkili olduğu diğer bazı hastalık ve rahatsızlıklar;
Arthritis, Epilepsy, Myositis, Iritis, Bursitis, Migren, Rhinosinusitis,bazı kanser türleri, damar tıkanıkları, kolestrol, Intercostal myalgia, Astım, Keratoconjunctivitis
GEZGİNCİ ARICILIK VE BAL ARILARININ ZİRAİ MÜCADELE İLAÇ UYGULAMALARINDAN KORUNMASI
GEZGİNCİ ARICILIK
Bir koloniden daha fazla arı ürünü alabilmek ve bitkilerde tozlaşmayı sağlamak amacıyla kovanların bir yerden başka bir yere taşınmasına “gezginci” (seyyar) arıcılık denir.
Ülkemizde Gezginci Arıcılık Hareket Yolları
Arıcılık yapılan bölgede kısa süren az sayıda ballı bitki varsa gezginci arıcılık yapıp kovanları bir yerden bir yere taşımak gerekecektir. Böylece ovada ve dağlık bölgede; sahilde ya da iç bölgelerde belli mevsimlerde nektar veren çeşitli bitkilerden yararlanmak ve daha çok ürün almak mümkün olacaktır
Kovanların taşınması ilkbahar sonu ve yaz aylarında sahilden, ovalardan yüksek yaylalara; sonbaharda ise ılıman olan sahil bölgelerine doğru olur.
Gezginci Arıcılık Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar
Önceden gidilecek yerin bitki örtüsü, nektar ve polen zenginliği araştırılmalıdır. Konaklama yeri; rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalıdır. Tepelerin güney-doğu yamaçları seçilmeli, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmelidir. Arılıklar arasındaki mesafe 1 km.den az olmamalıdır.
Çıkacak olan son yönetmelikte gezginci arıcılık ile ilgili olarak şu hükümler yer almaktadır:
Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri, bölgenin bitki florasını, ekolojik yapısını, yerleşim birimlerini ve mevcut arılıkların yoğunluğunu dikkate alarak gezginci arıcıların konaklayacakları yerleri belirler. Arı gen kaynaklarının muhafazası amacıyla izole bölgeleri Bakanlık belirler.
a) Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri bulundukları il ve ilçenin konaklama yerlerini kapasiteleriyle birlikte belirleyerek harita üzerinde gösterirler. Arı kışlatma bölgesinde flora kapasitesine bakılmaz. Kapasite belirlenmesi; her il ve ilçenin Teknik elemanları veya ilde arıcılığı bilen kişi ve kuruluşlardan, arıcı birliğinden oluşacak en az üç kişilik bir ekiple arı konaklama yeri olabilecek kamyon girişine müsait yerlerin bitki florası, ekolojik yapısı, varsa mevcut arı yoğunluğu da dikkate alınarak kaç koloninin yerleşebileceğinin gösterilmesidir.
b) Gezginci arıcı belirtilen bu yerlerden istediği bir yeri gidip görür. O yerin tasarruf hakkına sahip özel veya tüzel kişiyle anlaşmalarını bir belgeye bağlarlar ve muhtara onaylatarak Tarım Müdürlüğüne getirir. Yerleşme müsaadesi alır ve ondan sonra arılarını getirerek buraya yerleşir. Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri bu yerleşim yerinin kapasitesi dolmuşsa oraya başka arıcı yerleştirmezler. Şayet dolmamışsa bir başka arıcı yerleştirebilirler.
c) Yerleşme müsaadesi isteyen her arıcı Arıcı Kimlik Belgesini ve Arı Sağlık belgesini Tarım Teşkilatına ibraz etmek zorundadırlar. Bu belgeleri olmayan arıcıya yer gösterilmez, yer gösterilmeden konaklayan arıcı varsa jandarma marifetiyle oradan kaldırılır.
d) Gezginci arıcılardan resmi kurum ve kuruluşlarca hiçbir ad altında ücret alınamaz. Ücret aldığı tespit edilenler hakkında yasal işlem yapılır.
e) İller İdaresi Kanununa dayanılarak hiçbir ilde gezginci arıcılık yasaklanamaz. Arıcılık Yönetmeliği hükümleri uygulanır.(Olağanüstü hal uygulamaları hariç).
f) Gezginci arıcıların yerleştirilmelerinde Tarım İl müdürlüğü yetkilidir. Yerleştirme kararlarında keyfilik olamaz. Yerleşim yerinin flora durumu, yol durumu, yerleşim yerine yakınlığı vb. durumlar dikkate alınarak kararlar verilmelidir.
g) Yerleşim işlemleri tamamlanmış arıcıların ve yanında çalışan kişilerin isimleri Tarım İl Müdürlüğü tarafından o mahallin karakol komutanlıklarına liste halinde bildirilir. Gerekli güvenlik önlemleri komutanlıkça alınır.
Arı Nakilleri Sırasında Dikkat Edilecek Hususlar
Yükleme, nakil ve indirme sırasında kovanlar sarsılmamalıdır. Kovanlar tam dolu olarak taşınmamalı, yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Nakiller gece yapılmalı, çok uzun yollarda gündüz arılar ara konaklama yerinde açılarak dinlendirilmelidir.
Çıkacak olan son yönetmelikte arı nakli, arı nakil ve sağlık belgesi ile ilgili olarak şu hükümler yer almaktadır:
Arı paraziti Varroa ile Yavru Çürüklüğü hastalığı ülkemizin her tarafına bulaşmış, bu parazit ve hastalığın bulaşık olmadığı arılık kalmamıştır. Her yıl uygun zamanda, uygun dozda ve ruhsatlı ilaçla mücadele yapılması zorunludur.
a- Arılıktaki koloniler incelendiğinde şayet arıların üzerinde çok sayıda varroa görülüyor, kanatsız yavru da varsa bu durumdaki arıcıya arı nakli izni verilmez, kolonilerine 3 gün arayla en az 3 sefer ilaçlamasının yaptırılması sağlanır ve 15 gün sonra yapılacak kontrolde varroa yoğunluğu düşürülmüşse ancak o zaman nakline müsaade verilir.
b- Amerikan Yavru Çürüklüğü arılıkta görülmüşse, yavru çürüklüğü olan koloniler imha edilmeli, bulaşık çerçeveler yakılmalı veya gömülmeli, bu işlemler yapıldıktan sonra nakline izin verilmelidir.
c- Arı Sağlık Raporlarını öncelikli olarak Veteriner Hekimler vermelidir. Veteriner Hekim bulunmayan yerlerde konu uzmanı Ziraat Mühendisi veya Ziraat Teknisyeni de Arı Sağlık Belgesi verebilmelidir. Bu konuda yetki Tarım İl Müdürünündür.
d- Türkiye'ye gelmesi muhtemel hastalıklardan Trache akarı (Acarapis woodi), Torba hastalığı (Sac brood), Acut paraliz (ergin arı felci), Trielaplas cleree (dış parazit) görüldükleri yerlerde mücadele yapılarak, kovanların nakline izin verilmeyecek ve mutlaka Bakanlığa bilgi verilecektir.
e- Sabit ve gezginci arıcılık yapılan bölgelerde uygulanacak ıslah çalışmaları için gerekli tedbirleri alarak izole bölgeleri muhafazaya Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri yetkili olup, konu hakkında Bakanlığa bilgi vermeye ve izin almaya zorunludurlar.
f- Arı yüklü kamyonlar gündüz saatlerinde trafik polislerince veya jandarma tarafından acil bir durum olmadıkça durdurulmamalıdır. Herhangi bir ihbar veya şikayet varsa plakası, ismi alınarak yoluna devam etmeli, gereken işlem bilahare yapılmalıdır.
g- Arı hastalıkları konusunda kaynak temin edildiği ölçüde mücadele, toplu devlet mücadelesi şeklinde yapılmalıdır.
ZİRAİ MÜCADELE İLAÇ UYGULAMALARINDAN KORUNMA
Hızla artmakta olan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel ve hayvansal üretimin artırılması temel bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkisel üretimin artırılmasında pek çok teknik kullanılmakta olup, bu tekniklerin tam anlamıyla verime yansıması ancak tarımı yapılan bitkilerin hastalık ve zararlılarına karşı etkili bir mücadele ile mümkündür. Kültür bitkilerinde zarar yapan çeşitli hastalık, böcek ve yabancı otlara karşı zirai mücadele yapılmakta ve genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar hem bal üreten hem de bitkilerin tozlaşmasında önemli bir rolü olan bal arılarına zarar vermekte, onların ölümlerine neden olmaktadır.
Tarım İlaçlarının Bal Arılarına Etkileri
Tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan etkileri kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, uygulanan dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozları, çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olmaktadır.
Toz halinde kullanılan zirai ilaçlar, sıvı halde atılan ilaçlara oranla arılar için daha zararlı olmaktadır. Çünkü toz ilaçlar, daha kolay yayılır ve polenle birlikte kovana taşınabilmektedir.
Arıların Zirai Mücadele İlaçlarından Korunması
Arılar, arı ürünlerinin üretimi yanında, bitkilerde tozlaşmayı sağlayarak meyve ve tohum oluşumuna da yardım ederler. Bu nedenle bal arılarının korunmasında arıcılarla birlikte bitki üreticilerine de görevler düşmektedir. Bu durumda ilaç uygulayıcısı ile arıcı arasında işbirliği sağlanmalıdır.
Arıcılarca Alınabilecek Önlemler
1- Daha az risk taşıyan bir arılık yeri seçilmelidir.
2- Kolay taşınabilen, havalandırması iyi, gezginci arıcılık için uygun kovanlar kullanılmalıdır.
3- Kısa süre etkili ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, kovan içerisine su emdirilmiş sünger bırakmak, yeterli havalandırma sağlamak ve kovanların üzerine ıslak çuval, bez vs. örtmek suretiyle arılar 1-2 gün kapalı tutulabilir.
4- Uzun süre kalıcı etkili ve arılar için çok tehlikeli ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, koloniler ilaçlama sahasından en az 7-8 km uzaklıkta emin bir yere taşınmalıdır.
5- Arılıkta suluk bulundurularak arıların başka kaynaklardan su almaları en aza indirilmelidir.
Bitki Üreticilerince Alınabilecek Önlemler
1- Bir zorunluluk yoksa ilaçlamalar yıl içerisinde arıların aktif çalışma dönemlerinde yapılmamalıdır.
2- Arılar için daha az tehlikeli olan ilaçlar seçilmelidir.
3- Toz ilaçlar yerine sıvı ilaçlar kullanılmalıdır.
4- İlaçlamalar arıların kovanda oldukları akşam saatlerinde yapılmalıdır.
5- Kullanılan ilaç ve ilaçlı atıklar çevredeki sulara bulaştırılmamalıdır.
6- Üretici, ne zaman ilaçlama yapacağını ve hangi ilaçları kullanacağını çevresindeki arıcılara önceden bildirmelidir.
Devletçe Alınabilecek Önlemler
1- Arılar için daha az zararlı ilaçların üretim ve kullanımına öncelik verilmeli, bitki üreticileri bu yönde teşvik edilmelidir.
2- Arıcılar ve bitki üreticileri, mücadele ilaçlarının arılar üzerindeki etkileri konusunda yayım elemanlarınca eğitime tabi tutulmalıdır.
3- Arıların, meyve ve tohum üretiminin kalite ve kantitesi üzerindeki olumlu etkileri, üreticilere açıklanmalıdır.
4- Konuyla ilgili kanun, tüzük ve yönetmelikler hazırlanmalı ve arıcı-bitki üreticisi işbirliği sağlanmalıdır.
ÜLKE ARICILI?ININ SORUNLARI
Arıcılığın sorunları yıllardır devam ede gelen sorunlar olup bunları şu şekilde özetleyebiliriz:
• PAZARLAMA SORUNU : Ülke arıcılığının en önemli sorunu pazarlama sorunudur. Üreticiler ürettikleri bal ve diğer arı ürünlerini değeri fiyattan pazarlayamamaktadırlar. Koloni başına üretimin az olması nedeniyle üretim maliyetleri çok yükselmiş olmasına rağmen özellikle bal fiyatları yerinde saymaktadır. Tüccar üretici kadar hatta daha fazla kazanmaktadır. Bunu önleyebilmek ve diğer sorunları daha kolay çözebilmek için arıcıların bir an önce birlikler şeklinde örgütlenmelidirler.
• GEZGİNCİ ARICILIK VE KONAKLAMA SORUNU : Ülkemizde gezginci arıcılık yapmak artık başlı başına sorun olmaya başlamıştır. Her il kendisine ait yasaklar ve kurallar koymakta, konaklama sırasında mevcut yönetmeliğe rağmen değişik kurum ve kişilerce yüksek miktarlarda ücretler alınmaktadır. Bakanlığımızın son genelge ve yönetmeliğine rağmen para almaktadırlar.
Arıdan başkasının değerlendiremediği nektar kaynaklarımızın heba olmaması, arıcılarımızın harcanmaması için Türkiye genelinde uygulanacak ve gezginci arıcıların konaklama sorunlarını çözecek tedbirler belirlenerek son arıcılık yönetmeliğinde uygulamaya konulmuştur. Bu yönetmelik çok yakında yürürlüğe girecektir.
• DAMIZLIK SORUNU : Arıcılıkta 1 ana arı 1 koloni demektir. Koloninin performansı tamamen ana arının performansına bağlıdır. Ana arı ne kadar genç ve vasıflı ise verim o kadar fazla olmaktadır. Ülkemizde ana arı üretimi son derece yetersiz olup ihtiyacın ancak %8-10’u karşılanabilmektedir. Mutlaka damızlık vasıfta ana arı üretimi teşvik edilerek arıcılarımızın genç ve kaliteli ana arı ile çalışmaları sağlanmalıdır. Bununla ilgili olarak da Bakanlığımız tarafından “Ana Arı Yetiştiriciliği Uygulama Esasları Talimatnamesi” yayınlanarak ana arı yetiştiriciliğini denetim altına alarak özel ve tüzel kuruluşlarca nitelikli ana arı üretimi yapılmasının sağlanması amaçlanmıştır.
• HASTALIK, PARAZİT VE ZARARLILARLA MÜCADELE : Türkiye genelinde hastalık ve parazit bulaşmamış bölgemiz kalmamıştır. Arıcılarımız hala bilinçsiz ve zamansız ilaçlamalar yapılmaktadır. Bu konuda daha etkili eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Arıcılarımızın bir çoğu rasgele ve ruhsatsız ilaçlar kullanmaktadırlar. Bunlar da balın pazarlanmasında ciddi sıkıntılara sebep olmaktadır. Arıcılarımızın mutlaka zamanında, uygun dozda ve ruhsatlı ilaçlar kullanarak ilaçlama yapmalıdırlar.
• E?İTİM SORUNLARI : Ülkemizde arıcılık halen babadan görme usullerle yapılmaktadır. Bakanlık kuruluşlarınca verilen kurslar genelde belge almaya yönelik olmakta ve yetersiz kalmaktadır. Öncelikle bakanlık düzeyinde arıcılığı bilen teknik elemanlar yetiştirilmeli bunlar illerde modern eğitim metotlarıyla teknik arıcılık eğitimleri yapmalıdırlar.


Comment