fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Arı zehiri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Arı zehiri

    ARI ZEHİRİ

    Arı zehiri işçi arılarda zehir bezlerinde üretilip zehir torbasında depolanır. Petek gözlerinden yeni çıkan arıların zehir üretme yetenekleri çok az olup 12 günlük olduklarında en yüksek kapasiteye ulaşırlar ve 20 günlük olduklarında zehir üretme yeteneklerini kaybederler. Arı zehiri kimyasal olarak oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Farmakolojik açıdan önemli aktif maddeler içerir. Bunlardan en önemlisi kimyasal yapının yaklaşık %50’sini oluşturan polipeptit yapıdaki melittindir.

    Arı Zehirinin Bileşimi

    Enzimler
    Phospholipase A2, Hyaluronidase, Acid Phosphomonoesterase, a glucosidase, hysophospholipase

    Protein ve Peptitler
    Melittin, Pamine, Mast Cell Degranulating Peptide (MCD), Secapin, Procamine, Adolapin, Protease inhibitor, Tertiapinc, Küçük moleküllü peptides (<5 amino acids)

    Aminler ve Diğerleri
    Histamine, Dopamine, Noradrenaline, Amino asitler, Şekerler, Aromatik maddeler, Fosfolipidler

    Arı Zehirinin Önemli Etkileri

    Arı zehirinin farmokolojik etkileri, bağışıklık sistemini uyarması ve birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle son yıllarda üretimi ve tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır. Arı zehiri saf olarak iğne şeklinde, krem, tablet ve merhem şeklinde ilaç sanayiinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
    Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı koruyucu, tansiyon düşürücü etkileri ve bağışıklık sistemini aktive edici etkilere sahiptir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda arı zehiri multiple sclerosis (MS) aids, kanser ve tedavisi mümkün olmayan bir çok hastalıkta başarı ile kullanılmaktadır. Arı zehirinin bu özellikleri ve yaygın olarak kullanımı nedeni ile APİTERAPİ başta ABD ve birçok Avrupa ülkesinde alternatif tıp olarak kabul edilmiş ve Apiterapi hastaneleri kurulmaya başlanmıştır.

    Arı zehirinin etkili olduğu diğer bazı hastalık ve rahatsızlıklar;
    Arthritis, Epilepsy, Myositis, Iritis, Bursitis, Migren, Rhinosinusitis,bazı kanser türleri, damar tıkanıkları, kolestrol, Intercostal myalgia, Astım, Keratoconjunctivitis

    GEZGİNCİ ARICILIK VE BAL ARILARININ ZİRAİ MÜCADELE İLAÇ UYGULAMALARINDAN KORUNMASI

    GEZGİNCİ ARICILIK

    Bir koloniden daha fazla arı ürünü alabilmek ve bitkilerde tozlaşmayı sağlamak amacıyla kovanların bir yerden başka bir yere taşınmasına “gezginci” (seyyar) arıcılık denir.


    Ülkemizde Gezginci Arıcılık Hareket Yolları

    Arıcılık yapılan bölgede kısa süren az sayıda ballı bitki varsa gezginci arıcılık yapıp kovanları bir yerden bir yere taşımak gerekecektir. Böylece ovada ve dağlık bölgede; sahilde ya da iç bölgelerde belli mevsimlerde nektar veren çeşitli bitkilerden yararlanmak ve daha çok ürün almak mümkün olacaktır

    Kovanların taşınması ilkbahar sonu ve yaz aylarında sahilden, ovalardan yüksek yaylalara; sonbaharda ise ılıman olan sahil bölgelerine doğru olur.


    Gezginci Arıcılık Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar

    Önceden gidilecek yerin bitki örtüsü, nektar ve polen zenginliği araştırılmalıdır. Konaklama yeri; rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalıdır. Tepelerin güney-doğu yamaçları seçilmeli, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmelidir. Arılıklar arasındaki mesafe 1 km.den az olmamalıdır.

    Çıkacak olan son yönetmelikte gezginci arıcılık ile ilgili olarak şu hükümler yer almaktadır:
    Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri, bölgenin bitki florasını, ekolojik yapısını, yerleşim birimlerini ve mevcut arılıkların yoğunluğunu dikkate alarak gezginci arıcıların konaklayacakları yerleri belirler. Arı gen kaynaklarının muhafazası amacıyla izole bölgeleri Bakanlık belirler.


    a) Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri bulundukları il ve ilçenin konaklama yerlerini kapasiteleriyle birlikte belirleyerek harita üzerinde gösterirler. Arı kışlatma bölgesinde flora kapasitesine bakılmaz. Kapasite belirlenmesi; her il ve ilçenin Teknik elemanları veya ilde arıcılığı bilen kişi ve kuruluşlardan, arıcı birliğinden oluşacak en az üç kişilik bir ekiple arı konaklama yeri olabilecek kamyon girişine müsait yerlerin bitki florası, ekolojik yapısı, varsa mevcut arı yoğunluğu da dikkate alınarak kaç koloninin yerleşebileceğinin gösterilmesidir.
    b) Gezginci arıcı belirtilen bu yerlerden istediği bir yeri gidip görür. O yerin tasarruf hakkına sahip özel veya tüzel kişiyle anlaşmalarını bir belgeye bağlarlar ve muhtara onaylatarak Tarım Müdürlüğüne getirir. Yerleşme müsaadesi alır ve ondan sonra arılarını getirerek buraya yerleşir. Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri bu yerleşim yerinin kapasitesi dolmuşsa oraya başka arıcı yerleştirmezler. Şayet dolmamışsa bir başka arıcı yerleştirebilirler.
    c) Yerleşme müsaadesi isteyen her arıcı Arıcı Kimlik Belgesini ve Arı Sağlık belgesini Tarım Teşkilatına ibraz etmek zorundadırlar. Bu belgeleri olmayan arıcıya yer gösterilmez, yer gösterilmeden konaklayan arıcı varsa jandarma marifetiyle oradan kaldırılır.
    d) Gezginci arıcılardan resmi kurum ve kuruluşlarca hiçbir ad altında ücret alınamaz. Ücret aldığı tespit edilenler hakkında yasal işlem yapılır.
    e) İller İdaresi Kanununa dayanılarak hiçbir ilde gezginci arıcılık yasaklanamaz. Arıcılık Yönetmeliği hükümleri uygulanır.(Olağanüstü hal uygulamaları hariç).
    f) Gezginci arıcıların yerleştirilmelerinde Tarım İl müdürlüğü yetkilidir. Yerleştirme kararlarında keyfilik olamaz. Yerleşim yerinin flora durumu, yol durumu, yerleşim yerine yakınlığı vb. durumlar dikkate alınarak kararlar verilmelidir.
    g) Yerleşim işlemleri tamamlanmış arıcıların ve yanında çalışan kişilerin isimleri Tarım İl Müdürlüğü tarafından o mahallin karakol komutanlıklarına liste halinde bildirilir. Gerekli güvenlik önlemleri komutanlıkça alınır.

    Arı Nakilleri Sırasında Dikkat Edilecek Hususlar

    Yükleme, nakil ve indirme sırasında kovanlar sarsılmamalıdır. Kovanlar tam dolu olarak taşınmamalı, yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Nakiller gece yapılmalı, çok uzun yollarda gündüz arılar ara konaklama yerinde açılarak dinlendirilmelidir.

    Çıkacak olan son yönetmelikte arı nakli, arı nakil ve sağlık belgesi ile ilgili olarak şu hükümler yer almaktadır:
    Arı paraziti Varroa ile Yavru Çürüklüğü hastalığı ülkemizin her tarafına bulaşmış, bu parazit ve hastalığın bulaşık olmadığı arılık kalmamıştır. Her yıl uygun zamanda, uygun dozda ve ruhsatlı ilaçla mücadele yapılması zorunludur.
    a- Arılıktaki koloniler incelendiğinde şayet arıların üzerinde çok sayıda varroa görülüyor, kanatsız yavru da varsa bu durumdaki arıcıya arı nakli izni verilmez, kolonilerine 3 gün arayla en az 3 sefer ilaçlamasının yaptırılması sağlanır ve 15 gün sonra yapılacak kontrolde varroa yoğunluğu düşürülmüşse ancak o zaman nakline müsaade verilir.
    b- Amerikan Yavru Çürüklüğü arılıkta görülmüşse, yavru çürüklüğü olan koloniler imha edilmeli, bulaşık çerçeveler yakılmalı veya gömülmeli, bu işlemler yapıldıktan sonra nakline izin verilmelidir.
    c- Arı Sağlık Raporlarını öncelikli olarak Veteriner Hekimler vermelidir. Veteriner Hekim bulunmayan yerlerde konu uzmanı Ziraat Mühendisi veya Ziraat Teknisyeni de Arı Sağlık Belgesi verebilmelidir. Bu konuda yetki Tarım İl Müdürünündür.
    d- Türkiye'ye gelmesi muhtemel hastalıklardan Trache akarı (Acarapis woodi), Torba hastalığı (Sac brood), Acut paraliz (ergin arı felci), Trielaplas cleree (dış parazit) görüldükleri yerlerde mücadele yapılarak, kovanların nakline izin verilmeyecek ve mutlaka Bakanlığa bilgi verilecektir.
    e- Sabit ve gezginci arıcılık yapılan bölgelerde uygulanacak ıslah çalışmaları için gerekli tedbirleri alarak izole bölgeleri muhafazaya Bakanlık İl ve İlçe Müdürlükleri yetkili olup, konu hakkında Bakanlığa bilgi vermeye ve izin almaya zorunludurlar.
    f- Arı yüklü kamyonlar gündüz saatlerinde trafik polislerince veya jandarma tarafından acil bir durum olmadıkça durdurulmamalıdır. Herhangi bir ihbar veya şikayet varsa plakası, ismi alınarak yoluna devam etmeli, gereken işlem bilahare yapılmalıdır.
    g- Arı hastalıkları konusunda kaynak temin edildiği ölçüde mücadele, toplu devlet mücadelesi şeklinde yapılmalıdır.


    ZİRAİ MÜCADELE İLAÇ UYGULAMALARINDAN KORUNMA

    Hızla artmakta olan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel ve hayvansal üretimin artırılması temel bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkisel üretimin artırılmasında pek çok teknik kullanılmakta olup, bu tekniklerin tam anlamıyla verime yansıması ancak tarımı yapılan bitkilerin hastalık ve zararlılarına karşı etkili bir mücadele ile mümkündür. Kültür bitkilerinde zarar yapan çeşitli hastalık, böcek ve yabancı otlara karşı zirai mücadele yapılmakta ve genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar hem bal üreten hem de bitkilerin tozlaşmasında önemli bir rolü olan bal arılarına zarar vermekte, onların ölümlerine neden olmaktadır.

    Tarım İlaçlarının Bal Arılarına Etkileri

    Tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan etkileri kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, uygulanan dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozları, çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olmaktadır.
    Toz halinde kullanılan zirai ilaçlar, sıvı halde atılan ilaçlara oranla arılar için daha zararlı olmaktadır. Çünkü toz ilaçlar, daha kolay yayılır ve polenle birlikte kovana taşınabilmektedir.

    Arıların Zirai Mücadele İlaçlarından Korunması
    Arılar, arı ürünlerinin üretimi yanında, bitkilerde tozlaşmayı sağlayarak meyve ve tohum oluşumuna da yardım ederler. Bu nedenle bal arılarının korunmasında arıcılarla birlikte bitki üreticilerine de görevler düşmektedir. Bu durumda ilaç uygulayıcısı ile arıcı arasında işbirliği sağlanmalıdır.
    Arıcılarca Alınabilecek Önlemler
    1- Daha az risk taşıyan bir arılık yeri seçilmelidir.
    2- Kolay taşınabilen, havalandırması iyi, gezginci arıcılık için uygun kovanlar kullanılmalıdır.
    3- Kısa süre etkili ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, kovan içerisine su emdirilmiş sünger bırakmak, yeterli havalandırma sağlamak ve kovanların üzerine ıslak çuval, bez vs. örtmek suretiyle arılar 1-2 gün kapalı tutulabilir.
    4- Uzun süre kalıcı etkili ve arılar için çok tehlikeli ilaçlar kullanılarak yapılan ilaçlamalarda, koloniler ilaçlama sahasından en az 7-8 km uzaklıkta emin bir yere taşınmalıdır.
    5- Arılıkta suluk bulundurularak arıların başka kaynaklardan su almaları en aza indirilmelidir.

    Bitki Üreticilerince Alınabilecek Önlemler
    1- Bir zorunluluk yoksa ilaçlamalar yıl içerisinde arıların aktif çalışma dönemlerinde yapılmamalıdır.
    2- Arılar için daha az tehlikeli olan ilaçlar seçilmelidir.
    3- Toz ilaçlar yerine sıvı ilaçlar kullanılmalıdır.
    4- İlaçlamalar arıların kovanda oldukları akşam saatlerinde yapılmalıdır.
    5- Kullanılan ilaç ve ilaçlı atıklar çevredeki sulara bulaştırılmamalıdır.
    6- Üretici, ne zaman ilaçlama yapacağını ve hangi ilaçları kullanacağını çevresindeki arıcılara önceden bildirmelidir.

    Devletçe Alınabilecek Önlemler
    1- Arılar için daha az zararlı ilaçların üretim ve kullanımına öncelik verilmeli, bitki üreticileri bu yönde teşvik edilmelidir.
    2- Arıcılar ve bitki üreticileri, mücadele ilaçlarının arılar üzerindeki etkileri konusunda yayım elemanlarınca eğitime tabi tutulmalıdır.
    3- Arıların, meyve ve tohum üretiminin kalite ve kantitesi üzerindeki olumlu etkileri, üreticilere açıklanmalıdır.
    4- Konuyla ilgili kanun, tüzük ve yönetmelikler hazırlanmalı ve arıcı-bitki üreticisi işbirliği sağlanmalıdır.

    ÜLKE ARICILI?ININ SORUNLARI
    Arıcılığın sorunları yıllardır devam ede gelen sorunlar olup bunları şu şekilde özetleyebiliriz:

    • PAZARLAMA SORUNU : Ülke arıcılığının en önemli sorunu pazarlama sorunudur. Üreticiler ürettikleri bal ve diğer arı ürünlerini değeri fiyattan pazarlayamamaktadırlar. Koloni başına üretimin az olması nedeniyle üretim maliyetleri çok yükselmiş olmasına rağmen özellikle bal fiyatları yerinde saymaktadır. Tüccar üretici kadar hatta daha fazla kazanmaktadır. Bunu önleyebilmek ve diğer sorunları daha kolay çözebilmek için arıcıların bir an önce birlikler şeklinde örgütlenmelidirler.

    • GEZGİNCİ ARICILIK VE KONAKLAMA SORUNU : Ülkemizde gezginci arıcılık yapmak artık başlı başına sorun olmaya başlamıştır. Her il kendisine ait yasaklar ve kurallar koymakta, konaklama sırasında mevcut yönetmeliğe rağmen değişik kurum ve kişilerce yüksek miktarlarda ücretler alınmaktadır. Bakanlığımızın son genelge ve yönetmeliğine rağmen para almaktadırlar.
    Arıdan başkasının değerlendiremediği nektar kaynaklarımızın heba olmaması, arıcılarımızın harcanmaması için Türkiye genelinde uygulanacak ve gezginci arıcıların konaklama sorunlarını çözecek tedbirler belirlenerek son arıcılık yönetmeliğinde uygulamaya konulmuştur. Bu yönetmelik çok yakında yürürlüğe girecektir.

    • DAMIZLIK SORUNU : Arıcılıkta 1 ana arı 1 koloni demektir. Koloninin performansı tamamen ana arının performansına bağlıdır. Ana arı ne kadar genç ve vasıflı ise verim o kadar fazla olmaktadır. Ülkemizde ana arı üretimi son derece yetersiz olup ihtiyacın ancak %8-10’u karşılanabilmektedir. Mutlaka damızlık vasıfta ana arı üretimi teşvik edilerek arıcılarımızın genç ve kaliteli ana arı ile çalışmaları sağlanmalıdır. Bununla ilgili olarak da Bakanlığımız tarafından “Ana Arı Yetiştiriciliği Uygulama Esasları Talimatnamesi” yayınlanarak ana arı yetiştiriciliğini denetim altına alarak özel ve tüzel kuruluşlarca nitelikli ana arı üretimi yapılmasının sağlanması amaçlanmıştır.

    • HASTALIK, PARAZİT VE ZARARLILARLA MÜCADELE : Türkiye genelinde hastalık ve parazit bulaşmamış bölgemiz kalmamıştır. Arıcılarımız hala bilinçsiz ve zamansız ilaçlamalar yapılmaktadır. Bu konuda daha etkili eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Arıcılarımızın bir çoğu rasgele ve ruhsatsız ilaçlar kullanmaktadırlar. Bunlar da balın pazarlanmasında ciddi sıkıntılara sebep olmaktadır. Arıcılarımızın mutlaka zamanında, uygun dozda ve ruhsatlı ilaçlar kullanarak ilaçlama yapmalıdırlar.

    • E?İTİM SORUNLARI : Ülkemizde arıcılık halen babadan görme usullerle yapılmaktadır. Bakanlık kuruluşlarınca verilen kurslar genelde belge almaya yönelik olmakta ve yetersiz kalmaktadır. Öncelikle bakanlık düzeyinde arıcılığı bilen teknik elemanlar yetiştirilmeli bunlar illerde modern eğitim metotlarıyla teknik arıcılık eğitimleri yapmalıdırlar.

  • #2
    Cevap: Arı zehiri

    ARICILIK İLE İLGİLİ SORUNLARIN
    GİDERİLMESİNE YÖNELİK ÖNERİLER

    A. DEVLETE DÜŞEN GÖREVLER
    1. Türkiye Arıcılık Kanunu çıkarılmalıdır. Çıkarılacak bu yasa ile Arıcılık Danışma Kurulu’nun , Türkiye Arıcılar Birliğinin, Bakanlık kuruluşlarının yetki ve sorumlulukları belirlenmelidir. Arıcıların hakları koruma altına alınmalıdır.
    2. Türkiye Arıcılar Birliği mutlaka kurulmalı, bu birlik devlet kontrolünde arıcıların bütün sorunlarını çözecek şekilde teşkilatlandırılmalı ve arıcıların bu birliklere üye olmaları zorunlu hale getirilmelidir. Arıcıların sağlık belgesi, silah ruhsatı, kereste ve kredi taleplerinde Birlik üyelik şartı aranmalıdır.
    3. Türkiye genelinde uygulanacak ve gezginci arıcıların konaklama sorunlarını çözecek bir yönetmeliğin uygulamaya konulması gerekmektedir. (İlgili yönetmelik hazırlanmış olup kısa zamanda yürürlüğe girecektir.)
    4. Bakanlık-Üniversite-Özel Sektör işbirliği sağlanmalı, araştırma çalışmaları üniversitelerle birlikte yürütülmelidir.
    5. Bakanlık-Üniversite işbirliği ile bakanlık birimlerinde görev yapacak lisans ve doktorasını tamamlamış arıcılık uzmanı teknik elemanlar yetiştirilmelidir.
    6. Eğitim konusu ciddi manada ele alınarak yerel ve ulusal basında eğitimler verilmelidir. İllerde modern eğitim metotlarıyla teknik arıcılık eğitimleri yapılmalıdır.
    7. Hastalık, parazit ve zararlılarla mücadelenin daha etkin ve bilinçli yapılması için gerekli tedbirler alınmalıdır.
    8. Araştırma çalışmaları, verimi ve karlılığı artırma, kaliteyi iyileştirme, kalite standardının oluşturulması ve arı ürünlerinin çeşitliliğinin artırılması üzerine yoğunlaştırılmalıdır.
    9. Zirai mücadele ilaçlarının kullanımında çevre kirliliğini önleme ve arıya zararsız ilaçların geliştirilmesine yönelik araştırmalar yapılmalıdır. Arı kolonilerini zirai mücadele ilaçlarından koruyabilmek için arıcılarla zirai mücadele görevlileri arasında etkili bir işbirliği kurulmalıdır.
    10. Arı ürünleri test ve analiz laboratuarları kurulmalı, kalite standardizasyonu sağlanmalıdır.
    11. Balmumu işleme merkezlerinde sterilizasyona önem verilmesi sağlanarak işletmelerin petek yoluyla hastalık bulaştırmaları önlenmelidir.
    12. Yerli genotipler belirlenmeli ve ıslah çalışmalarına öncelik verilmelidir. (“Ülkesel Arıcılık Projesi” ile buna başlanmıştır.)
    13. Damızlık ana arı işletmeleri kurulmalı ve bunlar desteklenmelidir. Damızlık konusunda araştırma çalışmaları geliştirilmelidir.
    14. İller ve bölgeler itibari ile ülkenin flora haritası hazırlanmalı, gezginci arıcılığın planlanması ve ballı bitkiler tarımının geliştirlmesine çalışılmalıdır.
    15. Ballı kültür bitkilerinin tohumları köylülere ücretsiz olarak verilmeli, üretim teşvik edilmeli, yem bitkisi ihtiyacı karşılanırken bal üretimi de artırılmalıdır.
    16. Doğal kaynakların korunması amacıyla bombus arıları koruma altına alınmalı, bunların yetiştiriciliği yapılarak polinasyon amacıyla seralarda kullanma imkanları geliştirilmelidir.
    17. Arıcılara düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanı sağlanmalıdır.




    B. ARICIYA DÜŞEN GÖREVLER

    1. Pazarlama sorunu olan ülkemizde arıcılar, şeker ile üretim yapmak gibi miktarı çok ancak ucuz ve kalitesiz bal yerine, daha az miktarda ancak kaliteli bal üretme yoluna gitmelidirler.
    2. Arıcılar kolonilerinin ana arılarını yılda bir veya en fazla iki yılda bir değiştirerek genç ve kaliteli ana arı ile çalışmalıdırlar. Çünkü ana arı ne kadar genç ve vasıflı olursa verim de o kadar fazla olacaktır.
    3. Arıcılarımız, bilinçsiz ve zamansız ilaçlamalardan kaçınmalıdırlar. Bunun için yenilikleri devamlı takip etmelidirler.
    4. Arıcılar, arıcılıkla ilgili tüm problemlerini daha kolay çözebilmeleri için bir birlik çatısı altında toplanarak örgütlenmelidirler.
    5. Zirai mücadele ilaçlamalarından korunmak için zirai mücadele görevlileri ve bitkisel üretim yapan çiftçilerle etkili bir işbirliği kurmalıdırlar.
    6. Arıcılar, bal ve balmumunun yanı sıra; polen, arı sütü, arı zehiri ve propolis gibi diğer arı ürünleri ile ana arı üretimi de yapmalıdırlar.
    7. Bölgesel nitelikli kovan ve malzemeler yerine standart çerçeveli kovan ve standart malzeme kullanımına özen göstermelidirler.
    8. Arıcılar, ballı bitkilerin ekimi ve dikimine özel bir önem vermeli, bu tür çalışmalara öncülük etmelidirler.
    9. Arıcılık ile ilgili kurs, seminer, panel ve sempozyumlara katılarak yenilikleri takip
    etmeli, sorunlarına buralarda da çareler aramalıdırlar.

    kaynak ziraatci.com

    Comment


    • #3
      Cevap: Arı zehiri

      Yumurtadan yeni çıkmış arının zehiri olmadığı gibi, çiçektozu verilmeden büyüyen arının da zehiri yoktur. (Örneğin arıbeyi). Zehir bezesi arının yaşamının 2. gününden başlayarak zehir salgılamaya başlar. Zehir kesesinde zehirin en çok (sıvı olarak yakl. 3 mgr?) toplandığı dönem, yaşamının 15. ile 20. günleri arasındadır.

      Kokusu tadı: Keskin, acı ve çok ekşidir.

      Yan etkileri: Sayıları çok az olmakla birlikte birtakım insan arı sokmasına karşı duyarlıdır. Bir arı sokması kurdeşene, ürtikere seyrek olarak kollapsa da neden olabilir. Arının soktuğu kimsenin yüzü beyazlaşmaya, nabzı yükselmeye başladığında derhal hekime baş vurmak gereklidir. Aşırı alerji gösterenler tedavi yolu ile arı sokmasına karşı bağdaşıklık kazanabilir.

      Özellikle arı zehiri ile romatizmanın tedavi edilebileceğini Mısırlılar da bilmekteydiler. Tedavi, ağrıyan yer arıya sokturularak yapılırdı. Günümüzde zehir özel yöntemle toplanıp kurutularak süresiz saklanabilmektedir. Yapılan araştırmalar arı zehirinin kortizon salgısını arttırdığını göstermiştir. Günümüzde arı zehiriyle romatizma, artritis (eklem romatizması), arter hastalıkları, deri, damar hastalıkları, eklem iltihaplanmaları, hematom (kanamalar), nöroloji (sinir iltihapları nedeni duyulan ağrılar), siyatik, alerji, saman nezlesi tedavi edilmektedir.

      hekimce.com

      Comment


      • #4
        Cevap: Arı zehiri

        Arı Zehiri Üretimi

        Arı zehiri toplanmasında, değişik yöntemler bulunmasına karşın, daha çok 5-10 mm aralıklarla paralel dizilen tellerin altına yerleştirilen cam levhalı düzenek kullanılmaktadır. Kovan uçuş tahtası veya kovan dip tahtası üzerine konan bu düzeneğe 12 voltluk akım verildiğinde tellere temas eden arı hafif elektrik şokuyla karşılaşmakta ve zehirini cam levha üzerine bırakmaktadır. İğne cama batmayacağından arı da ölmemektedir. Sıvı olan arı zehiri, cam levha üzerine bırakılır bırakılmaz kristal hale geçer ve daha sonra jiletle kazınarak toplanır.

        Arı zehiri toplanması sırasında arılar yüksek derecede rahatsız edileceğinden çevredeki canlılar yönünden güvenlik tedbirleri alınmalı, uygulama 1 kovan için en fazla 5-10 dakika sürmelidir. Uygulama 10 kovana tatbik edildiğinde 1-2 g kristal zehir toplamak mümkündür.

        Arı Zehirinin Kullanılma Alanları

        Arı zehirinin kullanılma alanları ve ticaret hacmi diğer arı ürünlerine göre daha sınırlıdır. Arı zehiri arılarca koloninin düşmana karşı savunulmasında, ve ayrıca apiterapide arı zehirine karşı bağışıklık sisteminin geliştirilmesinde ve romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Arı zehiri, Amerika'da eczanelerde tablet olarak satılmakta ve ilgi görmektedir.

        Comment


        • #5
          Cevap: Arı zehiri

          "Arı zehrinin çok önemli bir zehir olduğuna da dikkat çeken Aydın, "Ülkemizde yılda 2 kilo arı zehiri ancak çıkıyor ve gramı 200 ile 700 dolar arasında alıcı buluyor. Bu zehir AIDS ve lösemi gibi hastalıklarda kullanılıyor. Ancak biz bunları hiç düşünmüyoruz. Bursa ve Yalova Türkiye'nin en bol polen olan yeri, fakat farkında bile değiliz. Maalesef ülkemizde arıcılık şuurlu bir şekilde yapılmıyor.
          Gittiğimiz yerlerde bakıyoruz tüm kovanlar yerlerde. Kovanın en büyük düşmanı rutubettir. Bunu bilmiyoruz. Arı soğuktan değil, susuzluktan, açlıktan ve hastalıktan kaybedilir. Dünyanın en temiz hayvanı arıdır. Ancak bizde kovanlar maalesef temiz değil. "

          ERZURUM KARS YÖRESİ BALI YENİ SİTEMİZ WWW.ALTİNKOVAN.COM: ARI ZEHİRİ

          Comment


          • #6
            Cevap: Arı zehiri

            Arının zehir kesesinden çıkan zehirin gerçek görüntüsü

            Comment


            • #7
              Cevap: Arı zehiri

              “Hymenoptera” türlerinde sadece dişi bireyler (kraliçe ve işçiler) iğneleme özelliği gösterirken; erkek bireylerin savunma organı olan iğneleri bulunmaz. Zehir salgılama bireysel veya sosyal böceklerde olduğu gibi savunma amaçlı (Koloni savunma içgüdüsü), bazı türlerde avını öldürmek, kımıldamaz hale bırakmak, avını saklamak ve yavrusunu beslemek için de kullanılır. Arılar ise barındıkları kovanı korumak her hangi bir yağmalamaya karşı saldırıya geçmek, kraliçe arılar ise bir kolonide iki tane ya da daha fazla kraliçe arı varsa aralarında rekabet savaşında ve en kuvvetli olanın zehiri ile ötekilerinin yok edebilmesini sağlar.
              Arıların iğnesi, abdomenin (karın) sonunda yer alır. Iğne, diğer dişi böceklerde ovipozitörün (yumurtlama organı) yapısal değişikliğe uğramasıyla savunma organı olan kompleks bir yapıya dönüşmüş. Iğne, iki kısımdan üç parçadan oluşmaktadır. Bu kısımlar, bir üst parça olan (Stylet) ve iki alt parçanın (Lanset) uca doğru incelmesi, vücuda doğru kalınlaşarak bir zehir torbasına bağlanmasıyla oluşur. Zehir bu iğne parcalarıyla ilişkili olan alkali ve asit salgı bezlerinden salgılanır ve zehir kesesinde depolanır. Zehir üretimi ergin işçi arıların yaşamının ilk iki haftasında artar ve bal arısının kovan savunması ve tarlacılık görevlerinde başladığı zaman en üst noktaya erişir.
              Arı iğnelediğinde zehir kesesinde bulunan 0,15-0,3 mg zehirin tamamını normal olarak boşaltmaz. Bir canlıyı soktuğunda iğnesini, iğnesiyle birlikte zehir kesesin kaslarını ve sinir merkezini kaybeder. Vücudunun önemli bir bölümüne neden olur. Arılar tarafından aynı anda 600 kez sokulan ve iğneleri hemen cıkartılmayan bir insan için her bir arının bütün zehiri boşaltığı (0,3 mg) varsayıldığında bu iğneler bir kişi için öldürücü olabilmektedir; 10 kg ağırlığında bir çocuk içinse kesin öldürücü olmakta.

              Arı Zehirinin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri
              Bal arısı açık renkte, kokusuz, su gibi bir sıvı madde olup, keskin ve acı bir tadı bulunur. Içinde bulunan alarm feromonları nedeniyle aromatik özelliktaşır. Berrak, asitik yapıda olan arı zehiri, oda sıcaklığında ağırlığının % 30-40′nı kurup kaybederek acık sarı renge dönüşür.zehir toplanması sırasında buharlaşma yoluyla kolayca kaybolan bileşiklerde yapısında yer alır.zehir kesesinin çeperleri gözlere bulaştığında yanmalara ve yangılara yol açar. Apis türlerinden elde edilen zehirlerin benzer yapıda olmasına karşın, çeşitli ırklardan elde edilien zehirlerde olduğu gibi her bir tür içinde zehirin yapısında ufak tefek farklılıklar bulunur. Apis cerana (Hindistan bal arısı) zehirinin Apis melifera (Bal arısı) zehirinden iki kat daha güçlü düzeyde olduğu biliniyor.
              Arı zehiri biyokimyasal ve farmakolojik aktif maddeler içeren oldukça karmaşık bir yapı gösterir. Arı zehrinde alerjik reaksiyonlara neden olan proteinler ve enzimler bulunur. Zehirin % 88′i su’dan oluşmakta, glukoz, fruktoz ve fosfolipid yapılar; çeşitli enzim, peptidler ve aminleri içeren en az 18 farmakolojik aktif bileşenin tanımı yapılmış durumda. Histamin; zehire hassas olan kişilerde baş ağrısı, şişme, kaşıntı, kusma ve görme bozukluğuyla, kan damarlarını genişleterek ölüme neden olabilecek etkiye sahip bir maddedir.

              *Arı zehiri, bileşenleri dolayısıyla farmokolojik olarak aktif bir etkiye sahiptir. Arı zehirinin, bazı romatizmal hastalıklarda ve MS hastalığı diye bilinen Multiple Sclerosis (11,June-1997 Web posted at: 10:19 p.m. EDT (0219 GMT) CNN.com live program) hastalığında ya doğrudan ya da bazı ilaçların etken maddesi olarak kullanılması ile ilgili çalışmalar son yıllarda yurt dışında artmıştır. Multiple Sclerosis “Kismi veya tamamen felce neden olan” sinir sisteminin hasar görmesi durumudur. Arı zehirinin yararları yapılan bilimsel çalışmalar arttıkça daha iyi anlaşılacak ve o, insanlar için (Dolayısıyla arıcılar için) çok daha değerli bir arı ürünü haline gelecektir.

              Arı Zehiri - Arıcılığı Geliştirme Merkezi

              Comment


              • #8
                Cevap: Arı zehiri

                Konuyu yazan kardeşlerimize teşekkürler..Yaklaşık 30 yıldır bu işin içindeyim.Yukardaki Sn Akcabey'in yazısının d)bendinde arıcıdan resmi kurumların para talep edemiyeceğini belirtmiş.Bu sitede defalarca yazdım.Asıl para alan ve asli görevleri arıcılara yardım etmek olan Tarım il ve İlçe müdürlükleri pek çok ad altında bu paraları almakta.Yurdumuzda en başta Tarım bakanlığı arı'yı başlı başına bir canlı olarak bile görmüyor.Hayvan sağlığı şubesi altındaveteriner hekimler bakıyorki,onların pek çoğu Arı'nın A sını bile bilmiyor.Arı'cıyı soyan,soyana.Gönlüm den geçenler aynen şöyle" Ülkemizdeki bütün Arı kolonileri sönsün,en başta benimki sönsün.Niye diyorsanız? Şunadn Dünyada direk,böylesine Tabiat'ı,gıdayı ve canlı hayatını etkileyen başkaca canlı yok!.Yaşadıklarım ve gördüklerim beni bunları yazmaya sevk etdi.Ondan sonra da bundan ders alırlarda gerçek manada bu canlının kıymeti anlaşılır".Yoksa biz Millet olarak bazı felaketleri yaşamadan,kıymet bilmiyoruz.Selamve saygılarımla..

                Comment


                • #9
                  Cevap: Arı zehiri

                  Saygı değer Hocalarım bu Arı zehiri olayı çok dikkatimi çekti, nedir acaba ?
                  Gerçeği Biomer Hocam konuyu açmış ama bana biraz bilimsel geldiği için tam olarak anlayamadım, ama enteresanmış.
                  Ben arının sadece bal verdiğini bilirim halbuki mubarek resmen bir mucize.

                  Comment


                  • #10
                    Cevap: Arı zehiri

                    Sn ErdıncHalim:Bal arısı Yüce Rabbimizin bahşetdiği mükemmmel bir canlı türü.Öyle;dışardan bakmakla olmuyor.Faydasız hiç bir ürünü yok,son derece zeki bir canlı.Yıllar önce öğretmen bir dostum anlatmıştı ve bu dostumu takriben 15 yıldır görmüyorum.Bal arısı kolonisine kemanla "Üsküdara giderken aldı da bir yağmur" şarkısısnı öğretmişti.Fakat;bal arısının tek talihsizliği ömrünün kısa olması.Düşünün bir kere her şeyi öğreniyor,fakat ömrü yaz döneminde 45-50 gün.Eğer ömrü böyle 1-2 yıl olaydı vay insanoğlunun haline...Her şeyi nimet,zehiri,balı,propolisi,ar sütü.Ayrıca;Polanizasyonu tam bir mucize.Ancak;gönlüm kırgın ve isteğimi yukarda yazdım.Bu milletin başına bazı hadiselerin gelmesi şart..şart!!

                    Comment


                    • #11
                      Cevap: Arı zehiri

                      Sayın Tabiatcı Hocam iyiki varsınız, yazılarınız bile bize Dünyamıza farklı bir gözle bakmaya yetiyor.
                      Saygı ve Muhabbetle.

                      Comment


                      • #12
                        Cevap: Arı zehiri

                        Yukardaki yazıya izafen...Ülkemizde yeni arı yönetmenliği yayınlandı.Bir kaç ilimiz haricinde,bütün illerimizde Arıcı birlikleri kuruldu.Tam istediğimiz gibi olmasada ne yapalım ehhh!!! anca...diyelim.

                        Comment

                        Working...
                        X