fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Balarısının gelişme dönemleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Balarısının gelişme dönemleri

    Balarısının yaşam evresi yumurtayla başlar,larva ve pupa dönemlerini tamamladıktan sonra ergin halini alır.
    YUMURTA: Arı yumurtası 0,1 mg ağırlığında, silindir şeklinde, uzun ekseni boyunca dışbükey görünümündedir. Yumurta petek gözüne bırakıldığı zaman dikey konumdadır. Dikey konumda bırakılan yumurta yavaş yavaş yana eğilerek üçüncü günün sonunda petek gözünün tabanında tamamen yatay bir konuma gelir. Yumurta döneminin sonuna doğru yumurta bulunan gözlere işçi arılar tarafından arı sütü konulmaya başlanır.
    LARVA : Üçüncü günün sonunda yumurta çatlayarak larvaya dönüşür. Embriyo larva aşamasına geçer geçmez beslenmeye başlar. Bütün arı bireyleri larvası 6 gün olan larva dönemlerinin ilk üç günü 5-15 günlük işçi arıların salgıladığı arı sütüyle beslenirler. Daha sonraki larva döneminde sadece ana arı olacak larvalar arı sütüyle beslenirken erkek arı ve işçi arı larvaları yavru gıdası denilen, polen ihtiva eden düşük kaliteli arı sütü ile beslenir. Böylelikle döllü yumurtanın larva döneminin son üç günlük süresindeki farklı beslenmesiyle yumurta işçi arı yerine ana arı olur.
    Larva aşamasının 5. günü sonunda larva içeren gözün ağzı mühürlenmeye başlar ve 6. gün larva başındaki özel bir bezden salgıladığı salgıyı kullanarak bir kozaya dönüşür.
    PUPA: Kozaya dönüşme ile artık prepupa ile ilk günü olan pupa devresi başlamış olur. Pupa dönemi ana arıda 7 gün, işçi arıda 12 gün, erkek arıda ıse 15 gündür. Pupa döneminde ağız parçaları kanatlar ve bacaklar çıkar ve gelişimini tamamlayarak ergin halini alır.

    Yumurta
    (gün) Larva(gün) Pupa
    (gün) Toplam
    (gün)
    I.Dönem II.Dönem
    Ana arı 3 6 - 7 16
    İşçi arı 3 3 3 12 21
    Erkek arı 3 3 3 15 24
    Tablo: Balarısı gelişme dönemleri

    ARI AİLESİ VE ARILARDA YAŞAM DÜZENİ
    Koloni adı verdiğimiz arı ailesi ana arı, erkek arı ve işçi arılardan oluşmaktadır:




    ANA ARI : Her kolonide normal koşullar altında bir ana arı vardır. Vücut yapısı ince ve uzun, rengi diğer bireylere göre daha açık, canlı ve parlaktır. Ana arıların tek görevi yumurtlamak ve salgıladığı feromanlarla kovan içinde birliği ve düzeni sağlamaktır. Bunlar haricinde hiçbir iş yapmadığı gibi bakım ve beslemesi de işçi arılar tarafından yapılır. Ömürleri 4-5 yıl ve 7 yıla kadar çıkabilir, ancak ekonomik ömürleri en fazla iki yıldır. Bu nedenle her yıl en geç iki yılda bir koloninin ana arısı değiştirilmelidir.
    Ana arılar döllü yumurtalardan meydana gelirler. Yumurtlanan döllü yumurta larva aşamasının 6 günü boyunca yoğun arı sütüyle beslenir ve gelişimini 16 günde tamamlayarak ergin bir ana arı halini alır. Ana arı gözden çıktıktan sonra 6-8 gün sonra güneşli, rüzgarsız ve sıcak bir günde çiftleşme uçuşuna çıkar. 8-10 erkek arıyla çiftleşir. Eğer çıktığı çiftleşme uçuşunda yeter sayıda erkek arıyla çiftleşemezse ya da yeter miktarda semen depolayamazsa tekrar çiftleşme uçuşuna çıkar. Çiftleşmesini tamamlayan ana arı kovana döner ve 2-3 gün sonra yumurtlamaya başlar. Kovan içi koşulların iyi olması durumunda kaliteli bir ana arı günde 1.500-3.000 yumurta yumurtlayabilir.
    Ana arı da abdomeninin son kısmında bir iğneye ve buna bağlı bir zehir kesesine sahiptir. Ana arı iğnesini kovandaki rakip ana arılara ve ana arı memelerine karşı kullanır. İşçi arılar gibi iğnesi kopmadığından iğnesini kullanan ana arı ölmez.
    Arıcı tarafından kontrollü şartlarda ana arı üretilebilir. Bunun için önceden hazırlanan ana arı yüksüklerine 0-24 saatlik larvalar aşılanır. Aşılama yapılan yüksükler 2-3 gün önceden ana arısı alınmış başlatıcı kovan olarak adlandırılan güçlü koloniye verilir. Ana arısı alınmış başlatıcı kolonide 10 gün bırakılabileceği gibi 3 gün başlatıcı kovanlarda bırakılıp 7 gün de ana arısı kuluçkalıkta ana arı ızgarasıyla hapsedilmiş bakıcı kovanın balığında hazırlanan kısma da bırakılabilir. Yüksükler gelişiminin son 2 günü için alınır ve her biri ana arısı olmayan 3-4 çerçevelik ruşet kovanlara verilir. Yüksüklerden ana arı gelişimini tamamlayarak çıkar ve duruma göre 6-8 gün içinde çiftleşme uçuşuna çıkar. Bu şekilde aşılama sistemiyle işçi arıların verilen larvaları yoğun arı sütüyle besleyip kaliteli ana arı olması sağlanmış olur.
    ERKEK ARI : Döllenmemiş yumurtalardan meydana gelirler ve koloninin en iri bireyleridir. Tek görevleri dölsüz ana arılarla çiftleşmektir. Çiftleşme sonunda üreme organlarını kaybettiklerinden ölürler.
    Erkek arılar kısa dile sahip olduklarından çiçeklerden nektar alamazlar, ancak petek gözlerinden ve işçi arılardan gıda alabilirler. Çok iyi bir tüketici olduklarından nektar kaynakları azaldıkça ve kışa yaklaştıkça işçi arılar tarafından kovandan atılarak ölüme terk edilirler. Geç sonbaharda ve kış aylarında kovanda erkek arı bulunmaz. Oğul mevsiminde sayıları 500- 2.000 arasında değişmektedir. Ortalama ömürleri 30 gündür.
    Erkek arıların petek üzerindeki gözleri işçi arı gözlerine oranla daha büyüktür. İşçi arılar büyük gözlü petek yaparak veya erkek arı larvalarını tahrip ederek kovandaki erkek arı sayısını kontrol altında tutarlar.
    İŞÇİ ARILAR: Koloninin en çalışkan ve kalabalık bireyleridirler. Döllü yumurtalardan 21 günlük bir gelişme döneminden sonra meydana gelirler. Koloni içindeki sayıları kışın 10.000-15.000 kadarken yaz aylarında koloninin en güçlü olduğu dönemde sayıları 60.000-100.000’e kadar çıkabilmektedir. Ömürleri ilkbahar ve yaz aylarında 35-40 gün iken kışın 5-6 ay yaşayabilmektedirler. Yumurtlama dışındaki tüm işleri işçi arılar yaparlar.
    İşçi Arıların Görevleri:
    1. Kuluçka süresini tamamlayıp petek gözünden çıkan işçi arılar yaşamlarının ilk üç gününde kendini temizler, besleyici arılardan yiyecek alarak beslenir, yavru gözlerini temizler ve kuluçka sahasında dolaşarak gerekli sıcaklığın oluşmasını sağlarlar.
    2. 3-6 günlük işçi arılar petek gözlerinden aldıkları çiçek tozu ve bal ile hazırladıkları karışımla yaşlı larvaları beslerler.
    3. 5-15 günlük işçi arılar arı sütü salgılayarak genç larvaları ve ana arıyı beslerler. Yavaş yavaş kovan önünde uyum uçuşu yapmaya başlarlar.
    4. 12-18 günlük işçi arılar balmumu salgılarlar ve kovan temizliğini yaparlar.
    5. 18-20 günlük işçi arılar kovan uçuş deliği önünde ve uçuş tahtası üzerinde bekçilik yaparlar.
    6. 20. günden sonra artık işçi arılar artık kovan dışında çalışmaya başlarlar. Kovana nektar, polen vs. getirirler.

    Bu düzenli iş bölümünün yanında işçi arılar ihtiyaç duyulması durumunda 20-25 günlük olduğunda da arı sütü salgılayabilir. Yani arılar değişen koşullara göre hareket ederek yaşlarına uymayan işleri de yapabilmektedirler.
    İşçi arılar 20 günlerini doldurduktan sonra tarlacı olarak kovan dışında çalışmaya başlarlar. Bu dönemde arılar kovana nektar, polen, propolis ve su taşırlar. Polen toplama uçuşuna genellikle sabahın erken saatlerinde başlarlar. Ağız parçaları bacakları ve vücudu örten sert kıl örtüsü yardımıyla poleni toplayıp arka bacaklarındaki polen sepetlerinde biriktirip kovana taşırlar. Uçuşa çıkan arı sadece polen toplayarak kovana dönebileceği gibi bazen hem polen hem de nektar alarak da kovana dönebilir. Kaynağa bağlı olarak arının bir seferde taşıyabileceği polen yükü 12-30 mg., ortalama 15mg. civarındadır. Pratikte arı kendi vücudunun üçte biri ağırlığında polen taşıyabilir. Bir arı günde ortalama 5-8, en fazla 11-20 polen seferi yapabilir ve polen sepetini 6-10 dakikada doldurur. Arının en yoğun polen topladığı dönem yaz ayları ile yavru yetiştirme aktivitesinin yüksek olduğu dönemdir.
    Arılar nektarı hortumları ile emerek alırlar. Her seferinde arı kendi vücut ağırlının %70-85’i kadar nektar taşıyabilir. Kursağın alabileceği nektar miktarı 70-85 mg. ile sınırlıdır. Toplanan nektarın bir kısmı kaynağın kovana uzaklığına bağlı olarak uçuş sırasında arı tarafından enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla tüketir. Bu nedenle her seferinde ortalama 30-40 mg. nektar getirebilir. Hiçbir çiçek tek başına arının kursağını doldurabilecek kadar nektara sahip değildir. Bu nedenle bir nektar yükü için ortalama 100’den fazla çiçeği ziyaret etmesi gerekir. Nektara çalışan arı günde 7,5-10 saat çalışarak 10-17 nektar seferi yapar. Arı nektarı kovana getirdikten sonra 3-10 dakika arasında kovanda vakit geçirir.
    Arılar kovan uçuş deliğini daraltmak, kovan içinde atamadıkları bir yabancı maddenin üzerine kapamak veya kovanı onarmak gibi ihtiyaç duydukları durumlarda propolis toplarlar. Bitkilerin taze sürgün ve tomurcuklarından ağız yardımıyla alırlar. Propolis toplama işini sıcak günlerde öğleden sonra yaparlar.
    Arılar kursaklarında kovana su da taşırlar. Bir arı günde ortalama 50, en çok 100 su seferi yapar. Su yüklü olarak kovana gelen arı yükünü kovandaki arılara aktarır, kısa süre dinlenir, diğer arılardan bir miktar bal alır ve tekrar su seferine gider.
    Bütün bu işlemler için arılar mükemmel bir haberleşme sistemi kullanırlar. Kaynağın yerini bulan arılar kovana döndüklerinde arı dansı denilen özel bir takım hareketlerle kaynağın yerini diğer arılara bildirirler. Arılar yaptıkları dansın türü ve sayısıyla kaynağın hangi yönde, ne kadar uzaklıkta ve ne ölçüde zengin olduğunu anlatabilmekte ve diğer arılar kaynağı kolaylıkla bulabilmektedirler. Dans içinde kaynağın çeşidine de ifade ederler.
    Uçuşa çıkan arılar kendi kovanlarının yerini de çok iyi öğrenmektedirler. Bu nedenle koloni bir yere nakledildiğinde arılar çevreyi tanımak ve kovanın yerini öğrenmek için keşif uçuşları yaparlar. Kovanın yeri çok az değiştirilse bile tarladan dönen arı kovanın eski yerine gelir.

  • #2
    Cevap: Balarısının gelişme dönemleri

    ARI IRKLARI

    Ekonomik değere sahip pek çok arı ırkı vardır:
    Karniol Arısı (Apis mellifera carnica): Avusturya Alplerinin güney kıyıları ve Tuna boylarında yayılma gösterirler. İsmini Yugoslavya’nın Karniol şehrinden alır. En sakin arı ırkıdır. Kitin rengi siyahtır ve genellikle 2. ve 3. abdomen segmentleri üzerinde kahverengi noktalar veya çizgiler bulunur. Ana arı işçi arılardan daha koyu renklidir. Kısa ve sık kıl örtüsüne sahiptir. Esmer gri kılları nedeniyle esmer görünen bu arılar ince yapılıdır. 6,4-6,8 mm dil uzunluğuna sahiptir. İlkbahar gelişimleri çok hızlıdır, kışa küçük koloniler halinde girdiklerinden kış süresince az yiyecek stokuna ihtiyaç duyarlar. Oğul verme eğilimleri yüksektir. Kovanlarını çok az şaşırırlar. Yağmacılığa eğilimleri düşüktür ve çok az propolis toplarlar. Yaşama gücü ve çevre koşullarındaki varyasyona uyma yeteneği yüksektir. Özellikle erken nektar akımından yararlanma bakımından çok uygun bir arı ırkıdır.

    Kafkas Arısı (Apis mellifera caucasica): Ana vatanı Kafkasya’nın yüksek vadileri olarak bilinir. Bu ırkın dağ ve ova tipi olmak üzere iki çeşidi vardır. Biçim, büyüklük ve kıl örtüsü bakımından Karniol ırkına benzerler. Koyu kitin rengine sahiptir. Kıl örtüsü Karniol ırkına göre daha açık gridir. En uzun dilli arı ırkı olup dil uzunluğu 7,2 mm’ye kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle derin tüplü çiçeklerden daha iyi yararlanırlar. Çok iyi nektar toplayıcısıdır. Bal verimleri yüksektir. Nektar akımı başlar başlamaz yavru üretimini kesip nektar toplamaya başlarlar. Kış için de fazla bal depo ederler.
    Kafkas ırkı arı iyi yavru yetiştirir ve güçlü koloniler oluştururlar. Oğul verme eğilimi zayıftır, uysaldır ve çok fazla propolis kullanırlar. Yağmacılık ve kovanlarını şaşırma eğilimleri yüksektir.

    İtalyan Arısı (Apis mellifera ligustica): Kökeni İtalya’nın Sicilya adasıdır. Kışları uzun süren, ılıman ve nemli geçen, nektar akımının iyi olduğu ve yazları kurak geçtiği yerlerde çok iyi sonuç vermektedir. İnce bir karın ve nispeten uzun bir dile sahip olup dil uzunluğu 6,3-6,6 mm’dir. Karın kitin rengi parlak olup sarı benekli bantlar bulunur. Kılları da sarımsı renkte olup bu durum erkek arılarda daha belirgindir.
    Genellikle uysaldırlar. Çoğalma yetenekleri yüksek olup, özellikle güçlü aileler ilkbahar başlarından sonbahara kadar çoğalmalarını sürdürürler. Oğul verme eğilimleri zayıftır. Güçlü koloniler halinde kışa girerler ve kışın fazla bal tüketirler. Hızlı petek örme yeteneğine sahiptirler. Az propolis taşırlar fakat yağmacılık ve kovanlarını şaşırma eğilimleri diğer ırklara göre fazladır.

    Esmer Arı (Apis mellifera mellifera): Ana vatanı Orta Avrupa Alplerinin batısı ve kuzeyi ile orta Rusya’dır. Kısa dilli (5,7-6,4 mm) olan iri vücutlu arılardır. Vücutları uzun ve seyrek kıllarla kaplıdır. Vücut renkleri siyah, karınları geniş olup 2. ve3. karın segmentlerinde sarı noktalar bulunur. Hırçındırlar ve oğul verme eğilimleri yüksektir. Kışlama yetenekleri yüksektir. İlkbaharda yavaş gelişirler. Koloniler genellikle yazın ve kışın orta güçtedir. Bal verimleri düşüktür.

    Kıbrıs Arısı (Apis mellifera cypria): Sarı renklidir. İtalyan arısına benzer fakat daha küçük daha koyu sarıdır. En tipik özellikleri aşırı hırçın ve sokucu olmalarıdır.
    Suriye Arısı (Apis mellifera cyriaca): İtalyan ve Kıbrıs arılarına benzerler çok çalışkandır ve fazla yavru verirler. Karnın üç segmenti üzerinde soluk renkte çizgiler bulunur.

    Anadolu Arısı (Apis mellifera anatolica): Genellikle esmer renkte sakin, kışlama yetenekleri iyi, çalışkan ve dayanıklı arılardır. Yağmacılık eğilimleri fazla değildir. Yön belirleme bakımından üstün performans gösterirler. Kuluçka sezonu dışında yavru yetiştirme aktiviteleri çok düşüktür ancak döl verimi ve yavru yetiştirme aktiviteleri üstün bir ırktır. Az miktarda bal tüketir bu nedenle kıt koşullarda dahi bal biriktirebilir. Fazla propolis taşırlar.

    ARICILIKTA MEVSİMSEL BAKIM İŞLERİ

    Arıcılıkta bir yıl boyunca süren işlemler tamamen birbirlerine bağımlı dönemlerden oluşur. Bir yıllık üretim, yetiştirme ve bakım çalışmalarında elde edilen başarı bir önceki dönemde yapılan doğru tanım ve çalışmalarla elde edilir.
    Kolonilerin ilkbahardaki gücü ve kışlamaları, sonbaharda yapılan uygulamalarla kışa giriş öncesindeki ana arı, arı populasyonu ve kışlık bal stokuna bağlıdır. Sonbaharda bütün bu tedbirler alınarak kışa yeterli genç arı populasyonu ile girebilen koloniler yeterli yiyeceği de varsa bahara sağlıklı ve güçlü bir şekilde çıkabilecektir.

    Arılık Yeri Seçimi :
    Arıların kışlatıldığı, sonbahardan bahar aylarına kadar tutulduğu arılıklar önü açık, kuzeyi, doğu ve batısı kapalı sundurma şeklinde olabileceği gibi açık alanlarda da arılar kışlatılabilir. Kışlatma yerinde dikkat edilecek özellikler; kuzeyin kapalı olması, havadar olması ve tabanı geçirgen, su tutmayan yapıda olmasıdır.
    Arılık yeri seçimi gezginci arıcılıkta üretim amaçlı olduğu için üretim dönemindeki arılık yeri seçimi daha çok önem kazanmaktadır. Arılar taşınmadan önce bölge gezilerek bir araştırma yapılmalı, bölgenin aldığı yağış, bölgede bulunan bitkileri özellikleri, gelişimi ve bal verimliliği incelenmelidir. Burada nektar kaynaklarının ne durumda olduğunun bilinmesi kadar kaynak çeşitliliği de önem kazanmaktadır. Az çeşitten oluşan kaynaklar yerine farklı iklim özellikleri dikkate alınarak çok sayıda nektar kaynağı bulunabilecek bölgeler seçilmelidir. Ayrıca üretim bölgesi olarak seçilen yerin arazi yapısı da önemlidir. Zira rakım ve yön farkı, bölgede bulunan bitkilerin çiçeklenme zamanı ve süresinde rol oynar. Kırık arazi yapısına sahip bir uçuş alanı içerisinde arılar daha uzun süre nektar ve polen kaynağı bulabileceklerdir.
    Yine bu arılıkların da rüzgarlara kapalı, özellikle kuzeye kapalı, araç, insan trafiği ve gürültüsünden uzak su bulunan yerlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.

    Kovanların Açılması ve Arıda Çalışma :
    Arıcılıkta başlangıçta dikkat edilmesi gereken uygulama, arılıkta dolaşırken ve çalışırken, arıdan korunmaya ve arıya zarar vermeden özen göstermektir. Bu uygulamaları özetlersek;


    1. Arılığa girerken yabancı kokular taşınmamalı
    2. Arıda yapacağımız çalışmaya göre giyimde tedbirli olunmalı (maske, gerekirse eldiven giyilmeli, koyu renkli ve çok ince giyinilmemeli)
    3. Kovan açılmadan önce körük yakılmalı ve kovan kesinlikle körüksüz açılmamalı
    4. Kovan açılırken dikkatli ve itinalı çalışılmalı, hoyrat davranılmamalı
    5. Koloninin kovan içi düzeni bozulmamalı, çerçeveler birbirinden aralıklı olmamalı ve yerleri değiştirilmemeli
    6. Çalışma sırasında telaş etmeden hızlı davranılmalı, özellikle nektar akışının az olduğu dönemlerde yağmacılığa neden olmamak için açılan kovanın işi kısa sürede bitirilerek kapatılmalıdır.

    İlkbahar Bakım Ve Kontrolleri :
    Kış boyunca hava koşullarından etkilenmeyen koloniler, bahar geldiği zaman yaşamlarının en kritik dönemlerine girerler ve kolonilerin daha çok bu dönemde öldükleri görülür. Bunun nedeni sonbaharda bırakılan bal stokunun bitmesi, kış öncesi populasyonu oluşturan bireylerin yaşam sürelerini doldurmuş olması, bu dönemdeki kuluçka faaliyeti sonucu yeni doğan genç arıların kayıpların yerini dolduramaması ya da ana arının yaşlı ve verimsiz olması olabilir.
    Hava sıcaklığının 15oC dolaylarına ulaştığı bahar başlangıcında ilkbahar kontrollerine başlanabilir. Bu kontrollerde öncelikle kovanda arı bulunup bulunmadığına bakılır. Arısı ölmüş kovanlar arılıktan çıkartılarak uçuk delikleri kapatılır.
    Arısı yaşayan kovanlarda ise bal stoku ve ana arı kontrolü yapılır. Ana arısız kolonilere rastlanırsa, bunlar ergin arılarının değerlendirilmesi amacıyla ana arılı koloniler ile birleştirilir. Bal stoku yetersiz görülen kolonilere katı yem(kek) verilerek bu dönemdeki besin ihtiyaçları karşılanır. Kovan içerisinden kış boyunca oluşan ve arılar tarafından dışarı atılamayan kaba pislikler temizlenir. Kovan içerisinde arının basmadığı çerçeveler var ise bunlar çıkartılarak arıların toplu ve sıkışık bir durumda olması sağlanır. Kovan uçuş delikleri kontrol edilerek geniş olanlar daraltılır. Bu dönemde kuluçka faaliyeti hızlanmadan varroa mücadelesi yapılmalıdır.
    Doğada polen kaynaklarının oluşması ve ortam ısısının 17oCnin üzerine çıkması ile birlikte bahar şuruplamasına başlanmalıdır. Bu dönemde su/şeker oranı 1/1 olmalı, bir hacim su ısıtılıp bir hacim şekerle karıştırılarak şurup hazırlanmalıdır. Şurup hazırlanırken şeker karıştırıldıktan sonra kesinlikle kaynatılmamasına, su kaynatılacaksa şeker karıştırılmadan önce yapılmasına dikkat edilmelidir. Bunun nedeni kaynatılan şekerli şurubun (karamelize olmuş) arının sindirim sistemine zarar vermesidir.
    Bu şekilde hazırlanan şeker şurubuna, kıştan yeni çıkan arıları korumak ve bu riskli dönemde hastalıklara karşı vitamin ve antibiyotik katılabilir. Şerbet verilirken yağmacılığa neden olmamak için bu uygulama akşama doğru yapılmalı, çalışma sırasında kovan dışına şerbet dökülmemelidir. Şerbet, arıların gücüne göre, her koloninin 1-2 gün içerisinde tüketebileceği kadar verilmeli, fazlası verilmemelidir.
    Arıların şerbeti yemeleri sonucu süt salgı bezleri gelişir. Polen akışı ile birlikte koloni gücü ve ana arı yaşına orantılı olarak kuluçka faaliyeti hızlanır. Kolonileri, doğal kaynaklardan besin ihtiyaçlarını karşılayabileceği döneme kadar beslemeye devam edilmelidir.



    Suni Oğul Üretimi (Bölme) :
    Yeterince güçlenen bal arıları ana arı yenileme, neslin devamı, ana arıya yumurtlama ve kendilerine bal depolama alanı sağlamak amacıyla doğal olarak oğul verirler. Ancak bu işlem arıların ana nektar akımı dönemine girişine rastladığı için modern arıcılıkta verimliliği düşüren bir özellik olarak kabul edilir. Bu nedenle koloniler yeterince güçlü ise ve arı sayısı artırılmak isteniyor ise ana nektar akımı dönemi öncesinde bölme yapılarak daha kontrollü olarak arı sayısı artırılabilir. Ayrıca kovanlardan çıkan bütün oğulların yakalanabileceği garantisi de olmadığından bu kayıpta önlenmiş olur.
    Doğal oğlu önlemek için şu tedbirler alınabilir:
    1. Ana arının kanatlarının kesilmesi
    2. Oğul meyli fazla olan kolonilerle çalışmamak
    3. Kovan havalandırmasını artırmak
    4. Kovan serinliğini sağlayacak önlemler almak
    5. Bal depolama ve kuluçka alanı sağlamak amacıyla bol miktarda petek vermek (oğul döneminde)
    6. Ana arı yüksüklerinin bozulması

    Bir kolonide bütün bu önlemlere rağmen oğul meyli başlamış ise bu koloninin oğul vermesi kaçınılmazdır. Bu durumda yapılması gereken işlem Bölme yöntemiyle suni oğul üretmektir.
    Yapay oğul yönteminde mümkünse yeni oluşturulan koloniye hazır, çiftleşmiş ana arı verilmelidir. Böylece kazanılan yeni koloninin kısa sürede gelişerek ana nektar akımı dönemine yetişmesi sağlanabilir. Çiftleşmiş ana arı bulunamıyor ise arıcıların uygulayacağı bir yöntem ; arılıkta performansı bilinen verimi yüksek bir koloninin ana arısı 2-3 çerçeve ile birlikte bir ruşet kovana alınarak bu koloni şerbetle beslenmeye başlanır. 3 gün sonra yapılan kontrolde arıların yaptığı doğal memelerden kapatılmış olanları yaşlılardan yapılmış olduğu için bunlar imha edilerek genç larvalardan yapılan ana arı yüksükleri bırakılır. Ana arının alınmasından 8-9 gün sonra güçlü kolonilerden 1 adet arılı yavrulu, 1 adet de arılı ballı çerçeveden oluşan 2 çerçeve bölüm yapılarak anası alınan kolonide yetiştirilen doğal ana arı yüksükleri kesilerek birer tane bu bölümlere takılır. Böylece hazırlanan bölme kontrol altında tutulur, ana arının çıkışı ve çiftleşmesi kontrol edilir. Ana arının çiftleşerek yumurta atmaya başlamasından sonra bu koloninin gelişimini hızlandırmak amacıyla arılı yavrulu takviye çerçevesi verilebilir.

    Arılara Ballık (Kat) Verilmesi :
    Bal akım döneminde gelişimini tamamlayan koloniler 10 çerçeveye ulaşarak kuluçkalığı doldururlar. Bu duruma gelen kolonilere kuluçka ve bal depolama alanı sağlamak amacıyla ballık (kat) verilmelidir.
    Ballık verilirken kuluçkalığın her iki tarafından ilk ve son çerçeveler, yani tamamen ballı ya da çıkmak üzere kapalı yavrulu 2 çerçeve ballığa alınarak bunların yerine kapalı yavrulu 2 çerçeve dış kenarlara kaydırılarak 2. Ve 9. Çerçeve olarak temel petek takılı iki yana çerçeve yerleştirilir. Bal akış hızına göre 5-7 gün sonra ballı-kapalı yavrulu 2 çerçeve ballığa alınarak yine aynı şekilde 2 temel petek takılarak çerçeve verilir. Böylece kuluçkalıkta ana arıya yumurta atabileceği alan sağlanırken öte yandan kuluçkalıktaki petekler değiştirilerek yenilenmiş olur. Bu arada bal akışı yeterince hızlı ise ballığa da çerçeve verilmesi gerekir. Buraya hazır kabarmış petek verilir ise arıların mum salgılamak için fazlaca bal tüketmelerinin gerek kalmayacağından daha ekonomik davranılmış olunacaktır. Kabarmış petek yok ise ballığa temel petek verilebilir. Böylece petekli bal elde edilmek isteniyor ise daha güzel görünümlü petekli bal elde edilmiş olunur.

    kaynak ziraatci.com

    Comment

    Working...
    X