A. ZOOLOJİK SİSTEMDEKİ YERİ
Şube............ : Arthropoda
Sınıf ............ : Insecta veya Hexapoda
Takım ......... : Lepidoptera
Alt takım ..... : Macro lepidoptera-Heterocera
Üst familya .. : Bombycoidea
Familya ....... : Bombycidae
Cins ............ : Bombyx
Tür .............. : Bombyx mori
İpekböceklerinde dişiler heterogametik (XY), erkekler ise homogametiktir (XX). Haploid kromozom sayısı 28’dir.
B. HAYAT DÖNEMLERİ
Bütün tipik lepidoptera böceklerinde olduğu gibi, ipekböceği de dört farklı hayat dönemi geçirmektedir. Hayat dönemleri ile ilgili bilgiler Tablo B-1’de verilmiştir.
Tablo B-1. Uni- ve Multivoltin ırklarda hayat dönemleri (gün).
Irklar
Yumurta(kuluçka)
Larva
Krizalit(pupa)
Ergin(kelebek)
Univoltin
11-14
24-28
12-15
6-10
Multivoltin
9-12
20-24
10-12
3-6
B.1. Yumurta dönemi
Tropik bölgelerde yaşayan multivoltin ırklar en kısa hayat devrelerine sahiptir. Univoltin ırklar, sadece ilkbaharda bir generasyon oluştururlar ve verdikleri yumurtalar diğer ilkbahara kadar bekler. Bivoltin ırklarda ise yumurtalar ikinci generasyon için beklemeye girmeden 11-12 günlük kuluçka devresi geçirerek yumurtadan çıkarlar. İkinci generasyonun verdiği yumurtalar ise bekleme dönemine girerek kışı geçirir ve ilkbaharda tekrar canlanırlar. Yetiştirildiği bölgelerin (Hindistan, Tayland, vb) sıcak olması nedeniyle multivoltin ırklardan bir yılda 7-8 generasyon elde edilebilir.
B.2. Larva dönemi
Yumurtadan çıkan larvalar, iklim ve hava şartlarına bağlı olarak süresi değişen, larva döneminde 4 defa deri değiştirir. Bu nedenle larva dönemini 5 hayat dönemine ayırabiliriz. Her hayat dönemi (yaş) yem yeme safhası ve deri değiştirme (uyku) safhası olarak ikiye ayrılır. Ülkemizde yetiştirilen uni- ve bivoltin ırklarda larva devresinin safhaları ve süreleri Tablo B-2’de verilmiştir.
Tablo B-2. Larva devresinin safhaları ile bu safhalarda gerekli ısı ve nem düzeyleri
Safha
Süre Isı ve nem şartları
1.yaş
Yem yeme
3 gün
26-28°C %85 nem
Deri değiştirme
20 saat
2.yaş
Yem yeme
2 gün
Deri değiştirme
20 saat
3.yaş
Yem yeme
3 gün
24-26°C %80 nem
Deri değiştirme
1 gün
4.yaş
Yem yeme
5 gün
22-24°C %75 nem
Deri değiştirme
1 gün
5.yaş
Yem yeme
9-10 gün
20-23°C %70 nem
Larvalar yem yeme safhasında çok iştahlıdırlar ve sürekli taze dut yaprağı yerler. Baş vücuda oranla küçüktür, derinin parlaklığı ve gerginliği artar. Deri değiştirme (uyku) safhası başlangıcında yemeyi keserler ve durgunlaşırlar. Dinlenmek için yer ararlar. İpeğimsi bir madde salgılayarak yapraklar üzerine tutunurlar, başlarını yukarı kaldırarak hareketsiz bir şekilde dururlar. Deri değiştiren larvaların vücudu büyümüştür. Baş vücuda oranla büyüktür. Yem yeme safhasında parlak ve gergin olan deri, deri değiştirme sonrası gevşer, buruşur ve solgunlaşır.
Tablo B-2’de verilen yem yeme ve uyku safhalarını geçerek 5. yaş yem yeme safhasına ulaşan böcek hemen hemen yumurtadan çıkış ağırlığının 10000 katına ulaşmıştır. Bu gelişme 20-25 günlük süre içerisinde oluşmuştur. Böcek erginleştiğinde genellikle 7.-9. günlerde yem yemeyi keser, tedirginleşir, başını yukarı kaldırarak sallamaya ve oldukça nemli bir sıvı salgılamaya başlar. Göğüs ve karın segmentlerinin yarı şeffaf olması nedeniyle vücudunun hemen hemen % 40’ını kaplayacak şekilde genişlemiş olan ipek bezleri deri altında fark edilebilir. Sindirim kanalının boşaldığı ve larvanın kehribar rengini aldığı bu aşamada ipekböcekleri koza örmeye hazırdır ve askıya alınmaları için toplanmaları gerekir.
B.2.1. Larva dönemi çevre şartları
B.2.1.1. Sıcaklık
Soğukkanlı canlılar olan ipekböcekleri çevre ısısından önemli ölçüde etkilenmektedirler. Çevre sıcaklığı 15-40 °C arasında olduğunda canlılıklarını devam ettirebilirlerse de sınırlara yaklaştıkça canlılıkta azalma ve gelişmede duraklama görülür. Yaş dönemlerine göre ihtiyaç duydukları ısı dereceleri Tablo B-2’de verilmiştir. Çevre ısısının 30 °C’nin üzerine çıkması halinde, ipekböceklerinin çeşitli fonksiyonları ve dolayısıyla larva gelişmesi hızlanır, larva dönemi kısalır ve sağlığı doğrudan etkilenir. Sıcaklığın 20 °C’nin altına düşmesi durumunda ise fonksiyonlar ve büyüme yavaşlar, larva dönemi uzar, böcekler zayıflar ve hastalıklara direnci azalır. Yüksek çevre ısısına genç larvalar daha iyi dayanır ve sağlıklı gelişimlerini sürdürebilirler. Bütün larva dönemlerinde mümkün olduğu kadar sıcaklığın sabit tutulması ve ani ısı değişikliklerinden sakınılması gerekir.
Isıtıcıların ucuz olması, zararlı gaz çıkarmaması, kolay kullanılabilir ve ayarlanabilir olması tercih edilmelidir.
B.2.1.2. Nem
Çevre ısısı ile birlikte nemin etkisi ipekböceklerini önemli oranda etkilemektedir. Genç larvaların yüksek neme daha dayanıklı olmaları nedeniyle genç yaşlarda yüksek sıcaklık ve nem, gelişmiş yaşlarda ise daha düşük sıcaklık ve nem şartları uygun olmaktadır (Tablo B-1).
Nemin doğrudan etkisi fizyolojik fonksiyonlar üzerinde kendini gösterir. Dolaylı etkisi ise yemlemede kullanılan dut yapraklarının kurumasına neden olarak ipekböcekleri tarafından tüketilmesini ve dolayısıyla böceklerin gelişimini engeller. Ayrıca yüksek nemli ortamda zararlı mikroorganizmaların üremesi ve dolayısıyla zararlı gaz çıkışı hızlanır.
Yetiştirme yerinde nemin ayarlanmasında; parafin kağıtları, yağlı kağıtlar, ıslatılmış kauçuk-köpük şeritler, ıslatılmış kağıtlar, ocak üzerinde tutulan geniş ağızlı su kapları, ıslatılmış kum dolu kaplar veya ıslak çarşaf benzeri örtüler kullanılabilir.
B.2.1.3. Hava
İpekböcekleri, fizyolojik fonksiyonları için temiz havaya ihtiyaç duyarlar. Ortamda karbondioksit yoğunluğunun artması, besleme yataklarından ve ısıtıcılardan çıkan zararlı gazların varlığı, hareketliliğin ve iştahın azalmasına neden olur. Ayrıca yetiştirme odalarında fazla işçi bulundurulması da karbondioksit yoğunluğunu arttırmaktadır. Yeterli hava sirkülasyonunu sağlayacak havalandırma düzeninin kurulması gereklidir. Havalandırma aynı zamanda ısı ve nemin ayarlanmasında da önemli role sahiptir.
B.2.1.4. Işık
İpekböcekleri ışığa çok hassasiyet gösterirler, kuvvetli ışık ve karanlıktan hoşlanmazlar, loş veya alaca karanlığı tercih ederler. Günlük 16 saatlik aydınlatma gereklidir. Karanlık ortam larva dönemini kısaltır, kuvvetli ışık ise ağır koza verme eğilimini ortaya çıkarır, her iki durumda da beslenme, gelişme ve uyku düzensizlikleri görülür.
B.2.1.5. Yaprak kalitesi
(Bkz. K. Yemleme)
B.3. Koza örme devresi
Askıya alınan ipekböcekleri koza örmeye başlarlar ve multivoltin ırklarda 2-3 gün, uni- ve bivoltin ırklarda 3-4 gün içerisinde koza örme işlemi biter. Koza örümünün 4. veya 5. gününde krizalit haline dönüşen ipekböceği, 8-14 gün süren krizalit devresinde metamorfoza uğrayarak kelebek haline dönüşür. Alkali yapısındaki salya yardımıyla kozayı delerek dışarı çıkar.
B.3.1. Koza örme döneminde gerekli çevre şartları
Kaliteli koza üretimi için askı döneminin ilk 50 saatinde 26 °C’yi geçmeyen 22-23 °C’lik ısı ve % 60-70 nisbi nem gereklidir. Larvaların vücut sıvılarının devamlı buharlaşması (vücut ağırlığının % 40’ı kadar) ve koza örmeden önce sulu bir dışkı çıkarmaları (100 böcekten 40 ml idrar) yetiştirme yerinin nemini arttırır. Bu nedenle askıların altına nem emici maddeler veya sergiler konulmalı ve havalandırmaya önem verilmelidir. Ani ısı ve nem değişiklikleri ipek ipliğinin incelmesi veya kalınlaşmasına neden olarak çekim kabiliyetini azaltır.
Koza hasadının zamanı önemlidir. Henüz olgunlaşmadan hasadın yapılması lekeli ve düşük kaliteli kozalara, geciktirilmesi ise parazit vb etkenlerden zarar görmesine neden olur. En uygun koza hasadı ilkbahar ve geç sonbahar dönemlerinde koza örümünün 7.-8. günleri, yaz ve erken sonbaharda ise 6.-7. günleridir.
İpekböcekleri koza örmek için vücut uzunluğunun karesi kadar alana ihtiyaç duyarlar. Askılarda sık olarak ipekböceği bulunması ortamdaki nemi arttırır, koza kalitesini olumsuz etkiler, lekeli ve çifte koza oranını arttırır. İpekböcekleri askılara zamanında alınmalı, askılar meyilli yerleştirilmeli ve standart askılar kullanılmalıdır. Askı odasında çok parlak veya gölgeler oluşturan ışık kullanılmamalıdır. Gölgeli kısımlarda birikme sonucu çifte koza, kirli ve lekeli koza oranı artar.
B.3.2. Kaliteli kozada aranan nitelikler
- Kozalar, pupa rengi koyu kahverengi ve vücudunun sert bir kitinle kaplanıp yavaş yavaş küçüldüğü zaman toplanmalıdır.
- Çifte koza, delikli, içi veya dışı lekeli, paslı, sağır (ölü), benekli (küflü), şekilsiz, çok küçük, basık, çok kaba, buruşuk, kireçli (mantarlı), gevşek dokulu ve fumige edilmiş olmamalıdır.
- Renginin parlak olması kozanın usulüne uygun boğulduğunu, depoda uzun süre bekletilmediğini gösterir. Aksi halde renk donuklaşır.
- Kozalar birörnek büyüklük ve yapıda olmalıdır. Genellikle bir litrede uni- ve bivoltin ırklarda 110-150 koza bulunmalıdır. Küre veya oval şekilde olmalı, sivri veya fazla boğumlu olmamalıdır.
- Kozalar iki parmak arasında sıkıldığında hemen ezilmemeli, sertliği, sıkılığı ve hafifçe esnekliği hissedilmelidir.
- Koza yüzeyindeki örgüler kaba olmamalı ve ince bir örgüye sahip olmalıdır.
- Kozalar ağır olmalıdır. Bir polihibrit yaş koza ortalama 1.5 gramdır. Koza gömleği saf ırklarda 300-400 mg, hibritlerde 350-550 mg’dır. Gömlek oranı ise % 19-25 arasındadır. İpek uzunluğu 1000-1400 m arasında değişir.
B.3.3. Kozaların boğulması, depolanması
Yaş kozalar, içlerinde canlı ipekböceği bulunması nedeniyle uzun süre muhafaza edilemezler. Kelebek haline dönüşen ipekböceğinin kozayı delmesini engellemek gerekir. Bu nedenle canlı pupaların 7.-8. günlerde öldürülmeleri (boğulmaları) şarttır. Bu amaçla yaygın olarak buhar, kuru sıcak hava, güneşte kurutma, fırınlama vb yöntemler kullanılmaktadır. Ayrıca radyo dalgaları, -10 ile -12 °C’lik soğuk hava ve bazı gazlar da denenmektedir. Ülkemizde uygulanan buharla boğma işlemi, kozaların 70-75 °C’lik ısıda 10-15 dakika tutulması esasına dayanır.
Depoların önceden dezenfekte edilmesi ve depoda dezenfektan izinin kalmaması gerekir. Depolanacak kozalar iyice kurutulmalıdır. Zaman zaman bozuk, lekeli, küflü vb kozalar ayıklanmalı, sağlam kozalar sık sık çevrilmeli, nisbi nemin % 70’i aşmamasına dikkat edilmeli, depo iyi havalandırılmalı, kozaya zarar veren kuş, kertenkele ve dermestes (sinek) türlerinden korunmalıdır.
B.4. Ergin (Kelebek) dönem
Kelebek devresi ırka ve mevsime bağlı olarak 3-10 gün arasında sürer. Kelebekler kozadan çıktıktan sonra çiftleşmeye, çiftleştikten sonra da yumurtlamaya hazırdırlar. Yem yemezler ve uçamazlar. Dişiler erkeklerden daha büyüktür ve daha yavaş hareket ederler. Multivoltin kelebekler ortalama 400, uni- ve bivoltinler ise 500-600 yumurta yumurtlayabilirler.
C. BAZI ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ
Bugüne kadar ipekböceğinin 260 dan fazla karakteri üzerinde durulmuştur. Özellikle suni mutasyonlar ve hibrit elde etmek için yapılan melezlemeler, üzerinde araştırmaların yoğunlaştığı önemli konulardır. Crossing-over yüzdelerinden yararlanılarak kromozom haritaları hazırlanmış ve 19 kromozom üzerinde 81 lokus belirlenmiştir. Diğer 9 kromozom üzerinde ise yeterli çalışma yapılmamıştır.
Koza ağırlığı, koza gömleği ağırlığı, krizalit ağırlığı, ipek uzunluğu, ipek kalınlığı gibi ekonomik özellikler ile larva ağırlığı arasında önemli korelasyonlar vardır. Erken olgunluk, normal olgunluk ve geç olgunluğu determine eden büyüme genleri cinsiyet kromozomları üzerinde yer almaktadırlar. Üç deri değiştirme, dört ve beş deri değiştirmeye dominanttır. Voltinizm genlerini ise şöyle sıralayabiliriz; univoltinizm > bivoltinizm > multivoltinizm.
Ticari hibrit elde etme çalışmalarının sonucunda Japonya’da 1914 yılında ilk ticari hibrit üretimi gerçekleştirilmiştir. Kısa sürede hibritler saf ırkların yerini almış, hibrit üretimi zamanla diğer ülkelere de yayılmıştır.
D. YETİŞTİRME ŞARTLARI
D.1. Dut yaprağı
İpekböceği yetiştiriciliği öncelikle dut yaprağının teminine bağlıdır. İyi kaliteli ve bol dut yaprağının elde edilebileceği her mevsimde ipekböceği yetiştiriciliği yapılabilir. Dut yaprağının varlığına ve miktarına bağlı olarak ipekböceği yetiştiriciliğinin yapılıp yapılmayacağı ve kapasitesi belirlenir. Yaprak verimi ve ihtiyacının çok dikkatli hesaplanması ve planlamanın buna göre yapılması çok önemlidir.
En uygun şartlarda yılda, hektar başına 20-25 ton yaprak elde edilebilir. Bir kutu (20000 yumurta) ipekböceği tohumu için ülkemiz şartlarında 750-800 kg dut yaprağına ihtiyaç vardır. Diğer bir deyişle 40 dut ağacı gereklidir.
D.2. İşçi
Ülkemizde ipekböceği yetiştiriciliği için işgücü genellikle kadın ve çocuklardan sağlanmaktadır ve boş zamanları değerlendirme açısından önem taşımaktadır. Bir kutu tohumdan koza elde edilinceye kadar 18.4 yevmiye erkek işgücüne ihtiyaç duyulmaktadır.
D.3. Yetiştirme yeri
Yetiştirme yerleri ayrı olarak inşa edilebileceği gibi yetiştiricinin kendi evinin bir odası şeklinde de olabilmektedir. Ancak önemli olan gerekli sıcaklık, nem, havalandırma ve ışıklandırmayı sağlayabilecek yerlerin hazırlanmasıdır. Ülkemiz şartlarında binaların kuzey-güney yönünde inşa edilmesi uygundur.
D.4. Ekipmanlar
a. Kerevetler: Genellikle ağaçtan yapılır ve portatiftir. Kerevetlikler 2.5 m yükseklikte, 1.5 m uzunlukta ve 1 m genişliktedir. Bunlara 20 cm aralıklarla 10 kerevet yerleştirilebilir. Karınca vb zararlıların larvalara zarar vermesini engellemek amacıyla kerevetlik ayakları küçük su havuzcuklarının içine oturtulmalıdır.
b. Besleme tablaları (yatakları): İpekböcekleri kerevetler üzerine yerleştirilen besleme yatakları içinde yetiştirilir. Taşınması kolay ve hafif olması gerektiği için ince tahta, kontrplak vb malzemeden 70-90 cm eninde 90-120 cm uzunluğunda ve 7.5-15 cm derinliğinde yapılırlar. 120-140 cm çapında yuvarlak besleme tablaları da kullanılmaktadır.
c. Parafin kağıdı veya yağlı kağıt: Kıyılmış dut yapraklarının kurumasını önlemek ve yetiştirme yataklarındaki nem seviyesini korumak amacıyla, İpekböceklerinin ilk yaşlarında kullanılırlar.
d. Köpük-kauçuk şeritler: İlk iki yaş döneminde gerekli nemi sağlamak amacıyla 2.5 cm genişlik ve kalınlıktaki şeritler suya batırılarak yetiştirme yatakları etrafına asılır. Bunun yerine daha ucuz temin edilebilen gazete kağıdı şeritleri de kullanılabilir.
e. Tüyler: Kuluçkadan yeni çıkmış larvaların yetiştirme yataklarına alınmasında kullanılan kuş tüyleridir.
f. Yaprak kıyma tahtası ve bıçakları: Dut yapraklarının değişik ölçülerde kıyılması için 90 X 90 X 5 cm boyutlarında tahtalar ve 30-50 cm uzunluğunda geniş ağızlı bıçaklar kullanılır. Bu iş için otomatik yaprak kıyan makinalar da kullanılabilir.
g. Yaprak muhafaza sandıkları: Toplanan dut yapraklarının tazeliğini devam ettirmesi için 150 cm uzunlukta, 90 cm genişlikte ve 80 cm derinlikte sandıklar kullanılır. Sandıkların çevresi 7.5 cm genişlikte ızgara ve çuval vb örtülerle kaplanır. Zaman zaman su püskürtülerek yaprakların kuruması önlenir.
h. Ağlar: Besleme yataklarının temizliğini sağlamak amacıyla her tabla için en az iki olmak üzere pamuk ipliği veya naylondan değişik göz genişliğinde ağlar kullanılır. Ağların göz genişliği 1. ve 2. yaşlar için 2 mm, 3. yaş için 10 mm, 4. ve 5. yaşlar için 20 mm olmalıdır.
i. Askılar: Koza örme döneminde İpekböceklerine destek olması için kullanılırlar. Döner çerçeveli, plastik veya saptan, prizmatik ve çok ayaklı askılar kullanılabileceği gibi kısa boylu bitkilerden de yararlanılabilir.
j. Higrometre ve termometreler: Yetiştirme yerinin nem ve ısısının ölçülmesinde kullanılırlar. Termometrelerin civalı olmaması uygundur.
k. Sehpalar: Yemleme ve temizlik işlerinde tablaların yere konulmadan hazırlanmasını çabuklaştıran ve kolaylaştıran 90 cm yüksekliğinde tahtadan yapılmış, taşınabilir sehpalardır.
l. Diğerleri: Yaprakları taşımada kullanılan sepet, küfe, leğen ve kovalar, dezenfeksiyon ve ıslatma işlemleri için pülverizatör, ısıtma işlemi için soba vb ısıtıcılar, havalandırma cihazları vb aletlerdir.
Şube............ : Arthropoda
Sınıf ............ : Insecta veya Hexapoda
Takım ......... : Lepidoptera
Alt takım ..... : Macro lepidoptera-Heterocera
Üst familya .. : Bombycoidea
Familya ....... : Bombycidae
Cins ............ : Bombyx
Tür .............. : Bombyx mori
İpekböceklerinde dişiler heterogametik (XY), erkekler ise homogametiktir (XX). Haploid kromozom sayısı 28’dir.
B. HAYAT DÖNEMLERİ
Bütün tipik lepidoptera böceklerinde olduğu gibi, ipekböceği de dört farklı hayat dönemi geçirmektedir. Hayat dönemleri ile ilgili bilgiler Tablo B-1’de verilmiştir.
Tablo B-1. Uni- ve Multivoltin ırklarda hayat dönemleri (gün).
Irklar
Yumurta(kuluçka)
Larva
Krizalit(pupa)
Ergin(kelebek)
Univoltin
11-14
24-28
12-15
6-10
Multivoltin
9-12
20-24
10-12
3-6
B.1. Yumurta dönemi
Tropik bölgelerde yaşayan multivoltin ırklar en kısa hayat devrelerine sahiptir. Univoltin ırklar, sadece ilkbaharda bir generasyon oluştururlar ve verdikleri yumurtalar diğer ilkbahara kadar bekler. Bivoltin ırklarda ise yumurtalar ikinci generasyon için beklemeye girmeden 11-12 günlük kuluçka devresi geçirerek yumurtadan çıkarlar. İkinci generasyonun verdiği yumurtalar ise bekleme dönemine girerek kışı geçirir ve ilkbaharda tekrar canlanırlar. Yetiştirildiği bölgelerin (Hindistan, Tayland, vb) sıcak olması nedeniyle multivoltin ırklardan bir yılda 7-8 generasyon elde edilebilir.
B.2. Larva dönemi
Yumurtadan çıkan larvalar, iklim ve hava şartlarına bağlı olarak süresi değişen, larva döneminde 4 defa deri değiştirir. Bu nedenle larva dönemini 5 hayat dönemine ayırabiliriz. Her hayat dönemi (yaş) yem yeme safhası ve deri değiştirme (uyku) safhası olarak ikiye ayrılır. Ülkemizde yetiştirilen uni- ve bivoltin ırklarda larva devresinin safhaları ve süreleri Tablo B-2’de verilmiştir.
Tablo B-2. Larva devresinin safhaları ile bu safhalarda gerekli ısı ve nem düzeyleri
Safha
Süre Isı ve nem şartları
1.yaş
Yem yeme
3 gün
26-28°C %85 nem
Deri değiştirme
20 saat
2.yaş
Yem yeme
2 gün
Deri değiştirme
20 saat
3.yaş
Yem yeme
3 gün
24-26°C %80 nem
Deri değiştirme
1 gün
4.yaş
Yem yeme
5 gün
22-24°C %75 nem
Deri değiştirme
1 gün
5.yaş
Yem yeme
9-10 gün
20-23°C %70 nem
Larvalar yem yeme safhasında çok iştahlıdırlar ve sürekli taze dut yaprağı yerler. Baş vücuda oranla küçüktür, derinin parlaklığı ve gerginliği artar. Deri değiştirme (uyku) safhası başlangıcında yemeyi keserler ve durgunlaşırlar. Dinlenmek için yer ararlar. İpeğimsi bir madde salgılayarak yapraklar üzerine tutunurlar, başlarını yukarı kaldırarak hareketsiz bir şekilde dururlar. Deri değiştiren larvaların vücudu büyümüştür. Baş vücuda oranla büyüktür. Yem yeme safhasında parlak ve gergin olan deri, deri değiştirme sonrası gevşer, buruşur ve solgunlaşır.
Tablo B-2’de verilen yem yeme ve uyku safhalarını geçerek 5. yaş yem yeme safhasına ulaşan böcek hemen hemen yumurtadan çıkış ağırlığının 10000 katına ulaşmıştır. Bu gelişme 20-25 günlük süre içerisinde oluşmuştur. Böcek erginleştiğinde genellikle 7.-9. günlerde yem yemeyi keser, tedirginleşir, başını yukarı kaldırarak sallamaya ve oldukça nemli bir sıvı salgılamaya başlar. Göğüs ve karın segmentlerinin yarı şeffaf olması nedeniyle vücudunun hemen hemen % 40’ını kaplayacak şekilde genişlemiş olan ipek bezleri deri altında fark edilebilir. Sindirim kanalının boşaldığı ve larvanın kehribar rengini aldığı bu aşamada ipekböcekleri koza örmeye hazırdır ve askıya alınmaları için toplanmaları gerekir.
B.2.1. Larva dönemi çevre şartları
B.2.1.1. Sıcaklık
Soğukkanlı canlılar olan ipekböcekleri çevre ısısından önemli ölçüde etkilenmektedirler. Çevre sıcaklığı 15-40 °C arasında olduğunda canlılıklarını devam ettirebilirlerse de sınırlara yaklaştıkça canlılıkta azalma ve gelişmede duraklama görülür. Yaş dönemlerine göre ihtiyaç duydukları ısı dereceleri Tablo B-2’de verilmiştir. Çevre ısısının 30 °C’nin üzerine çıkması halinde, ipekböceklerinin çeşitli fonksiyonları ve dolayısıyla larva gelişmesi hızlanır, larva dönemi kısalır ve sağlığı doğrudan etkilenir. Sıcaklığın 20 °C’nin altına düşmesi durumunda ise fonksiyonlar ve büyüme yavaşlar, larva dönemi uzar, böcekler zayıflar ve hastalıklara direnci azalır. Yüksek çevre ısısına genç larvalar daha iyi dayanır ve sağlıklı gelişimlerini sürdürebilirler. Bütün larva dönemlerinde mümkün olduğu kadar sıcaklığın sabit tutulması ve ani ısı değişikliklerinden sakınılması gerekir.
Isıtıcıların ucuz olması, zararlı gaz çıkarmaması, kolay kullanılabilir ve ayarlanabilir olması tercih edilmelidir.
B.2.1.2. Nem
Çevre ısısı ile birlikte nemin etkisi ipekböceklerini önemli oranda etkilemektedir. Genç larvaların yüksek neme daha dayanıklı olmaları nedeniyle genç yaşlarda yüksek sıcaklık ve nem, gelişmiş yaşlarda ise daha düşük sıcaklık ve nem şartları uygun olmaktadır (Tablo B-1).
Nemin doğrudan etkisi fizyolojik fonksiyonlar üzerinde kendini gösterir. Dolaylı etkisi ise yemlemede kullanılan dut yapraklarının kurumasına neden olarak ipekböcekleri tarafından tüketilmesini ve dolayısıyla böceklerin gelişimini engeller. Ayrıca yüksek nemli ortamda zararlı mikroorganizmaların üremesi ve dolayısıyla zararlı gaz çıkışı hızlanır.
Yetiştirme yerinde nemin ayarlanmasında; parafin kağıtları, yağlı kağıtlar, ıslatılmış kauçuk-köpük şeritler, ıslatılmış kağıtlar, ocak üzerinde tutulan geniş ağızlı su kapları, ıslatılmış kum dolu kaplar veya ıslak çarşaf benzeri örtüler kullanılabilir.
B.2.1.3. Hava
İpekböcekleri, fizyolojik fonksiyonları için temiz havaya ihtiyaç duyarlar. Ortamda karbondioksit yoğunluğunun artması, besleme yataklarından ve ısıtıcılardan çıkan zararlı gazların varlığı, hareketliliğin ve iştahın azalmasına neden olur. Ayrıca yetiştirme odalarında fazla işçi bulundurulması da karbondioksit yoğunluğunu arttırmaktadır. Yeterli hava sirkülasyonunu sağlayacak havalandırma düzeninin kurulması gereklidir. Havalandırma aynı zamanda ısı ve nemin ayarlanmasında da önemli role sahiptir.
B.2.1.4. Işık
İpekböcekleri ışığa çok hassasiyet gösterirler, kuvvetli ışık ve karanlıktan hoşlanmazlar, loş veya alaca karanlığı tercih ederler. Günlük 16 saatlik aydınlatma gereklidir. Karanlık ortam larva dönemini kısaltır, kuvvetli ışık ise ağır koza verme eğilimini ortaya çıkarır, her iki durumda da beslenme, gelişme ve uyku düzensizlikleri görülür.
B.2.1.5. Yaprak kalitesi
(Bkz. K. Yemleme)
B.3. Koza örme devresi
Askıya alınan ipekböcekleri koza örmeye başlarlar ve multivoltin ırklarda 2-3 gün, uni- ve bivoltin ırklarda 3-4 gün içerisinde koza örme işlemi biter. Koza örümünün 4. veya 5. gününde krizalit haline dönüşen ipekböceği, 8-14 gün süren krizalit devresinde metamorfoza uğrayarak kelebek haline dönüşür. Alkali yapısındaki salya yardımıyla kozayı delerek dışarı çıkar.
B.3.1. Koza örme döneminde gerekli çevre şartları
Kaliteli koza üretimi için askı döneminin ilk 50 saatinde 26 °C’yi geçmeyen 22-23 °C’lik ısı ve % 60-70 nisbi nem gereklidir. Larvaların vücut sıvılarının devamlı buharlaşması (vücut ağırlığının % 40’ı kadar) ve koza örmeden önce sulu bir dışkı çıkarmaları (100 böcekten 40 ml idrar) yetiştirme yerinin nemini arttırır. Bu nedenle askıların altına nem emici maddeler veya sergiler konulmalı ve havalandırmaya önem verilmelidir. Ani ısı ve nem değişiklikleri ipek ipliğinin incelmesi veya kalınlaşmasına neden olarak çekim kabiliyetini azaltır.
Koza hasadının zamanı önemlidir. Henüz olgunlaşmadan hasadın yapılması lekeli ve düşük kaliteli kozalara, geciktirilmesi ise parazit vb etkenlerden zarar görmesine neden olur. En uygun koza hasadı ilkbahar ve geç sonbahar dönemlerinde koza örümünün 7.-8. günleri, yaz ve erken sonbaharda ise 6.-7. günleridir.
İpekböcekleri koza örmek için vücut uzunluğunun karesi kadar alana ihtiyaç duyarlar. Askılarda sık olarak ipekböceği bulunması ortamdaki nemi arttırır, koza kalitesini olumsuz etkiler, lekeli ve çifte koza oranını arttırır. İpekböcekleri askılara zamanında alınmalı, askılar meyilli yerleştirilmeli ve standart askılar kullanılmalıdır. Askı odasında çok parlak veya gölgeler oluşturan ışık kullanılmamalıdır. Gölgeli kısımlarda birikme sonucu çifte koza, kirli ve lekeli koza oranı artar.
B.3.2. Kaliteli kozada aranan nitelikler
- Kozalar, pupa rengi koyu kahverengi ve vücudunun sert bir kitinle kaplanıp yavaş yavaş küçüldüğü zaman toplanmalıdır.
- Çifte koza, delikli, içi veya dışı lekeli, paslı, sağır (ölü), benekli (küflü), şekilsiz, çok küçük, basık, çok kaba, buruşuk, kireçli (mantarlı), gevşek dokulu ve fumige edilmiş olmamalıdır.
- Renginin parlak olması kozanın usulüne uygun boğulduğunu, depoda uzun süre bekletilmediğini gösterir. Aksi halde renk donuklaşır.
- Kozalar birörnek büyüklük ve yapıda olmalıdır. Genellikle bir litrede uni- ve bivoltin ırklarda 110-150 koza bulunmalıdır. Küre veya oval şekilde olmalı, sivri veya fazla boğumlu olmamalıdır.
- Kozalar iki parmak arasında sıkıldığında hemen ezilmemeli, sertliği, sıkılığı ve hafifçe esnekliği hissedilmelidir.
- Koza yüzeyindeki örgüler kaba olmamalı ve ince bir örgüye sahip olmalıdır.
- Kozalar ağır olmalıdır. Bir polihibrit yaş koza ortalama 1.5 gramdır. Koza gömleği saf ırklarda 300-400 mg, hibritlerde 350-550 mg’dır. Gömlek oranı ise % 19-25 arasındadır. İpek uzunluğu 1000-1400 m arasında değişir.
B.3.3. Kozaların boğulması, depolanması
Yaş kozalar, içlerinde canlı ipekböceği bulunması nedeniyle uzun süre muhafaza edilemezler. Kelebek haline dönüşen ipekböceğinin kozayı delmesini engellemek gerekir. Bu nedenle canlı pupaların 7.-8. günlerde öldürülmeleri (boğulmaları) şarttır. Bu amaçla yaygın olarak buhar, kuru sıcak hava, güneşte kurutma, fırınlama vb yöntemler kullanılmaktadır. Ayrıca radyo dalgaları, -10 ile -12 °C’lik soğuk hava ve bazı gazlar da denenmektedir. Ülkemizde uygulanan buharla boğma işlemi, kozaların 70-75 °C’lik ısıda 10-15 dakika tutulması esasına dayanır.
Depoların önceden dezenfekte edilmesi ve depoda dezenfektan izinin kalmaması gerekir. Depolanacak kozalar iyice kurutulmalıdır. Zaman zaman bozuk, lekeli, küflü vb kozalar ayıklanmalı, sağlam kozalar sık sık çevrilmeli, nisbi nemin % 70’i aşmamasına dikkat edilmeli, depo iyi havalandırılmalı, kozaya zarar veren kuş, kertenkele ve dermestes (sinek) türlerinden korunmalıdır.
B.4. Ergin (Kelebek) dönem
Kelebek devresi ırka ve mevsime bağlı olarak 3-10 gün arasında sürer. Kelebekler kozadan çıktıktan sonra çiftleşmeye, çiftleştikten sonra da yumurtlamaya hazırdırlar. Yem yemezler ve uçamazlar. Dişiler erkeklerden daha büyüktür ve daha yavaş hareket ederler. Multivoltin kelebekler ortalama 400, uni- ve bivoltinler ise 500-600 yumurta yumurtlayabilirler.
C. BAZI ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ
Bugüne kadar ipekböceğinin 260 dan fazla karakteri üzerinde durulmuştur. Özellikle suni mutasyonlar ve hibrit elde etmek için yapılan melezlemeler, üzerinde araştırmaların yoğunlaştığı önemli konulardır. Crossing-over yüzdelerinden yararlanılarak kromozom haritaları hazırlanmış ve 19 kromozom üzerinde 81 lokus belirlenmiştir. Diğer 9 kromozom üzerinde ise yeterli çalışma yapılmamıştır.
Koza ağırlığı, koza gömleği ağırlığı, krizalit ağırlığı, ipek uzunluğu, ipek kalınlığı gibi ekonomik özellikler ile larva ağırlığı arasında önemli korelasyonlar vardır. Erken olgunluk, normal olgunluk ve geç olgunluğu determine eden büyüme genleri cinsiyet kromozomları üzerinde yer almaktadırlar. Üç deri değiştirme, dört ve beş deri değiştirmeye dominanttır. Voltinizm genlerini ise şöyle sıralayabiliriz; univoltinizm > bivoltinizm > multivoltinizm.
Ticari hibrit elde etme çalışmalarının sonucunda Japonya’da 1914 yılında ilk ticari hibrit üretimi gerçekleştirilmiştir. Kısa sürede hibritler saf ırkların yerini almış, hibrit üretimi zamanla diğer ülkelere de yayılmıştır.
D. YETİŞTİRME ŞARTLARI
D.1. Dut yaprağı
İpekböceği yetiştiriciliği öncelikle dut yaprağının teminine bağlıdır. İyi kaliteli ve bol dut yaprağının elde edilebileceği her mevsimde ipekböceği yetiştiriciliği yapılabilir. Dut yaprağının varlığına ve miktarına bağlı olarak ipekböceği yetiştiriciliğinin yapılıp yapılmayacağı ve kapasitesi belirlenir. Yaprak verimi ve ihtiyacının çok dikkatli hesaplanması ve planlamanın buna göre yapılması çok önemlidir.
En uygun şartlarda yılda, hektar başına 20-25 ton yaprak elde edilebilir. Bir kutu (20000 yumurta) ipekböceği tohumu için ülkemiz şartlarında 750-800 kg dut yaprağına ihtiyaç vardır. Diğer bir deyişle 40 dut ağacı gereklidir.
D.2. İşçi
Ülkemizde ipekböceği yetiştiriciliği için işgücü genellikle kadın ve çocuklardan sağlanmaktadır ve boş zamanları değerlendirme açısından önem taşımaktadır. Bir kutu tohumdan koza elde edilinceye kadar 18.4 yevmiye erkek işgücüne ihtiyaç duyulmaktadır.
D.3. Yetiştirme yeri
Yetiştirme yerleri ayrı olarak inşa edilebileceği gibi yetiştiricinin kendi evinin bir odası şeklinde de olabilmektedir. Ancak önemli olan gerekli sıcaklık, nem, havalandırma ve ışıklandırmayı sağlayabilecek yerlerin hazırlanmasıdır. Ülkemiz şartlarında binaların kuzey-güney yönünde inşa edilmesi uygundur.
D.4. Ekipmanlar
a. Kerevetler: Genellikle ağaçtan yapılır ve portatiftir. Kerevetlikler 2.5 m yükseklikte, 1.5 m uzunlukta ve 1 m genişliktedir. Bunlara 20 cm aralıklarla 10 kerevet yerleştirilebilir. Karınca vb zararlıların larvalara zarar vermesini engellemek amacıyla kerevetlik ayakları küçük su havuzcuklarının içine oturtulmalıdır.
b. Besleme tablaları (yatakları): İpekböcekleri kerevetler üzerine yerleştirilen besleme yatakları içinde yetiştirilir. Taşınması kolay ve hafif olması gerektiği için ince tahta, kontrplak vb malzemeden 70-90 cm eninde 90-120 cm uzunluğunda ve 7.5-15 cm derinliğinde yapılırlar. 120-140 cm çapında yuvarlak besleme tablaları da kullanılmaktadır.
c. Parafin kağıdı veya yağlı kağıt: Kıyılmış dut yapraklarının kurumasını önlemek ve yetiştirme yataklarındaki nem seviyesini korumak amacıyla, İpekböceklerinin ilk yaşlarında kullanılırlar.
d. Köpük-kauçuk şeritler: İlk iki yaş döneminde gerekli nemi sağlamak amacıyla 2.5 cm genişlik ve kalınlıktaki şeritler suya batırılarak yetiştirme yatakları etrafına asılır. Bunun yerine daha ucuz temin edilebilen gazete kağıdı şeritleri de kullanılabilir.
e. Tüyler: Kuluçkadan yeni çıkmış larvaların yetiştirme yataklarına alınmasında kullanılan kuş tüyleridir.
f. Yaprak kıyma tahtası ve bıçakları: Dut yapraklarının değişik ölçülerde kıyılması için 90 X 90 X 5 cm boyutlarında tahtalar ve 30-50 cm uzunluğunda geniş ağızlı bıçaklar kullanılır. Bu iş için otomatik yaprak kıyan makinalar da kullanılabilir.
g. Yaprak muhafaza sandıkları: Toplanan dut yapraklarının tazeliğini devam ettirmesi için 150 cm uzunlukta, 90 cm genişlikte ve 80 cm derinlikte sandıklar kullanılır. Sandıkların çevresi 7.5 cm genişlikte ızgara ve çuval vb örtülerle kaplanır. Zaman zaman su püskürtülerek yaprakların kuruması önlenir.
h. Ağlar: Besleme yataklarının temizliğini sağlamak amacıyla her tabla için en az iki olmak üzere pamuk ipliği veya naylondan değişik göz genişliğinde ağlar kullanılır. Ağların göz genişliği 1. ve 2. yaşlar için 2 mm, 3. yaş için 10 mm, 4. ve 5. yaşlar için 20 mm olmalıdır.
i. Askılar: Koza örme döneminde İpekböceklerine destek olması için kullanılırlar. Döner çerçeveli, plastik veya saptan, prizmatik ve çok ayaklı askılar kullanılabileceği gibi kısa boylu bitkilerden de yararlanılabilir.
j. Higrometre ve termometreler: Yetiştirme yerinin nem ve ısısının ölçülmesinde kullanılırlar. Termometrelerin civalı olmaması uygundur.
k. Sehpalar: Yemleme ve temizlik işlerinde tablaların yere konulmadan hazırlanmasını çabuklaştıran ve kolaylaştıran 90 cm yüksekliğinde tahtadan yapılmış, taşınabilir sehpalardır.
l. Diğerleri: Yaprakları taşımada kullanılan sepet, küfe, leğen ve kovalar, dezenfeksiyon ve ıslatma işlemleri için pülverizatör, ısıtma işlemi için soba vb ısıtıcılar, havalandırma cihazları vb aletlerdir.


Comment