Deniz Balıkları Avlama Teknikleri
LÜFER
Av Dönemi:
Lüfer avı 1 Nisan...31 Ağustos arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 14 cm dir.
Nerelerde tutulur:
Lüfer Gezici bir balık olduğu için İstanbul Boğazı, Marmara ve Çanakkale boğazında pek çok yerde yakalanabilmektedir.
Boğaz'da ;Anadolu ve Rumeli fenerleri önünden hemen hemen tüm boğaz kıyıları, Kandilli, Çengelköy, Kanlıca, İstinye, Yeniköy, Bebek, Küçüksu, Ortaköy, Beşiktaş, Kabataş arasındaki bölge, Sarayburnu ve Yenikapı hâlâ kıyıdan verimli avlar yapılabilecek yerlerdir.
Çanakkale'de;Kepez iskelesi, Barut iskelesi, Büyük motor iskelesi, Seddülbahir,Kilitbahir av yapılabilecek yerlerdir.
Yemler:
Lüfer hem cinsleri dahil her türlü balığa saldırır. O nedenle en iyi lüfer yemi canlı yemdir.Baş yemi izmarit ve zargana olup, istavrit,sardalya,hamsi,kolyoz,kupes,kocagöz'de kullanılır .
Av Zamanı:
Gün içinde de avlanmasına rağmen ; Aksam üstü güneş batımından gece 01.00 e ve Sabah güneş doğmaya yakın Lüfer avı için en ideal zamanlardır.
Avcılığı: Yandaki şekildeki gibi olta takımı hazırlanır. Hırsız iğne, kaliteli eğilmeyen 1 no yada sırayla 1/0 , 2/0 tercih edilmelidir. İğneye yemi takarken ( canlı yada cansız) İğne balığın üst yüzgecin arka kısmından batırılıp yine üst yüzgecin ön kısmından çıkaratılmak suretiyle yemin havada asılı durması sağlanır. Oltaya ilk vuran balıktan sonra av seviyesini belirlemek için genellikle misinaya düğüm atılır. Hırsız iğneye başka bir balık (tercihen canlı) kuyruk kısmından takılarak yemin hareketli olması sağlanır.
KARAGÖZ
Av Dönemi: Karagöz avı 1 Nisan...31 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 15 cm dir.
Nerelerde Bulunur:
Karagöz, taşlık kayalık yerlerde, su altı adacıklarının etrafında, burun çevrelerinde, akıntıların kesişme noktalarında bulunur. Avcılığı sabah saatleri ve akşam gün batımına 4 saat kala başlar. Denizin hareketine ve ayın durumuna göre sabaha kadar sürer. Ayın parlak olduğu gecelerde su yüzüne kadar çıktıkları görülür. Ülkemizde Ege Denizi, Akdeniz ve Çanakkale Boğazı’nda çok bol av vermektedir.
Beslenmesi ve Yemleri:
Sardalya, karides, kurt, sülünes, teke başlıca yemleridir. Yemi bir görüşte kapma gibi bir davranış sergilemez. Dikkatlice inceledikten sonra, ağız yapısının küçük olmasının da etkisiyle, kısa ve sert vuruşlarla yemi diklemeye başlar. İki üç vuruştan sonra yemi aniden kapar. Bunun için olta her vuruş sonrasında çekiştirilmemeli, balık ürkütülmemelidir. Takımda sert vuruşlar ve bir çekme hisedildiğinde kısa bir tasma atıp olta boşluk vermeden çekilmelidir.
Karagöz hırçın bir balıktır. Yakalandığında sert kafa vuruşları yapar. Orta sularda darbeler azalmakla birlikte tekneyi gördüğünde tekrar direnmeye başlar. Takıma güveniliyorsa hiç bekletmeden tek hamlede tekneye alınır. Oltaya iri bir karagöz geldiğinde, sert kafa vuruşlarında misina elimizden hafif hafif kayacak şekilde tutulmalıdır. Eğer balık sabit kafa darbeleriyle geliyorsa riskli bir durum yoktur; su yüzüne geldiğinde kepçe ile ya da bir hamlede tekneye alınır. Usta balıkçı balığın kafa darbelerine konsantre olur, balığın su üstündeki fişeklemesinden hemen önceki anda balığın direnmesine fırsat vermeden tek hamle ile içeri alır.
Avcılığı:
Sabit Ağırlıklı Takım: Beden 0.40 köstek ve kollar 0.25 misinadan yapılır. Beden ucuna 2 cm fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer ucuna kasa gözü düğümü vasıtasıyla köstek eklenir. Fırdöndüden 25 cm. sonra öksüz bağıyla yapılmış 15 cm. boyunda kol yapılır, ucuna 1251C-1523D 4-8 no iğne bağlanır. Kol boyu net 15 cm. olacak şekilde iğne bağlama payı hesap edilmelidir. Yapılan koldan sonra 15 cm. aralıklarla iki kol daha yapılır. Üçüncü koldan 25 cm. sonra 25 cm.’lik bir kol daha yapılıp hemen kol dibine kurşun takmak için kasa gözü düğümü yapılır. Böylece dört kollu takımız hazırlanmış olur. Takım öksüz bağı ile değil de ekleme kol ile yapılacak ise köstek iki ucuna kasagözü düğümü atılmış 90 cm olarak hazırlanır. Kasagözünün biri fırdöndüye, diğeri kurşuna takılır. Hazırlanan kollar kurşun dibinden başlayarak kolboyundan 5 cm uzun aralıklarla bağlanır.
Hareketli Ağırlıklı Takım : Bu takımda akıntılı sular içindir. Kurşunlar yere değmeyip askıda kalacak şekilde kullanılır. Kurşun ağırlığı da suyun akış hızına göre savrulmayacak, bedeni dik tutacak ağırlıkta seçilmelidir. Yemlenen takım kurşun yere değene kadar dibe indirilip 1 m yukarı çekilir. Böylece köstek ve kolların su içinde savrularak uçması sağlanır.
Beden 0.40, köstek ve kollar 0.25 misinadan yapılır. Bedene 2 cm lik fırdöndülerden yapılmış iki fırdöndü arası mesafe 25 cm. olan ve kasa gözü düğümleri ile birbirine balanmış kolçak yapılıp bağlanır. Bu kolçağa delikli kurşun ağırlığımız takılır. Koçağın bir ucuna 0.25 köstek misinası bağlanır. 40 cm. sonra öksüz bağı ile kol yapılır; kol boyu iğne hariç 10 cm. olacak şekilde yararlanmalıdır. Birinci koldan 20 cm. sonra aynı şekilde ikinci kol
yapılır ve 25 cm. mesafe bırakılarak köstek ucuna iğne bağlanır. Kullanılan iğneler 1251C-1523D 6-8 no veya benzeri olarak kullanılır.
Takım dibe indirilirken kösteğin bedene dolaşmaması için yavaşça kontrollu indirilmesi gerekir. Balık orta suda veya dibe yakın yerde yeme vurabilir. Bu derinlik beden üzerinde işaretlenerek ya da bede boyu o derinlik kadar açılarak takım her seferinde bu derinliğe indirilir. Bu takım ideal bir karagöz takımıysa da derin sularda hızlı hareket edilemediği için biraz sıkıcı olacaktır. 10-15 m derinliğindeki sularda sessiz olunduğu takdirde iyi netice verecektir.
c) Uçurtma Olta : Akıntılı sulara uygun olup özellikle Çanakkale Boğazı’nda çok kullanılan bir yöntemdir. Tekneden kullanılır. Beden olarak 0.40 veya 0.50 mm, ek beden ve köstekler için 0.30 mm lik misina kullanılır. İlk olarak hareketli kurşun takımı hazırlanır. 0.30 luk bir parça misinanın bir ucuna 2 cm lik bir fırdöndü, diğer ucuna akıntı ve suların durumuna göre 50-100 gr lık bir iskandil bağlanır. Bağlantılar yapıldıktan sonra bu parçanın uzunluğu 30-40 cm civarında olmalıdır. Daha sonra beden, az önce yaptığımız kurşun takımındaki fırdöndünün boş gözünden, iğneye iplik saplar gibi geçirilip ucuna bir boy büyük bir fırdöndü bağlanır. Böylece kurşun takımı fırdöndüsüyle birlikte beden misinası üzerinde kayar ama uçtaki fırdöndü nedeniyle kurtulamaz. Daha sonra bedenin ucundaki fırdöndünün boş gözüne 2-3 kulaç bir köstek ve kösteğin ucuna da 3-4 no çapraz çelik iğne takılır. İğne yemlendikten sonra akıntılı sulara doğru atılır ancak kurşun bu esnada elde tutulmalıdır. Akıntı, yemi köstek boyunun sonuna kadar sürükleyince kurşun el ile 4-5 metre ileri doğru fırlatılır. Kurşun akıntı nedeni ile yere doğru inerken bir miktarda ileri doğru hareket eder. Kurşun dipleyinceye kadar misinanın parmakların arasında kaymasına izin verilir ve diplediğinde boşluğu alınıp beklenir. Kurşun takımının ağırlığı vuruşları kesmediğinden balığın tüm vuruşları kolaylıkla hissedilebilir. Balık yemi aldıktan sonra hafif bir tasma atılıp oltaya boşluk vermeden toplanır. İlk olarak kurşun teknenin uygun bir yerine koyulur; daha sonra da balık tek hamlede tekneye alınır. Aksi halde her balık gelişinde kösteğin bedene ya da kurşun takımına dolaşmasına engel olunamaz.
SİNARİT
Av Dönemi: Sinarit avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 20 cm dir.
Nerelerde Bulunur:
Genellikle 10-50 metre arasındaki taşlık ve kayalık bir dibe sahip olan yerlerde, açık sulardaki topuk etrafları ve gemi enkazları etrafında bulunur. Ege Denizi, Akdeniz, Çanakkale Boğazı ve Saroz Körfezi’nde avı yapılmaktadır.
Beslenmesi ve Yemleri:
Yemli avcılıkta kalamar, sübye, kolyoz, saradalya, zargana, gelincik, izmarit, kefal kullanılabildiği gibi, iskorpit, hanos gibi taş balıklarıyla her türlü canlı balık da yem olarak kullanılabilir. İdeal yem boyu 6-10 cm dir.
Avcılığı
Sinarit avında hep aynı bölgede avlanmak avlağın bozulmasına, sinarit ve diğer canlıların bölgeyi terk etmesine neden olacağından, zaman zaman değişik bölgelerde avlanmakta fayda vardır. Bu gerçekte bütün dip balıkları için geçerlidir. Parakete, savurma olta, bırakma olta ve sırtı çekerek avlanabilir. Sinaritin sert yapısına bakarak gereğinden kalın malzemeler kullanmaktan kaçınılmalıdır.
a) Dip Sürütmesi: Beden ve ek beden 0.70 misinadan, köstek ise 0.50 misinadan yapılır. Ancak büyük boy balık çıkma olasılığı yok ya da zayıf ise bu kalınlıklar inceltilebilir. Kullanılan yapay balığın 7-11 cm arasında olması yeterlidir. Seçilen yapay balık yukarıdaki türlere benzer ve yüzer tip olmalıdır. Yüzer tip olması, dibe takılma olasılığını aza indirme açısından önemlidir. Takımı yapmaya en uçtan yapma balıktan başlayalım: Yapma balığa rapala düğümü ile 10 kulaç uzunluktaki köstek bağlanır ve ucuna 3 cm lik klipsli ve kilitli fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer ucuna yine 10 kulaç uzunlukta bir ek beden ve ek bedenin diğer ucuna yine aynı türden bir fırdöndü bağlanacaktır. Bu iki fırdöndü arasına, 200 gr lık bir delikli kurşun takılacaktır. İkinci fırdöndüden sonra, 15 kulaç uzunlukta bir beden bağlanıp diğer ucuna da bir fırdöndü bağlanır. İkinci ve üçüncü fırdöndüler arasına ise esas ağırlıklar takılacak, bu ağırlıklar ise suyun durumuna göre ayarlanacaktır.
Gelelim takımı atmaya: Önce yapma balık ilk fırdöndüye kadar salınıp tekneye yol verilerek misinan gerginleşmesi sağlanır. Arkadan ilk kısım kurşunlar kontrollü şekilde salınır. Kuruşunları hızla indirmek oltanın karışmasına yol açabilir. Kurşun dibe değer değmez tekrar tekneye yol verilir. Tekne yürümeye başladığı zaman kurşunlar tekrar dipten havalanacaktır. Belirli bir yol aldıktan sonra takım tekrar yavaş yavaş salınarak ikinci kurşun da yere indirilir ve biraz tekneyi boşa alınarak ilk kurşunun da yere inmesi sağlanır. İlk kurşun yere iner inmez, tekrar tekneye yol verilerek ava başlanır. Yapma yemin yüzer tipte olması, kurşun dibe değdiği durumda bile yemin yüzerek dibe takılmasını önler. Burada en önemli nokta yapay yemin av esnasında dipten 1 metre kadar yukarıdan gelmesini sağlamaktır. Bu nedenle teknenin hızı sürekli olarak kontrol edilerek mesafe korunur. Tekne sürati levrek avı ayarındadır.
Sinarit yakalandığında su yüzüne veya dibe doğru fişekler. Su yüzüne doğru çıkarsa hızla takımın boşluğunu almak gerekir. Balık iri ve dibe doğru fişeklemeye çalışıyorsa, takıma fazla yük vermeden salınıp toplayarak balığın yorulması sağlanır. Yorulan balık tok darbeler vurmaya başlar ve artık yukarı doğru çekmeye başlanır. Tekneye yaklaşan balık tekrar fişeklemeye çalışırsa aynı şekilde yorulması sağlanarak kepçe ile tekneye alınır. Su yüzüne çıkan balık takımdan kurtulsa bile, kursağı şişeceğinden bir süre sonra su yüzüne tekrar çıkacaktır. Çevre dikkatle araştırıldığında balığı bulmanız mümkündür.
b) Bırakma Olta: Bırakma oltada ölü yem kullanılabilirse de canlı yem kullanılması önerilir. Takımın boyu su derinliğine bağlı olarak değişebilir ancak önemli olan yemin dipten 1-1.5 metre arasında sunulmasıdır.
0.70 – 0.90 lık misinanın ucuna yaklaşık 2 kg lık ağırlık, ağırlıktan 1.5 kulaç sonra üçlü fırdöndü bağlanır. Üçlü fırdöndünün üst ucuna aynı misinadan bir beden bağlanıp, bedenin diğer ucuna da suyun yüzünde kalacak şekilde bir pet şişe bağlanır. Fırdöndünün orta ucuna 0.70 - 0.50 lik misinadan bir kulaçlık bir köstek, kösteğin diğer ucuna da 1255, 2310 veya 2369 benzeri 6/0 no iğne bağlanır. Takım yemlendikten sonra dolaşmasına ve yemin ölmesine izin vermeden kontrollü şekilde dibe indirilir. İğne yem balığın galsemasından sokulup alt dudağından çıkrtılarak takılmalıdır.
Sinarit yemi kaptığında şamandıra batıp çıkmaya başlayacaktır. Bu durumda takımı hemen toplamak yerine, balığın biraz yorulup hırçınlığının geçmesini benzemek gerekir. Çünkü balığın hırçınlaşması durumunda, kaloma verebilecek beden mesafesi olmayacaktır. Takımın toplanması sırasında balık hırçınlaşacak olursa şamandırayı hemen denize atıp beklemek gerekir. Takımın şamandırası ise ağırlığı arasındaki bedenin gergin olması gerekir; aksi halde kösteğin bedene takılma olasılığı vardır. Az akıntılı ya da akıntısız sularda ağırlıksız bırakma da kullanılabilir. Takımın boyu su derinliğinden 50 cm kısa yapılır; böylece yem dipten 50 cm yukarıda kalır. Köstek 3 kulaç uzunlukta seçilir ve diğer ucuna 3 cm lik bir fırdöndü bağlanır. Fırdöndüden sonra su yüzeyine kadar beden ve bedenin diğer ucuna da 3 litrelik bir şişe şamandıra olarak bağlanır. ?amandıra ile fırdöndü arasına ise 100 – 150 gr lık bir delikli kurşun takılmalıdır. Canlı yem ile yemlenen takım suya bırakılır. Bu takımda yem tercihen sırt yüzgecinden takılarak yere paralel durması sağlanır.
c) Savurma Olta: Özellikle Akdeniz sahillerinin kayalık bölgelerinde sıkça uygulanan bir av şeklidir. Yem olarak canlı veya ölü balık kullanılabilir. Canlı balık elbetteki tercih edilmelidir. Ölü balık takılacak olursa, iğne balığın galsamasından sokulup alt damağına saplanır, sonra balığın boyu kadar misina serbest bırakılıp, kuyruğa iki defa kazık bağı atılır. Canlı balık takılacak ise iğne sırt yüzgecinin altından yırtmadan sokulup diğer taraftan çıkartılır ve balığın boyu kadar misina çekilerek galsemasından sokulup alt damağına saplanır. Canlı yemi atarken balık ve kurşun aynı avuçta tutulup savrularak balığın oltadan kopması önlenir. Beden 0.70 lik misinadan yapılır. Bedenin ucuna 3 cm lik bir fırdöndü bağlanır; fırdöndünün diğer ucuna 1.5 kulaç misina üzerine 100 gr delikli kurşun takılır. Bu misinanın ucuna aynı tipte bir fırdöndüdü daha bağlanmalıdır. Fırdöndünün diğer ucuna 60 cm lik 0.50 misina ve misinanın diğer ucuna da 4/0 …6/0 arası bir iğne bağlanarak takım tamamlanır.
TRANÇA
Av Dönemi:
Trança avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Sirkülerde avlanmasına asgari boy tanımlanmamaktadır.
Nerelerde Bulunur:
Taşlık, kayalık derin sularda yaşar. Nadiren kıyılara yaklaşırlar.
Beslenmesi ve Yemleri:
Sardalya, kolyoz, sübye, kalamar, ahtapot, iri karides trançanın sevdiği yemlerdir. 7-8 cm boyunda olanlar yemler bütün olarak, daha büyükler ise yaklaşık olarak bu boyda kesilerek kullanılır. Sübye ve kalamar da küçükse bütün olarak, büyükse sadece kafası bütün olarak , gövdesi ise yaprak yem şeklinde kesilip yem olarak kullanılır. Fazla derin olmayan sularda ise yaprak yem olarak kesilmiş balıklar kullanılır.
Avcılığı:
Sığ sularda avlanıyorsanız zorlu bir direnişle karşılaştığınızda, bedene takmak için yanınızda bir şamandıra bulundurmanızda fayda vardır. Takımı kesmekten ziyade koparır. Bunun için sağlam ve kalın kesitli malzemeler kullanmak gerekir. Bağlantı noktalarındaki düğüm katları sağlam olmalıdır.
Beden 0.70, ek bedenler 0.60 ve köstekler için 0.50 misina kullanmak gerekir. Bedenden sonra 4 cm lik sağlam bir fırdöndü takılır. Fırdöndünün diğer gözüne 25 cm lik bir kolçak yapılıp koçağın diğer tarafına da sağlam bir üçlü fırdöndü bağlanır. Daha sonra 60 cm lik ek bedenler ile aynı şekilde iki tane daha üçlü fırdöndü eklenir. Üçüncü üçlü fırdöndünün alt ucuna 0.35 misinadan 60 cm lik bir ek beden ile 100 gr civarında bir kurşun bağlanır. Üç adet üçlü fırdöndünün orta ucuna 35 cm lik köstekler bağlanır. Kösteklerin ucunda 2310 model 4-7 no iğne bağlanmış olmalıdır.
ÇUPRA (ÇİPURA)
Av Dönemi: Çupra avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 15 cm dir.
Nerelerde Bulunur:
Taşlık kayalık diplerde yaşarlar. Sabahları kıyılara sokulur; öğlenleri 10 – 20 metre arası derinliklere çekilirler. İrileştikçedaha derin sulara çekilirler. Göçmen olarak yaşadıkları gibi aynı bölgede sabit olarak yşayanları da vardır. Göç sırasında derin sular dan geçerler. Çupra ustaları balığın ne zaman hangi sulardan geçeceğini bilir ve her sene o sularda avlanırlar.
Beslenmesi ve Yemleri:
Balıklardan ziyade küçük deniz canlıları ile beslenirler. Karides, teke, mamun, yengeç yavrusu, sulina, midye ve dilimlenmiş sardalya ya da hamsi kullanılabilir.
Avcılığı:
Çupra çok dikkatli ve tedirgin bir balıktır. Yeme hemen saldırmaz, iyice kontrol edip emin olduktan sonra küçük darbeler vurmaya başlar. Sanki oltaya küçük balık vuruyormuş hissi verir. Bu sırada takımı hiç oynatmadan beklemek gerekir. Darbeler sıklaşmaya ve şiddetli vuruşlar almaya başlayınca artık balığın oltada olduğu anlaşılır. Kısa ve sert bir tasma ile iğne damağa oturtulur ve boşluk vermeden çekilir. Çupra tekneye alınana kadar kafa darbelerini kesmez. Tekneye alınırken kepçe kullanılması tercih edilir. Eğer avlanılan noktada fazla gürültü yapılmaz ve ilk balık da sakince alınabilirse, sonraki balıkların yemi fazla yoklamadan ani vuruşlarla oltaya geldiği görülür.
Çok kuvvetli bir çene yapısına sahiptir. Midye ve diğer deniz canlılarını rahatlıkla kırıp yer. Bunun için kullanılan iğnenin çelik dövme veya fazla büyük olmayan kalın yapılı olması gerekir. Misinayı kesmekten ziyade koparma ve iğneyi kırma olasılığının olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Avlanılan bölgede çupranın varlığı kesin olarak biliniyorsa yem olarak yengeç yavrusu kullanılmalıdır. Diğer balıklar bu yeme dokunamadığından meydan çipuraya kalacak ve şansınız artacaktır. Sığ ve hafif akıntılı sularda zoka ile, derin sularda ise sarkıtma olta ile avlanılır.
Beden 0.40 misinadan yapılır. Beden ucuna 1/0 fırdöndü bağlanır. 0.30 misina ucuna kasa gözü düğümü yapılıp fırdöndünün diğer gözüne takılır. Bir karış sonra 10 cm lik bir köstek eklenir. 15 cm ara ile iki köstek daha eklenir. Üçüncü köstekten 25 cm sonra 20 cm uzunlukta bir köstek daha eklenir. İğneler 2300, 2297 ya da 2310 model 11-15 no arası olarak seçilir. Bölge balığının iriliğine göre misina kalınlıkları ayarlanmalıdır.
LÜFER
Av Dönemi:
Lüfer avı 1 Nisan...31 Ağustos arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 14 cm dir.
Nerelerde tutulur:
Lüfer Gezici bir balık olduğu için İstanbul Boğazı, Marmara ve Çanakkale boğazında pek çok yerde yakalanabilmektedir.
Boğaz'da ;Anadolu ve Rumeli fenerleri önünden hemen hemen tüm boğaz kıyıları, Kandilli, Çengelköy, Kanlıca, İstinye, Yeniköy, Bebek, Küçüksu, Ortaköy, Beşiktaş, Kabataş arasındaki bölge, Sarayburnu ve Yenikapı hâlâ kıyıdan verimli avlar yapılabilecek yerlerdir.
Çanakkale'de;Kepez iskelesi, Barut iskelesi, Büyük motor iskelesi, Seddülbahir,Kilitbahir av yapılabilecek yerlerdir.
Yemler:
Lüfer hem cinsleri dahil her türlü balığa saldırır. O nedenle en iyi lüfer yemi canlı yemdir.Baş yemi izmarit ve zargana olup, istavrit,sardalya,hamsi,kolyoz,kupes,kocagöz'de kullanılır .
Av Zamanı:
Gün içinde de avlanmasına rağmen ; Aksam üstü güneş batımından gece 01.00 e ve Sabah güneş doğmaya yakın Lüfer avı için en ideal zamanlardır.
Avcılığı: Yandaki şekildeki gibi olta takımı hazırlanır. Hırsız iğne, kaliteli eğilmeyen 1 no yada sırayla 1/0 , 2/0 tercih edilmelidir. İğneye yemi takarken ( canlı yada cansız) İğne balığın üst yüzgecin arka kısmından batırılıp yine üst yüzgecin ön kısmından çıkaratılmak suretiyle yemin havada asılı durması sağlanır. Oltaya ilk vuran balıktan sonra av seviyesini belirlemek için genellikle misinaya düğüm atılır. Hırsız iğneye başka bir balık (tercihen canlı) kuyruk kısmından takılarak yemin hareketli olması sağlanır.
KARAGÖZ
Av Dönemi: Karagöz avı 1 Nisan...31 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 15 cm dir.
Nerelerde Bulunur:
Karagöz, taşlık kayalık yerlerde, su altı adacıklarının etrafında, burun çevrelerinde, akıntıların kesişme noktalarında bulunur. Avcılığı sabah saatleri ve akşam gün batımına 4 saat kala başlar. Denizin hareketine ve ayın durumuna göre sabaha kadar sürer. Ayın parlak olduğu gecelerde su yüzüne kadar çıktıkları görülür. Ülkemizde Ege Denizi, Akdeniz ve Çanakkale Boğazı’nda çok bol av vermektedir.
Beslenmesi ve Yemleri:
Sardalya, karides, kurt, sülünes, teke başlıca yemleridir. Yemi bir görüşte kapma gibi bir davranış sergilemez. Dikkatlice inceledikten sonra, ağız yapısının küçük olmasının da etkisiyle, kısa ve sert vuruşlarla yemi diklemeye başlar. İki üç vuruştan sonra yemi aniden kapar. Bunun için olta her vuruş sonrasında çekiştirilmemeli, balık ürkütülmemelidir. Takımda sert vuruşlar ve bir çekme hisedildiğinde kısa bir tasma atıp olta boşluk vermeden çekilmelidir.
Karagöz hırçın bir balıktır. Yakalandığında sert kafa vuruşları yapar. Orta sularda darbeler azalmakla birlikte tekneyi gördüğünde tekrar direnmeye başlar. Takıma güveniliyorsa hiç bekletmeden tek hamlede tekneye alınır. Oltaya iri bir karagöz geldiğinde, sert kafa vuruşlarında misina elimizden hafif hafif kayacak şekilde tutulmalıdır. Eğer balık sabit kafa darbeleriyle geliyorsa riskli bir durum yoktur; su yüzüne geldiğinde kepçe ile ya da bir hamlede tekneye alınır. Usta balıkçı balığın kafa darbelerine konsantre olur, balığın su üstündeki fişeklemesinden hemen önceki anda balığın direnmesine fırsat vermeden tek hamle ile içeri alır.
Avcılığı:
Sabit Ağırlıklı Takım: Beden 0.40 köstek ve kollar 0.25 misinadan yapılır. Beden ucuna 2 cm fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer ucuna kasa gözü düğümü vasıtasıyla köstek eklenir. Fırdöndüden 25 cm. sonra öksüz bağıyla yapılmış 15 cm. boyunda kol yapılır, ucuna 1251C-1523D 4-8 no iğne bağlanır. Kol boyu net 15 cm. olacak şekilde iğne bağlama payı hesap edilmelidir. Yapılan koldan sonra 15 cm. aralıklarla iki kol daha yapılır. Üçüncü koldan 25 cm. sonra 25 cm.’lik bir kol daha yapılıp hemen kol dibine kurşun takmak için kasa gözü düğümü yapılır. Böylece dört kollu takımız hazırlanmış olur. Takım öksüz bağı ile değil de ekleme kol ile yapılacak ise köstek iki ucuna kasagözü düğümü atılmış 90 cm olarak hazırlanır. Kasagözünün biri fırdöndüye, diğeri kurşuna takılır. Hazırlanan kollar kurşun dibinden başlayarak kolboyundan 5 cm uzun aralıklarla bağlanır.
Hareketli Ağırlıklı Takım : Bu takımda akıntılı sular içindir. Kurşunlar yere değmeyip askıda kalacak şekilde kullanılır. Kurşun ağırlığı da suyun akış hızına göre savrulmayacak, bedeni dik tutacak ağırlıkta seçilmelidir. Yemlenen takım kurşun yere değene kadar dibe indirilip 1 m yukarı çekilir. Böylece köstek ve kolların su içinde savrularak uçması sağlanır.
Beden 0.40, köstek ve kollar 0.25 misinadan yapılır. Bedene 2 cm lik fırdöndülerden yapılmış iki fırdöndü arası mesafe 25 cm. olan ve kasa gözü düğümleri ile birbirine balanmış kolçak yapılıp bağlanır. Bu kolçağa delikli kurşun ağırlığımız takılır. Koçağın bir ucuna 0.25 köstek misinası bağlanır. 40 cm. sonra öksüz bağı ile kol yapılır; kol boyu iğne hariç 10 cm. olacak şekilde yararlanmalıdır. Birinci koldan 20 cm. sonra aynı şekilde ikinci kol
yapılır ve 25 cm. mesafe bırakılarak köstek ucuna iğne bağlanır. Kullanılan iğneler 1251C-1523D 6-8 no veya benzeri olarak kullanılır.
Takım dibe indirilirken kösteğin bedene dolaşmaması için yavaşça kontrollu indirilmesi gerekir. Balık orta suda veya dibe yakın yerde yeme vurabilir. Bu derinlik beden üzerinde işaretlenerek ya da bede boyu o derinlik kadar açılarak takım her seferinde bu derinliğe indirilir. Bu takım ideal bir karagöz takımıysa da derin sularda hızlı hareket edilemediği için biraz sıkıcı olacaktır. 10-15 m derinliğindeki sularda sessiz olunduğu takdirde iyi netice verecektir.
c) Uçurtma Olta : Akıntılı sulara uygun olup özellikle Çanakkale Boğazı’nda çok kullanılan bir yöntemdir. Tekneden kullanılır. Beden olarak 0.40 veya 0.50 mm, ek beden ve köstekler için 0.30 mm lik misina kullanılır. İlk olarak hareketli kurşun takımı hazırlanır. 0.30 luk bir parça misinanın bir ucuna 2 cm lik bir fırdöndü, diğer ucuna akıntı ve suların durumuna göre 50-100 gr lık bir iskandil bağlanır. Bağlantılar yapıldıktan sonra bu parçanın uzunluğu 30-40 cm civarında olmalıdır. Daha sonra beden, az önce yaptığımız kurşun takımındaki fırdöndünün boş gözünden, iğneye iplik saplar gibi geçirilip ucuna bir boy büyük bir fırdöndü bağlanır. Böylece kurşun takımı fırdöndüsüyle birlikte beden misinası üzerinde kayar ama uçtaki fırdöndü nedeniyle kurtulamaz. Daha sonra bedenin ucundaki fırdöndünün boş gözüne 2-3 kulaç bir köstek ve kösteğin ucuna da 3-4 no çapraz çelik iğne takılır. İğne yemlendikten sonra akıntılı sulara doğru atılır ancak kurşun bu esnada elde tutulmalıdır. Akıntı, yemi köstek boyunun sonuna kadar sürükleyince kurşun el ile 4-5 metre ileri doğru fırlatılır. Kurşun akıntı nedeni ile yere doğru inerken bir miktarda ileri doğru hareket eder. Kurşun dipleyinceye kadar misinanın parmakların arasında kaymasına izin verilir ve diplediğinde boşluğu alınıp beklenir. Kurşun takımının ağırlığı vuruşları kesmediğinden balığın tüm vuruşları kolaylıkla hissedilebilir. Balık yemi aldıktan sonra hafif bir tasma atılıp oltaya boşluk vermeden toplanır. İlk olarak kurşun teknenin uygun bir yerine koyulur; daha sonra da balık tek hamlede tekneye alınır. Aksi halde her balık gelişinde kösteğin bedene ya da kurşun takımına dolaşmasına engel olunamaz.
SİNARİT
Av Dönemi: Sinarit avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 20 cm dir.
Nerelerde Bulunur:
Genellikle 10-50 metre arasındaki taşlık ve kayalık bir dibe sahip olan yerlerde, açık sulardaki topuk etrafları ve gemi enkazları etrafında bulunur. Ege Denizi, Akdeniz, Çanakkale Boğazı ve Saroz Körfezi’nde avı yapılmaktadır.
Beslenmesi ve Yemleri:
Yemli avcılıkta kalamar, sübye, kolyoz, saradalya, zargana, gelincik, izmarit, kefal kullanılabildiği gibi, iskorpit, hanos gibi taş balıklarıyla her türlü canlı balık da yem olarak kullanılabilir. İdeal yem boyu 6-10 cm dir.
Avcılığı
Sinarit avında hep aynı bölgede avlanmak avlağın bozulmasına, sinarit ve diğer canlıların bölgeyi terk etmesine neden olacağından, zaman zaman değişik bölgelerde avlanmakta fayda vardır. Bu gerçekte bütün dip balıkları için geçerlidir. Parakete, savurma olta, bırakma olta ve sırtı çekerek avlanabilir. Sinaritin sert yapısına bakarak gereğinden kalın malzemeler kullanmaktan kaçınılmalıdır.
a) Dip Sürütmesi: Beden ve ek beden 0.70 misinadan, köstek ise 0.50 misinadan yapılır. Ancak büyük boy balık çıkma olasılığı yok ya da zayıf ise bu kalınlıklar inceltilebilir. Kullanılan yapay balığın 7-11 cm arasında olması yeterlidir. Seçilen yapay balık yukarıdaki türlere benzer ve yüzer tip olmalıdır. Yüzer tip olması, dibe takılma olasılığını aza indirme açısından önemlidir. Takımı yapmaya en uçtan yapma balıktan başlayalım: Yapma balığa rapala düğümü ile 10 kulaç uzunluktaki köstek bağlanır ve ucuna 3 cm lik klipsli ve kilitli fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer ucuna yine 10 kulaç uzunlukta bir ek beden ve ek bedenin diğer ucuna yine aynı türden bir fırdöndü bağlanacaktır. Bu iki fırdöndü arasına, 200 gr lık bir delikli kurşun takılacaktır. İkinci fırdöndüden sonra, 15 kulaç uzunlukta bir beden bağlanıp diğer ucuna da bir fırdöndü bağlanır. İkinci ve üçüncü fırdöndüler arasına ise esas ağırlıklar takılacak, bu ağırlıklar ise suyun durumuna göre ayarlanacaktır.
Gelelim takımı atmaya: Önce yapma balık ilk fırdöndüye kadar salınıp tekneye yol verilerek misinan gerginleşmesi sağlanır. Arkadan ilk kısım kurşunlar kontrollü şekilde salınır. Kuruşunları hızla indirmek oltanın karışmasına yol açabilir. Kurşun dibe değer değmez tekrar tekneye yol verilir. Tekne yürümeye başladığı zaman kurşunlar tekrar dipten havalanacaktır. Belirli bir yol aldıktan sonra takım tekrar yavaş yavaş salınarak ikinci kurşun da yere indirilir ve biraz tekneyi boşa alınarak ilk kurşunun da yere inmesi sağlanır. İlk kurşun yere iner inmez, tekrar tekneye yol verilerek ava başlanır. Yapma yemin yüzer tipte olması, kurşun dibe değdiği durumda bile yemin yüzerek dibe takılmasını önler. Burada en önemli nokta yapay yemin av esnasında dipten 1 metre kadar yukarıdan gelmesini sağlamaktır. Bu nedenle teknenin hızı sürekli olarak kontrol edilerek mesafe korunur. Tekne sürati levrek avı ayarındadır.
Sinarit yakalandığında su yüzüne veya dibe doğru fişekler. Su yüzüne doğru çıkarsa hızla takımın boşluğunu almak gerekir. Balık iri ve dibe doğru fişeklemeye çalışıyorsa, takıma fazla yük vermeden salınıp toplayarak balığın yorulması sağlanır. Yorulan balık tok darbeler vurmaya başlar ve artık yukarı doğru çekmeye başlanır. Tekneye yaklaşan balık tekrar fişeklemeye çalışırsa aynı şekilde yorulması sağlanarak kepçe ile tekneye alınır. Su yüzüne çıkan balık takımdan kurtulsa bile, kursağı şişeceğinden bir süre sonra su yüzüne tekrar çıkacaktır. Çevre dikkatle araştırıldığında balığı bulmanız mümkündür.
b) Bırakma Olta: Bırakma oltada ölü yem kullanılabilirse de canlı yem kullanılması önerilir. Takımın boyu su derinliğine bağlı olarak değişebilir ancak önemli olan yemin dipten 1-1.5 metre arasında sunulmasıdır.
0.70 – 0.90 lık misinanın ucuna yaklaşık 2 kg lık ağırlık, ağırlıktan 1.5 kulaç sonra üçlü fırdöndü bağlanır. Üçlü fırdöndünün üst ucuna aynı misinadan bir beden bağlanıp, bedenin diğer ucuna da suyun yüzünde kalacak şekilde bir pet şişe bağlanır. Fırdöndünün orta ucuna 0.70 - 0.50 lik misinadan bir kulaçlık bir köstek, kösteğin diğer ucuna da 1255, 2310 veya 2369 benzeri 6/0 no iğne bağlanır. Takım yemlendikten sonra dolaşmasına ve yemin ölmesine izin vermeden kontrollü şekilde dibe indirilir. İğne yem balığın galsemasından sokulup alt dudağından çıkrtılarak takılmalıdır.
Sinarit yemi kaptığında şamandıra batıp çıkmaya başlayacaktır. Bu durumda takımı hemen toplamak yerine, balığın biraz yorulup hırçınlığının geçmesini benzemek gerekir. Çünkü balığın hırçınlaşması durumunda, kaloma verebilecek beden mesafesi olmayacaktır. Takımın toplanması sırasında balık hırçınlaşacak olursa şamandırayı hemen denize atıp beklemek gerekir. Takımın şamandırası ise ağırlığı arasındaki bedenin gergin olması gerekir; aksi halde kösteğin bedene takılma olasılığı vardır. Az akıntılı ya da akıntısız sularda ağırlıksız bırakma da kullanılabilir. Takımın boyu su derinliğinden 50 cm kısa yapılır; böylece yem dipten 50 cm yukarıda kalır. Köstek 3 kulaç uzunlukta seçilir ve diğer ucuna 3 cm lik bir fırdöndü bağlanır. Fırdöndüden sonra su yüzeyine kadar beden ve bedenin diğer ucuna da 3 litrelik bir şişe şamandıra olarak bağlanır. ?amandıra ile fırdöndü arasına ise 100 – 150 gr lık bir delikli kurşun takılmalıdır. Canlı yem ile yemlenen takım suya bırakılır. Bu takımda yem tercihen sırt yüzgecinden takılarak yere paralel durması sağlanır.
c) Savurma Olta: Özellikle Akdeniz sahillerinin kayalık bölgelerinde sıkça uygulanan bir av şeklidir. Yem olarak canlı veya ölü balık kullanılabilir. Canlı balık elbetteki tercih edilmelidir. Ölü balık takılacak olursa, iğne balığın galsamasından sokulup alt damağına saplanır, sonra balığın boyu kadar misina serbest bırakılıp, kuyruğa iki defa kazık bağı atılır. Canlı balık takılacak ise iğne sırt yüzgecinin altından yırtmadan sokulup diğer taraftan çıkartılır ve balığın boyu kadar misina çekilerek galsemasından sokulup alt damağına saplanır. Canlı yemi atarken balık ve kurşun aynı avuçta tutulup savrularak balığın oltadan kopması önlenir. Beden 0.70 lik misinadan yapılır. Bedenin ucuna 3 cm lik bir fırdöndü bağlanır; fırdöndünün diğer ucuna 1.5 kulaç misina üzerine 100 gr delikli kurşun takılır. Bu misinanın ucuna aynı tipte bir fırdöndüdü daha bağlanmalıdır. Fırdöndünün diğer ucuna 60 cm lik 0.50 misina ve misinanın diğer ucuna da 4/0 …6/0 arası bir iğne bağlanarak takım tamamlanır.
TRANÇA
Av Dönemi:
Trança avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Sirkülerde avlanmasına asgari boy tanımlanmamaktadır.
Nerelerde Bulunur:
Taşlık, kayalık derin sularda yaşar. Nadiren kıyılara yaklaşırlar.
Beslenmesi ve Yemleri:
Sardalya, kolyoz, sübye, kalamar, ahtapot, iri karides trançanın sevdiği yemlerdir. 7-8 cm boyunda olanlar yemler bütün olarak, daha büyükler ise yaklaşık olarak bu boyda kesilerek kullanılır. Sübye ve kalamar da küçükse bütün olarak, büyükse sadece kafası bütün olarak , gövdesi ise yaprak yem şeklinde kesilip yem olarak kullanılır. Fazla derin olmayan sularda ise yaprak yem olarak kesilmiş balıklar kullanılır.
Avcılığı:
Sığ sularda avlanıyorsanız zorlu bir direnişle karşılaştığınızda, bedene takmak için yanınızda bir şamandıra bulundurmanızda fayda vardır. Takımı kesmekten ziyade koparır. Bunun için sağlam ve kalın kesitli malzemeler kullanmak gerekir. Bağlantı noktalarındaki düğüm katları sağlam olmalıdır.
Beden 0.70, ek bedenler 0.60 ve köstekler için 0.50 misina kullanmak gerekir. Bedenden sonra 4 cm lik sağlam bir fırdöndü takılır. Fırdöndünün diğer gözüne 25 cm lik bir kolçak yapılıp koçağın diğer tarafına da sağlam bir üçlü fırdöndü bağlanır. Daha sonra 60 cm lik ek bedenler ile aynı şekilde iki tane daha üçlü fırdöndü eklenir. Üçüncü üçlü fırdöndünün alt ucuna 0.35 misinadan 60 cm lik bir ek beden ile 100 gr civarında bir kurşun bağlanır. Üç adet üçlü fırdöndünün orta ucuna 35 cm lik köstekler bağlanır. Kösteklerin ucunda 2310 model 4-7 no iğne bağlanmış olmalıdır.
ÇUPRA (ÇİPURA)
Av Dönemi: Çupra avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 15 cm dir.
Nerelerde Bulunur:
Taşlık kayalık diplerde yaşarlar. Sabahları kıyılara sokulur; öğlenleri 10 – 20 metre arası derinliklere çekilirler. İrileştikçedaha derin sulara çekilirler. Göçmen olarak yaşadıkları gibi aynı bölgede sabit olarak yşayanları da vardır. Göç sırasında derin sular dan geçerler. Çupra ustaları balığın ne zaman hangi sulardan geçeceğini bilir ve her sene o sularda avlanırlar.
Beslenmesi ve Yemleri:
Balıklardan ziyade küçük deniz canlıları ile beslenirler. Karides, teke, mamun, yengeç yavrusu, sulina, midye ve dilimlenmiş sardalya ya da hamsi kullanılabilir.
Avcılığı:
Çupra çok dikkatli ve tedirgin bir balıktır. Yeme hemen saldırmaz, iyice kontrol edip emin olduktan sonra küçük darbeler vurmaya başlar. Sanki oltaya küçük balık vuruyormuş hissi verir. Bu sırada takımı hiç oynatmadan beklemek gerekir. Darbeler sıklaşmaya ve şiddetli vuruşlar almaya başlayınca artık balığın oltada olduğu anlaşılır. Kısa ve sert bir tasma ile iğne damağa oturtulur ve boşluk vermeden çekilir. Çupra tekneye alınana kadar kafa darbelerini kesmez. Tekneye alınırken kepçe kullanılması tercih edilir. Eğer avlanılan noktada fazla gürültü yapılmaz ve ilk balık da sakince alınabilirse, sonraki balıkların yemi fazla yoklamadan ani vuruşlarla oltaya geldiği görülür.
Çok kuvvetli bir çene yapısına sahiptir. Midye ve diğer deniz canlılarını rahatlıkla kırıp yer. Bunun için kullanılan iğnenin çelik dövme veya fazla büyük olmayan kalın yapılı olması gerekir. Misinayı kesmekten ziyade koparma ve iğneyi kırma olasılığının olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Avlanılan bölgede çupranın varlığı kesin olarak biliniyorsa yem olarak yengeç yavrusu kullanılmalıdır. Diğer balıklar bu yeme dokunamadığından meydan çipuraya kalacak ve şansınız artacaktır. Sığ ve hafif akıntılı sularda zoka ile, derin sularda ise sarkıtma olta ile avlanılır.
Beden 0.40 misinadan yapılır. Beden ucuna 1/0 fırdöndü bağlanır. 0.30 misina ucuna kasa gözü düğümü yapılıp fırdöndünün diğer gözüne takılır. Bir karış sonra 10 cm lik bir köstek eklenir. 15 cm ara ile iki köstek daha eklenir. Üçüncü köstekten 25 cm sonra 20 cm uzunlukta bir köstek daha eklenir. İğneler 2300, 2297 ya da 2310 model 11-15 no arası olarak seçilir. Bölge balığının iriliğine göre misina kalınlıkları ayarlanmalıdır.


Comment