TOPRAK İŞLEME
Toprak işleme bitkilerin etrafındaki toprağın mekanik araçlarla gevşetilmesi, aktarılması ve karıştırılmasına verilen isimdir. Toprak işleme pratikte ticari bağlarda yapılan en önemli işlerden biridir. Bu çok yararlı işlem aşırı bir şekilde yapılırsa bazen zararlı olabilir. örneğin toprağın yapısı bozulabilir veya üst toprak katmanlarında sıkışıklık yaratılabilir. Bu nedenle gereksiz sürümden kaçınmak gerekir. Toprak işleme yapılsın veya yapılmasın, toprak yüzünde meydana gelen buharlaşma ile üstteki 10-20 cm lik bir toprak katmanı tamamen kuruyabilir. Drenajı iyi olan topraklarda 20 cm derinlikten sonraki su buharlaşma ile değil, asmanın kökleri tarafından tüketilir.
Toprak işlemenin amaçları :
1. Yabancı otlar yok edilir.
2. Sulama,tarımsal savaş ve hasat gibi işlemler
kolaylaşır.
3. Yeşil gübreleme yapılacaksa bu bitkiler için tohum
yatağı hazırlanmış olur.
4. Gübreler toprak içine karıştırılır.
5. Yağışlar nedeniyle oluşan suların toprak içine girmesi
kolaylaşır. 6. Bazı böceklerle savaşta kolaylık sağlar.
Toprak işlemenin esas etkisi, topraktaki suyun kullanımında asmalar ile rekabete girecek yabancı otları yok ederek, topraktaki suyun muhafazasına yardımcı olmaktır. Dolayısıyla yabancı otları öldüren herbisit (yabancı ot ilaçları) ve malç (plastik veya saman gibi maddelerle toprak yüzünün özellikle sıra üzerinin örtülmesi) uygulamaları da aynı şekilde topraktaki nemin muhafazasına yardımcı olur. Bağlarda yabancı otlar devamlı kontrol altında tutulmalıdır. Bu işlem ilkbaharda kış yağışlarının ardından yapılmaya başlanır. Böylece yabancı otların yaz ayları içinde asmaların su ve besin maddelerine ortak olması önlenir. Fakat toprağın devamlı işlenerek otsuz bırakılması, her bağ için uygun olmayabilir, özellikle meyilli arazilerde toprak erozyonunu önlemek için bağlar otlu bırakılabilir.
Bağlarda Özellikle karık sulama yapılacaksa suyun düzenli bir şekilde bağ içine dağıtılabilmesi için, karıkların düzgün olması gerekir. Bu nedenle karıklar hazırlanmadan önce bir sürüm yapılarak toprak kabartılır ve düzeltilir. Aynı şekilde ilaçlamada veya hasatta kullanılacak alet ve ekipmanların bağ içinde rahat hareket edebilmesi için sıra aralarının engebeli
değil, düz bir şekilde olması gerekir. Bu ise toprağın
işlenmesiyle mümkündür. Bağlarda özellikle hasat sırasında,
yüksek boylu yabancı otların olması hasadı güçleştirmesi
nedeniyle pek istenmez. Bu nedenle bazen hafif bir diskaro
çekilerek toprak düzeltilir ve kabartılır. Özellikle
sofralık üzüm bağlarında toprağın devamlı karıştırılarak üzümlerin üzerinde toz birikmesinden kaçınmak gerekir.
Toprağın bünyesini iyileştirmek, toprağa besin maddesi ilave etmek ve erozyonu önlemek amacıyla yeşil gübre bitkisi (baklagiller vb) kullanılan yerlerde tohum yatağı hazırlamak için toprağın işlenmesine gerek duyulur. Aynı şekilde bu bitkilerin toprağa karıştırılmasında da toprağın sürülmesi gerekir. Kışlık yeşil gübre bitkisi yetiştirilen bağlarda, kış yağışlarından sonra yüzlek bir sürümle, toprak asmalara doğru devrilerek sıra üzerindeki otların üstü kapatılır. Daha sonra yapılacak bir sürümle bu topraklar sıra arasına devrilerek asmaların boğazları açılır. Bu son sürüm biraz daha derin yapılır ve sonra diskaro ile toprak düzeltilir. Daha sonraki toprak işlemeler ise diskaro ile yapılabilir. Yabancı otlar fazla büyürse diskaro yetersiz kalabilir. Bu durumda tekrar pullukla sürüm gerekebilir.
Suni gübrelerden özellikle fosforlu ve potasyumlu gübrelerin toprak içinde hareket hızının az olması nedeniyle toprağın aktif kök derinliğine verilmesi gerekir. Dolayısıyla bu gübrelerin bağa atılmasını takiben biraz derin sürüm yapılarak veya dipkazan yardımıyla bu gübreleri toprağın 30-35 cm derinliğine vermek gerekir. Aynı şekilde azotlu gübrelerin bağa atılmasını takiben hemen toprak içine karıştırılması gerekir. Aksi taktirde azot kaybı olabilir. Bunun pratikte uygulanması ya yağmurdan hemen önce gübrenin bağa verilmesi ya da gübrenin bağa verilmesini takiben sürüm yapılarak toprak içine karıştırılması şeklindedir.
üst toprak tabakasının sıkışması durumunda bunun giderilmesi için yine toprak işlemeye gerek vardır. Fakat bu sürümün etkisi geçicidir. Toprağın devamlı surette sık sık işlenmesi geçirgenliğini azaltır. Çok ıslak ya da çok kuru toprakların işlenmesinden kaçınmak gerekir. Topraklar tavında iken sürüm yapılmalıdır. Aksi taktirde toprak sertleşir ve sürümden sonra büyük kesekler oluşur. Diğer taraftan devamlı olarak aynı derinlikte ve sık bir şekilde toprak işleme, sürüm derinliğinin hemen al tında(20-25 cm derinlikte) pulluk tabanı veya taban taşı denilen sert ve geçirimsiz bir tabakanın oluşmasına neden olunur. Bunun oluşumu, toprağın tavında ve gerektiği zaman sürülmesi ile azaltılabilir. Ayrıca sürümden vazgeçip, toprağı seyrek olarak diskaro veya
kaz ayağı ile yüzeysel olarak fakat toprak tavında iken işlemek de çözüm olabilir. Toprağın ıslanıp kuruması ve tek yıllık yabancı ot köklerinin toprak içinde kuruması toprağın işlenmesinde derin sürüm kadar etkili olabilir. Pulluk tabanı oluştuktan sonra, bunu kırmak için genellikle dipkazan (riper, subsoiler) ile derin sürüm önerilir. Fakat verime yatmış bağlarda bunu yaparken birer sıra atlanmak suretiyle dipkazan çekilmelidir. Aksi taktirde asmaların her iki tarafında derin işleme yapılarak kökleri kesilirse, asmalarda susuzluk belirtileri görülebilir ve gelişmeleri aksayabilir. Bu amaçla dipkazan çekilmesi yaz sonunda, toprağın kuru olduğu bir zamanda ve mümkünse hasattan sonra yapılmalıdır. (Bu amaçla 30-40 cm derinlikte ve 50 şer cm arayla, birer sıra atlanmak suretiyle dipkazan çekmek önerilebilir).
Pulluk tabanının oluştuğu yerde toprağın yoğunluğu 1700 kg/m3 civarındadır. Oysa aynı toprakta sürüm yerine yabancı otlar herbisitlerle yok edilirse toprak daha gevşek bir yapıya sahip olmaktadır(1400 kg/m3). Bu ise başta solucanlar olmak üzere topraktaki canlıların daha etkili çalışmasına dolayısıyla toprağın havalandırılmasına yardımcı olur.
İlkbaharda yabancı otların ortadan kaldırılması ile böceklerin yaşam ortamları yok edilir. Toprak içinde yaşayan böceklerin sürümle toprak yüzeyine çıkarılarak özellikle kuşlar tarafından yok edilmesi sağlanır. Aynı şekilde toprak yüzünde bulunan böcek kokonları toprak içine gömülerek bunlardan yeni böceklerin çıkması önlenmiş olur.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN
Toprak işleme bitkilerin etrafındaki toprağın mekanik araçlarla gevşetilmesi, aktarılması ve karıştırılmasına verilen isimdir. Toprak işleme pratikte ticari bağlarda yapılan en önemli işlerden biridir. Bu çok yararlı işlem aşırı bir şekilde yapılırsa bazen zararlı olabilir. örneğin toprağın yapısı bozulabilir veya üst toprak katmanlarında sıkışıklık yaratılabilir. Bu nedenle gereksiz sürümden kaçınmak gerekir. Toprak işleme yapılsın veya yapılmasın, toprak yüzünde meydana gelen buharlaşma ile üstteki 10-20 cm lik bir toprak katmanı tamamen kuruyabilir. Drenajı iyi olan topraklarda 20 cm derinlikten sonraki su buharlaşma ile değil, asmanın kökleri tarafından tüketilir.
Toprak işlemenin amaçları :
1. Yabancı otlar yok edilir.
2. Sulama,tarımsal savaş ve hasat gibi işlemler
kolaylaşır.
3. Yeşil gübreleme yapılacaksa bu bitkiler için tohum
yatağı hazırlanmış olur.
4. Gübreler toprak içine karıştırılır.
5. Yağışlar nedeniyle oluşan suların toprak içine girmesi
kolaylaşır. 6. Bazı böceklerle savaşta kolaylık sağlar.
Toprak işlemenin esas etkisi, topraktaki suyun kullanımında asmalar ile rekabete girecek yabancı otları yok ederek, topraktaki suyun muhafazasına yardımcı olmaktır. Dolayısıyla yabancı otları öldüren herbisit (yabancı ot ilaçları) ve malç (plastik veya saman gibi maddelerle toprak yüzünün özellikle sıra üzerinin örtülmesi) uygulamaları da aynı şekilde topraktaki nemin muhafazasına yardımcı olur. Bağlarda yabancı otlar devamlı kontrol altında tutulmalıdır. Bu işlem ilkbaharda kış yağışlarının ardından yapılmaya başlanır. Böylece yabancı otların yaz ayları içinde asmaların su ve besin maddelerine ortak olması önlenir. Fakat toprağın devamlı işlenerek otsuz bırakılması, her bağ için uygun olmayabilir, özellikle meyilli arazilerde toprak erozyonunu önlemek için bağlar otlu bırakılabilir.
Bağlarda Özellikle karık sulama yapılacaksa suyun düzenli bir şekilde bağ içine dağıtılabilmesi için, karıkların düzgün olması gerekir. Bu nedenle karıklar hazırlanmadan önce bir sürüm yapılarak toprak kabartılır ve düzeltilir. Aynı şekilde ilaçlamada veya hasatta kullanılacak alet ve ekipmanların bağ içinde rahat hareket edebilmesi için sıra aralarının engebeli
değil, düz bir şekilde olması gerekir. Bu ise toprağın
işlenmesiyle mümkündür. Bağlarda özellikle hasat sırasında,
yüksek boylu yabancı otların olması hasadı güçleştirmesi
nedeniyle pek istenmez. Bu nedenle bazen hafif bir diskaro
çekilerek toprak düzeltilir ve kabartılır. Özellikle
sofralık üzüm bağlarında toprağın devamlı karıştırılarak üzümlerin üzerinde toz birikmesinden kaçınmak gerekir.
Toprağın bünyesini iyileştirmek, toprağa besin maddesi ilave etmek ve erozyonu önlemek amacıyla yeşil gübre bitkisi (baklagiller vb) kullanılan yerlerde tohum yatağı hazırlamak için toprağın işlenmesine gerek duyulur. Aynı şekilde bu bitkilerin toprağa karıştırılmasında da toprağın sürülmesi gerekir. Kışlık yeşil gübre bitkisi yetiştirilen bağlarda, kış yağışlarından sonra yüzlek bir sürümle, toprak asmalara doğru devrilerek sıra üzerindeki otların üstü kapatılır. Daha sonra yapılacak bir sürümle bu topraklar sıra arasına devrilerek asmaların boğazları açılır. Bu son sürüm biraz daha derin yapılır ve sonra diskaro ile toprak düzeltilir. Daha sonraki toprak işlemeler ise diskaro ile yapılabilir. Yabancı otlar fazla büyürse diskaro yetersiz kalabilir. Bu durumda tekrar pullukla sürüm gerekebilir.
Suni gübrelerden özellikle fosforlu ve potasyumlu gübrelerin toprak içinde hareket hızının az olması nedeniyle toprağın aktif kök derinliğine verilmesi gerekir. Dolayısıyla bu gübrelerin bağa atılmasını takiben biraz derin sürüm yapılarak veya dipkazan yardımıyla bu gübreleri toprağın 30-35 cm derinliğine vermek gerekir. Aynı şekilde azotlu gübrelerin bağa atılmasını takiben hemen toprak içine karıştırılması gerekir. Aksi taktirde azot kaybı olabilir. Bunun pratikte uygulanması ya yağmurdan hemen önce gübrenin bağa verilmesi ya da gübrenin bağa verilmesini takiben sürüm yapılarak toprak içine karıştırılması şeklindedir.
üst toprak tabakasının sıkışması durumunda bunun giderilmesi için yine toprak işlemeye gerek vardır. Fakat bu sürümün etkisi geçicidir. Toprağın devamlı surette sık sık işlenmesi geçirgenliğini azaltır. Çok ıslak ya da çok kuru toprakların işlenmesinden kaçınmak gerekir. Topraklar tavında iken sürüm yapılmalıdır. Aksi taktirde toprak sertleşir ve sürümden sonra büyük kesekler oluşur. Diğer taraftan devamlı olarak aynı derinlikte ve sık bir şekilde toprak işleme, sürüm derinliğinin hemen al tında(20-25 cm derinlikte) pulluk tabanı veya taban taşı denilen sert ve geçirimsiz bir tabakanın oluşmasına neden olunur. Bunun oluşumu, toprağın tavında ve gerektiği zaman sürülmesi ile azaltılabilir. Ayrıca sürümden vazgeçip, toprağı seyrek olarak diskaro veya
kaz ayağı ile yüzeysel olarak fakat toprak tavında iken işlemek de çözüm olabilir. Toprağın ıslanıp kuruması ve tek yıllık yabancı ot köklerinin toprak içinde kuruması toprağın işlenmesinde derin sürüm kadar etkili olabilir. Pulluk tabanı oluştuktan sonra, bunu kırmak için genellikle dipkazan (riper, subsoiler) ile derin sürüm önerilir. Fakat verime yatmış bağlarda bunu yaparken birer sıra atlanmak suretiyle dipkazan çekilmelidir. Aksi taktirde asmaların her iki tarafında derin işleme yapılarak kökleri kesilirse, asmalarda susuzluk belirtileri görülebilir ve gelişmeleri aksayabilir. Bu amaçla dipkazan çekilmesi yaz sonunda, toprağın kuru olduğu bir zamanda ve mümkünse hasattan sonra yapılmalıdır. (Bu amaçla 30-40 cm derinlikte ve 50 şer cm arayla, birer sıra atlanmak suretiyle dipkazan çekmek önerilebilir).
Pulluk tabanının oluştuğu yerde toprağın yoğunluğu 1700 kg/m3 civarındadır. Oysa aynı toprakta sürüm yerine yabancı otlar herbisitlerle yok edilirse toprak daha gevşek bir yapıya sahip olmaktadır(1400 kg/m3). Bu ise başta solucanlar olmak üzere topraktaki canlıların daha etkili çalışmasına dolayısıyla toprağın havalandırılmasına yardımcı olur.
İlkbaharda yabancı otların ortadan kaldırılması ile böceklerin yaşam ortamları yok edilir. Toprak içinde yaşayan böceklerin sürümle toprak yüzeyine çıkarılarak özellikle kuşlar tarafından yok edilmesi sağlanır. Aynı şekilde toprak yüzünde bulunan böcek kokonları toprak içine gömülerek bunlardan yeni böceklerin çıkması önlenmiş olur.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN


Comment