YAZ BUDAMASI
Asmanın yeşil olduğu dönemde yapılan filiz, uç, tepe ve bilezik alma ile yaprak, salkım ve tane seyreltmasi işlemlerine verilen genel isimdir. Yeşil budama diye de bilinir. Esas amacı ürünün kalitesini yükseltmektir.
9.2.2.1. Filiz alma: Sürgünlere henüz sertleşmeden önce, oldukça taze olduğu erken dönemde filiz adı verilir. Asmalrın uyanmasını takiben başlayan ve genelde çiçeklenmeye kadar devam eden dönemde obur sürgünlerin alınması ve aynı boğumdan çıkmış 2-3 sürgün varsa bunların sayısının bire indirilmesi işlemidir. Sürgünlerin mümkün olduğunca erken dönemde henüz sertleşmeden alınmasında yarar vardır. Obur sürgünler için bu işlem daha gözler uyanır uyanmaz yapılabilir. Filizlerin erken dönemde alınması, özellikle yara yerlerinin daha küçük olmasını ve dolayısıyla daha çabuk kapanmasını sağlar. Aynı boğumdan çıkan sürgünleri seyreltmede sürgünlerin 15-20 cm kadar uzaması beklenir. Böylece sürgünlerin hem gelişmesi gözlenir, hem de salkımları belirginleşir. Bu sürgünlerden öncelikle zayıf gelişenler ve salkım taşımayanlar çıkartılarak her boğumda bir sürgün bırakılır.
Filiz almayla besin maddelerinin gereksiz sürgünler
tarafından kullanılması önlenmiş olur. Sürgünler
seyreltilerek asmanın havalanması sağlanır. Böylece hastalıklarla mücadele daha kolay olur. Salkımların güneş görmesi, dolayısıyla daha iyi renk alması sağlanır. Fakat çok sıcak yörelerde salkımları tamamen açığa çıkaracak şekilde filiz alma yapmamak gerekir. Aksi taktirde tanelerde güneş yanıklıkları meydana gelir. Böyle yerlerde yarı gölge olacak şekilde bir filiz alma işlemi yapılmalıdır. Bağ devamlı dolaşılarak birkaç dönem halinde filiz alma yapılmalıdır.
Sürgünlerin kırılma riski fazla olan özellikle çok rüzgarlı yörelerde filiz alma daha geç dönemde yapılmalıdır. Don tehlikesi olan yerlerde, bu tehlike geçtikten sonra filiz alma yapılmasında yarar vardır. Eğer asmanın kollarından biri veya bu kollar üzerinde çubukların çıktığı yaşlı dallardan biri kırılmış ve bir boşluk meydana gelmişse bazen bu boşlukların doldurulmasında obur sürgünlerden yaralanılır. Dolayısıyla, bu kısımlardaki obur sürgünlerin tamamını filiz alma ile çıkarmamak ve amaca uygun olanları bırakmak gerekir. Benzer olarak kollar üzerindeki yaşlı dallar fazla uzamış ve yenilenecek ise bu dalın alt kısmından çıkan obur sürgünlerden biri bırakılarak, bundan kış budamasında yararlanılır. Obur sürgünlerin çok fazla miktarda çıkması
asmada kış budamasında bırakılan göz sayısının az olduğunun bir göstergesidir. Bu nedenle ertesi yılki kış budamasında daha fazla göz bırakmak gerekir. Böylece filiz alma işlemi de kısmen azaltılmış olur. Asmanın kuvvetli gelişmesi nedeniyle üzümleri silkme gösteren çeşitlerde, filiz alma işlemini geç ve iki defada yapmak önerilmektedir. Aksi taktirde asmanın daha fazla silkme göstereceği belirtilmiştir.
9.2.2.2. Uç alma: Sürgünlerin uç kısımlarının kesilmesi işlemidir. Değişik amaçlarla yapılabilir. Sürgünlerin rüzgarlardan kırılmasını önlemek, sürgünlerin uzayarak sıra aralarını kapatmasını ve özellikle soğuk yörelerde toprağa gölge yapmasını önlemek, tane tutumunu arttırmak başlıca amaçlarıdır. Çiçekten önce veya sonra yapılabilir. Tane tutumunu arttırmak için çiçekten hemen önce veya çiçek başlangıcında yapılması önerilir. Böylece sürgün uçlarına gidecek besin maddeleri salkımlara yönlendirilerek daha iyi bir tane tutumu sağlanır. Çiçekten sonra gerek duyulursa uç almaya devam edilebilir. Asmalarda sürgünlerin gelişimi durduktan sonra yaz sonuna doğru daha derin bir uç alma yapılabilir. Buna tepe alma denir. Amacı dip gözlerin daha iyi gelişimi ve varsa salkımların daha fazla güneç almasını sağlamaktır.Soğuk yörelerde ayrıca toprağın gölgelenmesinin önüne geçerek ısınması sağlanır. Çok rüzgarlı yörelerde sürgünlerin kırılmasını önlemek için çiçekten önce uç alma yapılır. Uç almayı takiben özellikle kesim yerlerine yakın boğumlardan koltuk sürgünleri çıkar. Daha sonra bunların da 5-6 yaprak üzerinden uçlarının alınması önerilmektedir.
Uç alma son salkımın üzerinde en az 2 ve genelde 3-4 yaprak kalacak şekilde yapılır. Uç alma işlemi küçük bağlarda tek tek sürgün uçlarının koparılması şeklinde yapılabilir. Fakat büyük bağlarda işgücünden tasarruf amacıyla 40-50 cm uzunluktaki demir bıçaklarla yapılır. Hatta bazı ülkelerde bu amaçla geliştirilmiş çayır biçme makinalarına benzeyen, asmaların yan ve üstlerinden uçlarını kesen uç alma maki naları vardır.
Karışık budanan asmalarda yedekler üzerindeki sürgünlerin uç alması önerilmez veya yapılacaksa bile çok hafif bir uç alma yapılmalıdır. Aksi taktirde kış budamasında istenilen uzunlukta bayrak bulunamayabi1 ir. Uç almanın etkileri çeşit, iklim ye toprak özelliklerine göre az çok farklılık gösterebilir. Bu nedenle en uygun uç alma zamanı ve şeklinin bağcı tarafında gözlem yapılarak bulunmasında yarar vardır.
9.2.2.3. Yaprak alma: üzü.mlerin olgunlaşma döneminde ve özellikle salkımın altında kalan dip yaprakların fotosentez yeteneğini kaybedip yaşlandığında yapılan bir işlemdir, öncelikle bu dip yapraklar alınır fakat gerekirse salkımın hemen üstündeki 1-2 yaprak ta alınabilir. Bu sayede
salkımların daha iyi havalanmaları sağlanarak hastalıklara
karşı önlem alınmış olur. Bu durum özellikle olgunlaşma
dönemi serin ve yağışlı geçen yörelerde daha da önemlidir.
Ayrıca atılan ilaçların veya büyümeyi düzenleyici maddelerin
salkımla daha iyi temasını sağlar. Yaprak alma ile
salkımların daha fazla güneş alması sağlanır. Bu ise
özellikle sofralık üzümlerde tanelerin daha iyi renk almasına
ve salkımların daha gösterişli olmalarına yardım eder. Fakat
sıcak yörelerde yaprak alma konusunda dikkatli olmak gerekir.
Fazlaca yaprak alınarak salkımlar güneşe tamamen çıkarılırsa,
tanelerde güneş yanıklıkları meydana gelebilir.
İlkbaharda salamura yapmak amacıyla fazlaca yaprak almaktan ya da sonbaharda hayvanlara yedirmek amacıyla hasadı takiben, bağa sürü salmaktan kaçınmak gerekir.
9.2.2.4. Bilezik alma: Asmalarda kabuğun belirli kalınlıkta
ve tamamen çıkarılarak, yapraklardan aşağıya doğru olan besin
maddesi akışının salkımlara yönlendirilmesini amaçlayan bir
işlemdir. Bu amaçla kabuk 0.5 cm kalınlıkta çift ağızlı
makasla veya aşı bıçağıyla çıkarı 1 ir(Seki 1 9.2.5). Fakat daha
ince de çıkarılabilir. Buna çizme veya araka adı verilir.
Daha zayıf veya sulanmayan bağlarda tercih edilmelidir.
Bilezik alma daha çok çekirdeksiz çeşitlerde kullanılır.
Gövdeden veya çubuklardan bilezik alınabilir. Etkileri hemen
hemen aynıdır. Gövdeden bilezik alma daha pratik ve ucuzdur.
Çekirdeksizde bayrakların dip kısmından bilezik alınabilir.
Irgatlardan bilezik alınma-?.. Bilezik almada sadece kabuk
kesilmeli, alttaki odun dokusuna Zcirar verilmemelidir.
Bilezik alınan kısım 3-6 hafta içerisinde tekrar kabuk
bağlar. Bilezik alınan asmalarda aşırı miktarda ürün varsa
seyreltme yapılmalıdır. Bakım şartları yerine getirilir ve
seyreltme yapılırsa asmalar zarar görmeksizin her yıl bilezik
alma yapılabilir. Fakat bazı araştırıcılar devamlı bilezik
almanın salkım iriliğin azalttığını ve asmanın ekonomik
ömrünü kısalttığını ifade etmiştir. Gövde çapı 35 ırm den daha
küçük olan zayıf asmalarda bilezik alına yapılmaz. Bilezik
alma başlıca üç amaç için uygulanabilir:
a) Tane tutumunu arttırmak: Bu amaçla çiçekleniş başlangıcında bilezik alma yapılır. Çekirdekli çeşitlerde pek uygulanmaz. Çekirdeksiz çeşitlerde yapılan bir işlemdir.
özellikle Sultani Çekirdeksiz gibi silkme gösteren çeşitlerde bu yolla tane tutumu arttırılabilir.
b) Tane iriliğini arttırmak: Çekirdeksiz çeşitlerde çiçeklenmenin hemen arkasından yapılır. Çekirdekli çeşitlerde bu amaçla yapılan bilezik almadan önemli bir başarı sağlanmaz. Tam çiçeklenmeden 5-10 gün sonra, tutmuş olan tanelerde hücre bölünmesinin en hızlı olduğu devrede yapılmalıdır. Bilezik almayı takiben tane seyreltmesi yapılmasında yarar vardır.

c) Erkencilik sağlamak: özellikle çekirdekli çeşitlerde renklenmeyi iyileştirmek ve olgunluğu öne almak amacıyla ben düşme başlangıcında bilezik alma yapılır. Etkisi asmadaki ürün miktarı, asmanın gelişimi ve mevsim şartlarıyla yakından ilişkilidir. Asmanın gücünü azalttığı için pek önerilmez. Sultani Çekirdeksiz ve Perlette gibi çekirdeksiz çeşitlerdeki etkisi önemsizdir.
9.2.2.5. Salkım seyreltmesi: Çiçeklenmeden önce çiçek
salkımlarının, koruk döneminde ise üzüm salkımlarından bir
kısmının çıkarılması işlemidir. Daha çok sofralık üzümlerde
yapılır. Bu nedenle yapılma zamanına göre iki şekli vardır.
a) Çiçek Salkımı Seyreltmesi: Çiçeklenmeye kadar olan dönemde yapılır. Fakat esas olarak çiçek salkımları belirgin
olarak görüldüğü devrede yapmak en uygunudur. Böylece
koparılacak salkımların fazladan besin maddesi kullanması da
önlenmiş olur. Çiçek salkımları çok taze olduğu için bu
devrede parmak ucuyla bile koparılabi1 ir. Aynı sürgün
üzerinde birkaç salkım varsa, en üstteki salkımı koparmak
gerekir. Çiçeklenme döneminde salkımların ne kadarının tane
bağlayacağı tam belli olmadığından bu tip seyreltme daha
ihtiyatlı yapılmalıdır, özellikle dağınık yapıda salkımlara
sahip olan Cardinal ve Alphonse lavallee çeşitlerinde
uygulanabilir. Kalan salkımlar daha iyi tane tutar ve daha
güzel görünüşe sahip olurlar. Bu iki çeşitte dipteki ilk
salkım daha geniş dallanması ve şeklinin iyi olmaması
nedeniyle seyreltmede alınması önerilmek:edir. Buna karşılık
Razakı'da dip salkımlar daha iyi yapıdadır. Dolayısıyla
seyreltmede alınacak salkımlar, çeşitlere göre değişmektedir,
b) üzüm Salkımı Seyreltmesi: Çiçeklenmedon ve genellikle
tane tutumundan hemen sonra yapılan salkım seyreltmesidir.
Bu devrede salkımların tane tutumu tam olarak gözlenebilir.
Bu nedenle öncelikle tane tutumu iyi olmayan ve çok sıkı
salkımlar çıkarılır. Salkımlar arasında tane tutumu açısında
fark yoksa öncelikle, aşırı irilikteki ya da küçüklükteki
salkımların çıkarılmasında yarar vardır. özellikle
sulanmayan koşullardaki genç asmalarda, havalar çok kurak giderse, hasada yakın bir dönemde de salkım seyreltmesi yapmak gerekebilir.
9.2.2.6. Tane seyreltmesi: Salkımlardaki tane sayısının azaltılmasıdır. Daha çok salkımın uç kısmının kesilmesi şeklinde yapı 1 ir(Seki 1 9.2.6). özellikle iri salkımlı çeşitlerde daha da önemlidir. Çiçeklenmenin hemen arkasından yapılmalı ve taneler biribiriyle temas edecek büyüklüğe gelmeden tamamlanmalıdır. Tane seyreltmesi bazı çekirdekli çeşitlerde(Tokay, Malağa) tane iriliğinde %30 luk bir artışa neden olmuştur. Seyreltmenin gecikmesi durumunda tane iriliğinde fazla artış olmamıştır. Çekirdeksiz çeşitlerde ise seyreltmenin tane iriliği üzerine bir etkisi olmamıştır. Ben düşme dönemine kadar yapılan tane seyreltmeleri tane rengini olumlu yönde etkilemiştir. Tane seyreltmesi salkımın daha gevşek yapıda olmasını ve hasat zamanında daha fazla pazarlanabi1 ir üzüm elde edilmesini sağlar. Seyreltmeyle salkımın büyüklüğü ve şekli değişir. Perlette gibi sıkı salkımlı çeşitlerde tane seyreltmesi önerilir. Ayrıca Sultani çekirdeksiz çeşidi sofralık olarak kullanıldığında, salkım üzerinde 200 tane kalacak şekilde bir tane seyreltmesi önerilmektedir. Cardinal ve Alphonse lavalle çeşitlerinde gelişmemiş tanelerin alınması şeklinde yapılabilir. Çeşitlere göre etkisi değişmektedir. Genel olarak salkımlardaki
tanelerin yarıdan fazlasının uzaklaştırılması önerilmektedir.
Tane seyreltmenin bir başka uygulanış şekli süt sağmaya
benzer bir şekilde, salkımların baş parmak ve işaret parmağı
arasında (veya bir fırça ile) aşağıya doğru sıyrılmasıdır. Bu
işlem çiçeklenmenin hemen arkasında, yani döllenmemiş
tanelerin dökümünden hemen önce yapılmalıdır. Tane seyreltmesi iyi yapılırsa kırmızı ve siyah renkli çeşitlerde; iri taneli, seyrek yapıda ve renklenmesi iyi salkımlar elde edilir. Ayrıca salkımların hasat zamanındaki çürüme riski azaltılır.

?ekil 9.2.6. Tane seyreltmesi şekli ve zamanı.
9.2.2.7. Sülük seyreltmesi: Salkımlar ile sülüklerin orijini aynı olduğu için bazen salkımlar üzerinde sülük ile salkım arası bir dallanma olur. Bu durum genellikle salkımın sapa yakın dip kısmında ve uzunca bir sülüğün uç kısmında birkaç üzüm tanesi şeklinde görülür. özellikle sofralık üzümlerde gösterişli salkımlar elde etmek istendiğinden, salkım üzerindeki bu tip sülüklerin çıkarılmasında yarar vardır. Bu işlem çiçekler açmadan önce yapılmalıdır.
BA?CILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN
Asmanın yeşil olduğu dönemde yapılan filiz, uç, tepe ve bilezik alma ile yaprak, salkım ve tane seyreltmasi işlemlerine verilen genel isimdir. Yeşil budama diye de bilinir. Esas amacı ürünün kalitesini yükseltmektir.
9.2.2.1. Filiz alma: Sürgünlere henüz sertleşmeden önce, oldukça taze olduğu erken dönemde filiz adı verilir. Asmalrın uyanmasını takiben başlayan ve genelde çiçeklenmeye kadar devam eden dönemde obur sürgünlerin alınması ve aynı boğumdan çıkmış 2-3 sürgün varsa bunların sayısının bire indirilmesi işlemidir. Sürgünlerin mümkün olduğunca erken dönemde henüz sertleşmeden alınmasında yarar vardır. Obur sürgünler için bu işlem daha gözler uyanır uyanmaz yapılabilir. Filizlerin erken dönemde alınması, özellikle yara yerlerinin daha küçük olmasını ve dolayısıyla daha çabuk kapanmasını sağlar. Aynı boğumdan çıkan sürgünleri seyreltmede sürgünlerin 15-20 cm kadar uzaması beklenir. Böylece sürgünlerin hem gelişmesi gözlenir, hem de salkımları belirginleşir. Bu sürgünlerden öncelikle zayıf gelişenler ve salkım taşımayanlar çıkartılarak her boğumda bir sürgün bırakılır.
Filiz almayla besin maddelerinin gereksiz sürgünler
tarafından kullanılması önlenmiş olur. Sürgünler
seyreltilerek asmanın havalanması sağlanır. Böylece hastalıklarla mücadele daha kolay olur. Salkımların güneş görmesi, dolayısıyla daha iyi renk alması sağlanır. Fakat çok sıcak yörelerde salkımları tamamen açığa çıkaracak şekilde filiz alma yapmamak gerekir. Aksi taktirde tanelerde güneş yanıklıkları meydana gelir. Böyle yerlerde yarı gölge olacak şekilde bir filiz alma işlemi yapılmalıdır. Bağ devamlı dolaşılarak birkaç dönem halinde filiz alma yapılmalıdır.
Sürgünlerin kırılma riski fazla olan özellikle çok rüzgarlı yörelerde filiz alma daha geç dönemde yapılmalıdır. Don tehlikesi olan yerlerde, bu tehlike geçtikten sonra filiz alma yapılmasında yarar vardır. Eğer asmanın kollarından biri veya bu kollar üzerinde çubukların çıktığı yaşlı dallardan biri kırılmış ve bir boşluk meydana gelmişse bazen bu boşlukların doldurulmasında obur sürgünlerden yaralanılır. Dolayısıyla, bu kısımlardaki obur sürgünlerin tamamını filiz alma ile çıkarmamak ve amaca uygun olanları bırakmak gerekir. Benzer olarak kollar üzerindeki yaşlı dallar fazla uzamış ve yenilenecek ise bu dalın alt kısmından çıkan obur sürgünlerden biri bırakılarak, bundan kış budamasında yararlanılır. Obur sürgünlerin çok fazla miktarda çıkması
asmada kış budamasında bırakılan göz sayısının az olduğunun bir göstergesidir. Bu nedenle ertesi yılki kış budamasında daha fazla göz bırakmak gerekir. Böylece filiz alma işlemi de kısmen azaltılmış olur. Asmanın kuvvetli gelişmesi nedeniyle üzümleri silkme gösteren çeşitlerde, filiz alma işlemini geç ve iki defada yapmak önerilmektedir. Aksi taktirde asmanın daha fazla silkme göstereceği belirtilmiştir.
9.2.2.2. Uç alma: Sürgünlerin uç kısımlarının kesilmesi işlemidir. Değişik amaçlarla yapılabilir. Sürgünlerin rüzgarlardan kırılmasını önlemek, sürgünlerin uzayarak sıra aralarını kapatmasını ve özellikle soğuk yörelerde toprağa gölge yapmasını önlemek, tane tutumunu arttırmak başlıca amaçlarıdır. Çiçekten önce veya sonra yapılabilir. Tane tutumunu arttırmak için çiçekten hemen önce veya çiçek başlangıcında yapılması önerilir. Böylece sürgün uçlarına gidecek besin maddeleri salkımlara yönlendirilerek daha iyi bir tane tutumu sağlanır. Çiçekten sonra gerek duyulursa uç almaya devam edilebilir. Asmalarda sürgünlerin gelişimi durduktan sonra yaz sonuna doğru daha derin bir uç alma yapılabilir. Buna tepe alma denir. Amacı dip gözlerin daha iyi gelişimi ve varsa salkımların daha fazla güneç almasını sağlamaktır.Soğuk yörelerde ayrıca toprağın gölgelenmesinin önüne geçerek ısınması sağlanır. Çok rüzgarlı yörelerde sürgünlerin kırılmasını önlemek için çiçekten önce uç alma yapılır. Uç almayı takiben özellikle kesim yerlerine yakın boğumlardan koltuk sürgünleri çıkar. Daha sonra bunların da 5-6 yaprak üzerinden uçlarının alınması önerilmektedir.
Uç alma son salkımın üzerinde en az 2 ve genelde 3-4 yaprak kalacak şekilde yapılır. Uç alma işlemi küçük bağlarda tek tek sürgün uçlarının koparılması şeklinde yapılabilir. Fakat büyük bağlarda işgücünden tasarruf amacıyla 40-50 cm uzunluktaki demir bıçaklarla yapılır. Hatta bazı ülkelerde bu amaçla geliştirilmiş çayır biçme makinalarına benzeyen, asmaların yan ve üstlerinden uçlarını kesen uç alma maki naları vardır.
Karışık budanan asmalarda yedekler üzerindeki sürgünlerin uç alması önerilmez veya yapılacaksa bile çok hafif bir uç alma yapılmalıdır. Aksi taktirde kış budamasında istenilen uzunlukta bayrak bulunamayabi1 ir. Uç almanın etkileri çeşit, iklim ye toprak özelliklerine göre az çok farklılık gösterebilir. Bu nedenle en uygun uç alma zamanı ve şeklinin bağcı tarafında gözlem yapılarak bulunmasında yarar vardır.
9.2.2.3. Yaprak alma: üzü.mlerin olgunlaşma döneminde ve özellikle salkımın altında kalan dip yaprakların fotosentez yeteneğini kaybedip yaşlandığında yapılan bir işlemdir, öncelikle bu dip yapraklar alınır fakat gerekirse salkımın hemen üstündeki 1-2 yaprak ta alınabilir. Bu sayede
salkımların daha iyi havalanmaları sağlanarak hastalıklara
karşı önlem alınmış olur. Bu durum özellikle olgunlaşma
dönemi serin ve yağışlı geçen yörelerde daha da önemlidir.
Ayrıca atılan ilaçların veya büyümeyi düzenleyici maddelerin
salkımla daha iyi temasını sağlar. Yaprak alma ile
salkımların daha fazla güneş alması sağlanır. Bu ise
özellikle sofralık üzümlerde tanelerin daha iyi renk almasına
ve salkımların daha gösterişli olmalarına yardım eder. Fakat
sıcak yörelerde yaprak alma konusunda dikkatli olmak gerekir.
Fazlaca yaprak alınarak salkımlar güneşe tamamen çıkarılırsa,
tanelerde güneş yanıklıkları meydana gelebilir.
İlkbaharda salamura yapmak amacıyla fazlaca yaprak almaktan ya da sonbaharda hayvanlara yedirmek amacıyla hasadı takiben, bağa sürü salmaktan kaçınmak gerekir.
9.2.2.4. Bilezik alma: Asmalarda kabuğun belirli kalınlıkta
ve tamamen çıkarılarak, yapraklardan aşağıya doğru olan besin
maddesi akışının salkımlara yönlendirilmesini amaçlayan bir
işlemdir. Bu amaçla kabuk 0.5 cm kalınlıkta çift ağızlı
makasla veya aşı bıçağıyla çıkarı 1 ir(Seki 1 9.2.5). Fakat daha
ince de çıkarılabilir. Buna çizme veya araka adı verilir.
Daha zayıf veya sulanmayan bağlarda tercih edilmelidir.
Bilezik alma daha çok çekirdeksiz çeşitlerde kullanılır.
Gövdeden veya çubuklardan bilezik alınabilir. Etkileri hemen
hemen aynıdır. Gövdeden bilezik alma daha pratik ve ucuzdur.
Çekirdeksizde bayrakların dip kısmından bilezik alınabilir.
Irgatlardan bilezik alınma-?.. Bilezik almada sadece kabuk
kesilmeli, alttaki odun dokusuna Zcirar verilmemelidir.
Bilezik alınan kısım 3-6 hafta içerisinde tekrar kabuk
bağlar. Bilezik alınan asmalarda aşırı miktarda ürün varsa
seyreltme yapılmalıdır. Bakım şartları yerine getirilir ve
seyreltme yapılırsa asmalar zarar görmeksizin her yıl bilezik
alma yapılabilir. Fakat bazı araştırıcılar devamlı bilezik
almanın salkım iriliğin azalttığını ve asmanın ekonomik
ömrünü kısalttığını ifade etmiştir. Gövde çapı 35 ırm den daha
küçük olan zayıf asmalarda bilezik alına yapılmaz. Bilezik
alma başlıca üç amaç için uygulanabilir:
a) Tane tutumunu arttırmak: Bu amaçla çiçekleniş başlangıcında bilezik alma yapılır. Çekirdekli çeşitlerde pek uygulanmaz. Çekirdeksiz çeşitlerde yapılan bir işlemdir.
özellikle Sultani Çekirdeksiz gibi silkme gösteren çeşitlerde bu yolla tane tutumu arttırılabilir.
b) Tane iriliğini arttırmak: Çekirdeksiz çeşitlerde çiçeklenmenin hemen arkasından yapılır. Çekirdekli çeşitlerde bu amaçla yapılan bilezik almadan önemli bir başarı sağlanmaz. Tam çiçeklenmeden 5-10 gün sonra, tutmuş olan tanelerde hücre bölünmesinin en hızlı olduğu devrede yapılmalıdır. Bilezik almayı takiben tane seyreltmesi yapılmasında yarar vardır.
c) Erkencilik sağlamak: özellikle çekirdekli çeşitlerde renklenmeyi iyileştirmek ve olgunluğu öne almak amacıyla ben düşme başlangıcında bilezik alma yapılır. Etkisi asmadaki ürün miktarı, asmanın gelişimi ve mevsim şartlarıyla yakından ilişkilidir. Asmanın gücünü azalttığı için pek önerilmez. Sultani Çekirdeksiz ve Perlette gibi çekirdeksiz çeşitlerdeki etkisi önemsizdir.
9.2.2.5. Salkım seyreltmesi: Çiçeklenmeden önce çiçek
salkımlarının, koruk döneminde ise üzüm salkımlarından bir
kısmının çıkarılması işlemidir. Daha çok sofralık üzümlerde
yapılır. Bu nedenle yapılma zamanına göre iki şekli vardır.
a) Çiçek Salkımı Seyreltmesi: Çiçeklenmeye kadar olan dönemde yapılır. Fakat esas olarak çiçek salkımları belirgin
olarak görüldüğü devrede yapmak en uygunudur. Böylece
koparılacak salkımların fazladan besin maddesi kullanması da
önlenmiş olur. Çiçek salkımları çok taze olduğu için bu
devrede parmak ucuyla bile koparılabi1 ir. Aynı sürgün
üzerinde birkaç salkım varsa, en üstteki salkımı koparmak
gerekir. Çiçeklenme döneminde salkımların ne kadarının tane
bağlayacağı tam belli olmadığından bu tip seyreltme daha
ihtiyatlı yapılmalıdır, özellikle dağınık yapıda salkımlara
sahip olan Cardinal ve Alphonse lavallee çeşitlerinde
uygulanabilir. Kalan salkımlar daha iyi tane tutar ve daha
güzel görünüşe sahip olurlar. Bu iki çeşitte dipteki ilk
salkım daha geniş dallanması ve şeklinin iyi olmaması
nedeniyle seyreltmede alınması önerilmek:edir. Buna karşılık
Razakı'da dip salkımlar daha iyi yapıdadır. Dolayısıyla
seyreltmede alınacak salkımlar, çeşitlere göre değişmektedir,
b) üzüm Salkımı Seyreltmesi: Çiçeklenmedon ve genellikle
tane tutumundan hemen sonra yapılan salkım seyreltmesidir.
Bu devrede salkımların tane tutumu tam olarak gözlenebilir.
Bu nedenle öncelikle tane tutumu iyi olmayan ve çok sıkı
salkımlar çıkarılır. Salkımlar arasında tane tutumu açısında
fark yoksa öncelikle, aşırı irilikteki ya da küçüklükteki
salkımların çıkarılmasında yarar vardır. özellikle
sulanmayan koşullardaki genç asmalarda, havalar çok kurak giderse, hasada yakın bir dönemde de salkım seyreltmesi yapmak gerekebilir.
9.2.2.6. Tane seyreltmesi: Salkımlardaki tane sayısının azaltılmasıdır. Daha çok salkımın uç kısmının kesilmesi şeklinde yapı 1 ir(Seki 1 9.2.6). özellikle iri salkımlı çeşitlerde daha da önemlidir. Çiçeklenmenin hemen arkasından yapılmalı ve taneler biribiriyle temas edecek büyüklüğe gelmeden tamamlanmalıdır. Tane seyreltmesi bazı çekirdekli çeşitlerde(Tokay, Malağa) tane iriliğinde %30 luk bir artışa neden olmuştur. Seyreltmenin gecikmesi durumunda tane iriliğinde fazla artış olmamıştır. Çekirdeksiz çeşitlerde ise seyreltmenin tane iriliği üzerine bir etkisi olmamıştır. Ben düşme dönemine kadar yapılan tane seyreltmeleri tane rengini olumlu yönde etkilemiştir. Tane seyreltmesi salkımın daha gevşek yapıda olmasını ve hasat zamanında daha fazla pazarlanabi1 ir üzüm elde edilmesini sağlar. Seyreltmeyle salkımın büyüklüğü ve şekli değişir. Perlette gibi sıkı salkımlı çeşitlerde tane seyreltmesi önerilir. Ayrıca Sultani çekirdeksiz çeşidi sofralık olarak kullanıldığında, salkım üzerinde 200 tane kalacak şekilde bir tane seyreltmesi önerilmektedir. Cardinal ve Alphonse lavalle çeşitlerinde gelişmemiş tanelerin alınması şeklinde yapılabilir. Çeşitlere göre etkisi değişmektedir. Genel olarak salkımlardaki
tanelerin yarıdan fazlasının uzaklaştırılması önerilmektedir.
Tane seyreltmenin bir başka uygulanış şekli süt sağmaya
benzer bir şekilde, salkımların baş parmak ve işaret parmağı
arasında (veya bir fırça ile) aşağıya doğru sıyrılmasıdır. Bu
işlem çiçeklenmenin hemen arkasında, yani döllenmemiş
tanelerin dökümünden hemen önce yapılmalıdır. Tane seyreltmesi iyi yapılırsa kırmızı ve siyah renkli çeşitlerde; iri taneli, seyrek yapıda ve renklenmesi iyi salkımlar elde edilir. Ayrıca salkımların hasat zamanındaki çürüme riski azaltılır.
?ekil 9.2.6. Tane seyreltmesi şekli ve zamanı.
9.2.2.7. Sülük seyreltmesi: Salkımlar ile sülüklerin orijini aynı olduğu için bazen salkımlar üzerinde sülük ile salkım arası bir dallanma olur. Bu durum genellikle salkımın sapa yakın dip kısmında ve uzunca bir sülüğün uç kısmında birkaç üzüm tanesi şeklinde görülür. özellikle sofralık üzümlerde gösterişli salkımlar elde etmek istendiğinden, salkım üzerindeki bu tip sülüklerin çıkarılmasında yarar vardır. Bu işlem çiçekler açmadan önce yapılmalıdır.
BA?CILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN

