Külleme
Etmeni: Uncinula necator (Schw.) Burr.
Belirtileri: Hastalığın gelişiminde nemden çok, sıcaklık daha önemlidir. Kurak koşullarda bile gelişebilen bir mantardır. Hastalık havalanmayan gölge ve yarı ışıklı yerlerde daha hızlı gelişir. Bu nedenle asmanın havalanmasını ve iç kısımlarının ışık almasını sağlayan yaz budamaları çok Önemiidir.
Asmanın tüm yeşil aksamı küllemeye yakalanabilir. Hastalığa yakalanan yapraklarda, önce sarı lekeler ve daha sonra küle benzer beyaz bir küf tabakası oluşur. Bu tabaka genelde güneş gören yaprakların alt yüzünde, gölgedeki yaprakların ise her iki yüzünde olabilir. Genç yapraklar küllemeye daha hassastır. Hastalık bir bağda öncelikle, havalanması iyi olmayan ve kuytuda kalan asmalarda görülür. Hastalığa yakalanan yapraklar kıvrılmaya başlar, buruşur ve zamansız dökülür.
Asmalarda mercimek büyüklüğündeki ve koruk halindeki taneler hastalığa yakalanınca kararır ve kururlar. Taneler biraz daha büyük ise çatlar ve çekirdekleri gözükür. Taneler özellikle %8 kuru madde oluşturuncaya kadar küllemeye hassastır. Bu nedenle erken dönemde yapılan ilaçlamalar çok önemlidir. Bağda hastalık varsa %12-15 kuru madde birikimine kadar spor oluşumu devam eder. Bundan sonra ise tanelerde hastalık oluşmaz. Yalnız çeşitlerin değişik dönemlerindeki kuru madde değerleri farklı olabileceğinden, bir genelleme yapmak gerekirse, üzüm taneleri ben düşmeden sonra hastalığa yakalanmazlar. Kışın çubuklar üzerinde görülen kahverengi
112
lekeler küllemeye aittir. Mücadelesi:
1. Kültürel uygulamalar: Yaprakların direk güneş ışığı
görmesi, hastalık gelişimini önleyeceğinden yaprak ve filiz
alma gibi yaz budamalarının önemi büyüktür. Ayrıca asmaların
havalanmasını sağlayan telli terbiye sistemlerinin
kullanılmasında yarar vardır.
2. îlaçlı mücadele: Hastalığın kontrolunda toz veya
ıslanabilir kükürt uygulamaları en etkin ve ucuz mücadele
yöntemlerinden biridir. Diğer fungusitlerle de etkili bir
mücadele yapılabilir.
İlaçlamalar daha çok hastalık görülmeden önce yapılan koruyucu ilaçlama şeklinde olmalıdır. Hastalık girdikten sonra asmanın o kısmını kurtarmak mümkün değildir. Hastalık durumuna ve şiddetine göre genelde çiçekten önce 1-2 ilaçlama yapmak gerekir.Sürgünler 20-25cm olunca ilk ilaçlama yapılır. Tane tutumundan ben düşme dönemine kadar ise 2-3 hafta arayla yapılan birkaç ilaçlama yeterli olmaktadır.
Kükürt kullanılacaksa tüm ilaçlamalarda toz kükürt kullanılabileceği gibi, ilk iki ilaçlamada ıslanabilir kükürt daha sonrakilerde ise toz kükürt tercih edilebilir. Yağmur veya çiğ damlalarıyla ıslanmış asmaları toz kükürtle ilaçlamak doğru değildir. Aksi taktirde çiğ damlaları kükürdün topaklaşmasına neden olur. Oysa kükürt ince bir tabaka halinde yaprakların her iki yüzünü kapsar ise daha etkilidir. Asmalara sabahları çiğ kalktıktan sonra rüzgarsız bir havada veya akşam üzerleri kükürt uygulanmalıdır. Hava sıcaklığı 38°C civarındayken veya yapraklara topak halinde kükürt atılırsa yanmalar meydana gelir. Eğer kükürtlemeyi takiben yağmur yağarsa tekrar kükürt atmak gerekir. Çok sıcak havalarda yanıklık yapmaması için kükürde üçte bir oranında sönmüş kireç tozu karıştırılır. Asmaların gelişme durumuna göre atılacak kükürt miktarı değişir, tik kükürtlemede dekara 2-4 r ikincide 3-6, ve daha sonrakilerde 6-8 kg toz kükürt atılır.
Küllemeye karşı aşağıdaki etkili maddeye sahip diğer bazı fungusitler de kullanılabilir: Buprimate, Dinocap, Fenarimol, Hexaconazole , Miclobutany1, Nuarimol, Penconazole, Tri ad imefon , Triadimenol.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN
Etmeni: Uncinula necator (Schw.) Burr.
Belirtileri: Hastalığın gelişiminde nemden çok, sıcaklık daha önemlidir. Kurak koşullarda bile gelişebilen bir mantardır. Hastalık havalanmayan gölge ve yarı ışıklı yerlerde daha hızlı gelişir. Bu nedenle asmanın havalanmasını ve iç kısımlarının ışık almasını sağlayan yaz budamaları çok Önemiidir.
Asmanın tüm yeşil aksamı küllemeye yakalanabilir. Hastalığa yakalanan yapraklarda, önce sarı lekeler ve daha sonra küle benzer beyaz bir küf tabakası oluşur. Bu tabaka genelde güneş gören yaprakların alt yüzünde, gölgedeki yaprakların ise her iki yüzünde olabilir. Genç yapraklar küllemeye daha hassastır. Hastalık bir bağda öncelikle, havalanması iyi olmayan ve kuytuda kalan asmalarda görülür. Hastalığa yakalanan yapraklar kıvrılmaya başlar, buruşur ve zamansız dökülür.
Asmalarda mercimek büyüklüğündeki ve koruk halindeki taneler hastalığa yakalanınca kararır ve kururlar. Taneler biraz daha büyük ise çatlar ve çekirdekleri gözükür. Taneler özellikle %8 kuru madde oluşturuncaya kadar küllemeye hassastır. Bu nedenle erken dönemde yapılan ilaçlamalar çok önemlidir. Bağda hastalık varsa %12-15 kuru madde birikimine kadar spor oluşumu devam eder. Bundan sonra ise tanelerde hastalık oluşmaz. Yalnız çeşitlerin değişik dönemlerindeki kuru madde değerleri farklı olabileceğinden, bir genelleme yapmak gerekirse, üzüm taneleri ben düşmeden sonra hastalığa yakalanmazlar. Kışın çubuklar üzerinde görülen kahverengi
112
lekeler küllemeye aittir. Mücadelesi:
1. Kültürel uygulamalar: Yaprakların direk güneş ışığı
görmesi, hastalık gelişimini önleyeceğinden yaprak ve filiz
alma gibi yaz budamalarının önemi büyüktür. Ayrıca asmaların
havalanmasını sağlayan telli terbiye sistemlerinin
kullanılmasında yarar vardır.
2. îlaçlı mücadele: Hastalığın kontrolunda toz veya
ıslanabilir kükürt uygulamaları en etkin ve ucuz mücadele
yöntemlerinden biridir. Diğer fungusitlerle de etkili bir
mücadele yapılabilir.
İlaçlamalar daha çok hastalık görülmeden önce yapılan koruyucu ilaçlama şeklinde olmalıdır. Hastalık girdikten sonra asmanın o kısmını kurtarmak mümkün değildir. Hastalık durumuna ve şiddetine göre genelde çiçekten önce 1-2 ilaçlama yapmak gerekir.Sürgünler 20-25cm olunca ilk ilaçlama yapılır. Tane tutumundan ben düşme dönemine kadar ise 2-3 hafta arayla yapılan birkaç ilaçlama yeterli olmaktadır.
Kükürt kullanılacaksa tüm ilaçlamalarda toz kükürt kullanılabileceği gibi, ilk iki ilaçlamada ıslanabilir kükürt daha sonrakilerde ise toz kükürt tercih edilebilir. Yağmur veya çiğ damlalarıyla ıslanmış asmaları toz kükürtle ilaçlamak doğru değildir. Aksi taktirde çiğ damlaları kükürdün topaklaşmasına neden olur. Oysa kükürt ince bir tabaka halinde yaprakların her iki yüzünü kapsar ise daha etkilidir. Asmalara sabahları çiğ kalktıktan sonra rüzgarsız bir havada veya akşam üzerleri kükürt uygulanmalıdır. Hava sıcaklığı 38°C civarındayken veya yapraklara topak halinde kükürt atılırsa yanmalar meydana gelir. Eğer kükürtlemeyi takiben yağmur yağarsa tekrar kükürt atmak gerekir. Çok sıcak havalarda yanıklık yapmaması için kükürde üçte bir oranında sönmüş kireç tozu karıştırılır. Asmaların gelişme durumuna göre atılacak kükürt miktarı değişir, tik kükürtlemede dekara 2-4 r ikincide 3-6, ve daha sonrakilerde 6-8 kg toz kükürt atılır.
Küllemeye karşı aşağıdaki etkili maddeye sahip diğer bazı fungusitler de kullanılabilir: Buprimate, Dinocap, Fenarimol, Hexaconazole , Miclobutany1, Nuarimol, Penconazole, Tri ad imefon , Triadimenol.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN

