Kurşuni küf
Etmeni: Botrytis cinerea Pers.
Belirtileri: Yapraklardaki hastalık belirtileri çok yaygın
değildir.Yapraklarda kenarları sarı olan, açık kahverengi ve
kuru lekeler şeklinde görülür. Sürgünlerde ise hastalıklı
kısımların rengi açık kahverengiye döner. Sadece yeşil
sürgünler hastalığa yakalanır. Hastalıklı kısımlar boğumlara
yakın yerlerde gözlenir. Tanelere hastalığın bulaşması
çiçeklenme döneminde olur. Fakat hastalık üzümler
olgunlaşıncaya kadar gizli kalır. Tanelerin olgunlaşması döneminde hastalık sporları su bulursa çimlenir ve gri renkte küf oluştururlar. Sporların ÇITÎAenebHw.esi için. taneler, üzerinde 12-24 saat boyunca yüksek oranda nem (%92 veya yukarısı) veya su olmalıdır. Bu nedenle kurak yerlerde bu hastalığa pek rastlanmaz. Taneler üzerindeki su yağmurlardan ya da tanelerdeki çatlaklardan veya salkım güvesinin tanede açtığı deliklerden üzüm suyunun dışarı çıkmasıyla sağlanır. Sık salkımlı çeşitlerde hastalık daha çok görülür. Hastalık tane içine nüfuz ettiyse, böyle üzümlerin depoda kükürt dioksit ile muamelesinden pek başarı sağlanamaz.
Mücadelesi: Kültürel uygulamalarla hastalığın yayılması önlenmelidir. Bu amaçla budama artıkları ve asmalar üzerinde kalan hastalıklı kurumuş salkımlar bağdan uzaklaştırılmalı ve yakı İmalıdır. Ayrıca salkımların havalanmasını ve ilaçlann salkımlarla daha iyi temasını sağlamak için salkımların etrafındaki yapraklar alınmalıdır.
ilaçlı mücadele özellikle çiçeklenme başlangıcında yapıldığında başarılı sonuç verir. tik ilaçlama çiçeklenme döneminde yapılır. Çiçekten sonra olgunlaşma döneminde hava yağışlı giderse, 3-4 hafta arayla birkaç ilaçlama daha yapmak gerekebilir. Fakat bazen ekolojilere göre yaprak almayla birlikte çiçekte yapılan tek bir ilaçlama yeterli olabilmektedir. Bu amaçla Benomyl, Dicholofluamid, îprodione, Procymidone, Vinclozolin etkili ilaçlar kullanılabilir.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN
Etmeni: Botrytis cinerea Pers.
Belirtileri: Yapraklardaki hastalık belirtileri çok yaygın
değildir.Yapraklarda kenarları sarı olan, açık kahverengi ve
kuru lekeler şeklinde görülür. Sürgünlerde ise hastalıklı
kısımların rengi açık kahverengiye döner. Sadece yeşil
sürgünler hastalığa yakalanır. Hastalıklı kısımlar boğumlara
yakın yerlerde gözlenir. Tanelere hastalığın bulaşması
çiçeklenme döneminde olur. Fakat hastalık üzümler
olgunlaşıncaya kadar gizli kalır. Tanelerin olgunlaşması döneminde hastalık sporları su bulursa çimlenir ve gri renkte küf oluştururlar. Sporların ÇITÎAenebHw.esi için. taneler, üzerinde 12-24 saat boyunca yüksek oranda nem (%92 veya yukarısı) veya su olmalıdır. Bu nedenle kurak yerlerde bu hastalığa pek rastlanmaz. Taneler üzerindeki su yağmurlardan ya da tanelerdeki çatlaklardan veya salkım güvesinin tanede açtığı deliklerden üzüm suyunun dışarı çıkmasıyla sağlanır. Sık salkımlı çeşitlerde hastalık daha çok görülür. Hastalık tane içine nüfuz ettiyse, böyle üzümlerin depoda kükürt dioksit ile muamelesinden pek başarı sağlanamaz.
Mücadelesi: Kültürel uygulamalarla hastalığın yayılması önlenmelidir. Bu amaçla budama artıkları ve asmalar üzerinde kalan hastalıklı kurumuş salkımlar bağdan uzaklaştırılmalı ve yakı İmalıdır. Ayrıca salkımların havalanmasını ve ilaçlann salkımlarla daha iyi temasını sağlamak için salkımların etrafındaki yapraklar alınmalıdır.
ilaçlı mücadele özellikle çiçeklenme başlangıcında yapıldığında başarılı sonuç verir. tik ilaçlama çiçeklenme döneminde yapılır. Çiçekten sonra olgunlaşma döneminde hava yağışlı giderse, 3-4 hafta arayla birkaç ilaçlama daha yapmak gerekebilir. Fakat bazen ekolojilere göre yaprak almayla birlikte çiçekte yapılan tek bir ilaçlama yeterli olabilmektedir. Bu amaçla Benomyl, Dicholofluamid, îprodione, Procymidone, Vinclozolin etkili ilaçlar kullanılabilir.
BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN


Comment