fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tane gelişimini düzenlemek amacıyla BAĞLARDA BÜYÜMEYÎ DÜZENLEYİCİ MADDELERİN KULLANIMI

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Tane gelişimini düzenlemek amacıyla BAĞLARDA BÜYÜMEYÎ DÜZENLEYİCİ MADDELERİN KULLANIMI

    BAĞLARDA BÜYÜMEYÎ DÜZENLEYİCİ MADDELERİN KULLANIMI 10.1. Tane gelişimini düzenlemek amacıyla

    10.1.1. Tane tutumunu arttırmak
    Bu konu üzerindeki ilk çalışmalar kuş üzümünde yapılmıştır. Tüm dünyada Siyah korent üzümü adıyla bilinen bu çeşit bizde ticari olarak kuş üzümü adıyla satılmaktadır. Sözkonusu çeşitte tane tutumu"stimülatif partenokarpi" yoluyla olmaktadır. Bunun için mutlaka tozlanmaya ihtiyaç vardır. Tane tutumu polenlerin uyarıcı etkisi nedeniyle gerçekleşmekte,fakat daha sonra çekirdekler gelişememektedir. Çevre koşulları elverişli olmazsa polen tübü gelişimi iyi olmamakta ve tane tutum oranı azalmaktadır. Bunun sonucunda salkımlarda çok az tane oluşmaktadır.
    Tane tutumunu arttırmak amacıyla bu çeşitte pratikte yapılan uygulama bilezik almadır. Bu amaçla çiçeklenme döneminde asmalarda yapılan bilezik alma meyve tutumunu arttırmakta ve taneleri kısmen ir ileştirmektedir. Bilezik almanın sözkonusu çeşitteki geçmişi oldukça eskiye dayanır ve tesadüfen bulunmuştur. Yunanistan'ın Zante adasındaki Siyah korent üzümü bağlarında ilk olarak 1833 yılında keşfedilmiştir. Bu adada yaşayan bir bağcı katırını asmaya bağladığı noktada ipin asma kabuğunu kestiğini ve daha sonra kesim noktasının üzerinde kalan salkım'arın daha iyi tane tutarak, tanelerin de daha iri olduğunu farketmiştir. Daha sonraları bu uygulama bağlarda bilezik alma şeklinde pratiğe aktarı İmiştir.
    Bilezik almanın yerine geçecek büyümeyi düzenleyici madde kullanımı ise 1949 yılında yapılan denemeler sonucu bulunmuştur. Asmalara 2-10 ppm dozunda 4-CPA (4-klor fenoksi asetik asit) ile çiçeklenmeden 3-6 gün sonra yapılan uygulamaların, bilezik almayla aynı etkiyi gösterdiği saptanmıştır. Daha sonra yapılan çalışmalarda birçok çeşitte 4-CPA'nın bilezik almanın yerine kullanılabileceği, tane tutumunu ve tane iriliğini en azından bilezik alma kadar ve hatta ondan daha fazla artttırdığı bulunmuştur. Yalnız bu açıdan yapraklara yapılan uygulamaların çok az etkili olduğu, 4-CPA nın özellikle salkımlara uygulanması gerektiği belirt i İmi şt ir.
    Yüksek konsantrasyonlarda 4-CPA uygulanırsa asmalara zarar verebilmekte veya çiçeklenme döneminde erken uygulanırsa, tanelerin içinde sert fakat içi boş çekirdekler oluşabilmektedir. Dolayısıyla uygulama zamanı ve dozunun çok iyi belirlenmesi gerekir. Ayrıca 4-CPA uygulaması, özellikle asmalar ağır topraklara dikilmiş ise,sıkı salkımların meydana gelmesine yol açmakta ve salkımlarda çürümeler artmaktadır.
    Tane tutumunu arttırmak amacıyla birçok çeşitte; gibberelik asit(GA), SADH(Sukkinik asit 2, 2 dimetil hidrazid; ticari adı Alar, B-9), CCC(2- Kloretil trimetil amonyumklorid, Klormequat; ticari adı Cycocel) gibi büyümeyi düzenleyici maddeler kullanılmasına rağmen, pratikte pek kullanılmaz.
    10.1.2. Taneyi irileştirmek Kuş üzümü
    Tane iriliğini arttırmak amacıyla daha önce bahsedilen 4-CPA nın yerine 1960 larda, ABD'de gibberellin kullanılmaya başlanmıştır. Çiçeklenme sonuna doğru atılan 2.5-5 ppm lik GA bilezik almanın veya 4-CPA uygulamasının yerine geçmiştir. Fakat burada doza dikkat etmek gerektiği, aksi taktirde doz arttırılırsa tanelerin çok irileştiği ve ticari olarak kuş üzümü amacıyla kullanılamadığı saptanmıştır. Bu amaçla Avustralya'da yapılan çalışmalarda %90 çiçeklenmede atılacak 20 ppm dozundaki GA'in çok etkili olduğu bulunmuştur. Bilezik alma+10 ppm GA uygulamasının da aynı derecede etkili olduğu saptanmıştir.
    Yuvarlak veya Sultani çekirdeksiz
    Bu çeşitlere tane tutumu döneminde bilezik alma uygulanırsa taneler irileşmektedir. Böylece sofralık üzüm olarak değeri artmaktadır. îlk olarak taneyi irileştirmede bilezik almanın yerine geçecek uygulama 1950 lerde 4-CPA ile yapılmıştır. Bu amaçla 5-15 ppm dozunda 4-CPA uygulanmış fakat kuş üzümündeki kadar iyi sonuç vermemiştir. Bazen olgunlaşmada gecikmeye ve irili ufaklı tanelere sahip salkımların oluşmasına neden olmuştur. Daha sonra 1957'de aynı amaçla GA kullanılmış ve çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bugün, pratikte sözkonusu çeşitlerin sofralık üzüm olarak kullanılmasında GA yaygın olarak kullanılmakta ve iki uygulama önerilmektedir:
    1, Tam çiçeklenme döneminde 20 ppm dozunda GA uygulamak: Buradaki amaç salkımlarda kısmen tane tutumunu azaltmak suretiyle seyreltme sağlamak ve tutan tanelerde de kısmi bir irileşme sağlamaktır.
    2. tnce koruk döneminde(iIk uygulamadan yaklaşık 2 hafta sonra veya taneler 2-4 mm çapında) 20-40 ppm dozunda GA uygulamak: Esas amacı tanelerin irileşmesini sağlamaktır. Tanelerin doğal gelişimi incelendiğinde bu dönemde taneler, hücre sayısındaki artış nedeniyle hızla irileşmektedir.
    Yukarıdaki uygulamalara ek olarak 15 gün sonra yine 20-40 ppm dozunda üçüncü bir uygulamanın yapılması da önerilebilir. Bu durumda taneler daha da irileşmekte fakat bunun getirdiği ilave işçilik ve salkımlarda sıkışıklık yaratması nedeniyle kullanımı gereksiz de görülebilmektedir. Güney Afrika'da yapılan uygulamalarda çiçeklenme ve tane tutum döneminde toplam 8 0 ppm olacak şekilde 10 ve 20 ppm dozunda 5 uygulama önerilmiştir. Çiçeklenme dönemindeki GA uygulamalarının tanelerin uzamasına neden olduğu ve tane şeklini değiştirdiği saptanmıştır. GA uygulamalarını doğrudan salkımlara yapılmalıdır. GA'in asma içinde taşınması zordur veya çok az taşınır. Etkisini daha çok temas ettiği yerlerde gösterir. Bu nedenle, yapraklara da gelecek şekilde tüm asmaya uygulanmasına gerek yoktur.GA püskürtülmeden önce salkımların etrafındaki yaprakların seyreltilerek, salkımların açığa çıkarılmasında yarar vardır. GA'in tanelere tutunmasını kolaylaştırmak amacıyla yayıcı-yapıştırıcı kullanılması önerilmekte ise de, yapılan denemelerde çok fazla etkisinin o 1 mad ı ğ ı göz 1 enim i ş t i r .
    Kurutmalık üzümlerde taneyi kısmen irileştirmek amaçlanır. Sofralık olarak ir ileştirilen üzümler kurutmalık olarak kullanılmaya uygun değildir. Kurutmalık üzüivlerde taneyi az miktarda irileştirmek amacıyla çiçeklenme sonuna doğru (%75 çiçekte) 5 ppm dozunda GA kullanmak yeterlidir.
    Çekirdekli sofralık üzüm çeşitleri
    Çekirdekli üzüm çeşitlerinin bazılarının dışında, genelde GA kullanılmaz. Bunun nedeni GA'in tomurcuklarda ertesi yılın salkım taslaklarına zarar vermesi ve dolayısıyla göz verimliliğini düşürmesidir. Çekirdekli çeşitlerden sadece Razakı'da yapılan denemelerde başarı elde edilmiştir. Burada da püskürtme şeklinde değil, salkımların GA çözeltisine batırılması şeklinde bir uygulama yapılmalıdır. Razakılarda tane tutum döneminde 10-20 ppm dozunda GA uygulaması, tanelerde %50-70 irileşme dolayısıyla verim artışı sağlamıştir.
    10.1.3. Olgunlaşmayı düzenlemek 10.1.3.1. Erkencilik
    Uzun yılllardan beri yetiştiriciler özellikle sofralık çeşitler açısından pazara erken üzüm göndererek nispeten yüksek olan fiyatlardan yararlanmak isterler. Yurdumuz açısından düşünüldüğünde haziran ayı içinde veya temmuz ayı başında pazara gelen ilk turfanda üzümlerin fiyatları daima daha yüksektir. Aynı şekilde Avrupa'da da 15 Haziran-15 Temmuz döneminde bir pazar boşluğu bulunmaktadır ve ihracat için uygundur.
    Erkenciliği sağlamak öncelikle uygun çeşit ve ekoloji seçimi ile mümkündür. Fakat bu çeşitlerin normal olgunlaşma zamanlarını, daha da önceye almak için aşağıda belirtilen bazı kimyasal maddelerden yararlanılmaktadır:
    Etilen
    Erkencilik sağlamada ilk uygulanan maddedir. Bitkilerde doğal olarak bulunur. Erkencilik sağlamak amacıyla tanelere ben düşme döneminde (%15) asmalara püskürtülmelidir. Ethepon ve Ethrel gibi ticari isimler altında sıvı formülasyonlarda satılmaktadır. Uygulama dozu çeşitlere göre 100-1500 ppm arasında değişir. Etilenin sofralık üzümlerdeki erkencilik etkisi iki grupta toplanabilir.
    1. Renk gelişimine etkisi: özellikle Alphonse Lavalle ve
    Cardinal gibi birçok siyah veya kırmızı renkli üzüm
    çeşitlerinde antosiyanin birikimini arttırarak renklenmeyi
    olumlu yönde etkiler. Ayrıca Cardinal gibi taneleri homojen
    renk almayan üzüm çeşitlerinde renklenmeyi arttırmaktadır.
    2. Tanedeki kurumadde/asit oranını etkileyerek: Bazı
    çeşitlerde kurumaddeyi arttırarak, bazı çeşitlerde de asit
    oranını düşürerek olgunluk indisini etkilemekte ve erkencilik
    sağlamaktadır.
    Etilen uygulamaları ayrıca ilk hasattaki ürün miktarını da arttırarak erkenciliği olumlu yönde etkilemektedir. Etilen uygulamaları değişik üzüm çeşitlerinde 4-16 günlük erkencilik sağlamaktadır. Bilezik alma ile birlikte kullanılırsa bu erkencilik 25 güne. kadar çıkabilmektedir. Etilen uygulamalarının olumsuz etkisi; tane eti sertliğini, tanelerin ayrılma kuvvetini ve kopma kuvvetini azaltmasıdır. Etilen çok erken(tane tutumu)döneminde ve çok yüksek dozlarda uygulanırsa bu sefer olgunluğu geciktirebilmekte ve ürün miktarını azaltmaktadır. Beklenen erkenciligin sağlanabilmesi için etilen, salkım ve yapraklara yani asmanın tamamına uygulanmalıdır.
    Hidrojen Siyanamid
    Asma tomurcuklarında dinlenmeyi keserek, uyanmayı teşvik etmekte ve böylece gözleri erken uyandırarak olgunlaşmayı öne almaktadır. Burada önemli olan konu siyanamid uygulanarak sürmesi teşvik edilen gözlerin gelişmesi için kış sonu ve ilkbahar başında iklim şartlarının uygun olması ve don riskinin olmaması gerekir. Bu açıdan düşünüldüğünde, özellikle subtropik ve tropik yerlerde kullanılabilir. Yurdumuzda Akdeniz ve Ege bölgesinin sahil kesimlerinde, ilkbahar geç donlarının tehlikeli olmadığı yörelerde erkencilik için kullanılma şansı vardır.
    Erkencilik sağlamak amacıyla siyanamidin, normal uyanma zamanından 4-6 hafta önce uygulanması önerilmektedir. Fakat bunun çeşitlere ve ekolojilere göre 8-12 hafta önceye kadar çıkabildiği saptanmıştır. Erken dönemde yapılan uygulamalar erken uyanmaya neden olarak asmaların dondan zarar görme riskini arttırabilir. Bunun için ekolojilere ve çeşitlere göre deneyerek en elverişli uygulama zamanını bulmak gerekir.
    Uygulama tek yıllık çubuklara püskürtme veya fırça ile sürme şeklinde yapılabilir. Siyanamid kış budamasından hemen sonra, kesim yerleri taze iken yapılmalıdır. Uygulama dozları %l-2.5 arasında değişir.
    Sultani çekirdeksiz çeşidinde, uyanmadan 12,8 ve 4 hafta önce yapılan uygulamalar; sırasıyla 4,3 ve 2 haftalık erkencilik sağlamıştır. Yurdumuzda yapılan çalışmalarda ise 2 hafta kadar erkencilik sağlanmıştır
    10.1.3.2. Geçcilik
    Oksin grubu hormonlardan olan BOA( Benzoth'azole-2-oksi asetik asit) üzümlerde olgunlaşmayı oldukça geciktirmiştir. Bu gecikme birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişmiştir. Çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitlerde benzer sonuçlar alınmıştır. BOA geciktirilmek istenilen sürenin uzunluğuna bağlı olarak tane tutumundan 4-5 hafta sonra ve 5-40 ppm dozunda uygulanmalıdır. Sofralık üzümlerde hasadı geciktirmenin erkencilik kadar fazla bir ticari önemi yoktur. Bu nedenle uygulamanın kullanım alanı sınırlıdır. Pratikte ancak son turfanda üzümlerin sonbaharda hasadını geciktirmek şeklinde düşünülebilir. Fakat sonbahardaki erken don tehlikesini de unutmamak gerekir.
    10.1.4. Tane ve Salkım Seyreltmek
    Seyreltmenin amacı fazla miktardaki ürünü azaltarak , asmalarda normal miktarda ürün yüklenmesini sağlamaktır. Böylece, ürün kalitesi arttırılır, salkımların sıkı olması nedeniyle oluşan çürümelere engel olunur, salkımların daha kolay paketlenmesi sağlanır. Seyreltme elle yapılabileceği gibi, bu amaçla büyümeyi düzenleyici maddeler de kullanılabilir. Elle seyreltmenin pahalı olması, büyümeyi düzenleyici madde kullanımını ekonomik kılar. Bu konudaki çalışmalar ilk olarak 1950 lerde başlamıştır. Çiçeklenme döneminde çiçeklere su bile püskürtmek tane tutumunu azaltır ve kısmen bir seyreltme sağlar. Yine bu dönemde, sürgünler 50 cm uzunlukta iken %0.5 lik "sodyum monoklor asetat" püskürtülen asmalarda salkım seyreltmesi sağlanmıştır.
    Büyümeyi düzenleyicilerin salkım seyreltmesindeki diğer bir kullanımı neferne salkımlarının yok edilmesi, dolayısıyla ana ürünün kalitesinin arttırılmasıdır. Bu amaçla NAA( Naftalen asetik asit) kullanılabilir. Uygulama zamanı ana ürünün ince koruk döneminde (tane tutumundan hemen scnra) ve nefernelerin çiçekte olduğu zamandır.
    Sık salkımlı çeşitlerde salkımı seyrekleştirmek amacıyla
    da büyümeyi düzenleyici madde kullanılabilir. ?araplık
    üzümlerde yapılan çalışmalarda sürgünler 40-50 cm uzunlukta
    iken ve çiçeklenmeden yaklaşık 3 hafta önce 1-10 ppm dozunda
    GA'in sadece salkımlara gelecek şekilde püskürtülmesi
    salkımların daha seyrek yapıda olmasını sağlamıştır. Bu
    dozların üzerine çıkılması durumunda özellikle çekirdekli
    çeşitlerde zararlanmalar görülmüştür. Böyle asmalarda
    önümüzdeki yılın ilkbaharında gözler uyanmamış ve verimde düşme olmuştur. Oysa çekirdeksiz çeşitlerde böyle bir olumsuz etki görülmemiştir. Aynı şekilde çekirdekli sofralık üzümlerde salkım seyreltmek amacıyla GA uygulamasından kaçınmak gerekir. Çünkü tanelerde boncuklanma olabildiği için salkımların görünüşü bozulabilir.
    Oldukça sık salkımları olan Perlette çeşidinde seyrek yapılı salkımlar elde etmek için, çiçeklenme döneminde 10-15 ppm dozunda GA uygulanmıştır. Fakat bu uygulama her zaman aynı şekilde tatmin edici seyreltme sağlamamıştır. Etkisi bağlara göre değişmiştir. Ayrıca bu sayede tane iriliği de %4ö-80 oranında arttırılmıştır.
    Sultani çekirdeksiz çeşidinde çiçeklenme döneminde (%30-80) 2.5-20 ppm dozunda GA uygulanırsa salkımlarda seyrelme sağlanabilir. 20 ppm den fazla dozlar tanelerde boncuklanmaya neden olabilir.
    Ayrıca salkımları seyreltme amacıyla ABA, etilen ve morphactin kullanılabilir fakat çok az etkilidir.
    10.1.5. Tanelerde buruşmayı önlemek .
    Çekirdekli sofralık üzüm çeşitlerinden Emperor'da bazı durumlarda taneler turgorunu kaybetmekte ve hasattan bir ay kadar önce buruşmaktadır. Bu durum salkımlarda birkaç tanede meydana gelse bile salkımın görünüşü bozulmakta ve ürün kayıpları olmaktadır. Bu amaçla tane tutumundan 1-2 hafta sonra 20 ppm dozunda GA uygulanabilir. Bunun diğer bir faydası da tanelerde az da olsa bir irileşme sağlamasıdır.
    10.1.6. Hasattan sonra tane dökülmesini önlemek
    Bazı sofralık üzümlerde en önemli problemlerden birisi taşınma ve depolama esnasında paketlenmiş olan salkımlardan bazı tanelerin dökülmesidir. Bu döküm yaş dökülme denilen tanenin sapıyla birlikte salkım ekseninden kopması veya kuru dökülme denilen tanenin saptan ayrılarak kopmasıdır. Yaş dökülme Tarsus beyazı çeşidinde, kuru dökülme ise Yuvarlak veya Sultani çekirdeksiz üzüm çeşitlerinde görülmektedir. Tarsus beyazı çeşidinde dökülmeyi önlemek amacıyla hasattan 1 hafta önce 100 ppm dozunda NAA uygulaması önerilmektedir. Ayrıca Hamburg misketi çeşidinde hasattan 4 gün önce 10-20 ppm dozunda NAA veya 4-CPA püskürtmek dökülmeyi önlemiştir.

    BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN

  • #2
    Cevap: Tane gelişimini düzenlemek amacıyla BAĞLARDA BÜYÜMEYÎ DÜZENLEYİCİ MADDELERİN KULLANIMI

    selsarac Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    BAĞLARDA BÜYÜMEYÎ DÜZENLEYİCİ MADDELERİN KULLANIMI 10.1. Tane gelişimini düzenlemek amacıyla

    10.1.1. Tane tutumunu arttırmak
    Bu konu üzerindeki ilk çalışmalar kuş üzümünde yapılmıştır. Tüm dünyada Siyah korent üzümü adıyla bilinen bu çeşit bizde ticari olarak kuş üzümü adıyla satılmaktadır. Sözkonusu çeşitte tane tutumu"stimülatif partenokarpi" yoluyla olmaktadır. Bunun için mutlaka tozlanmaya ihtiyaç vardır. Tane tutumu polenlerin uyarıcı etkisi nedeniyle gerçekleşmekte,fakat daha sonra çekirdekler gelişememektedir. Çevre koşulları elverişli olmazsa polen tübü gelişimi iyi olmamakta ve tane tutum oranı azalmaktadır. Bunun sonucunda salkımlarda çok az tane oluşmaktadır.
    Tane tutumunu arttırmak amacıyla bu çeşitte pratikte yapılan uygulama bilezik almadır. Bu amaçla çiçeklenme döneminde asmalarda yapılan bilezik alma meyve tutumunu arttırmakta ve taneleri kısmen ir ileştirmektedir. Bilezik almanın sözkonusu çeşitteki geçmişi oldukça eskiye dayanır ve tesadüfen bulunmuştur. Yunanistan'ın Zante adasındaki Siyah korent üzümü bağlarında ilk olarak 1833 yılında keşfedilmiştir. Bu adada yaşayan bir bağcı katırını asmaya bağladığı noktada ipin asma kabuğunu kestiğini ve daha sonra kesim noktasının üzerinde kalan salkım'arın daha iyi tane tutarak, tanelerin de daha iri olduğunu farketmiştir. Daha sonraları bu uygulama bağlarda bilezik alma şeklinde pratiğe aktarı İmiştir.
    Bilezik almanın yerine geçecek büyümeyi düzenleyici madde kullanımı ise 1949 yılında yapılan denemeler sonucu bulunmuştur. Asmalara 2-10 ppm dozunda 4-CPA (4-klor fenoksi asetik asit) ile çiçeklenmeden 3-6 gün sonra yapılan uygulamaların, bilezik almayla aynı etkiyi gösterdiği saptanmıştır. Daha sonra yapılan çalışmalarda birçok çeşitte 4-CPA'nın bilezik almanın yerine kullanılabileceği, tane tutumunu ve tane iriliğini en azından bilezik alma kadar ve hatta ondan daha fazla artttırdığı bulunmuştur. Yalnız bu açıdan yapraklara yapılan uygulamaların çok az etkili olduğu, 4-CPA nın özellikle salkımlara uygulanması gerektiği belirt i İmi şt ir.
    Yüksek konsantrasyonlarda 4-CPA uygulanırsa asmalara zarar verebilmekte veya çiçeklenme döneminde erken uygulanırsa, tanelerin içinde sert fakat içi boş çekirdekler oluşabilmektedir. Dolayısıyla uygulama zamanı ve dozunun çok iyi belirlenmesi gerekir. Ayrıca 4-CPA uygulaması, özellikle asmalar ağır topraklara dikilmiş ise,sıkı salkımların meydana gelmesine yol açmakta ve salkımlarda çürümeler artmaktadır.
    Tane tutumunu arttırmak amacıyla birçok çeşitte; gibberelik asit(GA), SADH(Sukkinik asit 2, 2 dimetil hidrazid; ticari adı Alar, B-9), CCC(2- Kloretil trimetil amonyumklorid, Klormequat; ticari adı Cycocel) gibi büyümeyi düzenleyici maddeler kullanılmasına rağmen, pratikte pek kullanılmaz.
    10.1.2. Taneyi irileştirmek Kuş üzümü
    Tane iriliğini arttırmak amacıyla daha önce bahsedilen 4-CPA nın yerine 1960 larda, ABD'de gibberellin kullanılmaya başlanmıştır. Çiçeklenme sonuna doğru atılan 2.5-5 ppm lik GA bilezik almanın veya 4-CPA uygulamasının yerine geçmiştir. Fakat burada doza dikkat etmek gerektiği, aksi taktirde doz arttırılırsa tanelerin çok irileştiği ve ticari olarak kuş üzümü amacıyla kullanılamadığı saptanmıştır. Bu amaçla Avustralya'da yapılan çalışmalarda %90 çiçeklenmede atılacak 20 ppm dozundaki GA'in çok etkili olduğu bulunmuştur. Bilezik alma+10 ppm GA uygulamasının da aynı derecede etkili olduğu saptanmıştir.
    Yuvarlak veya Sultani çekirdeksiz
    Bu çeşitlere tane tutumu döneminde bilezik alma uygulanırsa taneler irileşmektedir. Böylece sofralık üzüm olarak değeri artmaktadır. îlk olarak taneyi irileştirmede bilezik almanın yerine geçecek uygulama 1950 lerde 4-CPA ile yapılmıştır. Bu amaçla 5-15 ppm dozunda 4-CPA uygulanmış fakat kuş üzümündeki kadar iyi sonuç vermemiştir. Bazen olgunlaşmada gecikmeye ve irili ufaklı tanelere sahip salkımların oluşmasına neden olmuştur. Daha sonra 1957'de aynı amaçla GA kullanılmış ve çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bugün, pratikte sözkonusu çeşitlerin sofralık üzüm olarak kullanılmasında GA yaygın olarak kullanılmakta ve iki uygulama önerilmektedir:
    1, Tam çiçeklenme döneminde 20 ppm dozunda GA uygulamak: Buradaki amaç salkımlarda kısmen tane tutumunu azaltmak suretiyle seyreltme sağlamak ve tutan tanelerde de kısmi bir irileşme sağlamaktır.
    2. tnce koruk döneminde(iIk uygulamadan yaklaşık 2 hafta sonra veya taneler 2-4 mm çapında) 20-40 ppm dozunda GA uygulamak: Esas amacı tanelerin irileşmesini sağlamaktır. Tanelerin doğal gelişimi incelendiğinde bu dönemde taneler, hücre sayısındaki artış nedeniyle hızla irileşmektedir.
    Yukarıdaki uygulamalara ek olarak 15 gün sonra yine 20-40 ppm dozunda üçüncü bir uygulamanın yapılması da önerilebilir. Bu durumda taneler daha da irileşmekte fakat bunun getirdiği ilave işçilik ve salkımlarda sıkışıklık yaratması nedeniyle kullanımı gereksiz de görülebilmektedir. Güney Afrika'da yapılan uygulamalarda çiçeklenme ve tane tutum döneminde toplam 8 0 ppm olacak şekilde 10 ve 20 ppm dozunda 5 uygulama önerilmiştir. Çiçeklenme dönemindeki GA uygulamalarının tanelerin uzamasına neden olduğu ve tane şeklini değiştirdiği saptanmıştır. GA uygulamalarını doğrudan salkımlara yapılmalıdır. GA'in asma içinde taşınması zordur veya çok az taşınır. Etkisini daha çok temas ettiği yerlerde gösterir. Bu nedenle, yapraklara da gelecek şekilde tüm asmaya uygulanmasına gerek yoktur.GA püskürtülmeden önce salkımların etrafındaki yaprakların seyreltilerek, salkımların açığa çıkarılmasında yarar vardır. GA'in tanelere tutunmasını kolaylaştırmak amacıyla yayıcı-yapıştırıcı kullanılması önerilmekte ise de, yapılan denemelerde çok fazla etkisinin o 1 mad ı ğ ı göz 1 enim i ş t i r .
    Kurutmalık üzümlerde taneyi kısmen irileştirmek amaçlanır. Sofralık olarak ir ileştirilen üzümler kurutmalık olarak kullanılmaya uygun değildir. Kurutmalık üzüivlerde taneyi az miktarda irileştirmek amacıyla çiçeklenme sonuna doğru (%75 çiçekte) 5 ppm dozunda GA kullanmak yeterlidir.
    Çekirdekli sofralık üzüm çeşitleri
    Çekirdekli üzüm çeşitlerinin bazılarının dışında, genelde GA kullanılmaz. Bunun nedeni GA'in tomurcuklarda ertesi yılın salkım taslaklarına zarar vermesi ve dolayısıyla göz verimliliğini düşürmesidir. Çekirdekli çeşitlerden sadece Razakı'da yapılan denemelerde başarı elde edilmiştir. Burada da püskürtme şeklinde değil, salkımların GA çözeltisine batırılması şeklinde bir uygulama yapılmalıdır. Razakılarda tane tutum döneminde 10-20 ppm dozunda GA uygulaması, tanelerde %50-70 irileşme dolayısıyla verim artışı sağlamıştir.
    10.1.3. Olgunlaşmayı düzenlemek 10.1.3.1. Erkencilik
    Uzun yılllardan beri yetiştiriciler özellikle sofralık çeşitler açısından pazara erken üzüm göndererek nispeten yüksek olan fiyatlardan yararlanmak isterler. Yurdumuz açısından düşünüldüğünde haziran ayı içinde veya temmuz ayı başında pazara gelen ilk turfanda üzümlerin fiyatları daima daha yüksektir. Aynı şekilde Avrupa'da da 15 Haziran-15 Temmuz döneminde bir pazar boşluğu bulunmaktadır ve ihracat için uygundur.
    Erkenciliği sağlamak öncelikle uygun çeşit ve ekoloji seçimi ile mümkündür. Fakat bu çeşitlerin normal olgunlaşma zamanlarını, daha da önceye almak için aşağıda belirtilen bazı kimyasal maddelerden yararlanılmaktadır:
    Etilen
    Erkencilik sağlamada ilk uygulanan maddedir. Bitkilerde doğal olarak bulunur. Erkencilik sağlamak amacıyla tanelere ben düşme döneminde (%15) asmalara püskürtülmelidir. Ethepon ve Ethrel gibi ticari isimler altında sıvı formülasyonlarda satılmaktadır. Uygulama dozu çeşitlere göre 100-1500 ppm arasında değişir. Etilenin sofralık üzümlerdeki erkencilik etkisi iki grupta toplanabilir.
    1. Renk gelişimine etkisi: özellikle Alphonse Lavalle ve
    Cardinal gibi birçok siyah veya kırmızı renkli üzüm
    çeşitlerinde antosiyanin birikimini arttırarak renklenmeyi
    olumlu yönde etkiler. Ayrıca Cardinal gibi taneleri homojen
    renk almayan üzüm çeşitlerinde renklenmeyi arttırmaktadır.
    2. Tanedeki kurumadde/asit oranını etkileyerek: Bazı
    çeşitlerde kurumaddeyi arttırarak, bazı çeşitlerde de asit
    oranını düşürerek olgunluk indisini etkilemekte ve erkencilik
    sağlamaktadır.
    Etilen uygulamaları ayrıca ilk hasattaki ürün miktarını da arttırarak erkenciliği olumlu yönde etkilemektedir. Etilen uygulamaları değişik üzüm çeşitlerinde 4-16 günlük erkencilik sağlamaktadır. Bilezik alma ile birlikte kullanılırsa bu erkencilik 25 güne. kadar çıkabilmektedir. Etilen uygulamalarının olumsuz etkisi; tane eti sertliğini, tanelerin ayrılma kuvvetini ve kopma kuvvetini azaltmasıdır. Etilen çok erken(tane tutumu)döneminde ve çok yüksek dozlarda uygulanırsa bu sefer olgunluğu geciktirebilmekte ve ürün miktarını azaltmaktadır. Beklenen erkenciligin sağlanabilmesi için etilen, salkım ve yapraklara yani asmanın tamamına uygulanmalıdır.
    Hidrojen Siyanamid
    Asma tomurcuklarında dinlenmeyi keserek, uyanmayı teşvik etmekte ve böylece gözleri erken uyandırarak olgunlaşmayı öne almaktadır. Burada önemli olan konu siyanamid uygulanarak sürmesi teşvik edilen gözlerin gelişmesi için kış sonu ve ilkbahar başında iklim şartlarının uygun olması ve don riskinin olmaması gerekir. Bu açıdan düşünüldüğünde, özellikle subtropik ve tropik yerlerde kullanılabilir. Yurdumuzda Akdeniz ve Ege bölgesinin sahil kesimlerinde, ilkbahar geç donlarının tehlikeli olmadığı yörelerde erkencilik için kullanılma şansı vardır.
    Erkencilik sağlamak amacıyla siyanamidin, normal uyanma zamanından 4-6 hafta önce uygulanması önerilmektedir. Fakat bunun çeşitlere ve ekolojilere göre 8-12 hafta önceye kadar çıkabildiği saptanmıştır. Erken dönemde yapılan uygulamalar erken uyanmaya neden olarak asmaların dondan zarar görme riskini arttırabilir. Bunun için ekolojilere ve çeşitlere göre deneyerek en elverişli uygulama zamanını bulmak gerekir.
    Uygulama tek yıllık çubuklara püskürtme veya fırça ile sürme şeklinde yapılabilir. Siyanamid kış budamasından hemen sonra, kesim yerleri taze iken yapılmalıdır. Uygulama dozları %l-2.5 arasında değişir.
    Sultani çekirdeksiz çeşidinde, uyanmadan 12,8 ve 4 hafta önce yapılan uygulamalar; sırasıyla 4,3 ve 2 haftalık erkencilik sağlamıştır. Yurdumuzda yapılan çalışmalarda ise 2 hafta kadar erkencilik sağlanmıştır
    10.1.3.2. Geçcilik
    Oksin grubu hormonlardan olan BOA( Benzoth'azole-2-oksi asetik asit) üzümlerde olgunlaşmayı oldukça geciktirmiştir. Bu gecikme birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişmiştir. Çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitlerde benzer sonuçlar alınmıştır. BOA geciktirilmek istenilen sürenin uzunluğuna bağlı olarak tane tutumundan 4-5 hafta sonra ve 5-40 ppm dozunda uygulanmalıdır. Sofralık üzümlerde hasadı geciktirmenin erkencilik kadar fazla bir ticari önemi yoktur. Bu nedenle uygulamanın kullanım alanı sınırlıdır. Pratikte ancak son turfanda üzümlerin sonbaharda hasadını geciktirmek şeklinde düşünülebilir. Fakat sonbahardaki erken don tehlikesini de unutmamak gerekir.
    10.1.4. Tane ve Salkım Seyreltmek
    Seyreltmenin amacı fazla miktardaki ürünü azaltarak , asmalarda normal miktarda ürün yüklenmesini sağlamaktır. Böylece, ürün kalitesi arttırılır, salkımların sıkı olması nedeniyle oluşan çürümelere engel olunur, salkımların daha kolay paketlenmesi sağlanır. Seyreltme elle yapılabileceği gibi, bu amaçla büyümeyi düzenleyici maddeler de kullanılabilir. Elle seyreltmenin pahalı olması, büyümeyi düzenleyici madde kullanımını ekonomik kılar. Bu konudaki çalışmalar ilk olarak 1950 lerde başlamıştır. Çiçeklenme döneminde çiçeklere su bile püskürtmek tane tutumunu azaltır ve kısmen bir seyreltme sağlar. Yine bu dönemde, sürgünler 50 cm uzunlukta iken %0.5 lik "sodyum monoklor asetat" püskürtülen asmalarda salkım seyreltmesi sağlanmıştır.
    Büyümeyi düzenleyicilerin salkım seyreltmesindeki diğer bir kullanımı neferne salkımlarının yok edilmesi, dolayısıyla ana ürünün kalitesinin arttırılmasıdır. Bu amaçla NAA( Naftalen asetik asit) kullanılabilir. Uygulama zamanı ana ürünün ince koruk döneminde (tane tutumundan hemen scnra) ve nefernelerin çiçekte olduğu zamandır.
    Sık salkımlı çeşitlerde salkımı seyrekleştirmek amacıyla
    da büyümeyi düzenleyici madde kullanılabilir. ?araplık
    üzümlerde yapılan çalışmalarda sürgünler 40-50 cm uzunlukta
    iken ve çiçeklenmeden yaklaşık 3 hafta önce 1-10 ppm dozunda
    GA'in sadece salkımlara gelecek şekilde püskürtülmesi
    salkımların daha seyrek yapıda olmasını sağlamıştır. Bu
    dozların üzerine çıkılması durumunda özellikle çekirdekli
    çeşitlerde zararlanmalar görülmüştür. Böyle asmalarda
    önümüzdeki yılın ilkbaharında gözler uyanmamış ve verimde düşme olmuştur. Oysa çekirdeksiz çeşitlerde böyle bir olumsuz etki görülmemiştir. Aynı şekilde çekirdekli sofralık üzümlerde salkım seyreltmek amacıyla GA uygulamasından kaçınmak gerekir. Çünkü tanelerde boncuklanma olabildiği için salkımların görünüşü bozulabilir.
    Oldukça sık salkımları olan Perlette çeşidinde seyrek yapılı salkımlar elde etmek için, çiçeklenme döneminde 10-15 ppm dozunda GA uygulanmıştır. Fakat bu uygulama her zaman aynı şekilde tatmin edici seyreltme sağlamamıştır. Etkisi bağlara göre değişmiştir. Ayrıca bu sayede tane iriliği de %4ö-80 oranında arttırılmıştır.
    Sultani çekirdeksiz çeşidinde çiçeklenme döneminde (%30-80) 2.5-20 ppm dozunda GA uygulanırsa salkımlarda seyrelme sağlanabilir. 20 ppm den fazla dozlar tanelerde boncuklanmaya neden olabilir.
    Ayrıca salkımları seyreltme amacıyla ABA, etilen ve morphactin kullanılabilir fakat çok az etkilidir.
    10.1.5. Tanelerde buruşmayı önlemek .
    Çekirdekli sofralık üzüm çeşitlerinden Emperor'da bazı durumlarda taneler turgorunu kaybetmekte ve hasattan bir ay kadar önce buruşmaktadır. Bu durum salkımlarda birkaç tanede meydana gelse bile salkımın görünüşü bozulmakta ve ürün kayıpları olmaktadır. Bu amaçla tane tutumundan 1-2 hafta sonra 20 ppm dozunda GA uygulanabilir. Bunun diğer bir faydası da tanelerde az da olsa bir irileşme sağlamasıdır.
    10.1.6. Hasattan sonra tane dökülmesini önlemek
    Bazı sofralık üzümlerde en önemli problemlerden birisi taşınma ve depolama esnasında paketlenmiş olan salkımlardan bazı tanelerin dökülmesidir. Bu döküm yaş dökülme denilen tanenin sapıyla birlikte salkım ekseninden kopması veya kuru dökülme denilen tanenin saptan ayrılarak kopmasıdır. Yaş dökülme Tarsus beyazı çeşidinde, kuru dökülme ise Yuvarlak veya Sultani çekirdeksiz üzüm çeşitlerinde görülmektedir. Tarsus beyazı çeşidinde dökülmeyi önlemek amacıyla hasattan 1 hafta önce 100 ppm dozunda NAA uygulaması önerilmektedir. Ayrıca Hamburg misketi çeşidinde hasattan 4 gün önce 10-20 ppm dozunda NAA veya 4-CPA püskürtmek dökülmeyi önlemiştir.

    BAĞCILIK KİTABI Prof. Dr. H. İbrahim UZUN
    VERİGO ÜZÜMDE BİTKİ BESİN DÜZENLEYİCİYİCİLERİ NASIL KULLANABİLİRİM

    Comment


    • #3
      Cevap: Tane gelişimini düzenlemek amacıyla BAĞLARDA BÜYÜMEYÎ DÜZENLEYİCİ MADDELERİN KULLANIMI

      VERİGO İLE İLGİLİ BİR ŞEY GÖREMEDİM

      Comment

      Working...
      X