Portakal Yetiştiriciliğinde Çeşit Seçimi
PORTAKALLAR
Portakallar turunçgil üretimlerinin yaklaşık %50'sini oluşturmaktadır. Önemli bazı çeşitler ve özellikleri şunlardır.
WASHINGTON NAVEL
Göbekli portakallar grubunun temelini oluşturan bu çeşit, Brezilya'da doğal mutasyon sonucu ortaya çıkmıştır. 1945 yılında Kaliforniya'dan Antalya Narenciye İstasyonuna getirilmiş ve Türkiye'ye buradan yayılmıştır.
Ağaç tacı yuvarlak ve orta büyüklüktedir. Meyveler ağaç üzerinde düzgün bir dağlıma sahiptir. Verimlidir ve genellikle periyodisite göstermez.
Meyve kabuğu koyu portakal renginde, hafif pürüzlü, orta ince kalınlıktadır. Kabuk meyve etine sıkı bağlıdır. Muhafaza ve taşımaya elverişli bir çeşittir. Meyveler yuvarlak ve yuvarlağa yakın şekilde olup, stil ucunda değişen büyüklükte bir göbek bulunur. Meyve eti portakal renginde gevrek, aromalı ve lezzetli bir çeşittir. Genelde çekirdeksizdir. Ancak nadiren 1-2 çekirdeğe rastlanır (Şekil 5).
Orta erkenci bir çeşittir. Kasım sonu-Ocak ayı ortalarında olgunlaşır. Partenokarp olması nedeniyle, şiddetli soğuk, sıcak ve kuru rüzgarlar önemli meyve dökümleri meydana getirebilirler. Ülkemizin çok lezzetli standart sofralık çeşitlerinden birisidir. Parent Washington Navel, Atwood, Fisher ve Thomson gibi tipleri mevcuttur.
Şekil 5. Washington Navel portakalı
NAVELİNA
Kaliforniya orjinli Navel türü portakallardan biridir. Ağaçları güçlü bir yapı ve gelişme özelliğine sahiptir. Verimli bir çeşit olup, Washington Navelden iki hafta daha erkencidir. İspanya'da Ekim ayı ortalarından itibaren olgunlaşır. Göbekli portakallar içerisinde en erkenci çeşittir.
Meyveleri Washington Navelden daha küçük ve oval şekillidir. İç olgunluğa, kabuk renginden önce ulaşır ve sarartma işlemi yapılmasında bir problem yoktur. Erken yaşlarda meyveye yatar. Çekirdeksizdir. İspanya'da yaygın olarak üretilmektedir. Avustralya ve Arjantin'de üretimi artmaktadır. Ülkemize İspanya'dan getirilmiş olan bu çeşitte henüz adaptasyon çalışmaları tamamlanmamıştır.
NAVELATE
İspanya'da Washington Navelden mutasyon sonucu elde edilmiş bir Navel portakal çeşididir.
Güçlü ağaç yapısına sahiptir. Ağaçları Washington Navelden daha büyük ve geniş fakat dikenlidir.
Meyveler orta büyüklükte olup, Washington çeşidinden daha küçüktür. Meyve de kabuğu daha ince, düzgün, fakat daha zor soyulabilir yapıdadır. Meyve iç kalitesi ve suyu oldukça iyi, tatlı ve aromalıdır.
Meyve ağaç üzerinde kalitesini kaybetmeden 4 ay süreden daha fazla kalmaktadır. Navel grubu içerisinde, geççi bir çeşit olması nedeniyle, hasat dönemini zamana yaymak için kullanılabilecek çeşitlerden biri olarak düşünülmesine karşın, İspanya, Fas ve Güney Afrika'da verimin düşük olması, kabuğun zor soyulması ve ağaçların dikenli olması gibi olumsuz yönlerinin olmasından dolayı yetiştiriciliği fazla yaygınlaştırılmamıştır. Olgunlaşma zamanı Ocak-Nisan'dır. Lane late'den daha az verimlidir. Bu yüzden yerine Lane late ve Midknight tavsiye edilmektedir. Ülkemizde adaptasyon çalışmaları henüz tamamlanmamıştır. Çekirdeksizdir.
LANE LATE
Avustralya'da 1950 yılında Washington Navel portakalının tomurcuk mutasyonu sonucunda elde edilmiş bir çeşittir. Ağaç özellikleri Washington Navel'e benzer. Göbekli portakal içerisinde geççi çeşitlerden biridir. Meyvede göbek, Washington Navel'e göre daha küçüktür. Meyve iç kalitesi ve usare miktarı iyi, tatlı ve cezbedicidir. Meyve suyunda az miktarda limonin bulunur.
Meyveler ağaç üzerinde kalitesini kaybetmeden uzun süre kalabilir. Göbekli portakallar içerisinde hasat dönemini geniş bir zamana yaymak için kullanılabilecek çeşitlerden birisidir. Hasat dönemi ocak-nisan aylarıdır. Washington Navelden iki ay geç, Valencia ile aynı dönemde hasat edilebilir. İspanya ve Avustralya'da bu çeşitten iyi ve kaliteli bir ürün alınırken, Güney Afrika'da meyvelerin yeşil kalması, düşük usare miktarı, kabuk yağının fazla oluşu ve meyve dilimlerinde beyaz albedo tabakasının fazla kalışı gibi istenmeyen özellikler göstermiştir. Avustralya'da yaygın olarak yetiştirilmekte olup, Navel grubu portakalların %50'sini oluşturmaktadır. Ülkemizde henüz adaptasyon çalışmaları yapılmamıştır. Çekirdeksizdir.
YAFA (SHAMOUTI, OVAL)
İsrail'de Beledy olarak isimlendirilen bir yerli portakaldan doğal mutasyon ile oluşmuş bir çeşittir. Meyve kabuğu sarı portakal renginde ve pürüzlüdür. Ekolojiye bağlı olarak kabuk kalınlığı değişebilir. Meyvenin sap tarafındaki kabuk kısmı daha kalındır. Kabuğun meyve etine bağlılığı orta derecededir. Uygun ekolojik koşullarda çok üstün tat ve aromalı, sulu gevrek meyve etli, dilim zarları ince meyveler verir. Sofralık standart bir çeşittir. Muhafaza ve taşımaya elverişlidir.
Meyve şekli hafif oval ile oval arasında değişir (Şekil 6). Az çekirdeklidir (2-3 adet). Çok verimli fakat periyodisiteye eğimlidir. Meyveler ağaç üzerinde bir örnek dağılım gösterir. Ağacı iri ve piramidal taç oluşturur. Budamaya karşı oldukça duyarlılık gösterir. Orta mevsim portakalıdır. Ocak sonu - Şubat ortalarında olgunlaşır. Genellikle İsrail, Kıbrıs ve Türkiye'de Mersin bölgesinde üretimi yapılmaktadır. Üstün kaliteli sofralık bir çeşit olmasına rağmen, periyodisite göstermesi, kaliteli meyve elde edilmesinde ekoloji seçici oluşu gibi olumsuz özelliklerinden dolayı, Navel grubu portakallar karşısında önemini kaybetmektedir.
Şekil 6. Yafa portakalı
VALENCİA
Doğal mutasyon sonucu oluşmuş İspanya kökenli bir portakal çeşididir. Türkiye'ye ilk defa 1936 yılında İtalya'dan getirilmiştir. Turunçgil yetiştiricisi ülkelerde en başta gelen portakal çeşidi olup, son yıllarda Ülkemizde de yetiştiriciliği hızla artmaktadır.
Meyve kabuğu sarı-portakal renginde, hafif pürüzlüdür. Kabuğun ete bağlılığı orta derecededir. Genelde dilim zarları kalıncadır. Muhafaza ve taşımaya elverişlidir. Usare bakımından zengin aromalı ve kalitelidir. Bu nedenle hem sofralık, hem de sanayiye elverişli bir çeşittir. Meyveler hafif oval yuvarlaktır. Az çekirdeklidir.
Ağaçları; dayanıklı, geniş, yuvarlak taçlı ve yüksek verimlidir. Ancak, periyodisite eğilimi vardır. Geçci olan bu çeşit Mart, Nisan ayında olgunlaşır. Meyveler ağaç üzerinde uzun süre kalabilir. Değişik ekolojik koşullara çok iyi uyum sağlayan bir çeşittir. Sıcağa en dayanıklı portakal çeşididir. Benny, Campbell, Cutter, Delicia, Delta, Frost, Hughest, Midknight, Olinda, Rohde Red, Valencia Late gibi bir çok alt çeşidi vardır. Midknight ve Delta çeşitleri oldukça kaliteli olup, ayrı çeşitler olarak adlandırılmaktadır.
MORO
Sicilya kökenli bir İtalyan kan portakalıdır. Ülkemizde 1936 yılında getirilmiştir. Meyve kabuğu hafif pürüzlü, kabuğun ete bağlılığı ve meyve et tesktür orta, kendine özgü kokusu olan çok lezzetli bir çeşittir (Şekil 7). En erkenci renkli portakaldır. Verimli, az çekirdekli ve kolay soyulabilenn bir çeşittir. Aralık ortalarından itibaren olgunlaşmaya başlar. Olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde uzun süre kalabilme özelliği yoktur.
Şekil 7. Moro portakalı
TARACCO
İtalya kökenli bir kan portakalıdır. Meyveler yuvarlak oval şekilli, orta iriliktedir. Meyve etinde renklenme orta koyulukta ve çizgiler halindedir(Şekil 8). Usare miktarı yüksek aromalı bir çeşittir. Çekirdeksiz verimli bir orta mevsim portakalıdır. Aralık-Ocak aylarında olgunlaşır. Olgunlaştıktan sonra meyveler ağaç üzerinde bırakılırsa şiddetli dökümler görülür. Muhafazaya elverişlidir. Kan portakalları içerisinde en kaliteli olanıdır. Ekolojik yönden seçici olması ve olgunlaştığı zaman fazla döküm yapması sebebiyle Ülkemizde çok fazla yaygınlık kazanmamıştır.
Şekil 8. Taracco portakalı
YERLİ PORTAKALLAR
Yerli portakallar daha çok yetiştirildikleri ekolojilerin yakınında bulunan yerleşim birimlerine göre adlandırılırlar. Ülkemizin önemli yerli portakal çeşitleri; Alanya dilimli, Finike yerli, Dörtyol yerli, Kozan yerli, Sultanhisar yerli portakallarıdır.
Genellikle yuvarlak, çekirdekli ve çok sulu çeşitlerdir. Uygun ekolojilerde ağaçlar iyi gelişmekte olup, çok verimlidirler. Ancak, hemen hemen bütün yerli portakal çeşitlerinde periyodisiteye fazla eğilim görülmektedir. Kendi ekolojileri dışında genellikle kalitede büyük düşüşler olmaktadır. Bu yüzden de bu portakalların üretim bölgeleri çok sınırlı olarak kalmıştır. Çok çekirdekli olmaları sebebi ile daha çok meyve suyu sanayide kullanılmalarına karşın, iç pazarda Washington Navel ve Yafa portakallarından sonra piyasadaki boşluktan dolayı sofralık olarak da alıcı bulmaktadır. Günümüzde bu çeşitlerle bahçe tesisi yapılmamaktadır.
MANDARİNLER
Mandarinler toplam turunçgil üretimimizin % 24'ünü oluşturmaktadır. Ülkemizde üretimi yapılan başlıca mandarin çeşitleri ile pazara mal arz periyodunu uzatmak açısından önemli bazı mandarin çeşitleri ve özellikleri şu şekildedir.
SATSUMA (OWARI)
Satsuma mandarini, Türkiye'ye ilk defa Japonya'dan Batum yoluyla doğu Karadeniz bölgesine girmiştir. Daha sonra, özellikle Ege bölgesinde ekolojisine uygun sahalar bularak büyük alanlara yayılmıştır. Ülkemizde yetiştirilen satsumaların tümü Owari grubunda yer almaktadır. Tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilen ve tanınan bir çeşittir. Ticari öneme sahip turunçgil çeşitleri arasında soğuğa en dayanıklı çeşit olarak bilinir.
Meyve kabuğu hasat döneminde sarımsı portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuğun meyve etine bağlılığı gevşektir. Depolama ve taşımaya elverişlidir. Puflaşma eğilimi fazladır. Meyveler orta büyüklükte, basık şekillidir. Meyve eti koyu portakal rengindedir. Sulu, aromalı ve kalitesi yüksek bir çeşittir. Çekirdeksizdir (Şekil 9).
Verimli bir çeşit olup, düzenli meyve verir ve periyodisiteye eğilimi azdır. Ağaçlar yayvan taçlıdır. Erkenci bir çeşittir. Ekim ayı ortalarında olgunlaşır ve olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde fazla kalamaz.
Şekil 9. Satsuma mandarini
KLEMANTİNE
Cezayir'de doğal mutasyon veya melezleme sonucunda elde edilmiş bir çeşittir. Ülkemize 1936 yılında İtalya'dan getirilmiş olup, yetiştiriciliği daha çok Akdeniz bölgesinde yaygınlık kazanmıştır.
Ağaçları orta büyüklükte, sık yapraklı ve çok dallı olup, yuvarlak bir taç oluşturur. Meyve kabuğu koyu portakal renginde, hafif pürüzlü görünümdedir. Kabuğun meyve etine bağlılığı orta sıkıdır. Fakat kolay soyulabilir. Diğer mandarinler kadar puflaşma göstermez. Meyve eti koyu portakal renkte, gevrek, sulu ve aromalıdır. Tozlayıcı çeşide bağlı olarak çekirdek sayısı artabilir.
Verimli bir çeşittir, periyodisite eğilimi azdır. İyi verim elde etmek için bahçe içerisinde yeterli miktarda tozlayıcı çeşit konulması veya hormon uygulaması yapılması gerekir.
Soğuğa oldukça dayanıklıdır. Klemantin mandarini erkenci bir çeşit olup, meyveleri Ekim ayı sonu - Kasım ayı ortalarında olgunlaşır.
YERLİ MANDARİN
Yerli mandarin Türkiye'ye 20. yüzyılın başlarında Doğu Ege Adaları ile Filistin'den geldiği sanılmaktadır.
Meyve kabuğu sarı-portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuk üzerinde sap kısmında hafif oluklar bulunur. Kabuk meyve etine hafif bağlıdır. Meyveler çabuk puflaşır, depolama ve taşımaya elverişli değildir. Meyveleri yuvarlak basık şekildedir. Meyve eti sarı-portakal renginde, sulu, kendine has güzel aromalı, lezzetli ve yüksek kalitelidir. Meyvede çok çekirdek bulunması sofralık değerini düşürmektedir.
Çok verimli olmasına karşılık, mutlak periyodisite gösterir. Oldukça sık dallı ve söğüt yapraklıdır. Düşük sıcaklıklara ve güneş yanığına duyarlıdır. Orta mevsim çeşidi olup, genelde Aralık sonu Ocak ayında olgunlaşır. Olgunlaşma sonrası dökümlere son derece duyarlıdır. Daha çok Bodrum ve çevresinde yetiştirilmektedir.
FREMONT
Klemantin ve Porkan mandarinlerinin melezlenmesi sonucunda elde edilmiştir. Türkiye'ye 1967 ve 1973 yıllarında ABD'den yapılan introdüksiyonlarla getirilmiştir.
Ağaçları orta kuvvetlidir ve dikine büyür, dalları dikensizdir, erken yaşta meyveye yatar. Meyve kabuğu koyu kırmızı - portakal renkli parlak ve pürüzsüzdür. Kabuk meyve etine sıkı bağlı ve çok gevrek olduğundan soyulurken küçük parçalara ayrılır. Taşıma ve depolamaya elverişlidir. Meyveler yuvarlak şekilli ve çok çekirdeklidir. Periyodisite gösterir. Fazla meyve tutması sebebiyle meyveler küçük olur, seyreltme işlemi gerekir. Olgunlaşma zamanı Aralık-Ocak ayıdır.
Periyodisite göstermesi, meyvenin zor soyulması, çok çekirdekli olması gibi olumsuz özelliklerine rağmen, albenisinin yüksek olması meyve suyunun çok tatlı ve lezzetli olması, erken verime yatması, sık dikime uygun olması bu çeşidin önemini arttırmaktadır.
Türkiye'de özellikle Adana-Mersin dolaylarında yetiştiriciliği yapılan bir çeşittir. Başka yörelerde yetiştirildiğinde çok küçük meyve verdiği için üretiminden vazgeçilmiştir. Orta Doğu Ülkeleri dışında ihraç edilmemektedir.
NOVA
Nova, Klemantin mandarini ve Orlanda tangelosunun melezlenmesi sonucunda elde edilmiştir. Türkiye'ye 1967 ve 1973 yıllarında yapılan introdüksiyonlarla girmiştir.
Soğuğa dayanıklı bir çeşittir. Ağaçları büyük, kuvvetli, parlak yapraklı, dikenli ve verimli bir çeşittir. Meyve kabuğu parlak, portakal renkli, hafif pürüzlüdür. Kabuk meyve etine sıkı bağlıdır. Meyveler hafif basık şekillidir (Şekil 10).
Şekil 10. Nova mandarini
Oldukça büyük ve lezzetli meyvelere sahiptir. Meyve eti kalitesi çok yüksektir. Kabuk meyve etine sıkı bağlı, soyulması çok kolay değildir. Meyve, puflaşmadan uzun süre ağaç üzerinde kalabilir. Periyodisiteye eğilimi azdır. Olgunlaşma zamanı Kasım-Aralık ayıdır. Doğu Akdeniz Bölgesinde hızla yayılmaktadır.
konyatarim.com
PORTAKALLAR
Portakallar turunçgil üretimlerinin yaklaşık %50'sini oluşturmaktadır. Önemli bazı çeşitler ve özellikleri şunlardır.
WASHINGTON NAVEL
Göbekli portakallar grubunun temelini oluşturan bu çeşit, Brezilya'da doğal mutasyon sonucu ortaya çıkmıştır. 1945 yılında Kaliforniya'dan Antalya Narenciye İstasyonuna getirilmiş ve Türkiye'ye buradan yayılmıştır.
Ağaç tacı yuvarlak ve orta büyüklüktedir. Meyveler ağaç üzerinde düzgün bir dağlıma sahiptir. Verimlidir ve genellikle periyodisite göstermez.
Meyve kabuğu koyu portakal renginde, hafif pürüzlü, orta ince kalınlıktadır. Kabuk meyve etine sıkı bağlıdır. Muhafaza ve taşımaya elverişli bir çeşittir. Meyveler yuvarlak ve yuvarlağa yakın şekilde olup, stil ucunda değişen büyüklükte bir göbek bulunur. Meyve eti portakal renginde gevrek, aromalı ve lezzetli bir çeşittir. Genelde çekirdeksizdir. Ancak nadiren 1-2 çekirdeğe rastlanır (Şekil 5).
Orta erkenci bir çeşittir. Kasım sonu-Ocak ayı ortalarında olgunlaşır. Partenokarp olması nedeniyle, şiddetli soğuk, sıcak ve kuru rüzgarlar önemli meyve dökümleri meydana getirebilirler. Ülkemizin çok lezzetli standart sofralık çeşitlerinden birisidir. Parent Washington Navel, Atwood, Fisher ve Thomson gibi tipleri mevcuttur.
Şekil 5. Washington Navel portakalı
NAVELİNA
Kaliforniya orjinli Navel türü portakallardan biridir. Ağaçları güçlü bir yapı ve gelişme özelliğine sahiptir. Verimli bir çeşit olup, Washington Navelden iki hafta daha erkencidir. İspanya'da Ekim ayı ortalarından itibaren olgunlaşır. Göbekli portakallar içerisinde en erkenci çeşittir.
Meyveleri Washington Navelden daha küçük ve oval şekillidir. İç olgunluğa, kabuk renginden önce ulaşır ve sarartma işlemi yapılmasında bir problem yoktur. Erken yaşlarda meyveye yatar. Çekirdeksizdir. İspanya'da yaygın olarak üretilmektedir. Avustralya ve Arjantin'de üretimi artmaktadır. Ülkemize İspanya'dan getirilmiş olan bu çeşitte henüz adaptasyon çalışmaları tamamlanmamıştır.
NAVELATE
İspanya'da Washington Navelden mutasyon sonucu elde edilmiş bir Navel portakal çeşididir.
Güçlü ağaç yapısına sahiptir. Ağaçları Washington Navelden daha büyük ve geniş fakat dikenlidir.
Meyveler orta büyüklükte olup, Washington çeşidinden daha küçüktür. Meyve de kabuğu daha ince, düzgün, fakat daha zor soyulabilir yapıdadır. Meyve iç kalitesi ve suyu oldukça iyi, tatlı ve aromalıdır.
Meyve ağaç üzerinde kalitesini kaybetmeden 4 ay süreden daha fazla kalmaktadır. Navel grubu içerisinde, geççi bir çeşit olması nedeniyle, hasat dönemini zamana yaymak için kullanılabilecek çeşitlerden biri olarak düşünülmesine karşın, İspanya, Fas ve Güney Afrika'da verimin düşük olması, kabuğun zor soyulması ve ağaçların dikenli olması gibi olumsuz yönlerinin olmasından dolayı yetiştiriciliği fazla yaygınlaştırılmamıştır. Olgunlaşma zamanı Ocak-Nisan'dır. Lane late'den daha az verimlidir. Bu yüzden yerine Lane late ve Midknight tavsiye edilmektedir. Ülkemizde adaptasyon çalışmaları henüz tamamlanmamıştır. Çekirdeksizdir.
LANE LATE
Avustralya'da 1950 yılında Washington Navel portakalının tomurcuk mutasyonu sonucunda elde edilmiş bir çeşittir. Ağaç özellikleri Washington Navel'e benzer. Göbekli portakal içerisinde geççi çeşitlerden biridir. Meyvede göbek, Washington Navel'e göre daha küçüktür. Meyve iç kalitesi ve usare miktarı iyi, tatlı ve cezbedicidir. Meyve suyunda az miktarda limonin bulunur.
Meyveler ağaç üzerinde kalitesini kaybetmeden uzun süre kalabilir. Göbekli portakallar içerisinde hasat dönemini geniş bir zamana yaymak için kullanılabilecek çeşitlerden birisidir. Hasat dönemi ocak-nisan aylarıdır. Washington Navelden iki ay geç, Valencia ile aynı dönemde hasat edilebilir. İspanya ve Avustralya'da bu çeşitten iyi ve kaliteli bir ürün alınırken, Güney Afrika'da meyvelerin yeşil kalması, düşük usare miktarı, kabuk yağının fazla oluşu ve meyve dilimlerinde beyaz albedo tabakasının fazla kalışı gibi istenmeyen özellikler göstermiştir. Avustralya'da yaygın olarak yetiştirilmekte olup, Navel grubu portakalların %50'sini oluşturmaktadır. Ülkemizde henüz adaptasyon çalışmaları yapılmamıştır. Çekirdeksizdir.
YAFA (SHAMOUTI, OVAL)
İsrail'de Beledy olarak isimlendirilen bir yerli portakaldan doğal mutasyon ile oluşmuş bir çeşittir. Meyve kabuğu sarı portakal renginde ve pürüzlüdür. Ekolojiye bağlı olarak kabuk kalınlığı değişebilir. Meyvenin sap tarafındaki kabuk kısmı daha kalındır. Kabuğun meyve etine bağlılığı orta derecededir. Uygun ekolojik koşullarda çok üstün tat ve aromalı, sulu gevrek meyve etli, dilim zarları ince meyveler verir. Sofralık standart bir çeşittir. Muhafaza ve taşımaya elverişlidir.
Meyve şekli hafif oval ile oval arasında değişir (Şekil 6). Az çekirdeklidir (2-3 adet). Çok verimli fakat periyodisiteye eğimlidir. Meyveler ağaç üzerinde bir örnek dağılım gösterir. Ağacı iri ve piramidal taç oluşturur. Budamaya karşı oldukça duyarlılık gösterir. Orta mevsim portakalıdır. Ocak sonu - Şubat ortalarında olgunlaşır. Genellikle İsrail, Kıbrıs ve Türkiye'de Mersin bölgesinde üretimi yapılmaktadır. Üstün kaliteli sofralık bir çeşit olmasına rağmen, periyodisite göstermesi, kaliteli meyve elde edilmesinde ekoloji seçici oluşu gibi olumsuz özelliklerinden dolayı, Navel grubu portakallar karşısında önemini kaybetmektedir.
Şekil 6. Yafa portakalı
VALENCİA
Doğal mutasyon sonucu oluşmuş İspanya kökenli bir portakal çeşididir. Türkiye'ye ilk defa 1936 yılında İtalya'dan getirilmiştir. Turunçgil yetiştiricisi ülkelerde en başta gelen portakal çeşidi olup, son yıllarda Ülkemizde de yetiştiriciliği hızla artmaktadır.
Meyve kabuğu sarı-portakal renginde, hafif pürüzlüdür. Kabuğun ete bağlılığı orta derecededir. Genelde dilim zarları kalıncadır. Muhafaza ve taşımaya elverişlidir. Usare bakımından zengin aromalı ve kalitelidir. Bu nedenle hem sofralık, hem de sanayiye elverişli bir çeşittir. Meyveler hafif oval yuvarlaktır. Az çekirdeklidir.
Ağaçları; dayanıklı, geniş, yuvarlak taçlı ve yüksek verimlidir. Ancak, periyodisite eğilimi vardır. Geçci olan bu çeşit Mart, Nisan ayında olgunlaşır. Meyveler ağaç üzerinde uzun süre kalabilir. Değişik ekolojik koşullara çok iyi uyum sağlayan bir çeşittir. Sıcağa en dayanıklı portakal çeşididir. Benny, Campbell, Cutter, Delicia, Delta, Frost, Hughest, Midknight, Olinda, Rohde Red, Valencia Late gibi bir çok alt çeşidi vardır. Midknight ve Delta çeşitleri oldukça kaliteli olup, ayrı çeşitler olarak adlandırılmaktadır.
MORO
Sicilya kökenli bir İtalyan kan portakalıdır. Ülkemizde 1936 yılında getirilmiştir. Meyve kabuğu hafif pürüzlü, kabuğun ete bağlılığı ve meyve et tesktür orta, kendine özgü kokusu olan çok lezzetli bir çeşittir (Şekil 7). En erkenci renkli portakaldır. Verimli, az çekirdekli ve kolay soyulabilenn bir çeşittir. Aralık ortalarından itibaren olgunlaşmaya başlar. Olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde uzun süre kalabilme özelliği yoktur.
Şekil 7. Moro portakalı
TARACCO
İtalya kökenli bir kan portakalıdır. Meyveler yuvarlak oval şekilli, orta iriliktedir. Meyve etinde renklenme orta koyulukta ve çizgiler halindedir(Şekil 8). Usare miktarı yüksek aromalı bir çeşittir. Çekirdeksiz verimli bir orta mevsim portakalıdır. Aralık-Ocak aylarında olgunlaşır. Olgunlaştıktan sonra meyveler ağaç üzerinde bırakılırsa şiddetli dökümler görülür. Muhafazaya elverişlidir. Kan portakalları içerisinde en kaliteli olanıdır. Ekolojik yönden seçici olması ve olgunlaştığı zaman fazla döküm yapması sebebiyle Ülkemizde çok fazla yaygınlık kazanmamıştır.
Şekil 8. Taracco portakalı
YERLİ PORTAKALLAR
Yerli portakallar daha çok yetiştirildikleri ekolojilerin yakınında bulunan yerleşim birimlerine göre adlandırılırlar. Ülkemizin önemli yerli portakal çeşitleri; Alanya dilimli, Finike yerli, Dörtyol yerli, Kozan yerli, Sultanhisar yerli portakallarıdır.
Genellikle yuvarlak, çekirdekli ve çok sulu çeşitlerdir. Uygun ekolojilerde ağaçlar iyi gelişmekte olup, çok verimlidirler. Ancak, hemen hemen bütün yerli portakal çeşitlerinde periyodisiteye fazla eğilim görülmektedir. Kendi ekolojileri dışında genellikle kalitede büyük düşüşler olmaktadır. Bu yüzden de bu portakalların üretim bölgeleri çok sınırlı olarak kalmıştır. Çok çekirdekli olmaları sebebi ile daha çok meyve suyu sanayide kullanılmalarına karşın, iç pazarda Washington Navel ve Yafa portakallarından sonra piyasadaki boşluktan dolayı sofralık olarak da alıcı bulmaktadır. Günümüzde bu çeşitlerle bahçe tesisi yapılmamaktadır.
MANDARİNLER
Mandarinler toplam turunçgil üretimimizin % 24'ünü oluşturmaktadır. Ülkemizde üretimi yapılan başlıca mandarin çeşitleri ile pazara mal arz periyodunu uzatmak açısından önemli bazı mandarin çeşitleri ve özellikleri şu şekildedir.
SATSUMA (OWARI)
Satsuma mandarini, Türkiye'ye ilk defa Japonya'dan Batum yoluyla doğu Karadeniz bölgesine girmiştir. Daha sonra, özellikle Ege bölgesinde ekolojisine uygun sahalar bularak büyük alanlara yayılmıştır. Ülkemizde yetiştirilen satsumaların tümü Owari grubunda yer almaktadır. Tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilen ve tanınan bir çeşittir. Ticari öneme sahip turunçgil çeşitleri arasında soğuğa en dayanıklı çeşit olarak bilinir.
Meyve kabuğu hasat döneminde sarımsı portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuğun meyve etine bağlılığı gevşektir. Depolama ve taşımaya elverişlidir. Puflaşma eğilimi fazladır. Meyveler orta büyüklükte, basık şekillidir. Meyve eti koyu portakal rengindedir. Sulu, aromalı ve kalitesi yüksek bir çeşittir. Çekirdeksizdir (Şekil 9).
Verimli bir çeşit olup, düzenli meyve verir ve periyodisiteye eğilimi azdır. Ağaçlar yayvan taçlıdır. Erkenci bir çeşittir. Ekim ayı ortalarında olgunlaşır ve olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde fazla kalamaz.
Şekil 9. Satsuma mandarini
KLEMANTİNE
Cezayir'de doğal mutasyon veya melezleme sonucunda elde edilmiş bir çeşittir. Ülkemize 1936 yılında İtalya'dan getirilmiş olup, yetiştiriciliği daha çok Akdeniz bölgesinde yaygınlık kazanmıştır.
Ağaçları orta büyüklükte, sık yapraklı ve çok dallı olup, yuvarlak bir taç oluşturur. Meyve kabuğu koyu portakal renginde, hafif pürüzlü görünümdedir. Kabuğun meyve etine bağlılığı orta sıkıdır. Fakat kolay soyulabilir. Diğer mandarinler kadar puflaşma göstermez. Meyve eti koyu portakal renkte, gevrek, sulu ve aromalıdır. Tozlayıcı çeşide bağlı olarak çekirdek sayısı artabilir.
Verimli bir çeşittir, periyodisite eğilimi azdır. İyi verim elde etmek için bahçe içerisinde yeterli miktarda tozlayıcı çeşit konulması veya hormon uygulaması yapılması gerekir.
Soğuğa oldukça dayanıklıdır. Klemantin mandarini erkenci bir çeşit olup, meyveleri Ekim ayı sonu - Kasım ayı ortalarında olgunlaşır.
YERLİ MANDARİN
Yerli mandarin Türkiye'ye 20. yüzyılın başlarında Doğu Ege Adaları ile Filistin'den geldiği sanılmaktadır.
Meyve kabuğu sarı-portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuk üzerinde sap kısmında hafif oluklar bulunur. Kabuk meyve etine hafif bağlıdır. Meyveler çabuk puflaşır, depolama ve taşımaya elverişli değildir. Meyveleri yuvarlak basık şekildedir. Meyve eti sarı-portakal renginde, sulu, kendine has güzel aromalı, lezzetli ve yüksek kalitelidir. Meyvede çok çekirdek bulunması sofralık değerini düşürmektedir.
Çok verimli olmasına karşılık, mutlak periyodisite gösterir. Oldukça sık dallı ve söğüt yapraklıdır. Düşük sıcaklıklara ve güneş yanığına duyarlıdır. Orta mevsim çeşidi olup, genelde Aralık sonu Ocak ayında olgunlaşır. Olgunlaşma sonrası dökümlere son derece duyarlıdır. Daha çok Bodrum ve çevresinde yetiştirilmektedir.
FREMONT
Klemantin ve Porkan mandarinlerinin melezlenmesi sonucunda elde edilmiştir. Türkiye'ye 1967 ve 1973 yıllarında ABD'den yapılan introdüksiyonlarla getirilmiştir.
Ağaçları orta kuvvetlidir ve dikine büyür, dalları dikensizdir, erken yaşta meyveye yatar. Meyve kabuğu koyu kırmızı - portakal renkli parlak ve pürüzsüzdür. Kabuk meyve etine sıkı bağlı ve çok gevrek olduğundan soyulurken küçük parçalara ayrılır. Taşıma ve depolamaya elverişlidir. Meyveler yuvarlak şekilli ve çok çekirdeklidir. Periyodisite gösterir. Fazla meyve tutması sebebiyle meyveler küçük olur, seyreltme işlemi gerekir. Olgunlaşma zamanı Aralık-Ocak ayıdır.
Periyodisite göstermesi, meyvenin zor soyulması, çok çekirdekli olması gibi olumsuz özelliklerine rağmen, albenisinin yüksek olması meyve suyunun çok tatlı ve lezzetli olması, erken verime yatması, sık dikime uygun olması bu çeşidin önemini arttırmaktadır.
Türkiye'de özellikle Adana-Mersin dolaylarında yetiştiriciliği yapılan bir çeşittir. Başka yörelerde yetiştirildiğinde çok küçük meyve verdiği için üretiminden vazgeçilmiştir. Orta Doğu Ülkeleri dışında ihraç edilmemektedir.
NOVA
Nova, Klemantin mandarini ve Orlanda tangelosunun melezlenmesi sonucunda elde edilmiştir. Türkiye'ye 1967 ve 1973 yıllarında yapılan introdüksiyonlarla girmiştir.
Soğuğa dayanıklı bir çeşittir. Ağaçları büyük, kuvvetli, parlak yapraklı, dikenli ve verimli bir çeşittir. Meyve kabuğu parlak, portakal renkli, hafif pürüzlüdür. Kabuk meyve etine sıkı bağlıdır. Meyveler hafif basık şekillidir (Şekil 10).
Şekil 10. Nova mandarini
Oldukça büyük ve lezzetli meyvelere sahiptir. Meyve eti kalitesi çok yüksektir. Kabuk meyve etine sıkı bağlı, soyulması çok kolay değildir. Meyve, puflaşmadan uzun süre ağaç üzerinde kalabilir. Periyodisiteye eğilimi azdır. Olgunlaşma zamanı Kasım-Aralık ayıdır. Doğu Akdeniz Bölgesinde hızla yayılmaktadır.
konyatarim.com


Comment