Meyvcilik Kültürünün Tarihi 1
1 I. MEYVECİLİK KÜLTÜRÜNÜM TARİHÇESİ
Türkiye birçok meyve türlerinin anavatanı ve meyvecilik kültürünün beşiğidir. Bugün, meyvecilik kültüründe önem kazanmış olan elma, armut, ayva, fındık, antepfıstığı, vişne, kiraz, erik, ceviz, badem, kestane, incir, üzüm ve nar gibi bir çok meyve türü bu topraklarda ortaya çıkmıştır. Kültürü yapılan meyve türlerimizden başka kuşLurnu, alıç, ivez, böğürtlen, muşmula, melengic, keçi boynuzu ve idris gibi bir çok yabani meyvelere de rastlamak mümkündür C Tablo 1).
Yapılan kazılardan anlaşıldığına göre 4-5 bin yıl önce Anadolu' da yukarıda anılan meyve türlerinin yetiştirildiği ileri bir meyvecilik kültürü vardı. Ayrıca bu cağlarda Hin*distan'da manço, Çin'de portakal, şeftali, brabîon hurması ve Amerika' da avacado yetiştirildiği düşünül ursa;bu ülkelerin meyve türlerine büyük biir katkıda bulunmad^ı ancak kontrollü yetiştirme tekniğini ilerlettiği görülür.
Türkler batıya yaptıkları sefer ve gezilerle, Doğu.Asya meyvelerini batıya taşıyarak Dünye meyvecilik kültürüne çok değerli hizmetlerde bulunmuşlardır. Alman tabiat tarihi bi*limcilerinden Hehn, esk Yunanlılar ve Romalıların, Etiler ve Finikeliler zamanından sonraki meyvecilik kültüründen bahse*derken "...bu memleketlerdeki yabani ormanların yerinde simdi içerisinde dokunun meyve ağaçları yetişen ağaçları kurulmuş ve halkı tabiatın yabani ve ilkel kaynaklarının av ve mer'a ürünleri yanında, doğunun kültür meyvelerinin ferahlatıcı sularından zevk almaya başlamışlardır..." demektedir. Buradan anlaşı1 iyorki, Dünyanın en eski ülkelerinden sayılan Yunanlı*lar bile, meyvecilik kültürünü Anadolu' dan almışlar ve son*radan Roma'ya ve oradan da Avrupa1 ya geçmiştir.
İnsanlık tarihi kadar eski olan Bağ-Bahce ziraatı için*deki meyvecilik tarihide eskidir, önceleri göçebeler gördük*leri yabani meyvelerin meyvelerini tüUetmeye başlamışlardır. Ancak taze meyvelerin kısa bir süre içinde görünüp kaybolma*ları karsısında, bunları saklama gereğini duymuşlardır.önce*likle ağaç üstünde kuruyan ve yere dökülen ceviz, fındık, ba*dem meyveleri toplamakla işe başlamışlar sonraları ise, ken*dileri kurutma ve saklama yoluna gitmişlerdir. Yabani olarak yetişen meyvelerden sürekli yararlanma istekleri ise göçebe*leri bu meyvelerin oldukları yerlerde yerleşik hayat düzenine geçirmeye zorlamıştır. Bu nedenledirki çok eski zamanlarda Anadolu'da yabani meyve türlerinin cok fazla bulunduğu yüksek yaylalarla,kıyılar en eski kültür merkezleri konumundadırlar. Meyvecilik kültürünün sonraki gelişme periyodu ise; or*manlarda yetişen gene agac ve fidanların sökülerek evlerinin yakınlarına meyve bahçeleri kurmakla başlamıştır. Bu nedenle öncelikle <*yvar elma, armut,kızılcık, badem ve erik gibi mey*ve ağaçlarından kurulu*çi tler yapılmıştır. Daha sonraları ise yenilen meyvelerin atılan çekirdeklerden ve dip sürgünlerin*den yeni bitkilerin oluşabildiğini gördükten sonra çoğaltma tekniğini öğrenmişlerdir. îleriki yıllarda ise iri «eyvelerin tohumlarından daha iyi meyve aldıklarını farkettikten sonra ise bir ıslah metodu olan seleksiyonla üstün özellikle yeni bireyler'elde etmişlerdir. Tabii bu durumu bitkinin vegetatif kışlalarından faydalanarak da yapmışlardır. Kesilen bitki parçalarının toprağa değdikleri yerde köklenmelerini ve ye*şermelerini görmeleri ise bunlara çelikle çoğaltmayı; dalları
kırılan ve -seyrek meyve araçlarındaki meyvelerin daha iri ve kaliteli olması budama ve terbiyp şekillerini? birbirine sür*tünen ve sürtündükleri yerden iki dalın kaynadığının görül*mesi gibi olaylar ise meyvecilign ileri bir teknlojisi olan asıyla çoğaltmayı öğretmiştir. Meyvecilik kültürünün daha ileri aşaması ise, doku kültürüyle çoğaltma, bitki fizyoloji*si (hormonların ve bitki büyümeyi düzenleyici maddelerin, iyo-nize radyasyonun kullanımı gibi), kimya ve bitki ıslahı (me-lezlemels:-, kendilemeler ve mutasyonlarla üstün özellikli yeni bireylerin elde edilmesi) vb. alanlardaki gelişmelerle; hasat sonrası soğuk teknolojisindeki gelişmelerin meyveciliğe uygulanmaya başlandığı dönemleri oluşturur.
Yukarıda belirtilen tarihsel gelişimin bir çok aşaması*nı memleketimizde görmek mümkündür. Bugün bile hala yurdumu*zun bir çok yöresinde yabani meyvelerden hem doğal haliyla hemde onları aşılayarak yararlanma yoluna gitmektedirler, ör*neğin, yabani zeytinler, melengiçler, mahlep, kuşburnu, kı*zılcık, böğürtlen gibi.
özet olarak söylemek gerekirse, Türkiye bugün de butun bu gelişme asamalarıyla ve çok farklı ekolojilere sahip olma*sı nedeniyle, muzdan, şeftali, hurma ve elmaya kadar binbir meyveyi bünyesinde barındıran meyvecilik kültürünün tarihi bir müzesi durumundadır.
II. DÜNYADft YETİŞTİRİLEN MEYVE TÜRLERİ VE TÜRKIYENİN TÜR VE CESIT ZENGİNLİSİ
Dünya üzerinde yetiştirilen meyve türlerinin sayısı 138'i bulmaktadır. Bunlardan 85 tanesi tropik ve subtropik, kalanı sıcak ve soğuk mutedil iklim bölgelerinde yetiştiril*mektedir.
Türkiye çok değişik iki imleriyle çok sayıda tür ve çe*şitleri bünyesinde barındırır. Bu şekilde yurdumuzda yetişen meyve tür sayısı, yeni ürünlerle birlikte 75'in üzerindedir. Bu türlerin büyük çoğunluğunun orjini Anadolu olup, turunç*gillerin büyük çoğunluğu, şeftali, kivi, ananas, pikan gibi bazı meyve türleri ise çok önceden veya yakın zamanlarda yur*dumuza başka ülkelerden getirilmişlerdir. Türkiye'de görülen bu büyük tür zenginliği yanında, büyük bir çeşit bolluğuda vardır.Bu şekilde elmalarda çeşit sayısı 500, armutlarda 600, eriklerde 200, kirazlarda 1500 ve şeftalilerde ise 100' üze*rindedir. Dünyadaki çeşit sayıları ise bunların çok üzerin*dedir, örneğin, kirazlarda 1500, şeftalilerde ise 2000' e yakın çe?it vardır.
Türkiyenin bu çeşit zenginliği, tür zenginliği gibi ıs-lahçılar için, damızlık materyali sağlayan kaynakları oluş*turur. Gerçekten Erwin Baur 1927' de Kocaeli bölgesinden topladığı değişik erik tiplerini Almanya'ya götürmüş, aynı şekilde Kanada'lı Hunter Karadeniz bölgesinde Fusikladiuma dayanıklı Demir eî'nasî çeşidinden faydalanma yolları aramış*tır. Ayrıca çeşit bolluğumun sayesinde değişik ekolojilere uyum sağlayan üstün kaliteli çeşitleri ayırarak . buralarda yetiştirme imkanları ortaya çıkar. Bu kaynakları korumak ama*cıyla gen bankaları yanında, kolleksiyon .bahçeleri tesis edilmelidir. ..-•■■. " -.-.••: -■ • .-■'•:■; :■ • ..-■ ■■;
III. MEYVECtLîSÎN YURT EKONOMİSİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ '
Tarımda bir üretim dalının memleket ekonomisindeki ye*rini belirtmek için;
— üretim dalının kapladığı alan,
— Bu daldaki gelirlerin milli gelir içerisindeki yeri,
— Dıs ticaretteki yeri,
— Bu üretim dalı ile geçinen nüfus, ._ .
— Nüfus beslenmesindeki önemi,
— Endüstriye sağladığı hammaddeler bakımından durumu ve
— Yurt topraklarının korunması ve güzellestirilmesindeki yeri' nin bilinmesi önem kazanır.
Bu durumlara aşağıda kısaca değinilmiştir. Bahçe Bitki*leri yet istir ici1 i ğı Meyvecilik, Bağcılık ve Sebzecilik ola*rak incelenecektir.
1. Meyveciliğin Kapladığı Alan
Yurdumuzun hemen hemen her yerinde meyvecilik yapılmak*tadır. Ancak değişik bölgelere adapta olmuş ve çoğunlukla ka*litesini o yörelerde bulan meyvelerimiz, meyvecilik için daha büyük önem arzeder. örneğin, Karadeniz bölgemizde kıyı boyun*ca uzanan fındıklıklar ve mandarin bahçeleri, Marmara ve Ege Bölgelerinin incir ve zeytiniikleri,Akdeniz kıyısının turunç*giller ve muz bahçeleri, Güney Doğu Anadolu bölgemizin Antep- . fıstıkları ve zeytinlikleri gibi. Anadolu içerlerine doğru gidildikçe sulak vadiler ve yaylalık alanlarda ceviz, elma, armut, kiraz, vişne vd. meyve bahçelerini görmek mümkündür.
1392 yılı verilere göre 773452 kilometre kare olan toplam yüzölçümümüzün X40' ını işlenebilir alanlar, '/.I' ini sebze alanları ve 7.3—4' ünü (bağ alanları hariç) meyve alanları oluşturur (Anonymous., 1382; Anonymous., 1392a).
Mevcut tarım alanları içinde X6'lık meyvecilik alanında üretilen meyve türlerinin dağılımı ve 10 yıllık değişimi de
Tablo 3.' te verilmiştir.
Tablo 3. ZS'lık meyvecilik alanında üretilen meyve türlerinin dağılımı ve 10 yıllık değişimi
Şenel meyve alanımız 1992 yılına kadar düzenli olarak artmış ve 1932 yılında 1.565.000 hektarlık meyve alanında, 10.381.700 ton meyve üretimi gözlenmiştir. Bu üretim mikta*rının genel olarak ve tek tek meyve türlerine göre dağılımı ise S'-yledir.
Tablo 4-. 1392 yılı meyve üretim miktarının meyve grupları ve genel meyve üretimi içindeki dağılımı.
Tablo 5. 1932 yılı üretim miktarlarına göre meyve grupları içindeki türlerin, grup üretimi içindeki dağılımı
2. Meyveciliğin Milli Gelir İçindeki Payı ve İhracattaki Yeri
2.1.Dünya meyveciliğinin genel görünümü
Son istatistikı vsrilere göre dünya meyve üretimi yakla*şık 222 milyon tcı olup, bu üretimin 7. 34'ü Asya, 7. 24'ü Ame*rika, 7. 14'ü Avrupa, 7. 8'i Afrika kıtalarına ait olmuştur.
En fazla üretim yapan ülkeler arasında Cin, ABD, italya 've Türkiye yer almaktadır. En çok üretilen ürünler ise tu*runçgiller, muz. elma, armut ve şeftali gibi ürünlerdir. Bu üretim içinde ülkemizin elma ve armut üretimi dünya ülkeleri arasında orta sıralardadır.
Dünya'da en iyi kalitede yetiştirdiğimiz incir, üzüm gi*bi türlere ait veriler yalnızca bu ürünlerin kurutulmuş hal*lerine aittir. Kuru kayısı, kuru incir ve fındık gibi ürün*lerde en önemli üreticiler arasında yer alırken (birinci sı*radayız) yaş meyve üretim acısından ise çoğu ülkeler bizden önde gelmektedir.
Dünya meyve üretimi ve bunun kıtalara göre dağılımı tab*lo <5. 'de belirtilmiştir.
Tablo <f. Dünya meyve üret iminim: 1000 ton) kıtalara göre dağılımı ve oranları (.'/.')
Tabloda da görüldüğü gibi son 6.yıl içinde (13B6-1991) genel dünya meyve üretimi miktarında önemli bir değişim olma*mıştır. Ancak son yıllara doğru az da olsa meyve üretiminin arttığı gözlenmektedir. En fazla üretim; 221.845.000 ton ile 1991 yılında, en az üretim ise 193.065.000 ton ile 19B7' de yapılmıştı,'.
Kıtalar bazında ele aldığımızda Asya kıtasında en çok üretim yapılmaktadır ki Dünya meyve üretiminin 7. 35-40' im oluşturmaktadır. Bunu sırayla Amerika, Avrupa, Afrika ve Ok*yanusya kıtaları izlemektedir.
Kıtalar içinde en fazla turunçgil üretimini Brezilya, elma üretimini Cin, Türkiye ve Fransa, muz üretimini Hindis*tan, Brezilya, şeftali üretimini Amerika ve fındık üretimini Türkiye yapmaktadır
Dünya'da üretimi en çok yapılan meyvelere dikkat edildi*ğinde bu türlerin genelde tropik ve subtropik türler olduğu, dolayısıyla bu özelliğe sahip Ekvator ve Akdeniz kuşağı ülke-
leri bunların basında geldiği görülmektedir (Anonymous 1993c, Anonymous 1993d, Anonymous 1093e).
2.2. Dünya' da üretimi en fazla yapılan meyveler
Tablo 7-'nin incelenmeliyle de görülüyor ki, dünyada en fazla üretimi yapılan meyvelerin basında turunçgiller (porta*kal, mandarin, limon), muz, elma, armut ve şeftali gibi tür*ler gelmektedir(Anonymous., 198£; Anonymous., 1987; Anonysous., 1988; Anonymous., 1989a; Anonymous., 1990a; Anonymous., 1991b).
Tablo 7-Dünya'da en fazla üretilen meyvelerin üretim miktar*larının (1000 ton) yıllara göre dağılımları ve' dünya meyve üretimi içindeki oranları (.'/.').
Bu önemli türler arasında birinci sırayı yaklaşık 50 milyon ton ile portakal ve sırayla 44 milyon ton ile muz, 40 milyon ton ile elma ve bunları armut, mandarin, şeftali ve limon izlemektedir. Bu meyvelerin üretim miktarları Dünya meyve üretimiyle kıyaslandığında görülüyor ki portakal üreti*mi 7. 21-28, muz üretimi V, 21-22, elma üretimi 7. 19-21, armut 7. 5, mandarin "/. 4, şeftali V. 4, limon 7. 3'lük kısmını oluş*turmaktadır. 7. 21'lik kısmını oluşturan diğer meyve türleri*nin tek tek oranları ise X 3'ün altındadır. Bu grup içerisin*de de antepfıstığı, ceviz, fındık, kayısı, erik, badem ve kestane meyveleri yer alır.
Sözü edilen bu meyve türlerinin üretim ve ihracatını ürün bazında ele alarak incelemeye çalışalım (Anonymous, 1990K;Anonymous, 1991c; Anonymous, 1992b).
NOT: Tablolardaki verilerden aynı yıllara ait veriler arasındaki farklılıklar, yararlanılan kaynaklardan ortaya Çıkmıştır.
2.2.1. Portakal ve mandşrin üretimi ve ihracatı
Dünya portakal ve mandarin üretimi ihracat ve gelir du*rumunu gösteren tablo aşağıda verilmiştir.
En fazla üretimi yapılan meyvenin portakal olduğu daha önce belirtilmiş idi. Tabloda da görüldüğü gibi dünya porta*kal ve mandarin üretim miktarı yaklaşık 62 milyon ton olup bunun yaklaşık 5.5 milyon tonu ihraç edilmektedir. İhraç edi*len bu miktar portakal ve mandarin üretiminin 7. 9'luk kısmını oluşturmaktadır. Bundan elde edilen gelir de 2.7 milyon dolar civarındadır.
Kıtalar arasında portakal ve mandarin üretimi sırayla Amerika, Asya, Avrupa, Afrika ve Okyanusya kıtaları yer al*maktadır, ülkeler arasında ise en çok Brezilya, ABD üretim yapmakta ve bunun 7. 7"sini ihraç ederek yine ABD birinci sı*rayı almaktadır (Kaliforniya, Florida gibi eyaletler).
Tablo S . Dünya turunçgil üretiminin (portakal + mandarin )
kıta/ulke olarak dağılımı, ihraç miktarı(lOOOton), üretime oranıC/.) ve elde edilen gelir (1000 t)
2.2.2. Muz üretimi ve ihracatı
Muz, Dünya'da üretilen en önemli meyvelerin ikincisini oluşturur. Ortalama 40- 44 milyon ton üretimi yapılan muzun ortalan) 7. 21' lik kısmı ihraç edilmektedir. Bundan sağlanan gelir ise yaklaşık 2.5 - 3 milyon dolardır.
En fazla ı*uz üreten ülkelerin basında Brezilya ve Mek*sika gelmekte, ancak en fazla ürün ihraç eden ülkelerin ba*sında ise Ekvator, Filipinler ve Honduras gelmektedir. Bu ülkeler ürettikleri muzun 7. 25-92'sini ihraç ederek yaklaşık, Ekvator 600 bin dolar, Filipinler 160 bin dolar ve Honduras 300 bin dolar gelir sağlamaktadır (Tablo 9).
Tablo 9.Dünya muz üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı (1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir C1000 *)
2.2.3. Elma üretimi ve ihracatı
Dünya'da üretimi yapılan en önemli meyveler arasında yer alan elmanın durumunu gösteren tablo aşağıda gösterilmiştir.
Elmanın üretim miktarı 39.5-40 milyon ton ile muzdan sonra gelmektedir. Ancak ihraç miktarı ve bundan elde edilen qelir, muz'a oranla oldukça düşüktür ki 3.6-3.9 milyon ton île X 9-1O' luk kısmı ihraç edilmektedir. Bu ihraçtan da yak*laşık 2.3 milyon dolar gelir sağlanmaktadır.
En fazla elma üreten ülkeler Cin ve USA olup ihracatta ön sırayı, Fransa ve USA almaktadır. Fransa ihraç ettiği üründen yaklaşık 600 bin dolar, USA ise 28O bin dolar gelir elde etmektedir.
Tablo 10.Dünya elma üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihr^c miktar ı < 1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir (1000 $)
2.2.4. Armut üretimi ve ihracatı
Armut üretim miktarı 3.4 milyon ton olup, Dünya meyve ü— retiminin 7. 4-5'lik kısmını oluş turur. Bunun 7. 10'u ihraç edi*lerek 740 bin dolar gelir sağlamaktadır.
Armut üretiminin kıta/ülkelere göre dağılımı ise. Tablo 11' deki gibidir.
Tablodan da anlaşılacağı gibi en fazla armut üretimi As*ya kıtasında yapılmaktadır ki, Dünya armut üretiminin "/. 42' sini oluşturmaktadır, ülkeler bazında da .Cin üretimde ilk sı*rada yer alır. Ancak en fazla armut ihraç eden ülkeler;Arjan-tin, USA ve Fransa'dır. Arjantin 1991 yılında 155 bin ton ar*mut ihraç ederek 80 bin dolar; USA 120 bin tonluk ihracıyla 75 bin dolar gelir sağlamıştır.
Tablo 11. Dünya Armut üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı(100O ton) üretime oranı <7.) ve elde edilen gelir (1000 *)
2.2.5. Şeftali üretimi ve ihracatı
Dünya meyve üretiminin 7. 4'ünü şeftali oluşturmakta ve yaklaşık 8.6 milyon ton üretimi yapılan şeftalinin 7. '3' luk kısmı ihraç edilmektedir (Tablo 7. ve İl). En fazla şeftali üreten ülkelerin basında italya ve USA gelir. Yine aynı ülke*ler en çok şeftali ihraç edenlerin basında yer alır.Buna göre İtalya ortalama 1.5 milyon ton şeftali üretmekte ve 7. 29-30' unu ihraç ederek, yaklaşık 500 bin dolar gelir sağlamaktadır.
2.2.6. Limon üretimi ve ihracatı
Tablo 13'de de görüldüğü gibi dünya üretim miktarı S.6 milyon ton dolayındadır. X 2-16'sı ihraç edilen limonun en fazla üretimi ve ihracı Amerika kıtasında yapılmaktadır, üretimde en basta italya ve USA yer alırken, en fazla limon ihraç eden İsyanya'dır ki ortalama 350 bin ton ile üretiminin 7. 60'ını ihra, ederek 180 bin dolar gelir sağlamaktadır.
Tablo 12. Dünya şeftali üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı(1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir C1000 $)
Tablo 13. Dünya limon üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı (1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir (1000 $)
1 I. MEYVECİLİK KÜLTÜRÜNÜM TARİHÇESİ
Türkiye birçok meyve türlerinin anavatanı ve meyvecilik kültürünün beşiğidir. Bugün, meyvecilik kültüründe önem kazanmış olan elma, armut, ayva, fındık, antepfıstığı, vişne, kiraz, erik, ceviz, badem, kestane, incir, üzüm ve nar gibi bir çok meyve türü bu topraklarda ortaya çıkmıştır. Kültürü yapılan meyve türlerimizden başka kuşLurnu, alıç, ivez, böğürtlen, muşmula, melengic, keçi boynuzu ve idris gibi bir çok yabani meyvelere de rastlamak mümkündür C Tablo 1).
Yapılan kazılardan anlaşıldığına göre 4-5 bin yıl önce Anadolu' da yukarıda anılan meyve türlerinin yetiştirildiği ileri bir meyvecilik kültürü vardı. Ayrıca bu cağlarda Hin*distan'da manço, Çin'de portakal, şeftali, brabîon hurması ve Amerika' da avacado yetiştirildiği düşünül ursa;bu ülkelerin meyve türlerine büyük biir katkıda bulunmad^ı ancak kontrollü yetiştirme tekniğini ilerlettiği görülür.
Türkler batıya yaptıkları sefer ve gezilerle, Doğu.Asya meyvelerini batıya taşıyarak Dünye meyvecilik kültürüne çok değerli hizmetlerde bulunmuşlardır. Alman tabiat tarihi bi*limcilerinden Hehn, esk Yunanlılar ve Romalıların, Etiler ve Finikeliler zamanından sonraki meyvecilik kültüründen bahse*derken "...bu memleketlerdeki yabani ormanların yerinde simdi içerisinde dokunun meyve ağaçları yetişen ağaçları kurulmuş ve halkı tabiatın yabani ve ilkel kaynaklarının av ve mer'a ürünleri yanında, doğunun kültür meyvelerinin ferahlatıcı sularından zevk almaya başlamışlardır..." demektedir. Buradan anlaşı1 iyorki, Dünyanın en eski ülkelerinden sayılan Yunanlı*lar bile, meyvecilik kültürünü Anadolu' dan almışlar ve son*radan Roma'ya ve oradan da Avrupa1 ya geçmiştir.
İnsanlık tarihi kadar eski olan Bağ-Bahce ziraatı için*deki meyvecilik tarihide eskidir, önceleri göçebeler gördük*leri yabani meyvelerin meyvelerini tüUetmeye başlamışlardır. Ancak taze meyvelerin kısa bir süre içinde görünüp kaybolma*ları karsısında, bunları saklama gereğini duymuşlardır.önce*likle ağaç üstünde kuruyan ve yere dökülen ceviz, fındık, ba*dem meyveleri toplamakla işe başlamışlar sonraları ise, ken*dileri kurutma ve saklama yoluna gitmişlerdir. Yabani olarak yetişen meyvelerden sürekli yararlanma istekleri ise göçebe*leri bu meyvelerin oldukları yerlerde yerleşik hayat düzenine geçirmeye zorlamıştır. Bu nedenledirki çok eski zamanlarda Anadolu'da yabani meyve türlerinin cok fazla bulunduğu yüksek yaylalarla,kıyılar en eski kültür merkezleri konumundadırlar. Meyvecilik kültürünün sonraki gelişme periyodu ise; or*manlarda yetişen gene agac ve fidanların sökülerek evlerinin yakınlarına meyve bahçeleri kurmakla başlamıştır. Bu nedenle öncelikle <*yvar elma, armut,kızılcık, badem ve erik gibi mey*ve ağaçlarından kurulu*çi tler yapılmıştır. Daha sonraları ise yenilen meyvelerin atılan çekirdeklerden ve dip sürgünlerin*den yeni bitkilerin oluşabildiğini gördükten sonra çoğaltma tekniğini öğrenmişlerdir. îleriki yıllarda ise iri «eyvelerin tohumlarından daha iyi meyve aldıklarını farkettikten sonra ise bir ıslah metodu olan seleksiyonla üstün özellikle yeni bireyler'elde etmişlerdir. Tabii bu durumu bitkinin vegetatif kışlalarından faydalanarak da yapmışlardır. Kesilen bitki parçalarının toprağa değdikleri yerde köklenmelerini ve ye*şermelerini görmeleri ise bunlara çelikle çoğaltmayı; dalları
kırılan ve -seyrek meyve araçlarındaki meyvelerin daha iri ve kaliteli olması budama ve terbiyp şekillerini? birbirine sür*tünen ve sürtündükleri yerden iki dalın kaynadığının görül*mesi gibi olaylar ise meyvecilign ileri bir teknlojisi olan asıyla çoğaltmayı öğretmiştir. Meyvecilik kültürünün daha ileri aşaması ise, doku kültürüyle çoğaltma, bitki fizyoloji*si (hormonların ve bitki büyümeyi düzenleyici maddelerin, iyo-nize radyasyonun kullanımı gibi), kimya ve bitki ıslahı (me-lezlemels:-, kendilemeler ve mutasyonlarla üstün özellikli yeni bireylerin elde edilmesi) vb. alanlardaki gelişmelerle; hasat sonrası soğuk teknolojisindeki gelişmelerin meyveciliğe uygulanmaya başlandığı dönemleri oluşturur.
Yukarıda belirtilen tarihsel gelişimin bir çok aşaması*nı memleketimizde görmek mümkündür. Bugün bile hala yurdumu*zun bir çok yöresinde yabani meyvelerden hem doğal haliyla hemde onları aşılayarak yararlanma yoluna gitmektedirler, ör*neğin, yabani zeytinler, melengiçler, mahlep, kuşburnu, kı*zılcık, böğürtlen gibi.
özet olarak söylemek gerekirse, Türkiye bugün de butun bu gelişme asamalarıyla ve çok farklı ekolojilere sahip olma*sı nedeniyle, muzdan, şeftali, hurma ve elmaya kadar binbir meyveyi bünyesinde barındıran meyvecilik kültürünün tarihi bir müzesi durumundadır.
II. DÜNYADft YETİŞTİRİLEN MEYVE TÜRLERİ VE TÜRKIYENİN TÜR VE CESIT ZENGİNLİSİ
Dünya üzerinde yetiştirilen meyve türlerinin sayısı 138'i bulmaktadır. Bunlardan 85 tanesi tropik ve subtropik, kalanı sıcak ve soğuk mutedil iklim bölgelerinde yetiştiril*mektedir.
Türkiye çok değişik iki imleriyle çok sayıda tür ve çe*şitleri bünyesinde barındırır. Bu şekilde yurdumuzda yetişen meyve tür sayısı, yeni ürünlerle birlikte 75'in üzerindedir. Bu türlerin büyük çoğunluğunun orjini Anadolu olup, turunç*gillerin büyük çoğunluğu, şeftali, kivi, ananas, pikan gibi bazı meyve türleri ise çok önceden veya yakın zamanlarda yur*dumuza başka ülkelerden getirilmişlerdir. Türkiye'de görülen bu büyük tür zenginliği yanında, büyük bir çeşit bolluğuda vardır.Bu şekilde elmalarda çeşit sayısı 500, armutlarda 600, eriklerde 200, kirazlarda 1500 ve şeftalilerde ise 100' üze*rindedir. Dünyadaki çeşit sayıları ise bunların çok üzerin*dedir, örneğin, kirazlarda 1500, şeftalilerde ise 2000' e yakın çe?it vardır.
Türkiyenin bu çeşit zenginliği, tür zenginliği gibi ıs-lahçılar için, damızlık materyali sağlayan kaynakları oluş*turur. Gerçekten Erwin Baur 1927' de Kocaeli bölgesinden topladığı değişik erik tiplerini Almanya'ya götürmüş, aynı şekilde Kanada'lı Hunter Karadeniz bölgesinde Fusikladiuma dayanıklı Demir eî'nasî çeşidinden faydalanma yolları aramış*tır. Ayrıca çeşit bolluğumun sayesinde değişik ekolojilere uyum sağlayan üstün kaliteli çeşitleri ayırarak . buralarda yetiştirme imkanları ortaya çıkar. Bu kaynakları korumak ama*cıyla gen bankaları yanında, kolleksiyon .bahçeleri tesis edilmelidir. ..-•■■. " -.-.••: -■ • .-■'•:■; :■ • ..-■ ■■;
III. MEYVECtLîSÎN YURT EKONOMİSİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ '
Tarımda bir üretim dalının memleket ekonomisindeki ye*rini belirtmek için;
— üretim dalının kapladığı alan,
— Bu daldaki gelirlerin milli gelir içerisindeki yeri,
— Dıs ticaretteki yeri,
— Bu üretim dalı ile geçinen nüfus, ._ .
— Nüfus beslenmesindeki önemi,
— Endüstriye sağladığı hammaddeler bakımından durumu ve
— Yurt topraklarının korunması ve güzellestirilmesindeki yeri' nin bilinmesi önem kazanır.
Bu durumlara aşağıda kısaca değinilmiştir. Bahçe Bitki*leri yet istir ici1 i ğı Meyvecilik, Bağcılık ve Sebzecilik ola*rak incelenecektir.
1. Meyveciliğin Kapladığı Alan
Yurdumuzun hemen hemen her yerinde meyvecilik yapılmak*tadır. Ancak değişik bölgelere adapta olmuş ve çoğunlukla ka*litesini o yörelerde bulan meyvelerimiz, meyvecilik için daha büyük önem arzeder. örneğin, Karadeniz bölgemizde kıyı boyun*ca uzanan fındıklıklar ve mandarin bahçeleri, Marmara ve Ege Bölgelerinin incir ve zeytiniikleri,Akdeniz kıyısının turunç*giller ve muz bahçeleri, Güney Doğu Anadolu bölgemizin Antep- . fıstıkları ve zeytinlikleri gibi. Anadolu içerlerine doğru gidildikçe sulak vadiler ve yaylalık alanlarda ceviz, elma, armut, kiraz, vişne vd. meyve bahçelerini görmek mümkündür.
1392 yılı verilere göre 773452 kilometre kare olan toplam yüzölçümümüzün X40' ını işlenebilir alanlar, '/.I' ini sebze alanları ve 7.3—4' ünü (bağ alanları hariç) meyve alanları oluşturur (Anonymous., 1382; Anonymous., 1392a).
Mevcut tarım alanları içinde X6'lık meyvecilik alanında üretilen meyve türlerinin dağılımı ve 10 yıllık değişimi de
Tablo 3.' te verilmiştir.
Tablo 3. ZS'lık meyvecilik alanında üretilen meyve türlerinin dağılımı ve 10 yıllık değişimi
Şenel meyve alanımız 1992 yılına kadar düzenli olarak artmış ve 1932 yılında 1.565.000 hektarlık meyve alanında, 10.381.700 ton meyve üretimi gözlenmiştir. Bu üretim mikta*rının genel olarak ve tek tek meyve türlerine göre dağılımı ise S'-yledir.
Tablo 4-. 1392 yılı meyve üretim miktarının meyve grupları ve genel meyve üretimi içindeki dağılımı.
Tablo 5. 1932 yılı üretim miktarlarına göre meyve grupları içindeki türlerin, grup üretimi içindeki dağılımı
2. Meyveciliğin Milli Gelir İçindeki Payı ve İhracattaki Yeri
2.1.Dünya meyveciliğinin genel görünümü
Son istatistikı vsrilere göre dünya meyve üretimi yakla*şık 222 milyon tcı olup, bu üretimin 7. 34'ü Asya, 7. 24'ü Ame*rika, 7. 14'ü Avrupa, 7. 8'i Afrika kıtalarına ait olmuştur.
En fazla üretim yapan ülkeler arasında Cin, ABD, italya 've Türkiye yer almaktadır. En çok üretilen ürünler ise tu*runçgiller, muz. elma, armut ve şeftali gibi ürünlerdir. Bu üretim içinde ülkemizin elma ve armut üretimi dünya ülkeleri arasında orta sıralardadır.
Dünya'da en iyi kalitede yetiştirdiğimiz incir, üzüm gi*bi türlere ait veriler yalnızca bu ürünlerin kurutulmuş hal*lerine aittir. Kuru kayısı, kuru incir ve fındık gibi ürün*lerde en önemli üreticiler arasında yer alırken (birinci sı*radayız) yaş meyve üretim acısından ise çoğu ülkeler bizden önde gelmektedir.
Dünya meyve üretimi ve bunun kıtalara göre dağılımı tab*lo <5. 'de belirtilmiştir.
Tablo <f. Dünya meyve üret iminim: 1000 ton) kıtalara göre dağılımı ve oranları (.'/.')
Tabloda da görüldüğü gibi son 6.yıl içinde (13B6-1991) genel dünya meyve üretimi miktarında önemli bir değişim olma*mıştır. Ancak son yıllara doğru az da olsa meyve üretiminin arttığı gözlenmektedir. En fazla üretim; 221.845.000 ton ile 1991 yılında, en az üretim ise 193.065.000 ton ile 19B7' de yapılmıştı,'.
Kıtalar bazında ele aldığımızda Asya kıtasında en çok üretim yapılmaktadır ki Dünya meyve üretiminin 7. 35-40' im oluşturmaktadır. Bunu sırayla Amerika, Avrupa, Afrika ve Ok*yanusya kıtaları izlemektedir.
Kıtalar içinde en fazla turunçgil üretimini Brezilya, elma üretimini Cin, Türkiye ve Fransa, muz üretimini Hindis*tan, Brezilya, şeftali üretimini Amerika ve fındık üretimini Türkiye yapmaktadır
Dünya'da üretimi en çok yapılan meyvelere dikkat edildi*ğinde bu türlerin genelde tropik ve subtropik türler olduğu, dolayısıyla bu özelliğe sahip Ekvator ve Akdeniz kuşağı ülke-
leri bunların basında geldiği görülmektedir (Anonymous 1993c, Anonymous 1993d, Anonymous 1093e).
2.2. Dünya' da üretimi en fazla yapılan meyveler
Tablo 7-'nin incelenmeliyle de görülüyor ki, dünyada en fazla üretimi yapılan meyvelerin basında turunçgiller (porta*kal, mandarin, limon), muz, elma, armut ve şeftali gibi tür*ler gelmektedir(Anonymous., 198£; Anonymous., 1987; Anonysous., 1988; Anonymous., 1989a; Anonymous., 1990a; Anonymous., 1991b).
Tablo 7-Dünya'da en fazla üretilen meyvelerin üretim miktar*larının (1000 ton) yıllara göre dağılımları ve' dünya meyve üretimi içindeki oranları (.'/.').
Bu önemli türler arasında birinci sırayı yaklaşık 50 milyon ton ile portakal ve sırayla 44 milyon ton ile muz, 40 milyon ton ile elma ve bunları armut, mandarin, şeftali ve limon izlemektedir. Bu meyvelerin üretim miktarları Dünya meyve üretimiyle kıyaslandığında görülüyor ki portakal üreti*mi 7. 21-28, muz üretimi V, 21-22, elma üretimi 7. 19-21, armut 7. 5, mandarin "/. 4, şeftali V. 4, limon 7. 3'lük kısmını oluş*turmaktadır. 7. 21'lik kısmını oluşturan diğer meyve türleri*nin tek tek oranları ise X 3'ün altındadır. Bu grup içerisin*de de antepfıstığı, ceviz, fındık, kayısı, erik, badem ve kestane meyveleri yer alır.
Sözü edilen bu meyve türlerinin üretim ve ihracatını ürün bazında ele alarak incelemeye çalışalım (Anonymous, 1990K;Anonymous, 1991c; Anonymous, 1992b).
NOT: Tablolardaki verilerden aynı yıllara ait veriler arasındaki farklılıklar, yararlanılan kaynaklardan ortaya Çıkmıştır.
2.2.1. Portakal ve mandşrin üretimi ve ihracatı
Dünya portakal ve mandarin üretimi ihracat ve gelir du*rumunu gösteren tablo aşağıda verilmiştir.
En fazla üretimi yapılan meyvenin portakal olduğu daha önce belirtilmiş idi. Tabloda da görüldüğü gibi dünya porta*kal ve mandarin üretim miktarı yaklaşık 62 milyon ton olup bunun yaklaşık 5.5 milyon tonu ihraç edilmektedir. İhraç edi*len bu miktar portakal ve mandarin üretiminin 7. 9'luk kısmını oluşturmaktadır. Bundan elde edilen gelir de 2.7 milyon dolar civarındadır.
Kıtalar arasında portakal ve mandarin üretimi sırayla Amerika, Asya, Avrupa, Afrika ve Okyanusya kıtaları yer al*maktadır, ülkeler arasında ise en çok Brezilya, ABD üretim yapmakta ve bunun 7. 7"sini ihraç ederek yine ABD birinci sı*rayı almaktadır (Kaliforniya, Florida gibi eyaletler).
Tablo S . Dünya turunçgil üretiminin (portakal + mandarin )
kıta/ulke olarak dağılımı, ihraç miktarı(lOOOton), üretime oranıC/.) ve elde edilen gelir (1000 t)
2.2.2. Muz üretimi ve ihracatı
Muz, Dünya'da üretilen en önemli meyvelerin ikincisini oluşturur. Ortalama 40- 44 milyon ton üretimi yapılan muzun ortalan) 7. 21' lik kısmı ihraç edilmektedir. Bundan sağlanan gelir ise yaklaşık 2.5 - 3 milyon dolardır.
En fazla ı*uz üreten ülkelerin basında Brezilya ve Mek*sika gelmekte, ancak en fazla ürün ihraç eden ülkelerin ba*sında ise Ekvator, Filipinler ve Honduras gelmektedir. Bu ülkeler ürettikleri muzun 7. 25-92'sini ihraç ederek yaklaşık, Ekvator 600 bin dolar, Filipinler 160 bin dolar ve Honduras 300 bin dolar gelir sağlamaktadır (Tablo 9).
Tablo 9.Dünya muz üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı (1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir C1000 *)
2.2.3. Elma üretimi ve ihracatı
Dünya'da üretimi yapılan en önemli meyveler arasında yer alan elmanın durumunu gösteren tablo aşağıda gösterilmiştir.
Elmanın üretim miktarı 39.5-40 milyon ton ile muzdan sonra gelmektedir. Ancak ihraç miktarı ve bundan elde edilen qelir, muz'a oranla oldukça düşüktür ki 3.6-3.9 milyon ton île X 9-1O' luk kısmı ihraç edilmektedir. Bu ihraçtan da yak*laşık 2.3 milyon dolar gelir sağlanmaktadır.
En fazla elma üreten ülkeler Cin ve USA olup ihracatta ön sırayı, Fransa ve USA almaktadır. Fransa ihraç ettiği üründen yaklaşık 600 bin dolar, USA ise 28O bin dolar gelir elde etmektedir.
Tablo 10.Dünya elma üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihr^c miktar ı < 1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir (1000 $)
2.2.4. Armut üretimi ve ihracatı
Armut üretim miktarı 3.4 milyon ton olup, Dünya meyve ü— retiminin 7. 4-5'lik kısmını oluş turur. Bunun 7. 10'u ihraç edi*lerek 740 bin dolar gelir sağlamaktadır.
Armut üretiminin kıta/ülkelere göre dağılımı ise. Tablo 11' deki gibidir.
Tablodan da anlaşılacağı gibi en fazla armut üretimi As*ya kıtasında yapılmaktadır ki, Dünya armut üretiminin "/. 42' sini oluşturmaktadır, ülkeler bazında da .Cin üretimde ilk sı*rada yer alır. Ancak en fazla armut ihraç eden ülkeler;Arjan-tin, USA ve Fransa'dır. Arjantin 1991 yılında 155 bin ton ar*mut ihraç ederek 80 bin dolar; USA 120 bin tonluk ihracıyla 75 bin dolar gelir sağlamıştır.
Tablo 11. Dünya Armut üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı(100O ton) üretime oranı <7.) ve elde edilen gelir (1000 *)
2.2.5. Şeftali üretimi ve ihracatı
Dünya meyve üretiminin 7. 4'ünü şeftali oluşturmakta ve yaklaşık 8.6 milyon ton üretimi yapılan şeftalinin 7. '3' luk kısmı ihraç edilmektedir (Tablo 7. ve İl). En fazla şeftali üreten ülkelerin basında italya ve USA gelir. Yine aynı ülke*ler en çok şeftali ihraç edenlerin basında yer alır.Buna göre İtalya ortalama 1.5 milyon ton şeftali üretmekte ve 7. 29-30' unu ihraç ederek, yaklaşık 500 bin dolar gelir sağlamaktadır.
2.2.6. Limon üretimi ve ihracatı
Tablo 13'de de görüldüğü gibi dünya üretim miktarı S.6 milyon ton dolayındadır. X 2-16'sı ihraç edilen limonun en fazla üretimi ve ihracı Amerika kıtasında yapılmaktadır, üretimde en basta italya ve USA yer alırken, en fazla limon ihraç eden İsyanya'dır ki ortalama 350 bin ton ile üretiminin 7. 60'ını ihra, ederek 180 bin dolar gelir sağlamaktadır.
Tablo 12. Dünya şeftali üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı(1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir C1000 $)
Tablo 13. Dünya limon üretiminin kıta/ülke olarak dağılımı, ihraç miktarı (1000 ton) üretime oranı (7.) ve elde edilen gelir (1000 $)


Comment