Meyvecilikte Sorunlar ve Öneriler
ADANA GÜÇBİRLİĞİ VAKFI Adana 1.Tarım Şurası "Meyvecilik" Alt Komisyonu RaporuGENEL DURUM1970-1996 yılları arasındaki Adana meyveciliği incelendiğinde genel olarak yumuşak çekir-dekli meyvelerde %79.3, sert çekirdekli meyvelerde %78.3, turunçgillerde % 82.6, sert kabuklu meyvelerde %60.0 ve üzümsü meyvelerde ise %52.2 oranında bir üretim artışı meydana gelmiştir. Turunçgillerde yıllık ortalama % 8.2 oranında üretim artışı vardır.Öteki tarımsal uğraşılara göre sabır isteyen, zor, meşakkatli, uzun yıllar çalışma gerektiren meyve yetiştiriciliğinde, her türlü risklerine katlanarak çaba sarfeden Adana’lı üreticiler bu gelişmelerde büyük rol oynamışlardır. Bölgede turunçgil yetiştiriciliğinin bugünkü konuma gelmesinde başta bu işe gönül vermiş ve bunu geçim kaynağı olarak seçen üreticilerimizin kişisel çabaları olmak üzere Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bölgedeki sorumlu kuruluşları ile Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi ilgili bölümleri ve araştırma ünitelerinin payı vardır. Adana'da üretilen meyve türlerinin 1996 yılında payları bakımından ilk sırayı turunçgiller (% 84.6), ikinci sırayı üzümsü meyveler (% 7.7), üçüncü sırayı sert çekirdekli meyveler (% 5.5), dördüncü sırayı yumuşak çekirdekli meyveler (%1.9) ve beşinci sırayı ise sert kabuklu meyveler (% 0.2) almaktadır. Bu tabloya göre uzun yıllar ele alındığında ele alınan meyve gruplarının üretim artışı % 52.2-%82.6 arasında değişmektedir.Bu meyvelerin 1996 yılı itibariyle Türkiye üretimindeki payları açısından birinci sırada Turunç-giller (%28.8), ikinci sırayı yumuşak çekirdekli meyveler (%4.6), üçüncü sırayı sert çekirdekli mey-veler (%1.2), dördüncü sırayı üzümsü meyveler (%1.1.) ve beşinci sırada ise Sert kabuklu mey-veler (%0,14) yer almaktadır. Ancak bu meyve gruplarının Adana meyve üretiminde payları incelendiğinde en fazla turunç-gillerin (%84.6) olduğu görülecektir. Tüm bu gelişmeler ele alındığında üzerinde durulması gereken meyve grupları içinde en ö-nemli sırayı turunçgillerin aldığı ve yapılacak çalışmaların bu meyve grubu üzerinde yoğunlaşması gerektiğini ortaya koymaktadır. Adana'ya yönelik Bahçe Bitkileri konusunda çalışmalar Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı kuruluşlar ile ÇÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri ve ilgili öteki Bölümlerde, ÇÜ Subtropik Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezinde sürdürülmektedir. Ayrıca bölgeye yönelik Turunçgiller alanında çalışmalar yapacak yeni bir enstitü kurma girişimleri de sürmektedir.Ancak öteki meyve türleri de özellikle turfanda meyve yetiştiriciliği açısından gelecek vaat et-mesi bakımından Adana'nın ve Türkiye meyve üretimim içinde gerekli paya sahip olmaları için önemle üzerinde durulması gerekli öncelikli konulardır. Çukurova ve Adana'nın turunçgil yetiştiri-ciliğinin riskli olabildiği bazı yörelerinde bu meyve türlerinin üretim ve yaygınlaşmalarında büyük olanaklar bulunmaktadır.Tüm bu gelişmeler ele alındığında öncelikle turunçgil üretimi ile ilgili sorunların çözümü ile bağcılık ve öteki meyve türlerinin yaygınlaştırma çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.Adana meyve yetiştiriciliği için büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak meyveciliğe uygun alanla-rın çok az bir kısmı kullanılmaktadır. 1974 yılından sonra pamuk yetiştiriciliğini etkileyen beyaz si-nek zararından ve pamuk yetiştiriciliğinin sulamanın başlaması ile birlikte GAP illerine kaymasın-dan sonra Adana'da bahçe tarımına geçiş hızlanmıştır.
GENEL SORUNLAR1. İlk kez Bölgede Üretici-Üniversite-Pazarlamacı ve İhracatçı bir araya gelmiştir.2. Güç Birliği yapılma zorunluluğu tüm kesimler tarafından anlaşılmış, benimsenmiş ve bu ko-nuda ortak istek oluşmuştur. Bu istek, ortak hareketin başlangıç ögesidir. Bölgede meyveciliğin gelişmesine etkin kuruluşların katkısı önemli bir fırsat olabilir.3. Güç Birliği yaratılırken amaç birliği ve çalışma alanları ortaya konmalıdır.4. Bugün artık her şeyin Devletten beklenmesi dönemi sona ermek üzeredir. Genel yaklaşım Özel Sektör kendi sorunlarını belirlemeli, bunlara kendi içinde çözümler aramalı bilgi kaynağına ulaşarak gelece¤e yönelik öneriler hazırlamalıdır. Bölgenin meyvecilik sorunları yine bölge insanı tarafından çözümlenmelidir. 5. Bu çalışmayla üreticilerin sorunlarındaki öncelik ve gereksinmeler ile bilim çevrelerinin ön-celikleri arasında ilk kez bir koordinasyon sağlanma olanağı doğmuştur.6. Karşılıklı olarak her kesimin ortak yararına çalışmalar yapılabilmesi, birbirlerini tanıyabilmesi, ön yargıdan arınabilme ve karşılıklı güven ortamının oluşturulmasına fırsat doğmuştur.7. Bölgede, bugünkü duruma göre yapılan meyveciliğin çok önemli ve kökleri eskilere daya-nan sorunları vardır. Meyveciliğin gelişmesi doğrultusunda bazı önemli çalışmalar her kesimde (Üniversite, Yetiştirici ve Pazarlamacıda yapılmıştır. Ancak bugüne kadar yeterli işbirliği, koordi-nasyon ve iletişim ortamı gelişmediğinden bölgeye yeterince yaralı olmamıştır.8. Çukurova bölgesi Dünya turunçgil kuşağının kuzey ucunda yer almaktadır. Bu nedenle üre-tim esnasında iklim yönünden çok büyük riskler söz konusudur. Ancak bölgemizin ekolojik durumu turunçgillerde, öteki turunçgil üreticisi ülkelere göre uygun yer ve çeşit seçildiği takdirde yüksek nitelikteki bir meyve kalitesini de sağlamaktadır.9. Diğer üretici ülkelere göre iklim geçişleri çok sert olmaktadır. Bölgemiz yağışlı, genel olarak toprak karakteri ağır bünyeli ve kışları soğuk havadan doğrudan etkilenen bir yerdir.10. Türkiye’de kabul edilmiş bir turunçgil politikası yoktur. Üreticileri temsil edecek bir kurum teşkil edilmemiştir.11. Üreticiler ile teknik birimler arasında koordinasyon eksikliği olup bunu ve bilgi akışını sağlayacak bir meyvecilik servisi (Extention) kurulamamıştır.12. Üretimde modern teknolojinin uygulanmasında eksiklikler vardır.13.Yurtdışı ve yurtiçindeki birimler ile ilgili iletişim eksikliği vardır. 14. Edinilen bilgilerin yayım yolu ile üreticilere ve gerekli makamlara ulaştırılmasında yetersiz-likler bulunmaktadır.15. Bölgemizde hızla büyümekte olan meyvecilik sektörü ile ilgili istatistik bilgiler az olup bun-lar üreticiye de ulaşmamaktadır.16. Bölgede kurulu açık ve kapalı drenaj sistemlerinin yer yer iyi çalışmadığı gözlenmektedir.
BÖLGEYE ÖZEL SORUNLAR1. Bilgi, eğitim, kalite kavramı, altyapı, ekipman ve projelendirme noksanlığı vardır.2. Bölge meyvecili¤inde genel bir verimlilik sorunu vardır (Meyve verimi ve karlılık).3. Bahçe verimliliklerin düşük olması maliyeti arttırmaktadır.4. Bölgede yaprak ve toprak analizlerinin yapılacağı mevcut laboratuarlar, bu amaçlar için yetersiz kalmaktadır.5. Meyve bahçelerinin beslenme programları bilimsel esaslara göre yapılamamaktadır.6. Yaprak analizlerinin doğru yorumlara dayandırılması en az analizler kadar önemlidir. Bilgi eksikliği veya başka amaçlarla verilecek şablon reçeteler üreticiye yarardan çok zarar verecektir ve halen de vermektedir.7. Ulaşım ve elektrik enerjisi altyapısının yeterli olmaması bahçelerde modern teknolojilerin kullanımı engellemekte ve sorunlar yaratmaktadır.8. Bölgede çalışan ziraat mühendislerinden istenen düzeyde ihtisaslaşma yoktur.9. Bölgede çalışan ziraat mühendislerine meslek içi, mezuniyet sonrası eğitime gereksinim vardır. Bunun yokluğu ve ticari bağlantılar nedeniyle bölgede büyük yanlışlıklar yapılmaktadır. Meyveciliğin uzun vadeli bir faaliyet olduğu düşünülürse başlangıçta yapılacak yanlışlıklar bölge ve ülke ekonomisini ve gelişmesini de uzun süreli olarak olumsuz yönde etkileyeceği açıktır.10. Turunçgil ve öteki meyve türleri ile ilgili fidancılık sorunları tüm ovada yaşanmaktadır. ÇÜ Ziraat.Fakültesi Bitki Koruma Bölümü ve öteki ilgili kuruluşlar tarafından bölgede yapılan çalış-malarla 16 virüs ve benzeri hastalığın varlığı saptanmıştır. Bölgedeki turunçgil ağaçları, büyük oranda bu virüs ve benzeri hastalıkların bir kaç tanesi ile bulaşıktır.11. Fidancılık bölgede başı boş bir şekilde veya belli kişi ve kuruluşların kontrolü altında sür-dürülmektedir. Fidancılıktaki gelişmeler bölge üreticilerinin gereksinimlerini karşılamaktan uzaktır. Turunçgilerde sağlık, ılıman iklim meyve türlerinde de bölgenin so¤uklama ihtiyacı dikkate alınma-dan çeşitli yörelerden kontrolsüz olarak getirilen fidanlar satılmaktadır.12. Bölgede anaç kavramı henüz yerleşmemiştir. Turunçgillerde yaygın anaç turunçtur. Ilıman iklim meyvelerinde ve bağcılıkta klonal anaçlar yaygınlaşmamıştır. Bu meyvelerde uyuşma, toprak koşulları ve türlere göre farklı anaçların kullanımı söz konusudur.13. Bölgede topraklar genellikle ağır bünyelidir. Yüksek Ph, kireç, tuzluluk ve drenaj sorunları yaşanmaktadır.14. Bölgede işletmeler, sayı itibariyle genellikle küçük aile işletmeleri yapısındadır. Bunlarda modern teknoloji yöntemlerinin uygulanması neredeyse imkansızdır. Bu küçülmelerin oluşması günümüzdeki miras hukukunun büyük etkisi olmaktadır.15. Şeftali ve nektarin yetiştiriciliği sürekli gerilemektedir.16. Kayısıda çok erkenci yola dayanıksız çeşitlere olan eğilim gelecekte önemli sorunlara ne-den olacaktır.17. Adana’nın yüksek kesimlerinde yer alan bazı ilçelerinde yoğunlaşan kiraz yetiştiricili¤inde budama, bahçe tekniği, uygun anaç ve tozlayıcı çeşit kullanımı gibi sorunlarla karşılaşlmaktadır.18. Genel olarak bölgede yetiştirilen turunçgillerin de büyük oranda muhafaza edildiği Ürgüp ve çevresindeki doğal depolar sahip oldukları ilkel koşullar nedeniyle büyük ürün kayıplarına ne-den olmaktadır.19. Bölgede mevcut olan hastalık ve zararlılar ile ilgili çalışmalar yetersizdir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÜRETİME YÖNELİK ÇÖZÜMLER1. Çözüm önerileri bugünkü durumun saptanmasından sonra kısa, orta ve uzun vadeli yapı-larda ele alınmalıdır.2. Bölgedeki meyve tür ve çeşitlerinin bugünkü durumu alan, yaş, verimlilik ve bunun gibi ö-zelliklerini (her yıl) düzenli olarak belirleyecek çalışma ve örgütlenme yararlı olacaktır. 3. Bölgenin mikro ekolojik haritaları (don, tuzluluk, toprak tipleri, rüzgar alanları vb.) çeşitli ko-nular bakımından yapılmalıdır. Bu şekilde modern yöntemlerle yapılacak “don ve toprak kullanım haritaları” bölgede meyveciliğin planlanmasına yardımcı olacaktır. Mevcut çalışmalar da meyveci uzmanlarla birlikte değerlendirilmelidir.4. Bölgede rüzgarkıranların uygulanması önerilmeli ve yanlış uygulamalardan kaynaklanan o-lumsuz ön yargılar giderilmelidir.5. Özellikle turunçgil bahçelerinde don olaylarına karşı “Rüzgar Makinelerinin kurulması ö-nemle önerilmelidir. Bu konuda teşvik sağlanmalı ve bu makinelerin kredilendirilmesi kolaylaştırıl-malıdır. Bu uygulamalar Ziraat Bankası kredilendirmelerindeki traktör sistemi hizmete konularak ve İtalya örneğinde olduğu gibi yatırım sübvansiyonlar şeklinde olmalıdır. 6. Bölgenin toprak ve iklimsel verileri birleştirilerek meyveciliğin yayılma alanları belirlenmeli-dir. Bu konuda daha önce yapılmış çalışmalardan da yararlanmalıdır.7. Geleceğe yönelik tüm öneri ve yatırımlar bu çalışmalar dikkate alınarak yapılmalıdır.8. Bölgede meyvecilik çağdaş tür ve çeşit dinamiğine uyum gösterecek bir yapı kazandırılma-lıdır. 9. Yoğun emek, yoğun teknoloji, büyük sermaye ve üst düzeyde yetişmiş personele sahip iş-letmelerin oluşturulması başlıca politika olmalıdır. Fizibilitesi yapılmamış ve çağdaş bilimsel geliş-melere uygun olmayan işletmelerin yakın gelecekte karlı olmayacakları bu alandaki yatırımcılara benimsetilmelidir.10. Büyük işletmelerin kurulması desteklenmelidir. 11. Bazı sorunların çözümü için bölgede çalışan Ziraat Mühendislerinin meslek içi eğitimi yar-dımcı olabilir. Geçmişte MEYSEB projesi çerçevesinde yapılan eğitim çalışmalarının etkinliği bu görüşe destek bir kanıttır.12. Bölgede üreticiler, pazarlamacılar ve ihracatçılar arasında veya içinde güncel gelişmeler hakkında zamanında bilgi akımı sağlanmalıdır.13. Bölgenin özelliklerini ve kalite garantisini sağlayacak ve tüketiciye güven garantisi verecek Ulusal Bölge Markası oluşturulmalıdır. Bu markanın kullanılma yetkisi, sadece bu markanın kulla-nılma koşullarını yerine getirecek kuruluşlara verilmelidir.14. Bahçelerdeki gübreleme programları mutlaka yaprak analizlerine dayandırılmalıdır. Bunun sağlanması için Kamu bugüne kadar belli ölçüde bir hizmet vermişse de bunun yeterli olduğu söylenemez. Yaprak ve toprak analizlerinin yapılacağı özel bir kuruluş veya şirketin oluşturulması bölgeye büyük hizmetler sağlayacaktır. Bugün bu alanda çeşitli ticari fakat olumsuz uygulamaların yapıldığı açıktır.15. Çeşit koruma ve patent hakları özenle korunmalı ve teşvik edilmelidir.16. Çağdaş fidancılık ile ilgili olarak bunun alt ve üst yapısının gerçekleştirilmesine yönelik ya-tırım yapacak şirketlere destek verilmelidir. Fidan üretiminin kontrol ve denetimi kamunun yetki-lendirdiği uzman kuruluşlar tarafından yapılmalıdır. Özellikle sertifikalı fidan üretimi teşvik edilmeli ve bu amaç için kullanılacak materyal de yetkili kuruluşlardan sağlanmalıdır. Bu konuda özel sektör ve kamu kuruluşları arasında bilgi akımı sağlanmalıdır. Bölge ve ülke fidancılık politikasına esas olmak üzere ülke fidancılığına yön verecek, üretim ve denetimde çağdaş fidan sertifikasyonu ilkelerine uygun uygulamaların bölgede gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.17. Bölge ekolojik koşullarına uyum sağladığı denenmiş, ismine doğru, her türlü hastalık ve za-rarlıdan arınmış, iç ve dış pazarların isteklerine uygun çeşitlerle bahçelerin kurulması özendirilme-lidir, fidanlıklar yönlendirilmeli ve her kesim bu konuda bilgilendirilmelidir.18. Modern ve bölgede denenmiş yeni anaçların kullanılması teşvik edilmelidir.19. Bölgede denenmiş yeni çeşit ve anaçların sertifikalı fidanlarının süratle üretime başlama-sını sağlamak için bunların mevcut sertifikasyon listelerinde yer almaları sağlanmalıdır. 20. Bölgede hastalıkların ve özellikle zararlıların izlenmesi, mücadelenin zamanında yapılabil-mesi amacıyla bir ikaz kuruluşunun yapılandırılması ve bunun üye bahçeleri izlemesi yararlı ola-caktır. Bu görev yeniden özelleştirilip organize edilen Sulama birliklerince yürütülüp denetlenebilir. 21. Bölgedeki turunçgil bahçelerinde çeşit kompozisyonları daha çok don riski nedeniyle erkenci ve orta erkenci çeşitlere yönlenmelidir. Bahçelerde rüzgar pervaneleri alt yapının ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmelidir. Bunlar sadece don zararından korunmak için değil çeşitli fizyolo-jik hastalıklardan sakınmak amacıyla da kullanılmalıdır (Altıntoplarda pitting gibi). Orta geç ve geç mevsim çeşitleri bahçe bileşimleri içinde yer alabilir. Ancak bunların don zarına gösterdikleri risk bir işletmeyi temelden sarsacak bir nitelikte olmamalıdır.22. Bölgede yeni, yola dayanıklı, erkenci ve orta mevsim şeftali ve nektarin çeşitlerinin gelişti-rilmesi özendirilmelidir.23. Adana’nın yüksek kesimlerinde yer alan ilçelerdeki mevcut ihracata yönelik kiraz yetiştirici-liğinde meyve verim ve kalitesinin yükseltilmesi ile yeni kiraz çeşitlerinin yaygınlaıtırılması amacı-na yönelik kurslar ve uygulamalı çalışmalar yapılmalıdır.24. Bölgede çok erkenci ve yola dayanıksız kayısı çeşitlerinin yetiştiriciliğinden kaçınmalıdır. Bunun yerine yola dayanıklı çeşitlerle uluslararası pazarlarda yer alma çabası içine girilmelidir.25. Zaralılarla savaşta tümden savaş (Integrated peste magement) yönteminin bahçelerde uygulanması sağlanmalıdır. Bu konularda üreticiler bilgilendirilmelidir Bölgede mevcut araştırma kuruluşlarında bu yönde yapılacak çalışmalar teşvik edilmelidir.26. Çukurova bölgesinde meyvecilikle doğrudan ilgili kurum ve kuruluşların uzmanlarının yurtiçi ve yurtdışı bilimsel toplantı ve fuarlara katılmaları teşvik edilmelidir.27. Bölge meyve suyu ve sanayi meyvesi üretim ve işlemesine olanak sağlayan bir potansiyele sahiptir. Bu konu geliştirilebilir.28. İşletmelerin miras yolu ile küçülmesini önlemek amacı ile kısa dönemde çözüm şirketleş-me şeklinde olmalıdır. Uzun vadede miras hukukunda yapılacak düzenlemeler bu konuya olumlu katkıda bulunacaktır. 29. İlköğretim sorası bölge okullarından öğrenci toplayıp, bu öğrencileri eğitecek ve teknik bil-gilerle donatacak bir Turunçgil Meslek okulu açmak, eğitilmiş bir insan gücü yetiştirmek açısından olumlu katkıda bulunabilir.30. Üniversite bünyesinde kısa dönem (2 yıllık) meyvecilik programlarının açılması yararlı ola-caktır.31. Adananın yüksek kesimlerinde yer alan bazı ilçelerinde yoğunlaşan kiraz yetiştiriciliğinde budama, bahçe tekniği, uygun anaç ve tozlayıcı çeşit kullanımı gibi sorunların çeşitli seminerler ve demostrasyon çalışmaları ile çözülmesi gerekir.32. Mevcut drenaj sistemleri yetersiz ve bakımsızdır. Bölge kurulu drenaj sistemlerinin bir proje çerçevesinde incelenip modernizasyonu yoluna gidilmelidir. 33. Ürgüp limon depolarındaki mevcut uygulama ve durumu iyileştirme çalışmalarının yapıl-ması için bir durum değerlendirmesini ve ön çalışmalar gereklidir. Burada Çukurova Üniversitesi tarafından kurulan ve bölge için örnek teşkil eden depolarda 1980 yılından beri turunçgil muhafaza çalışmaları sürdürülmektedir. Bu konuda yeterli bilgi birikimi sağlanmıştır. Yapılacak durum değer-lendirme çalışmalarının amacı daha çok halk depolarının bugünkü durumunu ortaya koymaktır.
ADANA GÜÇBİRLİĞİ VAKFI Adana 1.Tarım Şurası "Meyvecilik" Alt Komisyonu RaporuGENEL DURUM1970-1996 yılları arasındaki Adana meyveciliği incelendiğinde genel olarak yumuşak çekir-dekli meyvelerde %79.3, sert çekirdekli meyvelerde %78.3, turunçgillerde % 82.6, sert kabuklu meyvelerde %60.0 ve üzümsü meyvelerde ise %52.2 oranında bir üretim artışı meydana gelmiştir. Turunçgillerde yıllık ortalama % 8.2 oranında üretim artışı vardır.Öteki tarımsal uğraşılara göre sabır isteyen, zor, meşakkatli, uzun yıllar çalışma gerektiren meyve yetiştiriciliğinde, her türlü risklerine katlanarak çaba sarfeden Adana’lı üreticiler bu gelişmelerde büyük rol oynamışlardır. Bölgede turunçgil yetiştiriciliğinin bugünkü konuma gelmesinde başta bu işe gönül vermiş ve bunu geçim kaynağı olarak seçen üreticilerimizin kişisel çabaları olmak üzere Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bölgedeki sorumlu kuruluşları ile Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi ilgili bölümleri ve araştırma ünitelerinin payı vardır. Adana'da üretilen meyve türlerinin 1996 yılında payları bakımından ilk sırayı turunçgiller (% 84.6), ikinci sırayı üzümsü meyveler (% 7.7), üçüncü sırayı sert çekirdekli meyveler (% 5.5), dördüncü sırayı yumuşak çekirdekli meyveler (%1.9) ve beşinci sırayı ise sert kabuklu meyveler (% 0.2) almaktadır. Bu tabloya göre uzun yıllar ele alındığında ele alınan meyve gruplarının üretim artışı % 52.2-%82.6 arasında değişmektedir.Bu meyvelerin 1996 yılı itibariyle Türkiye üretimindeki payları açısından birinci sırada Turunç-giller (%28.8), ikinci sırayı yumuşak çekirdekli meyveler (%4.6), üçüncü sırayı sert çekirdekli mey-veler (%1.2), dördüncü sırayı üzümsü meyveler (%1.1.) ve beşinci sırada ise Sert kabuklu mey-veler (%0,14) yer almaktadır. Ancak bu meyve gruplarının Adana meyve üretiminde payları incelendiğinde en fazla turunç-gillerin (%84.6) olduğu görülecektir. Tüm bu gelişmeler ele alındığında üzerinde durulması gereken meyve grupları içinde en ö-nemli sırayı turunçgillerin aldığı ve yapılacak çalışmaların bu meyve grubu üzerinde yoğunlaşması gerektiğini ortaya koymaktadır. Adana'ya yönelik Bahçe Bitkileri konusunda çalışmalar Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı kuruluşlar ile ÇÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri ve ilgili öteki Bölümlerde, ÇÜ Subtropik Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezinde sürdürülmektedir. Ayrıca bölgeye yönelik Turunçgiller alanında çalışmalar yapacak yeni bir enstitü kurma girişimleri de sürmektedir.Ancak öteki meyve türleri de özellikle turfanda meyve yetiştiriciliği açısından gelecek vaat et-mesi bakımından Adana'nın ve Türkiye meyve üretimim içinde gerekli paya sahip olmaları için önemle üzerinde durulması gerekli öncelikli konulardır. Çukurova ve Adana'nın turunçgil yetiştiri-ciliğinin riskli olabildiği bazı yörelerinde bu meyve türlerinin üretim ve yaygınlaşmalarında büyük olanaklar bulunmaktadır.Tüm bu gelişmeler ele alındığında öncelikle turunçgil üretimi ile ilgili sorunların çözümü ile bağcılık ve öteki meyve türlerinin yaygınlaştırma çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.Adana meyve yetiştiriciliği için büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak meyveciliğe uygun alanla-rın çok az bir kısmı kullanılmaktadır. 1974 yılından sonra pamuk yetiştiriciliğini etkileyen beyaz si-nek zararından ve pamuk yetiştiriciliğinin sulamanın başlaması ile birlikte GAP illerine kaymasın-dan sonra Adana'da bahçe tarımına geçiş hızlanmıştır.
GENEL SORUNLAR1. İlk kez Bölgede Üretici-Üniversite-Pazarlamacı ve İhracatçı bir araya gelmiştir.2. Güç Birliği yapılma zorunluluğu tüm kesimler tarafından anlaşılmış, benimsenmiş ve bu ko-nuda ortak istek oluşmuştur. Bu istek, ortak hareketin başlangıç ögesidir. Bölgede meyveciliğin gelişmesine etkin kuruluşların katkısı önemli bir fırsat olabilir.3. Güç Birliği yaratılırken amaç birliği ve çalışma alanları ortaya konmalıdır.4. Bugün artık her şeyin Devletten beklenmesi dönemi sona ermek üzeredir. Genel yaklaşım Özel Sektör kendi sorunlarını belirlemeli, bunlara kendi içinde çözümler aramalı bilgi kaynağına ulaşarak gelece¤e yönelik öneriler hazırlamalıdır. Bölgenin meyvecilik sorunları yine bölge insanı tarafından çözümlenmelidir. 5. Bu çalışmayla üreticilerin sorunlarındaki öncelik ve gereksinmeler ile bilim çevrelerinin ön-celikleri arasında ilk kez bir koordinasyon sağlanma olanağı doğmuştur.6. Karşılıklı olarak her kesimin ortak yararına çalışmalar yapılabilmesi, birbirlerini tanıyabilmesi, ön yargıdan arınabilme ve karşılıklı güven ortamının oluşturulmasına fırsat doğmuştur.7. Bölgede, bugünkü duruma göre yapılan meyveciliğin çok önemli ve kökleri eskilere daya-nan sorunları vardır. Meyveciliğin gelişmesi doğrultusunda bazı önemli çalışmalar her kesimde (Üniversite, Yetiştirici ve Pazarlamacıda yapılmıştır. Ancak bugüne kadar yeterli işbirliği, koordi-nasyon ve iletişim ortamı gelişmediğinden bölgeye yeterince yaralı olmamıştır.8. Çukurova bölgesi Dünya turunçgil kuşağının kuzey ucunda yer almaktadır. Bu nedenle üre-tim esnasında iklim yönünden çok büyük riskler söz konusudur. Ancak bölgemizin ekolojik durumu turunçgillerde, öteki turunçgil üreticisi ülkelere göre uygun yer ve çeşit seçildiği takdirde yüksek nitelikteki bir meyve kalitesini de sağlamaktadır.9. Diğer üretici ülkelere göre iklim geçişleri çok sert olmaktadır. Bölgemiz yağışlı, genel olarak toprak karakteri ağır bünyeli ve kışları soğuk havadan doğrudan etkilenen bir yerdir.10. Türkiye’de kabul edilmiş bir turunçgil politikası yoktur. Üreticileri temsil edecek bir kurum teşkil edilmemiştir.11. Üreticiler ile teknik birimler arasında koordinasyon eksikliği olup bunu ve bilgi akışını sağlayacak bir meyvecilik servisi (Extention) kurulamamıştır.12. Üretimde modern teknolojinin uygulanmasında eksiklikler vardır.13.Yurtdışı ve yurtiçindeki birimler ile ilgili iletişim eksikliği vardır. 14. Edinilen bilgilerin yayım yolu ile üreticilere ve gerekli makamlara ulaştırılmasında yetersiz-likler bulunmaktadır.15. Bölgemizde hızla büyümekte olan meyvecilik sektörü ile ilgili istatistik bilgiler az olup bun-lar üreticiye de ulaşmamaktadır.16. Bölgede kurulu açık ve kapalı drenaj sistemlerinin yer yer iyi çalışmadığı gözlenmektedir.
BÖLGEYE ÖZEL SORUNLAR1. Bilgi, eğitim, kalite kavramı, altyapı, ekipman ve projelendirme noksanlığı vardır.2. Bölge meyvecili¤inde genel bir verimlilik sorunu vardır (Meyve verimi ve karlılık).3. Bahçe verimliliklerin düşük olması maliyeti arttırmaktadır.4. Bölgede yaprak ve toprak analizlerinin yapılacağı mevcut laboratuarlar, bu amaçlar için yetersiz kalmaktadır.5. Meyve bahçelerinin beslenme programları bilimsel esaslara göre yapılamamaktadır.6. Yaprak analizlerinin doğru yorumlara dayandırılması en az analizler kadar önemlidir. Bilgi eksikliği veya başka amaçlarla verilecek şablon reçeteler üreticiye yarardan çok zarar verecektir ve halen de vermektedir.7. Ulaşım ve elektrik enerjisi altyapısının yeterli olmaması bahçelerde modern teknolojilerin kullanımı engellemekte ve sorunlar yaratmaktadır.8. Bölgede çalışan ziraat mühendislerinden istenen düzeyde ihtisaslaşma yoktur.9. Bölgede çalışan ziraat mühendislerine meslek içi, mezuniyet sonrası eğitime gereksinim vardır. Bunun yokluğu ve ticari bağlantılar nedeniyle bölgede büyük yanlışlıklar yapılmaktadır. Meyveciliğin uzun vadeli bir faaliyet olduğu düşünülürse başlangıçta yapılacak yanlışlıklar bölge ve ülke ekonomisini ve gelişmesini de uzun süreli olarak olumsuz yönde etkileyeceği açıktır.10. Turunçgil ve öteki meyve türleri ile ilgili fidancılık sorunları tüm ovada yaşanmaktadır. ÇÜ Ziraat.Fakültesi Bitki Koruma Bölümü ve öteki ilgili kuruluşlar tarafından bölgede yapılan çalış-malarla 16 virüs ve benzeri hastalığın varlığı saptanmıştır. Bölgedeki turunçgil ağaçları, büyük oranda bu virüs ve benzeri hastalıkların bir kaç tanesi ile bulaşıktır.11. Fidancılık bölgede başı boş bir şekilde veya belli kişi ve kuruluşların kontrolü altında sür-dürülmektedir. Fidancılıktaki gelişmeler bölge üreticilerinin gereksinimlerini karşılamaktan uzaktır. Turunçgilerde sağlık, ılıman iklim meyve türlerinde de bölgenin so¤uklama ihtiyacı dikkate alınma-dan çeşitli yörelerden kontrolsüz olarak getirilen fidanlar satılmaktadır.12. Bölgede anaç kavramı henüz yerleşmemiştir. Turunçgillerde yaygın anaç turunçtur. Ilıman iklim meyvelerinde ve bağcılıkta klonal anaçlar yaygınlaşmamıştır. Bu meyvelerde uyuşma, toprak koşulları ve türlere göre farklı anaçların kullanımı söz konusudur.13. Bölgede topraklar genellikle ağır bünyelidir. Yüksek Ph, kireç, tuzluluk ve drenaj sorunları yaşanmaktadır.14. Bölgede işletmeler, sayı itibariyle genellikle küçük aile işletmeleri yapısındadır. Bunlarda modern teknoloji yöntemlerinin uygulanması neredeyse imkansızdır. Bu küçülmelerin oluşması günümüzdeki miras hukukunun büyük etkisi olmaktadır.15. Şeftali ve nektarin yetiştiriciliği sürekli gerilemektedir.16. Kayısıda çok erkenci yola dayanıksız çeşitlere olan eğilim gelecekte önemli sorunlara ne-den olacaktır.17. Adana’nın yüksek kesimlerinde yer alan bazı ilçelerinde yoğunlaşan kiraz yetiştiricili¤inde budama, bahçe tekniği, uygun anaç ve tozlayıcı çeşit kullanımı gibi sorunlarla karşılaşlmaktadır.18. Genel olarak bölgede yetiştirilen turunçgillerin de büyük oranda muhafaza edildiği Ürgüp ve çevresindeki doğal depolar sahip oldukları ilkel koşullar nedeniyle büyük ürün kayıplarına ne-den olmaktadır.19. Bölgede mevcut olan hastalık ve zararlılar ile ilgili çalışmalar yetersizdir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÜRETİME YÖNELİK ÇÖZÜMLER1. Çözüm önerileri bugünkü durumun saptanmasından sonra kısa, orta ve uzun vadeli yapı-larda ele alınmalıdır.2. Bölgedeki meyve tür ve çeşitlerinin bugünkü durumu alan, yaş, verimlilik ve bunun gibi ö-zelliklerini (her yıl) düzenli olarak belirleyecek çalışma ve örgütlenme yararlı olacaktır. 3. Bölgenin mikro ekolojik haritaları (don, tuzluluk, toprak tipleri, rüzgar alanları vb.) çeşitli ko-nular bakımından yapılmalıdır. Bu şekilde modern yöntemlerle yapılacak “don ve toprak kullanım haritaları” bölgede meyveciliğin planlanmasına yardımcı olacaktır. Mevcut çalışmalar da meyveci uzmanlarla birlikte değerlendirilmelidir.4. Bölgede rüzgarkıranların uygulanması önerilmeli ve yanlış uygulamalardan kaynaklanan o-lumsuz ön yargılar giderilmelidir.5. Özellikle turunçgil bahçelerinde don olaylarına karşı “Rüzgar Makinelerinin kurulması ö-nemle önerilmelidir. Bu konuda teşvik sağlanmalı ve bu makinelerin kredilendirilmesi kolaylaştırıl-malıdır. Bu uygulamalar Ziraat Bankası kredilendirmelerindeki traktör sistemi hizmete konularak ve İtalya örneğinde olduğu gibi yatırım sübvansiyonlar şeklinde olmalıdır. 6. Bölgenin toprak ve iklimsel verileri birleştirilerek meyveciliğin yayılma alanları belirlenmeli-dir. Bu konuda daha önce yapılmış çalışmalardan da yararlanmalıdır.7. Geleceğe yönelik tüm öneri ve yatırımlar bu çalışmalar dikkate alınarak yapılmalıdır.8. Bölgede meyvecilik çağdaş tür ve çeşit dinamiğine uyum gösterecek bir yapı kazandırılma-lıdır. 9. Yoğun emek, yoğun teknoloji, büyük sermaye ve üst düzeyde yetişmiş personele sahip iş-letmelerin oluşturulması başlıca politika olmalıdır. Fizibilitesi yapılmamış ve çağdaş bilimsel geliş-melere uygun olmayan işletmelerin yakın gelecekte karlı olmayacakları bu alandaki yatırımcılara benimsetilmelidir.10. Büyük işletmelerin kurulması desteklenmelidir. 11. Bazı sorunların çözümü için bölgede çalışan Ziraat Mühendislerinin meslek içi eğitimi yar-dımcı olabilir. Geçmişte MEYSEB projesi çerçevesinde yapılan eğitim çalışmalarının etkinliği bu görüşe destek bir kanıttır.12. Bölgede üreticiler, pazarlamacılar ve ihracatçılar arasında veya içinde güncel gelişmeler hakkında zamanında bilgi akımı sağlanmalıdır.13. Bölgenin özelliklerini ve kalite garantisini sağlayacak ve tüketiciye güven garantisi verecek Ulusal Bölge Markası oluşturulmalıdır. Bu markanın kullanılma yetkisi, sadece bu markanın kulla-nılma koşullarını yerine getirecek kuruluşlara verilmelidir.14. Bahçelerdeki gübreleme programları mutlaka yaprak analizlerine dayandırılmalıdır. Bunun sağlanması için Kamu bugüne kadar belli ölçüde bir hizmet vermişse de bunun yeterli olduğu söylenemez. Yaprak ve toprak analizlerinin yapılacağı özel bir kuruluş veya şirketin oluşturulması bölgeye büyük hizmetler sağlayacaktır. Bugün bu alanda çeşitli ticari fakat olumsuz uygulamaların yapıldığı açıktır.15. Çeşit koruma ve patent hakları özenle korunmalı ve teşvik edilmelidir.16. Çağdaş fidancılık ile ilgili olarak bunun alt ve üst yapısının gerçekleştirilmesine yönelik ya-tırım yapacak şirketlere destek verilmelidir. Fidan üretiminin kontrol ve denetimi kamunun yetki-lendirdiği uzman kuruluşlar tarafından yapılmalıdır. Özellikle sertifikalı fidan üretimi teşvik edilmeli ve bu amaç için kullanılacak materyal de yetkili kuruluşlardan sağlanmalıdır. Bu konuda özel sektör ve kamu kuruluşları arasında bilgi akımı sağlanmalıdır. Bölge ve ülke fidancılık politikasına esas olmak üzere ülke fidancılığına yön verecek, üretim ve denetimde çağdaş fidan sertifikasyonu ilkelerine uygun uygulamaların bölgede gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.17. Bölge ekolojik koşullarına uyum sağladığı denenmiş, ismine doğru, her türlü hastalık ve za-rarlıdan arınmış, iç ve dış pazarların isteklerine uygun çeşitlerle bahçelerin kurulması özendirilme-lidir, fidanlıklar yönlendirilmeli ve her kesim bu konuda bilgilendirilmelidir.18. Modern ve bölgede denenmiş yeni anaçların kullanılması teşvik edilmelidir.19. Bölgede denenmiş yeni çeşit ve anaçların sertifikalı fidanlarının süratle üretime başlama-sını sağlamak için bunların mevcut sertifikasyon listelerinde yer almaları sağlanmalıdır. 20. Bölgede hastalıkların ve özellikle zararlıların izlenmesi, mücadelenin zamanında yapılabil-mesi amacıyla bir ikaz kuruluşunun yapılandırılması ve bunun üye bahçeleri izlemesi yararlı ola-caktır. Bu görev yeniden özelleştirilip organize edilen Sulama birliklerince yürütülüp denetlenebilir. 21. Bölgedeki turunçgil bahçelerinde çeşit kompozisyonları daha çok don riski nedeniyle erkenci ve orta erkenci çeşitlere yönlenmelidir. Bahçelerde rüzgar pervaneleri alt yapının ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmelidir. Bunlar sadece don zararından korunmak için değil çeşitli fizyolo-jik hastalıklardan sakınmak amacıyla da kullanılmalıdır (Altıntoplarda pitting gibi). Orta geç ve geç mevsim çeşitleri bahçe bileşimleri içinde yer alabilir. Ancak bunların don zarına gösterdikleri risk bir işletmeyi temelden sarsacak bir nitelikte olmamalıdır.22. Bölgede yeni, yola dayanıklı, erkenci ve orta mevsim şeftali ve nektarin çeşitlerinin gelişti-rilmesi özendirilmelidir.23. Adana’nın yüksek kesimlerinde yer alan ilçelerdeki mevcut ihracata yönelik kiraz yetiştirici-liğinde meyve verim ve kalitesinin yükseltilmesi ile yeni kiraz çeşitlerinin yaygınlaıtırılması amacı-na yönelik kurslar ve uygulamalı çalışmalar yapılmalıdır.24. Bölgede çok erkenci ve yola dayanıksız kayısı çeşitlerinin yetiştiriciliğinden kaçınmalıdır. Bunun yerine yola dayanıklı çeşitlerle uluslararası pazarlarda yer alma çabası içine girilmelidir.25. Zaralılarla savaşta tümden savaş (Integrated peste magement) yönteminin bahçelerde uygulanması sağlanmalıdır. Bu konularda üreticiler bilgilendirilmelidir Bölgede mevcut araştırma kuruluşlarında bu yönde yapılacak çalışmalar teşvik edilmelidir.26. Çukurova bölgesinde meyvecilikle doğrudan ilgili kurum ve kuruluşların uzmanlarının yurtiçi ve yurtdışı bilimsel toplantı ve fuarlara katılmaları teşvik edilmelidir.27. Bölge meyve suyu ve sanayi meyvesi üretim ve işlemesine olanak sağlayan bir potansiyele sahiptir. Bu konu geliştirilebilir.28. İşletmelerin miras yolu ile küçülmesini önlemek amacı ile kısa dönemde çözüm şirketleş-me şeklinde olmalıdır. Uzun vadede miras hukukunda yapılacak düzenlemeler bu konuya olumlu katkıda bulunacaktır. 29. İlköğretim sorası bölge okullarından öğrenci toplayıp, bu öğrencileri eğitecek ve teknik bil-gilerle donatacak bir Turunçgil Meslek okulu açmak, eğitilmiş bir insan gücü yetiştirmek açısından olumlu katkıda bulunabilir.30. Üniversite bünyesinde kısa dönem (2 yıllık) meyvecilik programlarının açılması yararlı ola-caktır.31. Adananın yüksek kesimlerinde yer alan bazı ilçelerinde yoğunlaşan kiraz yetiştiriciliğinde budama, bahçe tekniği, uygun anaç ve tozlayıcı çeşit kullanımı gibi sorunların çeşitli seminerler ve demostrasyon çalışmaları ile çözülmesi gerekir.32. Mevcut drenaj sistemleri yetersiz ve bakımsızdır. Bölge kurulu drenaj sistemlerinin bir proje çerçevesinde incelenip modernizasyonu yoluna gidilmelidir. 33. Ürgüp limon depolarındaki mevcut uygulama ve durumu iyileştirme çalışmalarının yapıl-ması için bir durum değerlendirmesini ve ön çalışmalar gereklidir. Burada Çukurova Üniversitesi tarafından kurulan ve bölge için örnek teşkil eden depolarda 1980 yılından beri turunçgil muhafaza çalışmaları sürdürülmektedir. Bu konuda yeterli bilgi birikimi sağlanmıştır. Yapılacak durum değer-lendirme çalışmalarının amacı daha çok halk depolarının bugünkü durumunu ortaya koymaktır.


Comment