MEYVE BAHÇELERİNDE GÜBRELEME YÖNETİMİ
Hazırlayan: Ahmet Uğurlu
Ziraat Teknikeri
İngilizce Öğretmeni
Sorularınız İçin: [email protected]
Meyve Bahçelerinde Gübreleme konusunda ağaçların mevsim boyunca ihtiyaç duydukları besin maddelerinin temini çok önemlidir.
Toprağın bünyesinde tabi olarak çok sayıda mineral maddeler vardır. Ancak bunların miktarları her zaman yeterli seviyede değildir. Bitkiler bu besin maddelerini kullandıkları için topraklar zamanla fakirleşir. Yeterli miktarda ve kaliteli ürün alabilmemiz için toprakta eksilen bu mineral besin elementlerinin toprağa verilmesi gerekir.
Bitkiler topraktaki besin maddelerini öncelikle kökleriyle alırlar. Bunun için meyve ağaçları iyi bir kök sistemi oluşturmalıdır.
Ağaçlar besinleri kılcal kökleriyle alırlar. İyi bir saçak kök oluşturmuş olan ağaçlar besin maddelerini daha kolay alırlar.
Ağaçlar besinleri toprak üstü organlarıyla, yani yapraklarıyla da alırlar. Ancak, bu ağacın ihtiyacını karşılayamaz. Özellikle çok miktarda ihtiyaç duyulan Azot, Fosfor, Potas, Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor gibi makro besin maddelerinin yapraklardan girişi sınırlı olmaktadır.
Besin maddelerinin alımında toprağın yapısı, topraktaki su miktarı ve besin maddelerinin alınabilir formda olup olmadığı çok önemlidir.
BİTKİLER BESİN MADDELERİNİ NASIL ALIRLAR?
Bitki kökleri besinleri difuzyon, ozmoz ve kontak değişimi denilen bazı kimyasal ve fiziksel olaylar sonucu almaktadırlar.
Şimdi bu teknik terimleri kısaca açıklamaya çalışalım:
Difuzyon
Difizyon Maddelerin yüksek yoğunluklu olan bir bölgeden daha düşük yoğunluktaki bir bölgeye doğru hareket etmesidir.
Ozmoz
Ozmoz, suyun yarı geçirken bir zarın bir tarafından diger tarafına doğru pasive hareketidir. Bitkilerde bu zar bitki hücresinin zarıdır. Bu işlem yüksek bir potansiyeli olan bir bölgedeki suyun daha düşük potansiyeli olan bir bölgeye doğru hareketidir ve fizik kurallarına bağlı olarak kendiliğinden olmaktadır.
Bu su geçisi sırasında bitki besin maddeleride topraktan bitkinin bünyesinde bulunan suya geçmekte ve odun (Floem) ve soymuk (xylem) boruları denilen iletim sisetimyle bitkelirin diğer bölümlerine iletilmektedir.
Bunlardan xylem dokusunda su ve suda çözünmüş mineral maddeler; floemde ise özellikle güneş enerjisini kullanarak yapraklarda üretilen organik maddeler taşınır. Bitkilerde bunu iletim dokuları aracılığı ile aşağıdan yukarıya ve yukarıdan aşağıya bir taşınmayla gerçekleştirir.
MEYVE BAHÇELERİNİN İHTİYACINI NASIL BELİRLEYELİM?
Meyve ağaçlarının besin maddesi gereksinimleri diğer tarla bitkilerinden farklıdır.
Üreticiler meyve ağaçlarının besin maddesi gereksinimlerini yaprak analizi, toprak analizi, ağacın büyümesi ve meyve yükü ve geçmiş uygulamalarından edindikleri tecrübelerle tahmin edebilirler.
Meyve ağaçları çok yıllık bitkiler oldukları için meyve bahçesinin beslenme durumunu saptamak için yaprak analizi en uygun ve en doğru metottur.
Meyve ağaçlarının en yüksek ve kaliteli verimi vermek için yeterli besin elementlerini alıp almadığını anacın cinsi, meyve yükü, toprak yapısı ve hava şartları gibi bir çok faktörler tarafından etkilenir.
Yaprak analizi meyve gelişimi ve ağacın büyümesindeki anormalliklerin sebeplerinin teşhis edilmesinde de büyük değer taşımaktadır. Her ne kadar bir tek örnek alınması yeterli olsa bile bir normal ağaçlardan birde anormallikler gösteren ağaçlardan alınacak bir çift yaprak analizi daha faydalı olmaktadır.
Yaprak analizleri, özellikle belirli periyotlarda yapılmışsa, ağaçlar herhangi bir septom göstermeden önce yaklaşmakta olan besin maddesi noksanlıkları ve toksisiteleri hakkında bize uyarıcı bilgiler verir.
Öte yandan toprak analizleri meyve bahçelerinin beslenme durumlarını göstermek için tek başına doğru bilgiler vermemektedir. Buna rağmen toprak analizleri özel durumlar için bir gübreleme programı uygulandığı zaman önemli bilgiler vermektedir.
Kurulmuş durumda olan meyve bahçeleri için toprak analizlerinin ana amacı toprak pH sının gözlenmesidir.
Toprak analizi, ağaçlar dikilmeden önce beslenme düzeylerini düzeltmek daha kolay olduğu için daima bir meyve bahçesi kurulmadan önce yapılmalıdır.
Yaşlanmış olan meyve bahçelerinin yenilenmesi alt toprağın bozulması nedeniyle toprak analizleri sonuçlarını değiştirmektedir. Bundan dolayı, meyve bahçesindeki bütün ağaçlar söküldükten sonra ve gerekli tesviyeler yapıldıktan sonra toprak numunelerinin alınması en iyi yoldur.
Zaman zaman, toprak ve yaprak analizleri fosfor, potas ve magnezyum gübrelemeleri konusunda birbirine ters düşen tavsiyeler ortaya çıkarabilir. Bu olursa, yaprak analizlerine göre yapılmış tavsiyeler dikkate alınmalıdır. Buna rağmen toprak analizleri kireç uygulamaları tavsiye ediyorsa, kireç uygulamaları daima yapılmalıdır.
Hazırlayan: Ahmet Uğurlu
Ziraat Teknikeri
İngilizce Öğretmeni
Sorularınız İçin: [email protected]
Meyve Bahçelerinde Gübreleme konusunda ağaçların mevsim boyunca ihtiyaç duydukları besin maddelerinin temini çok önemlidir.
Toprağın bünyesinde tabi olarak çok sayıda mineral maddeler vardır. Ancak bunların miktarları her zaman yeterli seviyede değildir. Bitkiler bu besin maddelerini kullandıkları için topraklar zamanla fakirleşir. Yeterli miktarda ve kaliteli ürün alabilmemiz için toprakta eksilen bu mineral besin elementlerinin toprağa verilmesi gerekir.
Bitkiler topraktaki besin maddelerini öncelikle kökleriyle alırlar. Bunun için meyve ağaçları iyi bir kök sistemi oluşturmalıdır.
Ağaçlar besinleri kılcal kökleriyle alırlar. İyi bir saçak kök oluşturmuş olan ağaçlar besin maddelerini daha kolay alırlar.
Ağaçlar besinleri toprak üstü organlarıyla, yani yapraklarıyla da alırlar. Ancak, bu ağacın ihtiyacını karşılayamaz. Özellikle çok miktarda ihtiyaç duyulan Azot, Fosfor, Potas, Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor gibi makro besin maddelerinin yapraklardan girişi sınırlı olmaktadır.
Besin maddelerinin alımında toprağın yapısı, topraktaki su miktarı ve besin maddelerinin alınabilir formda olup olmadığı çok önemlidir.
BİTKİLER BESİN MADDELERİNİ NASIL ALIRLAR?
Bitki kökleri besinleri difuzyon, ozmoz ve kontak değişimi denilen bazı kimyasal ve fiziksel olaylar sonucu almaktadırlar.
Şimdi bu teknik terimleri kısaca açıklamaya çalışalım:
Difuzyon
Difizyon Maddelerin yüksek yoğunluklu olan bir bölgeden daha düşük yoğunluktaki bir bölgeye doğru hareket etmesidir.
Ozmoz
Ozmoz, suyun yarı geçirken bir zarın bir tarafından diger tarafına doğru pasive hareketidir. Bitkilerde bu zar bitki hücresinin zarıdır. Bu işlem yüksek bir potansiyeli olan bir bölgedeki suyun daha düşük potansiyeli olan bir bölgeye doğru hareketidir ve fizik kurallarına bağlı olarak kendiliğinden olmaktadır.
Bu su geçisi sırasında bitki besin maddeleride topraktan bitkinin bünyesinde bulunan suya geçmekte ve odun (Floem) ve soymuk (xylem) boruları denilen iletim sisetimyle bitkelirin diğer bölümlerine iletilmektedir.
Bunlardan xylem dokusunda su ve suda çözünmüş mineral maddeler; floemde ise özellikle güneş enerjisini kullanarak yapraklarda üretilen organik maddeler taşınır. Bitkilerde bunu iletim dokuları aracılığı ile aşağıdan yukarıya ve yukarıdan aşağıya bir taşınmayla gerçekleştirir.
MEYVE BAHÇELERİNİN İHTİYACINI NASIL BELİRLEYELİM?
Meyve ağaçlarının besin maddesi gereksinimleri diğer tarla bitkilerinden farklıdır.
Üreticiler meyve ağaçlarının besin maddesi gereksinimlerini yaprak analizi, toprak analizi, ağacın büyümesi ve meyve yükü ve geçmiş uygulamalarından edindikleri tecrübelerle tahmin edebilirler.
Meyve ağaçları çok yıllık bitkiler oldukları için meyve bahçesinin beslenme durumunu saptamak için yaprak analizi en uygun ve en doğru metottur.
Meyve ağaçlarının en yüksek ve kaliteli verimi vermek için yeterli besin elementlerini alıp almadığını anacın cinsi, meyve yükü, toprak yapısı ve hava şartları gibi bir çok faktörler tarafından etkilenir.
Yaprak analizi meyve gelişimi ve ağacın büyümesindeki anormalliklerin sebeplerinin teşhis edilmesinde de büyük değer taşımaktadır. Her ne kadar bir tek örnek alınması yeterli olsa bile bir normal ağaçlardan birde anormallikler gösteren ağaçlardan alınacak bir çift yaprak analizi daha faydalı olmaktadır.
Yaprak analizleri, özellikle belirli periyotlarda yapılmışsa, ağaçlar herhangi bir septom göstermeden önce yaklaşmakta olan besin maddesi noksanlıkları ve toksisiteleri hakkında bize uyarıcı bilgiler verir.
Öte yandan toprak analizleri meyve bahçelerinin beslenme durumlarını göstermek için tek başına doğru bilgiler vermemektedir. Buna rağmen toprak analizleri özel durumlar için bir gübreleme programı uygulandığı zaman önemli bilgiler vermektedir.
Kurulmuş durumda olan meyve bahçeleri için toprak analizlerinin ana amacı toprak pH sının gözlenmesidir.
Toprak analizi, ağaçlar dikilmeden önce beslenme düzeylerini düzeltmek daha kolay olduğu için daima bir meyve bahçesi kurulmadan önce yapılmalıdır.
Yaşlanmış olan meyve bahçelerinin yenilenmesi alt toprağın bozulması nedeniyle toprak analizleri sonuçlarını değiştirmektedir. Bundan dolayı, meyve bahçesindeki bütün ağaçlar söküldükten sonra ve gerekli tesviyeler yapıldıktan sonra toprak numunelerinin alınması en iyi yoldur.
Zaman zaman, toprak ve yaprak analizleri fosfor, potas ve magnezyum gübrelemeleri konusunda birbirine ters düşen tavsiyeler ortaya çıkarabilir. Bu olursa, yaprak analizlerine göre yapılmış tavsiyeler dikkate alınmalıdır. Buna rağmen toprak analizleri kireç uygulamaları tavsiye ediyorsa, kireç uygulamaları daima yapılmalıdır.

















emir Noksanlığıyla sık sık karıştırılır. Yaprak analiziyle doğru teşhis yapılabilir. Genç yapraklarda noksanlıklar demir noksanlığına benzeyen açık yeşil bir zemin üzerinde yeşil damar ağları şeklinde görünüm gösterir. İleri safhalarda açık yeşil kısımlar beyazlaşır ve yapraklar dökülür. Damarların bitişiğinde kahverengimsi, siyah veya yeşilimsi noktalar gözükebilir. Nötr ve alkali topraklarda bitkiler genellikle noksanlık septomları gösterirler. Yüksek asitli topraklarda mangenezin bitkiye toksisite etkisi yapacak kadar alımı mümkündür. Mangan noksanlığı belirtileri Magnezyum noksanlığı belirtilerine de benzer. Septomlar yaprak kenarından başlayarak ve ana damara doğru uzanarak ana damarlar arasında oluşan kloroz ile başlarlar. Fakat magnezyum noksanlığına benzemez, manganez noksanlığında sarılık normal olarak yaprak kenarlarında sınırlı kalır, ve damarlar arasında sarılık pek nadir gelişir. Diğer bir ayırt edici özellikte manganez noksanlığı önce genç yapraklarda görülür ve demir noksanlığında görüldüğü gibi ince yaprak damarları yeşil kalmazlar. Mangan noksanlığında yapraklar arası kloroza ilave olarak yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur. 25-30 ppm’ den az Mn bulunursa mangan eksikliği beklenebilir. 20 ppm’ den az olursa mangan noksanlığı vardır. Şeftali, kayısı ve erik diğer sert çekirdeklilere göre daha fazla mangana ihtiyaç gösterirler. 

Comment