Çileklerde değişik yaz ve kış dikim zamanlarının turfanda çilek üretimi ve verim üzerine etkileri
Ülkemiz çilek yetiştiriciliğinde, kapsamlı yapılmış ilk çalışmalardandır. Bu çalışmada, o dönem için, çilek üretiminde önemli potansiyele sahip olan yörelerde bazı çilek çeşitlerinin ve dikim zamanlarının etkisi incelenmiştir. 1979 yılında Tubitak tarafından bastırılan "proje sonuç raporu" kitabında yazarların önzözü, ve araştırmanın özeti aşağıda verilmiştir.
ÖNSÖZ
Bahçe bitkilerinde en yüksek fiyat genellikle turfanda üründen elde edilir. Bu nedenle bahçeciler meyvelerini, sebzelerini ve çiçeklerini, gerekli teknik ve kültürel tedbirleri alma yoluyla, pazara herkesten önce çıkarabilme çabasına girerler. Böyle durumlarda ekolojik koşullardan yararlanma, üzerinde en çok durulacak bir konudur. Ürünlerin erken yetişmesini sağlayacak koşullar ya doğada bulunur veya, ekonomik olmak kaydıyla, bunların yapay olarak yaratıl*maşı yoluna gidilir.
Turfanda çilek, bahçe ürünleri arasında, dünyanın hemen her yerinde en iyi gelir getiren ve çevre halkına geniş ölçüde iş olanakları açan meyvelerden*dir. Bununla birlikte, çileği erken yetiştirecek ekolojik koşullar her yerde yok*tur. Üstelik bu yetiştiricilik oldukça zahmetli olup iyi teknik bilgi ve, geniş çapta yapılmağa kalkışılırsa, yüksek düzeyde yatırım ister. Ülkemiz, her zaman belirttiğimiz gibi, coğrafik konum ve yapısı nedeniyle hemen her türlü bahçe ürününün yetişmesine elverecek, çok değişik toprak ve iklim koşullarına sahiptir. Önemli olan, her bir ürünün yetişebileceği en iyi yer veya yerleri bulmak ve buralarda birim alandan en yüksek verimi ve dolayısıyla geliri elde etmek için çaba sarf etmektedir.
Avrupa ülkelerine turfanda çilek, İsrail, İspanya, İtalya v. b. Akdeniz ülkelerinden gelmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde Kaliforniya turfanda çilek merkezidir. Sözü edilen yerlerin iklim koşulları ülkemizin Akdeniz kıyı şeridinin iklim koşullarına çok benzemektedir Ancak sözü edilen yerlerde büyük yatırımlarla kitle halinde üretim yapılmakta ve bu üretimde en yeni tek*nik ve kültürel tedbirler uygulanmaktadır. Akdeniz bölgemizde geçmiş yıllarda turfanda çilek yetiştirme konusunda bazı girişimler yapılmış ve bunlardan özel*likle Tarsus bölgesinde olumlu sonuçlar alınmıştır. Ancak, gerek çeşitler ve gerek teknik ve kültürel tedbirler konusunda öteki ülkelerdeki son gelişmelere pek yer verilmemiş, ayak uydurulamamıştır. Yaptığımız incelemeler, bu bölgenin değişik yerlerinde, çevre koşulları Avrupa ve Amerika'dakilere benzeyen yerlerde yetiştirilen yüksek verimli ve erkenci çeşitlerle, dikim zamanları üzerinde bir araştırmanın zorunlu olduğunu göstermiştir. Böylece işlenebilecek alanı geniş olan Antalya; Çukurova, Dalaman gibi alanlarda değişik dönemlerde yaz ve kış dikimleri yaparak, ilerde yapılacak ihracata yönelik yetiştirmeye ışık tutma amacıyla bir proje geliştirmeyi düşündük. Bu arada, orta erkenci çilek yetiştirme konusunda önceki yıllarda çok küçük ölçüde girişimde bulunan Sultanhisar iklim adacığını, normal mevsim çilekçiliği konusunda Bursa'yla yakın ilişkisi bulunan Yalova'yı ve son olarak büyük bir pazar olan Ankara'yı da ele almamızın yararlı olacağı kanısına vardık. 30 ay süren çalışmaları*mızdan çıkan sonuçlar, ele alınan her bir bölge için bize çok kıymetli bilgi*ler vermiş bulunuyor. Eğer ilgili kuruluşlar önerilerimizi benimser ve bun*ların gereklerini yerine getirirse Çukurova, Antalya ve Dalaman bölgelerinde ihracata yönelik çilek yetiştiriciliği rahatlıkla yapılabilir. Öteki merkezler ise iç pazarlara hizmet edebilir. Önemle üzerinde durduğumuz nokta, Akdeniz bölgesindeki küçük çiftçilerin kendi kısıtlı toprak veya parasal olanak*larıyla, aile işletmesi halinde turfanda çilek yetiştiriciliğine girişim yap*ması ve böylece yaşam düzeylerini yükseltmeleridir. Böyle bir başlangıç*tan sonra ileride kurulacak kooperatifler hem yetiştirme, hem pazarlama işlerinde yetiştiriciye büyük ölçüde yararlı olabilir.
Proje, birbirinden çok uzak yerlerde kurulduğu, mühendis, teknisyen ve işçi düzeyinde çok çeşitli kişilerle çalışıldığı için, bazı aksaklıklardan, elde olmayan nedenlerle kaçınılamamış ve bütün deneme yerlerinde, projede yapılması düşünülen alışmaların bazılarında eksiklikler meydana gelmiştir. Meyvelerdeki suda çözünebilir kuru madde tayinleriyle, irilik ve sınıflama konularındaki aksamalar bunlara örnek gösterilebilir. Böyle geniş kapsamlı bir araştırmada projenin amacına ulaşmasını engellemeyecek ölçüdeki bu gibi eksikliklerin bağışlanabileceğini umuyoruz.
Bu proje, Üniversiteler, TBTAK ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan*lığının işbirliğine örnek olması bakımından ilginçtir. 'TBTAK, Tarım ve Ormancılık Araştırma Grubu projeyi mali yönden desteklemiştir. Yalova Bahçe Kültürleri Eğitim ve Araştırma Merkezinin projenin yürütülmesinde çok önem*li katkısı vardır. Antalya'daki denemeler Aksu'daki Sebzecilik Araştırma İstas*yonunda titiz bir şekilde yürütülmüştür. Sultanhisar Fidanlığı kendi dar ola*nakları içinde çilek denemelerini de yürütmüştür. Dalaman Devlet Üretme Çiftliği, kendi geniş üretim sorunları içinde denemelerimiz, için mümkün olan en iyi çabayı göstermiştir. Son olarak, A. Ü. Ziraat Fakültesi Meyve Yetiştirme ve Islahı Kürsüsü ile Ç. Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Kürsüleri projenin amacına ulaşmasında en büyük yardımcılarımız olmuştur. Bütün bu kuruluş*lara, Sultanhisar Fidanlığı eski Müdürü B. Özer ve Yeni Müdürü Ziraat Yük*sek Mühendisi İbrahim Tuncelli ile Dalaman D. Ü. Ç. 'de Ziraat Yüksek Mühen*disi Ahmet Şenli ve ayrıca bize yardım eden, projede emeği geçen herkese en candan teşekkürlerimizi sunarız.
Adana, 1975.
ÖZET
Türkiye'nin değişik bölgelerinde (Adana, Antalya, Dalaman,Sultanhisar, Yalova ve Ankara) bazı yerli ve yabancı çilek çeşitleriyle (Tioga, Aliso Pocahontas, Cambridge 0422 ve Osmanlı) yaz ve kış dikim yöntemleri uy*gulanarak verim, kalite ve erkencilik üzerinde 2 yıl süren araştırmalar ya*pılmıştır. Bütün deneme yerlerinde yaz dikimlerinden elde olunan verimler kış dikimlerinden 2-3 kat fazla olmuştur. Özellikle Adana ve Antalya'daki yaz dikimlerinde bazı çeşitlerin dekara 7. 5 tona kadar çıkan ürün verdikleri saptanmıştır, Akdeniz bölgesinde ürünün erken (mart ayının ikinci yarısında) derilmeğe başlaması ve kalitenin yüksekliği, taze çilek ihracatı için ümit vermiştir. Kış dikimleri genellikle yüksek kaliteli ve bazı deneme yerlerinde yaz dikimine oranla daha erken ürün vermiştir. Ancak verimin düşüklüğü ve bitkilerin soğuktan zarar görmesi nedeniyle bu yöntem kışı erken başlayan ve soğuk geçen yerler için önerilmemiştir. Yaz dikimlerinin 2. ürün yılında verimler genellikle azalmış, kış dikimlerinin 2, yılında ise artmış ve hatta Antalya, Sultanhisar ve Ankara'da yaz dikimleri düzeyine ulaşmış veya onları geçmiştir, Ankara, Adana ve Antalya'da özellikle Kaliforniya çeşitlerinde görülen sarılık öteki deneme yerlerinde önemli bir sorun olarak ortaya çıkmamıştır.
uzumsu.com
Ülkemiz çilek yetiştiriciliğinde, kapsamlı yapılmış ilk çalışmalardandır. Bu çalışmada, o dönem için, çilek üretiminde önemli potansiyele sahip olan yörelerde bazı çilek çeşitlerinin ve dikim zamanlarının etkisi incelenmiştir. 1979 yılında Tubitak tarafından bastırılan "proje sonuç raporu" kitabında yazarların önzözü, ve araştırmanın özeti aşağıda verilmiştir.
ÖNSÖZ
Bahçe bitkilerinde en yüksek fiyat genellikle turfanda üründen elde edilir. Bu nedenle bahçeciler meyvelerini, sebzelerini ve çiçeklerini, gerekli teknik ve kültürel tedbirleri alma yoluyla, pazara herkesten önce çıkarabilme çabasına girerler. Böyle durumlarda ekolojik koşullardan yararlanma, üzerinde en çok durulacak bir konudur. Ürünlerin erken yetişmesini sağlayacak koşullar ya doğada bulunur veya, ekonomik olmak kaydıyla, bunların yapay olarak yaratıl*maşı yoluna gidilir.
Turfanda çilek, bahçe ürünleri arasında, dünyanın hemen her yerinde en iyi gelir getiren ve çevre halkına geniş ölçüde iş olanakları açan meyvelerden*dir. Bununla birlikte, çileği erken yetiştirecek ekolojik koşullar her yerde yok*tur. Üstelik bu yetiştiricilik oldukça zahmetli olup iyi teknik bilgi ve, geniş çapta yapılmağa kalkışılırsa, yüksek düzeyde yatırım ister. Ülkemiz, her zaman belirttiğimiz gibi, coğrafik konum ve yapısı nedeniyle hemen her türlü bahçe ürününün yetişmesine elverecek, çok değişik toprak ve iklim koşullarına sahiptir. Önemli olan, her bir ürünün yetişebileceği en iyi yer veya yerleri bulmak ve buralarda birim alandan en yüksek verimi ve dolayısıyla geliri elde etmek için çaba sarf etmektedir.
Avrupa ülkelerine turfanda çilek, İsrail, İspanya, İtalya v. b. Akdeniz ülkelerinden gelmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde Kaliforniya turfanda çilek merkezidir. Sözü edilen yerlerin iklim koşulları ülkemizin Akdeniz kıyı şeridinin iklim koşullarına çok benzemektedir Ancak sözü edilen yerlerde büyük yatırımlarla kitle halinde üretim yapılmakta ve bu üretimde en yeni tek*nik ve kültürel tedbirler uygulanmaktadır. Akdeniz bölgemizde geçmiş yıllarda turfanda çilek yetiştirme konusunda bazı girişimler yapılmış ve bunlardan özel*likle Tarsus bölgesinde olumlu sonuçlar alınmıştır. Ancak, gerek çeşitler ve gerek teknik ve kültürel tedbirler konusunda öteki ülkelerdeki son gelişmelere pek yer verilmemiş, ayak uydurulamamıştır. Yaptığımız incelemeler, bu bölgenin değişik yerlerinde, çevre koşulları Avrupa ve Amerika'dakilere benzeyen yerlerde yetiştirilen yüksek verimli ve erkenci çeşitlerle, dikim zamanları üzerinde bir araştırmanın zorunlu olduğunu göstermiştir. Böylece işlenebilecek alanı geniş olan Antalya; Çukurova, Dalaman gibi alanlarda değişik dönemlerde yaz ve kış dikimleri yaparak, ilerde yapılacak ihracata yönelik yetiştirmeye ışık tutma amacıyla bir proje geliştirmeyi düşündük. Bu arada, orta erkenci çilek yetiştirme konusunda önceki yıllarda çok küçük ölçüde girişimde bulunan Sultanhisar iklim adacığını, normal mevsim çilekçiliği konusunda Bursa'yla yakın ilişkisi bulunan Yalova'yı ve son olarak büyük bir pazar olan Ankara'yı da ele almamızın yararlı olacağı kanısına vardık. 30 ay süren çalışmaları*mızdan çıkan sonuçlar, ele alınan her bir bölge için bize çok kıymetli bilgi*ler vermiş bulunuyor. Eğer ilgili kuruluşlar önerilerimizi benimser ve bun*ların gereklerini yerine getirirse Çukurova, Antalya ve Dalaman bölgelerinde ihracata yönelik çilek yetiştiriciliği rahatlıkla yapılabilir. Öteki merkezler ise iç pazarlara hizmet edebilir. Önemle üzerinde durduğumuz nokta, Akdeniz bölgesindeki küçük çiftçilerin kendi kısıtlı toprak veya parasal olanak*larıyla, aile işletmesi halinde turfanda çilek yetiştiriciliğine girişim yap*ması ve böylece yaşam düzeylerini yükseltmeleridir. Böyle bir başlangıç*tan sonra ileride kurulacak kooperatifler hem yetiştirme, hem pazarlama işlerinde yetiştiriciye büyük ölçüde yararlı olabilir.
Proje, birbirinden çok uzak yerlerde kurulduğu, mühendis, teknisyen ve işçi düzeyinde çok çeşitli kişilerle çalışıldığı için, bazı aksaklıklardan, elde olmayan nedenlerle kaçınılamamış ve bütün deneme yerlerinde, projede yapılması düşünülen alışmaların bazılarında eksiklikler meydana gelmiştir. Meyvelerdeki suda çözünebilir kuru madde tayinleriyle, irilik ve sınıflama konularındaki aksamalar bunlara örnek gösterilebilir. Böyle geniş kapsamlı bir araştırmada projenin amacına ulaşmasını engellemeyecek ölçüdeki bu gibi eksikliklerin bağışlanabileceğini umuyoruz.
Bu proje, Üniversiteler, TBTAK ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan*lığının işbirliğine örnek olması bakımından ilginçtir. 'TBTAK, Tarım ve Ormancılık Araştırma Grubu projeyi mali yönden desteklemiştir. Yalova Bahçe Kültürleri Eğitim ve Araştırma Merkezinin projenin yürütülmesinde çok önem*li katkısı vardır. Antalya'daki denemeler Aksu'daki Sebzecilik Araştırma İstas*yonunda titiz bir şekilde yürütülmüştür. Sultanhisar Fidanlığı kendi dar ola*nakları içinde çilek denemelerini de yürütmüştür. Dalaman Devlet Üretme Çiftliği, kendi geniş üretim sorunları içinde denemelerimiz, için mümkün olan en iyi çabayı göstermiştir. Son olarak, A. Ü. Ziraat Fakültesi Meyve Yetiştirme ve Islahı Kürsüsü ile Ç. Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Kürsüleri projenin amacına ulaşmasında en büyük yardımcılarımız olmuştur. Bütün bu kuruluş*lara, Sultanhisar Fidanlığı eski Müdürü B. Özer ve Yeni Müdürü Ziraat Yük*sek Mühendisi İbrahim Tuncelli ile Dalaman D. Ü. Ç. 'de Ziraat Yüksek Mühen*disi Ahmet Şenli ve ayrıca bize yardım eden, projede emeği geçen herkese en candan teşekkürlerimizi sunarız.
Adana, 1975.
ÖZET
Türkiye'nin değişik bölgelerinde (Adana, Antalya, Dalaman,Sultanhisar, Yalova ve Ankara) bazı yerli ve yabancı çilek çeşitleriyle (Tioga, Aliso Pocahontas, Cambridge 0422 ve Osmanlı) yaz ve kış dikim yöntemleri uy*gulanarak verim, kalite ve erkencilik üzerinde 2 yıl süren araştırmalar ya*pılmıştır. Bütün deneme yerlerinde yaz dikimlerinden elde olunan verimler kış dikimlerinden 2-3 kat fazla olmuştur. Özellikle Adana ve Antalya'daki yaz dikimlerinde bazı çeşitlerin dekara 7. 5 tona kadar çıkan ürün verdikleri saptanmıştır, Akdeniz bölgesinde ürünün erken (mart ayının ikinci yarısında) derilmeğe başlaması ve kalitenin yüksekliği, taze çilek ihracatı için ümit vermiştir. Kış dikimleri genellikle yüksek kaliteli ve bazı deneme yerlerinde yaz dikimine oranla daha erken ürün vermiştir. Ancak verimin düşüklüğü ve bitkilerin soğuktan zarar görmesi nedeniyle bu yöntem kışı erken başlayan ve soğuk geçen yerler için önerilmemiştir. Yaz dikimlerinin 2. ürün yılında verimler genellikle azalmış, kış dikimlerinin 2, yılında ise artmış ve hatta Antalya, Sultanhisar ve Ankara'da yaz dikimleri düzeyine ulaşmış veya onları geçmiştir, Ankara, Adana ve Antalya'da özellikle Kaliforniya çeşitlerinde görülen sarılık öteki deneme yerlerinde önemli bir sorun olarak ortaya çıkmamıştır.
uzumsu.com

