Çilek yetiştiriciliğinde hastalıklara karşı dikkate alınması gereken bazı temel konular ( 1 )
Çilek bitkisi çok fazla hastalığa maruz kalır. Bu hastalıklar zarar ve yayılımları açısından geniş bir çeşitliliğe sahiptir. Bu hastalıklarla başa çıkmanın en iyi yolu koruyucu önlemlerle onları kontrol altında tutmaya çalışmaktır. Yöreye uygun kültürel uygulamaların kullanılması önemlidir. Bunda amaç yörede yaygın olarak kullanılan kültürel uygulamalardan faydalanmaktır. Hastalıkları kontrol altında tutmak için yegane yol bitkilerin oldukça iyi gelişmelerini temin etmektir. Çilek bitkisi su ve besin maddeleri alımında sonradan geldiği arazi üzerinde, arazinin yerel bitkileri, yani yabancı otları ile rekabet etmek zorundadır. Çileklerde hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan çoğu kayıplar şu konular dikkate alınarak azaltılabilir;
a)Çeşit seçimi: Yörede daha önceden yapılmış çalışmalar dikkate alınarak en uygun çeşidin seçilmesi gereklidir. Özellikle yetiştiricilik yapılacak yerde daha önce ortaya çıkan hastalıklar dikkate alınarak çeşit belirlenmesinde fayda vardır. Bunun yanısıra yöreye adapte olan çeşidin daha kuvvetli gelişmesi nedeniyle hastalık ve zararlılara karşı daha dirençli olacağı unutulmamalıdır. Hastalıklarla entegre mücadele programlarında hastalığa dayanıklı çeşitlerin kullanımı çok önemlidir. Çoğu ticari çeşit yaprak lekesi, çilek mildiyösü, kırmızı öz çürüklüğü, verticillium solgunluğu ve küllemeye karşı oldukça iyi dayanım gösterir. Bir çeşit ne kadar çok hastalığa dayanıklı ise o kadar iyidir. Bahçe tesis edilecek yerde uygun görülen çeşidin hangi hastalıklara mukavim olduğunu fide satıcınızdan öğrenebilirsiniz. Yörede önceden çilek yetiştiriciliği yapılmışsa, yetiştiricilik yapan kişilerle görüşüp çeşit konusunda fikirlerini almak daha sağlıklı çeşit seçimini sağlayabilir. Yöredeki tarım teşkilatlarından ise mutlaka fikir alınmalıdır.
b)Hastalıksız fide kaynağı kullanımı: Yeni alanlara çilek bahçesi tesis edileceği vakit mutlaka hastalıksız fideler kullanılmalıdır. Fide elde edilen fideliklerde hastalık kontrolünün mutlaka yapılması gereklidir. En doğru yol hastalıksız fide ürettiği yönünde sertifikası olan fideliklerden fide satın almaktır. Şayet eski çilek bahçesindeki yaşlı bitkilerin kol fidelerinden yararlanılması düşünülüyorsa hastalık şüphesi taşıyan bitkilerin kesinlikle kullanılmaması gerekir.
c)Yer seçimi: Bahçe kurulurken yer seçiminde toprak drenajı çok önemlidir. Toprağın iyi havalanması oldukça önemlidir. Çilek kökleri suyla doymuş topraklarda çok çabuk çürür. Meyve hastalıklarının oluşması taprak yüzeyinin kuru veya nemli olmasıyla yakından ilişkilidir. Seçilen yerin mutlaka, iyi bir şekilde, su drenajını sağlayan özelliği olmalıdır. Düşük, zayıf drenaja sahip nemli alanlardan uzak durulmalıdır. İyi su drenajı (yüzey ve iç drenaj) özellikle derimsi meyve çürüklüğü ve kırmızı öz çürüklüğünü kontrol etmede çok önemlidir. Bu iki hastalıkta topraktaki serbest suya ihtiyaç duyar. Bahçe kurulacak arazinin sürekli nemli kalmaya eğilimli düşük alanları var ise, kırmızı öz çürüklüğünün gelişeceği ilk yer burası olacaktır. Arazinin suyla boğulan düşük alanlarında herhangibir zamanda bitkiler derimsi çürüklük hastalığına maruz kalabilir. Toprağa kanal açmak, hendek yapmak, sırtlara dikim yapmak, dikim yastıklarını yükseltmek gibi uygulamalar kök bölgesinden fazlalık suların uzaklaştırılması için uygulanabilir. Bu uygulamalar hastalıkla mücadele programında faydalı olacaktır. İyi havalanan organik maddece zengin topraklar iyi kök gelişimi için en uygun taprak tipidir. Soğuk hava akışına maruz kalmayan arazilerde bahçe kurulması özellikle soğuk zararını azaltmak için önemlidir. Toprak Ph sının 5.8 ile 6.5 arasında olması bitki gelişimi için uygun bir ortam yaratır.
d) Önceki yetiştiricilik tarihi: Seçilen arazi üzerinde önceden yetiştirilen ürünlerin hiçbirinin verticillium solgunluğu göstermemiş olması gerekir. Eski bir çilek bahçesinin olduğu yere yeni çilek bahçesi kurulması düşünülüyorsa, kırmızı öz çürüklüğü veya siyah kök çürüklüğü geçmişi olmadığından emin olunmalıdır. Siyah kök çürüklüğü riskini en aza indirmek için, eski çilek bahçesini kaldırdıktan hemen sonra yeni çilek bahçesinin kurulması tavsiye olunmaz. Genelde solanaceae veya diğer verticilliuma hassas ürünlerden sonra hemen çilek dikilmesi iyi bir uygulama değildir. Bu bitkiler domates, patates, biber, patlıcan, kavun, bamya, nane, ahududu, böğürtlen, krizantem ve gül dür. Şayet mümkünse seçilen yerde en az 3-5 yıl bu ürünlerin hiçbiri yetiştirilmemiş olmalıdır. Önceki ürünlerden toprakta herbisit kalıntısı olmamasın da dikkat edilmelidir.
e) Yer özellikleri: Direk güneş ışığına maruz kalan iyi hava dolaşımı olan bir yer seçilmelidir. Gölgeli alanlardan uzak durmalıdır. İyi hava hareketi ve gün ışığına direk maruz kalma, özellikle, yağmur veya sulamadan sonra yapraklar ve meyvelerin kurumasına yardımcı olmada çok önemlidir. Meyve ve yaprakların daha hızlı kurumasını teşvik edecek olan herhangi bir uygulama bir çok farklı hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olacaktır. Güneye bakan yönler toprağın çabuk ısınması ve kuruması yanında meyvelerin erken olgunlaşmasını dolayısıyla erkenciliği teşvik eder.
f) Ürün rotasyonu ve toprak fumigasyonu: Bir arazide aynı ürünün sürekli yetiştirilmesi hastalık ve zararlıların araziye iyice yerleşmelerine neden olur ve sonraki yıllarda hastalıkla mücadele için daha yüksek miktarlarda para ve emek harcamaya yol açar. Bundan dolayı ürün rotasyonuna dikkat etmelidir. Her bahçe kurulum döneminde ayrı arazi parçaları seçilmelidir. Yeni çilek bahçesi kurulması düşünülen arazide son 5 yıl veya daha uzun süre çilek yetiştiriciliği yapılmamışsa veya yetiştirilen diğer ürünlerde Verticillium hastalığı görülmemişse, hastalık kontrolü için toprak fumigasyonu ihtiyaç değildir. Şayet önceden çilek bahçesi olan araziye yeniden çilek bahçesi kurulması isteniyorsa ya ürün rotasyonu yada toprak fumigasyonu uygulanmalıdır. Rotasyonda arazi iyice sürülmeli ve en az 2 yıl Verticillium a hassas olmayan bitkiler dikilmelidir. Çoğu toprak kaynaklı patojen formu, yapısı gereği, çilek bitkisi mevcut olmasa bile, toprakta birkaç yıl yaşayabilme yeteneğindedir. Mümkünse daha uzun süre çilek dikilmeden rotasyonu sürdürmek gerekir. Uygun şekilde yapılan toprak fumigasyonu toprak kaynaklı hastalıkların kontrolüne büyük oranda yardım eder. Sürekli çilek bahçesi kurulan arazilerde çoğu ticari hastalık kontrol programında tavsiye edilir. Ürün rotasyonuna ilave olarak toprak fumigasyonunun kombine edilmesi çoğu başarılı yetiştiriciler tarafından kullanılan bir yöntemdir. Bununla birlikte kimyasal girişini azaltmayı tercih eden yetiştiriciler için ürün rotasyonu tek başına, genellikle, çoğu toprak kaynaklı hastalığın kabul edilebilir ölçüde kontrolünü sağlar. Tabiki bu, rotasyonun yeteri kadar uzun süre yapılması durumunda geçerli olacaktır.
g) Gübreleme: Gübreleme yaprak ve toprak analizine göre yapılmalıdır. Dikimden önce toprak analiz edilmeli ve gübreleme seviyesi ayarlanmalıdır. Dikimden önce araziye ahır gübrelemesi veya yeşil gübreleme yapılmalıdır. Tavuk gübresi gibi kümes hayvanları gübresi fazla arzu edilmez. İçerdiği yoğun azot nedeniyle vejetatif gelişmeyi ve meyvelerde yumuşamayı teşvik eder. Her iki durumda hastalık oluşumunu arttırır. Aşırı gübre, özellikle azot, kullanımından kaçınılmalıdır. Gübrelemede amaç ürün miktarını ve kalitesini arttırmaktır. Ancak aşırı azot yaprak sayısını arttırarak, yağmur ve sulamadan sonra meyvelerin ve yaprakların kuruma süresini uzatır. Bunun sonucu olarakta hastalıklar daha kolay ve hızlı gelişme imkanı bulur. Yine fazla azot uygulaması ile daha hassas yapraklar ve yumuşak meyve oluşumu teşvik edilerek hastalıkların gelişmesi hızlandırılmış olur. Meyvelerin yumuşaması daha kolay meyve çürüklüğüne yakalanmayı sağlaması yanında depolama süresininde kısalmasına neden olabilir. Orta ve ağır topraklarda hasattan önceki dönemde, ilkbaharda, azot uygulamasından kaçınılmalıdır.
Kaynak : uzumsu.com
Çilek bitkisi çok fazla hastalığa maruz kalır. Bu hastalıklar zarar ve yayılımları açısından geniş bir çeşitliliğe sahiptir. Bu hastalıklarla başa çıkmanın en iyi yolu koruyucu önlemlerle onları kontrol altında tutmaya çalışmaktır. Yöreye uygun kültürel uygulamaların kullanılması önemlidir. Bunda amaç yörede yaygın olarak kullanılan kültürel uygulamalardan faydalanmaktır. Hastalıkları kontrol altında tutmak için yegane yol bitkilerin oldukça iyi gelişmelerini temin etmektir. Çilek bitkisi su ve besin maddeleri alımında sonradan geldiği arazi üzerinde, arazinin yerel bitkileri, yani yabancı otları ile rekabet etmek zorundadır. Çileklerde hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan çoğu kayıplar şu konular dikkate alınarak azaltılabilir;
a)Çeşit seçimi: Yörede daha önceden yapılmış çalışmalar dikkate alınarak en uygun çeşidin seçilmesi gereklidir. Özellikle yetiştiricilik yapılacak yerde daha önce ortaya çıkan hastalıklar dikkate alınarak çeşit belirlenmesinde fayda vardır. Bunun yanısıra yöreye adapte olan çeşidin daha kuvvetli gelişmesi nedeniyle hastalık ve zararlılara karşı daha dirençli olacağı unutulmamalıdır. Hastalıklarla entegre mücadele programlarında hastalığa dayanıklı çeşitlerin kullanımı çok önemlidir. Çoğu ticari çeşit yaprak lekesi, çilek mildiyösü, kırmızı öz çürüklüğü, verticillium solgunluğu ve küllemeye karşı oldukça iyi dayanım gösterir. Bir çeşit ne kadar çok hastalığa dayanıklı ise o kadar iyidir. Bahçe tesis edilecek yerde uygun görülen çeşidin hangi hastalıklara mukavim olduğunu fide satıcınızdan öğrenebilirsiniz. Yörede önceden çilek yetiştiriciliği yapılmışsa, yetiştiricilik yapan kişilerle görüşüp çeşit konusunda fikirlerini almak daha sağlıklı çeşit seçimini sağlayabilir. Yöredeki tarım teşkilatlarından ise mutlaka fikir alınmalıdır.
b)Hastalıksız fide kaynağı kullanımı: Yeni alanlara çilek bahçesi tesis edileceği vakit mutlaka hastalıksız fideler kullanılmalıdır. Fide elde edilen fideliklerde hastalık kontrolünün mutlaka yapılması gereklidir. En doğru yol hastalıksız fide ürettiği yönünde sertifikası olan fideliklerden fide satın almaktır. Şayet eski çilek bahçesindeki yaşlı bitkilerin kol fidelerinden yararlanılması düşünülüyorsa hastalık şüphesi taşıyan bitkilerin kesinlikle kullanılmaması gerekir.
c)Yer seçimi: Bahçe kurulurken yer seçiminde toprak drenajı çok önemlidir. Toprağın iyi havalanması oldukça önemlidir. Çilek kökleri suyla doymuş topraklarda çok çabuk çürür. Meyve hastalıklarının oluşması taprak yüzeyinin kuru veya nemli olmasıyla yakından ilişkilidir. Seçilen yerin mutlaka, iyi bir şekilde, su drenajını sağlayan özelliği olmalıdır. Düşük, zayıf drenaja sahip nemli alanlardan uzak durulmalıdır. İyi su drenajı (yüzey ve iç drenaj) özellikle derimsi meyve çürüklüğü ve kırmızı öz çürüklüğünü kontrol etmede çok önemlidir. Bu iki hastalıkta topraktaki serbest suya ihtiyaç duyar. Bahçe kurulacak arazinin sürekli nemli kalmaya eğilimli düşük alanları var ise, kırmızı öz çürüklüğünün gelişeceği ilk yer burası olacaktır. Arazinin suyla boğulan düşük alanlarında herhangibir zamanda bitkiler derimsi çürüklük hastalığına maruz kalabilir. Toprağa kanal açmak, hendek yapmak, sırtlara dikim yapmak, dikim yastıklarını yükseltmek gibi uygulamalar kök bölgesinden fazlalık suların uzaklaştırılması için uygulanabilir. Bu uygulamalar hastalıkla mücadele programında faydalı olacaktır. İyi havalanan organik maddece zengin topraklar iyi kök gelişimi için en uygun taprak tipidir. Soğuk hava akışına maruz kalmayan arazilerde bahçe kurulması özellikle soğuk zararını azaltmak için önemlidir. Toprak Ph sının 5.8 ile 6.5 arasında olması bitki gelişimi için uygun bir ortam yaratır.
d) Önceki yetiştiricilik tarihi: Seçilen arazi üzerinde önceden yetiştirilen ürünlerin hiçbirinin verticillium solgunluğu göstermemiş olması gerekir. Eski bir çilek bahçesinin olduğu yere yeni çilek bahçesi kurulması düşünülüyorsa, kırmızı öz çürüklüğü veya siyah kök çürüklüğü geçmişi olmadığından emin olunmalıdır. Siyah kök çürüklüğü riskini en aza indirmek için, eski çilek bahçesini kaldırdıktan hemen sonra yeni çilek bahçesinin kurulması tavsiye olunmaz. Genelde solanaceae veya diğer verticilliuma hassas ürünlerden sonra hemen çilek dikilmesi iyi bir uygulama değildir. Bu bitkiler domates, patates, biber, patlıcan, kavun, bamya, nane, ahududu, böğürtlen, krizantem ve gül dür. Şayet mümkünse seçilen yerde en az 3-5 yıl bu ürünlerin hiçbiri yetiştirilmemiş olmalıdır. Önceki ürünlerden toprakta herbisit kalıntısı olmamasın da dikkat edilmelidir.
e) Yer özellikleri: Direk güneş ışığına maruz kalan iyi hava dolaşımı olan bir yer seçilmelidir. Gölgeli alanlardan uzak durmalıdır. İyi hava hareketi ve gün ışığına direk maruz kalma, özellikle, yağmur veya sulamadan sonra yapraklar ve meyvelerin kurumasına yardımcı olmada çok önemlidir. Meyve ve yaprakların daha hızlı kurumasını teşvik edecek olan herhangi bir uygulama bir çok farklı hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olacaktır. Güneye bakan yönler toprağın çabuk ısınması ve kuruması yanında meyvelerin erken olgunlaşmasını dolayısıyla erkenciliği teşvik eder.
f) Ürün rotasyonu ve toprak fumigasyonu: Bir arazide aynı ürünün sürekli yetiştirilmesi hastalık ve zararlıların araziye iyice yerleşmelerine neden olur ve sonraki yıllarda hastalıkla mücadele için daha yüksek miktarlarda para ve emek harcamaya yol açar. Bundan dolayı ürün rotasyonuna dikkat etmelidir. Her bahçe kurulum döneminde ayrı arazi parçaları seçilmelidir. Yeni çilek bahçesi kurulması düşünülen arazide son 5 yıl veya daha uzun süre çilek yetiştiriciliği yapılmamışsa veya yetiştirilen diğer ürünlerde Verticillium hastalığı görülmemişse, hastalık kontrolü için toprak fumigasyonu ihtiyaç değildir. Şayet önceden çilek bahçesi olan araziye yeniden çilek bahçesi kurulması isteniyorsa ya ürün rotasyonu yada toprak fumigasyonu uygulanmalıdır. Rotasyonda arazi iyice sürülmeli ve en az 2 yıl Verticillium a hassas olmayan bitkiler dikilmelidir. Çoğu toprak kaynaklı patojen formu, yapısı gereği, çilek bitkisi mevcut olmasa bile, toprakta birkaç yıl yaşayabilme yeteneğindedir. Mümkünse daha uzun süre çilek dikilmeden rotasyonu sürdürmek gerekir. Uygun şekilde yapılan toprak fumigasyonu toprak kaynaklı hastalıkların kontrolüne büyük oranda yardım eder. Sürekli çilek bahçesi kurulan arazilerde çoğu ticari hastalık kontrol programında tavsiye edilir. Ürün rotasyonuna ilave olarak toprak fumigasyonunun kombine edilmesi çoğu başarılı yetiştiriciler tarafından kullanılan bir yöntemdir. Bununla birlikte kimyasal girişini azaltmayı tercih eden yetiştiriciler için ürün rotasyonu tek başına, genellikle, çoğu toprak kaynaklı hastalığın kabul edilebilir ölçüde kontrolünü sağlar. Tabiki bu, rotasyonun yeteri kadar uzun süre yapılması durumunda geçerli olacaktır.
g) Gübreleme: Gübreleme yaprak ve toprak analizine göre yapılmalıdır. Dikimden önce toprak analiz edilmeli ve gübreleme seviyesi ayarlanmalıdır. Dikimden önce araziye ahır gübrelemesi veya yeşil gübreleme yapılmalıdır. Tavuk gübresi gibi kümes hayvanları gübresi fazla arzu edilmez. İçerdiği yoğun azot nedeniyle vejetatif gelişmeyi ve meyvelerde yumuşamayı teşvik eder. Her iki durumda hastalık oluşumunu arttırır. Aşırı gübre, özellikle azot, kullanımından kaçınılmalıdır. Gübrelemede amaç ürün miktarını ve kalitesini arttırmaktır. Ancak aşırı azot yaprak sayısını arttırarak, yağmur ve sulamadan sonra meyvelerin ve yaprakların kuruma süresini uzatır. Bunun sonucu olarakta hastalıklar daha kolay ve hızlı gelişme imkanı bulur. Yine fazla azot uygulaması ile daha hassas yapraklar ve yumuşak meyve oluşumu teşvik edilerek hastalıkların gelişmesi hızlandırılmış olur. Meyvelerin yumuşaması daha kolay meyve çürüklüğüne yakalanmayı sağlaması yanında depolama süresininde kısalmasına neden olabilir. Orta ve ağır topraklarda hasattan önceki dönemde, ilkbaharda, azot uygulamasından kaçınılmalıdır.
Kaynak : uzumsu.com

