fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Armut hastalıkları

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Armut hastalıkları

    Merhabalar,
    Bahçemde birkaçtane çeşitli cinsten armut var.Fakat bu armutlar her yıl şekerle kaplanmış gibi bir hastalığa yakalanıyor.Neresine dokansanız yapış yapış oluyor.Aldığım birçok böcek ilacı hiçbir etki yapmadı.Bahçe komşuları da aynı hastalıktan muzdarip.Armutları kesmayi düşünüyorum.Yardımcı olursanız memnun olurum.Selamlar
    Sisli

  • #2
    Armudunuzda, Armut psillidi denilen Böcek zarlısı mevcut bunun için

    Kimyasal Mücadele :

    Armut psillidleri ile mücadele, psillidlerin kısa zamanda çeşitli pestisitlere dayanıklı populasyonlar geliştirmeleri yüzünden oldukça özen istemektedir. Psillidler çok zararlı olup çabuk çoğaldıkları için, yıl boyunca bulaşmalar en düşük düzeyde tutulmalıdır. Bu nedenle, mevsim başında bir yıl önce psillid zararı bulunan tüm birbirine komşu bahçelerde aynı anda, ilaçlamalar yapılmalıdır. Bu uygulama hem etkinliği arttırır, hem bir bahçeden diğerine geçişleri engeller.
    İlaçlama Zamanı :
    Kışlayan döl erginlerinin bıraktığı yumurtaların hemen hemen tamamının açılıp iki ve üçüncü dönem nimfler görülmeye başladığı ve sürgünlerin % 15'den fazlasında bulaşma görüldüğünde ilaçlama yapılır. Her sürgünde bir birey görüldüğü zaman o sürgün bulaşık kabul edilir.
    Nisan ayı başından itibaren yapılmaya başlanan kontrollerde, kışlayan döl erginlerinin bıraktığı yumurtaların hemen tamamının açılıp 2 ve 3 yaşlı nimfler görülmeye başladığı zaman yapılan tek bir ilaçlama yeterlidir. Ancak nimflerin salgıladığı tatlı madde akıntısının görülmesi, giderek artması halinde ilaçlama için geç kalınmış demektir ve bu zamanda yapılan ilaçlamanın etkisi de çok düşüktür. İlkbahar ilaçlaması yapılmamış ve yazın yoğun bulaşmalar olmuşsa, doğal dengeyi korumaya ve hasat ile ilaçlama arasında güvenli zaman aralığını bırakmaya özen göstererek yaz ilaçlamaları yapılabilir.
    --------------------------------------------------------------------------------
    İlaç Detayları :
    Etken Madde Formülasyon Miktar
    Amitraz + Bifenthrin 200+ 25 g/l EC 200 ml
    Amitraz 200 g/l EC 300 ml
    Azinphos Methyl 230 g/l EC 200 ml
    Cypermethrin EC 20 ml
    Deltamethrin 25 g/l EC 50 ml
    Diflenbenzuron 480 g/l SC 25+50 ml (yayıcı yapıştırıcı)
    Diflubenzuron %25 + Bitkisel yağ WP + SIVI 40 g + 300 ml
    Fenvalerate 190 g/l EC 30 ml
    Imidacloprid 200 g/l SL 75 ml
    Imidacloprid 350 g/l SC 40 ml
    Methidathion 426 g/l EC 100 ml
    Phosalone 350 g/l EC 200 ml
    Tebufenpyrad %20 WP 100 g
    Teflubenzuron 150 g/l SC 50 ml
    Teflubenzuron50 g/l SC 150 ml
    Triflumuron %25 WP 40 g+ 300 ml bitkisel yağ
    Yazlık yağ 850 g/l+ Malathion 190 g/l EM 1500 ml + 300 ml

    Comment


    • #3
      Sayın Ubeyd böcek zararlısından bu yöntemle kurtuluyoruz. Bu kimyasal kalıntı elmaya geçiyor ve sonra bizler bu kimyasal kalıntılı elmaları tükettiğimizde başımıza gelecekleri de burada paylaşırsak çok güzel olacağını düşünüyorum. Dün Gebze tarafına gittim. Baktım tezgahlarda domates, salatalık, fasulye, biber satmaya başlamışlar. Ummadığım kadar sera kurmuşlar. Sera dışında hiç bir sebze yetiştirilen alan görmedim. Canım çekti ve domates, biber, salatalık ve fasulye almak için durdum. Tezgahtaki yetiştiriciye sordum bunları yetiştirirken ne kullandın dedim. Bana üre kullandım dedi ve her şey o anda bende bitti. Bizleri sağlık açısından çok ciddi bir şekilde ilgilendiren bu kimyasal girdilerden nasıl kurtulacağız. Ben çok fazla ürün yetiştireyim güzel gözüksün, herkes alısın, çok para kazanayım ama bu ürünleri tüketenlere ne olursa olsun düşüncesinden vaz geçmemiz gerekiyor.

      Comment


      • #4
        Sayın behramkale, konuları bir mesaj içerisinde birleştirince yanlış anlaşılmalar olabilir. Ben de fikrimi yazmak istiyorum.
        Armut pisillidi var bu bahçede bunun çözümünü de ubeyd bey yazmış. Tarım bakanlığı da bunu tavsiye ediyor. İlçe tarım da bunu reçetelere yazıyor. Gelelim asıl konuya;
        Kimyasal kullanılan ürünlerde kalıntı olur ama içine geçmez kabukta kalır. Bunun şartı da ilaç uygulaması ile hasat arasındaki süreye mutlaka uyulmasıdır. İlaç kalıntısı ancak erken hasat edilen veya aşırı dozda ilaç kullanılan ürünlerde olur.
        Üre ile yetiştirilen bir üründe sorun yoktur. Tadı kokusu istenen şekilde olmaz ama üre sağlık sorunu yapmaz. Kimyasal gübreler sorun değildir. Olaya fizyolojik olarak bakarsanız organik gübre de kimyasal gübre de aynıdır. Fark gübrelerin içeriğindedir. Yarasa gübresi ile yetiştirilenle üreyle yetiştirilen aynı tad ve aromada olmaz o kadar.

        Comment


        • #5
          Sayın Selsarac ben Sayın Ubeyd ile sizi merakla beğeniyle takip edenlerdenim. Müsaadenizle benim söylemek istediğim bir şeyler var. Aynı neticeyi alıyorsak neden kimyasal ürünleri kullanalım. Tarım Bakanlığı tavsiye edebilir. İlçe tarım müdürlükleri reçetelerine yazabilir. Organik asitlerden yapılmış yeni bir ürünü tanıtmak için geçen gün Kaya tohumculuğa uğradım. Sami bey bu ürünü denemek için birine vereceğim. O kişinin bilgisi çok çok fazladır. O kişi tamam derse bu ürün iyidir dediler. Deneme yapıldı ve deneyen kişi ben bu güne bir çok kimyasal ürün kullandım ama bu kadar etkili bir ürün kullanmadım ve önümüzdeki senede kullanmak isterim dediler. Tabiiki yetiştirilen ürünlerin damak tadı ile raf ömrü de bizim için çok önemli. Kimyasal girdilerle yetiştirilen ürünlerin ne damak tadı var. Buzdolabında bile kısa sürede bozuluyorlar.

          Comment


          • #6
            Sayın behramkale, sami beyle hem ubeyd bey hem ben çok iyi tanışırız. Organik ürün yada organik girdi varsa neden kullanmayalım. Organik düşmanı değiliz ama kimyasal kullanımının yanlış olmadığını ifade etmek istiyorum sadece. Aynı fiyata organik varsa en azından aynı etkiyi gösteriyorsa neden organik kullanmayalım?

            Comment


            • #7
              Organik Tarım küçük ölçekli aile kendisi için yapıyorsa desteklerim. Ancak işletme bazında olursa karşıyım.

              Çünkü; İşletmeler üretimi kar amaçlı yapar. Yani birim alandan en fazla verimi nasıl alabilirim ona bakar. Birim alandan organik tarımdan 3-4 ton alınan bir yerden İyi tarım uygulaması ile yani Kimyasalları yerinde, zamanında ve dozajında kullanırsan ayni alandan 20 ton alabilirsin.

              Organik tarımda
              1-İşçilik ücreti çok fazla
              2-Birim alandan alınan ürün az
              3-Ürünlerin albenisi yok.
              4- Büyük işletmelerde zararlı ve hastalıklara karşı mücadelen yok.

              Tüm bunları üst üste koyan işletmeci mecburen kimyasalları kullanmak zorunda.

              Ancak bir aile kendi ihtiyacı için tarım yapacaksa o zaman organik yapabilir sıkıntı yok.

              Yani üretici kimyasalları tadı ve lezzeti için değil üretimdeki artış ve albenisi için yapıyor.


              Kimyasallar zamanında ,yerinde ve dozajında kullanılması halinde bir sorun oluşturmuyor

              Comment


              • #8
                Sayın Ubeyd ben bu görüşünüze katılmıyorum. Tıp, inşaat, makine , tarım akla gelecek her konuda bilim adamları yenilikler keşfediyorlar. Yine bana göre sizin görüşleriz, bilgileriniz eskiden bu doğrultudaydı. Şimdi ise her şey farklı ileri de daha farklı olacaktır. Organik girdileri imal eden kişiye (Sizi tebrik ederim şaşıracaksınız.) notu ile ekteki resimler gönderilmiştir. Birinci resimde organik girdiler kullanılmıştır. İkinci resimde kimyasal gübreleme yapılmıştır. İki tarla yan yanadır. Üçüncü resim de ise kıyaslama yapılmıştır. Bir ve ikinci resimlerde tartının rakamlarına da bakılsın diye tartı üzerinde çekilmiştir. Bu resimlere göre organik tarımda verim düşüklüğünden bahsedilemez. İşçilik ücretinde bir fark yok. Biyoaktiv ile zararlılar ve hastalıklarla mücadele ettik ve İstanbul Ömerli de çöken biber serasını tamamen ölmeyen bitkileri ayağa kaldırdık. Sera sahibi ben bu güne kadar bir çok ürün kullandım. Bu kadar başarılı olana rastlamadım ve seneye de kullanmak isterim demiştir. Saygılarımla,
                Eklenen Dosyalar

                Comment


                • #9
                  Sayın behramkale, 7 yıldır adeta kendini tarıma vakfeden ve tarım için internetin altını üstüne getiren Ubeyd beyin bilgileri eski ise bizler hiçbirşey bilmiyoruz demektir. Cerbeze ile herkes batılı hak, hakkı da batıl gösterebilir. Pes, daha birşey demiyorum.

                  Comment


                  • #10
                    Sayın Selsarac
                    Ben bu güzel sitede aile içindeymiş gibi konuları tartışacağımızı düşünüyordum. Benim dediğim dediktir anlayışı bana göre değil. Yazdığınız yazıya üzüldüğümü söylemeliyim.
                    Rahmetli babam 1969 yılında yeni bir anadol araba almıştı. Tek kapı direksiyonu dönmez bir arabaydı. Bir çok yere gittik o arabayla güzel anılarımız oldu. Şimdi ise arabalar kendi kendine park ediyor. Yakında uçan araba yapacaklarını düşünüyor. Yani teknoloji ilerliyor.
                    İnsanlarla konuşuyorum. Herkes organik ürünler tüketmek istediklerini söylüyorlar. Tabiiki kimyasal girdilerle ürün yetiştirenler hariç.
                    Ben kimyasal girdilerin zararının olmadığı düşünmüyorum. Avrupa birliği, Rusya bizim tarım ürünlerini boşuna geri göndermiyorlar. Analiz yapıyorlar kimyasal kalıntıya rastlayınca bize iade ediyorlar.
                    Benim amacım organik girdilerle hem ürün artışı sağlamak, hem de zararlılara karşı ürünü korumanın yollarını ispat etmek. Bunu da yapmayı başardık. Bundan da gurur duyuyoruz.
                    Bu yazılarım sizleri üzüyorsa lütfen yazarsanız sevinirim. Saygılarımla,

                    Comment


                    • #11
                      .Sayın Bahremkale Bizler sizi tanıyoruz.Bu konudaki gayretlerinizi de tebrik ediyoruz. Çoğu zamanda fikirlerinizden faydalanıyoruz. Benim inancım bilgilerim bu doğrultuda. Ama inat etmiyorum mutlaka el elden üstündür ve mutlaka yeni denemeler ve ürünler çıkacaktır.

                      Rusya'ya 90 bin ton Tarım ürünü ihraç edilmiş geri dönen 40 ton yani bin kamyon gitmiş iki kamyon dönüş. Kıyaslamasını siz yapın. Antalya Hal koordinatörünün dediğine göre dönenlerin bir çoğuda politik nedenler.
                      Last edited by ubeyd; 09.07.13, 22:22.

                      Comment


                      • #12
                        Sayın Ubeyd çok teşekkür ederim. Sizin inanç ve bilgilerinize sonsuz saygılıyız. Aslında bu yeni ürünleri bir şekilde sizlere denetsek ve denemeden sonra fikirleriniz alsak ne dersiniz? Şahsen ben çok mutlu olurum. Saygılarımla,

                        Comment


                        • #13
                          Tabi memnun olurum. Daha iyisini öğrenmek ve çiftçilermize anlatmak ve onları yanlış yönlendirmekten de kurtulmuş oluruz.

                          Comment


                          • #14
                            Sayın Behramkale, dediğim dedik tarzımız kesinlikle yok Ortada bir yanlış anlaşılma var. Burası bir aile ortamıdır bunda haklısınız ve bu ortamı sizin gibi değerli üyelerimiz sayesinde 7 yıldır devam ettiriyoruz. Tartışma ortamında yazılar üzerine duygu ve mimikleri yansıtamadığımız için de yazılar sert algılanıyor malesef bu konuda biraz müsamahalı yaklaşmalıyız birbirimize. İfadelerim yanlış anlaşılmıştır, size karşı bir tavrım kesinlikle yok olamazda. Burada sadece fikirleri tartışıyoruz.

                            Benim pes ettiğim nokta, bir ürünün veya gübre diyelim örnek olarak, etkisinin denenmesi için bırakın iki pancarı, iki tarla yeterli gelmez. Onlarca deneme parselinde farklı ortamlarda farklı şartlarda denemeler yapılmalı ve bilimsel deneme metodlarıyla istatistik hesapları yapılmalıdır ki etkinliği anlaşılsın. İki tane pancarla bu işi başardık demek beni pes ettirdi çünkü Türkiyede onlarca araştırma enstitüsü ve bir o kadar fakülte akademisyenleri boşuna çalışıyorlar demektir.

                            Comment


                            • #15
                              Sayın üyeler Antalya'da tuta zararlısı domateslere yapacağını yapmış. Domateslerin sahibi çok üzgündü. Kendisine organik asitlerden imal edilmiş Biyoaktivi kullanmasını önerdim. Bu sene geçti seneye bakarız bu duruma gelmiş domatesleri hiç bir ilacın kurtaramayacağını söyledi. Ben ise kullanmasını önerdim ve 250 cc lik Biyoaktiv gönderdim. Kullandıktan on gün sonra kullanan kişinin keyfi yerine gelmişti. Özellikle Sayın Ubeyd'en fikrini söylemesini rica ediyorum. Saygılarımla,
                              Eklenen Dosyalar

                              Comment

                              Working...
                              X