Vavilov, cevizin orjin merkezlerine orta asya ve yakın doğuyu, okmanich ise, sekonder merkez olarak Moldovya’yı ilave etmiştir.Yunanistan dağlarında yabani ceviz ağaçları bulunmasına rağmen bu ülkeye İran’dan değerli tiplerin getirilmesine kadar Yunanistan ceviz popülasyonunun değerli tiplerden oluşmadığı belirtilmektedir.Romalılar İran orijili ceviz ağaçlarıda yetiştirmişler ve bunlardan kaliteli ve sağlıklı olanları vasıflandırmışlardır.Ceviz kültürü tahminen İyalya’dan Orta ve Güney Avrupa’ya yayılmış ve ilk kolonilerle de Amerika’ya götürülmüştür.J.regia’nın gen merkezleri arasında ülkemizde bulunmaktadır. Türkiye’de tohumdan yetişmiş ceviz popülasyonları içinde geç yapraklanan, yan dallarda meyve veren, hastalalık ve zaralılara toleranslı, verimli ve meyve kalitesi yönünden üstün özellikli olarak kabul edilebilecek yüzlerce tip bulunmaktadır.Gerek A.B.D’ye giden ve gerek se Avrupa’da yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan cevizin orijininin Anadolu olduğu şüphesizdir.
CEVİZİN SİSTEMATİĞİ
SINIF Dicotiledonae
TAKIM Juglandales
FAMİLYA Juglandaceae
CİNS Juglans
TÜR J.regia
J.boliviana
J.hindsii
J.nigra
J.major
CEVİZİN TÜRKİYEDEKİ DURUMU
Cevizin gen merkezleri,ana vatanı arasında olan Türkiye ceviz varlığı ile dünyada ilk sırada olmasına rağmen üretim ve ihracatta maalesef istenilen yerde değildir ancak son on yılda ülkemizde ceviz yetiştiriciliğinde olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Son yıllarda aşılı ceviz üretimini fidancılık içinde karlı üretim kolu haline gelmesi yüzlerce kişiyi aşılı ceviz fidanı üretimine sevk etmiştir.
Türkiye ceviz üretiminde dünyada önemli konumdadır.Ülkemizin hemen hemen her bölgesinde ceviz yetiştiriciliği yapılmaktadır.2000 yılı istatistiklerini baz alacak olursak dünyada önemli ceviz üreticiler Ülkeler arasında ÇİN,A.B.D,İRAN ve TÜRKİYE gelmektedir. 2000 yılı istatistiklerine göre Dünyada ki ceviz üretimi 1 192 480 ton dur.Çin 300000 ton ,A.B.D 222 260 ton,İran 145 800 ton Türkiye 120 000 ton Romanya 125 000 TON ,Fransa ise 24 000 ton kabuklu ceviz üretmiştir.önemli ceviz üreticisi ülkelerin verimlerine bakılacak olursa ülkemizin önemli bir ceviz varlığına sahip olmasına rağmen üretimde geri kalmasının nedenlerinden birini görmek mümkündür.1996 yılı FAO verilerine göre ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde 2001,7 kg /hektar.verim söz konusudur ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde verimin düşük olmasının sebebi açıkça bellidir;kapama plantasyonların olmaması,ekolojik koşullara uyan çeşit seçiminin yapılmaması,hastalık ve zararlılarla mücadelenin yapılmaması,gübreleme ve budama gibi teknik uygulamalarının tamamen ihmal edilmesi verim düşüklüğünün en önemli sebeplerinden birisidir.
1980’li yıllara kadar tohumdan yetişmiş çöğürlerle yetiştiriciliğin yapılması yine en önemli verim düşüklüğü sebepleri arasında sayıla bilir.Yaklaşık % 10’luk üretim payı ile dünya ceviz üretiminde önemli bir yere sahip olan Türkiye’nin dünya ceviz dış satımında isminin geçmemesi beklenen bir gerçektir.1998 verilerine göre Türkiye’nin kabuklu ceviz ihracat miktarı sadece 13 ton’dur. Ülkemizin dünya ceviz dış satımında yer almamasının en önemli nedeni uzun yıllar üretimin tohumla çoğaltılmış ağaçlardan karşılanmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Türkiye’nin dünya ceviz ihracatında rekabet edecek güce gelmesinin tek yolu standart çeşitlerle kurulu kapama bahçeleri kurmaktır. Ülkemiz ekolojik koşullarının bir çok tip ve çeşidimizin iç ceviz olarak tüketilmeye el verişli olması iç ceviz ihracatında ülkemize kolaylıklar sağlayacaktır.Gerek iç ceviz gerekse dış ceviz satımında Türkiye’nin en önemli sorunu standart çeşitlerle üretimin yapılmamasıdır.Bir çuval dolusu meyvelerin dahi birbirinden farklı olması, hatta 1 kg iç cevizde bile çok farklı tipte iç ceviz bulunması ülkemiz ceviz ihracatının önünü kapamaktadır.
CEVİZİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ
AĞAÇ HABİTÜSÜ
Tohumdan yetişmiş ceviz ağaçları kuvvetli bir gelişime sahiptir.Ceviz ağaçları oldukça geniş bir ağaç tacına sahip olabilir. Uzun yıllar sağ olarak kalan ceviz ağaçlarının altında bir köyün sürüsünün gölgelendiği bilinmektedir. Aşılı ceviz ağaçlarının habitüsü çeşitler ve ekolojik koşullara bağlı olarak farklılık göstermektedir.Yan dallarda yüksek oranda meyve veren ceviz çeşitleri, yayvan gelişim gösterirken yan dallarda düşük oranda meyve veren ceviz çeşitleri dikine gelişim göstermektedirler.Aşılı ceviz çeşitlerine ait ağaçlar yine tohumdan yetişmiş ağaçlara göre daha yayvan gelişim göstermektedir.
MEYVE ÖZELLİKLERİ
Cevizin meyvesi pomolojik gruplandırmada sert kabuklu meyveler içinde yer almaktadır.Meyve ağaç üzerinde yeşil kabuk,sert kabuk ve iç cevizden oluşur.Yeşil kabuk kılıf ve çiçek örtüsünden,sert kabuk ise yumurtalık duvarlarından oluşur.Endosperm taşımayan tohumda yedek besin kotiledonlarda birikmiştir.
Kabuklu meyve ağırlığı, çeşitlerin genetik yapısı ve e4kolojik koşullara göre değişmekle birlikte 2-25 g.arasında değişebilir. Kabuk kalınlığı; iç randımanı,taşınma ve meyvenin kullanılma amacı yönünden önemli bir meyve özelliğidir.
Kabuk pürüzlülüğü meyvenin kalitesini etkileyen önemli bir özelliktir.Pürüzsüz,düzgün ve açık renkli meyveler,piyasada yüksek fiyatlara alıcı bulabilmektedir.
GÖVDE,DALLAR VE YAPRAKÇIKLAR
Cevizlerde dallanma 1-2 metreden itibaren başlamaktadır.Genç ağaçlar pürüzsüz ve gümüşi renkli gövdeye sahipken; ilerleyen yıllarda gövde de pürüzler ve çatlaklar oluşmaktadır. Kabuk renginde gri siyah arası renklenme gözlenir.Sürgünler tüysüz ve çeşitlere göre yeşil veya esmer renklidir.Özleri bölmeli olan sürgünlerde 5-6 yaprakçıktan oluşan yapraklar yer alır.Yaprakçıklar genellikle geniş elips şeklinde ve tam kenarlıdır.Yaprakçık boyu çeşit ve ekolojik koşullara göre 5-15 cm arasında değişebilir.Gövde üzerinde helozoni olarak dizilen yaprakları oluşturan yaprakçıklar,ilk yapraklanma zamanında damarların birleştikleri noktalarda tüylerle kaplıdır.Yaprakçıkların genişlik ve uzunlukları ile sayıları ceviz türlerinde değişiklik göstermektedir.
Bir ceviz fidanının, yaprak koltuklarında üç farklı göz bulunur. Bu gözler bulundukları yer göre en kuvvetli olanı boyunlu göz, ortadaki düğme göz,en altta çoğu kez görülemeyen göz ise nokta göz olarak adlandırılır.Çevre streslerine maruz kalınmadıysa sürecek göz boyunlu gözdür. Boyunlu göz herhangi bir nedenle zararlanır ise, düğme göz sürer.Boyunlu gözlerden süren sürgünlerin gövde ile açı ise daha geniştir.Nokta gözden süren yeni sürgünlerin rengi pembe-kırmızımsıdır.Fidan dikilirken boyunlu gözler jilet ile kesilir. Pullu olan yaprak tomurcukları ve çıplak püskül tomurcukları, tepe tomurcukları sürerken belirginleşir. Yaprak tomurcuklarının yeri, püskül tomurcuklarından farklıdır.Cevizlerde uç tomurcukları genellikle karışık tomurcuklardır. Yan dallarda meyve veren çeşitlerde ise yaprak tomurcukları karışık tomurcuk olup dişi çiçek oluşturabilirler.
CEVİZLERDE FENOLOJİK SAFHALAR
Cevizlerde dişi ve erkek çiçekler ayrı ayrı yerlerde oluştuğu için fenolojik dönemi erkek ve dişi çiçekler için ayrı ayrı incelemek daha doğru bir kara olacaktır.Juglans nigra ağaçlarının kökleri juglose olarak adlandırılan ve bir çok bitkinin gelişmesini engelleyen toksit bir madde salgılar.Bitkiler bu toksit maddeye duyarlıdır ve bu toksit madde bitkileri yavaş yavaş öldürür.
DUYARLI BİTKİLERİ
DOMATES
MEDİCAGO SATİVA
ARMUT
BÖĞÜRTLEN
YABAN MERSİNİ
MOUNTAİN LAUREL
AZALEAS
RHODODENDRON
POTENTİLLA
Diğer bitkilerde juglose’den etkilenebilir.Duyarlı bitkilerin toksit zararından korunması amacıyla, ceviz ağaçları en az 2.5-3 metre aralıklarla dikilmeleri gerekmektedir.Cevizin yaprağı, yeşil kabuğu, talaşı ve yongası kullanımdan önce birkaç ay aktif ayrıştırmaya tabii tutulursa toksit etkiye neden olmaz.
DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Cevizler monoik, yani tek evcikli bitkilerdir.erkek ve dişi çiçekler aynı ağaçta fakat farklı yerlerde bulunur.Bir önceki gelişme döneminin sürgünleri üzerinde bulunan yan tomurcuklardan oluşan püsküller erkek çiçekler, o yılki gelişme dönemine ait ilkbahar sürgünlerinin ucunda meydana gelen çiçekler ise dişi çiçekler olarak adlandırılır. Genellikle 1-3 çiçek bir arada bulunur. Ancak 10-18 dişi çiçeğin bir arada bulunup salkım cevizlerin oluştuğu da bilinmektedir. Dişi organlı çiçekler bir brakte ile iki brakteciğin birleşmesinden oluşan kılıf, 4 parçalı bir çiçek örtüsü, bir gözlü iki karpelli, alt durumlu bir yumurtalık ile büyük loblu bir stigmadan oluşur.Kısa stigmanın üzeri rüzgarla taşınan polenlerin tutunması için etli ve girintili çıkıntılıdırlar.Her yumurtalıkta bir yumurta hücresi bulunur.
Dişi çiçeklerde teşekkül başlangıcı ?ubat-Nisan aylarında,erkek çiçeklerde ise yaz başına rastlamaktadır.
Teşekküle başlayan dişi çiçekler aynı yıl meyve üzerinde,erkek çiçekler ise gelecek ilkbahara kalır.bir bahçede mutlaka protogenik, prototandri çeşitler karışık yetiştirilmelidir.
CEVİZİN BESİN DEĞERİ VE İNSAN SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ
Ceviz, besin değeri yönünden çok değerlidir.Thiamin, vitamin B6,ve folcin’i içeren bir çok vitamince zengindir. Vitaminlere ilave olarak; demir,çinko,bakır,magnezyum,fosfor ve potasyumca da zengindir.Sodyum ve selüloz yönünden ise fakirdir.
Yüz gram yenilebilir iç ceviz yaklaşık 14 gram protein içerir,% 59-74 arasında yağ içerir.İçerdiği proteinin büyük bir kısmı sindirilebilir proteindir.Bu özellik vejeteryan beslenmede besin değerinin yüksek olması bakımından cevizin değerini artırmaktadır.Ceviz kolestrol içermez,doymamış yağ içeriği ise yüksektir.Ceviz yağının % 58 ‘i linoleic asit,% 12 ‘si ise linolenic asitten oluşur.bu iki yağ asidi sağlıklı bir yaşam için gereklidir.
Cevizler linoleic ve linolenic asit yönünden zengindir.100 g cevizde yağ asitlerinin oransal dağılımı aşağıya çıkartılmıştır:
*Yağ asitleri,Toplam (61.2 g) % 100
*Doymuş,Toplam(7.6 g) %12
-Palmitic(5.4 g) % 9
-Stearice(2.2 g) % 4
-Arachidic(0.1 g) % 0
*Mono doymamış,Toplam (11.0 g) % 18
-Oleic (10.8 g) % 18
-Gadoleic(0.2 g) % 0
CEVİZLERDE UYGULANAN A?I METODLARI
A?ILARDA ALINACAK ÖNEMLİ TEDBİRLER
A?IYA HAZIRLIK DÖNEMİNDE;
*Aşı kalemi ve gözleri BİR YILLIK sürgünlerden alınmalı,
*Aşı kalemleri UYANMADAN kesilip,SAKLANMALI
*DON olan günlerde kesilmesi 2 gün ertelenmeli
*Göz aşısından 15-20 gün önce sürgünler UCUNDAN,yapraklar ise SAPINDAN kesilmeli,
*Aşı gözlerinin bulunduğu sürgün KESİLDİĞİ ANDA aşılanmaya çalışılmalı,
*Aşılanacak fidanlar BİR YA?INDA olmalı,
*Kesimlerdeki KANAMALAR muhakkak önlenmeli,
*Aşıda kullanılan malzemeler BAKIMLI VE KESKİN olmalıdır.
A?I YAPILMA DÖNEMİNDE;
*Dış mekanda aşılanacak fidan veya ağaç UYANMAYA yakın olmalı,
*Aşı zamanı, yeterli SICAKLIK VE NEM sağlanmalı,
*Aşıya uygun METOD kullanılmalı,
*Aşı,fidanın kök boğazından itibaren 5-10 cm YÜKSEKTEN yapılmalı,
*Aşıdan önce kalemler bir gün SUDA bekletilmeli,
*Göz aşılarında, aşı ZAMANI iyi belirlenmeli,
*Aşılanacak kabuğun gözü altında BO?LUK (hava cebi) bulunmamalı,
*Aşıda kesimler TEK HAREKETTE yapılmalı,
*Aşı yapılırken fazla YARA açılmamalı,
*Aşı yerleri A?IRI SICAKLIĞA karşı korunmalı,
*Kalem aşılarında kabuk içi yüzeyleri ÜST ÜSTE getirilmeli,
*Aşı bağları ne çok GERİLMELİ, nede GEV?EK sarılmalı,
*Yapılan aşılar ETİKETLENMELİ,
*Aşı kaleminin DİP tarafındaki gözler gelişmemişse kullanılmamalı,
*Erkek çiçek TASLAĞI olan kalemler kullanılmamalı,
*Kullanılan A?I MACUNU,yumuşak fakat sıcak havalarda erimeyecek sertlikte, soğukta ise çatlayacak kadar gevrek olmamalı,fakat esnek olmalıdır.
A?I SONRASI DÖNEMDE ;
*?iddetli “SOĞUK VE DON “a karşı tedbir alınmalı,
*Aşı gözü sürse bile TEHLİKE geçmeden koruma kaldırılmalıdır,
*Aşı gözünden süren sürgünler hariç,diğer SÜRGÜNLER devamlı alınmalı,
*Aşı bağları zamanında ÇÖZÜLMELİ,
*Aşıdan sonra sulama, çapalama-ot alma ve gerekirse ilaçlama gibi BAKIM tedbirlerine devam edilmeli,
*Göz sürgünü üzerinden kesimde TIRNAK bırakılmamalı,
*Yapılan aşı sonunda; sağlıklı , yara yerleri kapanmış, tırnaksız,saçak kökleri oluşmuş ve yan kökleri bulunan çeşidi belli yani İSMİNİN DOĞRULUĞU kanıtlanmış ADINA UYGUN fidan yetiştirmeye çalışılmalıdır.
YONGALI GÖZ A?I
Aşı teknikleri içinde kendisine ait özellikleri olan aşı metotlarından biriside yongalı göz aşısıdır.yongalı göz aşısının denmesinin nedeni esasında göz aşısı olmasına rağmen gözün yongayla beraber anaca takılmasından kaynaklanmaktadır.Yongalı göz aşısının kabuğun kalkmadığı dönemlerde de başarılı yapılabilmektedir.yapılma tekniği çok basit bir aşı metodudur. Kalemden odun dokusu içeren bir göz parçası yarım daire veya üçgene yakın bir şekilde çıkartılır ve aynı şekilde anaçta açılan yere yerleştirilir.Esasında dinlenme dönemi ile sınırlanan bu aşı metodunu hava koşullarının Nisan-Mayıs aylarında aşı için uygun olduğu yerlerde dinlenmede kalmış tomurcuklarla mümkün olabilir.
CEVİZİN SİSTEMATİĞİ
SINIF Dicotiledonae
TAKIM Juglandales
FAMİLYA Juglandaceae
CİNS Juglans
TÜR J.regia
J.boliviana
J.hindsii
J.nigra
J.major
CEVİZİN TÜRKİYEDEKİ DURUMU
Cevizin gen merkezleri,ana vatanı arasında olan Türkiye ceviz varlığı ile dünyada ilk sırada olmasına rağmen üretim ve ihracatta maalesef istenilen yerde değildir ancak son on yılda ülkemizde ceviz yetiştiriciliğinde olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Son yıllarda aşılı ceviz üretimini fidancılık içinde karlı üretim kolu haline gelmesi yüzlerce kişiyi aşılı ceviz fidanı üretimine sevk etmiştir.
Türkiye ceviz üretiminde dünyada önemli konumdadır.Ülkemizin hemen hemen her bölgesinde ceviz yetiştiriciliği yapılmaktadır.2000 yılı istatistiklerini baz alacak olursak dünyada önemli ceviz üreticiler Ülkeler arasında ÇİN,A.B.D,İRAN ve TÜRKİYE gelmektedir. 2000 yılı istatistiklerine göre Dünyada ki ceviz üretimi 1 192 480 ton dur.Çin 300000 ton ,A.B.D 222 260 ton,İran 145 800 ton Türkiye 120 000 ton Romanya 125 000 TON ,Fransa ise 24 000 ton kabuklu ceviz üretmiştir.önemli ceviz üreticisi ülkelerin verimlerine bakılacak olursa ülkemizin önemli bir ceviz varlığına sahip olmasına rağmen üretimde geri kalmasının nedenlerinden birini görmek mümkündür.1996 yılı FAO verilerine göre ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde 2001,7 kg /hektar.verim söz konusudur ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde verimin düşük olmasının sebebi açıkça bellidir;kapama plantasyonların olmaması,ekolojik koşullara uyan çeşit seçiminin yapılmaması,hastalık ve zararlılarla mücadelenin yapılmaması,gübreleme ve budama gibi teknik uygulamalarının tamamen ihmal edilmesi verim düşüklüğünün en önemli sebeplerinden birisidir.
1980’li yıllara kadar tohumdan yetişmiş çöğürlerle yetiştiriciliğin yapılması yine en önemli verim düşüklüğü sebepleri arasında sayıla bilir.Yaklaşık % 10’luk üretim payı ile dünya ceviz üretiminde önemli bir yere sahip olan Türkiye’nin dünya ceviz dış satımında isminin geçmemesi beklenen bir gerçektir.1998 verilerine göre Türkiye’nin kabuklu ceviz ihracat miktarı sadece 13 ton’dur. Ülkemizin dünya ceviz dış satımında yer almamasının en önemli nedeni uzun yıllar üretimin tohumla çoğaltılmış ağaçlardan karşılanmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Türkiye’nin dünya ceviz ihracatında rekabet edecek güce gelmesinin tek yolu standart çeşitlerle kurulu kapama bahçeleri kurmaktır. Ülkemiz ekolojik koşullarının bir çok tip ve çeşidimizin iç ceviz olarak tüketilmeye el verişli olması iç ceviz ihracatında ülkemize kolaylıklar sağlayacaktır.Gerek iç ceviz gerekse dış ceviz satımında Türkiye’nin en önemli sorunu standart çeşitlerle üretimin yapılmamasıdır.Bir çuval dolusu meyvelerin dahi birbirinden farklı olması, hatta 1 kg iç cevizde bile çok farklı tipte iç ceviz bulunması ülkemiz ceviz ihracatının önünü kapamaktadır.
CEVİZİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ
AĞAÇ HABİTÜSÜ
Tohumdan yetişmiş ceviz ağaçları kuvvetli bir gelişime sahiptir.Ceviz ağaçları oldukça geniş bir ağaç tacına sahip olabilir. Uzun yıllar sağ olarak kalan ceviz ağaçlarının altında bir köyün sürüsünün gölgelendiği bilinmektedir. Aşılı ceviz ağaçlarının habitüsü çeşitler ve ekolojik koşullara bağlı olarak farklılık göstermektedir.Yan dallarda yüksek oranda meyve veren ceviz çeşitleri, yayvan gelişim gösterirken yan dallarda düşük oranda meyve veren ceviz çeşitleri dikine gelişim göstermektedirler.Aşılı ceviz çeşitlerine ait ağaçlar yine tohumdan yetişmiş ağaçlara göre daha yayvan gelişim göstermektedir.
MEYVE ÖZELLİKLERİ
Cevizin meyvesi pomolojik gruplandırmada sert kabuklu meyveler içinde yer almaktadır.Meyve ağaç üzerinde yeşil kabuk,sert kabuk ve iç cevizden oluşur.Yeşil kabuk kılıf ve çiçek örtüsünden,sert kabuk ise yumurtalık duvarlarından oluşur.Endosperm taşımayan tohumda yedek besin kotiledonlarda birikmiştir.
Kabuklu meyve ağırlığı, çeşitlerin genetik yapısı ve e4kolojik koşullara göre değişmekle birlikte 2-25 g.arasında değişebilir. Kabuk kalınlığı; iç randımanı,taşınma ve meyvenin kullanılma amacı yönünden önemli bir meyve özelliğidir.
Kabuk pürüzlülüğü meyvenin kalitesini etkileyen önemli bir özelliktir.Pürüzsüz,düzgün ve açık renkli meyveler,piyasada yüksek fiyatlara alıcı bulabilmektedir.
GÖVDE,DALLAR VE YAPRAKÇIKLAR
Cevizlerde dallanma 1-2 metreden itibaren başlamaktadır.Genç ağaçlar pürüzsüz ve gümüşi renkli gövdeye sahipken; ilerleyen yıllarda gövde de pürüzler ve çatlaklar oluşmaktadır. Kabuk renginde gri siyah arası renklenme gözlenir.Sürgünler tüysüz ve çeşitlere göre yeşil veya esmer renklidir.Özleri bölmeli olan sürgünlerde 5-6 yaprakçıktan oluşan yapraklar yer alır.Yaprakçıklar genellikle geniş elips şeklinde ve tam kenarlıdır.Yaprakçık boyu çeşit ve ekolojik koşullara göre 5-15 cm arasında değişebilir.Gövde üzerinde helozoni olarak dizilen yaprakları oluşturan yaprakçıklar,ilk yapraklanma zamanında damarların birleştikleri noktalarda tüylerle kaplıdır.Yaprakçıkların genişlik ve uzunlukları ile sayıları ceviz türlerinde değişiklik göstermektedir.
Bir ceviz fidanının, yaprak koltuklarında üç farklı göz bulunur. Bu gözler bulundukları yer göre en kuvvetli olanı boyunlu göz, ortadaki düğme göz,en altta çoğu kez görülemeyen göz ise nokta göz olarak adlandırılır.Çevre streslerine maruz kalınmadıysa sürecek göz boyunlu gözdür. Boyunlu göz herhangi bir nedenle zararlanır ise, düğme göz sürer.Boyunlu gözlerden süren sürgünlerin gövde ile açı ise daha geniştir.Nokta gözden süren yeni sürgünlerin rengi pembe-kırmızımsıdır.Fidan dikilirken boyunlu gözler jilet ile kesilir. Pullu olan yaprak tomurcukları ve çıplak püskül tomurcukları, tepe tomurcukları sürerken belirginleşir. Yaprak tomurcuklarının yeri, püskül tomurcuklarından farklıdır.Cevizlerde uç tomurcukları genellikle karışık tomurcuklardır. Yan dallarda meyve veren çeşitlerde ise yaprak tomurcukları karışık tomurcuk olup dişi çiçek oluşturabilirler.
CEVİZLERDE FENOLOJİK SAFHALAR
Cevizlerde dişi ve erkek çiçekler ayrı ayrı yerlerde oluştuğu için fenolojik dönemi erkek ve dişi çiçekler için ayrı ayrı incelemek daha doğru bir kara olacaktır.Juglans nigra ağaçlarının kökleri juglose olarak adlandırılan ve bir çok bitkinin gelişmesini engelleyen toksit bir madde salgılar.Bitkiler bu toksit maddeye duyarlıdır ve bu toksit madde bitkileri yavaş yavaş öldürür.
DUYARLI BİTKİLERİ
DOMATES
MEDİCAGO SATİVA
ARMUT
BÖĞÜRTLEN
YABAN MERSİNİ
MOUNTAİN LAUREL
AZALEAS
RHODODENDRON
POTENTİLLA
Diğer bitkilerde juglose’den etkilenebilir.Duyarlı bitkilerin toksit zararından korunması amacıyla, ceviz ağaçları en az 2.5-3 metre aralıklarla dikilmeleri gerekmektedir.Cevizin yaprağı, yeşil kabuğu, talaşı ve yongası kullanımdan önce birkaç ay aktif ayrıştırmaya tabii tutulursa toksit etkiye neden olmaz.
DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Cevizler monoik, yani tek evcikli bitkilerdir.erkek ve dişi çiçekler aynı ağaçta fakat farklı yerlerde bulunur.Bir önceki gelişme döneminin sürgünleri üzerinde bulunan yan tomurcuklardan oluşan püsküller erkek çiçekler, o yılki gelişme dönemine ait ilkbahar sürgünlerinin ucunda meydana gelen çiçekler ise dişi çiçekler olarak adlandırılır. Genellikle 1-3 çiçek bir arada bulunur. Ancak 10-18 dişi çiçeğin bir arada bulunup salkım cevizlerin oluştuğu da bilinmektedir. Dişi organlı çiçekler bir brakte ile iki brakteciğin birleşmesinden oluşan kılıf, 4 parçalı bir çiçek örtüsü, bir gözlü iki karpelli, alt durumlu bir yumurtalık ile büyük loblu bir stigmadan oluşur.Kısa stigmanın üzeri rüzgarla taşınan polenlerin tutunması için etli ve girintili çıkıntılıdırlar.Her yumurtalıkta bir yumurta hücresi bulunur.
Dişi çiçeklerde teşekkül başlangıcı ?ubat-Nisan aylarında,erkek çiçeklerde ise yaz başına rastlamaktadır.
Teşekküle başlayan dişi çiçekler aynı yıl meyve üzerinde,erkek çiçekler ise gelecek ilkbahara kalır.bir bahçede mutlaka protogenik, prototandri çeşitler karışık yetiştirilmelidir.
CEVİZİN BESİN DEĞERİ VE İNSAN SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ
Ceviz, besin değeri yönünden çok değerlidir.Thiamin, vitamin B6,ve folcin’i içeren bir çok vitamince zengindir. Vitaminlere ilave olarak; demir,çinko,bakır,magnezyum,fosfor ve potasyumca da zengindir.Sodyum ve selüloz yönünden ise fakirdir.
Yüz gram yenilebilir iç ceviz yaklaşık 14 gram protein içerir,% 59-74 arasında yağ içerir.İçerdiği proteinin büyük bir kısmı sindirilebilir proteindir.Bu özellik vejeteryan beslenmede besin değerinin yüksek olması bakımından cevizin değerini artırmaktadır.Ceviz kolestrol içermez,doymamış yağ içeriği ise yüksektir.Ceviz yağının % 58 ‘i linoleic asit,% 12 ‘si ise linolenic asitten oluşur.bu iki yağ asidi sağlıklı bir yaşam için gereklidir.
Cevizler linoleic ve linolenic asit yönünden zengindir.100 g cevizde yağ asitlerinin oransal dağılımı aşağıya çıkartılmıştır:
*Yağ asitleri,Toplam (61.2 g) % 100
*Doymuş,Toplam(7.6 g) %12
-Palmitic(5.4 g) % 9
-Stearice(2.2 g) % 4
-Arachidic(0.1 g) % 0
*Mono doymamış,Toplam (11.0 g) % 18
-Oleic (10.8 g) % 18
-Gadoleic(0.2 g) % 0
CEVİZLERDE UYGULANAN A?I METODLARI
A?ILARDA ALINACAK ÖNEMLİ TEDBİRLER
A?IYA HAZIRLIK DÖNEMİNDE;
*Aşı kalemi ve gözleri BİR YILLIK sürgünlerden alınmalı,
*Aşı kalemleri UYANMADAN kesilip,SAKLANMALI
*DON olan günlerde kesilmesi 2 gün ertelenmeli
*Göz aşısından 15-20 gün önce sürgünler UCUNDAN,yapraklar ise SAPINDAN kesilmeli,
*Aşı gözlerinin bulunduğu sürgün KESİLDİĞİ ANDA aşılanmaya çalışılmalı,
*Aşılanacak fidanlar BİR YA?INDA olmalı,
*Kesimlerdeki KANAMALAR muhakkak önlenmeli,
*Aşıda kullanılan malzemeler BAKIMLI VE KESKİN olmalıdır.
A?I YAPILMA DÖNEMİNDE;
*Dış mekanda aşılanacak fidan veya ağaç UYANMAYA yakın olmalı,
*Aşı zamanı, yeterli SICAKLIK VE NEM sağlanmalı,
*Aşıya uygun METOD kullanılmalı,
*Aşı,fidanın kök boğazından itibaren 5-10 cm YÜKSEKTEN yapılmalı,
*Aşıdan önce kalemler bir gün SUDA bekletilmeli,
*Göz aşılarında, aşı ZAMANI iyi belirlenmeli,
*Aşılanacak kabuğun gözü altında BO?LUK (hava cebi) bulunmamalı,
*Aşıda kesimler TEK HAREKETTE yapılmalı,
*Aşı yapılırken fazla YARA açılmamalı,
*Aşı yerleri A?IRI SICAKLIĞA karşı korunmalı,
*Kalem aşılarında kabuk içi yüzeyleri ÜST ÜSTE getirilmeli,
*Aşı bağları ne çok GERİLMELİ, nede GEV?EK sarılmalı,
*Yapılan aşılar ETİKETLENMELİ,
*Aşı kaleminin DİP tarafındaki gözler gelişmemişse kullanılmamalı,
*Erkek çiçek TASLAĞI olan kalemler kullanılmamalı,
*Kullanılan A?I MACUNU,yumuşak fakat sıcak havalarda erimeyecek sertlikte, soğukta ise çatlayacak kadar gevrek olmamalı,fakat esnek olmalıdır.
A?I SONRASI DÖNEMDE ;
*?iddetli “SOĞUK VE DON “a karşı tedbir alınmalı,
*Aşı gözü sürse bile TEHLİKE geçmeden koruma kaldırılmalıdır,
*Aşı gözünden süren sürgünler hariç,diğer SÜRGÜNLER devamlı alınmalı,
*Aşı bağları zamanında ÇÖZÜLMELİ,
*Aşıdan sonra sulama, çapalama-ot alma ve gerekirse ilaçlama gibi BAKIM tedbirlerine devam edilmeli,
*Göz sürgünü üzerinden kesimde TIRNAK bırakılmamalı,
*Yapılan aşı sonunda; sağlıklı , yara yerleri kapanmış, tırnaksız,saçak kökleri oluşmuş ve yan kökleri bulunan çeşidi belli yani İSMİNİN DOĞRULUĞU kanıtlanmış ADINA UYGUN fidan yetiştirmeye çalışılmalıdır.
YONGALI GÖZ A?I
Aşı teknikleri içinde kendisine ait özellikleri olan aşı metotlarından biriside yongalı göz aşısıdır.yongalı göz aşısının denmesinin nedeni esasında göz aşısı olmasına rağmen gözün yongayla beraber anaca takılmasından kaynaklanmaktadır.Yongalı göz aşısının kabuğun kalkmadığı dönemlerde de başarılı yapılabilmektedir.yapılma tekniği çok basit bir aşı metodudur. Kalemden odun dokusu içeren bir göz parçası yarım daire veya üçgene yakın bir şekilde çıkartılır ve aynı şekilde anaçta açılan yere yerleştirilir.Esasında dinlenme dönemi ile sınırlanan bu aşı metodunu hava koşullarının Nisan-Mayıs aylarında aşı için uygun olduğu yerlerde dinlenmede kalmış tomurcuklarla mümkün olabilir.


Comment