Şu anda 2,5 yaşında ve bana göre çok iyi durumda olan 9 dekar ceviz bahçemi oluştururken yaşadığım tecrübelerimi özet halinde forumdaki dostlarla paylaşma isteğiyle bu konuyu açmış bulunmaktayım.
Ceviz konusuna merak duyunca başlarda internetten bu konuyu çok araştırdım. Bazı faydalı bilgiler edinmekle beraber yoğun bir bilgi kirliliğiyle karşılaştım. Ardından üç kitap satın aldım; birisi "Walnut Production Manual", ikincisi "Aşılı ceviz yetiştiriciliği" (Ramazan Topak, Selami Bayrak), üçüncüsü de Yaşar Akça Hocamın "Ceviz Yetiştiriciliği" kitabı. Bu kitapların büyük faydasını gördüm. Ayrıca telefonla ulaştığım Yaşar Hocamın destek ve ilgisine teşekkürü borç biliyorum.
Cevizin toprak isteği olarak doğal drenajı olan, bir miktar kumlu, kil oranı düşük, derin topraklarda kolay yetiştirilebildiği kanaatine vardım. Tersi durumdaki topraklarda en az 2X2 metre derinliğinde fidan çukurları açılıp tarlanın üstündaki toprakla doğal gübre, leonardit, milli toprak, kompoze gübre vs. gibi malzemelerle karıştırılarak çukurun yeniden kapatılması durumunda sonuç alınabileceğini düşünüyorum. Ayrıca toprak PH' ının 5,5-7,0 arasına getirilmesi, topraktaki eksik temel ve eser elementlerin tamamlanması iyi sonuç veriyor. Toprağımın özelliklerini öğrenmek için Tarım İlçe Müdürlüğünde 35 TL lik toprak analizinin yettiğini söylemeliyim.
Bahçenin kurulacağı yerin iklim koşullarına göre çeşit seçimi yapılması gerektiğini öğrendim ki bu verim açısından çok çok önemli. Çevremde (Manyas-Balıkesir) yerli çeşitlerle (Bilecik, Şebin, Yalova) bahçe kurmuş insanların bahçelerini gezdim. 10 yaşındaki bahçelerden ağaç başına ortalama 10 kg' ı geçeni görmedim. Ardından Bursa yöresinde Pedro ve Chandler çeşitleriyle oluşturulmuş bahçeleri gezdim. 6 yaşındaki çok genç ağaçlarda bile 50 kg. ceviz verimini gözümle gördüm. (Bu arada Chandler ve Pedro' nun her yöreye uygun olmadığını, Karasal iklimin yaşandığı trakya bölbesinin iç kesimleri ile Anadolunun iç ve yüksek kesimlerinde Fernor cinsi yine çok verimli Fransız cevizinin uygun olduğunu düşünüyorum.)
Benim bahçe toprağım doğal drenajlı, PH' ı 5,5 tınli yapıda bir toprak. Buna rağmen Fidan çukurlarını makine ile 1x1 ebetında açtırdım, her çukurun dibine bir su bardağı 15x15x15 gübre verdim, çukurun 2/3 kadarını tarlanın üst toprağıyla yine makine ile doldurttum. 100 adet çukurun dışına 5 ton eskimiş-yanmış temiz koyun gübresini paylaştırdım. 2008 yılı kasım ayında Kalem aşılı 70 adet chandlerve 7 adet franquette (tozlayıcı) ayrıca 20 adet pedro 3 adet kaman-1 (tozlayıcı) tüplü fidan satın aldım. Fidanlar 20-30 civarı boydaydı. Toprağın tavlı olduğu bir gün toprak-doğal gübre karışımıyla fidan dikimini yaptım.
Dikimde dikkat edilmesi gerekenler; aşı kaleminden patlayan ve süren filizin bakış yönü ağırlıklı rüzgarın geldiği yöne doğru olmalı ki filiz rüzgarla gövdeden ayrılmasın, toprağın daha sonra bir miktar çökeceğinden, ileride toprak işlenirken yığılan toprağın aşı yerini kapatma sorunu olabileceğinden bir miktar yüksek (5-6 cm. kadar) dilikmeli, fidan toprakla kapatılırken fidanın torba içinde bulunduğu toprak düzeyi geçilmemeli, fidanın içinde bulunduğu toprak dağıtılmamalı korunmalı, aşırıya kaçmadan can suyu verilmeli. Kışa girerken yapılan bu dikimde yağmur sularının fidanların diplerinde birikmesini önleyecek şekilde toprağa şekil verilmeli. Yabancı ot barındırılmamalı.
Kış bitip bahar gelirken yabancı ot mücadelesine başladım. Fidan aralarını traktörle, fidan diplerini çok dikkatli biçimde el çapasıyla 20 günde bir çapaladım. Gerçekten etraftaki yerli cevizler erkenden canlanırken Chadler ve Pedro geç don tehlikesi geçtikten sonra uyandılar. Mayıs ayı sonlarında yağmurlar kesildikten sonra 20 metrelik küçük bir sondaj yaptırdım. içine 2,2 kW' lık dalgıç pompa koyup 200 metre mesafeden 4x6 NYY kablo ile elektrik çektim. Bu şekilde 3500 TL masrafla su sorunumu çözdüm. 1000 metre kadar deliksiz damlama hortumu, 200 ayarlı damlatıcı, 80 metre ana boru, santrifüj kum filtreli gübre tankı için 1200 TL harcayarak damlama sulama sistemi kurdum. Sulamada dikkat edilmesi gereken; sık ama az su vermeli, güneşli saatlerde değil akşam sulanmalı. (ben 5 günde bir suladım.)
Cevizler boylanmaya başlayınca; yanlarına herek dikip 8 şeklinde bağladım, En güçlü gelişen filizi bırakıp diğer dalları ve aşı altından gelen yabani filizleri sürekli temizledim. İlk yıl gübre vermedim. Yaz sonunda en iyi gelişme hızı sırasıyla; Kaman-Franquette-Chandler-Pedro olmak üzere cevizlerim 2-3 metre boy yaptılar.
İkinci yıla girerken mart ayında cevizlerin 1,5 metre yükseklikten tepe kesimlerini yaptım. (şimdi olsa 1,80-2,00 metreden kesip yan dalları makinali tarım için biraz daha yüksekten ve aralıklı bırakırım) 50 cm. den aşağıdaki gözleri kopardım. Burda yine dikkat edilmesi gereken en üstte bırakılan gözün hakim rüzgar tarafına bakmasıdır. Ardından her bir cevize 200 gram DAP (18-46 Diamonyum fosfat) gübresi verdim. Gövde üzerindeki bütün gözler sürdü ve bütün sürgünler ucunda çiçek açtı öyle ki bazı pedrolarda 40 tane çiçek saydım. Fakat çiçeklerin hemen hemen hepsi döküldü sebebini araştırdığımda en büyük etkenin tozlayıcıların şimdilik erkek çiçek açmaması ve döllenmeyen dişi çiçeklerin dökülmesi olduğuna ikna oldum. Yaz boyunca sık sık suladım. Ana gövdeyi ve zirve dalın rüzgardan eğilmesini önlemek için herekleri daha güçlüleriyle yeniledim. Yan dalların ve gövdenin gelişimi öylesine iyi olduki 2 metre uzunluğunda yan dallar gayet sıradan. Bu yıl sonunda ilk cevizlerimin tadına baktım. Kabukların inceliği, içlerinin doluluğu çok güzel.
Üçüncü büyüme yılına girerken mart ayında şekil budamalarını yaptım. Burada dikkat ettiklerim; Ayrı yönlere bakan aralıklı 5-7 adet yan dal bırakıp diğerlerini dipten çıkardım, bıraktığım dalları da 80-100 cm uzunlukta kalacak şekilde, orantılı olarak kısalttım. Tozlayıcılar çok az miktarda erkek çiçek gösterdi. Geçen yıla göre daha fazla meyve tutulumu görülüyor. Şu andaki hallerinin fotoğraflarını aşağıda görebilirsiniz.
Saygı ve sevgilerimle.
Ceviz konusuna merak duyunca başlarda internetten bu konuyu çok araştırdım. Bazı faydalı bilgiler edinmekle beraber yoğun bir bilgi kirliliğiyle karşılaştım. Ardından üç kitap satın aldım; birisi "Walnut Production Manual", ikincisi "Aşılı ceviz yetiştiriciliği" (Ramazan Topak, Selami Bayrak), üçüncüsü de Yaşar Akça Hocamın "Ceviz Yetiştiriciliği" kitabı. Bu kitapların büyük faydasını gördüm. Ayrıca telefonla ulaştığım Yaşar Hocamın destek ve ilgisine teşekkürü borç biliyorum.
Cevizin toprak isteği olarak doğal drenajı olan, bir miktar kumlu, kil oranı düşük, derin topraklarda kolay yetiştirilebildiği kanaatine vardım. Tersi durumdaki topraklarda en az 2X2 metre derinliğinde fidan çukurları açılıp tarlanın üstündaki toprakla doğal gübre, leonardit, milli toprak, kompoze gübre vs. gibi malzemelerle karıştırılarak çukurun yeniden kapatılması durumunda sonuç alınabileceğini düşünüyorum. Ayrıca toprak PH' ının 5,5-7,0 arasına getirilmesi, topraktaki eksik temel ve eser elementlerin tamamlanması iyi sonuç veriyor. Toprağımın özelliklerini öğrenmek için Tarım İlçe Müdürlüğünde 35 TL lik toprak analizinin yettiğini söylemeliyim.
Bahçenin kurulacağı yerin iklim koşullarına göre çeşit seçimi yapılması gerektiğini öğrendim ki bu verim açısından çok çok önemli. Çevremde (Manyas-Balıkesir) yerli çeşitlerle (Bilecik, Şebin, Yalova) bahçe kurmuş insanların bahçelerini gezdim. 10 yaşındaki bahçelerden ağaç başına ortalama 10 kg' ı geçeni görmedim. Ardından Bursa yöresinde Pedro ve Chandler çeşitleriyle oluşturulmuş bahçeleri gezdim. 6 yaşındaki çok genç ağaçlarda bile 50 kg. ceviz verimini gözümle gördüm. (Bu arada Chandler ve Pedro' nun her yöreye uygun olmadığını, Karasal iklimin yaşandığı trakya bölbesinin iç kesimleri ile Anadolunun iç ve yüksek kesimlerinde Fernor cinsi yine çok verimli Fransız cevizinin uygun olduğunu düşünüyorum.)
Benim bahçe toprağım doğal drenajlı, PH' ı 5,5 tınli yapıda bir toprak. Buna rağmen Fidan çukurlarını makine ile 1x1 ebetında açtırdım, her çukurun dibine bir su bardağı 15x15x15 gübre verdim, çukurun 2/3 kadarını tarlanın üst toprağıyla yine makine ile doldurttum. 100 adet çukurun dışına 5 ton eskimiş-yanmış temiz koyun gübresini paylaştırdım. 2008 yılı kasım ayında Kalem aşılı 70 adet chandlerve 7 adet franquette (tozlayıcı) ayrıca 20 adet pedro 3 adet kaman-1 (tozlayıcı) tüplü fidan satın aldım. Fidanlar 20-30 civarı boydaydı. Toprağın tavlı olduğu bir gün toprak-doğal gübre karışımıyla fidan dikimini yaptım.
Dikimde dikkat edilmesi gerekenler; aşı kaleminden patlayan ve süren filizin bakış yönü ağırlıklı rüzgarın geldiği yöne doğru olmalı ki filiz rüzgarla gövdeden ayrılmasın, toprağın daha sonra bir miktar çökeceğinden, ileride toprak işlenirken yığılan toprağın aşı yerini kapatma sorunu olabileceğinden bir miktar yüksek (5-6 cm. kadar) dilikmeli, fidan toprakla kapatılırken fidanın torba içinde bulunduğu toprak düzeyi geçilmemeli, fidanın içinde bulunduğu toprak dağıtılmamalı korunmalı, aşırıya kaçmadan can suyu verilmeli. Kışa girerken yapılan bu dikimde yağmur sularının fidanların diplerinde birikmesini önleyecek şekilde toprağa şekil verilmeli. Yabancı ot barındırılmamalı.
Kış bitip bahar gelirken yabancı ot mücadelesine başladım. Fidan aralarını traktörle, fidan diplerini çok dikkatli biçimde el çapasıyla 20 günde bir çapaladım. Gerçekten etraftaki yerli cevizler erkenden canlanırken Chadler ve Pedro geç don tehlikesi geçtikten sonra uyandılar. Mayıs ayı sonlarında yağmurlar kesildikten sonra 20 metrelik küçük bir sondaj yaptırdım. içine 2,2 kW' lık dalgıç pompa koyup 200 metre mesafeden 4x6 NYY kablo ile elektrik çektim. Bu şekilde 3500 TL masrafla su sorunumu çözdüm. 1000 metre kadar deliksiz damlama hortumu, 200 ayarlı damlatıcı, 80 metre ana boru, santrifüj kum filtreli gübre tankı için 1200 TL harcayarak damlama sulama sistemi kurdum. Sulamada dikkat edilmesi gereken; sık ama az su vermeli, güneşli saatlerde değil akşam sulanmalı. (ben 5 günde bir suladım.)
Cevizler boylanmaya başlayınca; yanlarına herek dikip 8 şeklinde bağladım, En güçlü gelişen filizi bırakıp diğer dalları ve aşı altından gelen yabani filizleri sürekli temizledim. İlk yıl gübre vermedim. Yaz sonunda en iyi gelişme hızı sırasıyla; Kaman-Franquette-Chandler-Pedro olmak üzere cevizlerim 2-3 metre boy yaptılar.
İkinci yıla girerken mart ayında cevizlerin 1,5 metre yükseklikten tepe kesimlerini yaptım. (şimdi olsa 1,80-2,00 metreden kesip yan dalları makinali tarım için biraz daha yüksekten ve aralıklı bırakırım) 50 cm. den aşağıdaki gözleri kopardım. Burda yine dikkat edilmesi gereken en üstte bırakılan gözün hakim rüzgar tarafına bakmasıdır. Ardından her bir cevize 200 gram DAP (18-46 Diamonyum fosfat) gübresi verdim. Gövde üzerindeki bütün gözler sürdü ve bütün sürgünler ucunda çiçek açtı öyle ki bazı pedrolarda 40 tane çiçek saydım. Fakat çiçeklerin hemen hemen hepsi döküldü sebebini araştırdığımda en büyük etkenin tozlayıcıların şimdilik erkek çiçek açmaması ve döllenmeyen dişi çiçeklerin dökülmesi olduğuna ikna oldum. Yaz boyunca sık sık suladım. Ana gövdeyi ve zirve dalın rüzgardan eğilmesini önlemek için herekleri daha güçlüleriyle yeniledim. Yan dalların ve gövdenin gelişimi öylesine iyi olduki 2 metre uzunluğunda yan dallar gayet sıradan. Bu yıl sonunda ilk cevizlerimin tadına baktım. Kabukların inceliği, içlerinin doluluğu çok güzel.
Üçüncü büyüme yılına girerken mart ayında şekil budamalarını yaptım. Burada dikkat ettiklerim; Ayrı yönlere bakan aralıklı 5-7 adet yan dal bırakıp diğerlerini dipten çıkardım, bıraktığım dalları da 80-100 cm uzunlukta kalacak şekilde, orantılı olarak kısalttım. Tozlayıcılar çok az miktarda erkek çiçek gösterdi. Geçen yıla göre daha fazla meyve tutulumu görülüyor. Şu andaki hallerinin fotoğraflarını aşağıda görebilirsiniz.
Saygı ve sevgilerimle.


Comment