Genel bilgi:
Şeftali ağacı genel olarak bol sayıda çiçek açar ve meyve tutar. Bilhassa ıslah görmüş çeşitlerle iyi bakılan bahçelerde uygun senelerde meyve miktarı fevkalâde bol olur.
Yurdumuzun güzel ikliminde, şeftalinin açtığı çiçeklerin büyük oran
da, meyve tuttuğu görülmektedir. Bu hal bilhassa vergili varyetelerde
büsbütün dikkati çeker.
İtalya ve Fransa'da birçok senelerde bahar donları ve sürekli sisler yüzünden çiçeklerin çoğu meyve tutamaz. Bu fark memleketimizde çalışan İtalyan meyvecilerinin hayretini mucip olacak kadar büyüktür.
Şüphesiz ki, bütün tutan bu meyveleri ağacın besleyip büyütmesine imkân yoktur. Ağaç, tabiî olarak üzerindeki meyvelerden bir kısmını dökmek suretiyle yükünü hafifletmeğe çalışır. Fakat bu dökülüş genellikle istisnaî varyeteler hariç ağacın yüküne göre pek azdır. Bunun için yetiştirici tarafından seyreklenerek yardım edilmesi lâzımdır.
Seyrekleme yeni bir işlem değildir. Eski yazarlar yüz yıllardan beri seyreklemeyi uygun görmüş ve tavsiye etmişlerdir.
Thomas Hitt 1768 de ağacın üzerinde lüzumundan fazla meyve bırakmanın doğru olmayıp ağacı zayıf düşürdüğünü kaydetmektedir.
Ayni zamanda seyreklemenin doğrudan doğruya parmaklarla değil sivri uçlu bıçak ve makaslarla yapılmasını ve mayıs ayından daha geçe bırakılmamasını tavsiye etmekte idi. Daha geç yapıldığı taktirde meyvelerin birbirine sürünerek döküleceğini veya hiç olmazsa sürtünme dolayısiyle şekillerinin bozulacağını, ayıklanmış meyvelerin güzel renkli ve lezzetli olacaklarını belirtmekte idi.
Bugün de, meyve yetiştirilmesinde ayni fikirler üzerinde durulmuş ve birçok incelemeler yapılmıştır. Seyreklemenin meyve büyüklüklerini artırdığını ve güzel renk kazandırıp lezzetlerini de yükselttiği sonucuna varılmıştır.
A — Meyve seyreklemede fizyolojik esaslar : Fazla meyve, ağacı yorup kuvvetten düşürdüğü için seyrekleme yapılması lâzımdır. Yapılan
denemeler, kimyasal analizler de bu sonucu doğrulamaktadır. Çünkü çiçek ve meyvenin teşekkülü ağacın biriktirdiği yedek besin yani karbon hidratlı maddelerle organik nitrojenlerin fazla miktarda harcanmasını icap ettirmektedir. Bu yüzden de yedek besinlerini harcayan ağaç kuvvetten düşer ve sürgün yapamaz. Yapsa bile sürgünler zayıf olur ve üzerlerinde meyve tomurcuklan az görülür. Bu suretle de gelecek senenin mahsulü tehlikeye düşer. Ya pek az mahsûl verir veya hiç vermez. Besin biriktiremeyen ağaçlarda odunlaşma da iyi olmaz, bu yüzden de soğuklara ve hastalıklara dayanma gücü azalır.
Bunun için de, ağaçta gelişme ile verim arasında düzenli bir denge kurmağa çalışılmalıdır. Ancak yeteri kadar karbon hidrat biriktiren ağaçlarda bol çiçek ve meyve bulunur. Bol karbon hidrat ise ancak geniş ve tam işleyen bir yaprak yüzeyi ile sağlanır. Meyvelerin teşekkülü için çiçeklerinkinden daha fazla besin cevherine ihtiyaç vardır. Ağaç meyve tutmaması halinde kısa bir zamanda harcadığı besin miktarını kolaylıkla tamamlar.
Sonuç: Ağaçların fazla yüklü oldukları senelerde sürgünler az ve zayıf olur. Dolayısıyla de yaprak sayısı ye yüzeyi azalır. Çünkü fazla meyve ağacın biriktirmiş olduğu besin stokunu tamamen kendi teşekkülüne harcamış ve sürgün yapabilmek için kudreti kalmamıştır. Aksi halde, yani meyve tutmayan senelerde sürgünler kuvvetle gelişir ve yaprak sayısı ile besin cevherlerinin birikmesi çoğalır, meyve tomurcukları da artar.
v
B — Seyreklemeden beklediklerimiz: Seyrekleme ile meyvelerin büyümeleri, lezzet ve renklerinin artması sağlanır. Fazla meyve ağaçların dallarını kırabileceği gibi, tadattan da düşürerek her sene bol, muntazam ve kaliteli meyve yapmasına engel olur. Hastalıklı ve böcekler tarafından yaralanan, işe yaramaz meyveler yok edilerek ağacın kuvvetinden tasarruf edilmiş olur.
Ağaç üzerinde meyve başına düşen yaprak sayısı fazlalaştıkça, meyvenin kalitesi, düzelmekte ve gelişme kuvvetlenmektedir. Aksi halde yaprak sayısı azalınca meyveler küçük, lezzetsiz ve kalitesiz olduğu gibi ağaç da zayıf düşmektedir.
Weinberger ve Culliman'ın Elberta şeftalisi üzerinde yaptıkları seyrekleme denemelerinde: Ağaç üzerinde 1 meyveye 10-15 yaprak rastladığında tadlarının acımsı, lezzetsiz büyüklük ve renklerinin fena ve gelişmelerinin de zayıf oldukları görülmektedir.
Yaprak sayısı 20-30'a çıktığında meyvelerin daha iyi olduğunu; 401 bulunca büyüklük, lezzet ve rengin daha arttığını ve ağacın iyi geliştiğini yaprak sayısı 75 - 85'i buluncaya kadar kalite artışı tespit etmişlerdir.
Mamafih pek fazla, sık yaprağın gölge yaparak meyveyi renksiz bırakabileceğini de gözden uzak tutmamak lâzımdır.
C — Meyve seyrekleme zamanı : Yapılan denemelerde seyrekleme zamanını kesin olarak belli etmek mümkün olamamıştır.
Meyve seyrekleme zamanını tayinde, meyvenin varyetesi, yetiştirildiği muhit ve mevsimin gidişini göz önünde tutmak lâzımdır.
Turfanda şeftali varyeteleri, geç ve orta zamanda yetişenlerden da
ha evvel seyreklenmelidir. Meyve dökmek adetinde olan kültivarlarda
ise çekirdek iyice sertleşinceye kadar seyrekleme yapılmamalıdır. Mese
lâ : Memleketimizde (bilhassa Kocaeli bölgesinde) Golden Jübile de
durum böyledir.
İlkbaharı muntazam ve ılımlı geçen memleketlerle, baharı oynak olan yerlere göre seyrekleme erken yapılmalıdır. Mevsim içerisinde oynaklıklar, yani bir sıcak bir soğuk günler sayısının fazlalığı ve sisler seyreklemenin geç yapılmasına sebebiyet verirler.
Olney ve Walmann'm meyve seyrekleme zamanını belli etmek için yaptıkları denemelerin sonuçları da enteresandır. Erken seyreklemelerden iyi sonuçlar alınmıştır.
Denemeye alınan değişik kültivarlardaki ağaçların hepsinden ayni oranda meyve dökülmüştür. Bu meyve seyreklemeleri, ağaçlar çiçek açtıktan 45, 57, 74 gün sonra olmak üzere, değişik tarihlerde yapılmıştır.
June Elberta, açtıktan 45 gün sonraki, yaptığı seyreklemede 51.6 ve 57 gün sonrakinde 35.8 ve 74 gün sonraki seyreklemesinde ise 13.1,
Carman Kültivarında 45 gün sonraki meyve seyreklemesinde 63.7 57 gün sonra 53.2 ve 74 gün sonraki meyve seyreklemesinde ise de 31.8.
Hiley de 59.1 ve 57 gün sonrakinde 12.6 ve 74 gün sonra ise 10.6 şeklinde bir sonuca varmıştır.
Ç — Seyreklemenin miktarı : Piyasanın isteğine, ağacın yaşma, varyetesine (Kültivarına) büyüme kudretine toprağın kuvvetine, sulanıp sulanmayacağına ve yapılan budamanın nev'ine göre değişir.
Şüphesiz ki piyasanın arzu ettiği büyüklük ve lezzetteki meyvenin yetiştirilmesi başta gelir. Büyük boy ve kaliteli meyve arzu edildiğinde ağaçlar üzerinde kuvvetli bir meyve seyreklemesi yapılarak bu isteğe uygun meyveler yetiştirilmeğe çalışılır. J. H. Hale gibi çok büyük meyveler yapan varyetelerde yine kuvvetli seyrekleme yapılacağı gibi sulanmayan ve kuvvetsiz topraklar üzerindeki ağaçlarda da kuvvetli seyreklemeler yapılması lâzımdır. Genç ağaçların kuvvetli gelişme çağlarında az meyve bırakılmalıdır. Aksi takdirde ağaç beklenen gelişmeyi gösteremez.
Kuvvetli topraklarda yetiştirilen ağaçlarla kasa budama yapılan hallerde
Ağaçlarda daha sık meyve bırakılabilir.
Maamafih genel bir fikir vermek için avrupa meyvecilerinin seyrekleme suretile ağacm % 20 - 50 kadar meyvelerini seyreklediklerini söyleyebiliriz.
Bu hususta Bonfiglioli'nin İtalya'da yaptığı deneme sonuçlarını bir
gözden geçirelim;
Ağaçtaki meyvelerin % 25!i seyreklendiğinde, meyvelerin büyümesi ve ağacın genel hali fena, bu miktar % 35 şi bulduğunda orta ve % 50 de ise iyi olduğunu tesbit etmiştir.
Ayrıca Amerika'da şeftali çiçekte iken bir takım kimyasal preparatlarla çiçek seyreklenmesi yapılmaktadır. İşçi yevmiyelerinin pahalılığı bu işe sebep olduğu kadar sonucun meyve seyreklemesinden daha iyi oluşu da gün geçtikçe bu tarza isteği artırmaktadır. Bu usulün esasını çiçek zamanı, açılmış olan bir kısım çiçeklerin yapılan pülvarizasyonlarla dökülmesi teşkil etmektedir.
Tukey'in çiçek ve meyve seyreklemesi hususunda yaptığı mukayese li denemelerde :
Çiçek seyreklemesi yapıldığında meyvelerin daha iri ve daha renkli olduklarını tesbit etmiştir. Çiçek zamanında seyreklemeye tabi tutulan ağaçların ilk senelerindeki rekoltelerinde meyve seyreklemesine tabi tutulan ağaçlardan daha az mahsûl alındığı görülmüştür. Fakat 3 senelik devamlı denemeler sonucunda mahsûl miktarı ve çiçek sayısının arttığı ve meyve kalitesinin de meyve seyrekleme şeklinden üstün olduğu müşahade edilmiştir.
D — Meyve seyreklemenin yurdumuzdaki yapılışı ve pratik tavsiyelerimiz :
Samsun ve Gebzedeki işletmelerimizde 30 seneden beri meyve seyreklemesi yapmaktayız. Bu zamanın bize verdiği kanaati, pratiğe yardımı olur ümidiyle kaydetmeyi faydalı bulduk.
Hiç şüphe yok ki. istisnaî seneler hariç şeftalide mutlaka meyve seyreklemesi yapılmalıdır. Seyrekleme suretile mahsulün azalması diye bir şey yoktur. Bizde avrupalı meslekdaşlarımızdan daha fazla bir seyrekleme yapmak zarureti vardır. Çünkü ağaçlarımız gayet bol meyve tuttukları gibi piyasalarımızda büyük, gösterişli meyveler aranmaktadır. Çok zaman yaptığımız hesaplara göre ağacın tuttuğu meyvelerin % 70-80'ini dökmek icap etmektedir.
Yine işletmelerimizde tuttuğumuz hesaplara göre bugün için meyve
seyreklemesi meyve ağaçlarının en pahalı işlerinden birisini teşkil etmektedir. Dikkatli bir kadın işçinin günde - ortalama olarak - ergin yaştaki şeftali ağaçlarından ancak 5-6 sim seyrekleyebildiğini tespit etmiş bulunuyoruz. (40 kadın 10 erkek işçinin günde 9 saat çalışmak şartıyla 9000 yevmiye ortalaması olarak).
a — Genç fidanların meyve seyreklemelerinde, ana dorukların zayıf olanları üzerinde pek az veya hiç meyve bırakmamak ve kuvvetli dallar üzerinde fazla meyve bırakmak suretiyle dalların büyümelerini dengeye getirmek kabil olmaktadır.
b — Bebek dallarının da yatık olanlarında az, dik olanlarında fazla meyve bırakılır. Uzun dalların nihayetine yakın bırakılan meyvelerle, dalların aşağı doğru sarkması ve bu suretle bükülen yere yakın gözlerden yeni sürgünlerin çıkması sağlanmalıdır.
c — Daima dalların üst tarafındaki güneş gören meyvelerin bırakılması uygundur. Meyveler başparmakla işaret parmağı arasına alınarak çekilmek suretiyle koparılmalıdır. Bu suretle meyvenin koptuğu kısımdaki yara yeri ufak olur.
ç — Dallar üzerinde şeftalinin meyve büyüklüğüne ve budamanın kuvvetine göre 5 parmaktan (yaklaşık olarak 10 - 12 santimden 22-25 santime kadar) bir karışa kadar aralık bırakılmalıdır.
d — Şeftali ağacı çiçeklerini, kaysı ağacı gibi hepsini birden açmaz. Hele çiçeklenme vaktinde hava zaman zaman yağmurlu ve soğuk gidecek olursa, meyve seyrekleme zamanında şeftali ağacının üzerinde değişik boylarda şeftali çağlalarına rastlanır. Seyreklemede daima en büyük meyveleri bırakacak olursak meyveler birden olgunlaşır.
Değişik boylardaki meyveleri bırakacak olursak olgunluk zamanı da değişik olacağından meyve toplama fazla sıkıştırmaz, toplama süresi daha uzun olur. İşletmenin büyüklüğü ve piyasanın istekleri veya ihracat için meyve seyreklemesinde bu inceliklere dikkat etmek suretiyle zaman kazanmak veya toplu olgunluk temini kabil olmaktadır.
e — Memleketimizde şeftali seyreklemesine ekseriyetle nisan nihayetiyle mayıs başlarında turfandalardan başlayarak şeftali varyetelerinin olgunluk sıralarına göre seyreklemeğe devam edilip, çekirdekler tam sertleşmeden nihayet vermekteyiz ki, bu zaman da mayıs sonlarına rastlamaktadır. (Aşağı yukarı turfandalarda olgunluklarından 45 - 50 gün evvel ve orta zamanda olgunlaşanlarda da 70 - 75 gün evvel seyreklenme tamamlanmış olmalıdır.)
Nihayet mevsim sonunda seyreklemeden alman sonucu görmek ve kıymetlendirmek kabil olmaktadır. Ağaçlatın büyümeleri iyi ve alman meyve gerek kalite ve gerekse kantite bakımından bizi tatmin ediyorsa seyrekleme uygundur. Gelecek seneler için bu bize bir esas olur.
Ağaçların yaş ve büyüklüklerine göre üzerlerinde bırakılacak meyve miktarını yaklaşık olarak rakkamla da ifade etmek kabildir. Aşağıda verilen meyve sayıları yurdumuzda iyi bakılan ağaçlarda denemelerimize göre mükemmel sonuçlar vermektedir. Bir fikir vermek üzere kaydediyoruz,.
2 yaşında 10 - 20 Hiç bırakmamak daha doğrudur.
3 yaşında 125-175
4 yaşında 350 - 425
5 yaşında 450-600
6 yaşında 600 - 1200
meyve bırakılabilir.
Bugün memleketimizde yetiştirilen en erken olgunlaşan ticarî şeftali varyetelerinin ortalama tanesi 70 - 80 gram, orta zamanda olgunlaşanlarda 100 -125 gram, geç olanlarda ise 150 - 200 gram ağırlığmdadırlar.
Hale ve emsali gibi yarım kilodan büyük meyve yapan varyetelerden büyük meyveler alınacağı zaman şüphesiz ki, meyve sayısı ona göre hesaplanacaktır.
Üzerinde fazla meyve bırakıldığı anlaşılan ağaçları mayıs ortala rmdan - meyvenin varyetesine göre - haziran sonuna kadar azotlu gübrelerle beslemek kabildir. Bu suretle hem meyvenin kalitesinin düzelmesine yardım edilir ve hem de gelecek senenin mahsulü garanti edilmiş olur.
KAYNAK: Şeftali Ziraatı - Lütfi DEVECİ
Şeftali ağacı genel olarak bol sayıda çiçek açar ve meyve tutar. Bilhassa ıslah görmüş çeşitlerle iyi bakılan bahçelerde uygun senelerde meyve miktarı fevkalâde bol olur.
Yurdumuzun güzel ikliminde, şeftalinin açtığı çiçeklerin büyük oran
da, meyve tuttuğu görülmektedir. Bu hal bilhassa vergili varyetelerde
büsbütün dikkati çeker.
İtalya ve Fransa'da birçok senelerde bahar donları ve sürekli sisler yüzünden çiçeklerin çoğu meyve tutamaz. Bu fark memleketimizde çalışan İtalyan meyvecilerinin hayretini mucip olacak kadar büyüktür.
Şüphesiz ki, bütün tutan bu meyveleri ağacın besleyip büyütmesine imkân yoktur. Ağaç, tabiî olarak üzerindeki meyvelerden bir kısmını dökmek suretiyle yükünü hafifletmeğe çalışır. Fakat bu dökülüş genellikle istisnaî varyeteler hariç ağacın yüküne göre pek azdır. Bunun için yetiştirici tarafından seyreklenerek yardım edilmesi lâzımdır.
Seyrekleme yeni bir işlem değildir. Eski yazarlar yüz yıllardan beri seyreklemeyi uygun görmüş ve tavsiye etmişlerdir.
Thomas Hitt 1768 de ağacın üzerinde lüzumundan fazla meyve bırakmanın doğru olmayıp ağacı zayıf düşürdüğünü kaydetmektedir.
Ayni zamanda seyreklemenin doğrudan doğruya parmaklarla değil sivri uçlu bıçak ve makaslarla yapılmasını ve mayıs ayından daha geçe bırakılmamasını tavsiye etmekte idi. Daha geç yapıldığı taktirde meyvelerin birbirine sürünerek döküleceğini veya hiç olmazsa sürtünme dolayısiyle şekillerinin bozulacağını, ayıklanmış meyvelerin güzel renkli ve lezzetli olacaklarını belirtmekte idi.
Bugün de, meyve yetiştirilmesinde ayni fikirler üzerinde durulmuş ve birçok incelemeler yapılmıştır. Seyreklemenin meyve büyüklüklerini artırdığını ve güzel renk kazandırıp lezzetlerini de yükselttiği sonucuna varılmıştır.
A — Meyve seyreklemede fizyolojik esaslar : Fazla meyve, ağacı yorup kuvvetten düşürdüğü için seyrekleme yapılması lâzımdır. Yapılan
denemeler, kimyasal analizler de bu sonucu doğrulamaktadır. Çünkü çiçek ve meyvenin teşekkülü ağacın biriktirdiği yedek besin yani karbon hidratlı maddelerle organik nitrojenlerin fazla miktarda harcanmasını icap ettirmektedir. Bu yüzden de yedek besinlerini harcayan ağaç kuvvetten düşer ve sürgün yapamaz. Yapsa bile sürgünler zayıf olur ve üzerlerinde meyve tomurcuklan az görülür. Bu suretle de gelecek senenin mahsulü tehlikeye düşer. Ya pek az mahsûl verir veya hiç vermez. Besin biriktiremeyen ağaçlarda odunlaşma da iyi olmaz, bu yüzden de soğuklara ve hastalıklara dayanma gücü azalır.
Bunun için de, ağaçta gelişme ile verim arasında düzenli bir denge kurmağa çalışılmalıdır. Ancak yeteri kadar karbon hidrat biriktiren ağaçlarda bol çiçek ve meyve bulunur. Bol karbon hidrat ise ancak geniş ve tam işleyen bir yaprak yüzeyi ile sağlanır. Meyvelerin teşekkülü için çiçeklerinkinden daha fazla besin cevherine ihtiyaç vardır. Ağaç meyve tutmaması halinde kısa bir zamanda harcadığı besin miktarını kolaylıkla tamamlar.
Sonuç: Ağaçların fazla yüklü oldukları senelerde sürgünler az ve zayıf olur. Dolayısıyla de yaprak sayısı ye yüzeyi azalır. Çünkü fazla meyve ağacın biriktirmiş olduğu besin stokunu tamamen kendi teşekkülüne harcamış ve sürgün yapabilmek için kudreti kalmamıştır. Aksi halde, yani meyve tutmayan senelerde sürgünler kuvvetle gelişir ve yaprak sayısı ile besin cevherlerinin birikmesi çoğalır, meyve tomurcukları da artar.
v
B — Seyreklemeden beklediklerimiz: Seyrekleme ile meyvelerin büyümeleri, lezzet ve renklerinin artması sağlanır. Fazla meyve ağaçların dallarını kırabileceği gibi, tadattan da düşürerek her sene bol, muntazam ve kaliteli meyve yapmasına engel olur. Hastalıklı ve böcekler tarafından yaralanan, işe yaramaz meyveler yok edilerek ağacın kuvvetinden tasarruf edilmiş olur.
Ağaç üzerinde meyve başına düşen yaprak sayısı fazlalaştıkça, meyvenin kalitesi, düzelmekte ve gelişme kuvvetlenmektedir. Aksi halde yaprak sayısı azalınca meyveler küçük, lezzetsiz ve kalitesiz olduğu gibi ağaç da zayıf düşmektedir.
Weinberger ve Culliman'ın Elberta şeftalisi üzerinde yaptıkları seyrekleme denemelerinde: Ağaç üzerinde 1 meyveye 10-15 yaprak rastladığında tadlarının acımsı, lezzetsiz büyüklük ve renklerinin fena ve gelişmelerinin de zayıf oldukları görülmektedir.
Yaprak sayısı 20-30'a çıktığında meyvelerin daha iyi olduğunu; 401 bulunca büyüklük, lezzet ve rengin daha arttığını ve ağacın iyi geliştiğini yaprak sayısı 75 - 85'i buluncaya kadar kalite artışı tespit etmişlerdir.
Mamafih pek fazla, sık yaprağın gölge yaparak meyveyi renksiz bırakabileceğini de gözden uzak tutmamak lâzımdır.
C — Meyve seyrekleme zamanı : Yapılan denemelerde seyrekleme zamanını kesin olarak belli etmek mümkün olamamıştır.
Meyve seyrekleme zamanını tayinde, meyvenin varyetesi, yetiştirildiği muhit ve mevsimin gidişini göz önünde tutmak lâzımdır.
Turfanda şeftali varyeteleri, geç ve orta zamanda yetişenlerden da
ha evvel seyreklenmelidir. Meyve dökmek adetinde olan kültivarlarda
ise çekirdek iyice sertleşinceye kadar seyrekleme yapılmamalıdır. Mese
lâ : Memleketimizde (bilhassa Kocaeli bölgesinde) Golden Jübile de
durum böyledir.
İlkbaharı muntazam ve ılımlı geçen memleketlerle, baharı oynak olan yerlere göre seyrekleme erken yapılmalıdır. Mevsim içerisinde oynaklıklar, yani bir sıcak bir soğuk günler sayısının fazlalığı ve sisler seyreklemenin geç yapılmasına sebebiyet verirler.
Olney ve Walmann'm meyve seyrekleme zamanını belli etmek için yaptıkları denemelerin sonuçları da enteresandır. Erken seyreklemelerden iyi sonuçlar alınmıştır.
Denemeye alınan değişik kültivarlardaki ağaçların hepsinden ayni oranda meyve dökülmüştür. Bu meyve seyreklemeleri, ağaçlar çiçek açtıktan 45, 57, 74 gün sonra olmak üzere, değişik tarihlerde yapılmıştır.
June Elberta, açtıktan 45 gün sonraki, yaptığı seyreklemede 51.6 ve 57 gün sonrakinde 35.8 ve 74 gün sonraki seyreklemesinde ise 13.1,
Carman Kültivarında 45 gün sonraki meyve seyreklemesinde 63.7 57 gün sonra 53.2 ve 74 gün sonraki meyve seyreklemesinde ise de 31.8.
Hiley de 59.1 ve 57 gün sonrakinde 12.6 ve 74 gün sonra ise 10.6 şeklinde bir sonuca varmıştır.
Ç — Seyreklemenin miktarı : Piyasanın isteğine, ağacın yaşma, varyetesine (Kültivarına) büyüme kudretine toprağın kuvvetine, sulanıp sulanmayacağına ve yapılan budamanın nev'ine göre değişir.
Şüphesiz ki piyasanın arzu ettiği büyüklük ve lezzetteki meyvenin yetiştirilmesi başta gelir. Büyük boy ve kaliteli meyve arzu edildiğinde ağaçlar üzerinde kuvvetli bir meyve seyreklemesi yapılarak bu isteğe uygun meyveler yetiştirilmeğe çalışılır. J. H. Hale gibi çok büyük meyveler yapan varyetelerde yine kuvvetli seyrekleme yapılacağı gibi sulanmayan ve kuvvetsiz topraklar üzerindeki ağaçlarda da kuvvetli seyreklemeler yapılması lâzımdır. Genç ağaçların kuvvetli gelişme çağlarında az meyve bırakılmalıdır. Aksi takdirde ağaç beklenen gelişmeyi gösteremez.
Kuvvetli topraklarda yetiştirilen ağaçlarla kasa budama yapılan hallerde
Ağaçlarda daha sık meyve bırakılabilir.
Maamafih genel bir fikir vermek için avrupa meyvecilerinin seyrekleme suretile ağacm % 20 - 50 kadar meyvelerini seyreklediklerini söyleyebiliriz.
Bu hususta Bonfiglioli'nin İtalya'da yaptığı deneme sonuçlarını bir
gözden geçirelim;
Ağaçtaki meyvelerin % 25!i seyreklendiğinde, meyvelerin büyümesi ve ağacın genel hali fena, bu miktar % 35 şi bulduğunda orta ve % 50 de ise iyi olduğunu tesbit etmiştir.
Ayrıca Amerika'da şeftali çiçekte iken bir takım kimyasal preparatlarla çiçek seyreklenmesi yapılmaktadır. İşçi yevmiyelerinin pahalılığı bu işe sebep olduğu kadar sonucun meyve seyreklemesinden daha iyi oluşu da gün geçtikçe bu tarza isteği artırmaktadır. Bu usulün esasını çiçek zamanı, açılmış olan bir kısım çiçeklerin yapılan pülvarizasyonlarla dökülmesi teşkil etmektedir.
Tukey'in çiçek ve meyve seyreklemesi hususunda yaptığı mukayese li denemelerde :
Çiçek seyreklemesi yapıldığında meyvelerin daha iri ve daha renkli olduklarını tesbit etmiştir. Çiçek zamanında seyreklemeye tabi tutulan ağaçların ilk senelerindeki rekoltelerinde meyve seyreklemesine tabi tutulan ağaçlardan daha az mahsûl alındığı görülmüştür. Fakat 3 senelik devamlı denemeler sonucunda mahsûl miktarı ve çiçek sayısının arttığı ve meyve kalitesinin de meyve seyrekleme şeklinden üstün olduğu müşahade edilmiştir.
D — Meyve seyreklemenin yurdumuzdaki yapılışı ve pratik tavsiyelerimiz :
Samsun ve Gebzedeki işletmelerimizde 30 seneden beri meyve seyreklemesi yapmaktayız. Bu zamanın bize verdiği kanaati, pratiğe yardımı olur ümidiyle kaydetmeyi faydalı bulduk.
Hiç şüphe yok ki. istisnaî seneler hariç şeftalide mutlaka meyve seyreklemesi yapılmalıdır. Seyrekleme suretile mahsulün azalması diye bir şey yoktur. Bizde avrupalı meslekdaşlarımızdan daha fazla bir seyrekleme yapmak zarureti vardır. Çünkü ağaçlarımız gayet bol meyve tuttukları gibi piyasalarımızda büyük, gösterişli meyveler aranmaktadır. Çok zaman yaptığımız hesaplara göre ağacın tuttuğu meyvelerin % 70-80'ini dökmek icap etmektedir.
Yine işletmelerimizde tuttuğumuz hesaplara göre bugün için meyve
seyreklemesi meyve ağaçlarının en pahalı işlerinden birisini teşkil etmektedir. Dikkatli bir kadın işçinin günde - ortalama olarak - ergin yaştaki şeftali ağaçlarından ancak 5-6 sim seyrekleyebildiğini tespit etmiş bulunuyoruz. (40 kadın 10 erkek işçinin günde 9 saat çalışmak şartıyla 9000 yevmiye ortalaması olarak).
a — Genç fidanların meyve seyreklemelerinde, ana dorukların zayıf olanları üzerinde pek az veya hiç meyve bırakmamak ve kuvvetli dallar üzerinde fazla meyve bırakmak suretiyle dalların büyümelerini dengeye getirmek kabil olmaktadır.
b — Bebek dallarının da yatık olanlarında az, dik olanlarında fazla meyve bırakılır. Uzun dalların nihayetine yakın bırakılan meyvelerle, dalların aşağı doğru sarkması ve bu suretle bükülen yere yakın gözlerden yeni sürgünlerin çıkması sağlanmalıdır.
c — Daima dalların üst tarafındaki güneş gören meyvelerin bırakılması uygundur. Meyveler başparmakla işaret parmağı arasına alınarak çekilmek suretiyle koparılmalıdır. Bu suretle meyvenin koptuğu kısımdaki yara yeri ufak olur.
ç — Dallar üzerinde şeftalinin meyve büyüklüğüne ve budamanın kuvvetine göre 5 parmaktan (yaklaşık olarak 10 - 12 santimden 22-25 santime kadar) bir karışa kadar aralık bırakılmalıdır.
d — Şeftali ağacı çiçeklerini, kaysı ağacı gibi hepsini birden açmaz. Hele çiçeklenme vaktinde hava zaman zaman yağmurlu ve soğuk gidecek olursa, meyve seyrekleme zamanında şeftali ağacının üzerinde değişik boylarda şeftali çağlalarına rastlanır. Seyreklemede daima en büyük meyveleri bırakacak olursak meyveler birden olgunlaşır.
Değişik boylardaki meyveleri bırakacak olursak olgunluk zamanı da değişik olacağından meyve toplama fazla sıkıştırmaz, toplama süresi daha uzun olur. İşletmenin büyüklüğü ve piyasanın istekleri veya ihracat için meyve seyreklemesinde bu inceliklere dikkat etmek suretiyle zaman kazanmak veya toplu olgunluk temini kabil olmaktadır.
e — Memleketimizde şeftali seyreklemesine ekseriyetle nisan nihayetiyle mayıs başlarında turfandalardan başlayarak şeftali varyetelerinin olgunluk sıralarına göre seyreklemeğe devam edilip, çekirdekler tam sertleşmeden nihayet vermekteyiz ki, bu zaman da mayıs sonlarına rastlamaktadır. (Aşağı yukarı turfandalarda olgunluklarından 45 - 50 gün evvel ve orta zamanda olgunlaşanlarda da 70 - 75 gün evvel seyreklenme tamamlanmış olmalıdır.)
Nihayet mevsim sonunda seyreklemeden alman sonucu görmek ve kıymetlendirmek kabil olmaktadır. Ağaçlatın büyümeleri iyi ve alman meyve gerek kalite ve gerekse kantite bakımından bizi tatmin ediyorsa seyrekleme uygundur. Gelecek seneler için bu bize bir esas olur.
Ağaçların yaş ve büyüklüklerine göre üzerlerinde bırakılacak meyve miktarını yaklaşık olarak rakkamla da ifade etmek kabildir. Aşağıda verilen meyve sayıları yurdumuzda iyi bakılan ağaçlarda denemelerimize göre mükemmel sonuçlar vermektedir. Bir fikir vermek üzere kaydediyoruz,.
2 yaşında 10 - 20 Hiç bırakmamak daha doğrudur.
3 yaşında 125-175
4 yaşında 350 - 425
5 yaşında 450-600
6 yaşında 600 - 1200
meyve bırakılabilir.
Bugün memleketimizde yetiştirilen en erken olgunlaşan ticarî şeftali varyetelerinin ortalama tanesi 70 - 80 gram, orta zamanda olgunlaşanlarda 100 -125 gram, geç olanlarda ise 150 - 200 gram ağırlığmdadırlar.
Hale ve emsali gibi yarım kilodan büyük meyve yapan varyetelerden büyük meyveler alınacağı zaman şüphesiz ki, meyve sayısı ona göre hesaplanacaktır.
Üzerinde fazla meyve bırakıldığı anlaşılan ağaçları mayıs ortala rmdan - meyvenin varyetesine göre - haziran sonuna kadar azotlu gübrelerle beslemek kabildir. Bu suretle hem meyvenin kalitesinin düzelmesine yardım edilir ve hem de gelecek senenin mahsulü garanti edilmiş olur.
KAYNAK: Şeftali Ziraatı - Lütfi DEVECİ

