fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ŞEFTALİNİN BUDANMASI

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • ŞEFTALİNİN BUDANMASI

    1 — Budamanın önemi: Meyve merakı olan herkes diktiği fidanları tutturup tek, tük meyve almağa başlayınca bu defa da budama prob­lemiyle karşılaşır.
    Ağaçlar, budanmadan tabiî büyümesine bırakılırsa kaliteli meyve alınamayacağı bugün artık bütün yetiştiriciler tarafından kabul edilmektedir.
    Bu maksatla her budamacı kendi anlayış ve kendi bilgisine göre bir budama yaparak kaliteli ve süreli bol mahsul alfnağa çalışır. Ancak muvaffakiyet tam bilgiyle yapılan budama sayesinde elde edilir.
    Ağaçlan, meyveye yatırmak için budama elimizdeki en kuvvetli vasıtadır. Bunun için budamaya, muntazam, bol ve kaliteli mahsul alma sanatıdır denilebilir. Bu yüzden de meyveciliğin en önemli bahsi sayıl­maktadır.
    2 Budamanın tarihçesi: Çok eski olduğu tahmin edilmektedir. Bu­
    dama hissini insanlara tabiat telkin etmiştir. Sık ormanlarda yetişen ve
    kurumuş dallarla dolu yabanî ağaçları ve sık dikilmiş, birbirine girmiş
    yaşlı meyve ağaçlarını hepimiz biliriz. Bu ağaçların sık dalları zaman­
    la birbirlerini boğup kurutur ve bu suretle tabiatın elile budanıp dökülürler.

    İşte insanların yaptıkları budama tabiatın yaptıklarını mükemmelleştirmekten ibaret kalmıştır.
    Geçen yüzyıllar zarfında birçok budama sistemleri bulunmuş ve denenmiştir. Bütün bu sistemlerin faydalı olduğu kadar zararlı tarafları da görülmüştür. Bu, yüzden münakaşalar devam ede gelmekte idi.
    Nihayet son 17 sene içerisinde yapılan pek çok araştırma ve denemeler sonucunda budama hakkında katî fikir ve kararlara varıldığı ka­naatiyle eski usul ve nazariyeler terkedilmiştir.
    3 — Budamanın temel prensipleri: Hiçbir eserin, budamanın nasıl
    yapılacağım teferruat ile birlikte kaide şeklinde vereceği düşünülemez.
    Yalnız değişik kesimlerin yapılmasını ve bunların sonuçlarının ne ola
    bileceğini araştırarak varılan kanaatleri belirtir.

    İyi bir budama yapabilmek için bitkinin biyoloji ve fizyoloji kanunlarını bilmek ve bu suretle ağacın neden ve nasıl meyve yaptığını anla­yabilmek lâzımdır. Bu bilgileri pratikle birleştirdiğimiz zaman doğru bir budama yapacağımıza inanabiliriz. Hataları azaltmak için de bir müd­det usta bir budamacının yaptıklarını seyretmek çok lüzumludur.
    A — Genç bitkilerde, budama kabil olduğu kadar az yapılacaktır.
    B — Ağacın çatısını kurarken, iskeletinin ana dalları mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır.
    C — Bir yaşındaki meyve yapan dalları hangi cinse mensup olursa olsun ucundan keserek kısaltmamandır.
    Sadece fidanlara şekil verilirken, dalların çıkmaları arzu edilen yerlerden sürmelerini temin için fevkalâde hallerde kısaltmalar yapılabilir.
    Ç — Büyüme çağındaki bitkiler üzerinde, yazın yeşil budamalar kesme şeklinde yapılmayıp bükme şeklinde olacaktır.
    A — Genç fidanlarda budama kabil olduğu kadar az yapılacaktır:
    Çünkü, bu şekildeki budama kök ve dalların gelişmesi için lüzumludur. Genç bir fidanı kuvvetli bir budama ile evvelâ lüzumsuz yere kü­çültmüş oluruz.
    Ayni zamanda kök ile çatı (taç) dalları arasındaki denge kökler yararına bozulacağından bitki üzerinde lüzumundan fazla sürgünler meydana gelecektir. Bunlar budanınca açılan yaraların kapanması için, fidanın sadece büyümeye harcayacağı enerjinin bir kısmını da bunları ka­patmak için sarf etmesi lâzım gelecektir. Bu yüzden fidan gereği kadar
    gelişemeyecektir.
    Budamanın kuvveti arttıkça fena etkileri de artacaktır.
    B — Fidanın çatısını kurarken iskeletinin ana dallarını da mümkün
    olduğu kadar azaltmalıdır.

    Muntazam ve bilinerek şekillendirilmiş meyveliklerde fidanlara ayrılan yerler hudutludur, iskeletin lüzumundan fazla teşekkülü oranında tabiidir ki, meyve dalları da eksilir. Meyve dalları eksilince de mahsul kendiliğinden azalmış olur.
    Aksi halde ise, fazla dallar ağacın çatısının çok sıklaşmasına sebep olur. Bunların gelişmeleri sonucunda da fazla gölge olacağından, dallar güneş görebilmek için yukarı kaçacaktır. Böylece altta teşekkül eden dallar zayıf kalacaklarından zamanla kururlar.
    Bunun için, ağacın çatısı kurulurken ana dallar en azdan tutula çatısı kurulurken dal çıkmasını arzu ettiğimiz zaman ve yerlerde bunları sağlamak için kısaltılır.
    Ç — Büyüme çağındaki bitkiler üzerinde, yazın yeşil budamalar kesme şeklinde yapılmayıp, bükme şeklinde yapılacaktır:
    Büyüme çağındaki bitkiler üzerinde bilhassa yazın yapılan yeşil budamalar fevkalâde zararlı olmaktadır. Çünkü kök sistemiyle çatı arasındaki denge bozulmakta ve kökler büyümekten kalmaktadır. Bu yüzden de fidanın gelişmesi azalır.
    . Bunun için son senelerde, yeşil budamalar bükme şeklinde yapılmaktadır. Yani, fazla dallar yazın kesilmeyip bükülmektedir. Bu suretle yara açılmadan, lüzumlu sürgünlerin gelişmelerine imkân sağlanmış ol­maktadır. Ayni zamanda bükülen dallar ağaçtan fazla bir kuvvet çekemeyecekleri gibi yaprakları vasıtasıyla de fidana yararlı olurlar.
    Bu bükülen dalların lüzumsuzları da sonbahar budamasında çıkarılır,
    4 Ağaçlarımızı niçin budarız:
    A — Budama yoluyla ağaca kuvvetli bir gövde ve muntazam bir iskelet temin edilir. Ağacın kökler ile dalları arasındaki denge iyi bir şekilde ayar edilerek ömürlü, kuvvetli ve vergili olması sağlanır.
    B — Yaprakların başlıca vazifesi güneş ile ilgilidir. Bunun için de ağaç çatısının iç kısımlarına kadar güneş ışınlarının girmesi şarttır.
    Bu suretle özümleme ideal bir şekle sokularak bol, süreli ve kaliteli meyveler elde edilir.
    C — Vejetatif gelişme ile verimi dengede tutmak suretiyle gelecek
    yıllar mahsulü garanti edilir. '
    Ç — Ağaca verilecek uygun bir şekille meyve seyreklemesi, toplaması, hastalıklarla savaş ve toprak işlemesi en kolay ve ucuz bir şekilde sağlanır.
    D — Kuru, hasta ve çıplaklaşmış işe yaramaz dalları yok etmek ve ağacı gençleştirmek imkânı vardır.
    Yukarıda 5 madde içerisine sıkıştırılmasına çalışılan hususlar, budamadan beklenen belli başlı gaye ve maksatları kapsar.
    5 — Budama yapılırken göz önünde bulundurulması gerekli bilgiler:
    A — Fidanlıktan sökülüp tarlasına dikilen bitkinin sokulurken kopan köklerine karşılık çatı dallarından bir miktarı kesilerek çatı ile kök
    dengesi tekrar kurulmağa çalışılır. Bundan sonra ağacın gelişmesine, verimine uygun olarak yapılan senelik budamalarla düzgün bir gövde maksa­da uygun bir çatı kurulur.
    B —• Yaprakların tam ışın alabilmeleri için budama ile sürgünleri ağacın çatısı üzerinde muntazam bir şekilde birbirlerine gölge etmeyecek gibi yerleştirilmelidir. Ancak bu suretle bütün meyve dallan güneş­ten taydaianarak meyve gözlerinin teşekkülü sağlanır ve devamlı, kaliteli meyve almak imkân dâhiline girer.
    C — Bitkilerin kökleri vasıta sile topraktan erimiş besin cevherlerini aldıklarını görmüştük. Yaprakları vasıtasıyla de karbon hidrat toplayıp yaşamaları için lüzumlu olan işlenmiş öz suyunu temin ederler.
    Gerek topraktan ve gerekse havadan temin edilen bu maddeler harcanmadan veya bitkinin dokularında birikmeden veya diğer bitki fenomenlerinde kullanılmadan değişik şekillere girerler. Bu fenomenlerin de en büyük kısmı yine yapraklarda olmaktadır. Ba yüzden yapraksız bir bitki beslenmek imkânına sahip değildir.
    Özsuyunu teşkil eden değişik maddeler arasında da bir münasebet vardır. (Karbon hidratla azot arasında, Klebs prensibi).
    Karbon hidrat yapraklar vasıta sile havadan alman karbon di oksitten yapılır. Meyvenin teşekkülüne, sayısını artırmağa yarar.
    Azot ise kökler vasıtasıyla topraktan alınarak yeni dalların teşekkülüne hizmet eder. Böylece de ağacın çatısında iki aktivite görülür. Bun­larda bitkinin vejetatif büyümesiyle, verim çalışmalarıdır.
    Genç bitkilerde, kök kuvvetli ve çatıdan daha hızlı ve daha geniş olarak teşekkül eder. Çünkü bu devrede öz suyunda, azot oranı karbon hidrattan daha fazladır. Bu yüzden de kuvvetli bir gelişme görülür. Yani bitki çok ve kuvvetli sürgün verir. Fakat meyve ya çok az olur ve­ya hiç olmaz. Onun için bu devrede fidan kabil olduğu kadar az buda-nıp üzerinde çok bükmeler yapılmalıdır. Azotlu gübreler icap ederse ke­silmelidir. Ancak bu gibi tedbirlerle verimsizlik süresi en az hadde indirilmiş olur. Kökle, çatı dengesine de daha çabuk ulaşılır.
    Bu dengenin kurulması ağaçta, azotla karbon hidrat arasındaki oranla ilgilidir. Yetiştirici bu dengeyi uygun budama ve gübrelemelerle mümkün olduğu kadar devam ettirecektir. Bu iki aktivite meyve gözleriyle (verim aktivitesi) yeni dalların miktar ve uzunluğu (Vejetatif aktivite) oranlariyle dengeli olarak uygulanacaktır. Yani ağaç üzerinde meyve göz­leri fazla sürgünlerinin sayısı ve uzunlukları az ise o zaman kuvvetli bu­damaya ihtiyaç vardır. Çatıyı seyreklemek gerekir. Aynı zamanda azotlu
    Bitkinin hayatında önemi büyüktür. Çünkü, arzuya uygun bir şekilde verilen forma, kurulan iskelet, ağacın gelecekte kuvvetine, verimine, veriminin kalitesine ve yaşama süresine v.s. ye büyük etkisi olacaktır.
    Bunun için, budama kaidelerine titizlikle riayet ederek rasyonel şeklin elde edilmesine çalışılmalıdır.
    8 En tanınmış çatı hurma şekillerinden bazıları:
    A — Adî kâse şekli,
    B — Islah edilmiş kâse şekli,
    C — «Modified leader»
    Ç — Muntazam eğik dallı palnıet şekli.
    A — Adî kâse şekli:
    Avrupa'da çok senelerdenberi, yurdumuzda is^ 1930 senesinden sonra uygulanmağa başlanmış bir çatı kurma şeklidir, isminden de anlaşı­lacağı üzere budanan fidan bir vazoya, kâseye benzediği için bu isim verilmiştir. Birçok ağaç türlerinin normal büyümelerine uygun olduğu için çok yaygındır. ?eklin elde edilmesi de kolaydır.
    Aşağı yukarı bazı armut varyeteleri hariç bütün meyvelerin bu formda yetiştirilmesi kolaylıkla mümkündür.
    ?eklin elde edilmesi: Yerine dikilen 1 yaşındaki (Aşı sürgünü 1 yaşında olan) fidanın tepesi arzu edilen yükseklikten bir göz üzerinden vurulur. Genellikle bu yükseklik 0.60 - 150 santim arasıdır. Gövde üzerin­den çıkan filizlerden taksimata en uygun olanları bırakılarak diğerleri­nin gövde üzerine bükülmeleri veya çıkarılmasıyla şeklin esası kurulmuş olur.
    Genel olarak bırakılan sürgün sayısı 3 dür. Bazı memleket ve yerlerde bu sayı 5 - 6 yi bulmaktadır. Fakat en çok kullanılanı ve en uygun olanı 3 dallısıdır. Bu 3 ana dal arzuya göre tekrar budanarak ağacın ana dallariyle, meyve dalları elde edilerek şekil kurulur.
    Bu şeklin faydaları: Ağaçların normal büyümelerine uygun ve kolaylıkla elde edilmesi her tarafının muntazam ışık alması, meyve topla­ma ve ilaçlama işlerinin kolaylıkla yapılabilmesidir.
    Zararı -. Ağacın çatısı kurulurken, ana dallarının birbirine yakın olanlarından seçilmesi, elma! gibi bazı meyve türlerinde fazla meyve yüzünden ana dallarının çıktıkları yerden yarılmasıdır.
    ?eftali ağaçlarında bu yarılmaya rastlanmaz.

    Kaynak: ?eftali Ziraatı- Lütfi DEVECİ

  • #2
    Cevap: ŞEFTALİNİN BUDANMASI

    B — Islah edilmiş kâse şekli:
    Avrupan’ın meyve bölgelerinde, birbirlerine benzemeyen kâse şe­killerine sık sık rastlanmaktadır. Hatta bir memleketin değişik bölgeler • rinde değişik tipte kâse şekli verilmiş ağaçlar vardır.
    Biz burada İtalya'da geliştirilmiş ve 18 seneden beri yurdumuz şartlarına uydurularak işletmelerimizde uygulanmakta olan şekli örnek olarak vereceğiz.
    a — Islah edilmiş kâse şeklinin elde edilmesi :
    . Bir senelik aşı sürgünü olan gelişmiş bir fidan ile işe başlanır. Dikilmiş olan fidanların boyları 60 - 70 santimden bir göz veya daha iyi­si bir dalcık üzerinden kesilir.
    1 İnci sene : Yukarıda tarif edilen şekilde budanan fidanlarda ilk se­nesi muhtelif sürgünler çıkar. Kuvvetli ve güzel bir büyüme gösteren şef­
    tali fidanlarında temmuz sonlarına doğru taksimata en uygun ve aralarında 10 santim aralık bulunan kabil olduğu kadar eşit kuvvetli 3 dal
    bırakılarak diğerleri gövde üzerine bükülür. Kuvvetli süren fidan üzerin­
    de 6 - 7 sürgünü olan ve sürgünlerinin boyları 50 - 60 santimi bulan­
    lardır.
    Büyüme, orta derecede veya zayıf olarak gelişiyorsa bu üç daim seçilmesi yapılmayacak ve bitki sonbahara kadar hiçbir dalı bükülmeden bırakılacaktır.
    Orta ve zayıf gelişme yukarıda verilen ölçülere göre hesaplanacaktır.
    Kuvvetli sürmüş ve fazla dalları bükülmüş olan fidanların kış budamasında, temmuz - ağustos aylarında bükülen dalları çıkarılırken yalnız güney'e bakan bir tanesi bırakılır.
    Bu suretle 3 dalı belli olan fidan iskeletinin esası kurulmuş olur. Ve bu 3 dala da ana doruklar ismi verilir.
    Ana dorukların sonbahar budamasında tahminen 50 - 60 santiminde bebekleri teşkil edecek sürgünler yoksa buralardan kesilir, varsa hiç dokunulmaz.
    Üç ana doruk arasındaki aralık eşitlendirilerek bunlara ağacın eksenine göre 30 derecelik bir eğilim verilir. Gerek eşitlendirme ve gerek­se eğilim verilirken hereklere bağlamak suret ile iş kolaylaştırılır.
    Ana doruklar 50 - 60 santim uzunluğa ancak erişir veyahut da biraz daha kısa kalırlarsa budanmayıp oldukları gibi bırakılır.
    Fidanlar zayıf büyümüş ve dallar çok kısa ise yazın bunlara dokunulmayarak bir sene kaybedilmesi pahasına ertesi sene sonbaharında lü­zumu gibi budanırlar. Fakat bu gibi hallerde dahi 3 ana doruk seçilir ve kısa olsalar dahi oldukları gibi bırakılır.
    Ana dorukların büyümelerini engellememek için altlarında dal bırakılmaz.
    2 inci sene büyümesi: Bu anlatılan şekilde budanmış olan ağaçlarda 3 ana doruk bulunacaktır. Her ana doruk üzerinde de ekseriya 3-4 tane sürgün görülür. Temmuz başında her ana doruk için bu sürgünler­den yalnız 2 şer tane seçilecektir. Bunlardan dalın nihayetindeki sürgün anadoruğun devamını temin edecektir. Diğeri de fidanımızın 1 inci katı­nı yapacak olan dal olacaktır ki bu dallara da meyve veya bebek dalı denilir.
    Bebekler seçilirken dikkat edilecek nokta ana doruklardan çıkan bebeklerin birbirleriyle karşılaşmayacak şekilde olanlarını ayırmaktır. Bu da şekilde gösterildiği gibi ana dorukların ayrı ayrı taraflarından bırakılacak bebeklerle temin edilir. (Resim No. 8).
    Bebeklere de ağacın eksenine göre 50 - 60 derecelik bir eğilim verilmelidir.
    Bebeklerin bırakılma sile fidanın birinci katı kurulmuş olur. Fidanın tepesi dikilirken 60 - 70 santimden vurulduğuna ve birinci senenin sonbaharında da ana dorukların 50 - 60 santimden budanmasına göre demek ki, 1. katın yani 1. bebeğin yerden yüksekliği yaklaşık olarak 1.20 ka­dar olacaktır. Bu yükseklik normaldir. Ziraat makinelerinin rahatça fi­danlar arasında çalışmalarına imkân verir.
    Fidanın geri kalan dalları bükülecektir. Bükülen dallar meyve verimini sağladıkları gibi ayni zamanda ağacın iskeletini teşkil edecek olan
    ana dorukların da daha fazla gelişmelerine yardımcı olur.
    Ana dorukların, yeni kat (bebek) vermesi arzu edilen yerinden son­baharda budanması lâzımdır. Lüzumu kadar boy yapmayan fidanlarda ana doruklara dokunulmaz. Ertesi sene istenilen yerlerinden budanarak kat dallarının çıkması temin edilir.
    Bebeklerin hiç bir suretle boyları kısaltılamaz.
    Ergin ağaçlarda lüzum hâsıl olursa geri dönme budamaları daha al.çak bir dal üzerinden yapılabilir.
    İlk senelerde bebeklerin boyları ana doruklardan daha uzun olacaktır. Fakat ana doruklarla, bebekler arasındaki bu fark sadece meyil far­kıdır.
    Bebeklerin tam aralıklarında teşekkül edebilmesi için senelik çok kuvvetli büyümelerde ana dorukların uzunlukları hiçbir zaman 120 santimden fazla olmamalıdır.
    Ana dorukların uzunluklarının devamı 90 santimden fazla olursa her sene 2 nci bir kat yapmak imkânı hasıl olur.
    Her ana doruktan bir bebek çıkarılacaktır. Bunlarda bir evvelki bebeklerin aksi istikametinde bulunacaktır. Yani bebekler ana dorukların bir sefer sağından diğer sefer solundan bırakılacaktır.
    Fakat senelik büyüme 70 santimden az ise ana doruğun devamı kesilmez. Ve kat ikinci sene de yapılır. 3u hallerde ana doruk ve bebekler hariç bütün sürgünler temmuz sonlarında bükülecektir. (Bükmeler iklime ve seneye göre temmuz başından ağustos haftasına kadar olabilir. Bükmelerin yapılabilmesi için sürgünlerin kırılmadan bükülecek kıvama gel­mesi şarttır.).
    Lüzumu kadar gelişemeyen fidanların sulama ve gübreleme ile büyümesini hızlandırarak sene kaybedilmemesine gayret edilmelidir.
    3 nücü sene budaması: Bu sene nihayetinde fidanımızın üzerinde
    ana doruk ve bu ana doruklar üzerinde birbirleriye karşılaşmayacak şekilde teşekkül etmiş 3 bebek dalı ve bunlar üzerinde bulunan sürgünler var­ dır. Bu sürgünlere hiç dokunulmadan eylül ortasına kadar büyümeleri­ ne müsaade edilir. Eylülde ana dorukların uçlarındaki 2 dal ve bebekle­rin üzerindeki 1 dal bırakılarak diğerleri bükülecektir. Serbest bırakılan dal ana dorukların ve dolayı sile iskeletin devamım teşkil edecektir. Kış budamasında bunlar evvelki senelerde olduğu gibi ve ilk kat teşkilinde gördüğümüz gibi aralıkları üzerinden budanacaklardır. Bu suretle ana­ doruklardan yeni birer bebek dalı meydana gelmiş olur. (Kat:
    III)
    Bu zamanda I. bebek dalı üzerinde meyve verimine uygun dalcıklar gözükmeğe başlar.
    4 üncü sene budaması: Bu sene kuvvetli büyüyen şeftali varyetelerin
    de çatının tam kurulması imkânı hasıl olur. Yani bu zamanda genç ağacımızın üzerinde 3 anadorukla 9 bebek dalı var demektir. Bebekler hele­zon vari anadoruklar üzerinde sağlı, sollu teşekkül etmiş olurlar. Bu suretle de ağacın çatısı kurulmuş olur.
    Bebekler birbirlerinden varyetenin büyüme kudretine göre 70 -100 santim aralıkta bulunurlar. Bebekler anadoruklarm üzerinde karşılıklı olarak eşit aralıklarla bulunduklarına göre de bir bebek dalından diğer be­bek dalma kadar olan aralık 1.40 - 2 metre uzaklıktadır.
    Bu suretle 3 bebek dalı teşekkül eden şeftali ağaçlarında şekil budaması tamamlanmış olur.
    Bu budamanın, gelişmesi hesaba katılarak, aralıklar 140 -180 cm. değiştirilmek suretile elma ağacına da aynen tatbiki kabildir.
    ?eftalinin kâse şeklinde yetiştirilmesini hülâsa edecek olursak, dikkat edilecek en mühim noktaları şöylece toplamak kabildir:
    I — Dikilen 1 yaşındaki fidanlar topraktan 60 - 70 santim yüksek­
    liğinde budanacaktır.

    II— Bükmeler şeftali fidanları üzerinde mükemmel sonuçlar ver­
    mektedir. Temmuzdan itibaren yapılmalıdır. Kuvvetli dallar üzerinde az
    ve daha zayıf dallar üzerinde fazla bükme yapılmalıdır. ?eftalide yapı­
    lan bükme esnasında büküm açıları geniş olmamalıdır. Aksi takdirde bükülen dallar kalmlaşacaklarmdan çıkarılırken büyük yaralar hasıl olur.
    III — Varyetelerin büyüme güçlerine göre, anadoruklar üzerindeki
    bebekler arasındaki aralıklar 70 - 100 santim arasında bulunmalıdır.
    IV — istenilen yerlerden bebeklerin çıkması için, anadoruklarm
    kesilmeden oldukları gibi bırakılması ve yeni sürgünlerle, koltuk sürgün­
    lerinden bebeklerin elde edilmesi şayet bu yeni sürgünler zayıf büyüme
    yüzünden yoksalar o zaman anadoruklar kesilerek bebek dallarının sür­
    mesi temin edilir.
    b — Islah edilmiş kâse şeklinde yetiştirilen şeftali ağaçlarının mah­sul budaması :
    ?eftali meyveleri bir sene evvel teşekkül eden sürgünler üzerinde meydana geldiği için budanması diğer meyve türlerinden daha değişiktir. Çünkü her sene bol kaliteli ve muntazam mahsul alabilmek ancak yeni meyve sürgünlerinin elde edilmesiyle kabil olur. Ayni zaman­da fazla meyve yapmış ve yorulmuş dallar ya tamamen ağaçtan çıkarı­lır veyahut da geri dönme budamalarıyla senelik sürgünlerin çıkmaları sağlanır. Bütün bu ve buna benzer özellikleri dolayı sile şeftali budamasına dikkat etmek lâzımdır.
    Mahsûl budamasını yapabilmek için bir defa daha şeftalinin göz ve dallarını kısaca gözden geçirelim:
    ?eftalide aşağıdaki gözlere rastlanır :
    A — Çiçek tomurcuklan,
    B — Odun gözleri,
    C — Görünmeyen gözler.
    A — Çiçek tomurcukları: Bir senelik sürgünler üzerinde teşekkül eder. Odun gözlerine göre uçları yuvarlak ve büyüktür. Sürgünler üzerinde genellikle ortadış bir odun gözü ve iki taraflarında çiçek gözleri olmak üze­re teşekkül ederler. Yahut da dalcıkların üzerinde birkaçı bir araya top­lanmış ve bir odun gözü ile birlikte görülür ki, bunlara da mayıs buketi adı verilir.
    B — Odun gözleri: Çiçek gözlerinden daha ufak şekilleri ince ve sivridir. Bunlar ya karışık meyve dalı denilen, çiçek ve odun gözlerinin karışık olduğu dallar üzerinde veyahut da mayıs buketlerinin ortalarında veyahut da odun dallan denilen ve sadece odun gözleri taşıyan dallar üzerinde görülür.
    C — Görünmeyen gözler : Bu gözler görünmez. Ağaçların bilhassa boğum yerlerile dalların çıktıkları yerlerde fazlaca bulunur. Atmosfer zararlarına çok dayanıklı olup bitkilerin sigortası gibidir. Don, dolu, çok kuvvetli ve ağacı zedeleyecek budamalarda normal gözler bozulur veya kâfi gelmezse bunlar derhal sürer. Yani ağacın köklerile çatı arasındaki denge bozulunca sürerek dengeyi kurmağa çalışırlar. Obur denilen çok kuvvetli ve az yapraklı dalları verirler. ?eftalilerde bu gözler yumuşak çekirdekli meyvelerden daha az sayıdadırlar. Bilhassa yaşlı ağaçların iskeletleri üzerinde çok seyrek olarak rastlanır. Onun için bir şeftali çatı­sı yenilenmek istenildiğinde genç dalları bırakmak lâzımdır. Çünkü bu gibi gözlere genç dallar üzerinde daha fazla rastlanır.
    ?eftalinin dalları : Genel olarak 5 türlü dala rastlanır.
    a — Obur dal,
    b- Odun dalı,
    c — Mayıs uketi, ç — Karışık dallar, d — Koltuklar,
    a — Obur dallar: Fidanların noksan dallan veyahut da değiştirilmesi arzu edilen dallar yerine kullanılır. Mayıs ortalarında uçları alına­rak büyümeleri durdurulur. Bu, suretle de meyve verimi için dallar yap­mağa zorlanır.
    b — Odun dalları: ?eftalide her zaman rastlanmayan bir dal çeşididir. Bazı varyetelerin bilhassa genç ve kuvvetli fidanlarında rastlanır. Fakat çatının kurulmasında faydalı olmayacak durumdakiler yok edilir.
    c — Mayıs buketi: Yukarıda söylendiği gibi birçok çiçek gözlerinin biraraya gelmesinden ortaya çıkmış bir takım dalcıklardır. Uç gözleri her zaman odun gözüdür. Ağaçların üzerinde yetecek kadar karışık dal bulunduğu zaman buketlerin çıkarılması lâzımdır. Ancak yeteri kadar ka­rışık meyve dalları bulunmayan hallerde meyve alabilmek için mayıs buketleri bırakılır. Karışık dallar yokluğunda verim sadece mayıs buketle-riyle temin edilir. Bir mayıs buketinden ancak bir meyve alınabilir. Bu gibi hallerde ağaçlar azotlu gübrelerle gübrelenir. Ağaçlardaki buketler budanmazlar sadece seyreklenirler.
    ç — Karışık dallar: ?eftalide asıl mahsulü veren kıymetli dallar bunlardır. Yeni sistem budamalarda bu dallar uçlarından kısaltılmaz ve sürgünler olduğu gibi bırakılır. Bu sebepten dolayı gerek meyve seyreklemesi ve gerekse sürgün seyreklemesi fazlaca yapılır.
    Kâse şeklinde yetiştirilmiş kuvvetli bir şeftali ağacında tam verim çağında küçük meyveli erkenci varyetelerde 400 - 450 karışık dal ve geç varyetelerde 300 - 350 dal bırakılması uygun olur.
    Bu rakamlar budamacıya bir fikir vermek için verilmiştir. Maamafih memleketimizde iyi bakılan bahçelerde bu sayılar kolayca elde edile­bildiği ve sonucunun da tatmin edici olduğu işletmelerimizde yaptığı­mız denemelerde tespit edilmiştir.
    Yalnız meyve seyreklemesi yapılırken ufak ve orta boy meyve yapan şeftali varyetelerinde her dalcıkta 3-4 meyve bırakılmalıdır. Bü­yük meyve yapanlarda 2 - 3 meyve bırakılması kâfidir.
    Bu dalların sayılması zor ve nazarî bir iş değildir. Basit ve pratik olduğu için tecrübesiz budamacılara güzel bir fikir vermektedir. Biz işletmelerimizde çok faydasını gördük.
    Budamaya başlandığı zaman 3 anadoruğun bir defa dallarını saymak kâfidir. Bu bize bir fikir vereceğinden bundan sonra budamayı ayar­lamak kolay olur.
    ?eftali normal olarak büyüdüğü zaman bir senelik dalların çoğu karışık dallardan ibarettir. Sadece bunların kuvvetli, orta, zayıfları vardır. Verim budamasiyle kuvvetli ve zayıf dallan seyrekleyip orta hallileri meyve almak üzere bırakmalıdır.
    Ağaçların şekil budaması yapıldığı devrede çatının kurulması için karışık dallardan istifade edileceği zaman kalın dallar kullanılır.
    d — Koltuklar : Olgunlaştıkları takdirde çiçek gözleri de gösterirler. Budamada karışık meyve dalları gibi işleme tabi tutulurlar. Genç yaşta çatısı kurulan fidanlarda bu dallardan faydalanarak katlar meydana getirilir.

    Kaynak: ?eftali Ziraatı- Lütfi DEVECİ

    Comment


    • #3
      Cevap: ŞEFTALİNİN BUDANMASI

      9 — Yeşil budama.- Eski usul şeftali budaması yapıldığı zaman ye­
      şil budamaya fazla önem verilmekte idi. Bugün ise ancak özel belilerde
      müracaat edilen ikinci sınıf bir budama şeklidir. Yazın ağacın gelişme
      devresinde dengeli bir büyüme yapılması için bu usulden faydalanılır.

      Ağaçlar üzerinde görülen ve ilerde işimize yaramayacak oburların yeşil budama ile çıkarılması lâzımdır. Aksi takdirde bu dalların büyümelerine müsaade edilecek olursa azgın gelişmeleri yüzünden ağacın den­gesi bozulur. Anadorukların büyümeleri yavaşlayıp, meyve veren dallara gidecek besin cevherlerini çekerek bütün ağaç için zararlı olurlar.
      Oburlardan ya ağacın çatısını kurmak için istifade edilir veyahut da uçları alınmak ve bükülmek suretiyle meyve dalları yapmağa zorlanır.
      Bir de, meyve zamanı yapılan yeşil budamalar vardır. Bu da meyve tutmamış mayıs buketlerile yapraksız meyve yapan dalcıkların çıkarıl­masından ibarettir.
      Bilhassa erkenci şeftalilerde, meyveler toplandıktan sonra fazla meyve vermiş ve yeni sürgün yapmamış dallarla mayıs buketleri çıkarılır. Çünkü bu gibi dalların artık Verimle alâkaları kalmamıştır.
      Bugün için, genel olarak ağaçlar üzerindeki fazla dalların yazın bükülmesi en güzel yeşil budama şekli olarak kabul edilmektedir.
      Bükülen dallar kırılmayan ince söğütlerle bağlanırlar. Çok kolay bir iştir. Usta bir budamacı bir süre seyretmekle bükmelerin nasıl yapılacağını ve nasıl bağlanacağını kolayca öğrenir.
      10Şeftalinin muntazam yatık dallı palmet şeklinde yetiştirilmesi:
      İtalya'da, hususiye Ferrara'da son 15 seneden beri her cins ve çeşit meyve ağacına uygulanmağa başlamış yeni bir yetiştirme şeklidir.
      Muntazam yatık dallı palmet şekli gün geçtikçe büyük rağbet görmekle elma, şeftali, armut, zeytin, erik, kaysı, kiraz turunçgiller ve hat­ta cevizde bile mükemmel sonuçlar vermektedir.
      Avrupada, meyveciliği ileri memleketlerin yetiştiricileri tarafından dikkatle takip edilen ve yer yer uygulanan bu yeni yetiştirme şekli her gün daha çok tutulmakta ve yayılmaktadır.
      Biz de, Gebze’deki işletmemizin bilhassa elma bahçelerinde geniş ölçüde bu palmet şekline yer vermiş bulunuyoruz.
      Yurdumuz şartlarına göre, bu tarzın muvaffakiyet derecesini tam
      Söyleyebilmek için henüz vakit erken olmasına rağmen 10 – 12 senelik
      denemeler sonucundan memnun olduğumuzu ve ilerisi hesabına ümitli
      olduğumuzu kaydedebiliriz.

      Bu tarzın diğer şekildeki yetişmelere göre sağladığı avantajlar :
      A — Mükemmel ve erken bir verim, gerçek intansif meyvecilik yapmak isteyenler için çok uygun ve güzel bir yetiştirme tarzıdır.
      Belli bir sahaya daha fazla fidan dikmek suretiyle kısa zamanda çok yüksek mahsûl kaldırma imkânını sağlar. Kaidelere riayet etmek şartıyla bu sık dikimde ağaçlar zarar görmez.
      B — Bu şekilde çatının kurulması basit ve kolaydır. Fidanın budamaya, en kuvvetli büyüme devresinde en az ihtiyacı vardır.
      Böylece de bitkinin fizyolojik karakterine uygun düşer. Formanın sadeliği yüzünden daha ilk senelerden itibaren mahsul alma budamasına
      Önem verilir. Yani bitkinin fizyolojik istekleri ile ekonomi birleştirilmiş olur.
      C — Ana dalların biraz yatırılması ve diğer senelik dalların bükül-meleri suretile fidanlar ilk senelerinden itibaren meyve vermeğe başlarlar. Böylece bitkilerin büyümesi verim yararına azaltılmış olur.
      Ç — Bu şekilde yetiştirilen fidanların budanmaları, ilaçlanmaları, toplama, toprak işlemesi v.s. kolay ve ekonomiktir.
      D — Ağacın verimi erkenleşip, muntazamladır ve daha az masrafla elde edilir. Bu şekilde dolu zararı da daha az olur.
      E — Dölleme zamanı çok yağışlı ve uygun geçmeyen senelerde meyve tutması, ıslah edilmiş kâse şeklinde yetiştirilenlerden daha fazla olmaktadır.
      1965 senesi baharında Gebze bölgesinde döllenme zamanı çok ve süreli yağışlı geçmiştir. İşletmemiz ve civarındaki elma bahçeleri bu yüzden zarar görmüş ve Starking ile Deliciousn'aryeteleri bilhassa az mey­ve tutmuştur.
      Yatık dallı palmet şeklinde yetiştirilen bahçelerimizde meyve normal olmuş ve yer yer seyreklemek mecburiyeti hasıl olmuştur.
      F — Şeftali bahçelerinde bu tarz yetiştirme için 4X4 veya 5X5 aralık kâfidir. Elma için ise 6 X 6 veya 7X7 aralık verilmelidir.
      Şeklin elde edilmesi : Bir yaşında aşılı fidanların yerden itibaren 50 - 60 santimden tepeleri bir göz üzerinden kesilerek işe başlanır. Bu yükseklik bitkilerin tam olarak gelişmeleri ve ziraat aletlerinin mükemmelen çalışabilmeleri için en uygun ölçüdür. Bu suretle bitkilerin tam verim çağında en iyi şartlar içerisinde bulunmuş olmaları sağlanmış olur.
      Büyümenin ilk senesi: Bitki büyüme gücüne göre yeni dallar verecektir. Gelişme şüphesiz ki diğer yetiştirme tarzlarında olduğu gibi değişik faktörlerin etki derecelerine bağlıdır. (Toprağın tabiatı, seçilmesi, kuvveti, kültürel bakım gübreleme v.s. gibi.) Şartlar ne kadar iyi olur­sa sonuç da o oranda uygun düşer. Birinci sene iyi bir gelişme elde edi­lebilirse gelecek senelerden de emin olarak işe devam edilir.
      Büyüme senelerinde bitkiler üzerinde değişik gelişmeler görülür. Fevkalâde, orta, zayıf ve gayri muntazam olmak üzere.
      Mükemmel bir büyümede fidan üzerinde iyi gelişmiş 6 - 7 sürgün bulunur. Bu sürgünler odunlaşmca, gövdenin" üzerinde en iyi pozisyonda ve taksimata en uygun olanlarından mümkün ise aralarında 10 santim mesafe bulunan 3 tanesi serbest bırakılır ve diğerleri Temmuz içerisinde kırılmadan bükülür.
      Orta derecede büyüme gösteren fidanlarda sadece 3-4 sürgün görülür. Bu gibi fidanlarda hiçbir dal bükülmez. Dalların serbestçe büyümelerine bütün sene boyunca müsaade edilir. Azotlu gübrelerle gübrelenerek yardım edilir. Ancak kışın budanırlar.
      Yani bu suretle, sonbaharda bitkinin üzerinde taksimata uygun 3 sürgün bırakılır. Bu üç sürgünden en alttaki iki dal palmet'in I. katını ( ve 3 ncü dal da gövdenin devamını temin edecektir. Bu uzayan kısım da gelecek sene çeşidin büyüme kudretine göre 90 - 120 santimden kesilecektir. Eğer büyüme kâfi değilse o sene fidanın tepesi kesilmez ve 2 nci senenin sonunda 2 nci kat, uç kesilmek suretiyle kurulacaktır. Bu gibi hallerde fidana şekil verilirken bir sene kaybedilmiş olur.
      II. sene büyümesi: Bırakılan 3 dalın muntazam ve mükemmelen büyümesine dikkat edilir. Böylece de II. kat elde edilmiş olur.
      I.katın 2 ana dalı odunlaşıp üzerinde sürgünler vermeğe başlayacaktır. Kış budamasıyla ana dallara 60 derecelik bir büklüm verilecektir.
      (Ağacın eksenine göre) ve II. kat için 3 dal bırakılacaktır. Ayni zamanda I. kat gövdesinin üzerinde görülen lüzumsuz dallardan en kalınları kesilip çıkarılacaktır. Diğerleri ise kuvvetlice bükülecektir.
      Anadallar üzerinde ise en dik giden dallar bükülecek ve anadalların uçlarına doğru teşekkül etmiş olan dallar çıkarılacaktır.
      Gövdenin gelişmesi III. katın meydana gelmesine imkân sağlayacak boya gelince dallar varsa kesilmez).
      III. sene büyümesi: Bu sene de bundan evvel I. ve II. katların teşekkülü için yapılan muamelenin aynısı yapılmak suretiyle III. kat elde edilecektir. II. ve III. katlar çok kuvvetli olduklarında I. büyüme sene­si sonunda büküleceklerdir. Yani ağacın eksenine göre 60 derecelik me­yil verilip dallar açılacaktır. Şayet gelişme yeterli değilse bir sene sonra açılmalıdırlar.
      Bu suretle şeftalilerde 4-5 kat yapıncaya kadar kat yapımına devam edilir.
      Yatık dallı muntazam palmet şeklinde meyve budaması: Meyve yapan dalların çıkarılması veya odun gözleri üzerinden budanarak yeni meyve sürgünleri temin edilir. Ve sık teşekkül eden meyve dallannm seyrekleşmesinden ibarettir.
      11 «Modified Leader» seklinde çatı kurulması (Budanması): Çatı dallarının ayni noktadan çıkmaması bu sistemin esasını teşkil eder. Birleşik Amerika’da geliştirilmiş bir budama sistemidir. Daha ziyade çatının kurulmasında değişiklik gösterir. Avrupa’da tanınmış ve tutunmuş değildir. Yurdumuzda Tarım Bakanlığınca yerleştirilmesine gayret sarf edilmektedir.
      Şeklin elde edilmesi: Aşı sürgünü bir yaşındaki fidanlardan elde edilir. Bu tip budamanın uygulanması ve şeklin kurulabilmesi için fidanın çok iyi gelişmiş olması şarttır.
      I. sene büyümesi: Fidanın topraktan itibaren 120 santimden tepesi
      kesilir. Fidan sürdükten sonra birbirine gölge yapmayacak şekilde taksi­
      mata uygun olan 3, 4, 5 sürgün bırakılacak diğerleri bir müddet sonra
      çıkarılacaktır. Bu sürgünlerin arasında yaklaşık olarak 15 santimlik bir
      aralık bulunması lâzımdır.

      Fidanın toprağa en yakın olan dalı topraktan 30 - 40 - 50 santim aralıkta olacaktır. Fidanın en tepesinde teşekkül eden sürgüne de lider «Leader» dal denilir. Bu iş için en uygun fidan, çatının kurulabilmesi için gerekli boyu almış ve gövde üzerinde sürmemiş gözleri bulunan fidandır. Şayet fidan üzerinde yeteri kadar göz yoksa sürgünlerin ikişer göz üzerinden budanmalariyle bunlardan istifade etmek imkânı vardır.
      Fidanlar yeteri kadar gelişmemiş ve gerekli boyu almamış iseler I. senesi kuvvetlenmek üzere bırakılır ve ertesi sene yukarıda tarif edildiği şekilde budanır.
      II.sene büyümesi: Bu sistemde yetiştirilen fidanların ikinci senesi
      de az budanmaları lâzımdır. Şayet lider'e rekabet eden dallar varsa bir
      dış göz üzerinden budanır. Veyahut da dallar arasında dengesiz bir büyüme görülüyorsa kuvveti ayarlamak için kuvvetli dallar yine bir dış göz üzerinden budanır. Aksi halde budama tavsiye edilmez.
      Prensip olarak lider'in diğer anadoruk dallarından daha kuvvetli büyümesine müsaade edilir.
      III. sene büyümesi: Bu sene de fidanlar çok az budanacaklar. Ana­
      doruk dallarıyla rekabet eden dallar varsa uçlarından ve bir dış göz üzerinden budanırlar. Şekli bozan ve birbirine gölge yapan dallar seyreklenir. Bu arada lider'in de büyümesi çok kuvvetli olarak devam ediyorsa
      bir dış göz üzerinden lüzumu kadar budanarak onun da gelişmesi dur­
      durulur.
      IV. sene büyümesi: Yine budama gayet hafif olacaktır. Artık fidanın esas şekli tamamlanmış ve bazı dallar üzerinde de meyve yapmağa
      başladığından şekil ve meyve budaması beraber yürütülecektir.

      Şekil budaması yukarıda anlatıldığı esaslar dahilinde bir müddet daha devam edecektir.
      B — Meyve budaması'na gelince, sık ve birbirlerine gölge yapan ve meyve yapmış dalların seyreklenmesinden ibarettir. Bu usulde meyve dallarının uçları kat'iyen kesilmez.
      12 Budamacının dikkat edeceği pratik noktalar:
      A — Budama makası, budamacının el ölçüsüne en uygun boydan seçilmelidir. Makasın ağzı en iyi çelikten yapılmış gayet keskin olacaktır. Makas ağızlarının ayarları muntazam yapılacak ve kesişte dalları pek az da olsa çiğnemesine müsaade edilmeyecektir. Makas kolları uzun zaman çalışıldığı halde bile avuç içini acıtmayacaktır. Makas her akşam işten sonra temizlenecek, yağlanacak ve lâzım oldukça da bilenecektir.
      Son senelerde, iki ağzı da keskin, kesişte sürgünleri ezmeyen budama makasları da geliştirilmiştir. Bu hafif çok keskin çelik makaslar buda-macıyı yormamakta ve kalın dalları dahi kolaylıkla kesmektedir. Avrupa ve bilhassa İtalya'da son senelerde sadece ^bu tipler kullanılmaktadır.
      B — Kesişler, daima bir defada başarılmağa çalışılacaktır. Kalın dallarda dalı makasın ağzının aksi tarafına hafifçe itmek suretiyle kesişe yardım edilebilir.
      Kesiş dikkatli ve düzgün yapılacaktır. Kesilen dal veya sürgünden parça bırakılmayacağı gibi ana daldan bir kısmının da kesilmemesine dikkat edilecektir. Sürgünden - dal üzerinde kalacak parçaya tırnak deni­lir. Tırnak kalacak olursa zamanla kurur ve kuruluğunu bulunduğu dala geçirir.
      Sürgün veya dalın çıktığı yerde evvelki senelerin büyümelerinden meydana gelen bir çıkıntı vardır. Buna yastık denilir. Yastık üst üste teşekkül etmiş yüzüklerden meydana gelir. Yastık kesilir veya zedelenirse yara lüzumsuz yere büyür ve kapanması güçleşir. Bunun için kesiş yastığın en son teşekkül etmiş, en genç yüzüğü üzerinden yapılmalıdır.
      Fidan üzerinde tırnak bırakmak suretiyle hasıl olan kuruluklar aşağı doğru devamla öz suyunun geçiş yolunu daraltır, geçmesine veya yolu nü değiştirmesine sebep olabilir. Bu gibi kuruluklar bulunup ortadan kaldırılmalıdır.
      Bütün kesmelerde yaranın küçük ve az olmasına dikkat edilmelidir. Lüzumsuz kesmelerden kaçmalı ve daima bir kesişle bir kaç dalı çıkaracak imkânları kollamalıdır.
      Ağaçlarda dalların «V» şeklinde büyümelerine müsaade edilmez. Çünkü böyle dallara meyve yüklenince birleşik noktalarından yarılır.
      Çatal teşkil eden (V) iki daldan birinin kesilmesi icap ettiğinde, bu iş iki safhada tamamlanır.
      Evvelâ, çıkarılacak dal çatal noktasının 3-4 parmak ilerisinden kesilir. Bu kalan kısma anahtar denilir. Bu suretle tek kalan dal üzerin deki yapraklar ve sürgünler dolayısıyla fazla öz suyu çeker ve kuvvetle nerek kalınlaşır. Ertesi sene sonbaharında dal ile anahtar arasındaki kalınlık dal yararına çok değişeceğinden artık ödevi biten anahtar, ufak bir yara ile çıkarılır.
      Çıplak genç dalların diplerindeki gözleri sürdürerek yeni sürgünler elde etmek için bir dalcık üzerinden geri dönme budaması yapması lâzımdır. Bu budama da uzun olacaktır. Bütün budamalar mutlaka bir dal­cık üzerinden yapılmalıdır.

      Kaynak: Şeftali Ziraatı- Lütfi DEVECİ

      Comment


      • #4
        soru: ERİĞİN BUDANMASI

        MERHABA MERKEZİ LİDER TERBİYE SİSTEMİ BUDAMA YÖNTEMİ HAKKINDA BİLGİNİZ VARMI? erik bahçemde bunu uygulamak istiyorum.teşekkürler

        Comment

        Working...
        X