Kayısı Yetiştiriçiliği
larında siyahlara bürünmüş gibi bir manzara arz eden kayısı ağaçları ilkbaharda yaprak çıkarmadan beyaz çiçek açması çok hoş bir görüntü meydana getirmektedir .Ancak bütün çeşitler , özellikle Malatya çeşitleri bir hafta içerisinde çiçek açıp savdığında bazı seneler havaların çok erken ısınması sebebiyle don tahribatına maruz kalmaktadır .
Memleketimizde birim sahadan elde edilen ortalama miktar gelişmiş memleketlerle mukayese edilecek olursa çok düşük seviyede olduğu anlaşılır. Bu sebeple tekniğin icaplarına göre ağaçların yetiştirilmesi, bakımı, hastalık ve zararlılarla mücadelesi için çiftçinin geniş bilgiye sahip olması gerekmektedir ..
TOPRAK İSTEKLERİ
Kayısı .ağacı yarı sıcak ve kurak geçen bölgelerde, dağların bol güneş gören Güneye bakan eteklerinde derin ve su tutmayan, az meyilli ve hafif kireçli olan yamaçlarda çok iyi yetişmekte, hastalıksız, parlak, Iezzetli, tatlı, kokulu ve kuru maddesi fazla olan ürün elde edilmektedir.Kayısı ağacının gövde ve dalları kış aylarında -35°C kadar düşen soğuklara dayanmaktadır. Kayısı çiçekleri ıslak olmak şartıyla -1°C kadar düşen ısı derecesine mukavemet ederler.
Bazı yıllar ilkbaharda havalar ılık geçtiğinde tomurcuklar patlamak üzere veya çiçekte iken meydana gelen don olaylarından çok zarar görürler .Don olayları çiftçinin bütün ümit, emek ve hayallerini boşa çıkarmakta, sefil ve perişan etmektedir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler. Fakat yukarılara Çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur .Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras veya çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekilde hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi, yukarıdan aşağı inen yağmur sularının akıp gitmesini önlemekte ve toprak erezyonunu önlemektedir .
Kayısı ağaçları ekolojik şartlardan dolayı şiddetli kış ve ilkbahar donlarının tesiriyle çiçek tozlarının zarar gördüğü ve netice itibariyle çok az meyve vermesine sebep olduğu anlaşılmıştır. ilkbahar donlarının çiçek zamanına rastladığı yıllar havaların yağışlı ve şiddetli gitmesinden başka bu mevsimde kurak ve şiddetli rüzgarlar gibi faktörler de mahsulün miktar ve kalitesi üzerinde olumsuz tesir göstermektedir .
Klimatolojik aksaklıklar yanında ağaçlar bazen de yanlış budama, gübreleme, sulama ve ilaçlamaya tabi tutulmaları mahsül üzerine olumsuz tesir yapmaktadır.
Beslenme şartları düzelince çiçek tozları muntazam şekilde faaliyet gösterdiğinden aksaklıklar ortadan kalkınca ağaçlar da bol meyve vermektedirler.
BAHÇE YERİNİN SEÇİMİ
İlkbaharın geç donlarından etkilendiği için ova ve Çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sislerin oturduğu çukur yerlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca bol ışık ve güneş istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler .Fakat yukarılara çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur. Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras ve çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekiller hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi. yukarıdan aşağıya inen yağmur sularının akıp gitmesini ve toprak erezyonunu önlemektedir .
KAYISI FiDANI YETİŞTİRİLMESİ
Kayısı ve Zerdali meyvelerinden ,elde edilen çekirdekler tohum tavalarına sıra üzerine veya saçma olarak Sonbaharda ekilerek üzerine yıllanmış gübre ile kapatılır. ilkbaharda çöğürler bir miktar uzayınca seyreltme yapılır .Seyreltilen fideler istenilirse başka tarafa şaşırtılı.Gerek tohum tava1arından şaşırtılmış ve gerekse doğrudan dikilmiş olan tohumlardan yetişmiş olan çöğürler ilkbaharda yeşermeden önce 15 -20 cm. yüksekliğinden kesilirler. Bu çöğürler Haziran ayı içerisinde toprak seviyesine 8 -10 cm. yakın mesafeden sürgün göz aşısı yahut Eylül ayında durgun göz aşısı yapılır .
1-Göz aşısının yapılışı
a-Anaçta kabuğun T şeklinde kesilip aralanması
b-Gözün kabuk altına sokulması
c-Gözün rafya ile bağlanmış şekli
Çöğürlere yapılan göz aşılarının tutup tutmadığını anlamak için aşıdan 15 -20 gün sonra rafyalar çözülürken yaprak saplarına dokunmak suretiyle düşüp düşmediği kontrol edilir. Eğer yaprak sapı düşmezse aşının tutmadığı anlaşıldığından hemen vakit geçirmeden tamir aşısı yapılır. Kışı şiddetli geçen iklim bölgelerinde durgun göz aşısı yapıldığında ertesi yılın baharında uzayan sürgünler daha önce bırakılan tırnak üzerine bir hafta veya 10 günlük ara ile iki yerinden rafya ile bağlanırlar. Bütün yaz boyunca çöğürden uzamış olan piç sürgünler zaman zaman kesilerek temizlenir. Daha ertesi yılın baharında ise, ağaçlara uyanmadan önce tırnak kesme ameliyesi yapılarak aşı sürgünlerinin anaçla kaynaşması sağlanır .
ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE KAYISI BAHÇESİ TESİSİ
BAHÇE YERİNİN SEÇİMİ
İlkbaharın geç donlarından etkilendiği için ova ve Çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sislerin oturduğu çukur yerlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca bol ışık ve güneş istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler .Fakat yukarılara çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur. Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras ve çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekiller hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi. yukarıdan aşağıya inen yağmur sularının akıp gitmesini ve toprak erezyonunu önlemektedir .
KARE USULÜ BAHÇE TESİSİ
Kapama şekilde bir bahçe tesisi olup, bu usulde dikilen ağaçların sıralar arası ve üzerindeki mesafeler birbirine eşittir. Bu şekilde bir bahçe kurmak için dikilecek fidanların yerlerini tespit etmek maksadıyla ip, şerit, metre, kazık gibi araçlar kullanılır .Kare şeklindeki dikim usulü bilhassa geniş taç yapan ve uzun ömürlü ağaçlar için tatbik edilir.
DİKDÖRTGEN USULÜ BAHÇE TESİSİ
Dikdörtgen şeklinde tesis edilmiş bahçelerde sıralar arasındaki mesafeler sıralar üzerindekinden daha fazladır . Dikdörtgen usulünde tesis olunan bahçeye dikilen ağaçların miktarı diğer usullerinkine nazaran daha azdır.
SATRANÇ USULÜ BAHÇE TESİSİ
Bu usule beşli dikim usulü de denilir. Satranç usulünde kayısı gibi geniş taç teşkil eden ağaçlar kare şeklinde dikildikten sonra karelerin kesiştiği boşluklardan faydalanmak maksadıyla Şeftali gibi kısa ömürlü ve küçük taçlı ağaçlar dikilir. Geniş taçlı ağaçlar yetiştikten sonra ve tam mahsule yattıktan sonra ortada kalan kısa ömürlü ağaç sökülerek yok edilir.
ÜÇGEN USULÜ BAHÇE TESİSİ
Bu usulde bahçe tesis etmek için fidanlar eşkenar olan üçgenin köşelerine dikilir. Böylece bahçedeki ağaçların her istikametindeki araları birbirine eşit olduğundanher taraftaki güneş, hava ve topraktan aynı derecede faydalanırlar. Bu usul dikim bilhassa meyilli olan arazi için uygun görülmektedir. Diğer taraftan belli bir sahaya daha çok ağaç dikmek mümkün olduğundan çoğunlukla tercih olunan bir metotdur .
FİDAN DİKİMİ
Kışı şiddetli geçen iklim ,bölgelerinde fidanların ilkbaharda dikilmesi daha uygun olur. Bu tarih şiddetli soğuk ve donlardan sonra gelen günlere rastlar ilkbaharın başlangıcı sayılan bu tarih donların çözüldüğü ve cemrelerin sona erdiği ve havaların yumuşamaya başladığı günlerdir.
Fidan dikim tarihi iklim bölgelerine göre değiştiğinden bir tarih tespit etmek mümkün değildir. Esas itibariyle fidan dikim mevsimi Sonbaharda ağaçlar yapraklarını döktükten itibaren başlayarak tomurcuklar patlayıncaya kadar devam eder.
Fidan dikilecek çukurlar Sonbaharda yağışlardan önce açılmalı ve havalanması sağlanmalıdır. Çukurlar 60 cm. genişliğinde 60 cm. derinliğinde olmalıdır Dikilecek fidanların çukurları açılırken. üstten çıkan toprak bir tarafa, alttan çıkan başka bir tarafa yığılarak iyice karıştırılırlar böylece üstten çıkan toprak dikilen fidan çukurunun tabanına ve alttan çıkan da çukurun üst kısmına konur. Çukurun orta kısmına da topraktan malç yapılarak fidan bunun üzerine oturtulur.
Fidan çukurlarını en az 2 -3 ay öncesinden açmak faydalıdır. Fidan çukurunu açarken taş ayrık vs. gibi yabancı maddeıer tamamen ayıklanır. Eğer çukurun dip kısmı kireçli,taşlı,çakıllı ve molozlu ise burada çukur açmaktan vazgeçmelidir. Çünkü ağacın kök kısmı ileriki yıllar bu gibi kısımlara rastlayınca kurumasına sebep olur.
Fidan dikilirken kök boğazı ve aşı yerinin toprak seviyesinden muhakkak surette 3 -4 parmak yukarıda kalmasına dikkat edilmelidir .Fidan dikildikten sonra çukurun etrafına bir çanak yapılır. Fidan dikilirken kök boğazı ve aşı noktalarının toprak seviyesinden aşağı düşmemesine dikkat edilir. Aksi takdirde derin dikimden dolayı boğaz kısmında arızi (yalancı) kökler meydana geleceğinden dışındaki esas kökler havasızlıktan çürümeye başlayacağından çok geçmeden fidanın kurumasına sebep olur .Fidan dikildiğinde hereğe bağlanmalı ve önce herek sonra fidan dikilmeli ve fidan hereğe ters sekiz şeklinde ve oynak bağlanmalıdır. Dikim işi sona erince derhal bir can suyu verilmelidir. Dikimde her fidan için 10 kg. yanmış yıllanmış çiftlik gübresi ile 400 gr. Amonyum Sülfat. 200 gr. Potasyum Sulfat, 200 gr. Super Fosfat verilmelidir.
KAYISI A?AÇLARINA VERiLECEK MESAFELER
Kayısı bahçesi tesisi maksadıyla dikilecek fidanlara verilecek aralık ve mesafeler iklim ve arazinin durumuna ve toprağın karekterine göre değişir Genel olarak sulanabilen ve derin olan topraklar için verilecek mesafeler su- suz veya kıraçlara nazaran daha geniştir .
Memeketimizde kapama şeklinde tesis edilecek kayısı bahçeıeri için fidanlar arasındaki aralık ve mesafeler kare şekli için genellikle 10 x 10 m.. kıraçlar için 8 x 8 m. dİkdörtgen şekli için 8 x 10 m. uygun sayılmaktadır .
BAKIM
Kayısı bahçeleri herhangi bir şekilde kurulduktan son ra bakım işleri gelmektedir. Randımanlı ve kaliteli bir mahsul alabilmek için ağaçların zamanında budanması, kuru dalların ayıklanması, toprağın layıkiyle işıenmesi, sulanması, gübrelenmesi, hastalık ve zararlılarla mücadelesi gerekmektedir.
KAYISI A?AÇLARININ BUDANMASI
Ağaçlarda taç şekli maksadıyla yapılan budamalar esnasında ana ve tali dallar üzerinde uzanmış olan obur dallar ile aynı istikamette birbirine çok yakın uzanmış olan sürgünler kesilir. Bu suretle yapılan azaltma neticesinde ağaç- taki fazla yük kalkmış olacağından büyüme teşvik ediımiş ve iyi ,bir bahçe kurulmuş olur.
Eğer ağaç zayıf büyüyorsa meyve tutma durumu azalır .Bu taktirde ağaçtaki Lüzumsuz tacın şeklini bozan dalIar tamamen yok edilir. Genellikle çok ince ve uzun dalcıklar daima uzun budanır. Aksi taktirde ertesi yıl meyveleri çok küçük ve yeni sürgünler ise zayıf kalır. Bunlar kış donlarında da çok zarar görürler Kış ve ilkbahar donlarından zarar görmüş olan ağaçlar umumiyetle sene içerisinde hiç bir zaman budanmazlar. Kayısı ağaçları verim yıllarında meyve tomurcukları bir senelik genç sürgünler üzerinde teşekkül ederler. Kayısı mahsulünün kolay toplanabilmesi için alçak boy tatbik edilir.
Kayısı ,ağaçları yalnızca dikildikleri yıllarda taç teşkili maksadıyla şekil budaması yapılırsa da diğer verim yıllarında katiyen budanmazlar. Ancak don ve hastalıkların tesiriyle kurumuş olanlar kesilerek yok edilir.
ÇEŞİTLİ BUDAMA ŞEKİLLERİ
Kayısı için en uygun şekil Öşberg, modifiye lider ve nihayet goble sistemi budamadır.
ÖSBERG GOBLE KARIŞIMI BUDAMA
Bu şekil budama pramit şeklinde olup 40 derecelik açı ile orta dal üzerinde helezonvari biri diğerinin alt kısmına gelmemek üzere yapılmaktadır.
Ağacın tacını teşkil eden yan dalların bile sürgünü birbirine aşılanmış olduğundan mahsul zamanı aşağı sarkmasına ve dolayısıyla çatal destek konmasına Lüzum kalmamaktadır.
GOBLE MODİFİYE KARIŞIMI BUDAMA
Kayısı ağaçları son yıllarda en iyi şekilde goble -modifiye Lider karışımı sisteminde budanmaktadır.
İyi bir şekilde budanmış olan kayısı ağacının ana dalları bir şemsiye gibi muntazam bir Surette açılmış olması ve gövdeyi güneşin yakıcı tesirinden koruyacak şekilde salkım söğüt gibi her yönünü kapatmış olması gerekmektedir.
GOBLE SİSTEMİ BUDAMA
Bahçeye yeni dikilmiş bulunan aşılı kayısı fidanlarına goble şekil vermek için 3 sene devamlı olarak budanır. Goble şekline ,kase veya vazo biçimi budama da denmektedir. Bu maksatla fidanlar ilk sene baharda 110 cm. yüksekliğinde budanır.
ikinci sene tepeye yakın üç gözden uzayan dallar 10-15cm.mesafedeki yan gözler üzerinde kesilir. Yaz ayları boyunca bu dallar üzerinde dikine veya obur sürgünler yok edilecek diğerlerinde (Yeşil budama) uç alma yapılır. ikinci sene teşkil eden bu üç sürgün tekrar 10 -15 cm. mesafeden kesilir.
Aynı suretle yaz ayları devamınca yeşil budama tatbik edilir. Diğer taraftan gövdenin kalınlaşması için üzerindeki tali sürgünler de kalınlaşarak, yok edilerek incelerinde uç alma yapılır. Böylece 3 sene devamlı olarak yapılan budama neticesinde taç teşekkül etmiş olur ki daha sonraki yıllar hiç bir suretle budama yapılmayarak yalnız kuru dallar ayıklanır.
MODİFİYE SİSTEMDE BUDAMA
Bahçeye dikilmiş olan aşılı genç fidanlar ilk senesinde 110 -150 cm. yüksekliğinden tepesi kesilir. ikinci yıl yerden 40 -50 cm.'den itibaren 15 -20 cm. ara ile ve helezonvari biri diğerinin üstüne gelmemek şartıyla 5 göz veya dalcık bırakılarak diğerleri yok edilir.
ikinci sene ağaca bir piramit şekli vermek suretiyle bu dalcıklar 15 -20 cm. mesafede ve dış göz üzerinde kesilerek gövdeye 45 derecelik bir açı teşkil etmek suretiyle uzaması sağlanır .Bütün yaz boyunca ana dallar üzerinde dikine uzayan obur dallar yok edilerek yan ve alt kısımdakiler muhafaza edilir üçüncü seneden itibaren ağacın hem genel şekline hem de ana ve tali sürgün dallardan ,uzayanları her birine piramit şekil vermeye gayret edilir .Yaz ayları devamınca ana ve tali sürgün dallar üzerinde uzayan genç sürgünler 15 -20 cm. den daha kısa bırakılmak suretiyle uç alma yapılır .
MODİFİYE LİDER SİSTEMİNDE BUDAMA
Modifiye lider sisteminin en büyük faydası ağacın gövdesini yere yakın kısmından itibaren taçlandıracak güneşin yakıcı tesirinden korumaktır .Diğer taraftan ana dallardan uzayan genç sürgünler alttakilere aşılandığında aşılı kalmakta ve meyve ağırlığı dolayısıyla aşağı sarkmaktan ve kırılmaktan kurtulmaktadır. Bu suretle mahsulün bol olduğu yıllar ana dalların altına çatal sırık ve destek koymaya Iüzum kalmamaktadır.
larında siyahlara bürünmüş gibi bir manzara arz eden kayısı ağaçları ilkbaharda yaprak çıkarmadan beyaz çiçek açması çok hoş bir görüntü meydana getirmektedir .Ancak bütün çeşitler , özellikle Malatya çeşitleri bir hafta içerisinde çiçek açıp savdığında bazı seneler havaların çok erken ısınması sebebiyle don tahribatına maruz kalmaktadır .
Memleketimizde birim sahadan elde edilen ortalama miktar gelişmiş memleketlerle mukayese edilecek olursa çok düşük seviyede olduğu anlaşılır. Bu sebeple tekniğin icaplarına göre ağaçların yetiştirilmesi, bakımı, hastalık ve zararlılarla mücadelesi için çiftçinin geniş bilgiye sahip olması gerekmektedir ..
TOPRAK İSTEKLERİ
Kayısı .ağacı yarı sıcak ve kurak geçen bölgelerde, dağların bol güneş gören Güneye bakan eteklerinde derin ve su tutmayan, az meyilli ve hafif kireçli olan yamaçlarda çok iyi yetişmekte, hastalıksız, parlak, Iezzetli, tatlı, kokulu ve kuru maddesi fazla olan ürün elde edilmektedir.Kayısı ağacının gövde ve dalları kış aylarında -35°C kadar düşen soğuklara dayanmaktadır. Kayısı çiçekleri ıslak olmak şartıyla -1°C kadar düşen ısı derecesine mukavemet ederler.
Bazı yıllar ilkbaharda havalar ılık geçtiğinde tomurcuklar patlamak üzere veya çiçekte iken meydana gelen don olaylarından çok zarar görürler .Don olayları çiftçinin bütün ümit, emek ve hayallerini boşa çıkarmakta, sefil ve perişan etmektedir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler. Fakat yukarılara Çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur .Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras veya çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekilde hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi, yukarıdan aşağı inen yağmur sularının akıp gitmesini önlemekte ve toprak erezyonunu önlemektedir .
Kayısı ağaçları ekolojik şartlardan dolayı şiddetli kış ve ilkbahar donlarının tesiriyle çiçek tozlarının zarar gördüğü ve netice itibariyle çok az meyve vermesine sebep olduğu anlaşılmıştır. ilkbahar donlarının çiçek zamanına rastladığı yıllar havaların yağışlı ve şiddetli gitmesinden başka bu mevsimde kurak ve şiddetli rüzgarlar gibi faktörler de mahsulün miktar ve kalitesi üzerinde olumsuz tesir göstermektedir .
Klimatolojik aksaklıklar yanında ağaçlar bazen de yanlış budama, gübreleme, sulama ve ilaçlamaya tabi tutulmaları mahsül üzerine olumsuz tesir yapmaktadır.
Beslenme şartları düzelince çiçek tozları muntazam şekilde faaliyet gösterdiğinden aksaklıklar ortadan kalkınca ağaçlar da bol meyve vermektedirler.
BAHÇE YERİNİN SEÇİMİ
İlkbaharın geç donlarından etkilendiği için ova ve Çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sislerin oturduğu çukur yerlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca bol ışık ve güneş istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler .Fakat yukarılara çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur. Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras ve çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekiller hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi. yukarıdan aşağıya inen yağmur sularının akıp gitmesini ve toprak erezyonunu önlemektedir .
KAYISI FiDANI YETİŞTİRİLMESİ
Kayısı ve Zerdali meyvelerinden ,elde edilen çekirdekler tohum tavalarına sıra üzerine veya saçma olarak Sonbaharda ekilerek üzerine yıllanmış gübre ile kapatılır. ilkbaharda çöğürler bir miktar uzayınca seyreltme yapılır .Seyreltilen fideler istenilirse başka tarafa şaşırtılı.Gerek tohum tava1arından şaşırtılmış ve gerekse doğrudan dikilmiş olan tohumlardan yetişmiş olan çöğürler ilkbaharda yeşermeden önce 15 -20 cm. yüksekliğinden kesilirler. Bu çöğürler Haziran ayı içerisinde toprak seviyesine 8 -10 cm. yakın mesafeden sürgün göz aşısı yahut Eylül ayında durgun göz aşısı yapılır .
1-Göz aşısının yapılışı
a-Anaçta kabuğun T şeklinde kesilip aralanması
b-Gözün kabuk altına sokulması
c-Gözün rafya ile bağlanmış şekli
Çöğürlere yapılan göz aşılarının tutup tutmadığını anlamak için aşıdan 15 -20 gün sonra rafyalar çözülürken yaprak saplarına dokunmak suretiyle düşüp düşmediği kontrol edilir. Eğer yaprak sapı düşmezse aşının tutmadığı anlaşıldığından hemen vakit geçirmeden tamir aşısı yapılır. Kışı şiddetli geçen iklim bölgelerinde durgun göz aşısı yapıldığında ertesi yılın baharında uzayan sürgünler daha önce bırakılan tırnak üzerine bir hafta veya 10 günlük ara ile iki yerinden rafya ile bağlanırlar. Bütün yaz boyunca çöğürden uzamış olan piç sürgünler zaman zaman kesilerek temizlenir. Daha ertesi yılın baharında ise, ağaçlara uyanmadan önce tırnak kesme ameliyesi yapılarak aşı sürgünlerinin anaçla kaynaşması sağlanır .
ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE KAYISI BAHÇESİ TESİSİ
BAHÇE YERİNİN SEÇİMİ
İlkbaharın geç donlarından etkilendiği için ova ve Çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sislerin oturduğu çukur yerlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca bol ışık ve güneş istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler .Fakat yukarılara çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur. Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras ve çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekiller hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi. yukarıdan aşağıya inen yağmur sularının akıp gitmesini ve toprak erezyonunu önlemektedir .
KARE USULÜ BAHÇE TESİSİ
Kapama şekilde bir bahçe tesisi olup, bu usulde dikilen ağaçların sıralar arası ve üzerindeki mesafeler birbirine eşittir. Bu şekilde bir bahçe kurmak için dikilecek fidanların yerlerini tespit etmek maksadıyla ip, şerit, metre, kazık gibi araçlar kullanılır .Kare şeklindeki dikim usulü bilhassa geniş taç yapan ve uzun ömürlü ağaçlar için tatbik edilir.
DİKDÖRTGEN USULÜ BAHÇE TESİSİ
Dikdörtgen şeklinde tesis edilmiş bahçelerde sıralar arasındaki mesafeler sıralar üzerindekinden daha fazladır . Dikdörtgen usulünde tesis olunan bahçeye dikilen ağaçların miktarı diğer usullerinkine nazaran daha azdır.
SATRANÇ USULÜ BAHÇE TESİSİ
Bu usule beşli dikim usulü de denilir. Satranç usulünde kayısı gibi geniş taç teşkil eden ağaçlar kare şeklinde dikildikten sonra karelerin kesiştiği boşluklardan faydalanmak maksadıyla Şeftali gibi kısa ömürlü ve küçük taçlı ağaçlar dikilir. Geniş taçlı ağaçlar yetiştikten sonra ve tam mahsule yattıktan sonra ortada kalan kısa ömürlü ağaç sökülerek yok edilir.
ÜÇGEN USULÜ BAHÇE TESİSİ
Bu usulde bahçe tesis etmek için fidanlar eşkenar olan üçgenin köşelerine dikilir. Böylece bahçedeki ağaçların her istikametindeki araları birbirine eşit olduğundanher taraftaki güneş, hava ve topraktan aynı derecede faydalanırlar. Bu usul dikim bilhassa meyilli olan arazi için uygun görülmektedir. Diğer taraftan belli bir sahaya daha çok ağaç dikmek mümkün olduğundan çoğunlukla tercih olunan bir metotdur .
FİDAN DİKİMİ
Kışı şiddetli geçen iklim ,bölgelerinde fidanların ilkbaharda dikilmesi daha uygun olur. Bu tarih şiddetli soğuk ve donlardan sonra gelen günlere rastlar ilkbaharın başlangıcı sayılan bu tarih donların çözüldüğü ve cemrelerin sona erdiği ve havaların yumuşamaya başladığı günlerdir.
Fidan dikim tarihi iklim bölgelerine göre değiştiğinden bir tarih tespit etmek mümkün değildir. Esas itibariyle fidan dikim mevsimi Sonbaharda ağaçlar yapraklarını döktükten itibaren başlayarak tomurcuklar patlayıncaya kadar devam eder.
Fidan dikilecek çukurlar Sonbaharda yağışlardan önce açılmalı ve havalanması sağlanmalıdır. Çukurlar 60 cm. genişliğinde 60 cm. derinliğinde olmalıdır Dikilecek fidanların çukurları açılırken. üstten çıkan toprak bir tarafa, alttan çıkan başka bir tarafa yığılarak iyice karıştırılırlar böylece üstten çıkan toprak dikilen fidan çukurunun tabanına ve alttan çıkan da çukurun üst kısmına konur. Çukurun orta kısmına da topraktan malç yapılarak fidan bunun üzerine oturtulur.
Fidan çukurlarını en az 2 -3 ay öncesinden açmak faydalıdır. Fidan çukurunu açarken taş ayrık vs. gibi yabancı maddeıer tamamen ayıklanır. Eğer çukurun dip kısmı kireçli,taşlı,çakıllı ve molozlu ise burada çukur açmaktan vazgeçmelidir. Çünkü ağacın kök kısmı ileriki yıllar bu gibi kısımlara rastlayınca kurumasına sebep olur.
Fidan dikilirken kök boğazı ve aşı yerinin toprak seviyesinden muhakkak surette 3 -4 parmak yukarıda kalmasına dikkat edilmelidir .Fidan dikildikten sonra çukurun etrafına bir çanak yapılır. Fidan dikilirken kök boğazı ve aşı noktalarının toprak seviyesinden aşağı düşmemesine dikkat edilir. Aksi takdirde derin dikimden dolayı boğaz kısmında arızi (yalancı) kökler meydana geleceğinden dışındaki esas kökler havasızlıktan çürümeye başlayacağından çok geçmeden fidanın kurumasına sebep olur .Fidan dikildiğinde hereğe bağlanmalı ve önce herek sonra fidan dikilmeli ve fidan hereğe ters sekiz şeklinde ve oynak bağlanmalıdır. Dikim işi sona erince derhal bir can suyu verilmelidir. Dikimde her fidan için 10 kg. yanmış yıllanmış çiftlik gübresi ile 400 gr. Amonyum Sülfat. 200 gr. Potasyum Sulfat, 200 gr. Super Fosfat verilmelidir.
KAYISI A?AÇLARINA VERiLECEK MESAFELER
Kayısı bahçesi tesisi maksadıyla dikilecek fidanlara verilecek aralık ve mesafeler iklim ve arazinin durumuna ve toprağın karekterine göre değişir Genel olarak sulanabilen ve derin olan topraklar için verilecek mesafeler su- suz veya kıraçlara nazaran daha geniştir .
Memeketimizde kapama şeklinde tesis edilecek kayısı bahçeıeri için fidanlar arasındaki aralık ve mesafeler kare şekli için genellikle 10 x 10 m.. kıraçlar için 8 x 8 m. dİkdörtgen şekli için 8 x 10 m. uygun sayılmaktadır .
BAKIM
Kayısı bahçeleri herhangi bir şekilde kurulduktan son ra bakım işleri gelmektedir. Randımanlı ve kaliteli bir mahsul alabilmek için ağaçların zamanında budanması, kuru dalların ayıklanması, toprağın layıkiyle işıenmesi, sulanması, gübrelenmesi, hastalık ve zararlılarla mücadelesi gerekmektedir.
KAYISI A?AÇLARININ BUDANMASI
Ağaçlarda taç şekli maksadıyla yapılan budamalar esnasında ana ve tali dallar üzerinde uzanmış olan obur dallar ile aynı istikamette birbirine çok yakın uzanmış olan sürgünler kesilir. Bu suretle yapılan azaltma neticesinde ağaç- taki fazla yük kalkmış olacağından büyüme teşvik ediımiş ve iyi ,bir bahçe kurulmuş olur.
Eğer ağaç zayıf büyüyorsa meyve tutma durumu azalır .Bu taktirde ağaçtaki Lüzumsuz tacın şeklini bozan dalIar tamamen yok edilir. Genellikle çok ince ve uzun dalcıklar daima uzun budanır. Aksi taktirde ertesi yıl meyveleri çok küçük ve yeni sürgünler ise zayıf kalır. Bunlar kış donlarında da çok zarar görürler Kış ve ilkbahar donlarından zarar görmüş olan ağaçlar umumiyetle sene içerisinde hiç bir zaman budanmazlar. Kayısı ağaçları verim yıllarında meyve tomurcukları bir senelik genç sürgünler üzerinde teşekkül ederler. Kayısı mahsulünün kolay toplanabilmesi için alçak boy tatbik edilir.
Kayısı ,ağaçları yalnızca dikildikleri yıllarda taç teşkili maksadıyla şekil budaması yapılırsa da diğer verim yıllarında katiyen budanmazlar. Ancak don ve hastalıkların tesiriyle kurumuş olanlar kesilerek yok edilir.
ÇEŞİTLİ BUDAMA ŞEKİLLERİ
Kayısı için en uygun şekil Öşberg, modifiye lider ve nihayet goble sistemi budamadır.
ÖSBERG GOBLE KARIŞIMI BUDAMA
Bu şekil budama pramit şeklinde olup 40 derecelik açı ile orta dal üzerinde helezonvari biri diğerinin alt kısmına gelmemek üzere yapılmaktadır.
Ağacın tacını teşkil eden yan dalların bile sürgünü birbirine aşılanmış olduğundan mahsul zamanı aşağı sarkmasına ve dolayısıyla çatal destek konmasına Lüzum kalmamaktadır.
GOBLE MODİFİYE KARIŞIMI BUDAMA
Kayısı ağaçları son yıllarda en iyi şekilde goble -modifiye Lider karışımı sisteminde budanmaktadır.
İyi bir şekilde budanmış olan kayısı ağacının ana dalları bir şemsiye gibi muntazam bir Surette açılmış olması ve gövdeyi güneşin yakıcı tesirinden koruyacak şekilde salkım söğüt gibi her yönünü kapatmış olması gerekmektedir.
GOBLE SİSTEMİ BUDAMA
Bahçeye yeni dikilmiş bulunan aşılı kayısı fidanlarına goble şekil vermek için 3 sene devamlı olarak budanır. Goble şekline ,kase veya vazo biçimi budama da denmektedir. Bu maksatla fidanlar ilk sene baharda 110 cm. yüksekliğinde budanır.
ikinci sene tepeye yakın üç gözden uzayan dallar 10-15cm.mesafedeki yan gözler üzerinde kesilir. Yaz ayları boyunca bu dallar üzerinde dikine veya obur sürgünler yok edilecek diğerlerinde (Yeşil budama) uç alma yapılır. ikinci sene teşkil eden bu üç sürgün tekrar 10 -15 cm. mesafeden kesilir.
Aynı suretle yaz ayları devamınca yeşil budama tatbik edilir. Diğer taraftan gövdenin kalınlaşması için üzerindeki tali sürgünler de kalınlaşarak, yok edilerek incelerinde uç alma yapılır. Böylece 3 sene devamlı olarak yapılan budama neticesinde taç teşekkül etmiş olur ki daha sonraki yıllar hiç bir suretle budama yapılmayarak yalnız kuru dallar ayıklanır.
MODİFİYE SİSTEMDE BUDAMA
Bahçeye dikilmiş olan aşılı genç fidanlar ilk senesinde 110 -150 cm. yüksekliğinden tepesi kesilir. ikinci yıl yerden 40 -50 cm.'den itibaren 15 -20 cm. ara ile ve helezonvari biri diğerinin üstüne gelmemek şartıyla 5 göz veya dalcık bırakılarak diğerleri yok edilir.
ikinci sene ağaca bir piramit şekli vermek suretiyle bu dalcıklar 15 -20 cm. mesafede ve dış göz üzerinde kesilerek gövdeye 45 derecelik bir açı teşkil etmek suretiyle uzaması sağlanır .Bütün yaz boyunca ana dallar üzerinde dikine uzayan obur dallar yok edilerek yan ve alt kısımdakiler muhafaza edilir üçüncü seneden itibaren ağacın hem genel şekline hem de ana ve tali sürgün dallardan ,uzayanları her birine piramit şekil vermeye gayret edilir .Yaz ayları devamınca ana ve tali sürgün dallar üzerinde uzayan genç sürgünler 15 -20 cm. den daha kısa bırakılmak suretiyle uç alma yapılır .
MODİFİYE LİDER SİSTEMİNDE BUDAMA
Modifiye lider sisteminin en büyük faydası ağacın gövdesini yere yakın kısmından itibaren taçlandıracak güneşin yakıcı tesirinden korumaktır .Diğer taraftan ana dallardan uzayan genç sürgünler alttakilere aşılandığında aşılı kalmakta ve meyve ağırlığı dolayısıyla aşağı sarkmaktan ve kırılmaktan kurtulmaktadır. Bu suretle mahsulün bol olduğu yıllar ana dalların altına çatal sırık ve destek koymaya Iüzum kalmamaktadır.


Comment