Kirazda Döllenme , Ticari Kiraz Bahçesi Kurmak İçin Yer Seçimi
3-2. DÖLLENME :
Halihazır bahçelerde en önemli problem verim azlığı ve düzensizliğidir. Bunun başka sebepleri de olmakla beraber en önemli sebep yeterli ve doğru dölleyici çeşit dikilmemesidir. Kiraz havzalarımızdan sadece Kemalpaşa'da bahçelerin çoğunda dölleyici çeşit vardır. Diğer havzalarımızdan Uluborlu'da nispeten dölleyicilere yer verilmiş; öbür havzalarımız bu konuya gereken önemi vermemiştir. Pek çok bahçemizde de dölleyici olarak uygun olmayan çeşitler dikilmiştir.
Döllenme kiraz bahçesi kurulmasında en önemli konudur. Birkaç çeşit hariç,kirazlar kendine kısırdır. Kendine kısırlığın yanısıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler. Dölleyici çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5’i meyveye dönüşür. Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25’inin meyve bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40’dan fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve tutumu % 70-80 olabilmektedir.
Bir çeşit kirazın yanına başka bir çeşidin dikilivermesi döllenme olacak demek değildir. Mutlaka iyi döllediği bilinen bir çeşit seçilmelidir. Çiçeklenme zamanlarının çakışması önemli olmakla beraber bu da tek başına bir ölçü değildir. Her çeşidin en iyi dölleyicileri çeşitler tanıtılırken belirtilmiş olup, ayrıca çeşit olgunlaşma tablosunda da dölleyici çeşitler numaralı olarak yer almıştır.
Çiftçilerimizin çoğu kendi tecrübelerine dayanarak bazı çeşitlerin 0900’ü döllediğini söylemektedir. Bu konuda çok fazla sayıda görüş olmakla beraber, bu görüşleri reddedecek veya tasdik edecek bilimsel çalışmalar yapılamamıştır. Ayrıca çok yaygın olarak bütün havzalarımızda “Van” dölleyici olarak dikilmiş olmakla beraber bu çeşidin 0900’ü döllemeyeceği bilinmektedir. Bazı yerlerde “kısa sap’ın “ bazı yerlerde “yabani kirazın” bazı yerlerde “gıllinin” bazı yerlerde “ Kara kirazın” bazı yerlerde “vişnenin” bazı yerlerde “Burunlu karanın” dölleme yaptığı söylenilmektedir.
Bu konu çok önemli olduğu için iş rivayet ve şansa bırakılamaz. Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart ölçülere uyulması gerekir. Bu ölçüler şöyle sıralanabilir:
- Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit olmalıdır.
- Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş, ispatlanmış bir çeşit olmalıdır.
- Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır.
- Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır ( Pazar istekleri,yağmur durumu vs. )
- Bu teknik özelliklerin yanısıra dölleyici çeşitler çiftçi tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır.
0900 esas alındığında bir tek dölleyici çeşit dikilmesi uygun değildir. Bazı dölleyici çeşitler daha fazla oranda dikilebilirler. Ancak mümkün olduğu kadar fazla dölleyici çeşidinin dikilmesi daha iyidir. Çünkü ekolojik şartlar (Hava ve çevre şartları) çeşitleri aynı şekilde ve aynı oranda etkilemezler. Bazı şartlarda Lambert daha etkili iken, bazı şartlarda Starks Gold, bazen Noble, bazen de diğerleri daha etkili dölleme sağlayabilirler.
Ağaç sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyici sayısı 1/9 şeklinde düşünülebilir. Ancak bu orana karar vermeyi pek çok faktör etkiler. Bu oran belirlenmeden şu hususlar dikkate alınmalıdır :
- Çevredeki bahçelerin durumu. ( kiraz bahçeleri var mı? dölleyici çeşit var mı? Neler var )
- Çiçeklenme zamanında arı yoğunluğu ve çiftçinin bahçesinde arı olup olmadığı,
- Tam çiçekte iken bölgenin yağmur düzeni
- Tam çiçekte iken bölgenin iklim kararlılığı (arı çalışabilecek mi, çiçeklenme döneminde don,sis, yoğun yağmur, sürekli rüzgar vs. olumlu ve olumsuz şartlar. )
- Çiftçinin genel bakım tedbirlerini mükemmel olarak yapıp yapamayacağı gibi şartlar göz önüne
Alınarak dölleyici oranı belirlenmelidir. Yukarıda sıralanan şartlar olumsuzlaştıkça dölleyici oranı artırılmalıdır.
Kirazlarda döllenmenin çok büyük bir kısmı (hemen hemen tamamına yakını) arılar tarafından sağlanmaktadır. Böyle olunca çiftçinin bahçesinde arı bulundurması bir zorunluluk olmaktadır. Kiraz çiftçisi arıcılıktan anlamıyorsa da çiçeklenme dönemini dikkate alarak her 3-4 dekar için bakımlı ve güçlü bir kovan hesabıyla arı kiralamalı veya arıcılarla anlaşma yoluna gitmelidir. Bazı çiftçiler tarafından arılar “hastalık taşıdığı” gerekçesiyle istenmemektedir. Bu durum sadece bal arıları ile ilgili değildir. Eğer gerçekten hastalık taşıyorlarsa bile bunun çözümü bal arılarına tepki göstermek değil bahçeleri bakımlı tutmak,kültürel uygulamaları zamanında yapmak,diğer zirai mücadele tedbirlerini almaktır. Zaten diğer yabani arıların ve diğer böceklerin ağaçları ziyaret etmesini önleyemediğimize göre sadece bal arılarını bahçeden uzak tutmaya çalışmamız da anlamsız olacaktır.
Tam çiçek dönemi kirazlar için tam anlamıyla bir “balayı” dönemidir. Bu yüzden bu döneme genel anlamda eksiksiz girmek ve strese yol açacak uygulamalardan uzak olmak isterler. Bu dönemde besin maddeleri yönünden dengelenmiş, tam tavında bir toprak ortamı ile hafif ve ılık bir bahar rüzgarı,yoğun bir arı faaliyeti, açık ve güneşli bir hava isterler. Tam çiçeklenme döneminden önce strese yol açabilecek uygulamalar bitirilmeli ve gerçek bir balayı ortamı için yardımcı olunmalıdır. Tam çiçeklenme esnasında sulama,toprak işleme ve monilya yoksa ilaçlama, gübreleme yapılmayacak şekilde planlama ve uygulama yapılmalıdır.
Bazı çiftçilerde döllenme yetersizliklerini kimyasal ilaç veya hormonlarla giderme şeklinde bir çaba görülmektedir. Tam döllenme olmamış çiçeklerden meyve elde edilmesi kirazlarda mümkün değildir. Bu tip uygulamalarla diğer bazı meyvelerde meyve elde edilebilirse de kiraz çiçeklerinin meyve oluşturması için mutlaka tam döllenmenin sağlanması gerekir. Bunu sağlamanın da kimyasal veya hormonal bir yolu olmayıp; dölleyici çeşit dikimi ile sağlanabilir. Bazı hormonların çiçek gözü oluşumunu artırdığı bilinen bir gerçek olmakla beraber, bu döllenme sorununu çözmez. Çünkü sorun az çiçek oluşması değildir. Verimsiz veya az meyve bağlayan ağaçlarda bol miktarda çiçek açmakta,ancak döllenme olamadığı için çiçekler dökülmektedir.
TİCARİ KİRAZ BAHÇESİ KURMAK İÇİN YER SEÇİMİ
A- YER VE YÖNEY
Genelde küçük çiftçilerin arazi varlığı az ve sabit olduğu için yer ve yöney seçimi şansları yoktur. Ancak yeni ve düzenli bir kiraz bahçesi tesis edecek yatırımcılar yer seçerken bazı hususlara dikkat etmelidir.
Rakımın 1000 mt. Veya daha yüksek olduğu arazilerde güneye bakan yamaçlarda uyanma erken olacağı için;geç ilkbahar donlarından zararlanma görülebilir. Don tabanı oluşturan, etrafı tepelerle çevrili çukur ve taban yerler de uygun değildir. Su tutma kapasitesi yüksek, ağır ve taban yerler de kirazın gençlik kısırlığı dönemini kısalttığı gibi ömrünü de kısaltır. Ağır ve taban yerlerdense, meyilli ve yamaç yerler daha uygundur.
Hafif meyilli, hava akımının tatlı bir şekilde olduğu,şiddetli rüzgarlara açık olmayan yerler kirazlar için
Uygundur. Çiftçi hafif meyilli bir araziye sahipse ve birkaç türle bahçe kurmayı düşünüyorsa, drenajı daha iyi olan meyilli yerlere kirazları dikmelidir.
Özetlemek gerekirse; kirazlar tabii drenajı iyi, geç ilkbahar donu riski olmayan, kuzey rüzgarlarına kapalı, yüksek rakımlı yerlerden hoşlanırlar.
B- İKLİM
Kiraz tam anlamıyla bir ılıman iklim meyvesidir. Yüksek yaz sıcaklarından hoşlanmadığı gibi düşük kış soğuklarından da zarar görür. Aşırı yaz sıcakları genel anlamda bitki gelişimini yavaşlatır. Su sıkıntısı olan yerlerde meyve kalitesini düşürür. Bazı çeşitlerde çift pistil ( ikiz meyve ) oluşumunu artırarak Pazar değerini düşürür.
Düşük sıcaklık zararlanmaları birkaç yönüyle önemlidir. Don derinliğinin fazla işlediği topraklarda doğrudan köklerin donması, dal birleşme noktalarında zararlanma, çiçek gözleri veya çiçeklerin donması, gövde yanma ve yarılmaları belli başlı iklim zararlanmalarıdır. Doğrudan köklerin donması ile dal birleşme noktalarının zararlanması ender rastlanabilecek bir durum ise de bölgenin uzun yıllar ortalamalarına göre minimum sıcaklıklarının bilinmesi riski önleme bakımından önemlidir.
Uzun yıllar ortalamalarına göre köklerin donma riski varsa bu tip bölge ve arazilerde toprak istekleri de gözönünde bulundurularak idris anacının tercih edilmesi düşünülebilir. Toprağın sonbaharda yüzeysel olarak işlenmesi, sap – saman veya ot artıkları ile toprak yüzeyinin örtülenmesi, ahır gübresi serilerek malç gibi kullanılması bu konuda alınabilecek tedbirlerdir. Zaten mevcut kiraz havzalarımızda böyle bir problem çok uzun yıllardır görülmemiştir. Ancak kirazın ilk defa tesis edileceği bölgelerde ekstrem sıcaklık değerlerinin araştırılmasında fayda vardır. Dal birleşme noktaları şiddetli donlara daha hassastır. Ana dallar gövdeye dar açı ile bağlanıyorsa dondan zarar görme tehlikesi daha fazladır. Bu konu budama bahsinde daha ayrıntılı olarak anlatılacaktır. Ancak yeri gelmişken; dal açılarının geniş olmasının bu don zararını azaltacağı bilinmelidir.
Çiçek gözü ve çiçeklerin dondan zarar görmeleri daha sık karşılaşılan bir zarar şeklidir. Herne kadar kirazlar badem , kayısı, şeftali, bazı erik grupları kadar erken çiçeklenmez ise de dondan zarar görmeleri ihtimal dahilindedir. Gelişmiş ülkelerde ve büyük bahçelerde bu risk otomatik olarak çalışan rüzgar pervaneleri, sisleyici ve dumanlayıcılarla kontrol edilmektedir. Genellikle çiçeklenme dönemindeki don olayı açık ve rüzgarsız gecelerde olacağı için, bazı korunma tedbirleri uygulanabilir. Bahçenin değişik yerlerinde önceden hazırlanan yanık yağ emdirilmiş sap-saman artıkları veya talaş, lastik gibi şeylerin don beklentisi olan gecelerde yakılması bir dereceye kadar korunma sağlar. Ancak ısrarlı ve devam eden donlarla baş etmek neredeyse imkansızdır.
Kış mevsimi içerisinde – 20 derece; kışın hemen başı ile sonuna doğru ise – 15 derece ekstrem ( tehlikeli ) dereceler sayılabilir. Bu derecelerin altındaki soğuklar ağaçlara da zarar verirler. Tomurcuk patlamasından sonraki dönemlerde –5 derecenin iki saat sürmesinin bütün çeşitlerde ekonomik zarar yapacağı beklenilmelidir.
Düşük sıcaklık zararlanmaları ağaçların genel kondisyonu ile de ilgilidir. Bazı kültürel uygulamalar ve uygulama zamanları dondan etkilenmeyi artırır veya azaltır.
- Kiraz bahçelerinde su ve azotlu gübre dengeli ve yeterli seviyede kullanılmalıdır. Çok geç dönemlerde veya fazla miktarlarda sulama ve gübreleme yapılmamalıdır.
- Gübrelemede sadece azotlu gübreyle yetinilmeyip;toprak tahliline göre fosforlu ve potasyumlu gübreler de kullanılmalıdır. Özellikle potasyumlu gübreler ağacın mukavemetini artırır.
C- YA?I?LAR
Teorik olarak 600 mm.den daha fazla yağış alan yerlerde kiraz yetiştiriciliği tapılabilir olarak kabul edilmişse de,dışsatıma yönelik kaliteli kiraz yetiştiriciliğinde bu ölçü pek bir şey ifade etmez. Kiraz yetiştiriciliğinde yağışın toplam miktarından ziyade ,dağılımı önemlidir. Yağışın dağılımı da güvenilir olmaktan uzaktır. Bu yüzden kaliteli kiraz üretimi için sulama gereklidir. Çünkü kalite unsurlarının geliştiği dönem ülkemiz genelinde yağışsız bir dönemdir.
“Ben” düşme döneminden önceki yağışlar olumlu etki yaparlar. Çiçeklenme dönemi ile hasada yakın dönemlerdeki yağışların etkisi ise olumsuzdur. Çiçeklenme dönemindeki yağışlar,direk veya dolaylı olarak döllenme üzerinde olumsuz etki yaparlar. Polen uçuşu engellenir ve arılar rahat çalışamazlar. Hasada yakın veya hasat esnasında olan yağışlar ise hem yağmur çatlamalarına yol açar, hem de ürün kalitesini etkilerler. Sulanmadan yapılan yetiştiricilikte, meyve tutumundan itibaren “ben” dönemine kadar ki yağış miktarı ile,hasattan sonraki yağış miktarları önem taşır. Kış süresince meydana gelen bol yağışlar kirazın kritik dönemleri için pek anlam ifade etmez. “Ben” döneminden önceki yağışlar o yılın meyve kalitesine; masattan sonraki yağışlar ise gelecek yılın meyve gözlerinin gelişimine katkıda bulunur.
Pek nadir olmakla beraber, aşırı kurak giden kışlarda da kirazlar rahatsız olurlar. Kışınki yağışlar ürün kalitesine etki etmeseler de genel ağaç sağlığı bakımından önem taşırlar.
D- SO?UKLAMA İHTİYACI
Soğuklama ihtiyacı teknik anlamda 7.2 derecenin altında geçen toplam kış dinlenme ihtiyacının saat olarak ifadesidir. Bu süre her çeşit için farklıdır. Kirazlar için genel kabul 1000 saatin üzerindedir
Soğuklama ihtiyacı tamamlanmadığında, tomurcuk silkmesi, çiçeklenmede gecikme ve düzensizlik görülür. Genel olarak aşırı ılık geçen kışlar ile kararsız (soğuklu-ılıklı ) geçen kışlardan sonra bu düzensizlikler görülebilir.
Bu genel kabullere rağmen bazı havzalarımızda başarılı bir şekilde kiraz tarımı yapılmaktadır. İklim özellikleri hiç benzemediği halde,zeytin-incir kuşağındaki Kemalpaşa'da da bol ve kaliteli kiraz yetiştirilmekte;sert karasal iklimli Afyon çevresinde de bol ve kaliteli kiraz yetiştirilmektedir. Bu olay kirazın adaptasyon kabiliyetinin bir ölçüsü olarak alınsa bile soğuklama ihtiyacı kavramının tek başına çok anlamlı olmadığını da belirtir. Bazı çalışmalarda lambert çeşidi, soğuklama ihtiyacı en yüksek olarak bulunmuşken (1720 saat ) Kemalpaşa'da sorunsuz olarak yetişmektedir.
3-2. DÖLLENME :
Halihazır bahçelerde en önemli problem verim azlığı ve düzensizliğidir. Bunun başka sebepleri de olmakla beraber en önemli sebep yeterli ve doğru dölleyici çeşit dikilmemesidir. Kiraz havzalarımızdan sadece Kemalpaşa'da bahçelerin çoğunda dölleyici çeşit vardır. Diğer havzalarımızdan Uluborlu'da nispeten dölleyicilere yer verilmiş; öbür havzalarımız bu konuya gereken önemi vermemiştir. Pek çok bahçemizde de dölleyici olarak uygun olmayan çeşitler dikilmiştir.
Döllenme kiraz bahçesi kurulmasında en önemli konudur. Birkaç çeşit hariç,kirazlar kendine kısırdır. Kendine kısırlığın yanısıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler. Dölleyici çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5’i meyveye dönüşür. Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25’inin meyve bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40’dan fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve tutumu % 70-80 olabilmektedir.
Bir çeşit kirazın yanına başka bir çeşidin dikilivermesi döllenme olacak demek değildir. Mutlaka iyi döllediği bilinen bir çeşit seçilmelidir. Çiçeklenme zamanlarının çakışması önemli olmakla beraber bu da tek başına bir ölçü değildir. Her çeşidin en iyi dölleyicileri çeşitler tanıtılırken belirtilmiş olup, ayrıca çeşit olgunlaşma tablosunda da dölleyici çeşitler numaralı olarak yer almıştır.
Çiftçilerimizin çoğu kendi tecrübelerine dayanarak bazı çeşitlerin 0900’ü döllediğini söylemektedir. Bu konuda çok fazla sayıda görüş olmakla beraber, bu görüşleri reddedecek veya tasdik edecek bilimsel çalışmalar yapılamamıştır. Ayrıca çok yaygın olarak bütün havzalarımızda “Van” dölleyici olarak dikilmiş olmakla beraber bu çeşidin 0900’ü döllemeyeceği bilinmektedir. Bazı yerlerde “kısa sap’ın “ bazı yerlerde “yabani kirazın” bazı yerlerde “gıllinin” bazı yerlerde “ Kara kirazın” bazı yerlerde “vişnenin” bazı yerlerde “Burunlu karanın” dölleme yaptığı söylenilmektedir.
Bu konu çok önemli olduğu için iş rivayet ve şansa bırakılamaz. Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart ölçülere uyulması gerekir. Bu ölçüler şöyle sıralanabilir:
- Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit olmalıdır.
- Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş, ispatlanmış bir çeşit olmalıdır.
- Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır.
- Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır ( Pazar istekleri,yağmur durumu vs. )
- Bu teknik özelliklerin yanısıra dölleyici çeşitler çiftçi tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır.
0900 esas alındığında bir tek dölleyici çeşit dikilmesi uygun değildir. Bazı dölleyici çeşitler daha fazla oranda dikilebilirler. Ancak mümkün olduğu kadar fazla dölleyici çeşidinin dikilmesi daha iyidir. Çünkü ekolojik şartlar (Hava ve çevre şartları) çeşitleri aynı şekilde ve aynı oranda etkilemezler. Bazı şartlarda Lambert daha etkili iken, bazı şartlarda Starks Gold, bazen Noble, bazen de diğerleri daha etkili dölleme sağlayabilirler.
Ağaç sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyici sayısı 1/9 şeklinde düşünülebilir. Ancak bu orana karar vermeyi pek çok faktör etkiler. Bu oran belirlenmeden şu hususlar dikkate alınmalıdır :
- Çevredeki bahçelerin durumu. ( kiraz bahçeleri var mı? dölleyici çeşit var mı? Neler var )
- Çiçeklenme zamanında arı yoğunluğu ve çiftçinin bahçesinde arı olup olmadığı,
- Tam çiçekte iken bölgenin yağmur düzeni
- Tam çiçekte iken bölgenin iklim kararlılığı (arı çalışabilecek mi, çiçeklenme döneminde don,sis, yoğun yağmur, sürekli rüzgar vs. olumlu ve olumsuz şartlar. )
- Çiftçinin genel bakım tedbirlerini mükemmel olarak yapıp yapamayacağı gibi şartlar göz önüne
Alınarak dölleyici oranı belirlenmelidir. Yukarıda sıralanan şartlar olumsuzlaştıkça dölleyici oranı artırılmalıdır.
Kirazlarda döllenmenin çok büyük bir kısmı (hemen hemen tamamına yakını) arılar tarafından sağlanmaktadır. Böyle olunca çiftçinin bahçesinde arı bulundurması bir zorunluluk olmaktadır. Kiraz çiftçisi arıcılıktan anlamıyorsa da çiçeklenme dönemini dikkate alarak her 3-4 dekar için bakımlı ve güçlü bir kovan hesabıyla arı kiralamalı veya arıcılarla anlaşma yoluna gitmelidir. Bazı çiftçiler tarafından arılar “hastalık taşıdığı” gerekçesiyle istenmemektedir. Bu durum sadece bal arıları ile ilgili değildir. Eğer gerçekten hastalık taşıyorlarsa bile bunun çözümü bal arılarına tepki göstermek değil bahçeleri bakımlı tutmak,kültürel uygulamaları zamanında yapmak,diğer zirai mücadele tedbirlerini almaktır. Zaten diğer yabani arıların ve diğer böceklerin ağaçları ziyaret etmesini önleyemediğimize göre sadece bal arılarını bahçeden uzak tutmaya çalışmamız da anlamsız olacaktır.
Tam çiçek dönemi kirazlar için tam anlamıyla bir “balayı” dönemidir. Bu yüzden bu döneme genel anlamda eksiksiz girmek ve strese yol açacak uygulamalardan uzak olmak isterler. Bu dönemde besin maddeleri yönünden dengelenmiş, tam tavında bir toprak ortamı ile hafif ve ılık bir bahar rüzgarı,yoğun bir arı faaliyeti, açık ve güneşli bir hava isterler. Tam çiçeklenme döneminden önce strese yol açabilecek uygulamalar bitirilmeli ve gerçek bir balayı ortamı için yardımcı olunmalıdır. Tam çiçeklenme esnasında sulama,toprak işleme ve monilya yoksa ilaçlama, gübreleme yapılmayacak şekilde planlama ve uygulama yapılmalıdır.
Bazı çiftçilerde döllenme yetersizliklerini kimyasal ilaç veya hormonlarla giderme şeklinde bir çaba görülmektedir. Tam döllenme olmamış çiçeklerden meyve elde edilmesi kirazlarda mümkün değildir. Bu tip uygulamalarla diğer bazı meyvelerde meyve elde edilebilirse de kiraz çiçeklerinin meyve oluşturması için mutlaka tam döllenmenin sağlanması gerekir. Bunu sağlamanın da kimyasal veya hormonal bir yolu olmayıp; dölleyici çeşit dikimi ile sağlanabilir. Bazı hormonların çiçek gözü oluşumunu artırdığı bilinen bir gerçek olmakla beraber, bu döllenme sorununu çözmez. Çünkü sorun az çiçek oluşması değildir. Verimsiz veya az meyve bağlayan ağaçlarda bol miktarda çiçek açmakta,ancak döllenme olamadığı için çiçekler dökülmektedir.
TİCARİ KİRAZ BAHÇESİ KURMAK İÇİN YER SEÇİMİ
A- YER VE YÖNEY
Genelde küçük çiftçilerin arazi varlığı az ve sabit olduğu için yer ve yöney seçimi şansları yoktur. Ancak yeni ve düzenli bir kiraz bahçesi tesis edecek yatırımcılar yer seçerken bazı hususlara dikkat etmelidir.
Rakımın 1000 mt. Veya daha yüksek olduğu arazilerde güneye bakan yamaçlarda uyanma erken olacağı için;geç ilkbahar donlarından zararlanma görülebilir. Don tabanı oluşturan, etrafı tepelerle çevrili çukur ve taban yerler de uygun değildir. Su tutma kapasitesi yüksek, ağır ve taban yerler de kirazın gençlik kısırlığı dönemini kısalttığı gibi ömrünü de kısaltır. Ağır ve taban yerlerdense, meyilli ve yamaç yerler daha uygundur.
Hafif meyilli, hava akımının tatlı bir şekilde olduğu,şiddetli rüzgarlara açık olmayan yerler kirazlar için
Uygundur. Çiftçi hafif meyilli bir araziye sahipse ve birkaç türle bahçe kurmayı düşünüyorsa, drenajı daha iyi olan meyilli yerlere kirazları dikmelidir.
Özetlemek gerekirse; kirazlar tabii drenajı iyi, geç ilkbahar donu riski olmayan, kuzey rüzgarlarına kapalı, yüksek rakımlı yerlerden hoşlanırlar.
B- İKLİM
Kiraz tam anlamıyla bir ılıman iklim meyvesidir. Yüksek yaz sıcaklarından hoşlanmadığı gibi düşük kış soğuklarından da zarar görür. Aşırı yaz sıcakları genel anlamda bitki gelişimini yavaşlatır. Su sıkıntısı olan yerlerde meyve kalitesini düşürür. Bazı çeşitlerde çift pistil ( ikiz meyve ) oluşumunu artırarak Pazar değerini düşürür.
Düşük sıcaklık zararlanmaları birkaç yönüyle önemlidir. Don derinliğinin fazla işlediği topraklarda doğrudan köklerin donması, dal birleşme noktalarında zararlanma, çiçek gözleri veya çiçeklerin donması, gövde yanma ve yarılmaları belli başlı iklim zararlanmalarıdır. Doğrudan köklerin donması ile dal birleşme noktalarının zararlanması ender rastlanabilecek bir durum ise de bölgenin uzun yıllar ortalamalarına göre minimum sıcaklıklarının bilinmesi riski önleme bakımından önemlidir.
Uzun yıllar ortalamalarına göre köklerin donma riski varsa bu tip bölge ve arazilerde toprak istekleri de gözönünde bulundurularak idris anacının tercih edilmesi düşünülebilir. Toprağın sonbaharda yüzeysel olarak işlenmesi, sap – saman veya ot artıkları ile toprak yüzeyinin örtülenmesi, ahır gübresi serilerek malç gibi kullanılması bu konuda alınabilecek tedbirlerdir. Zaten mevcut kiraz havzalarımızda böyle bir problem çok uzun yıllardır görülmemiştir. Ancak kirazın ilk defa tesis edileceği bölgelerde ekstrem sıcaklık değerlerinin araştırılmasında fayda vardır. Dal birleşme noktaları şiddetli donlara daha hassastır. Ana dallar gövdeye dar açı ile bağlanıyorsa dondan zarar görme tehlikesi daha fazladır. Bu konu budama bahsinde daha ayrıntılı olarak anlatılacaktır. Ancak yeri gelmişken; dal açılarının geniş olmasının bu don zararını azaltacağı bilinmelidir.
Çiçek gözü ve çiçeklerin dondan zarar görmeleri daha sık karşılaşılan bir zarar şeklidir. Herne kadar kirazlar badem , kayısı, şeftali, bazı erik grupları kadar erken çiçeklenmez ise de dondan zarar görmeleri ihtimal dahilindedir. Gelişmiş ülkelerde ve büyük bahçelerde bu risk otomatik olarak çalışan rüzgar pervaneleri, sisleyici ve dumanlayıcılarla kontrol edilmektedir. Genellikle çiçeklenme dönemindeki don olayı açık ve rüzgarsız gecelerde olacağı için, bazı korunma tedbirleri uygulanabilir. Bahçenin değişik yerlerinde önceden hazırlanan yanık yağ emdirilmiş sap-saman artıkları veya talaş, lastik gibi şeylerin don beklentisi olan gecelerde yakılması bir dereceye kadar korunma sağlar. Ancak ısrarlı ve devam eden donlarla baş etmek neredeyse imkansızdır.
Kış mevsimi içerisinde – 20 derece; kışın hemen başı ile sonuna doğru ise – 15 derece ekstrem ( tehlikeli ) dereceler sayılabilir. Bu derecelerin altındaki soğuklar ağaçlara da zarar verirler. Tomurcuk patlamasından sonraki dönemlerde –5 derecenin iki saat sürmesinin bütün çeşitlerde ekonomik zarar yapacağı beklenilmelidir.
Düşük sıcaklık zararlanmaları ağaçların genel kondisyonu ile de ilgilidir. Bazı kültürel uygulamalar ve uygulama zamanları dondan etkilenmeyi artırır veya azaltır.
- Kiraz bahçelerinde su ve azotlu gübre dengeli ve yeterli seviyede kullanılmalıdır. Çok geç dönemlerde veya fazla miktarlarda sulama ve gübreleme yapılmamalıdır.
- Gübrelemede sadece azotlu gübreyle yetinilmeyip;toprak tahliline göre fosforlu ve potasyumlu gübreler de kullanılmalıdır. Özellikle potasyumlu gübreler ağacın mukavemetini artırır.
C- YA?I?LAR
Teorik olarak 600 mm.den daha fazla yağış alan yerlerde kiraz yetiştiriciliği tapılabilir olarak kabul edilmişse de,dışsatıma yönelik kaliteli kiraz yetiştiriciliğinde bu ölçü pek bir şey ifade etmez. Kiraz yetiştiriciliğinde yağışın toplam miktarından ziyade ,dağılımı önemlidir. Yağışın dağılımı da güvenilir olmaktan uzaktır. Bu yüzden kaliteli kiraz üretimi için sulama gereklidir. Çünkü kalite unsurlarının geliştiği dönem ülkemiz genelinde yağışsız bir dönemdir.
“Ben” düşme döneminden önceki yağışlar olumlu etki yaparlar. Çiçeklenme dönemi ile hasada yakın dönemlerdeki yağışların etkisi ise olumsuzdur. Çiçeklenme dönemindeki yağışlar,direk veya dolaylı olarak döllenme üzerinde olumsuz etki yaparlar. Polen uçuşu engellenir ve arılar rahat çalışamazlar. Hasada yakın veya hasat esnasında olan yağışlar ise hem yağmur çatlamalarına yol açar, hem de ürün kalitesini etkilerler. Sulanmadan yapılan yetiştiricilikte, meyve tutumundan itibaren “ben” dönemine kadar ki yağış miktarı ile,hasattan sonraki yağış miktarları önem taşır. Kış süresince meydana gelen bol yağışlar kirazın kritik dönemleri için pek anlam ifade etmez. “Ben” döneminden önceki yağışlar o yılın meyve kalitesine; masattan sonraki yağışlar ise gelecek yılın meyve gözlerinin gelişimine katkıda bulunur.
Pek nadir olmakla beraber, aşırı kurak giden kışlarda da kirazlar rahatsız olurlar. Kışınki yağışlar ürün kalitesine etki etmeseler de genel ağaç sağlığı bakımından önem taşırlar.
D- SO?UKLAMA İHTİYACI
Soğuklama ihtiyacı teknik anlamda 7.2 derecenin altında geçen toplam kış dinlenme ihtiyacının saat olarak ifadesidir. Bu süre her çeşit için farklıdır. Kirazlar için genel kabul 1000 saatin üzerindedir
Soğuklama ihtiyacı tamamlanmadığında, tomurcuk silkmesi, çiçeklenmede gecikme ve düzensizlik görülür. Genel olarak aşırı ılık geçen kışlar ile kararsız (soğuklu-ılıklı ) geçen kışlardan sonra bu düzensizlikler görülebilir.
Bu genel kabullere rağmen bazı havzalarımızda başarılı bir şekilde kiraz tarımı yapılmaktadır. İklim özellikleri hiç benzemediği halde,zeytin-incir kuşağındaki Kemalpaşa'da da bol ve kaliteli kiraz yetiştirilmekte;sert karasal iklimli Afyon çevresinde de bol ve kaliteli kiraz yetiştirilmektedir. Bu olay kirazın adaptasyon kabiliyetinin bir ölçüsü olarak alınsa bile soğuklama ihtiyacı kavramının tek başına çok anlamlı olmadığını da belirtir. Bazı çalışmalarda lambert çeşidi, soğuklama ihtiyacı en yüksek olarak bulunmuşken (1720 saat ) Kemalpaşa'da sorunsuz olarak yetişmektedir.


Comment