KİVİNİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ
Kivi bir orman kenarı bitkisi olarak doğal ortamlarında diğer ağaçlara sarılarak tırmanan, bu sayede onlarca metre boylanan, kışın yaprağını döken çok yıllık bir bitkidir. Birçok özelliği bakımından üzüme benzediğinden kivi bitkisine kivi asması yada omcası denilmektedir. Bir kivi omcası şu kısımlardan oluşmaktadır:
Gövde: Genç kivi omcalarında gövde gevrek yapılıdır. Sarılıcı özelliği nedeni ile dikimden itibaren bir hereğe bağlanarak düzgün gelişmesi ve dik durması sağlanmalıdır. Gövde ileriki yaşlarda odunlaşsa bile mevcut yükü taşıyamadığından mutlaka destek sistemine ihtiyaç duymaktadır.
Kollar: Kollar gövdenin devamı sayılan yaşlı kalın sürgünlerdir. Kollar destek sisteminin orta teline bağlanarak tutulmaktadır. Yaklaşık 150cm uzunluğunda ve zıt yönde bırakılan iki adet kol, gövde ile birlikte omcasının iskeletini oluşturmaktadır.
Çubuklar: Çubuklar kollardan çıkan odunlaşmış bir yaşlı sürgünlerdir. Sürgünlerin odunlaşması yaz ortasından başlar yaprak dökümünde son bulur. Sürgünler uygun koşullarında 6-7 metre boylanabilirler. Sürgünlerin uç kısmı sarılıcı, tüylü ve kahve renklidir. Sürgünlerden bazılarının uçları beş veya altıncı yapraktan itibaren körleşir.
Gözler: Gözler bir yaşlı sürgünler üzerindeki yaprak koltuklarından çıkarlar. İlkbaharda gözler patladığı zaman içlerinden bir önceki vejetasyon döneminde gelişmelerini tamamlamış minyatür halde genç sürgünler doğar. İlkbaharda süren genç sürgünlerin dipte bulunan gözlerinden çiçek salkımları meydana geliyorsa bu gözlere verimli göz denir. Verimsiz gözlerde ise sadece sürgün ve yaprak taslakları bulunur. Gözlerin verimli veya verimsiz olması tamamen bir yıl önceki gelişme şartlarına bağlıdır. Eğer bir önceki yıl yapraklar yeterince güneşlenmiş, topraktan yeterli düzeyde su ve besin maddesi almışsa o yıl yeterli düzeyde meyve almak mümkündür
Çiçekler: Kivilerde çiçekler yaprak koltuklarından tek tek veya salkım halinde oluşurlar. Ticari olarak yetiştirilen kivi çeşitleri 2 evciklidir. Dişi ve erkek bitkilerde çiçekler morfolojik olarak birbirlerine benzeseler de erkek çiçeklerde yumurtalıklar, dişi çiçeklerde ise polenler fonksiyonel değildir. Dişi çiçeklerde polen tozlarının içi boş ve yumuşaktır. Bunların çimlenme yeteneği yoktur. Erkek çiçekler 2-3 gün canlılıklarını muhafaza ederler. Bu süre dişi çiçeklerde 10 güne kadardır. Döllenen dişi çiçeklerde dişicik tepesi kahverengileşir ve solar. Döllenmeyenlerde ise renk beyaz kalır ve dişi organın görünüşü değişmez. Çiçeklenmeden sonra erkek çiçeklerde çiçek sapı kuruyarak omcalar üzere kararmış bir vaziyette kalır. Kararmış ve kurumuş bu çiçek kalıntılarına bakarak erkek omcaları tanımak mümkündür. Döllenme olması için bahçede mutlaka tozlayıcı-erkek bitkilerin bulunması gerekir. Erkek çeşitlerden Matua, dişi çeşit olan Hayward’dan biraz daha erken çiçek açtığından tozlanmayı garanti altına almak bakımında bahçede ikinci bir erkek çeşit olan Tomuri’ye de yer verilmelidir. Matua çeşidi soğuğa fazla dayanıklı değildir. Ancak fazla sayıda çiçek açar ve çiçeklenme süresi uzundur. Tomuri ise soğuğa dayanıklıdır. Ancak az sayıda çiçek açar. Bunların yanında son zamanlarda adları sıkça duyulan M51, M52 ve M56 çeşitleri de tozlayıcı çeşit olarak kivi bahçelerinde yer almaktadır. Yetiştiricilikte pazarlanabilir meyve üretimi için böceklerle tozlanma esastır. Rüzgarla tozlanma yeterli değildir. Bu yüzden çiçeklenme zamanı kivi bahçelerinde arı kovanları bulundurulmalıdır. Yeterli bir tozlanma için bir hektar alanda 10 adet arı kovanı bulundurulmalıdır. Kovanlar dişi çiçeklerin % 15'i açınca bahçeye getirilmeli ve son çiçeklerin taç yaprakları döküldükten sonra uzaklaştırılmalıdır. Kivi çiçekleri nektar içermediklerinden arılar için çekici değildirler. Yetiştiricilikte iyi bir tozlanma için erkek bitkilerin sayısı ve yerleri, yeterli sayıda arı bulundurulması, arıları cezbedecek diğer çiçeklerin bahçede az bulunması önem taşır. Öte yandan el veya makine ile yapay tozlama yapmak mümkündür. Elle tozlama daha çok ev bahçelerinde uygulanır. Bu amaçla erkek çiçekler koparılarak dişi çiçekler üzerine 1-2 kez silkelenmek suretiyle tozlanma yapılabilir. Geniş alanlarda ise polenler dişi çiçeklere pompalarla püskürtülür. Polen tozlarını 4-6°C'de kapalı polietilen torbalarda çiçekli veya yalnız toz olarak 48 saat bekletmek mümkündür.
Meyve: Kivi meyveleri dişi çiçeğin döllenmesi ve yumurtalığın gelişmesi sonucu oluşur. Olgun meyvede kabuk açık kahverengi, kısa ve yumuşak tüylerle kaplıdır. Meyve et rengi açık yeşildir. Döllenmeden itibaren meyve oluşumu için ortalama 20-24 haftalık bir süre gereklidir. Meyve, gelişme sürecinin ilk 8-9 haftasında hızlı bir gelişme kaydeder. Bunu izleyen 3 haftalık devrede yavaş bir gelişme olur. Daha sonra çevre koşullarına bağlı olarak büyüme tekrar hızlanır. Gelişmenin i1k devresinde hücre bölünmesi ağırlıklı olarak cereyan ederken sonraki devrelerde hücre büyümesi yolu ile meyve irileşir. Hayvard çeşidinde meyve eni 4-5 cm, boyu 6-9 cm ve ağırlığı 40-150 g arasındadır. Meyve şekli silindirik ovaldir. Dıştan içe, tüyler, kabuk, dış meyve eti, iç meyve eti, çekirdek, çekirdek evi, yumurtalık izleri ve meyve özünden meydana gelmiştir.
Kivi meyvesi %20 oranında kuru madde, %80 oranında su ihtiva eder. Kivi meyvesi C vitamini bakımından çok zengindir. 100 gram taze meyvede 100-400 mg C vitamini bulunur. Bu miktar yabani çeşitlerde 1100mg’a kadar çıkar. Bu özellik meyveye beslenme yönünden değer kazandırarak ve kivinin aranan bir meyve haline gelmesini sağlamaktadır. Pazarlanabilir meyve ağırlıkları 80-120 g olduğuna göre yarım kivi meyvesi yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamaktadır. Kivi meyvesinde bulunan aktinidin enziminin eti yumuşatıcı özelliği vardır. Kivi meyvesi vitamin ve mineraller bakımından zengin olmakla birlikte, kalori değeri azdır. 100 g meyve eti yalnızca 66 kalori verir. Bu bakımdan kivi sağlık meyvesi olarak adlandırılır.
Kivi meyvesinin içerisinde bulunan klorofil pigmentleri meyvelere yeşil renk verirler. Çekirdek evinin de ışınlı yapıda olması meyveye dekoratif bir görüntü kazandırır. Bu bakımdan kivi pasta ve dondurma yapımında aranan bir meyvedir. Ayrıca kivi meyveleri marmelat, içki ve içecek yapımında da kullanılmaktadır.
Bazı çiçek gözlerinden garip şekilli, yassılaşmış, genişliği uzunluğundan daha fazla olan meyveler meydana gelir. “Faciated” veya "Fan meyve" diye adlandırılan anormal şekilli bu meyveleri meydana getiren gözlerin çiçeklenme döneminde normal meyvelerden ayrılabilmeleri büyük avantajdır.
Bazı yetiştiriciler bu yapıdaki çiçekleri veya meyveleri ya çiçeklenme döneminde veya meyveleri çok küçük olduğu dönemde seyreltirler.
Yaprak: Bir kivi bitkisinde toplam 2.000-3.000 adet yaprak bulunur. Yapraklar sürgün üzerinde boğumların dip kısmından çıkarlar. Yaprakların ortalama çapı 20 cm kadardır. Bir bitkide ortalama yaprak alanı 40-60 m2 dır. Bu da omcanın iz düşümünün 2-3 katı kadardır. Bu durum kivi omcalarında fazla miktarda su tüketiminin nedenini açıklamaya yeterlidir. Kivilerde yapraklar açık yeşil renkli ve kalp şeklindedir. Yaprakların alt yüzeyi tüylü, kenarları dişlidir. Süs bitkisi olarak değerlendirilen bazı kivi türlerinde yapraklar dekoratif görünüşlüdür. Yapraklar sonbahara doğru renk değiştirerek kahverengi veya bakır rengini alırlar. Yapraklar yöreden yöreye değişmekle beraber aralık ayında dökülürler.
Kökler: Kivi saçak köklü bir bitkidir. Kökler çoğunlukla toprağın 40 cm'lik üst kısmında bulunurlar. Kök hacmi toprak üstü organlarına oranla daha azdır. Toprak üstü aksamın su tüketimini karşılayabilmesi için toprakta yeterli miktarda su bulunması gerekir. Bu durum kivi yetiştiriciliğinde su ve sulamayı önemli hale getirir. Kökler kuraklıktan zarar gördükleri gibi topraktaki aşırı sudan da zararlanırlar. Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde köklerde boğulma görülür. Bu nedenle derin toprak işlemeden, kaçınılmalıdır. Kivi kökleri toprak kaynaklı mantari hastalık ve nematodlardan çok etkilenir ve zarar görürler. Ancak bol saçak kök oluşturduklarından kökler kendilerini çabuk yenilerler.
Kivi bir orman kenarı bitkisi olarak doğal ortamlarında diğer ağaçlara sarılarak tırmanan, bu sayede onlarca metre boylanan, kışın yaprağını döken çok yıllık bir bitkidir. Birçok özelliği bakımından üzüme benzediğinden kivi bitkisine kivi asması yada omcası denilmektedir. Bir kivi omcası şu kısımlardan oluşmaktadır:
Gövde: Genç kivi omcalarında gövde gevrek yapılıdır. Sarılıcı özelliği nedeni ile dikimden itibaren bir hereğe bağlanarak düzgün gelişmesi ve dik durması sağlanmalıdır. Gövde ileriki yaşlarda odunlaşsa bile mevcut yükü taşıyamadığından mutlaka destek sistemine ihtiyaç duymaktadır.
Kollar: Kollar gövdenin devamı sayılan yaşlı kalın sürgünlerdir. Kollar destek sisteminin orta teline bağlanarak tutulmaktadır. Yaklaşık 150cm uzunluğunda ve zıt yönde bırakılan iki adet kol, gövde ile birlikte omcasının iskeletini oluşturmaktadır.
Çubuklar: Çubuklar kollardan çıkan odunlaşmış bir yaşlı sürgünlerdir. Sürgünlerin odunlaşması yaz ortasından başlar yaprak dökümünde son bulur. Sürgünler uygun koşullarında 6-7 metre boylanabilirler. Sürgünlerin uç kısmı sarılıcı, tüylü ve kahve renklidir. Sürgünlerden bazılarının uçları beş veya altıncı yapraktan itibaren körleşir.
Gözler: Gözler bir yaşlı sürgünler üzerindeki yaprak koltuklarından çıkarlar. İlkbaharda gözler patladığı zaman içlerinden bir önceki vejetasyon döneminde gelişmelerini tamamlamış minyatür halde genç sürgünler doğar. İlkbaharda süren genç sürgünlerin dipte bulunan gözlerinden çiçek salkımları meydana geliyorsa bu gözlere verimli göz denir. Verimsiz gözlerde ise sadece sürgün ve yaprak taslakları bulunur. Gözlerin verimli veya verimsiz olması tamamen bir yıl önceki gelişme şartlarına bağlıdır. Eğer bir önceki yıl yapraklar yeterince güneşlenmiş, topraktan yeterli düzeyde su ve besin maddesi almışsa o yıl yeterli düzeyde meyve almak mümkündür
Çiçekler: Kivilerde çiçekler yaprak koltuklarından tek tek veya salkım halinde oluşurlar. Ticari olarak yetiştirilen kivi çeşitleri 2 evciklidir. Dişi ve erkek bitkilerde çiçekler morfolojik olarak birbirlerine benzeseler de erkek çiçeklerde yumurtalıklar, dişi çiçeklerde ise polenler fonksiyonel değildir. Dişi çiçeklerde polen tozlarının içi boş ve yumuşaktır. Bunların çimlenme yeteneği yoktur. Erkek çiçekler 2-3 gün canlılıklarını muhafaza ederler. Bu süre dişi çiçeklerde 10 güne kadardır. Döllenen dişi çiçeklerde dişicik tepesi kahverengileşir ve solar. Döllenmeyenlerde ise renk beyaz kalır ve dişi organın görünüşü değişmez. Çiçeklenmeden sonra erkek çiçeklerde çiçek sapı kuruyarak omcalar üzere kararmış bir vaziyette kalır. Kararmış ve kurumuş bu çiçek kalıntılarına bakarak erkek omcaları tanımak mümkündür. Döllenme olması için bahçede mutlaka tozlayıcı-erkek bitkilerin bulunması gerekir. Erkek çeşitlerden Matua, dişi çeşit olan Hayward’dan biraz daha erken çiçek açtığından tozlanmayı garanti altına almak bakımında bahçede ikinci bir erkek çeşit olan Tomuri’ye de yer verilmelidir. Matua çeşidi soğuğa fazla dayanıklı değildir. Ancak fazla sayıda çiçek açar ve çiçeklenme süresi uzundur. Tomuri ise soğuğa dayanıklıdır. Ancak az sayıda çiçek açar. Bunların yanında son zamanlarda adları sıkça duyulan M51, M52 ve M56 çeşitleri de tozlayıcı çeşit olarak kivi bahçelerinde yer almaktadır. Yetiştiricilikte pazarlanabilir meyve üretimi için böceklerle tozlanma esastır. Rüzgarla tozlanma yeterli değildir. Bu yüzden çiçeklenme zamanı kivi bahçelerinde arı kovanları bulundurulmalıdır. Yeterli bir tozlanma için bir hektar alanda 10 adet arı kovanı bulundurulmalıdır. Kovanlar dişi çiçeklerin % 15'i açınca bahçeye getirilmeli ve son çiçeklerin taç yaprakları döküldükten sonra uzaklaştırılmalıdır. Kivi çiçekleri nektar içermediklerinden arılar için çekici değildirler. Yetiştiricilikte iyi bir tozlanma için erkek bitkilerin sayısı ve yerleri, yeterli sayıda arı bulundurulması, arıları cezbedecek diğer çiçeklerin bahçede az bulunması önem taşır. Öte yandan el veya makine ile yapay tozlama yapmak mümkündür. Elle tozlama daha çok ev bahçelerinde uygulanır. Bu amaçla erkek çiçekler koparılarak dişi çiçekler üzerine 1-2 kez silkelenmek suretiyle tozlanma yapılabilir. Geniş alanlarda ise polenler dişi çiçeklere pompalarla püskürtülür. Polen tozlarını 4-6°C'de kapalı polietilen torbalarda çiçekli veya yalnız toz olarak 48 saat bekletmek mümkündür.
Meyve: Kivi meyveleri dişi çiçeğin döllenmesi ve yumurtalığın gelişmesi sonucu oluşur. Olgun meyvede kabuk açık kahverengi, kısa ve yumuşak tüylerle kaplıdır. Meyve et rengi açık yeşildir. Döllenmeden itibaren meyve oluşumu için ortalama 20-24 haftalık bir süre gereklidir. Meyve, gelişme sürecinin ilk 8-9 haftasında hızlı bir gelişme kaydeder. Bunu izleyen 3 haftalık devrede yavaş bir gelişme olur. Daha sonra çevre koşullarına bağlı olarak büyüme tekrar hızlanır. Gelişmenin i1k devresinde hücre bölünmesi ağırlıklı olarak cereyan ederken sonraki devrelerde hücre büyümesi yolu ile meyve irileşir. Hayvard çeşidinde meyve eni 4-5 cm, boyu 6-9 cm ve ağırlığı 40-150 g arasındadır. Meyve şekli silindirik ovaldir. Dıştan içe, tüyler, kabuk, dış meyve eti, iç meyve eti, çekirdek, çekirdek evi, yumurtalık izleri ve meyve özünden meydana gelmiştir.
Kivi meyvesi %20 oranında kuru madde, %80 oranında su ihtiva eder. Kivi meyvesi C vitamini bakımından çok zengindir. 100 gram taze meyvede 100-400 mg C vitamini bulunur. Bu miktar yabani çeşitlerde 1100mg’a kadar çıkar. Bu özellik meyveye beslenme yönünden değer kazandırarak ve kivinin aranan bir meyve haline gelmesini sağlamaktadır. Pazarlanabilir meyve ağırlıkları 80-120 g olduğuna göre yarım kivi meyvesi yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamaktadır. Kivi meyvesinde bulunan aktinidin enziminin eti yumuşatıcı özelliği vardır. Kivi meyvesi vitamin ve mineraller bakımından zengin olmakla birlikte, kalori değeri azdır. 100 g meyve eti yalnızca 66 kalori verir. Bu bakımdan kivi sağlık meyvesi olarak adlandırılır.
Kivi meyvesinin içerisinde bulunan klorofil pigmentleri meyvelere yeşil renk verirler. Çekirdek evinin de ışınlı yapıda olması meyveye dekoratif bir görüntü kazandırır. Bu bakımdan kivi pasta ve dondurma yapımında aranan bir meyvedir. Ayrıca kivi meyveleri marmelat, içki ve içecek yapımında da kullanılmaktadır.
Bazı çiçek gözlerinden garip şekilli, yassılaşmış, genişliği uzunluğundan daha fazla olan meyveler meydana gelir. “Faciated” veya "Fan meyve" diye adlandırılan anormal şekilli bu meyveleri meydana getiren gözlerin çiçeklenme döneminde normal meyvelerden ayrılabilmeleri büyük avantajdır.
Bazı yetiştiriciler bu yapıdaki çiçekleri veya meyveleri ya çiçeklenme döneminde veya meyveleri çok küçük olduğu dönemde seyreltirler.
Yaprak: Bir kivi bitkisinde toplam 2.000-3.000 adet yaprak bulunur. Yapraklar sürgün üzerinde boğumların dip kısmından çıkarlar. Yaprakların ortalama çapı 20 cm kadardır. Bir bitkide ortalama yaprak alanı 40-60 m2 dır. Bu da omcanın iz düşümünün 2-3 katı kadardır. Bu durum kivi omcalarında fazla miktarda su tüketiminin nedenini açıklamaya yeterlidir. Kivilerde yapraklar açık yeşil renkli ve kalp şeklindedir. Yaprakların alt yüzeyi tüylü, kenarları dişlidir. Süs bitkisi olarak değerlendirilen bazı kivi türlerinde yapraklar dekoratif görünüşlüdür. Yapraklar sonbahara doğru renk değiştirerek kahverengi veya bakır rengini alırlar. Yapraklar yöreden yöreye değişmekle beraber aralık ayında dökülürler.
Kökler: Kivi saçak köklü bir bitkidir. Kökler çoğunlukla toprağın 40 cm'lik üst kısmında bulunurlar. Kök hacmi toprak üstü organlarına oranla daha azdır. Toprak üstü aksamın su tüketimini karşılayabilmesi için toprakta yeterli miktarda su bulunması gerekir. Bu durum kivi yetiştiriciliğinde su ve sulamayı önemli hale getirir. Kökler kuraklıktan zarar gördükleri gibi topraktaki aşırı sudan da zararlanırlar. Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde köklerde boğulma görülür. Bu nedenle derin toprak işlemeden, kaçınılmalıdır. Kivi kökleri toprak kaynaklı mantari hastalık ve nematodlardan çok etkilenir ve zarar görürler. Ancak bol saçak kök oluşturduklarından kökler kendilerini çabuk yenilerler.


Comment