fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

KİVİ

Collapse
This is a sticky topic.
X
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • KİVİ

    KİVİ

    Bitkisel özellikler


    Kivi çalı formunda, sarılıcı-tırmanıcı, kışın yaprağını döken çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi odunsu yapıdadır. Yabani formları ağaçlara tırmanarak büyümektedir. Bitkinin sürgün gelişmesi çok kuvvetli olup, özellikle erkek bitkilerin sürgün gelişmesi daha hızlıdır. Tırmanıcı olmasına rağmen tutunmak için asmadaki gibi sülük benzeri bazı özel organları bulunmamaktadır.


    Kök Yapısı


    Kivi, saçak kök yapısına sahip bir bitki olup, kökler şişkince ve etli yapıdadır. Toprak yapısına göre değişmekle birlikte, genel olarak toprağın 40 cm’lik kısmında yoğunlaşan kökler, derin, hafif ve süzek topraklarda daha derinlere de inebilmektedir. Saçak kökler toprakta geniş bir dağılım göstererek bitkinin, topraktaki bitki besin elementlerinden daha fazla yararlanmasını sağlamaktadır. Bitki gelişimi için uygun olmayan topraklarda özellikle, taban suyu seviyesi yüksek olan yerlerde havasız kalarak çürüyen kökler, bu gibi topraklarda, toprak kaynaklı mantar hastalıklarına ve toprak zararlılarına ( nematod) karşı dayanıksız hale gelmekte, bitkinin gelişimi gerilemekte ve sonuçta ölüm oluşmaktadır.


    Gövde ve Sürgünler


    Gövde odunsu yapıda olmasına rağmen hızlı sürgün gelişiminden dolayı bitki kendi ağırlığını taşıyamamaktadır. Bunun için telli terbiye sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca yeni tesis edilen bahçelerde gövdenin dik durması ve düzgün gövde oluşturulması için destek hereğinin çakılması gerekmektedir.


    Dikimden sonra terbiye şekline göre, şekil budaması yapıldıktan sonra ana dal üzerinde yan dalların düzgün bir şekilde oluşturulması gerekmektedir. Yan dallar düzenli bir şekilde terbiye edilirse bitkinin gelişmesi ve verimi daha iyi olur. Yan dallar gövdeden hemen çatallaştırılmamalı, yayvan ve yere paralel olacak şekilde oluşturulmalıdır. Yaklaşık 150–200 cm uzunluğunda ve zıt yönde bırakılan iki adet ana dal, gövde ile birlikte kivinin iskeletini oluşturmaktadır.


    Sürgünlerin uç kısmı, sarılıcı, kahve renkli ve tüylüdür. Sürgünler uygun koşullarda 5–7 metre boylanabilmektedir. İlkbaharda süren genç ve taze sürgünlerin odunlaşması, yaz ortasında (Temmuzun ikinci yarısında) başlayıp, yaprak dökümünde son bulmaktadır. İyi meyve veren sürgünlerin boğum araları daha kısa, belirgin, dolgun olmakta ve sürgünün ucu bir gözle son bulmaktadır. Ana dallar üzerinde bulunan; boyları ve boğum araları uzun, çapları geniş ve dik büyüyen sürgünler ise obur dalları oluşturmaktadır. Bu sürgünler eğer vejetasyon periyodu içerisinde (yaz ortasında) sürerse hiç meyve vermez. Bunun için yaz budaması esnasında bu dalların çıkarılması gerekmektedir. Bunun yanında kış dinlenmesinden çıkışta süren obur dallar azda olsa meyve vermektedir.


    Gözler


    Gözler çoğunlukla bir yaşlı sürgünler üzerinde bulunan yaprak koltuklarının üzerinden meydana gelmektedir. Bunun yanında nadir olmakla birlikte, 2 ve 3 yaşlı dallar üzerinde de oluşabilmektedir. İlkbaharda süren genç sürgünlerin, dip kısmında çiçek salkımları meydana geliyorsa bu gözlere verimli göz denir. Verimsiz gözlerde ise sadece sürgün ve yaprak taslakları bulunur. İlkbaharda gözler normal olarak çubukların uç boğumlarından itibaren uyanmaya başlar. En erken uyanan bu uç gözler, çoğunlukla en verimli olan gözlerdir. Sürgün üzerinde bulunan gözlerin tamamı uyanmaz. Özellikle sürgünlerin alt ve dip kısmındaki gözler ile, gelişmesini tamamlayamamış yassı gözlerde uyanma az olmaktadır. Gözler soğuklama ihtiyacını (bitkinin aktif olmadığı yani yapraklarını döktüğü dönem ile, bitkiye su yürüme zamanı arasında kalan süre, kış dinlenmesi) karşıladıktan sonra uyanır ve sürmeye başlar. Soğuklanma isteği, kültürü yapılan çeşitlere göre değişmekle birlikte +7 oC’nin altında, 400 ile 1000 saattir. Soğuklanma ihtiyacının karşılanmayan gözlerin uyanması daha az olmakta ve verimde de düşüşlere neden olmaktadır.


    Yaprak Şekli

    Yapraklar sürgün üzerinde bulunan gözlerin alt kısımlarından meydana gelmektedir. Yapraklar, oval veya kalp şeklinde olup, üst yüzeyleri koyu, alt yüzeyleri ise açık yeşil ve ince tüylerle kaplıdır. Yaprak kenarları dişlidir. Görünümü çok güzel olan yapraklar, oldukça büyüktür. Kivi yaprakları kâğıt yapımında da kullanılabilmektedir. Yapraklar, oldukça büyüktür. Kivi yaprakları kâğıt yapımında da kullanılabilmektedir.


    Tozlaşma ve Döllenme Biyolojisi

    Bitki esas itibarı ile iki evciklidir. Yani erkek ve dişi çiçekler farklı bitkilerde bulunmaktadır. Bu nedenle döllenme için çapraz tozlaşma sağlanmalıdır.


    Bahçe tesis edilirken, bahçede 1,8 oranında erkek bitkinin bulunması gerekir. Yani, 8 dişi bitkiye karşı, 1 erkek bitki dikilir. Etkili bir tozlaşma için erkek bitkilerle dişi bitkiler aynı anda çiçek açmalıdır. Bunu sağlamak amacıyla, bahçe tesis ederken erkek çeşitlerden Matua ve Tomuri’ye birlikte yer verilmelidir.


    Rüzgârla tozlaşmada meyve tutumu çok az olduğu için tozlaşma zamanında bahçede arı kovanının bulundurulmalıdır. Ticari yetiştiricilikte tozlaşma arılarla olur


    Döllenen çiçeklerde dişicik tepesi kahverengileşir ve solar döllenmeyenlerde ise renk beyaz kalır ve dişi organın görünümü değişmez.


    Kaliforniya da çiçeklere elle tozlama yöntemi uygulanır. Bu yöntemde; çiçekler, erkek tomurcukların anterleri ortaya çıkmadan önceki devrede toplanır ve oda sıcaklığında yarılıp açılmaya terk edilir. Temiz polenler fırça ile dişi polenlere sürülür ve tozlaşma yapılır.


    Tozlaşmadan Sonra Dişi Çiçeklerde Döllenme Oluşumu ve Meyve Teşekkülü :


    1.Dönem: Tozlaşmadan 9. haftaya kadar olan süredir. Meyve tohumları maksimum büyüklüğe ulaşır. Çok hızlı büyüme vardır (Haziran + Temmuz) .


    2.Dönem: 9–12 haftalar arasıdır. Büyüme yavaşlar, tohumlar renklenir. Siyaha yakın lacivert renk alır (Ağustos) .


    3.Dönem: 12–17 haftalar arasıdır. Meyve büyümesi yeniden hızlanır. Tohumlar koyu esmer renk alır (Eylül) .


    4.Dönem: 17–21 haftalar arasıdır. Meyve irileşmesi azalır. Tohumlar tamamen siyah renk alır. Bu safhada meyvede şeker asimilasyonu başlar (Ekim).


    5.Dönem: 21–23 haftalar arasıdır. Meyveler artık gerçek büyüklüklerine ulaşmıştır. Bu dönemde çekirdekler meyve etinden ayrılır (Kasım).

    Kivi Bitkisinin İklim ve Toprak İstekleri

    İklim İstekleri

    Kivi genelde, kışları ılıman yazları sıcak ve nemli bir iklime ihtiyaç duymaktadır. İlkbahar ve sonbahar donlarından fazla etkilendiği için, ilkbaharda gözlerin sürmesi ile yaprak dökümü arasındaki periyotta (230 – 260 gün) don görülmeyen yerlerde yetiştirilmesi uygundur. Özellikle gözlerin sürmesi ve yapraklanmadan sonra meydana gelen don olayları bitkiye büyük zarar vermektedir. Meyveler, –2 oC’de zarar gördükleri için hasat döneminde ısının –2 oC ‘ye düşmesi arzu edilmez.


    Yıllık sürgünler aşırı rüzgârlardan olumsuz şekilde etkilendikleri için bahçeler tesis edilirken rüzgâra karşı gerekli önlemlerin (rüzgâr kıran) alınması gerekir. Aksi takdirde yeni sürgünlerin dallara bağlantısı kuvvetli olmadığından kolayca kırılır ve bu durumda verimi olumsuz yönde etkiler.


    Kivi, suyu sevmekle beraber vejetasyon dönemi içinde düzenli olarak 800 – 1400 mm arasında yağış alan bölgelerde rahatlıkla yetiştirilebilmektedir. Bu durum göz önüne alındığında, ülkemizde bu yağış düzenine uyan tek bölge Doğu Karadeniz bölgesi olup, diğer yörelerde sulama yapılmadan yetiştirilmesi mümkün değildir. Hatta bu bölgede bile, havaların kurak gittiği zamanlarda sulama yapılmadığı takdirde bitki gelişmesi duraklamakta, meyve verimi ve kalitesinde önemli azalmalar olmaktadır.


    Toprak İstekleri

    Kivi bitkisi toprak isteği bakımından seçicidir. Kökler olumsuz toprak şarlarından etkilenmektedir. Özelikle saçak köklerin çokluğu ve hassas oluşu, kivinin toprak isteğinin önemini göstermektedir. Bu bakımından; ağır olmayan, derin, süzek ve geçirgen gevşek yapılı, organik maddece zengin, nötr veya orta asit karakterli, Ph 5–7 arasında olan topraklar, kivi için uygun topraklardır. Ağır, su tutan, drenajı iyi olmayan ve taban suyu yüksek olan topraklar ise uygun değildir.


    Üretim Tekniği

    Kivi, çoğaltılması kolay olan meyve türlerinden biridir. Tohumla çoğaltılabildiği gibi aşı, çelik ve doku kültürü yöntemleri ile çoğaltılabilir.

    Tohumla Üretim

    Tohumla üretim, anaç üretiminde ve ıslah çalışmalarında kullanılmaktadır. Bir kivi meyvesinde ortalama 1000 adet tohum bulunmaktadır. Tohumları çok küçüktür. 1000 dane ağırlığı ortalama 1 gr’dır. Tohumlar, olgun ve sağlıklı meyvelerden elde edilir. Bunun için meyve kabukları soyulduktan sonra blender yardımıyla meyveler parçalanarak pulp haline getirilir. Pulp ince gözlü elekten süzdürülerek elde edilir. Tohumlar serin bir yerde kurutulduktan sonra en az 15–20 gün, +3-4 oC bekletildikten sonra ekim yapılır.


    Aşı İle Üretim

    Aşıyla üretimde, tohumdan üretilen çöğürler anaç olarak kullanılmaktadır. Aşı ile çoğaltma sayesinde, nitelikleri iyi olan ve kök yapısı iyi gelişmiş, kaliteli fidanlar elde edilir. Kivilerde kök yapısının kuvvetli olması özel bir önem taşır. Çünkü kivilerdeki yaprak alanı diğer meyve türlerine göre daha büyüktür ve buna bağlı olarak da bitkinin su ihtiyacı fazla olmaktadır. Bu nedenle bitkinin su dengesini koruyabilmesi için köklerin iyi gelişmesi gerekmektedir.


    Kivi bitkisinde, göz ve kalem aşıları başarı ile uygulanabilen aşılardır. Göz aşıları uygulandıkları zamana göre; sürgün ve durgun göz aşıları olarak isimlendirilirler.


    Sürgün göz aşılarında kullanılacak aşı kalemleri, 1 yıllık odunlaşmış sürgünlerden, bitkiye su yürümeden ve sürgünlerde uyanma olmadan önce alınarak, uygun ortamda saklanmalıdır. Kalemler, nemli samanlı kâğıda sarıldıktan sonra, hava almayacak şekilde plastik torbalara konularak, soğuk hava deposunda, buzdolabının sebzelik kısmında veya serin bir yerde toprağa gömmek suretiyle muhafaza edilebilir.


    Göz aşılarından; T, ters T ve yongalı göz aşıları, kalem aşılarından ise; yarma, kakma, dilcikli, dilciksiz ve kabuk aşıları yapılabilmektedir. Sürgün göz aşılarından; yongalı göz aşısının uygulanmasına Nisan ayında, T aşısının uygulanmasına Mayıs ayında başlanabilir. Durgun göz aşıları ise, Temmuz sonu Ağustos başında yapılmalıdır. Durgun aşılarda aşı kalemleri direk bahçeden, bir yıllık sürgünlerden alınmalıdır.


    Göz aşılarının yapılacağı en uygun vakit sabah erkenden ve öğle saat 15’den sonra yapılandır. Fazla sıcak ve yağmur altında aşı yapılmaz. Göz aşısına başlamadan birkaç gün önce üzerlerine aşı yapılacak ortamdaki fidanlar yabancı otlardan temizlenir daha sonra aşı fidanlarının gövdesinden çıkan sürgünler temizlenir, tek bir gövde haline getirilir ve gövdenin dik durması için destek sistemine alınır. Fazla uzamış olan aşılanacak fidanların tepe sürgünleri alınır. Bundan sonra toprak yüzünden 7–10 cm yukardan aşı çakısının ucuyla ve odun kısmı zedelenmeden anacın kabuğu T şeklinde kesilir T’nin ilk olarak üst ve bundan sonrada orta çizgisi kesilmelidir. Kesik kısmın iki kenarındaki kabuk, aşı çakısının tırnağı ile yerinden kaldırılır. Böylece anaç hazırlanmış olur. Bundan sonra aşı kaleminden uygun bir şekilde aşı gözü hafif odunlu olarak çıkarılır, bu şekilde çıkarılmış olan göz, yine bıçaktaki tırnağın yardımı ile anacın kesilen kısmına yukardan aşağı doğru sürülerek yerleştirilir ve aşı bağı ile sarılır. Aşı bağı ile bağlamaya yukarı taraftan başlanmalı ve göz serbest bırakıldıktan sonra alt tarafa geçilerek bu kısmı da iyice sarıldıktan sonra düğüm atılmalıdır.


    Göz aşıların tutup tutmadığı 15–20 gün sonra belli olur. Tutan aşılarda takılan gözün altındaki yaprak sapı kendiliğinden düşer ve gözün takıldığı kısımda hafif bir kabarıklık hâsıl olur. Eğer yaprak sapı kurumuş kalmış gözün çevresin de buruşmuş ve kararmış ise aşı tutmamıştır. Bu takdirde aşı evvelki yerin altından ve üstünden yenilenir.

    Kalem Aşıları

    Kalem aşıları, odunlaşmış aşı kaleminin, anaç olarak kullanılacak bitkiyle, uygun zamanda ve uygun şekilde birleştirilmesidir. Aşı kalemleri, bitki yapraklarını döktükten ve ilk soğuklar geçtikten sonra alınır. Aşı kalemleri alınacak bitkiler hastalıksız, iyi gelişen ve iyi ürün veren bitkiler olmalıdır. Alınan aşı kalemleri 0 – 4 oC’de aşı zamanına kadar muhafaza edilir.


    Kalem aşıları ilkbaharda, bitkiye su yürümeden önce yapılır. Aşılama için en uygun zaman, yöreye göre değişmekle birlikte Şubat ayından Mart ayının ilk haftasına kadar olan dönemdir. Çünkü bu aylarda henüz bitkide ağlama (öz su akışı) başlamamıştır. Bu yöntemle aşılamada başarı oranı % 95’ in üzerindedir. Bitkiye su yürüdükten sonra yapılacak aşılarda başarı oranı düşer. Anaçtan gelen öz su kalemle anaç dokuları arasına girerek, kalemle anaç bitkinin sıkı şekilde temas etmelerini önler. Bunun için özsu akışının durması beklenir ve durduktan sonra aşılama yapılır.


    Kivilerin çoğaltılmasında en yaygın olarak kullanılan kalem aşı yöntemleri;


    Yarma aşı, kakma aşı ve dilcikli aşıdır.


    Yarma Aşı: Aşılanacak materyalin çapı aşı kaleminden fazla olduğu zaman uygulanır. Yarma aşıda, üzerinde iki göz bulunan ve uzunluğu 10–15 cm olan kalemler kullanılır. Kalemlerin anaçla aynı kalınlıkta olması tercih edilir. Aşılanacak anacın gövdesi yerden 30–50 cm yüksekten testere ile yatay olarak kesilir. Önce anaç ortadan bir kesici yardımı ile yarılır. Kalem bu yarılan yere kabuk kısımları karşılıklı olarak temas edecek şekilde yerleştirilir ve yara yüzeyinin kurumasını önlemek için bu kısımlara macun sürülür. Daha sonra aşı bağı ile yağmur suyu ve böcek girecek yer bırakılmayacak şekilde, sıkıca bağlanarak anacın kalemi sıkması sağlanır.


    Kakma Aşı: Yarma aşıda olduğu gibi aşılanacak materyalin çapı aşı kaleminden fazla olduğu zaman uygulanır. Bunun için anaç olacak ağaç, dipten 15–20 cm yukardan az eğimli olarak testere ile kesilir. Tepede, V harfine benzer 2 – 2.5 cm uzunlukta, dış üst genişliği 4–5 mm olan inçe bir oyuk açılır. Kalemde bu oyuğa uyacak şekilde hazırlanır ve kalem bu oyuğa, anaçla kalemin kabukları tam olarak çakışacak şekilde yerleştirilir. Daha sonra aşı bağı ile bağlanır. Kesik yerlere ve bağların üzerine aşı macunu sürülür.


    Dilcikli Aşı: Yaklaşık eşit kalınlıktaki anaç ve kalemin aşılanmasında uygulanan bir kalem aşısı yöntemidir. Anaç ve kalem 45o eğimle kesilir. Her ikisinin uç kısmından aşı bıçağı ile 1–1,5 cm derinliğinde bir kesik açılır, sonra diller iç içe gelecek şekilde kalem anaca yerleştirilir. Anaçla kalemin kabukları birbirine çakışacak şekilde yanaştırılır ve aşı bağı ile bağlanır.

    Devamı Aşağıdadır.

    Önemli Not: Kaynak Belirlenememiştir. Kaynak sahibinin sahipliğini belirtmesi veya yayından çıkarılması talebi tarafımızca kesinlikle dikkate alınacaktır. Faydalı bir yazı olduğu için toplum menfaati adına yayınlanma ihtiyacı duyulmuştur.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Devamı

    Çelikle Üretim

    Kivi aşıyla çoğaltıldığı gibi çelikle de çoğaltılabilir. Çelikler alınma zamanına göre; yeşil çelik, yarı odunsu çelik ve odun çeliği adlarını alırlar.


    Yeşil Çelikler: Yeşil çelikler yaz başlangıcında, Mayıs ve Haziran aylarında alınırlar. Çeliklerin, kalınlığı 4–10 mm, boyları 10–20 cm ve 2–3 boğumlu olmalıdır. Çeliğin üst kısmı, gözün 1,5–2 cm yukarısından, alt kısmı gözün hemen altından, çapraz olarak ( 45o ) kesilir. En üst yaprağın haricinde bütün yapraklar çıkarılır, bu yaprak yarım kesilir. Yeşil çeliklerde su kaybını önlemek için mistleme (yaprakları nemlendirme) zorunludur. Ayrıca taze ve duyarlı oluşları nedeni ile özellikle mantari hastalıklara ve olumsuz şartlara dayanıksızdır.


    Yarı Odunsu Çelikler: Yarı odunsu çelikler, aynı yıl süren, tam olarak odunlaşmamış sürgünlerden, Temmuz - Ağustos aylarında alınır. Uzunlukları 15–25 cm, kalınlıkları 7–12 mm 2–3 göz olmalıdır. Alınan çelikler hemen, en üst gözün üstünden 1,5 cm üzerinden ve alt gözün hemen altından 45o çapraz gelecek şekilde kesilir ve üst yaprağının yarısı bırakılır, diğerleri dipten çıkartılır. Yeşil çeliklerde olduğu gibi, su kaybını önlemek için mistleme (yaprakları nemlendirme ) zorunludur.


    Odun Çelikleri: Bir yılık iyi odunlaşmış hastalıksız, düzgün sürgünlerden alınır. Çelikler bitkinin yaprağını döktükten sonrası ile şubatın ilk haftalarına kadar olan sürede içerisinde alır. Boyları 10–25 cm arasında en az 2 gözlü, kalınlıkları 7 – 12 mm civarındadır.


    Bahçe Tesisi

    Çok yıllık bitkilerde başlangıçta yapılacak hatanın giderilmesi zaman ve emek alır. Bu yüzden başlangıçta her şeyi ayrıntılı olarak düşünmek ve hazırlıkları ona göre yapmak gerekir.


    Bu hazırlıklar içinde; Yer seçimi, toprak yapısı, fidan seçimi, dikim aralık ve mesafeleri, tozlayıcı bitki oranı, dikim planı, destek sistemi unsurları, rüzgâr Kıran tesisi, sulama suyu ve tesisi yer almaktadır.


    Yer Seçimi


    Yer seçiminde öncelikle, kivi fidanlarının dikimi yapılacak olan toprağın kivi bitkisi için uygun özellikte olmasına büyük önem verilmelidir. Aksi takdirde iyi bir sonuç almak mümkün değildir. Çünkü bitkinin kök yapısı olumsuz şartlara karşı aşırı duyarlılık göstermekte ve bitki gelişmesi sekteye uğramaktadır. Fidanların dikileceği yer, arazi yapısı uygunsa, güney yönlü ve sıraların yönü, kuzey güney istikametinde olmalı ve dikim yapılan yerin taban su seviyesi yüksek olmamalıdır.


    Dikim planı


    Kivi bitkisi iki evciklidir (erkek ve dişi çiçekler ayrı bitkilerdedir). Erkek bitkiler tozlayıcı durumda olup, bahçe tesisinde 7 veya 8 dişi için 1 erkek dikilmelidir. Tozlanma olayında rüzgâr çok fazla bir role sahip değildir, büyük oranda tozlaşma arılarla olmaktadır. Kivi meyvelerinin çiçekleri nektar üretmezler ancak, arılar için polen kaynağıdır. Güneşli havalarda arıların çalışması daha yoğundur. Arı kovanlarının kivi bahçesine konulacağı en uygun zaman dişi çiçeklerin % 10’unun açtığı zamandır. Dönüme iki arı kovanı yerleştirmek iyi bir döllenme, meyve kalitesi ve verimi için zorunludur.




    Dikim planında erkek bitkilerin yeri tespit edilirken, dişi bitkileri en iyi şekilde tozlayabilecek yerlere konulmasına dikkat edilmelidir. Erkek bitkilerden Matua ve Tomuri’ye birlikte eşit sayıda yer verilmelidir. (Yukarıdaki dikim planında olduğu gibi)

    Fidan Seçimi

    İyi gelişme göstermeleri ve erken verime yatmaları için 2 yaşlı sağlıklı fidanlar dikilmelidir.

    Fidan Dikim

    Fidan dikimi ilkbahar ve sonbaharda yapılmalıdır. Eğer fidanlar tüp içerisinde köklendirilmişler ise, özellikle dikimden sonra sulaması takip edilerek, yaz aylarında da dikim yapılabilir. Kivi fidanlarının dikileceği fidan çukurları en az 45–50 cm derinliğinde ve çapında olmalıdır. Açılan kuyulardan çıkan topraklara hayvan gübresi karıştırılarak tekrar fidan çukurlarına konulmalıdır. Fidan dikimi yapılırken, aşı yeri veya sürgün yerinin toprak altında kalmamasına dikkat edilmelidir. Tüplü (torbalı) fidanlar tüpten ayrılarak dikilmeli ve can suyu verilmelidir.

    Dikilen fidanların sağlıklı gelişebilmesi için yağışsız havalarda 3–4 günde bir sulanmalıdır. Sürgünün dik büyümesi ve düzgün bir gelişme gösterebilmesi amacıyla 3–4 cm çapında, 2,0 m uzunluğunda destek (herek) verilmelidir.

    Budama Çeşitleri


    Kivi bitkisi kuvvetli büyüme ve gelişme göstermesi nedeni ile düzenli budamaya ihtiyaç gösterir. Budama üç şekilde uygulanır: Şekil budaması, kış budaması, yaz budaması


    a) Şekil budaması: Bu budama şekli yeni dikilmiş ve aşılanmış genç bitkilerde düzgün ve dik büyüyen bir gövde oluşturulması ile, taçlandırmanın şekillendirilmesidir. Dikimi yapılan fidanın birinci yıl; sarılmadan sadece düzgün, dik bir gövde oluşturması sağlanır. Yılsonunda gövde yüksekliği istenilen taçlandırma seviyesine (1.80–2 m) ulaşmışsa, sürgünün tepesi kesilerek, kesim yerinin hemen altındaki gözlerden sürecek olan kollardan iki tanesi, sağa ve sola büyütülmek üzere bırakılır ve taçlandırma yapılır. İkinci yıl; kolları oluşturacak sürgünler iyi bir şekilde takip edilerek, yılsonunda 1,5–2 m uzunluğa ulaşınca kesilir. Bu zaman aralığında gövdeden çıkan sürgünler koparılır. Daha sonraki yıllarda, oluşan bu yan kollardan ürün çubukları dengeli bir şekilde bırakılır.


    b) Kış budaması (Ürün budaması): Kış budaması her yıl düzenli olarak bitki yaşına ve fizyolojisine uyacak şekilde yapılmalıdır. Aksi takdirde bir sonraki yıl düzgün ve verimli sürgün bulmak zorlaşacaktır. Kış budaması, bitkinin aktif olmayan dönemi olarak adlandırılan uyku döneminde yapılmalıdır. Bu dönem dışında yapılacak budamalardan bitki olumsuz yönde etkilenir. Özellikle, su yürüme zamanına yakın dönemlerde yapılan budamalarda, budama yarası geç kapandığından öz su akışı fazla olmakta, bitki güç kaybetmekte ve çeşitli hastalık ve zararlılara karşı dayanıksız hale gelmektedir. Kış budamasındaki amaç; bitki üzerinde yeterli sayı ve uygun nitelikteki meyve çubuklarını dengeli olarak (bitki fizyolojik dengesini bozmayacak şekilde) dağıtarak, bu ürün çubuklarından sürecek olan sürgün ve yapraklara rahat bir gelişme ortamı sağlamaktır. Bunun yanında verimden düşmüş olan kütükler (2–3 yıllık dal) uygun şekilde yenilenmelidir Kış budaması, meyve çubuklarını, sürgünün dip kısmındaki gözlerin belirginleştiği gözden itibaren, en az 1 m (10 göz), genel olarak 1,5 m, (15 göz) üzerinden, sürgününün inceldiği noktadan kesmektir.

    c) Yaz budaması: Genel bir kaide olarak yaz budamasındaki amaç; kivi bitkisinde, kökler, yapraklar ve meyve arasında fizyolojik dengeyi oluşturmaktır. Yaz budaması bu dengenin sağlanması için yapılmalıdır. Bu amaçla öncelikle, aşırı gelişme gösteren obur ve sık sürgünler, sürgün uçlarındaki sarılmalar ortadan kaldırılarak bitkinin iyi bir şekilde havalanması, güneşlenmesi ve gelişmesi sağlanmalıdır. Daha sonraki aşamalarda üçlü çiçek tomurcukları ve standart dışı (yapışık, ikiz, üçüz, yamuk) meyveler seyreltilmelidir. Bunun yanında meyve bağlayan sürgünlerde ise son meyveden sonra 5 ve 6. gözde itibaren kesilmelidir. Meyveli sürgünlerde bitkinin taşıyabileceği (4–5 meyve) meyve bırakılmalıdır.


    Sulama

    Kivi suya fazla ihtiyaç gösteren bir bitki türüdür. Kivinin toprak altı organları, hacim ve ağırlık olarak toprak üstü organlarına göre zayıftır. Bitkinin yaprak alanının geniş olması, özellikle yazın güneşli ve sıcak havalarda transpirasyon (yapraklardan suyun buharlaşması) oranını arttırmaktadır. Bu sebeple yapraklardan kaybedilen su karşılanmaz ise yapraklardaki basınç (turgor basıncı) azalacağından, yaprak dik duramaz ve kendini bırakır. Sonuçta yaprakların fotosentez faaliyeti azalır, yapraklar kıvrılır sertleşir ve kenarlarda kurumalar başlar. Özellikle genç bitkiler kuraklığa daha dayanıksızdır. Kurak ortamlarda, meyveler küçük kalır, sürgünler yeterli uzunluğa ulaşmaz, bitkinin normal gelişimi sekteye uğrar, odunlaşma erken başlar. Bu nedenle kivi bahçesi tesis edilirken sulama sistemi de kurulmalıdır. En uygun sulama sistemi, 1–3 yaş arasında damlama, 4 yaştan itibaren yağmurlama sistemidir. Sulama sabah ve akşam saatlerinde yapılmalıdır.


    10- Gübreleme


    Kivi bitkisinin kökleri toprak yapısı ve derinliği uygun olduğu takdirde, yanlara ve derinlere dağılır. Bol saçak kök yaptığı içinde toprağı sömürme gücü fazladır. Genel bir kaide olarak bir bitkinin gübre ihtiyacı tespit edilirken yaprak ve toprak analizine bakılır. Kivi bitkisine verilecek gübre miktarı, yapılan araştırma sonuçlarına göre tespit edilmelidir. Gübrelemede esas; bitkinin topraktan aldığı bütün elementleri, en az topraktan alınan miktar kadar ve alınabilir formda olmak üzere toprağa geri vermektir. Kivi bitkisi hızlı Vegetatif ve generatif gelişmeye bağlı olarak besin maddelerine her yıl artan miktarlarda ihtiyaç gösterir. Verilecek olan gübre miktarı ve zamanı önemlidir. Organik gübreler (hayvan gübresi, yeşil gübre) şubat–mart döneminde verilmelidir. Verim çağında olan kivi bitkisi için, ortalama 15–20 kg, yanmış sığır gübresi veya 10 kg tavuk gübresi yeterlidir. Kimyasal (Suni) gübreler verilirken, bitkinin yaşı dikkate alınmalı. Azotlu gübreler suda çabuk hidroliz olmaları ve yıkanmaya duyarlı oluşları nedeni ile özellikle, Doğu Karadeniz Bölgesi gibi yağışlı bir iklime sahip olan bölgelerde azotlu gübrelerin hepsi bir defada verilmemeli, bölünerek verilmelidir. Fosforlu ve potaslı gübreler suda zor erimeleri ve tutulmaları nedeni ile Kasım-Aralık ayında ve bir defada verilmelidir.


    Genç Fidelerin Gübrelenmesi


    Dikimden sonra ilk üç yıl genç fidanlara, uygulanacak olan gübre miktarı üçe bölünmek suretiyle, 1/3’ü Mart, 1/3’ü Mayıs ve1/3’ü Haziran ayında verilmelidir.


    Fidan Başına Uygulanacak Gübre Miktarı


    Birinci Yıl: 14 gr Saf Azot karşılığı 30 gr üre İkinci yıl: 55 gr Saf Azot karşılığı 120 gr üre Üçüncü yıl: 110 gr Saf Azot karşılığı 250 -350 gr üre


    Verim Çağındaki Bitkinin Gübrelenmesi:


    Tam verim çağında olan bir kivi bitkisi için 500 gr saf azot karşılığı, azotlu gübrelerden; üre için 1kğ, amonyum nitrat için 1,5 kg olmak üzere üçe bölünerek, 1/3’ü Mart, 1/3’ü Mayıs ve 1/3’ü Haziran ayında verilmelidir. Fosforlu ve potasyumlu gübreler bir defada ve sonbaharda verilmek üzere, 200 gr P2 O5 ve 300 gr K2O verilmelidir. Gerek organik gübreler, gerekse kimyasal gübreler, bitkinin taç iz düşümüne göre, en az 1m2’lik alana serilerek verilmelidir.

    Verim

    Doğal olarak bitkinin verimi; iklim, bakım (budama, sulama, gübreleme, çapalama) ve tozlaşma (döllenme) ile yakından alakalıdır. Bu faktörlerden iklim, verimi doğrudan etkileyen en önlemli faktördür. Özellikle kış (dinlenme) döneminde gözlerin soğuklanma ihtiyacı yetersiz kalınca, verimli gözlerin uyanması azalmakta ve meyve verimi düşmektedir. Verimde etkili olan diğer faktörler meyve kalitesi için gereklidir. Kivi bitkisi dikimden üç yıl sonra çiçeklenmeye başlar ve meyve verir. Yaş ilerledikçe verim artışı devam eder. Bitki tam verime 8 yaşında ulaşır. Tekniğine uygun bakıldığında ekonomik verim ömrü 20 – 25 yıldır.

    Yukarıda belirtilen meyve miktarında; bir çubukta asgari 10 göz olduğu, bu gözlerden %50’sinin uyanıp sürdüğü, her süren gözden oluşan ürün çubuklarının ise ortalama 4 adet meyve vereceği ve bu meyvelerin ortalama ağırlığının 100 gr olduğu kabul edilmiştir.

    Hasat

    Hasat, her meyveye özgü olgunluk kriterlerinin, bazı organ ve aygıtlar yardımı ile tam ve doğru olarak belirlenmesi sonucu elde edilen değerlerin uygulanmaya konulması eylemidir.


    Kivide hasat zamanının doğru belirlenmesi gerekir. Zamanından önce hasat edilen meyvenin kendine has özelliklerini (koku, tad, hoş koku) göstermemesi sonucunda meyve kalitesi önemli ölçüde değerini kaybetmektedir.


    Kivide hasat zamanının belirlenmesinde kesin bir ölçü olmamakla birlikte, tam çiçeklenme döneminden 165–170 gün sonra meyve hasat olgunluğuna gelmektedir. Ancak gerçek anlamda kivide en uygun hasat zamanı meyve içerisindeki suda çözünen kuru madde miktarı ölçülerek belirlenir. Meyve içinde suda eriyebilen kuru madde oranı refraktometre ile ölçülür. Refraktometre adı verilen optik aletin prizma yüzeyine bir-iki damla meyve suyu konur ve kapak kapatılarak % de olarak okunur. Suda çözünen kuru madde oranı % 7–9 arasında olduğu zaman meyveler hasat edilir.


    Hasat olgunluğuna gelen meyvenin depolanması veya taze tüketilmesi durumuna göre hasat zamanı değişebilmektedir. Hasat zamanı depo dayanıklılığını etkileyen en önemli faktördür, çünkü hasat geciktikçe meyvenin dayanma gücü azalır ve buna bağlı olarak depolanma süresi kısalır.


    Hasat edilen kivi meyvesi uzun süreli depolanacaksa, suda çözünen kuru madde oranı %6,2–8, meyve eti sertliği 7–10 kgf. Olduğunda hasat edilir. Depolanmayıp, taze tüketime sunulacaksa bu değerler daha esnek olabilir. Meyveler, depolama, işleme ve nakletme süresince yumuşarlar. Meyve yumuşama oranı, meyve toplama mevsiminin uzunluğu ve depolama süresi ile yakından ilgilidir.


    Kivi, meyvesini dökmeyen bir bitkidir. Sonbahar erken donları olmayan yörelerde hasat zamanı 2–2,5 ay geciktirilirse meyve dalında olgunluğa gelmektedir. Meyvenin yeme olgunluğundaki, suda çözünen kuru madde oranı % 14–15, meyve eti sertliği 0,5–0,8 kgf. dir Meyve hasat edilirken meyve sapı dalında kalmalıdır. Meyveler önlük çanta içinde toplanır, bunlar dolduğu zaman sandıklara dikkatlice boşaltılır. Meyveler toplandığı sandıklarda bahçeden nakledilir ve depolanır. Optimum depolama ömrünü korumak için meyve, hasattan sonra 24 saat, en geç 48 saat içinde ön soğutmaya alınmalıdır.


    Önemli Not: Kaynak Belirlenememiştir. Kaynak sahibinin sahipliğini belirtmesi veya yayından çıkarılması talebi tarafımızca kesinlikle dikkate alınacaktır. Faydalı bir yazı olduğu için toplum menfaati adına yayınlanma ihtiyacı duyulmuştur.

    Comment

    Working...
    X