. Cumhurriyetin kuruluşu ile birlikte Yalova Millet Bahçesine eleman takviyesi yapılarak mevcut bahçeler budanır,sulamr ve gübrelenerek gerekli işler yapılır. Bu arada İtalya dan 6000 adet zeytin fidanı ithal edilerek ilk koleksiyon bahçesi kurulur.Hatta yine İtalya dan Petrini adın da bir teknik elemanda getirilir. Bu ekip hem millet bahçesinde ki ağaçların ihyasını sağlamış hem de Yalova ,Gemlik ve İznik de zeytinci köylerde kurslar açarak çiftçilere bilgiler aktarmaktadır. Tabi ki bu çalışmaları Atatürk bizzat takip etmekte ve gençleri teşvik etmektedir.
Bunun üzerine çıkartılan "Tarımda Tedrisatı Islah Kanunu" kapsamında yurt dışına gönderilecek ziraatçılar listesinde en büyük pay zeytincilere ayrılır. 1931 yılında yapılan imtihanla Nizamettin TURGAY,Ferruh BARLAS, Kadri AKÇAL ve Adil AYTUNA 3 yıl müddetle İtalya ya gönderilir. Dönüşlerin de direk Tarım Bakanlığına bağlı olarak kurulan 4 adet " Mıntıka Zeytincilik Mütehassıslığı "na atanırlar. Devamında her İle bir Mütehassıslık ve her ilçeye genç ziraatçılar den oluşan "Zeytin Bakım Fen Memuru" kurulur. Bu teşkilatlar hemen eğitime başlayarak 15 gün süreli kurslar açarak köylüleri eğitirler. Kurlarda başarılı olanlara usta bir kez daha kurs görmesi gerekenlere çırak ehliyetnamesi verilmiştir. Bu şekilde binlerce kişi eğitimden geçirilmiş hatta ileriki yıllarda mesleki ehliyetinin devam edip etmediğini tespit amacıyla tekrar imtihana tabii tutulmuştur.
Zeytinciliğe artan talep nedeniyle 1937 yılında bugünkü İzmir/Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsünün yerinde Zeytincilik İstasyonu kurulmuştur. Bu arada o yıllarda yabani delicelik miktarının kültüre alınmış zeytinliklerden fazla olduğunu gören teşkilat kanun tasarısı hazırlamış ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir ürün için 26.01.1939 tarihinde 3573 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun" TBMM de kabul edilmiştir. Söz konusu kanuna göre ruhsatı olmayanlara budama yaptırmaya yasaklar getirilmiş, elle toplanabilecek yerlerde sırıkla hasadı, zeytinlik içinde hayvan sokmayı yasaklanmış, hatta zeytinyağı elde edilmesinde dikkat edilecek hususları bile belirtmiştir.Bakım İşlerini yapmayanlar hakkında gerekli cezai yaptırımlar konmuştur.
Zeytin Bakım Fen Memurları ilk yıllarında budamaya alışmamış köylünün bahçesine jandarma korumasında girerken sonuçları görüldükten sonra paylaşılamayacak ve köylü arasında önce benim bahçeme girsin kavgaları olacaktır. Maalesef 1950 yılında bu teşkilatlar kaldırılmıştır.Teşkilatm kaldırılmasından sonra görevi bugünkü Tarım İl Müdürlüklerinin karşılığı olan Teknik Ziraat Müdürlükleri devralmışlardır. Yapılan projelerle Edremit Körfezinden ve Gemlik Bölgesinden aşı kalemleri alınmış iki ucu mumlanarak nemli talaşlı sandıklarla Ege ve Akdeniz Bölgelerindeki delicelerin aşılanması için gönderilmiştir. Deliceler aşılanmış ve yerinde dekarda en az 15 adet bırakılarak diğerleri sökülerek başka yerlerde yeni plantasyonlar kurulmuştur. Bu yapılan çalışmalar sonucunda 1934 yıllarında 26 milyon olan ağaç sayımızın 1960 yılında 54.845.000 adete ulaştığını görüyoruz.
1950-1960 yıllar arasını teşkilatsız dönem olarak nitelendiriyoruz. Bu dönemde Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsünün liderliğinde bir takım çalışmalar yapılmaya çalışılmış ancak söz konusu kurumun illerde ve ilçelerde teşkilatı olmadığından teşkilatlı dönem gibi işbirliğine gidilememiştir.
1959 yılında modern tekniklerde fidan üretmek ve bölgesel araştırma ihtiyaçlarını
karşılamak üzere Edremit Zeytincilik Araştırma İstasyonu kurulmuş olup halen
Zeytincilik Üretme İstasyonu olarak faaliyet göstermektedir.
1960 lı yıllardan itibaren Kalkınma Planlı Dönemde "Zeytincilik Seferberliği"
başlamış köylüye yabani fidanların dağıtımı bedelsiz olarak yapılmıştır. 1964 yılında
1.831.275 adet delicenin proje kapsamında dağıtıldığını görüyoruz ki bu o yıllar için
müthiş azim ve çalışma gerektiren bir olay olduğunu kabul etmek gerekir.
1969 yılına geldiğimizde ağaç sayımız 75.574.000 adet olmuştur.Buda son 10 yıl
içersinde yaklaşık olarak % 32 artış demektir.Planlı dönemde ilk defa zeytinyağı
üretimimiz 100.000 tonu geçmiştir. Ve üretimimiz tüketimimizi aştığından ilk ihracatımız
1961 /62 yıllarında yapılmıştır.Bu yıllarda zeytin dağlardan ovalara inmeye başlamıştır Bu
gelişmeler Ayvalık da basılan Zeytin Dergisinde "Zeytincilik seferberliğinde dikilen her
yabani zeytin(delice) 25 Türk neslinin karnını doyuracak" şeklinde geleceğe atıflarda
bulunacaktır.
1970 li yıllardan itibaren zeytinciliğe yatırmışız dönem başlamış 1980 yılma
geldiğimizde ağaç sayımız sadece 81.250 .000 adede ulaşabilmiştir. Artık gerek Atatürk
ün yaktığı ateşle başlayan teşkilatlı dönemde ve gerekse kalkınma planlı dönemlerindeki
teşvikler cabalar yoktur artık.
1980 li 1990 lı yıllar zeytincilik için programsız ve yatırmışız yıllardır. 1997 yılma geldiğimizde ağaç sayımız 95 milyon civarında 2005 yılında ise 109 milyon adettir.
Bunun üzerine çıkartılan "Tarımda Tedrisatı Islah Kanunu" kapsamında yurt dışına gönderilecek ziraatçılar listesinde en büyük pay zeytincilere ayrılır. 1931 yılında yapılan imtihanla Nizamettin TURGAY,Ferruh BARLAS, Kadri AKÇAL ve Adil AYTUNA 3 yıl müddetle İtalya ya gönderilir. Dönüşlerin de direk Tarım Bakanlığına bağlı olarak kurulan 4 adet " Mıntıka Zeytincilik Mütehassıslığı "na atanırlar. Devamında her İle bir Mütehassıslık ve her ilçeye genç ziraatçılar den oluşan "Zeytin Bakım Fen Memuru" kurulur. Bu teşkilatlar hemen eğitime başlayarak 15 gün süreli kurslar açarak köylüleri eğitirler. Kurlarda başarılı olanlara usta bir kez daha kurs görmesi gerekenlere çırak ehliyetnamesi verilmiştir. Bu şekilde binlerce kişi eğitimden geçirilmiş hatta ileriki yıllarda mesleki ehliyetinin devam edip etmediğini tespit amacıyla tekrar imtihana tabii tutulmuştur.
Zeytinciliğe artan talep nedeniyle 1937 yılında bugünkü İzmir/Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsünün yerinde Zeytincilik İstasyonu kurulmuştur. Bu arada o yıllarda yabani delicelik miktarının kültüre alınmış zeytinliklerden fazla olduğunu gören teşkilat kanun tasarısı hazırlamış ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir ürün için 26.01.1939 tarihinde 3573 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun" TBMM de kabul edilmiştir. Söz konusu kanuna göre ruhsatı olmayanlara budama yaptırmaya yasaklar getirilmiş, elle toplanabilecek yerlerde sırıkla hasadı, zeytinlik içinde hayvan sokmayı yasaklanmış, hatta zeytinyağı elde edilmesinde dikkat edilecek hususları bile belirtmiştir.Bakım İşlerini yapmayanlar hakkında gerekli cezai yaptırımlar konmuştur.
Zeytin Bakım Fen Memurları ilk yıllarında budamaya alışmamış köylünün bahçesine jandarma korumasında girerken sonuçları görüldükten sonra paylaşılamayacak ve köylü arasında önce benim bahçeme girsin kavgaları olacaktır. Maalesef 1950 yılında bu teşkilatlar kaldırılmıştır.Teşkilatm kaldırılmasından sonra görevi bugünkü Tarım İl Müdürlüklerinin karşılığı olan Teknik Ziraat Müdürlükleri devralmışlardır. Yapılan projelerle Edremit Körfezinden ve Gemlik Bölgesinden aşı kalemleri alınmış iki ucu mumlanarak nemli talaşlı sandıklarla Ege ve Akdeniz Bölgelerindeki delicelerin aşılanması için gönderilmiştir. Deliceler aşılanmış ve yerinde dekarda en az 15 adet bırakılarak diğerleri sökülerek başka yerlerde yeni plantasyonlar kurulmuştur. Bu yapılan çalışmalar sonucunda 1934 yıllarında 26 milyon olan ağaç sayımızın 1960 yılında 54.845.000 adete ulaştığını görüyoruz.
1950-1960 yıllar arasını teşkilatsız dönem olarak nitelendiriyoruz. Bu dönemde Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsünün liderliğinde bir takım çalışmalar yapılmaya çalışılmış ancak söz konusu kurumun illerde ve ilçelerde teşkilatı olmadığından teşkilatlı dönem gibi işbirliğine gidilememiştir.
1959 yılında modern tekniklerde fidan üretmek ve bölgesel araştırma ihtiyaçlarını
karşılamak üzere Edremit Zeytincilik Araştırma İstasyonu kurulmuş olup halen
Zeytincilik Üretme İstasyonu olarak faaliyet göstermektedir.
1960 lı yıllardan itibaren Kalkınma Planlı Dönemde "Zeytincilik Seferberliği"
başlamış köylüye yabani fidanların dağıtımı bedelsiz olarak yapılmıştır. 1964 yılında
1.831.275 adet delicenin proje kapsamında dağıtıldığını görüyoruz ki bu o yıllar için
müthiş azim ve çalışma gerektiren bir olay olduğunu kabul etmek gerekir.
1969 yılına geldiğimizde ağaç sayımız 75.574.000 adet olmuştur.Buda son 10 yıl
içersinde yaklaşık olarak % 32 artış demektir.Planlı dönemde ilk defa zeytinyağı
üretimimiz 100.000 tonu geçmiştir. Ve üretimimiz tüketimimizi aştığından ilk ihracatımız
1961 /62 yıllarında yapılmıştır.Bu yıllarda zeytin dağlardan ovalara inmeye başlamıştır Bu
gelişmeler Ayvalık da basılan Zeytin Dergisinde "Zeytincilik seferberliğinde dikilen her
yabani zeytin(delice) 25 Türk neslinin karnını doyuracak" şeklinde geleceğe atıflarda
bulunacaktır.
1970 li yıllardan itibaren zeytinciliğe yatırmışız dönem başlamış 1980 yılma
geldiğimizde ağaç sayımız sadece 81.250 .000 adede ulaşabilmiştir. Artık gerek Atatürk
ün yaktığı ateşle başlayan teşkilatlı dönemde ve gerekse kalkınma planlı dönemlerindeki
teşvikler cabalar yoktur artık.
1980 li 1990 lı yıllar zeytincilik için programsız ve yatırmışız yıllardır. 1997 yılma geldiğimizde ağaç sayımız 95 milyon civarında 2005 yılında ise 109 milyon adettir.

