Sofralık Zeytin Sektörünün
Temel Sorunları
Gürkan RENKLİDAĞ
Türk Zeytinciliği'nin sorunlarını 4 aşamada ele
alabiliriz. Bunlar sırasıyla Zeytinliklerde Üretim,
Sanayi Üretimi, Dahili Ticareti ve Uluslararası
Ticareti' dir. Ancak bu sorunları değerlendirmeden
önce vurgulanması gereken temel soran, sektörün her
aşamasındaki sorunların diğer kesimleri oluşturan
bireyleri de etkilemesi nedeniyle, Sektörün tamamının
sorunu olduğunun herkes tarafından bilinmesi
gereğidir. Zeytin tarımı bir insan ömrüne sığmayan
üretim-yaşam süreci ve diğer tarım ürünlerine hiç
benzemeyen ekonomisi nedeniyle rakip ülkelerde ele
alındığı gibi her bürokratik seviyede olduğu kadar
Bakanlık seviyesinde de ayrı bir ürün olarak ele
alınmalı ve bu tarz bir yapılanmada sektörün her
alandaki temsilcisi fer almalıdır. Örneğin ancak bu
şekilde pazarın ve üretim sürecinin ihtiyacı olacak
stratejik ürünler (yeşil-siyah zeytin, gemlik, domat,
. çekişte, memecik vb) üretmek ve benzeri sektörel
politikalar üretmek mümkün olacaktır.
Bugünkü durumda öncelikle sayısı hızla artan yeni dikilen zeytin fidanlarının ve mevcut zeytinliklerimizin güncel tarım uygulamalarından yararlandırılarak her türlü zarar ve zararlıdan korunması ve hızla üretir hale getirilmesi gerekmektedir. Örneğin son günlerde yaşadığımız ve kuraklık olarak nitelendirdiğimiz başarısız ve israfa dayalı su yönetimimizin güncelleştirilmesi, damlama su teknolojisinin büyük-küçük tüm üreticilerimizin bürokratik engellerden arındırılmış (proje şirketleri, kuyu ruhsatlan vb.)hızla uygulayabileceği yapıya kavuşturulmalı, il ve ilçe bazında Su Yönetim Komisyonları kurulmalı, geliştirecekleri yöntemler ile öncelikle susuzluğun kalıcı etkilerii ve ağaç ölümleri engellenmelidir. Üretimi artırıcı destekleme politikaları devam ettirilmeli ve bu kapsamda yabani deliceler üretime kazandırılmalı,uygulanacak politikalarda üretici gelirlerinin artışı hedeflenmelidir.
Rakip ülke üreticilerine sağlanan destekler ve üretim girdileri tutarlarının üreticilerimize de aynı seviyede uygulanması, belirlenecek esasların sezon öncesi duyurularak 5-6 yıllık dönemler halinde uygulanması, sektörümüzün tüm kesimlerinin rakip ülkeler ile rekabeti yönüyle son derece önemli ve gereklidir. Ortak işlikler ve makine parkı kurulmalı ve bu şekilde tarımsal üretim ve hasad mekanizasyonunun küçük üreticiler tarafından da kullanılabilmesi sağlanmalı, üretim ş maliyeti düşürülmelidir. Sanayi üretiminin ihtiyaç duyduğu veya duyacağı sofralık zeytinlerin, cins ve renklerine göre sınıflandırılmış, büyüklüklerine göre kalibre edilmiş olarak ürünün var ve yok yıllarında kullanılmak üzere muhafaza edilmesi, depo senetleri ile alım-satımı ve kredilendirilmesi mümkün olacak şekilde Lisanslı Depoculuk Sistemi'nin sektöre kazandırılarak toplam kalite artırılmalıdır.
Sofralık zeytinlerin depolanma öncesi ve sonrası ihtiyaç duyulabilecek gerekli (şekil ve doku bozukluğu, zeytin sineği vuruğu, galeri kurdu ve benzeri kusurları ayıracak , çekirdek çıkarma,dolgu, dilimleme,çizme kırma vb) makina parkının ortak kullanıma sunulması maliyetlerin minimize edilmesi ve atıl kapasite oluşturulmaması açısından gereklidir. Oluşabilecek atıl kapasitelerin yan sanayi üretiminde kullanılması teşvik edilmelidir. Zeytin ile ilgili yatırım teşvik politikaları ürün bazında ele alınarak Kalkınmada Öncelikli Bölgeler'e uygulanan teşvik politikaları kapsamına dahil edilmelidir. Dahili ticarette temel hedef öncelikle bu doğal ve kutsal ürünün insanımızın tüketimine sunulması hedeflenmeli, ticaretinde olduğu gibi tüketiminde de temel tüketim maddelerinde olduğu gibi KDV'nin 1 % olması sağlanmalıdır.
Zincir market pazarındaki acımasız kuralların sektöre olan zararı engellenmeli ve ortak politikalar oluşturulması sağlanmalıdır.
Uluslararası Pazar için ulusal politikalar sezon öncesinde kısa ve uzun vadeli olarak oluşturulmalıdır . Geçmişte ihracat yaptığımız ülkelerin uyguladıkları devlet politikaları sonucu bugün birer ihracatçı ülke konumuna gelmeleri göz önünde bulundurularak yeni hedef pazarlar saptanmalıdır. Hedef pazarlara yapılan ihracatlara özel destekler oluşturulmalı ve uygulamalar şeffaf bir şekilde izlenmelidir. Uygulanacak bütün politikalar yerli üretimimizin en yüksek katma değer artışı(tüketici ambalajı) ile satışı hedefi doğrultusunda oluşturulmalı, diğer unsurlar bu temel politikanın çevresinde yapılandırılmalıdır.
Temel Sorunları
Gürkan RENKLİDAĞ
Türk Zeytinciliği'nin sorunlarını 4 aşamada ele
alabiliriz. Bunlar sırasıyla Zeytinliklerde Üretim,
Sanayi Üretimi, Dahili Ticareti ve Uluslararası
Ticareti' dir. Ancak bu sorunları değerlendirmeden
önce vurgulanması gereken temel soran, sektörün her
aşamasındaki sorunların diğer kesimleri oluşturan
bireyleri de etkilemesi nedeniyle, Sektörün tamamının
sorunu olduğunun herkes tarafından bilinmesi
gereğidir. Zeytin tarımı bir insan ömrüne sığmayan
üretim-yaşam süreci ve diğer tarım ürünlerine hiç
benzemeyen ekonomisi nedeniyle rakip ülkelerde ele
alındığı gibi her bürokratik seviyede olduğu kadar
Bakanlık seviyesinde de ayrı bir ürün olarak ele
alınmalı ve bu tarz bir yapılanmada sektörün her
alandaki temsilcisi fer almalıdır. Örneğin ancak bu
şekilde pazarın ve üretim sürecinin ihtiyacı olacak
stratejik ürünler (yeşil-siyah zeytin, gemlik, domat,
. çekişte, memecik vb) üretmek ve benzeri sektörel
politikalar üretmek mümkün olacaktır.
Bugünkü durumda öncelikle sayısı hızla artan yeni dikilen zeytin fidanlarının ve mevcut zeytinliklerimizin güncel tarım uygulamalarından yararlandırılarak her türlü zarar ve zararlıdan korunması ve hızla üretir hale getirilmesi gerekmektedir. Örneğin son günlerde yaşadığımız ve kuraklık olarak nitelendirdiğimiz başarısız ve israfa dayalı su yönetimimizin güncelleştirilmesi, damlama su teknolojisinin büyük-küçük tüm üreticilerimizin bürokratik engellerden arındırılmış (proje şirketleri, kuyu ruhsatlan vb.)hızla uygulayabileceği yapıya kavuşturulmalı, il ve ilçe bazında Su Yönetim Komisyonları kurulmalı, geliştirecekleri yöntemler ile öncelikle susuzluğun kalıcı etkilerii ve ağaç ölümleri engellenmelidir. Üretimi artırıcı destekleme politikaları devam ettirilmeli ve bu kapsamda yabani deliceler üretime kazandırılmalı,uygulanacak politikalarda üretici gelirlerinin artışı hedeflenmelidir.
Rakip ülke üreticilerine sağlanan destekler ve üretim girdileri tutarlarının üreticilerimize de aynı seviyede uygulanması, belirlenecek esasların sezon öncesi duyurularak 5-6 yıllık dönemler halinde uygulanması, sektörümüzün tüm kesimlerinin rakip ülkeler ile rekabeti yönüyle son derece önemli ve gereklidir. Ortak işlikler ve makine parkı kurulmalı ve bu şekilde tarımsal üretim ve hasad mekanizasyonunun küçük üreticiler tarafından da kullanılabilmesi sağlanmalı, üretim ş maliyeti düşürülmelidir. Sanayi üretiminin ihtiyaç duyduğu veya duyacağı sofralık zeytinlerin, cins ve renklerine göre sınıflandırılmış, büyüklüklerine göre kalibre edilmiş olarak ürünün var ve yok yıllarında kullanılmak üzere muhafaza edilmesi, depo senetleri ile alım-satımı ve kredilendirilmesi mümkün olacak şekilde Lisanslı Depoculuk Sistemi'nin sektöre kazandırılarak toplam kalite artırılmalıdır.
Sofralık zeytinlerin depolanma öncesi ve sonrası ihtiyaç duyulabilecek gerekli (şekil ve doku bozukluğu, zeytin sineği vuruğu, galeri kurdu ve benzeri kusurları ayıracak , çekirdek çıkarma,dolgu, dilimleme,çizme kırma vb) makina parkının ortak kullanıma sunulması maliyetlerin minimize edilmesi ve atıl kapasite oluşturulmaması açısından gereklidir. Oluşabilecek atıl kapasitelerin yan sanayi üretiminde kullanılması teşvik edilmelidir. Zeytin ile ilgili yatırım teşvik politikaları ürün bazında ele alınarak Kalkınmada Öncelikli Bölgeler'e uygulanan teşvik politikaları kapsamına dahil edilmelidir. Dahili ticarette temel hedef öncelikle bu doğal ve kutsal ürünün insanımızın tüketimine sunulması hedeflenmeli, ticaretinde olduğu gibi tüketiminde de temel tüketim maddelerinde olduğu gibi KDV'nin 1 % olması sağlanmalıdır.
Zincir market pazarındaki acımasız kuralların sektöre olan zararı engellenmeli ve ortak politikalar oluşturulması sağlanmalıdır.
Uluslararası Pazar için ulusal politikalar sezon öncesinde kısa ve uzun vadeli olarak oluşturulmalıdır . Geçmişte ihracat yaptığımız ülkelerin uyguladıkları devlet politikaları sonucu bugün birer ihracatçı ülke konumuna gelmeleri göz önünde bulundurularak yeni hedef pazarlar saptanmalıdır. Hedef pazarlara yapılan ihracatlara özel destekler oluşturulmalı ve uygulamalar şeffaf bir şekilde izlenmelidir. Uygulanacak bütün politikalar yerli üretimimizin en yüksek katma değer artışı(tüketici ambalajı) ile satışı hedefi doğrultusunda oluşturulmalı, diğer unsurlar bu temel politikanın çevresinde yapılandırılmalıdır.

