fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ÜLKEMİZ ZEYTİNCİLİĞİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • ÜLKEMİZ ZEYTİNCİLİĞİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

    ÜLKEMİZ ZEYTİNCİLİĞİNDE
    KARŞILAŞILAN SORUNLAR
    ve ÇÖZÜM YOLLARI
    Dr. Mücahit Taha Özkaya
    Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi
    Bahçe Bitkileri Bölümü
    06110 /ANKARA
    Yrd. Doç. Dr. Renan TUNALIOĞLU
    Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi
    Tarım Ekonomisi Bölümü/AYDIN

    AR-GE ve Eğitim Yetersizliği:

    Sofralık ve yağlık zeytin yetiştiriciliğinde üreticilerin bilgi eksikliği ve teknik eleman yetersizliği; Sofralık zeytin ve zeytinyağı işleme teknolojisinde eğitimli ara eleman eksikliği ve mevcut elemanların eğitim yetersizliği; Çiftçi eğitimi ve yayım çalışmalarının yetersizliği; Ülkemizde zeytin ve zeytinyağlarının yapı ve özellikleri ile ilgili yapılmış olan bilimsel çalışmaların azlığı; Ar-Ge çalışmalarına gereken önemin verilmemesi ve bunun için ayrı bir finansal kaynağın ayrılmaması.
    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nm çiftçi eğitim şubesinin daha aktif hale getirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan Tarım İl Müdürlüklerinde görevli Ziraat Mühendislerinin, Araştırma Kuruluşlarınca verilen eğitim seminerlerine katılmaları ve öğrendiklerini uygulamalı olarak üreticiye aktarmaları sağlanmalıdır. Sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe teknoloji yönünden eksikliği duyulan ara birim elemanı ihtiyacı Edremit'de yürütülen ve Milli Eğitim Bakanlığı'nm örnek proje olarak ele aldığı Meslek liselerinde Zeytincilik bölümlerinin çoğaltılması ile sağlanabilecektir.
    Sofralık zeytin sektöründe aile işletmeleri olarak faaliyet gösteren üretim yerlerinin teknik ve hijyenik kurallara uyum sağlamaları ve kayıt altına alınamamış işletmelerin de kayıt altına alınabilmesi amacıyla, söz konusu yerlerde çalışanlara ustalık eğitimi verilmek üzere iyileştirmeler temin edilebilecektir. Bir başka ifade ile eğiticilerin eğitimi ve üreticilerin eğitimi sağlanmalı ve mevcut üretici örgütlenmesinin etkinliği artırılarak tüm zeytin üreticilerinin kooperatif veya tarımsal üretici birliklerine üye olması sağlanmalıdır.
    Zeytinciliğin ülkemiz için önemi dikkate alınarak AR-GE projelerinin ivedilikle ve etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bu tür projelere verilen desteklerin TÜBİTAK gibi özerk yapıya sahip kuruluşlar tarafından sağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Ülkemizin zeytin konusunda tek araştırma enstitüsü olan Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nin bu gibi milli projeleri yürütebilecek yeterli kalifiye eleman ve araştırıcı, mali desteğe ihtiyaç vardır. Ülkemizin diğer araştırma kuruluşu olan üniversitelerimizin de bu gibi kapsamlı milli projeleri yapmak yönünde özendirilmesi
    gerekmektedir.
    Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyinin (UZZK) Oluşturulması: Türkiye'de zeytincilik konusunda çalışan resmi veya özel kurum ve kuruluşlar arasında iletişim, işbirliği ve koordinasyonu daha verimli sağlayacak Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyinin oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Ulusal zeytincilik politikalarının belirlenmesinde ve sorunların çözümünde katkı sağlamak üzere sektörün tüm kesimlerini kapsayacak ortak bir platform olacak "Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi" (UZZK)'nin, yürürlüğe giren Tarım Kanunu'nda yer alan "Ürün Konseyleri" kapsamında hazırlanmış olan yönetmeliğe uygun olarak bir an evvel faaliyete geçmesi gerekmektedir.
    Türkiye'nin Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'nden (UZK) Ayrılması ve Yeniden Üyelik Süreci: Ülkemizin 1998 yılında UZK'nden ayrılması nedeniyle teknik ve ekonomik anlamda dünya zeytinciliği ile olan ilişkilerinin yavaşlaması ve zayıflaması. Ülkemizin yeniden UZK üyeliği için'gerekli olan iç hukuk onay sürecinin tamamlanamaması. Ülkemizin UZK üyeliği için yaptığı başvuru 2004 yılı Aralık ayında Konsey tarafından kabul edilmiş olmakla birlikte, resmi üyelik sıfatının kazamlabilmesı için gerekli iç hukuk onay sürecinin biran önce tamamlanması ve UZK çalışmalarına etkin bir şekilde katılımı sağlanması gerekmektedir.
    İstatistiki Verilerin Güncellik ve Güvenilirlik Açısından Yeterli Olmaması: Zeytin üretiminden iç ve dış pazarlama aşamasına kadar olan süreçle ilgili etkin ve doğru politikaların oluşturulması ve doğru kararlar alınabilmesi için zeytin ile ilgili istatistiki verilerin biran önce güncelleştirilmesi gerekmektedir. Bu konu ile ilgili olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nm 2000 yılında başlattığı Doğrudan Gelir Desteği uygulaması çerçevesinde oluşturulan Çiftçi Kayıt Sisteminin kapsamlı ve düzenli olarak devam ettirilmesi gerekmektedir. Çiftçi Kayıt Sisteminin kapsamı mutlaka Türkiye istatistik Kurumu (TUİK) ile işbirliği içinde, Avrupa Birliği (AB) ile uyumlu istatistikî bilgilerin elde edilmesine yardımcı olacak şekilde değiştirilmeli ve uygulanmalıdır. Bu veri tabanına ait bilgilerin e-devlet anlayışıyla kullanıcılara ulaşması sağlanmalıdır. Uzaktan algılama ile ilgili olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nm ciddi çalışmalar yapmalı ve en kısa zamanda alan bazında zeytin varlığımız belirlenmelidir. Bunun için gerekli olan Tapu Kadastro çalışmalarının acilen tamamlanması gerekmektedir. Ayrıca bu bağlamda zeytini sofralığa, zeytinyağına ve pirinaya işleyen sanayi siciline kayıtlı işletmelerin envanteri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca çıkarılmalıdır.
    Ağaç Varlığımızın Arttırılması Amacıyla Yapılan Yasal Düzenlemeler: 1939 yılında çıkarılan 3573 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun" ile "3573 Sayılı Kanunun Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi ve Yürürlükten Kaldırılması Hakkındaki 4086 Sayılı Kanunun" 1 inci maddesinde; "Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklarm ve her nevi sakız nevileri ile orman sınırları dışında olup da 17 10.1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun Kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli fundalık ve makilikler Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilip haritalandırılır" hükmü yer almaktadır. Zeytin ağaç ve alan varlığımızın arttırılmasına
    yönelik olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların zeytinlik yetiştirmek isteyenlere tahsisi amacıyla yürürlüğe konulan bu Kanun hükümlerinin uygulanmasına daha çok etkinlik kazandırılmalıdır.
    Zeytin Alanlarının Daraltılmasına Neden Olan Yasal Düzenlemeler: 4086 sayılı Kanunun 5'inci maddesinde zeytinlik sahalarının daraltılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Zeytinlik sahaların daraltılmasını önlemeyi amaçlayan bu Kanun ile belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması halinde toplam yapılaşmanın zeytinlik alanının %10'unu geçemeyeceği hükmü getirilmiş ve zeytin ağaçlarının sökümü Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine tabi tutulmuştur. Ayrıca, aynı Kanunun 5'inci maddesinin l'inci fıkrası "zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmünü amirdir. Bu hüküm açık olarak zeytinlik alanlarda maden arama ve işletme faaliyetine yasak getirmiştir. Zeytin alanlarının korunmasını amaçlayan bu Kanunun etkin uygulanmasına gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir. Öte yandan, 4342 sayılı Mera Kanununun 14'üncü maddesi hükmü gereğince mera alanlarının başka bir amaçla kullanılamayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, bu Kanun hükmü gereğince bazı meralarda yeralan zeytinliklerin söküldüğüne ilişkin bilgiler alınmaktadır. Görüldüğü üzere, 4086 sayılı Kanun zeytin alanlarının daraltılamayacağı hükmünü amir iken 4342 sayılı Kanunun 14'üncü maddesi bu hüküm ile çelişmektedir. Diğer yandan Maden Kanunun Zeytin alanlarında maden aranmasına imkan veren şekilde değiştirilmemesi gerekmektedir.
    Zeytin Hastalık ve Zararlılarıyla Mücadele: 4086 sayılı Kanunun 4'üncü Maddesinde; "Zeytinlik bölgelerin il veya ilçelerinde zeytin hastalık ve zararlılarıyla mücadele amacıyla 1580 sayılı Kanun hükümleri dairesinde birlikler kurulur. Zararlılarla mücadelede devlet birliklere gerekli araç, gereç ve finans kaynaklarını sağlar ve bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 'nca yeterli eleman görevlendirilir. Ürünün elde edilmesinden sonra üretici, birlikçe tesbit edilecek payına isabet eden mücadele payını öder. Ödemeyen üreticiden amme alacağının tahsiline dair usul ve esaslarla bu pay birlikçe tahsil edilir." Ancak, amme alacaklarının tahsiline dair 6183 sayılı Kanunun Birliklerce uygulanmasında sıkıntı yaşanmakta ve ücretleri tahsil edilememektedir. Tahsilatın yapılabilmesi için çözüm olarak tasiriye faturalarına, müstahsil makbuzlarına veya borsa tescili yapılırken mücadele fonu altında kesinti yapılması durumunda anılan birliklerin maddi olarak rahatlaması sağlanabilecektir. Birliklerin mücadeleyi zamanında yapabilmeleri ve sürdürebilmeleri için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından Ziray adlı cezbedicinin birliklere ücretsiz verilmesi sağlanmalıdır. Konunun ilgili Kanunlarda yapılacak değişikliklerle çözümlenmesi gerekmektedir. Ancak, kullanılacak ilaçların organik tarıma uygun preparatlar olmasına özellikle dikkat edilmesi de önem arz etmektedir.
Working...
X